Özbekistan’da cumhurbaşkanlığı seçimine yeniden aday olan Mirziyoyev, seçim programını açıkladı:

Özbekistan’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeniden aday olan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, seçim programı “Yeni Özbekistan Stratejisi’ni” açıkladı.

Mirziyoyev, ülkede 24 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için yeniden aday gösterildiği Liberal Demokrat Partisi’nin kurultayına katılarak konuşma yaptı.

Konuşmasında, cumhurbaşkanlığı yaptığı son 5 yılı değerlendiren Mirziyoyev, 2017-2021 yıllarına yönelik eylem planının hayata geçirilmesi kapsamında 300’e yakın kanun ve 4 binden fazla cumhurbaşkanı karar ve kararnamesinin kabul edildiğini kaydederek, son 5 yılda ülke ekonomisinin yüzde 24, sanayi üretiminin yüzde 34, ihracat hacminin 1,5 kat, yabancı yatırımların 3 kat, aylık maaşların ise 2,2 kat arttığını belirtti.

Ekonomik hedefler

Gelecek 5 yılda kişi başına Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’yı 1,6 kat artıracaklarını belirten Mirziyoyev, “Böylece 2030 yılına kadar kişi başına düşen milli gelir 4 bin doların üzerine çıkarılacak.” dedi.

Mirziyoyev, gelecek 5 yılda sanayi üretiminin 1,4 kat, dijital ekonominin ise 2,5 kat artırılmasının öngörüldüğünü ifade etti. “Bu dönemde 70 milyar doları yabancı sermaye olmak üzere ülke ekonomisine toplam 120 milyar dolarlık yatırım yapılmasının” planlandığını vurgulayan Mirziyoyev, yıllık dış borç miktarının 5 milyar doları, toplam devlet borcunun ise GSYİH’nin yüzde 50-60’ini aşmayacağını dile getirdi.

“Ülkenin ihracat potansiyelinin 1,7 kat artırılarak 2026 yılında 30 milyar dolara ulaşacağını” dile getiren Mirziyoyev, günümüzde yüzde 46 olan ham madde ürünlerinin ihracattaki payının 5 yıl içerisinde yüzde 23’e düşürüleceğini belirtti.

Mirziyoyev, 2026 yılında ülkedeki elektrik üretiminin 30 milyar kilovat saat artışla 100 milyar kilovat saate çıkarılacağını kaydederek, bu çerçevede toplam 5 bin megavat güce sahip rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerin faaliyete geçirileceğini vurguladı.

“Devlet, halkın hizmetkarıdır”

Başlattığı reform ve değişimlerin sürdürüleceğini aktaran Mirziyoyev, “Yeni Özbekistan, güçlü yasama, yürütme ve yargı organları ve sivil toplum kurumları verimli çalışan ‘devlet, halkın hizmetkarı’ ilkesini benimseyen demokratik bir devlettir.” dedi.

Yolsuzlukla mücadeleye yönelik başlattıkları çalışmaları da sürdüreceklerini vurgulayan Mirziyoyev, “Kalkınmamızın önünde ciddi bir engel olan yolsuzlukla mücadelede devletin ve toplumun tüm güç ve araçlarını seferber edeceğiz.” diye konuştu.

Dış politika

Mirziyoyev, ülkesinin yeni dönemde de yapıcı ve aktif bir dış politika ile ekonomik diplomasi izlemeye devam edeceğini kaydederek, “Öncelikle Orta Asya’da güvenlik, ticaret ve ekonomi, su, enerji ve ulaşım, kültürel ve insani alanlarda yakın iş birliğini geliştireceğiz.” ifadesini kullandı.

“Rusya, Çin, ABD, Türkiye, Hindistan, Pakistan, Almanya, Fransa, İngiltere, Güney Kore, Japonya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi geleneksel ortaklarımızla ilişkilerimizi daha da geliştirmeye, dış ilişkilerimizin coğrafyasını genişletmeye öncelik veriyoruz” diyen Mirziyoyev, komşu Afganistan’a ve Afgan halkına ülkede barış ve istikrarı sağlamak için gereken tüm yardımı yapacaklarını vurguladı.

https://www.trtavaz.com.

Devami

Özbekistan’da kız öğrencilerin okula başörtüsü ve takke ile gelmelerine izin verildi.

İstisna olarak, Özbekistan’daki okullardaki kızların beyaz veya açık renkli başörtüsü ve takke takmalarına izin verilmektedir. Halk Eğitim Bakanlığı başkanı Sherzod Shermatov, böyle bir karar almanın asıl amacının tüm çocukları eğitmek olduğunu söyledi.

Özbekistan Halk Eğitim Bakanı Sherzod Shermatov, 4 Eylül’de açık bir diyalog sırasında bunu söyledi.

“Milli değerlerimize uygun olarak çok sayıda velinin çağrılarını dikkate alarak, kararname dışında istisna olarak kız çocuklarına bu eğitim öğretim yılından itibaren beyaz veya açık renkli milli başörtüsü ve takke ile okula gitmelerine izin vermeyi amaçlıyoruz” dedi Eğitim ve Bilim Bakanlığı başkanı.

Kızların da uzun yakalı gömlek giyebileceğini de sözlerine ekledi.

Ancak Bakan Şermatov, öğrencilerin beyaz veya açık renkli eşarp ve takke giymelerine hangi yasal dayanakla izin verildiğini belirtmedi.

Özbekistan Bakanlar Kurulu’nun 15 Ağustos 2018 tarih ve 666 sayılı “Ortaöğretim devlet eğitim kurumlarındaki öğrencilere modern üniformalı okul üniforması sağlanmasına yönelik tedbirler hakkında” kararının 7. maddesine göre, “öğrencilerin eğitim kurumlarında başı açık olarak bulunması zorunludur“.

