Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Afganistan’ın, teröristlerin sığınağı haline gelmemesi gerektiğini belirterek, “Afganistan’ın yeni hükümeti ile diyalog kurmak için ortak ve birleşik bir yaklaşıma sahip olmalıyız.” dedi.
Mirziyoyev, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyinin (Türk Konseyi) 8. Zirvesi’nin açılış oturumunda konuştu.
Türk Konseyi’nin, “Türk Devletleri Teşkilatı” olarak yeniden adlandırılmasının ülkeler arasındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi için sağlam bir altyapı oluşturacağını dile getiren Mirziyoyev, liderleri, Türk Devletleri Teşkilatının ilk zirvesini yapmak üzere gelecek yıl Özbekistan’a davet etti.
Mirziyoyev, üye ülkeler arasında ticari ilişkilerin genişletilmesi için uygun koşulların yaratılmasını, bu amaçla bir araştırma merkezi kurulmasını, ulaştırma alanında iş birliği programının geliştirilmesini, ülkelerin uzmanlaşmış kuruluşları bazında mühendislik ve teknoloji merkezleri kurulmasını ve gelecek sene Özbekistan’da Türk Devletleri Sanayi Haftası’nın düzenlenmesini önerdi.
Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, üye ülkeler arasında “Türk Dünyası Turizmi” ve “Kutsal Ziyaret” turizm projelerinin hayata geçirilmesini, el sanatları sergileri ve etnospor yarışmalarının düzenlenmesini, kültürel mirasın korunmasını içeren yol haritası geliştirilmesini, Türkçe konuşan ülkelerin tarihi, bilimsel ve kültürel mirasını inceleyecek bir araştırma merkezinin kurulmasını, 2022’nin Türk dünyasında “Gençlik Girişimlerini Destekleme Yılı” ilan edilmesini teklif etti.
Afganistan konusuna da değinen Mirziyoyev, bu ülkedeki zorlu mevcut durumu dikkatle izlediklerini kaydetti.
Afganistan’ın, teröristlerin sığınağı haline gelmemesi gerektiğini vurgulayan Mirziyoyev, “Afganistan’ın yeni hükümeti ile diyalog kurmak için ortak ve birleşik bir yaklaşıma sahip olmalıyız.” dedi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’ne (Türk Konseyi) üye ülkelerin liderleri ile Türk Konseyi Genel Sekreterliği binasının resmi açılışını gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenecek Türk Konseyi 8. Zirvesi kapsamında İstanbul’da bulunan üye ülkelerin devlet başkanları ile açılış töreni için Sultanahmet’teki Türk Konseyi Genel Sekreterliği binasında bir araya geldi.
Bir süre binada sohbet eden Erdoğan ve konuk devlet başkanları, açılış töreni için dışarıya çıktı.
Törende, konseye üye ülkelerin bayrakları göndere çekildikten sonra açılış kurdelesi kesildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, günün anısına konuklarından makasları saklamalarını istedi.
Törene, konseyde yer alan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile gözlemci ülke Macaristan’ın Başbakanı Viktor Orban ve gözlemci üye statüsüyle konseye ilk defa katılacak Türkmenistan’ın Devlet Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov ile Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev katıldı.
Erdoğan halıcıyla sohbet etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından ayrılırken kendisini davet eden halıcıyla bir süre sohbet etti.
Halıcının davetine Erdoğan, “İnşallah bir başka gelişte, bir cumada.” diye karşılık verdi. Dükkan sahibinin gösterdiği üzerinde “La ilahe illallah” yazan halının muhteşem bir şey olduğunu belirten Erdoğan, halının Türk işi olup olmadığını sordu. Halının, Burdur işi olduğu belirtildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve konukları, daha sonra Türk Konseyi 8. Zirvesi’nin düzenleneceği Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na gitmek üzere buradan ayrıldı.
Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Bağdat Amreev’i İstanbul’daki evinde kabul etti. Cumhurbaşkanı basın servisi, tarafların örgüt içinde çok taraflı işbirliği konularını ele aldıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi zirvesine katılmak üzere 11 Kasım’da İstanbul’a geldi ve burada İstanbul Valisi Ali Erlikaya liderliğindeki Türk yetkililer tarafından havaalanında karşılandı. Bu, Mirziyoyev’in ikinci başkanlığından bu yana ilk yurtdışı gezisi.
Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin sekizinci zirvesinde, Ş. Mirziyoyev’in yanı sıra Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan cumhurbaşkanları ve Macaristan başbakanının da katılması bekleniyor.
12 Kasım’da yapılması planlanan zirvenin ana etkinlikleri, Konsey içindeki çok taraflı ilişkilerin güçlendirilmesi, ticaret, yatırım, “yeşil” ekonomi, dijital teknolojiler, ulaşım ve kültürel ve insani alanların geliştirilmesi konularına odaklanacak.
Dünkü toplantıda Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Bağdat Amreev, Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’e yaklaşan zirvenin hazırlıkları, etkinliğin programı ve gündem hakkında bilgi verdi.
Türkiye, bu yılın ilk 10 ayında Özbekistan’da en çok şirket kuran ülke olarak kayıtlara geçti.
Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi verilerine göre, ocak-ekim döneminde ülkede 321 şirket kuran Türkiye, yabancı sermayeyle en çok şirket kuran ülkeler sıralamasında ilk sırada yer aldı.
İstatistik verilerine göre, yılın 10 ayında ülkede toplam 1808 yabancı sermayeli şirketin faaliyete geçmesiyle 1 Kasım itibarıyla ülkedeki yabancı sermayeli şirketlerin sayısı 13 bin 283 oldu.
Türkiye’nin ardından 296 şirket ile Rusya ikinci, 219 şirket ile Çin üçüncü oldu. Kazakistan sermayesiyle 166, Güney Kore sermayesiyle de 80 şirket kuruldu.
Yabancı sermayeli şirketler en çok Taşkent, Semerkant, Surhanderya ve Fergana’ya ilgi gösterirken yabancı iş adamları özellikle sağlık, sanayi, ticaret, bilişim teknolojileri, inşaat ve tarım sektörlerine yatırım yaptı.
1 Kasım itibarıyla ülkedeki yabancı sermayeli işletmelerin sayısı 13 bin 283 olarak hesaplandı ve bu çerçevede Rus sermayeli şirketlerin sayısı 2 bin 335, Çin sermayesi ile kurulan şirketler sayısı 1942, Türk sermayeli işletmeler sayısı 1830, Kazakistan sermayeli işletmeler sayısı ise 1056 oldu.
Geçen yıl ülkede yabancı sermayeli 1 bin 490 işletme kuruldu. 1 Ocak 2021 itibarıyla da ülkedeki yabancı sermayeli şirketlerin toplamı 11 bin 475’e ulaşmıştı.
Namangan’da, geçerli izin belgesi olmadan çocuklara dini eğitim veren bir baba ile oğlu para cezasına çarptırıldı. Bu konuda, Yargıtay basın servisi bir açıklama yaptı.
Namangan’da yaşayan baba ile oğlunun Kasım 2020’den bu yılın Eylül ayına kadar en az on çocuğa Kur’an öğrettiği bildiriliyor. Mahkeme onları para cezasına çarptırdı. Ancak yüksek mahkemenin açıklaması para cezasının miktarını belirtmedi.
Cumhurbaşkanı tarafından 5 Temmuz’da imzalanan Özbekistan Vicdan Özgürlüğü ve Dini Örgütler Yasası’nın yeni bir versiyonu, din eğitimi sistemi dışında din eğitimini yasadışı bir faaliyet olarak tanımlıyor.
Daha önce Kaşkaderya şehrinde 13 çocuğa yasa dışı olarak din eğitimi veren bir anne ve oğlunun cezalandırıldığı, Taşkent’te bir gence 15 gün hapis, 45 yaşındaki Taşkentli bir kişiye de para cezası verildiği bildirilmişti.
Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Türkistan ülkeleri sanatçılarının da katıldığı Korkut Ata Film Festivali’ni gerçekleştiriyor.
8-12 Kasım tarihleri arasında 5 gün sürecek olan festivalde 89 film ücretsiz olarak izleyiciye sunulacak. 12 Kasım’da yapılacak törende ise seçilen filmlere ödülleri verilecek.
KIRGIZİSTAN RESEPSİYONU (10 Kasım) ve ÖZBEK GÜNÜ (11 Kasım) gibi etkinliklere ülke temsilcilerinin yanı sıra Türkiye’deki Türkistanlıların da katılması bekleniyor.
Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, Türkistanlı yönetmenlerin eserlerini seyirciyle buluşturuyor. 8 Kasımda başlayacak olan “Türk Dünyası Korkut Ata Film Festivali” 5 gün sürecek. Macaristan, Kazakistan, İran, Moldova, Tataristan, Özbekistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkiye, Türkmenistan, Yakutistan, KKTC ve Ukrayna‘dan katılan sanatçıların sinema eserleri İstanbul’daki Emek Sineması 1 ve 2 (Beyoğlu), Atlas 48 Sineması (Beyoğlu), Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi (Beyoğlu), İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Cep Sineması (Fatih) salonlarında gösterilecek.
Ayrıca Cengiz Aytmatov Paneli (10 Kasım- İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası), Kırgızistan Resepsiyonu (10 Kasım- Atlas Sineması), Türk Dünyası 1.Sinema Zirvesi (11 Kasım), Özbek Günü (11 Kasım- Atlas Sineması), Ödül Gecesi (12 Kasım- Atatürk Kültür Merkezi, Taksim) film festivalinin etkinlikleri arasında yer alıyor. Festival’in son gününde AKM’de düzenlenen törende iki ayrı jüri tarafından 7 dalda (Kurmaca Film, Belgesel, Tarih, Güncel, Aytmatov Uyarlamaları, Animasyon) seçilen eserlere ödülleri verilecek.
Film Festivali’nin ayrıntılarını linkteki programda bulabilirsiniz.
Korkut Ata Film Festivali’nin web sayfasında aşağıdaki açıklama yer almış:
Türk milletinin özünü oluşturan insani ve kültürel değerleri asırlar sonrasına dahi nakşeden gönül ozanı Bilge Korkut Ata’ya atfettiğimiz KORKUT ATA TÜRK DÜNYASI FİLM FESTİVALİ, Türk dünyası sinemasının kültürel ve düşünsel alt yapısının sinema profesyonellerinin yanı sıra genç kuşakların ilgisine sunulması, Türk dünyasının kültürel kodlarını taşıyan sinema eserlerinin izleyici ile buluşmasına öncülük edilmesi, kültürel ve sanatsal işbirliği olanaklarının arttırılması ve sinema sanatı vasıtasıyla müşterek tarihi, kültürel ve toplumsal değerlerimizin güçlenmesine ve zenginleşmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev bu hafta sonu Türkiye’ye gidecek. Bu, Qalampir.uz tarafından kaynağına atıfta bulunularak bildirildi.
Yayına göre, Ş. Mirziyoyev, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin bir sonraki zirvesine 12 Kasım’da İstanbul’da katılacak. Türkiye’ye bir ziyaret olursa, Mirziyoyev’in ikinci cumhurbaşkanlığı öncesi yabancı bir ülkeye ilk ziyareti olacak.
Zirveye Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan cumhurbaşkanları ve Macaristan başbakanının da katılması bekleniyor.
Qalampir.uz’a göre zirve güvenlik, siyaset, ekonomi, ticaret, kültürel ve sosyal işbirliğine odaklanacak ve Konseyin adını Örgüt olarak değiştirecek.
Özbekistan, Eylül 2019’da Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’nin tam üyesi oldu. 2009 yılında kurulan Konseye Özbekistan dışında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye tam üye olup, Macaristan gözlemci üyedir. Türkmenistan’ın Cuma günü yapılacak zirvede örgüte tam üye olarak katılması bekleniyor.
NS. Mirziyoyev Türkiye’yi en son geçen yıl Şubat ayında ziyaret etmişti.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Genel Sekreteri Bağdat Amreyev ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, kabulde Amreyev Caparov’u, yaklaşan Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi Devlet Başkanları Zirvesi hazırlıkları ve gündem için önerilen konular hakkında bilgilendirdi.
Caparov, Türk Konseyi’nin katılımcı ülkelerin entegrasyon sürecinde ve çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesinde kilit rol oynadığını vurguladı.
Kırgızistan’ın zirveye katılımına önem verdiğini söyleyen Caparov, yaklaşan zirvenin Türk Konseyi’nin daha da güçlendirilmesi ve geliştirilmesi için iyi bir fırsat olacağı görüşünü dile getirdi.
Kabulde, Türk Konseyi Yatırım Fonunun Bişkek’te açılması önerisi de ele alındı.
Özbekistan’da 24 Ekim’de yapılan cumhurbaşkanı seçimini kazanan Şevket Mirziyoyev, yemin ederek görevine başladı.
