Tacikistan İslam Partisi hükümet karşıtı mitingde yok

Tacikistan İslami Diriliş Partisi, hükümete karşı düzenlenen mitinge parti oalrak katılmayacaklarını açıkladı

Tacikistan İslami Diriliş Partisi (İDP), bazı muhalif gruplar tarafından düzenlenen hükümet karşıtı mitinge katılmayacağını açıkladı.

İDP, sosyal ağlar aracılığıyla yayınlanan hükümet karşıtı miting yapma çağrıları ile ilgili endişelerini dile getirdi. Partinin Siyasi Konseyi konu ile ilgili bir açıklama yaparak, ülkede ortaya çıkan son durum hakkında bir bildiri yayınladı.

Bildiride DP Siyasi Konseyi’nin 8 Ekimde yapılan olağanüstü toplantısında ülkedeki mevcut durumun ele alındığı ve ülkedeki istikrar ve barışın sağlanmasını isteyen herkese seslenildiği ifade edildi.

İDP bildirisinde son haftalarda bazı gruplar tarafından sosyal ağlar ve medyada hükümete karşı protesto mitingine katılma konusunun da işlendiği bildirildi ve şu ifadeler kullanıldı:

“IDP üyeleri ve destekçileri vatanımızda barış, istikrar ve milli birlik meselesinde katkıda bulunduğu için bu konuya yabancı kalamaz. Maksadı ve niyeti ne kadar büyük olursa olsun milli birliğimize, siyasi istikrara karşı olan her çeşit girişimi kınıyoruz. Maalesef bazı gruplar ve kişiler partimize yapılmakta olan kısıtlamalar ve baskılardan da yararlanarak bir kısım üyelerimizi ve destekçilerimizi böyle eylemlere katılmaya ikna etmek istemiş olabilirler fakat parti olarak bu girişimde yer almayacağız.”

Tacikistan hükümetine muhalif olan ve Umarali Kuvvatov’un liderliğini yaptığı “Grup 24” teşkilatı 10 Ekimde başkent Duşanbe’de hükümet karşıtı miting düzenleyeceğini bildirmişti.

Tacikistan yaklaşık 20 senedir İmamali Rahman ve onun ailesine yakın olan devlet bürokrasisi tarafından yönetiliyor. Muhalifler Rahman rejimini insan haklarını ihlal etmek, Müslüman halka zülüm ve yolsuzluk yapmakla suçluyor.

1992-1997 yıllarında ülkede yaşanan iç savaşta yaklaşık 200 bin kişi ölmüş, varılan anlaşma sonucu muhalifler hükümette yer almıştı. Sonradan Rahman hükümeti muhalifleri bastırmayı ve onları hükümetten uzaklaştırmayı başarmıştı.

Dünya Bülteni

Devami

Aral Gölü 50 yılda yüzde 90 küçüldü

Aral Gölü 50 yılda yüzde 90 küçüldü | FOTO

Dünyanın en büyük dördüncü gölü olarak bilinen Orta Asya’daki Aral Gölü, son 50 yılda kuruyarak yüzde 90 oranında küçüldü

Özbekistan ile Kazakistan sınırındaki Aral Gölü, Sovyetlerin bölgedeki pamuk üretimini artırmak için Aral Gölü’nü besleyen nehirlerin yönünü değiştirmesi üzerine 1960’lardan beri kurumaya başladı. Sovyetler Birliği’nin devasa pamuk tarlaları oluşturma planı çerçevesinde, 1940’larda sulama kanalları inşa edilmeye başlandı ve 1960’lara gelindiğinde yılda gölden 60 kilometreküp su çekiliyordu.

1997 yılına gelindiğinde ise göl orijinal büyüklüğünün yüzde 10’u kadar kaldı, ikiye bölündü.

Denizin küçülmesi balıkçılığa darbe vururken, suların çekilmesiyle dipte kalan tuzlu kum tabakaları rüzgar estiğinde İskandinavya ve Japonya’ya kadar uçuşuyor, yerel halkın sağlığını tehdit ediyor.

Kurumuş göl yatağı şimdi paslanmış eski balıkçı teknelerinin mezarlığına dönmüş durumda ve çocukların oyun sahası haline geldi.

Gölün kuruması pahasına yetiştirilen pamuk, şu anda eski Sovyet cumhuriyetlerinin büyük bölümünün ana gelir kaynaklarından birini oluşturuyor.