666 sayılı kararın yürürlüğe girmesi, Müslüman başörtüsüyle okula gelen kızlarının eğitim kurumuna girmelerine izin verilmediğinden şikayet eden dindar velilerin hoşnutsuzluğunu uyandırdı .

Ardından, bu eleştirilere yanıt olarak Bakan Şerzod Şermatov şunları söyledi:

“Birçok insan başörtüsü ve türban hakkında konuşuyor. Ancak, şu anda bu bizim ana görevimiz değil. İyi yetişmiş ve eğitimli bir nesil yetiştirmek temel görevimizdir. Çoğu insan ikincil şeyler için endişelenmekle meşgul.”

Daha önce Ozodlik’e verdiği röportajda Özbek okul çocuklarının velileri üniforma giyme zorunluluğunun derslerde sürekli aksamalara yol açtığından ve eğitim kalitesini olumsuz etkilediğinden şikayet etmişti.

Özbekistan’ın tüm eğitim kurumlarında yeni akademik yıl 6 Eylül’de başlıyor.

https://rus.ozodlik.org/a/31443381.html

Devami

Lütfi Elvan, Özbekistan Başbakan Yardımcısı, Yatırım ve Ticaret Bakanı Umurzakov ile görüştü

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Özbekistan Başbakan Yardımcısı, Yatırım ve Ticaret Bakanı Sardor Umurzakov ile bir araya geldi.

Bakan Elvan, İslam Kalkınma Bankasının yıllık toplantısına geldiği başkent Taşkent’te, Özbekistan Başbakan Yardımcısı, Yatırım ve Ticaret Bakanı Umurzakov ile görüştü.

Elvan, Twitter hesabından bu görüşmeyle ilgili paylaşımda bulundu.

Elvan, “Taşkent’te değerli dostum Özbekistan Başbakan Yardımcısı, Yatırım ve Ticaret Bakanı Sn. Sardor Umurzakov ile görüştük. Ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri kapsamlı olarak ele aldık. Ev sahipliği ve nezaketi için kendisine teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

Elvan, Taşkent’te bugün İslam Kalkınma Bankası Başkanı Muhammad Sulaiman Al Jasser ile de görüştü.

trtavaz.com.tr

Devami

Özbekistan: Mirziyoyev Kerimov’un cumhurbaşkanlığı döneminde nasıl konuştu ve Cizzahlı bir kadına üç adam tarafından nasıl tecavüz edildi – haber Özbekistan bölgesi dünya haberleri

“Geçmişi karalamayacağız”

30 Ağustos’ta Shavkat Mirziyoyev, bağımsızlığın 30. yıldönümü münasebetiyle bir grup Özbek’e onursal unvanlar, emirler ve madalyalar vermek için düzenlenen törende konuştu.

Konuşmasının başında ilk cumhurbaşkanlığı döneminden bahsetti.

“Zaman daralıyor. Bağımsızlık zamanında dünyaya gelen çocuklarımız artık 30 yaşında.

Bugün ilk başkanımızın yaptığı büyük işi hatırlıyoruz. Geçmişteki eylemleri asla kınamadık ve gelecekte de aynısını yapmayacağız, “dedi.

Uçağın sırrı ne?

Тошкент халқаро аэропорти

FOTOĞRAF KAYNAĞI,BBCUZBEK.COM

Milletvekili Rasul Kusherbayev fotoğraf yasağını “saçma” olarak nitelendirdi.

Özbekistan’da Ocak 2016’dan bu yana yolcuların uçuşun tüm aşamalarında fotoğraf ve video çekmesi resmen yasaklandı.

Kusherbayev, “Bilgi dünyasında, her yerde kameralar varken aynı anda bir yolcu uçağıyla fotoğraf çekmek imkansız” dedi.

“Uçak gizliyse neden askeri değil de sıradan yolcu taşıyor (çünkü yakınlarına uçağın iki kanadı, dıştaki bayrak gibi “çok gizli bilgileri” ifşa edebiliyorlar, Bir burka ile örtülüydü ve görüş alanı dışında değildi, “dedi.

 

Cizzak’ta Şiddet

Жиззах вилояти

FOTOĞRAF KAYNAĞI,KUN.UZ

Cizzakh şehrinde gece yarısı sokakta yürüyen bir kadın, üç erkeğin tecavüzüne uğradığından şikayet etti.

Post’a göre, erkekler kadını zorla arabaya bindirdi, şehrin mahallelerinden birinde tecavüz etti ve kurbanın telefonunu ve parasını aldı.

Yayın, hızlı bir aramanın olayla ilgili şüphelileri ortaya çıkardığını ve tutukladığını bildirdi.

Bir uydu daha geldi

Тошкентга келтирилган Спутник V вакцинаси

FOTOĞRAF KAYNAĞI,RESMI

Sputnik V aşısının 90 bin dozluk ikinci bileşeni de Özbekistan’a teslim edildi.

Bu, 30 Ağustos’ta Sağlık Bakanlığı tarafından açıklandı.

Bakanlık, ülkeye ithal edilen toplam aşı miktarının 17,9 milyon doz olduğunu söyledi.

Özbekistan’da geçmişte en yaygın aşılanan aşı 13,5 milyon dozla ZF-UZ-VAC2001 oldu.

Bir ayda ilk

Пойтахт Тошкент

FOTOĞRAF KAYNAĞI,BBCUZBEK.COM/ILLYUSTRATİV RESİM

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 29 Ağustos’ta 795 kişiye koronavirüs teşhisi konduğunu söyledi.

Bir aydan fazla bir süredir ilk kez, günlük tespit edilen koronavirüs sayısı 800’ün altına düştü.

