Doğu Türkistan‘da Çin yönetiminin toplama kampına göndermek istediği 19 yaşındaki Uygur gencin intihar ettiği bildirildi.
Kırım Haber Ajansı QHA’nın haberine göre, Doğu Türkistan’ın Kaşgar bölgesine bağlı Yenisar (Yeni Hisar) ilçesi Setil köyünde ikamet eden 19 yaşındaki Uygur İbrahim Kasım toplama kampına götürülmeye çalışıldı.
“Çin ulusal güvenliği için tehlikeli nesil” kategorisine dahil edildiği için toplama kampına götürülmeye çalışılan 19 yaşındaki Uygur gencin, tutuklanmaktan kaçarak intihar ettiği ifade edildi.
Özgür Asya Radyosu, Eylül 2020’de kendilerine ulaşan bazı ip uçlarına dayanarak bölgede yapılan araştırma sonucu 19 yaşındaki İbrahim Kasım adlı bir gencin Çinli güvenlik güçleri tarafından kampa götürülmek istendiği sırada intihar ettiğini doğruladı.
Çin’in baskı ve asimilasyon politikası
Çin Doğu Türkistan’da başta Müslüman Uygurlar olmak üzere bölge halkını baskı altında tutma politikası izliyor.
Milyonlarca Müslüman Uygur Türkünü ve diğer azınlık mensupları toplama kamplarında tutuluyor.
Çin rejimi toplama kamplarının amacını “aşırıcılığı önleme, mesleki eğitim ve kültürel faaliyet” olarak nitelese de, toplama kamplarında işkence, tecavüz, toplu katliam gibi insan hakları ihlallerinin yaşandığı biliniyor.
Bölgedeki insan hakları ihlallerinin kapsamı son yıllarda endişe verici şekilde artış göstermiş durumda.
Kırgızistan’da 10 Ocak’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylık başvurusunda bulunan 63 kişiden 18’ninin adaylığı kabul edildi.
Merkez Seçim Komisyonunun internet sitesinden yapılan açıklamada, Kırgızca bilen, yaklaşık 12 bin dolar (1 milyon som) yatıran, en az 30 bin destek imzası toplayan, başvuru dilekçesiyle bilgi formunu doğru ve zamanında sunan 18 adayın kaydının yapıldığı bildirildi.
Açıklamada, gerekli şartları sağlayan aralarında eski Başbakan Sadır Caparov ve eski Meclis Başkanı Adahan Madumarov’un da bulunduğu adaylar şöyle sıralandı:
Merkez Seçim Komisyonu, ülkede cumhurbaşkanı erken seçiminin 10 Ocak’ta yapılmasını kararlaştırmıştı.
Cumhurbaşkanlığı seçimin yapılacağı tarihte aynı zamanda ülkenin yönetim şeklini belirlemek için referandum da yapılacak.
Kırgızistan’da 4 Ekim’de yapılan parlamento seçim sonuçlarının iptalini talep eden muhalefet parti taraftarlarının düzenlediği gösterilerin şiddet olaylarına dönüşmesi üzerine cumhurbaşkanlığı ve parlamento işgal ve talan edilmişti.
Böylece, 5-15 Ekim arasında yapılan kitlesel protesto gösterileri sonucunda, parlamento seçim sonuçları iptal edilmiş, ülkeyi 3 yıldır yöneten Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov istifa etmişti.
Almatı. 13 Aralık. KazTAG – Rus baskısı “OVD-Info” ‘ya göre, Moskova’daki Kazakistan Büyükelçiliği’nin çitine “Kuzey Kazakistan – Rusya arazisi” pankartı yerleştirildi .