NASA’dan çekilen fotoğraflar gölün nasıl kuruduğunu gözler önüne seriyor:


Gölün 2000 yılındaki hali


Gölün 2009 yılındaki hali


Gölün 2014 yılındaki hali


2000 – 2008 yılları arasında göldeki değişim


1960’lı yıllarda gölde avlanan balıkçılar


Eskiden pamuk tarlalarını sulayan göl bugün karaya oturan tekneleriyle çocukların oyun sahası

 

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan’da seçimlerde icazetli dört parti yarışacak

Özbekistan’da yıl sonunda yapılacak seçimlere sadece icazet alan dört partinin 40 bin imza toplayarak katılma hakkı elde ettiği açıklandı

 

Özbekistan’da 21Aralık’ta yapılacak seçimlerde ülkenin cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un 25 yıllık iktidarı boyunca yapılan diğer seçimlerde olduğu gibi onay alan 4 parti yarışacak.

Özbekistan Merkez Seçim Kurulu (MSK) sekreteri Nizomitdin Nurmatov seçimlere Girişimciler ve İşadamları Hareketi’nin siyasi kolu olan Özbekistan Liberal Demokrat Partisi, Özbekistan “Milly Tiklanish” (“Ulusal Uyanış”), Demokratik Partisi, isim değiştiren eski Komünist parti, yani Özbekistan Halk Demokratik Partisi ve Özbekistan “Adolat” (“Adalet”) Sosyal-Demokrat Partisi’nin katılacağını açıkladı.

Nizomitdin Nurmatov bu siyasi partilerden her birinin seçimlere katılmak için istenen 40 bin imza topladıklarını ve bunu kanıtlayan dosyaları MSK’ya teslim ettiklerini bildirdi.

Muhalif siyasi partilerin seçimlere katılmasına her zamanki gibi yine izin verilmeyecek.

Özbekistan Meclisi, 2005 yılndan bu yana Senato ve Yasama organı olarak iki kısımdan oluşuyor. Senato vekilleri il Konseylerinde seçiliyor. Cumhurbaşkanı da Senato üyelerinden bazılarını atıyor. Yasama organı milletvekilleri ise siyasi partilerin katıldığı halk oylaması ile belirleniyor.

Özbekistan Meclisi “normal” olarak her yılı ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde toplantılar yapıyor ve Kerimov hükümeti tarafından hazırlanan yasaları oybirliği ile onaylıyor. Milletvekillerinin özgür fikir bildirme, yasa tasarısı hazırlama ve basına konuşma hakları bulunmuyor.

Dünya Bülteni

Devami

Kırgızistan’da Freedom House’ın anketine tepki

Freedom House, Kırgızistan’ın Oş şehrinde azınlıklarla ilgili düzenlediği araştırmanın tepki çekmesi üzerine bölgedeki ofisini kapattı

Kırgızistan’ın Oş şehrinde Freedom House uluslararası insan hakları kuruluşunun ofisinin geçici olarak kapatıldığı ve temsilcisinin Bişkek’e çağrıldığı bildirildi. Kuruluşun azınlıklarla ilgili faaliyetleri sebebiyle bu kararı aldığı belirtiliyor.

Freedom House, geçen ayın başlarında Kırgızistan’da azınlık hakları ile ilgili durumu öğrenmek için bir kamuoyu araştırması başlatmıştı. Ancak bu anket öncelikle Özbek azınlığın tepkisini çekti. Freedom House, provokasyonla suçlandı.

Kuruluşun ismini açıklamayan sözcüsü yaptıkları anketin çeşitli etnik grupları provoke amaçlı olduğu yönündeki iddiaları yalanladı. Anketin etnik azınlıkların haklarının ihlal edilip edilmediğini öğrenmek ve sonuçlarının hükümete öneri olarak sunulmak istendiğini söyledi.

Oş Özbek Kültür Merkezi Başkanı Rashidhan Khodzhaev, örgütün kendisini değil, sadece yaptıkları eylemleri eleştirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ben bu kuruluşun kötü olduğunu söylemiyorum. Ancak böyle bir kamuoyu araştırması yapmanın erken olduğunu düşünüyorum. İlimizde kış yaklaşırken, insanlar zorluklar yaşıyor. Elektrik ve gaz gezintisi söz konusu. Tabii böyle durumda herkes sorulara olumsuz cevaplar verecektir.”

Freedom House’nin eylemleri daha önce de Oş’ta hoşnutsuzluğa neden olmuştu. Bu yılın ilkbaharında örgütün Oş’taki toplantısı iptal edilmişti.

Uluslararası insan hakları örgütü olan Freedom House, 2002 yılından bu yana Kırgızistan’da faaliyet gösteriyor.