26 Temmuz’dan bu yana ülkede günde 800’den fazla kişiye koronavirüs teşhisi konuyor.

29 Ağustos itibariyle, koronavirüs teşhisi konan toplam kişi sayısı 155.000’i aştı ve 1.075 hasta öldü.

https://www.bbc.com/uzbek/uzbekistan-58382608

Devami

Kırgızistan: Tanınmış Özbek İmam Kırgız Müslüman Haberlerini Yayınladı (video)

Oş’un Karasuv ilçesindeki Al-Sarahsi camisinin eski imamı Rashod Qori Kamolov serbest bırakıldı.

Kamolov’un avukatı Husanboy Soliev’e göre müvekkili şartlı tahliye ile serbest bırakıldı.

YouTube Yayını, 1

Video yakalama,Uyarı: Üçüncü kaynak materyal reklam içerebilir

YouTube gönderisinin sonu, 1

“Rashod Kamolov 27 Ağustos öğleden sonra serbest bırakıldı. 2015’te 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezasının üçte ikisini çektiyse erken tahliye için mahkemeye başvurabilir. Biz de bu fırsatı değerlendirdik. “O özgür ve şartlı tahliyede” dedi.

Karasuv’daki büyük As-Sarahsi camisinin imamı Rashod Qori Kamolov, Şubat 2015’te tutuklandı.

7 Ekim’de Oş’taki Karasuv Bölge Mahkemesi İmam Rashod Qori Kamolov’u “dini nefreti kışkırtmak” ve “aşırılıkçı materyalleri bulundurmak ve dağıtmak” suçlamasıyla beş yıl hapis cezasına çarptırdı.

25 Kasım’da Oş Bölge Mahkemesi, avukatlarının itirazlarını dinledikten sonra Rashod Qori Kamolov’un hapis cezasını 10 yıl uzattı.

Daha sonra Yüksek Mahkeme, Oş Bölge Mahkemesinin kararını onadı.

Rashod Qori Kamolov, Ağustos 2006’dan bu yana Karasuv’daki Al-Sarahsi Camii’nin imamı.

BBC, üç gün önce cezaevinden serbest bırakılan ve şu anda ailesiyle birlikte Karasuv’daki evinde yaşayan Rashod Kamolov ile görüştü.

“Hala suçumu kabul etmiyorum”

S: Gece gündüz hapishaneden serbest bırakıldınız. Şimdi nasılsın?

Rashod Qori Kamolov: Hamd Allah’a mahsustur. Allahü teâlânın lütfu ve Müslüman dostlarımızın, annelerimizin, hocalarımızın dualarının lütfuyla, Allahü teâlâ bizleri bu beladan kurtardı. Allah’a hamd olsun. Kelimelerle ifade edilmesi zor bir duygudur. Her şey bitti. Bir büzme ipi ile sarılmış bir çuval gibi görünüyor. Hapis, hem esarete hem de duruma uygun bir imtihandır. Allah سبحانه وتعالى Hz. Yusuf’u benzer bir imtihanla imtihan etmiştir. Beni imtihan eden Rabbime hamd olsun. Rabbim razı. Allah’a hamd olsun. Biz mutluyuz. Hepsi geride kaldı.

S: Hangi şartlarla serbest bırakıldınız?

Rashod-kori Kamolov: Kırgız yasalarına göre suçlar birkaç türe ayrılabilir. Hafif, orta ve ciddi bir suçtur. Buna şartlı tahliye denir. Cezamın bitmesine sekiz ay daha var. Ancak mahkeme, cezasının geri kalanını şartlı tahliyeyle ailesiyle birlikte çekebilmesi için hapishaneden serbest bıraktı. Mahkeme, cezaevindeki davranışlarımızı, personelle olan ilişkimizi ve bana kazandırdıkları özellikleri dikkate alarak lehimize karar verdi.

S: Gelecek planlarınız neler ? Ne yapmak istiyorsun?

Rashod Qori Kamolov: Bir Müslümanın planı, Yüce Allah’ın kulu olmaktır. Allah’ın dinini yaşayarak ve bildiklerimizi bilmeyenlere öğreterek bir annemiz var, bu anneye hizmet ediyoruz, çocuklarımızın yetiştirilmesiyle uğraşıyoruz, arkadaşlarımıza ihtiyacımız var, onlarla konuşuyoruz. Cenab-ı Allah kaderimize ne yazmışsa biz de dinimize gelirsek, Rabbimiz’in rızasını istersek biz de ömrümüze devam edeceğiz inşaAllah.

S: “Dini nefreti kışkırtmak” ve “aşırılık yanlısı materyal bulundurmak ve dağıtmak” da dahil olmak üzere bir dizi suçtan hapis cezasını çekiyorsun. Duruşmadan önce, hakkınızda bir takım başka iddialarda bulunuldu. Ama hiçbir suçlamayı kabul etmedin. Altı buçuk yıl geçti. Hem devlet başkanları hem de yönetim değişti. Dava açıp hakkındaki suçlamalardan beraat mı edeceksiniz?

Rashod Qori Kamolov:Bu suçlamalara başta katılmadık, bundan sonra da katılmayacağız. Her şeyden önce asıl amacım Allah nezdinde aklanmak. Aksi takdirde dünyada, Müslümanlar arasında ve toplumda bir suçlu olmak istemem. Çünkü biz suçlu değiliz. Allah’a hamd olsun. O dönemdeki yetkililerin kararlarının bazı yanlış anlaşılmalarla alındığı iyi bilinmektedir. Kağıt üzerinde farklı olsa da bunu herkes biliyor. Muayene yapaydı. Söylediklerimizin dinimize ve Resûlullah’ın sünnetine uygun olduğu açıktır. Rahmetli ilahiyatçı Çubak Hacı da benim hakkımda yazılı açıklama yaptı. Mevcut hükümetin davamı doğru değerlendireceğini ve öncekilerin hatalarını tekrar etmeyeceğini düşünüyorum. Bunun nedeni, halkın yeni hükümet için büyük umutları olmasıdır. Adaletin galip geleceğini umuyor. Ben de üzerimdeki siyah noktanın kaldırılmasını ve meşrulaştırılmasını istiyorum. Asıl gayemiz Allah katında temiz olmaktır. Bütün ümmetin iyi bir insan olmadığını söylemem benim için yeterlidir, fakat ben Allah’ın razı olduğu bir kul olduğumu söylemem yeterlidir. Bence bu her inanan için yeterlidir.