Ülkede geçen ay düzenlenen cumhurbaşkanı seçimini kazanan Mirziyoyev için Özbekistan Parlamentosu’nun alt kanadı Yasama Meclisi ve üst kanadı Senato’nun düzenlediği ortak Genel Kurul toplantısında tören düzenlendi.
Törene hükümet üyeleri, devlet kurumlarının yöneticileri, diplomatik misyon temsilcileri ve gazeteciler katıldı.
Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Zayniddin Nizamhocayev, törende yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanı seçiminde ülke genelinde toplam 16 milyon 212 bin 343 seçmenin oy kullandığını ve seçime katılım oranının yüzde 80,4 olduğunu kaydetti.
Nizamhocayev, beş adayın yarıştığı cumhurbaşkanı seçimini oyların yüzde 80,12’sini alan Liberal Demokrat Parti’den yeniden aday gösterilen Şevket Mirziyoyev’in kazandığını belirterek, cumhurbaşkanlığı mazbatasını ve seçimleri kazandığına ilişkin belgeyi Mirziyoyev’e teslim etti.
Özbekistan Anayasası ve Kuran’ı Kerim’e elini koyarak yemin eden Mirziyoyev, “Özbekistan halkına sadakatle hizmet etmeye, ülkenin anayasası ve yasalarına riayet etmeye, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına güvence olmaya, Özbekistan Cumhurbaşkanına yüklenen görev ve vazifeleri vicdanen yerine getirmeye yemin ederim.” ifadelerini kullandı.
Yemin töreninin ardından bir konuşma yapan Mirziyoyev, yeniden seçilmesinden dolayı ülke halkına teşekkür etti.
Seçimleri kazanmasının gerçekleştirmekte olduğu siyasetin halk tarafından benimsenmesinin ve seçtikleri yolun doğru olduğunun bir göstergesi olduğunu kaydeden Mirziyoyev, “Özbekistan Cumhurbaşkanı olarak seçilmemi, yeni bir Özbekistan inşa etme yolundaki politikamızın takdir edilmesi olarak kabul ediyorum.” dedi.
Zorlu bir dönemde cumhurbaşkanı seçilmesinin büyük bir sorumluluk ve vazife yüklediğinin farkında olduğunu dile getiren Mirziyoyev, kendisini destekleyenlere teşekkür etti. Mirziyoyev, cumhurbaşkanı seçimindeki rakiplerine de teşekkür ederek, ülkenin kalkınması yolunda onlarla iş birliği yapmaya hazır olduğunu belirtti.
Mirziyoyev, beş yıllığına seçildi
Yasa gereği sadece siyasi partilerin cumhurbaşkanı adayı gösterebildiği ve 35 milyon nüfusa sahip Özbekistan’da, 20 milyondan fazla kayıtlı seçmen bulunurken, 24 Ekim’de yapılan seçimlerde ülke genelinde 10 bin 760 sandık kuruldu.
Cumhurbaşkanının beş yıllığına seçildiği Özbekistan’daki seçimlerde Ekoloji Partisinden Narzulla Oblomuradov, Halk Demokrat Partisinden Maksuda Vorisova, Milli Şahlanış Demokrat Partisinden Alişir Kadirov, “Adalet” Sosyal Demokrat Partisinden Bahrom Abduhalimov ile Liberal Demokrat Partisinden yeniden aday gösterilen Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev yarıştı.
Seçimi 50’den fazla ülkenin yanı sıra Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Şanghay İşbirliği Örgütü, İslam İşbirliği Teşkilatı, Türk Konseyi ve Bağımsız Devletler Topluluğunun aralarında bulunduğu kuruluşlardan 1000’e yakın uluslararası gözlemci takip etti.
Ülkeyi 27 yıl boyunca yöneten ilk Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un Eylül 2016’da vefat etmesi üzerine aynı yıl aralık ayında yapılan erken seçimin ardından 24 Ekim’de düzenlenen cumhurbaşkanı seçimini, 4 rakibi karşısında seçmenlerin yüzde 80,12 oyunu alan Mirziyoyev kazanmıştı.
Eşi görülmemiş işkenceden sonra uydurma işkenceden hüküm giyen adam, yaklaşık beş yıl hapis yattı. Mahkeme onu beraat ettirdi, ancak kaybedilen yıllar, zihinsel ıstırap ve işkence için sadece 50 milyon soum ödendi. Haksız kararı veren hakim hala hakim olarak kalıyor.
Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev, Surkhandarya’daki seçmenlere “Surkhandarya halkının iftira atıldığı doğrudur” ve son yıllarda insanların sakin ve özgürce nefes almaya başladığını söyledi.
Genel olarak, herkes devlet başkanının ne demek istediğini biliyordu. Surkhandarya’da yakın geçmişte bazı güvenlik güçlerinin yetkilerini kötüye kullandığı, insan onurunu zedelediği ve birçok kişinin iftiradan dolayı uzun süre hapis yattığı sır değil.
Sariosyalı Saidmuhiddin Khalikov çilesini anlatırken, Mirziyoyev’in söylediklerinin başına geldi ve unu anlatmak zor olmadı.
Surkhandarya Bölge Ceza Mahkemesi’nin 24 Şubat 2016 tarihli kararına göre kahramanımız, Özbekistan Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini ihlal etmek, yasadışı kamu dernekleri veya dini örgütler kurmak, isyan çıkarmakla suçlandı.
Saidmuhiddin Khalikov, 2020 yazında beraat etti. Kun.uz’a yaşadıklarını, özellikle nasıl kolluk kuvvetlerinin, adaletsizliğin, fiziksel ve ruhsal acıların hedefi haline geldiğini anlattı:
Saidmuhiddin Khalikov, “Mart 2015’te polisler beni hiçbir açıklama yapmadan sokaktan aldılar” dedi. “Önce arabam arandı ve bölge merkezine götürüldüm.” Beni suçlamak için hiçbir sebep yokken, beni anonim vatandaş olarak kaydettiler ve gözaltında kalabilmem için beni bir “daydokhana”ya (İçişleri Bakanlığı’na bağlı rehabilitasyon merkezi) yerleştirdiler.
İnsanlara uygulanamayacak şekilde tedavi edildi. Tamamen kayboldum. Beş gün boyunca bir dakika bile oturmadım. Vücudumdan elektriği kesmediler. 24 saat içinde dört kişi gelip araştırıyor, gidiyorlar ve yerlerine dört kişi daha geliyor. Onlara dedim ki, “Kardeşler, benim yedi çocuğum var. Bana hedeflerinin ne olduğunu söyle” derler, “bana içinde ne olduğunu söyle”.
“Dosanov’u tanıyor musun?” diye sordum. sordular. Hayır bilmiyorum dedim, elektriği açtılar ve açtılar… Yani tanımadığım birini tanıştırmak için bütün gün vücuduma elektrik verdiler. Sonunda, “Dosanov’u öldürdüm” dedim. “Dosanov yaşıyor” dediler. Aksi takdirde, ona söyledim, bana ne olduğunu anlat. Tamamen bitkindim.
Sonra Dosanov’u getirdiler. Öyle talimat verdi ki, insanın imanı sarsılır. Bu yüzden boynuma bir “kardeşlik” takmak istediler. Eğer yapmazsan, kardeşini, damadını ve oğlunu getireceğiz. “Sadece o zaman dikkatimize geldi. Beni neyle suçlarsan onu itiraf edeceğim.” Dosanov’la anlaştım.
Daha sonra Surkhandarya’dan Taşkent’e, sorguya çekildiğim İçişleri Bakanlığı’na götürüldüm. İlginç bir şekilde bakanlık müfettişleri benimle 5-10 dakika konuştular ve ağır bir madde almaya zorlandığımı fark ettiler. “Biz aptal mıyız?” Ben suçlu değilim.
“Ne yapabilirim, Surkhandarya’da doğruyu söyledim, bana inanmadılar. 5 gün işkence gördü. Şimdi sana yalan söylüyorum ve senin de bana inanmayacağını düşündüm.”
O gün özel bir uçakla Surkhandarya’ya geri gönderildim. Masum olduğuma ve serbest bırakılabileceğime ikna olmuştum. Ama onu hastaneye geri götürdüler. Bu seferki işkence daha da büyüktü.
5 ay daha Termez’de tutuldu. Sariosyalı bir adamı taşıyan otobüs götürüldü. Onları 20-30 yıldır görmedim. Beni dövdüler ve aleyhime tanıklık ettiler. Sanki Emir benim, biri sağ elim, diğeri sol elim. Bana ölmememi söylediler. Bu talimat üzerine tutuklandım.
