Bağımsızlığın 25.yılında / ÖZBEKİSTAN’DA BÜYÜK ADIM

Bu yılın Müstakillik bayramında sahneye konan koreografi gösterisinde Qokan Türkistan Muhtar Cumhuriyeti de anıldı. Cumhuriyetin bayrağı  ve rehberleri, Cedidçi ve Korbaşı (Basmacı) önderlerin fotoğrafları, Qatagan dönemi tutuklamaları sergilendi, Güzel Türkistan Sana Ne Oldu  ezgisi yorumlandı ve Türkistan Mücadelesinde şehid düşen atalara bağlılık bildirildi.

Özbekistan’ın en büyük bayramı olan “Müstakillik Bayramı”  1 Eylül’de Taşkent’teki Müstakillik Meyrdanı’nda düzenlenen görkemli törenlerle kutlandı.

Bağımsızlığın kazanıldığı 1991 yılından beri her yıl düzenlenen kutlama törenlerinde bu sene Türkistan İstiklal Mücadelesi’nin rehber ve kahramanlarına geniş yer verildi.

İlk defa 2022 yılı kutlamalarında Türkistan Muhtar Cumhuriyeti ve Cedid hareketinin öncüleri anılmıştı. Cedid hareketi öncülerinden Abdullah Kadiriy, Abdülhamid Çolpon, Münavvar Qori, Fitrat ve Mahmudhoja Behbudiy gibi isimlerin anılmasının yanısıra, Qoqan’da kurulan Türkistan Muhtar Cumhuriyeti “Orta Asya’daki ilk demokratik devlet” olarak tanıtılmıştı.

Programda farklı eğilimlerdeki tüm Ceditçi ve Korbaşı (Basmacı) önderlerinin fotoğraf ve isimlerine ayrım yapmadan birlikte yer veridi.

2026 yılı kutlamalarında oldukça iyi hazırlanmış görkemli bir koreografi gösterisi damgasını vurdu. Gösterinin başında “qadimi ve yaqın tarihinde mevcut bo’lgan devletler” duyurusunun ardından önce Qadimki Harezm Devleti askerlerini temsil eden kıyafetler ve bayraklarla bir grup genç sahneye koşarak girdi. Ardından Karahaniler, Timuriler, Şeybaniler gibi bir çok önemli devletler namına benzer temsiller icra edildi.

Son olarak Xive Hanlığı, Qoqan Hanlığı, Buhara Emirliği’nden sonra Türkistan Muhtariyeti’ne sıra geldi. Türkistan Muhtariyeti mücahidleri koşarken sahnenin iki tarafında kırmızı-mavi zemin üzerinde ay-yıldızlı Türkistan bayrağı yansıtıldı. Sahnenin arka cephesinde ortada da Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı görüldü.

Sahnenin iki tarafında kırmızı-mavi zemin üzerinde ay-yıldızlı Türkistan bayrağı, arka cephesinde ortada da Türkiye Cumhuriyeti bayrağı yansıtıldı.

Qoqan Türkistan Muhtariyeti kadrolarını temsil eden gençler sahnenin ortasında toplanırken, meşhur Güzel Türkistan koşuğu seslendirildi. Şehid şair Abdulhamid Süleyman Çolpan’ın bu eseri, bilinen ezgisinden farklı olarak marş formatında ve orkestra eşliğinde okundu. Güzel Türkistan marşı okunurken arka fonda Türkistan Cumhuriyeti’nin bildirgesi eski Türkistan elifbasıyla göründü. Burada, “Yaşasın Turkistan Muxtariyeti, Turkistan Musulmanlarının 4.Ülke Kurultayı” başlıkları altında birkaç satırda toplantının mahiyeti özetleniyordu.

Güzel Türkistan marşı okunurken arka fonda Türkistan Cumhuriyeti’nin bildirgesi eski Türkistan elifbasıyla göründü.

Al bayragini kalbin uygansin                                                                                                              

Kulluk esaret hemmesi yansin    

Mısraları okunurken bir Özbek genci Türkistan bayrağını yükseklere kaldırdı.

Daha sonra qatagan dönemini anlatan kitlesel tutuklamalar sahnelendi. Rus askerleri aydınları, sivil haklı sürükleyip götürürken izleyenler gözyaşları döktü.

Son olarak aşağıdaki metin okundu:

Ey batır pehlevanlar. İstiklal içün can veren çocuklar.                                              

Neden yoksul, neden mazlum olup kaldınız?                                                       

Başınızı kaldırın. Bizlerin işimiz, yolumuz, maksadımız haktır.                                  

Allah’ın iradesiyle biz şehid olduk.                                                                                        

Amma özünüz söyleyin: Behbudi öldü mü? Çolpan öldü mü?  Medeminbek ile İbrahim bek öldü mü? Münevver Qari ve Qadiri öldü mü?                                           

Asla! Zaten onlar kim idi? Onlar vatan sözüyle adlangen meydanın merdleridir. Evet, böyle insanlar için öldü demek olur mu?                                                             

Söyleyin, onların işleri onların emelleri onların yolları da öldü mü?                             

Asla ölmediler.                                                                                                                  

Tarih şahittir. Onlar son nefese kadar düşmanla merdane savaştılar.                           

Yurt bayrağı onların mübarek kanları ile boyandı.

Türkistan istiklal mücadelesi şimdi hedefine ulaşıyor. Qoqan Muhtariyeti’nden 109 sene, Enver Paşa’nın şehadetinden 104 sene, Çolpan ve diğer Türkistan ziyalılarının idam edildiği 1938-39 Qataganından ise 87 sene sonra Özbekistan devleti, bu mücadelenin devamı olduğunu ilan etti.

Programı hazırlayanlar kendi tarihini sahiplenmekte ne kadar şuurlu davrandıklarını, farklı eğilimlerdeki tüm ceditçilerin ve Korbaşı (Basmacı) önderlerinin fotoğraf ve isimlerine ayrım yapmadan birlikte yer vermekle gösterdiler.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Alakalı yazılar

Yorum yazın