S: Altı buçuk yıldır hapistesiniz. Lütfen anlatın, o büyük köpeklerin hikayesi nedir ….. Hangi koşullarda oturdunuz?

Rashod Qori Kamolov:İnsani açıdan zor bir durum. Kapalı bir odada kamera sistemi. Güneşin altında bir buçuk saat sürüyor ve geri kalan zaman sadece odadaydık. Allahü teâlâya hamd olsun. Şahsen Allah’a hamd ediyorum, kalbimi rahatlattı ve Elhamdülillah o günler geride kaldı. Ama insani açıdan o günleri hatırlamak istemiyorum elbette ve düşmanıma o günü yaşatmam. Zulüm herkese yeter. İşin acısı sadece ben değil, annem, ailem, çocuklarım da gittikten sonra annelerin, büyüklerin, dostların ve daha nicelerinin tacize uğradığını duyuyorum. Ne yazık ki bu insanlar acı çektiklerinin farkında değiller. Yazık ki birçok insan bu acıyı paylaşıyor ve onların incindiğini görüyor ama onları incitenler bunu hissetmiyor. en kötüsü. Çünkü bu dünyada üzgün ve üzgün olduğun için ağlamaya değmez. Yalnız Cenâb-ı Hak için akıttığı gözyaşlarının hatalarının, suçlarının ve aşırılıklarının sonuçlarını hayal bile edemezsin. Birçok ümmete zulmettiler. Allah onlara yol göstersin. Ve eğer hidayeti hak etmiyorsa, o zaman yeteri kadar olsun.

Soru: Hapishanede işkence gördünüz mü veya baskı gördünüz mü?

Rashod Qori Kamolov: 27. ve 47. koloniler olmak üzere iki koloniyi ziyaret ettim . Oradaki yetkililer bizim bilim insanı olduğumuzu biliyorlardı, bize saygı duyuyorlardı ve hatta sizi hissediyorlardı. Ben de onlara saygı ve hürmetle davrandım. Bu yüzden kişisel belgelerimde çok fazla iltifat var. İnsani muamelemiz iyi gitti Elhamdülillah.

S: Sizce tutuklanmanızın nedeni neydi?

Rashod Qori Kamolov: Tutuklandığımda biliyordum ve şimdi biliyorum. Ancak bunun sadece olumsuz bir etkisi olacağından ve davaya doğrudan dahil olan insanları ve sadece kendimi değil, başkalarını da olumsuz etkileyeceğinden korkuyorum. Bu nedenle bu konunun detaylarını açıklamamayı doğru buluyorum.

S: Duruşmalardan biriyle yaptığınız röportajda, “Kırgız yetkililerle hiçbir sorunumuz olmadığı için Özbek özel servisleri tutuklu kalmamda rol oynayabilir” dediniz.

Rashod Qori Kamolov: O zamanın sözü buydu. Şimdi hükümet, komşu devletin gücünü değiştirdi. Oradaki reformları görmek sevindirici. Daha iyisi için attığımız adımlara baktığımızda, daha da iyi olacağını umuyoruz. Ve bu o zamanın sözüydü ki, kötü niyetli kimseler tarafından kullanılmasın. Bugün Kırgızistan’da ve komşu ülkede durum tamamen değişti. Bu nedenle, sadece en iyisini umuyoruz. Dinimizdeki dostluk ilişkileri ve reformları, insan hakları alanındaki reformları görmekten memnuniyet duyuyoruz. Rabbime dua ediyoruz. Alkışlıyoruz ve daha iyi olmasını umuyoruz.

S: Yani 8 ay daha ev hapsinde mi kalacaksın?

Rashod Qori Kamolov: Ev hapsinde değil. Kırgızistan içinde seyahat etme hakkım var ve izinle yurtdışına seyahat etme yasal hakkım var. Ama şimdilik iyiyim Elhamdülillah. Akrabalarımın önündeyim ve kesinlikle mutluyum.

https://www.bbc.com/uzbek/central-asia-58382602

Devami

YTB, Türk Dünyası Genç Liderler Programı’na katılan öğrencileri ağırladı

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türk Dünyası Genç Liderler Programı’nı başarıyla tamamlayan bir grup üniversite öğrencisini Ankara’da misafir etti.

YTB’nin Hamamönü ofisinde gerçekleştirilen etkinliğe YTB Başkanı Abdullah Eren, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Kubanıçbek Ömüraliyev, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Avazbek Hacımahmetov, diplomatlar, katılımcı öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

“Türkiye ile Türk Dünyasının, Türkistan coğrafyasının ve hususen Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan’ın ilişkilerinin gelişmesini istiyoruz”

Etkinlikte konuşan Eren, Türki Cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını kazanmalarının 30. yıldönümü sebebiyle birçok etkinlik düzenlediğini belirterek, YTB olarak 3 ay çevrimiçi eğitim vermek üzere Türk Dünyası Genç Liderler Programı’nı düzenlemeye karar verdiklerini ifade etti.

Bu programı çok önemsediklerini dile getiren Eren, “Türkiye ile Türk Dünyasının, Türkistan coğrafyasının ve hususen Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan’ın ilişkilerinin gelişmesini istiyoruz.” ifadesini kullandı.

Eren, Türkiye’nin Azerbaycan ile ilişkilerinin son dönemde epey ilerlediğine vurgu yaparak, Türkistan coğrafyası ile de ikinci 30 yılda ilişkilerde ayrı bir seviyeye erişmesini arzuladıklarını dile getirdi.