Surkhandarya Bölge Ceza Mahkemesi tarafından 8 yıl hapis cezasına çarptırıldım. 2 yılımı Chirchik’te, 3 yılımı da Sherabad semtinde geçirdim.
Yıllar içinde, ceza infaz kurumlarının başkanlarına masumiyetimi itiraf ettim. 2020 yılına kadar davam gözden geçirilecek.
Kaşkaderya bölge mahkemesine söyledim: Kalbimde bir yara var. Bu yara kıyamete kadar devam edecektir. Çünkü oğlum gibi çocuklar beni yatırdı ve futbol oynadı. Vatanımın huzuru için her şeye hazırım. Ama çocuklarım okula gidemedi. Birini vatan haini, dine hain olmakla suçlamayı hayal edebiliyor musunuz?
Birinin çocuğu dua etmek için Rusya’ya gitse endişelenirim. Anne babasına dikkatli olmasını, kaybolmamasını, sapkınlıklar olduğunu, burada namaz kılmayı öğrensin derdim. Ama korktuğum bir madde yüzünden tutuklandım.
En ihtiyacım olduğu zamanda çocuklarım babasız kaldı. Üç kızım büyüdü.
Geçen yıl 9 Haziran’da Kaşkaderya Bölge Ceza Mahkemesi sabıka kaydım olmadığı için suçsuz olduğuma karar verdi ve rehabilitasyon yoluyla beni beraat ettirdi.
Tanrıya şükür, yeni politikanın doğru olduğunu söyledi. Yaşadığım sürece başkanımızı kutsuyorum. Sadece ben değil, çocuklarım, torunlarım dua ediyor. Ailem ve ben böyle iğrenç bir şeyden kurtulduk.
Ben beraat edeli bir yıldan fazla oldu. Çocuklarımın maddi ve manevi acı çektiği, dışarı bile çıkamadığı beş yıl haksız yere hapsedildim… Bu acıyı unutmak zor.
Bu davalar ve maruz kaldığım fiziksel işkenceler için tazminat talep ettim. 750 milyon soum maddi, 750 milyon soum manevi tazminat davası açtım.
Mahkeme, Sarıyosiya ilçe maliye dairesi aracılığıyla devlet bütçesinden 50 milyon soum manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Ama 5 yıl önce Rusya’da bir atılımla çalışıyordum ve yıllık gelirim 15.000 dolardan az değildi. Sadece parayı getirmedim, bir banka aracılığıyla aileme gönderdim. Yıllar önce, bir yıl önce kazandığımdan birkaç kat daha az aldığım para, beş yıllık acımın telafisi olabilir mi?
Çağın gerisinde kaldım, çocuklarım küçüktü, iş bile kuramıyorum.
* * *
Kaşkaderya Bölge Yargıtay’ının 9 Haziran 2020 tarihli kararında, Khalikov davasında hakimin bir takım hukuk normlarına uymadığı belirtiliyor.
Bakın, bir grup masum insanı ciddi suçlamalardan mahkum eden Azam Normahmutoviç Sayfitdinov hâlâ yargıç. Halen Cizzak Bölge İdare Mahkemesi hakimidir.
Khalikov ve diğer sanıklar beraat kararında beraat etti. , bu örgütlerde aktif olarak yer alıp almadığını, aşırı dinci, ayrılıkçı, köktendinci veya diğer yasaklı örgütlere katılıp katılmadığını belirtmedi.
Sonuç olarak, bir kişi mahkeme veya kolluk kuvvetleri tarafından verilen bir karar veya soruşturma sırasında yapılan bir hata nedeniyle zarar görürse, eylemleri gelecekteki faaliyetlerini etkilemediği sürece karar vericiler sorumlu tutulmayacaktır. hayat hikayeleri acıtır.
Haksız yargıçlar, kirli kolluk kuvvetleri sisteminden kurtulmak için gerçekten etkili ve işleyen kurallar oluşturmanın zamanı gelmedi mi?
Bunu yapmaya, insanların hayatlarını kırmaya, kaderlerini değiştirmeye, bu acı çeken insanlar pahasına çalışmaya ve geçimini sağlamaya devam edecekler mi?
İzomiddin Pulatov,
Kun.uz muhabiri.
İllüstratör ve editör: Fakhriddin Hotamov.