Moskova’da, Kazakistan Büyükelçiliği yakınlarında yapılan eylem nedeniyle Patriot hareketinin Anton adlı bir üyesi gözaltına alındı. Anton’un yoldaşları bunu OVD-Info hukuk botuna bildirdi. Yoldaşlara göre, polis Anton’u elçilik yönüne götürdü. Temasa geçmiyor. Ankete katılanlar, büyükelçiliğin parmaklıklarında görünen “Kuzey Kazakistan – Rusya toprakları” pankartını tutuklama nedeni olarak görüyorlar. “
Olay, 11 Aralık’ta, Rusya Federasyonu Devlet Duması eğitim ve bilim komitesi başkanı ve Büyük Oyun programının sunucusu Vyacheslav Nikonov’un Rusya’nın sözde bölgeyi Kazakistan’a bağışladığını duyurmasının ertesi günü meydana geldi.
Rusça baskısı, Kazak büyükelçiliğinde tutuklu bulunan kişinin daha sonra serbest bırakıldığını açıklıyor.
Not ayrıca, bir gün önce – 10 Aralık’ta – Kazak büyükelçiliğinde başka bir eylemin gerçekleştiğini de belirtiyor – eylemciler kendilerini bir Kazak diplomatik kurumunun çitine kelepçelediler.
MIA KazTAG’ın yayın kurulu, Kazakistan Dışişleri Bakanlığından resmi bir yorum talep etti.
Devlet Duması milletvekili Vyacheslav Nikonov’un Rus televizyon kanalının yayınında daha önce ” Kazakistan yoktu , kuzey Kazakistan’da hiç yerleşim yoktu ” dediğini hatırlatacağız .
“Onlar vardı ama çok daha güneyde. Ve aslında, Kazakistan toprakları Rusya ve Sovyetler Birliği’nden büyük bir armağan, ”dedi Nikonov federal televizyonda.
12 Aralık’ta Kazakistan Dışişleri Bakanlığı, bir Devlet Duması milletvekilinin açıklamasıyla ilgili olarak Rus diplomata bir not verdi . Daha sonra Nikonov , “Kazak SSC’nin sınırları belirlenirken Kazakistan’ın çıkarlarının tam olarak gözetildiğini ” söyledi ve “Kazakistan’ın kardeş halkına karşı en sıcak duyguları” dile getirdi. Kazakistan Parlamentosu Senatosu Uluslararası İlişkiler, Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Muhtar Kul-Mukhammed, Nikonov’un açıklamasına yorum yaparak, Devlet Duma milletvekilinin sözlerinin ” siyasi sorumsuzluk ve hakaret ” olduğunu kaydetti.
7 dekabr kuni AQSh Davlat kotibi Mayk Pompeo nomidan e’lon qilingan bayonotda O’zbekiston “qonunlarni jasorat bilan isloh qilgan vaq vaq vaq vaq vaatleri bo’yicha maxsus kuzatuvdan chiqarilgani aytildi.
Kalkış shu yil iyunda e’lon qilgan yillik hisobotida O’zbekiston diniy erkinlik bo’yicha “real progress” ga erishayotgani uchun olqishlangan, cephane qator muammolar mavjudligi qayd etilgan holda, maxsus kuzatuvdagi davlatollar ro’yxatida.
Ayni paytda AQShning Xalqaro diniy erkinliklar bo’yicha komissiyasi ham (USCIRF) O’zbekistonni “yomonlarning yomoni” ro’yxatidan chiqargan, cephane hanuz diniy erkinliklar jiddiy ravishda buzilayotgan maxsus kuzatuvdagiatida davlatol.
Pompeo: O’zbekiston qonunlarni jasorat bilan isloh qildi AQSh Davlat departamenti 2020 yilning iyunida O’zbekiston diniy erkinlik bo’yicha “real progress” ga erishayotgani, “muhim qadamlar” tashlayotdaganini olqishlagan, ammo qadamlar “tashlayotdaganini olqishlagan, ammo qator muammolar mavjuvan ‘yxatida qoldirgan edi.
Hisobotda mamlakatda hamon diniy erkinlikni cheklash amaliyoti kuzatilayotgani, jumladan, erkaklarning soqolini majburan qirdirish, ayollarning hijobini yechtirish kampaniyasi, ro’molli o’quvchilar hamda hijobli talabiganiandi’lim darglaring kuzatilayotgani.