Türkistan coğrafyasının Türk tarihi ve kültürü için önemli bir yeri olduğuna dikkati çeken Eren, bu sebeple Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’ı ayrı sevdiklerini ve Türk insanının da bu ülkeleri daha yakından tanımasını ve ilişkilerin gelişmesini istediklerini aktardı.

Eren, “Türk Dünyasından 500 öğrencimiz var. Sadece Türkistan coğrafyasından değil Kırım Türkleri, Ahıska Türkleri, Karapapaklar, Terekemeler, Azerbaycanlı kardeşlerimize ve Balkanlarda yaşayan soydaşlarımıza burs veriyoruz.” diye konuştu.

Bu programın benzerini Balkanlardaki Türkler ile gerçekleştirdiklerini ifade eden Eren, bu program ile birleştirerek dünya üzerindeki Türk gençlerinin birbirlerini tanımalarını istediklerinin altını çizdi.

Büyükelçi Ömüraliyev, YTB’ye böyle önemli bir programı düzenlediği için teşekkür ederek, ilerleyen dönemde de benzeri programların devam etmesini arzuladıklarını belirtti.

Hacımahmetov ise ülkelerinin gelecekleri olan Türk Dünyasının gençlerini bir araya topladığı için YTB’ye ve Başkan Eren’e teşekkürlerini ileterek, birincisi olması sebebiyle bu programın gönüllerde ayrı bir yer edineceğini dile getirdi.

Etkinlik, katılımcı öğrencilerin programa ilişkin görüşlerini paylaşması, katılımcıların sertifikalarını alması ve mini bir konserin ardından sona erdi.

Türk Dünyası Genç Liderler Programı

YTB’nin, bağımsızlıklarının 30. yılını kutlayan Türk Cumhuriyetlerinden gençlere yönelik faaliyetleri devam ediyor.

“Dilde, Fikirde ve İşte Birlik” sloganından hareketle 2021 yılında Avrasya Gençlik Okulu’nu açan YTB, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’dan seçilen 105 öğrenciye, program dahilinde uzman kişilerin katılımıyla çeşitli alanlarda 3 ay seminer vermişti.

Avrasya Gençlik Okulundan 36 öğrenci İstanbul, Ankara ve Bursa’daki tarihi, kültürel yerleri görmek ve çeşitli etkinlere katılmak üzere “Türk Dünyası Genç Liderler Programı” kapsamında Türkiye’ye gelmişti.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/ytb-turk-dunyasi-genc-liderler-programina-katilan-ogrencileri-agirladi/61288b5601a30a49f83c9e84

Devami

Özbekistan’da inanç turizmi

Özbekistan’da Türk-İslâm medeniyetine ait çok sayıda tarihî eser bulunuyor.

İnanç turizmi bakımından ciddi potansiyele sahip olan Özbekistan’ın başkenti Taşkent’in yanı sıra Semerkant ve Buhara’daki İslam eserleri adeta yıllara meydan okuyor. Burada, Tanrı Dağlarından Hira Dağına süren yolculuğun ruhunu hissetmek mümkün. Özbekistan’da İmam Buhari, İmam Tirmizi, İmam Maturidi, M. Bahauddin Şah-ı Nakşibendi, Ubeydullah Ahrar, Abdulhalik Güncdüvanı, Arif-i Rivgeri, Ali Ramitani, Emir Külal, Mahmud Fagnevi’nin manevi atmosferi de hissediliyor.

Türk-İslam uygarlığının önemli merkezlerinden Özbekistan’da son dönemde inanç turizminin geliştirilmesi için önemli adımlar atıldı.

İslam uygarlığı ve ilmine önemli katkı sağlayan büyük ulema ve din alimlerinin bu topraklarda yaşamış olması, Semerkant, Buhara, Hive gibi tarihi şehirler, tarihi medrese ve camiler Müslüman seyyahlar için önemli. Bunlar arasında İmam Maturidi Türbesi ve İmam Buhari Külliyesi Semerkent’taki en önemli inanç turizmi merkezi.

Eskiden  “Kubbetül-İslam” olarak anılan Buhara ise İslam aleminde Yedi Mürşid veya Yedi Büyük olarak adlandırılan önemli isimlerin şehridir. Bu isimler şöyle: Abdulhalik Güncdüvanı, Arif-i Rivgeri, Mahmud Fagnevi, Ali Ramitani, Muhammed Baba  Semmasi, Emir Külal ve Hazret Bahauddin Nakişbend. Bunun dışında, Surhanderya’daki Muhammed Zahid Buhari va Alaüddin Attar türbesi, Kaşkaderya’daki Muhammed Derviş ve Muhammed İmganaki’nin türbesi inanç turizmi bakımından önemli yere sahip.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Oliy sud sovet davrida qatag‘on qilingan 115 nafar o‘zbekistonlikni oqladi

(latında)

25 avgust kuni Oliy sudda mustabid sovet davrida qatag‘on qilingan 115 nafar shaxsni oqlash yuzasidan 6 jinoyat ishi ko‘rib chiqildi.

Kun.uz muxbirining xabar berishicha, «Qatag‘on qurbonlarining merosini yanada chuqur o‘rganish va ular xotirasini abadiylashtirishga doir qo‘shimcha chora-tadbirlar to‘g‘risida»gi prezident farmoni asosida ilmiy-tadqiqot ishlarini amalga oshirish jarayonida aniqlangan, ayrim sabablarga ko‘ra reabilitatsiya qilinmay qolib ketgan qatag‘on qurbonlari nomlarini oqlash yuzasidan taklif kiritilgan.