Dünya Bülteni

Devami

Tacikistan Wikipedia’yı da kapatıyor

Tacikistan’da Wikipedia sitesinin kapanması için Tacikistan savcısı başvuruda bulundu

Tacikistan’da 10 Ekim günü yapılması planlanan muhalefet mitingden dolayı “Wikipedia” internet sitesinin erişime kapatılması istendi. Tacikistan Savcısı ayrıca Moskova’da kurulan muhalif Grup 24 teşkilatının radikal örgütler sınırına alınmasını talep etti.

AGİT Medya temsilcisi Dunja Mijatovic Tacikistan’da Vkontakte, YouTube ve Facebook gibi birçok sayıda sosyal medya siteleri başta olmak üzere çok sayıda web sayfasının engellenmesinin ardından ülke yetkililerine çağrıda bulunarak internete engelsiz erişim sağlamaları çağrısında bulundu.

7 Ekimde AGİT resmi sitesinde yayınlanan Mijatovic’in açıklamasında geçtiğimiz aylarda Tacikistan’da internet sitelerinin engellemesinin “rahatsız edici bir eğilim” olduğu bildirildi. Mijatovic’e göre özgür basını bu şekilde engellemek insanların haber almadaki temel haklarını etkileyen olumsuz girişimlerin başında geliyor.

Öte yandan Tacikistan Cumhuriyet savcısı yurtdışında Umarali Kuvvatov ismindeki Tacik vatandaşı tarafından oluşturulan “Grup 24″ adındaki muhalif teşkilatı, radikal örgüt olarak ilan edilmesini ve internetteki meşhur “Wikipedia” sayfasının kapatılmasını talep etti.

“Grup 24″ teşkilatının 10 Ekimde başkent Duşanbe’de hükümet karşıtı miting düzenleyeceği de bildirildi.

Umarali Kuvvatov kendisine yapılan baskılar neticesinde 2012 yazında Tacikistan’ı terk ederek Moskova’ya yerleşmiş ve “Grup 24 ” adında bir muhalif hareket başlatmıştı. Bu hareketin yetkilileri uluslararası basında Tacikistan hükümetini keskin şekilde eleştirmişti.

“24 Grubu” son bir ay içinde sosyal ağlarda yoğunlaşarak 10 Ekimde halkı mevcut hükümete karşı miting yapmaya davet ediyor.

Aynı gün Tacikistan Lideri İmamali Rahman, Minsk’te BDT ve Avrasya devlet başkanları toplantısına katılacak.

Dünya Bülteni

Devami

Kırgızistan’da Hizbu’t Tahrir operasyonu

Celalabat şehrinde yapılan operasyonda yedi kadın Hizbüt-Tahrir üyesi olduğu iddiasıyla tutuklandı

Kırgızistan’ın güneyindeki Celalabat ilinde yedi kadın yasadışı ilan edilen Hizbüt-Tahrir hareketine üyelikle suçlanarak tutuklandı.

İçişleri Bakanlığı 30 Eylül’de Nooken ilçesinde yapılan operasyonda yaşları 20-25 arasında olan yedi Müslüman kadın tutuklandığını bildirdi. Kırgız polisine göre bu kadınlar yasadışı ilan edilen Hizbüt-Tahrir hareketinin üyesi ve insanları bu harekete katılmaya davet ettikleri için tutuklandı.

Daha önce Hizbüt-Tahrir, Kırgızistan’da radikal dini hareket olarak yasadışı ilan edilmişti. Hareket Özbekistan ve Rusya’da da yasaklanmıştı.

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan’da 12 bin siyasi tutuklu var

 HRW raporuna göre Özbekistan’da 12 bin siyasi hükümlü var, ülke yönetimi bunlara yapılan işkenceleri ve tutukluların varlığını bile gizlemeye çalışıyor

Uluslararası İnsan Hakları Örgütü (HRW) Özbekistan’da hapishanelerde yaklaşık 12 bin siyasi tutuklunun bulunduğunu açıkladı.

HRW tarafından hazırlanan “Özbekistan: Hapishane ve işkenceler” başlıklı raporda ülkedeki cezaevlerinde bulunan siyasi tutuklular ve gördükleri muamele ile ilgili geniş bilgiler yer aldı.