7 dekabr kuni AQSh Davlat kotibi Mayk Pompeo nomidan e’lon qilingan bayonotda O’zbekiston maxsus kuzatuvdan chiqarilgani e’lon qilindi:
“Men hukumatlar tomonidan so’nggi bir yilda erishilgan sezilarli va aniq ro’nggi bir yilda erishilgan sezilarli va aniq ro’nglar ortidan Sudan va O’zatbek ‘ yxatidan chiqarilganini mamnuniyat bilan e’lon qilaman. Ularning qonunlarni jasorat bilan isloh qilganlari va amaliyotga tadbiq etganlari boshqa davlatlarga o’rnak bo’lib xismat qiladi ”. Stiv Sverdlou: Qonunchilikda hanuz jiddiy cheklovlar bor Shu kunlarda O’zbekistonda xizmat safarida bo’lgan inson huquqlari himoyachisi – Janubiy Kaliforniya universitetining inson huquqlari bo’yicha professori va AQShressining Inson huquqinior bo’yichabek ‘minlash bo’yicha jiddiy o’zgarishlar kuzatilmoqda:
“Inson huquqlari himoyachisi sifatida so’nggi yillarda nasroniy jamoalar ro’yxatga olinayotganini olqishlayman. Nasroniy jamoalar ustidan reydlar, Injil yoki boshqa diniy adabiyotlarni musodara qilish holatlari ham kamaygan – bu birinchi cihat. Ikkinchi jihat – diniy jamoalarni ro’yxatga olish jarayoni biroz yengillashtirildi. Lekin bu yengilliklar aslida Karimov davridan beri saqlanib kelgan cheklovlarning tub mohiyatini o’zgartirgani yo’q – missionerlik faoliyati, uyda yoki mesjiddan boshqa joyda diniy mavzuda gaplashish, fikr almashish hanuz jinoiy harakat hisoblanadi. Nazarimda, AQSh Davlat departamenti O’zbekistonni maxsus kuzatuvdan chiqarish bilan rasmiy Toshkentga keyingi oldinga qadamlar uchun motivatsiya berishga qaror qildi ”.
Bugün 8 Aralık sabahı, ülkenin önemli bir bayramını kutladığı sabah, Özbekistan Cumhurbaşkanı tarafından başlatılan ve denetlenen üçüncü “Mehr” operasyonunun uçağı Taşkent havaalanına indi.
Suriye’den dönen 98 Özbek, doktorlar, askerler, halk, çeşitli kurumlar ve medyanın katılımıyla karşılandı. Uçağın merdivenlerinde ağlayan ve Özbekistan toprağını öpen 25 kadının 14’ü yetim 73 çocuğun yanında olması operasyonun insani açıdan önemini açıklıyor gibi görünüyor.
Nitekim 2019 yılında toplam 220 kişinin Mehr Operasyonu kapsamında Özbekistan’a dönüşü farklı yorumlanmış ve kendilerine gösterilen ilgiye şaşırdıkları doğrudur. Ama Orta Doğu’da dolaşıp anlamadıkları fikirlerin peşinde koşan Özbek çocuklarında yanlış bir şey yok. Sorunun devlet düzeyinde ele alınmasına neden olan bu yöndür. Öte yandan, tüm eyaletler vatandaşlarını geri vermek için acele etmiyordu. Pandemi dönemi, çatışmaların devam etmesine rağmen operasyonun yürütüldüğü uzun bir diplomatik sürecin sonucudur.
Mehr-3 Operasyonu kapsamında iade edilenler şimdi özel sanatoryumlarda barındırılacak ve sıcak yemekler ve giysiler sağlanacak. Şimdi doktorlar, psikologlar ve öğretmenler onlarla düzenli olarak çalışıyor.