Bugungi Oliy sud majlisiga 115 nafar shaxsga nisbatan kelib tushgan 6 ta jinoyat ishchi guruhi tomonidan o‘rganib chiqilganda, ularda sud majlisi bayonnomasi, sud qarori yoki hukm mavjud emasligi, ishlarda faqatgina OGPUning uchlik majlisi bayonnomasidan ko‘chirma borligi aniqlangan.

 

r_3d-OBS4cVkwkzEujg5iv8mEHw3XSFj.jpg (1280×853)

Sud majlisida quyidagi ishlar ko‘rib chiqildi:

1. Nosirxon to‘ra va boshqalarga oid (92 nafar shaxsga nisbatan) jinoyat ishi yuzasidan. Mavjud ish materiallaridan aniqlanishicha, ushbu jinoyat ishida ayblanuvchi tariqasida o‘tgan barcha shaxslar hibsga olingach, dastlab ayblovni inkor qilib kelgan bo‘lsada, so‘ng tazyiqlar ostida ayblariga iqrorlik bildirib ko‘rsatuv berganliklari so‘roq bayonnomasida o‘z ifodasini topgan, ularning o‘rtasida yuzlashtirish o‘tkazilmasdan, faqat bergan ko‘rsatuvlari ishga tikilgan.

2. Ibragimbek Chakabayev va boshqalarga oid (16 nafar shaxsga nisbatan) jinoyat ishi yuzasidan. OGPUning 1932 yil 13 apreldagi bayonnomasidan ko‘chirma mavjud. Biroq OGPUning hukmi mavjud emas: 1932 yil 13 aprelda jinoyat ishi OGPU tomonidan ko‘rib chiqilib, otib o‘ldirish to‘g‘risida qaror qabul qilingan.

Mazkur jinoyat ishi sud tomonidan ko‘rib chiqilmagan, jinoyat ishida sud hukmi yoki bayonnomasi mavjud emas.

3. Teregulov Osman Igmatulovich va boshqalarga oid (4 nafar shaxsga nisbatan) jinoyat ishi yuzasidan. Ushbu fuqarolar ma’muriy surgun qilish Komissiyasining 1922 yil 5 martdagi qaroriga ko‘ra konslagerlarga yuborilgan, ayrimlari otishga hukm qilingan.

Ushbu holatlar yuzasidan jinoyat ishlari alohida ish yurituvga ajratilgan.

4. Daminov Latifga oid jinoyat ishi yuzasidan. SSSR Oliy sud harbiy hay’ati sayyor sudining 1938 yil 15 oktyabrdagi hukmiga ko‘ra, L. Daminov — otishga hukm qilinib, mol-mulki musodara qilinishi belgilangan. 1938 yil 15 oktyabrdagi ma’lumotnomaga ko‘ra, Daminov Latifni otish haqidagi hukm ijrosi amalga oshirilganligi ko‘rsatilgan.

5. Sultonov G‘afurga oid jinoyat ishi yuzasidan. 1930 yil 27 oktyabrdagi Markaziy Osiyo Birlashgan davlat siyosiy boshqarmasi (BDSB) Muxtor vakili qoshidagi Uchlik kengashi qarori bilan O‘zbekiston SSR JK 58-modda 2-qismi (qurolli to‘dalar, sovet hududiga qurolli qo‘zg‘olon yoki aksilinqilobiy maqsadlarda bostirib kelishi) va 59-modda 3-qismi (Chet el davlatlari bilan aksilinqilobiy maqsadlarda aloqada bo‘lish) bo‘yicha aybdor deb topilgan va otuvga hukm qilingan.

6. Kiramov Kivamga oid jinoyat ishi yuzasidan.

SSSR Oliy sudi harbiy hay’atining 1938 yil 9 oktyabrdagi hukmiga ko‘ra, JK 58,64 va 67-moddalari bilan K. Kiramov otuvga hukm qilinib, barcha mol-mulki musodara qilingan.

O‘zbekiston Respublikasi Bosh prokurori o‘rinbosari tomonidan yuqorida ko‘rsatilgan jinoyat ishlari yuzasidan tegishli tartibda Oliy sudning Jinoyat ishlari bo‘yicha sudlov hay’atiga protestlar keltirilgan.

2021 yil 25 avgust kuni ushbu jinoyat ishlari Oliy sud raisi o‘rinbosari Ikrom Muslimov raisligida o‘tkazilgan ochiq sud majlislarida ko‘rib chiqilib, keltirilgan protestlar qanoatlantirildi va O‘zbekiston Respublikasi jinoyat protsessual kodeksining 83- moddasiga asosan jami 6 ta jinoyat ishi bo‘yicha 115 nafar shaxs oqlandi.

https://kun.uz/uz/news/2021/08/25/oliy-sud-sovet-davrida-qatagon-qilingan-115-nafar-ozbekistonlikni-oqladi

 

Devami

Türk dünyasında yeni strateji: Alfabe

Türk Cumhuriyetleri, “Kiril’den Latin alfabesine geçme” sürecini tamamlıyor. Alfabe değişikliğine gitmeyen tek ülke ise Kırgızistan. Peki “alfabe” değişikliğinin stratejik olarak önemi ne?

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde, Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri henüz bağımsız birer ülke değildi ve bu dönemde Türk boylarının Kiril alfabesine geçiş süreci başlatıldı.

Ruslar, her bir Türk boyuna farklı Kiril alfabesi oluşturdu. Bu alfabe; dil, edebiyat, ticaret, ekonomi gibi alanlarda Türk dünyasının iletişimini aksattı.

Günümüzde Türk Cumhuriyetleri adım adım alfabe değişikliğine giderek, Kiril’den Latin’e geçiyor.

Alfabede önemli bir değişikliğe giden son Türk Cumhuriyeti ise Özbekistan oldu. Bu kararla birlikte Türk Cumhuriyetleri içinde alfabe değişikliğine gitmeyen tek ülke Kırgızistan kaldı.

Türk Cumhuriyetleri’nde alfabe değişikliği

Azerbaycan bugün, 34 harf içinden seçilmiş 32 harfli Latin alfabesini kullanıyor.1993 yılında Türkmenistan ve Özbekistan, 1994 yılında Karakalpakistan da Latin alfabesine geçti fakat bu ülkelerin alfabelerinde çerçeve alfabeden yani ortaklıktan sapılma görüldü.

Son zamanlarda Özbekistan’da bazı iyileştirmeler yapılmaya başlandığı gibi artık hayatın her safhasında da Latin harflerinin kullanılması kararı alındı.

Kazakistan bir süreden beri alfabe değişikliği için çalışıyordu. 2017’de kademeli olarak Latin alfabesine geçme kararı aldı, ancak düzenlenen alfabe eleştirilere maruz kaldı. Türk bilim insanları “bir ses bir harf” önerisinde bulundu ve 28 Ocak 2021’de, Kazakistan’da yeni alfabe tanıtıldı.

Kırım Türkleriyle Gagavuz Türkleri de Latin alfabesi kullanırken, Irak Türkleri de kısıtlı yayınlarında Arap alfabesi yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin Latin alfabesini kullanıyor.

“Alfabe değişikliği gündemi 1991’den beri var”

Türk Cumhuriyetleri’nin “alfabe” stratejisini, Kırgızistan’ın alfabe değişikliğine gidip gitmeyeceğini, Türk dünyasında “ortak alfabe” gibi konuları Gazi Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun TRT Haber’e anlattı.

1991 yılından itibaren Türk dünyası yeni bir süreç içine girdi. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) 5 bağımsız Türk cumhuriyeti daha eklendi ve bağımsız Türk dünyası yeryüzünde 7 cumhuriyetle temsil edilmeye başlandı. Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, bu sürecin başlangıcında alfabe değişikliğinin de gündeme geldiğini vurguladı.

Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 18-20 Kasım 1991 yılında İstanbul’da “Çağdaş Türk Alfabeleri Sempozyumu” düzenledi. Türk dünyasından birçok bilim adamının da katıldığı bu toplantının sonuç bildirisinde yeni cumhuriyetlere, Latin harflerine dayanan, 34 harfli ortak bir çerçeve alfabe tavsiye edildi.

Prof. Dr. Ercilasun, alfabe konusunun sadece bir tavsiye olduğu halde çok etkili olduğunu ve aşağı yukarı 1 ay sonra, 25 Aralık 1991’de toplanan Azerbaycan Parlamentosunun Latin alfabesine geçme kararı aldığının altını çizdi.

“Siyasi bağımsızlığın yanı sıra kültürel bağımsızlığın da bir simgesi”

Türk dünyasında Latin esaslı ortak bir alfabenin kullanılması Türkler için çok önemli bir adım. Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, “Sovyetlerden ayrılarak bağımsız olan Türk cumhuriyetleri için Kiril’den Latin’e geçmek, siyasi bağımsızlığın yanında kültürel bağımsızlığın da bir simgesi.” dedi.

Prof. Dr. Ercilasun’a göre alfabe değişikliğinin birinci önemi; Stalin döneminde Türklere baskıyla kabul ettirilen Kiril alfabesi “Rusya’ya bağımlılığı” temsil ederken, Latin alfabesi ise “hür ve medeni dünyaya açılışı” temsil ediyor.

İkinci olarak ortak bir alfabe, Türk dünyasındaki yakınlaşma ve iş birliği arzusunu ortaya koyuyor. 7 cumhuriyette ve Kırım, Gagavuz Yeri, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Kosova, Batı Trakya, Irak, Suriye gibi ülkelerdeki Türk topluluklarında ortak bir alfabenin kullanılması; bu ülke ve topluluklar arasında büyük bir kültürel temas imkanı sağlıyor.

“Türkiye kamuoyunun Türk dünyasını izlemesi gerekir”

Kiril alfabesi Türk dünyasındaki iletişimi zorlaştırıyordu. Latin alfabesinin bu iletişimi nasıl etkileyeceği konusunda Ahmet Bican Ercilasun şunları söyledi:

“Alfabe değişikliği iletişimi hiç şüphesiz, olumlu etkileyecek. Balkanlardaki Türk toplulukları öteden beri Türk basın yayın hayatını ve Türk edebiyatını takip etmekteydi. Azerbaycan da bu yola girdi. Türkiye kamuoyunun da onları izlemesi gerekir. Bunun için Türkiye’de çalışmalar yapılmalı. Sürecin Türkistan ülkelerine doğru yayılması zaman alsa da mutlaka oraya da ulaşacak.”

Türk dünyasında ortak alfabe: Birleştirilmiş Türk elifbası

“Türk dünyasında ortak bir alfabe oluşturulabilir mi ve daha önce böyle bir çalışma yapıldı mı?” sorularına ilişkin Prof. Dr. Ercilasun şunları açıkladı:

“Türk dünyasının yüzde 98’ini oluşturan Müslüman Türklerin kullandığı Arap alfabesi ortaktı. Doğu ve Batı Türklüğü metinlerinde yani Çağatayca ile Osmanlı Türkçesi arasında sadece önemsiz bazı imla farkları vardı.

Sovyetler döneminde 1927 yılında başlayan Latin alfabeleri sürecinde de ortak bir alfabe vardı, diyebiliriz; alfabenin adı ise “Birleştirilmiş Türk elifbası”ydı. Ancak bu süreç 1937-38 yıllarında Stalin tarafından durduruldu ve Türkler, her Türk yazı dili için farklılaştırılmış olan, Rusların milli alfabesi Kiril alfabesine geçirildi. 1991’de değişmiş olan işte bu baskılı süreçti.”