Kimlik belgelerinin verilmesi konusunda da uygun çalışmalar yapılacaktır. Gelecekte barışçıl bir hayata dönmeleri ve topluma tam uyum sağlamaları için gerekli koşullar yaratılacaktır.
Özbekistan’da manzaraya hayran kalan ve refakatsiz tek başına yürüyen bir çocukla röportaj yaptık. Bizim sahip olmadığımız bir Özbek lehçesiyle konuştu:
Babam şehit oldu ve annem kayboldu. Babamın ikinci karısının ellerine bırakıldım. Aslen Kokandlıyız. Küçükken Özbekistan’dan ayrıldım. Sadece biraz hatırlıyorum …
Resepsiyonda yer alan Taşkent İmamı Nuriddin Domla Kholiknazarov’un görüşleri ilgimizi çekti:
Bu operasyonlar çerçevesinde Özbekistan’a dönenlerin yaptıklarından pişmanlık duydukları yüzlerinden anlaşılıyor. Vatan topraklarını öperler ve şükranla ibadet ederler. Şimdi tüm toplum, hepimiz, bunların topluma uyarlanmasını sağlamak için çalışmalıyız. Geri dönen 73 çocuktan 14’ünün yetim olması, konunun ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Şimdi eğitimlerine, öğretmenlerine, psikologlarına özel dikkat gösterilmesi gerekiyor.
Kazakistan’da balkona bayrak asılmasına izin verildi
Kazakistan Başbakanı Askar Mamin, 873 sayılı “Devlet bayrağı, arması ve resimlerinin kullanımına” ilişkin kararnamede yapılan değişiklikleri imzaladı.
Yeni kararnameye göre, Kazakistanlıların ülke bayrağını balkonlara asmalarına izin verildi.
Kararnamede, “Kazakistan Cumhuriyeti devlet bayrağı, bireyler ve tüzel kişiler tarafından vatansever duygularını ifade etmek, ülke kimliğini ve başarılarını desteklemek amacıyla balkonlarda ve konut dışı binalarda kullanılabilir.” ifadeleri yer aldı.
Ekim ayında, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, halkın talebi üzerine, hükümete Kazakistan’ın devlet sembollerinin kullanımına ilişkin kanunu yeniden düzenleme talimatı vermişti.
Tacikistan, yıl sonuna kadar Rusya’daki vatandaşları için 150’ye yakın özel sefer düzenleyecek .
Tacikistan hükümeti, Rusya’daki vatandaşları için yıl sonuna kadar Rusya’dan Duşanbe’ye 150’ye yakın özel sefer gerçekleştirecek.
Tacikistan Sivil Havacılık Ajansı Direktörü Ikrom Subhonzoda, gazetecilere yaptığı açıklamada, Tacikistan’ın Somon Air havayolu şirketinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla Rusya’da kalan vatandaşların tahliyesi için yıl sonuna kadar Rusya’dan 150’ye yakın özel sefer düzenleyeceğini bildirdi.
Tacikistan’ın havacılık yetkililerinin Rus yetkililerle bu yıl sonuna kadar Rusya’nın farklı şehirlerinden özel seferlerin düzenlenmesi konusunda anlaştığını belirten Subhonzoda, söz konusu şehirler arasında Moskova, St-Petersburg, Novosibirsk, Krasnoyarsk, Irkutsk, Kazan ve Yekaterinburg’un bulunduğunu ifade etti.
Subhonzoda, ülkeye dönecek Tacik vatandaşların test sonuçlarının pozitif olmadığına dair son 72 saatte yapılan belgeyi bulundurmaları gerektiğini dile getirdi.
Son olarak, uzun bir aradan sonra Dubai ve İstanbul’a düzenli uçuşları yeniden başlatan Tacikistan, Rusya ile düzenli uçak seferlerinin yeniden başlatılması konusunda görüşmeleri sürdürüyor.
Sağlık Bakanlığına göre, ülkede bugüne kadar 12 bin 269 kişide virüs saptandı, 11 bin 677 hasta taburcu edildi ve 87 kişi yaşamını yitirdi.
Kazakistan’da yeni hizmete açılan Türkistan Uluslararası Havalimanı’ndan İstanbul, Mekke, Bakü, Moskova ve Dubai’ye uçak seferleri yapılacak.
Kazakistan‘da yeni hizmete açılan Türkistan Uluslararası Havalimanı‘ndan İstanbul, Mekke, Bakü, Moskova ve Dubai‘ye uçak seferleri yapılacak.
Hazret Sultan olarak da anılan Türkistan Uluslararası Havalimanı’na ilk uçuş başkent Nur Sultan’dan yapıldı.
Fly Arystan Havayolu Şirketinin Nur Sultan-Türkistan seferini yapan uçağın yolcuları havalimanı pistinde törenle karşılandı.
Aynı anda 9 uçak kabul edebiliyor
Havalimanı şehir merkezine 16 kilometre mesafede bulunuyor. Toplam 905 hektar alanı kapsayan havalimanı, bağımsız Kazakistan tarihinde sıfırdan yapılan ilk havalimanı özelliğini taşıyor.
Airbus A 340, Boeing 700 gibi uçak tiplerine uygun pist uzunluğu ve genişliğine sahip havalimanı aynı anda 9 uçağı kabul edebiliyor.
YDA Group Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havalimanının Kamu Özel Ortaklığı (PPP) modeli ve yüzde yüz özel sektör sermayesi ile faaliyete geçirildiğini belirtti.
Arslan, 20 yıldır Kazakistan’da çalıştıklarını dile getirerek, “Sayın Nazarbayev ile iki yıl önce Türkiye ziyaretinde buluştuk. Kendisi Türkistan’ı yeni eyalet merkezi ilan ettiğini ve Türk iş adamlarını davet ettiğini ifade etti. Bizim bu proje ile serüvenimiz böyle başladı.” dedi.
Söz konusu havalimanını yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen 11 ayda faaliyete geçirmeyi başardıklarını kaydeden Arslan, mimari olarak Türkistan’ın simgesi olan Hoca Ahmet Yesevi Türbesi’nden esinlendiklerini ifade etti.
Yıllık 3 milyon yolcu kapasitesine sahip
Kazak hükümetinin, Türkistan’a yılda yaklaşık 2,5 milyon turist beklediğini belirten Arslan, yeni havalimanının yıllık yolcu kapasitesinin 3 milyon olduğunu aktardı.
Arslan, salgın sürecine göre, ilk etapta İstanbul, Mekke, Bakü, Moskova ve Dubai’ye seferler başlatılmasının planlandığını söyledi.
Türkistan Eyaleti Vali Yardımcısı Arman Jetpisbay da yeni havalimanının hizmete açılması Türkistan sakinleri ve misafirlerine büyük sevinç yaşattığını ve aynı zamanda sadece şehrin değil tüm bölgenin kalkınmasında önemli rol üstleneceğini söyledi.
Özbek heyeti Suriye Arap Cumhuriyeti’ni ziyaret etti. Bu hakta “Dunyo” gazetesinde bildirildi.
Verilen bilgiye göre heyet Suriye’de esir kamplarında bulunan Özbek kadın ve çocuk vatandaşlarını Özbekistan’a dönmelerini sağlamak için sıradaki girişimde bulundular
“Vatandaşlarımızın
ülkelerine geri gönderilmesi doğrudan Özbekistan Cumhuriyeti Hükümeti’nin
sorumluluğudur. Bu önlemlerin uygulanması yalnızca insani ilkelere dayanmaktadır’’.denıldı
Hatırlatıyoruz daha önce Özbekistan, Orta Doğu’daki çatışma bölgelerinden 220 kadın ve çocuğun geri dönmüştü, bunun sonucu olarak ‘’Mehr-1’’ ve ‘’Mehr-2’’ insani eylemlerini gerçekleştirmişti.