“Önümüzdeki yıllarda ortak çerçeve alfabede buluşacağımızı ümit edebiliriz”

34 harfli çerçeve alfabenin aslında ortak bir alfabe ve süreç içinde bu alfabeden sapmalar olduğunu belirten Ercilasun, “Özbekistan ve Kazakistan örneklerinde gördüğümüz gibi sapmalardan uzaklaşma ve ortaklığa doğru yönelme de var. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda ortak çerçeve alfabede buluşacağımızı ümit edebiliriz.” dedi.

Alfabe değiştirmeyen tek Türk Cumhuriyeti: Kırgızistan

Türk cumhuriyetleri içinde alfabe değişikliğine gitmeyen tek ülke Kırgızistan kaldı. Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un bu hakkındaki düşünceleri şöyle:

“Bence, Kazakistan’daki süreç tamamlandıktan sonra Kırgızistan da Latin alfabesine geçmeyi düşünecek. Bu konudaki kararın 10 yılı geçeceğini sanmıyorum.

Alfabe değişiklikleriyle ilgili kararların siyasi otoriteler tarafından alındığını hatırlayalım. Siyasi otoriteler de elbette kendi kamuoylarının etkisinde kalmakta. Kırgızistan kamuoyunda da Türkiye’ye ve Latin alfabesine karşı bir eğilim seziliyor. Bunun sonuçlarını göreceğimizi kuvvetle tahmin ediyorum.”

“Siyasi ve kültürel şartlar elverdikçe ortak çerçeve alfabeye doğru gidiş olacak”

Ahmet Bican Ercilasun Türk dünyası ve alfabe konusundaki görüşlerini şu sözlerle bitirdi:

“Bu arada Güney Azerbaycan başta olmak üzere İran’ın toplamında 30-35 milyonluk, Doğu Türkistan’da 15-20 milyonluk, Afganistan’da 3-4 milyonluk Türk kitleleri var ve bunlar Arap harfleri kullanmaya devam ediyorlar. Siyasi ve kültürel şartlar elverdikçe oralarda da ortak çerçeve alfabeye doğru gidişler olacağını düşünebiliriz.”

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/turk-dunyasinda-yeni-strateji-alfabe/611cd23c01a30a075ca49f57

Devami

Milli Savunma Bakanı Akar, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Akar, Kırgızistan Savunma Bakanı Tuğgeneral Taalaybek Omuraliev’in resmî davetlisi olarak geldiği başkent Bişkek’teki temaslarını sürdürüyor.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ziyaretleri kapsamında, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov tarafından Cumhurbaşkanlığı’nda kabul edildi.

Görüşmede, Akar’ın, Cumhurbaşkanları başkanlığında gerçekleştirilen Türkiye-Kırgızistan Yüksek Düzeyli Strateji İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını ve ileriye dönük bir yol haritasını ortaya koyduğunu; çizilen bu çerçeve kapsamında savunma, güvenlik ve savunma sanayisi konuları dahil, pek çok alanda iş birliğinin derinleştirilmesine yönelik iradeyi ifade ettiği, FETÖ ile mücadelede iş birliğinin önemine vurgu yaptığı öğrenildi.

“Bozkırın Bilge Kalemi” Aytmatov’un müze evine ziyaret

Milli Savunma Bakanı Akar, ziyaretleri kapsamında, “Bozkırın Bilge Kalemi” olarak adlandırılan dünyaca ünlü Kırgız edebiyatçı ve diplomat Cengiz Aytmatov’un müzesini de ziyaret etti.

Müzede, Aytmatov’un oğlu Eldar Aytmatov’dan, Kırgız edebiyatçının hayatına ve çalışmalarına ilişkin bilgi alan Akar, Eldar’dan, babasıyla olan anılarını dinledi.

Akar, Aytmatov’un ödüllerinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile çekilen fotoğraflarının bulunduğu odayı da gezdi.

Eldar Aytmatov, fotoğraflarla ilgili, “Babam geçirdiği kalp krizinin ardından Ankara’da hemen askeri hastaneye kaldırılmıştı. Orada Türk doktorlar tarafından tedavi altına alınmıştı. Sonrasında babamı hastanede Süleyman Demirel ve Recep Tayyip Erdoğan da ziyaret etmişti.” diyerek hatırasını paylaştı.

Akar, ziyaretin sonunda, müze şeref defterini imzaladı. Eldar Aytmatov’un ricası üzerine, müze şeref defterini, Cengiz Aytmatov’un hayattayken kullandığı çalışma masasına oturarak imzalayan Bakan Akar, deftere şunları yazdı:

“Türk kültür dünyasının büyük mimarı Cengiz Aytmatov’un aziz hatırasına, ata toprağı Kırgızistan’a yaptığım resmî ziyaret vesilesiyle Türk dünyasının ortak değeri olan ve eserleriyle tüm dünyaya Türk kültür zenginliğini tanıtan Sayın Cengiz Aytmatov’un evini ziyaret etmekten, kıymetli ailesi ile tanışmaktan büyük bahtiyarlık duydum.

Yaşadığı dönemin acılarını, kederlerini, sevinçlerini, millî ve manevi değerlerini kendi ruh dünyasında yoğurarak eserlerine yansıtan bozkırın bilge kalemi Cengiz Aytmatov, Türk ve dünya edebiyatına büyük bir zenginlik kazandırmıştır. Eserleri, fikirleri ve kültür dünyamıza katkılarıyla asil milletimizin gurur ve ilham kaynağı olan büyük şahsiyet Cengiz Aytmatov’u, saygı ve şükranla yad ediyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.”

Müze öncesinde Ata-Beyit Anıtı ile Cengiz Aytmatov’un mezarını da ziyaret eden Milli Savunma Bakanı Akar, Kırgızistan’daki temaslarını tamamlamasının ardından Tacikistan’a gitti.

https://www.trtavaz.com

Devami