HRW raporunda özetle şöyle denildi:

“Özbekistan’da insan hakları savunucuları, gazeteciler ve siyasi muhalif olduğu bilinen kişiler özgürlüklerinden yoksun, işkence altında ve insanlık dışı şartlarda tutuluyor. Tutuklular sahte suçlardan yargılanarak hapse atıldılar ve genellikle keyfi uygulamalar ile hapishanelerde tutulma süreleri uzatılıyor. Bu ülkede binlerce kişi ifade özgürlüğü ile ilgili haklarını barışçıl yoldan kullanmak istedikleri için hapishanelerde yatmaktadır.”

HRW Orta Asya araştırmacısı ve raporun yazarı Steve Swerdlow Özbekistan’daki durum ile ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Özbek hükümeti hapishanelerde kendini eleştirenlerin haklarının nasıl ihlal edildiğini ve hatta bu nedenlerden dolayı tutuklananların varlığını gizlemeye çalışıyor. Ancak bizim son rapordaki gerçeklere dayanan bilgiler Kerimov hükümetini siyasi nedenlerden tutuklananların durumunu reddetme imkanından mahrum bırakacaktır.

Özbekistan’daki siyasi nedenlerden hapis cezası verilenlerden 34 kişi hakkında yeni ve dehşetli bilgiler edindik. Bunlardan iki kişi rejim muhalifi gazetecilerdir. Bunlar 20 yıldan fazla süredir suçsuz oldukları halde hapishanelerde kalmaktadırlar. Bilgilerimiz bu siyasi mahkumların yakınlarının bize bildirdiklerine ve yakınlarda hapishaneden kurtulan bazı siyasi hükümlülerin ifadelerine dayanmaktadır.”

Dünya Bülteni

Devami

Türkmenistan’da doğal işkence merkezi

Türkmenistan’da ağırlıklı olarak siyasi hükümlülerin kaldığı Ovadan Tepe Hapishanesi iklim şartlarına göre özel dizayn edilerek doğal işkece ortamı oluşturulmuş.

Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta bulunan ve genellikle siyasi hükümlülerin tutulduğu Ovadan Tepe Hapishanesi’nin mahkumların fiziksel ve ruhsal sağlığını yok etmek için özel olarak tasarlandığı belirtiliyor.

Türkmenistan’da çok sayıda siyasi hükümlünün olduğu bilinen bir gerçek ancak demir parmaklıklar arkasında saklanan bu “halk düşmanlarının” şimdiye kadar nasıl şartlarda yaşadığı tam olarak bilinmiyordu. Crude Accountability isimli uluslararası gözlem kurumu Aşkabat’ın 30 kilometre kuzeybatısında yer alan hapishanede siyasi mahkûmların şartları hakkında bir rapor yayınladı. Rapora uzaydan çekilen görüntüler de eklendi.

Crude Accountability ile bilgi paylaşan birkaç kaynağa göre, bu zindanda kalanlar kendi pencerelerinden başka hiçbir şeyi göremiyor. Tutuklulara verilen yemek çok kalitesiz ve sadece açlıktan ölmemeleri için veriliyor. Hapishanedeki mahpuslara kendi aralarında görüşme ve spor yapma imkanı verilmiyor.

Konuşan kaynaklardan sadece birisi adını verme cesareti gösterirken bir kişi hapishane ile ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

“Burada mahpuslara dayak atmak sıradan bir iş olarak görülüyor. Bazen insanları gruplar halinde dövüyorlar. Yeni gelenlere yapılan ilk şey nereye geldiklerini anlamaları için iyice dayak atmaktır. Burada insanları vahşice dövüyorlar, o kadar ki, dayak yiyenler yürüyemez hala gelirler. Bazılarının ise darp sonucu böbreklerinde kanama meydana gelir.”

Raporda Ovadan Tepe hapishanesindeki siyasi hükümlülerin işkencenin yanında koğuşlardaki şartlardan da muzdarip oldukları belirtiliyor. Burada yaz aylarında sıcaklık 50 dereceye kadar yükseliyor. Kışın ise sıfırın altında 20 dereceye düşebiliyor. Koğuşlarda klima yok, kışın ise ısıtılmıyor. Kaynaklar ayrıca bu zindanın “sivrisinek sürüleri ile dolu olduğunu bildiriyor.

Raporda uluslararası gözlemcilere gözaltı şartlarını değerlendirmek için cezaevini ziyaret etmek fırsatı verilmediği de not edildi.

Raporun hazırlanmasında Geospatial Technologies Teşkilatı ve Amerika’daki “Bilimin İlerlemesi Derneği” de katkı sağladı. Crude Accountability’den Kate Watters hazırladıkları rapor hakkında şöyle konuştu:

“Türkmenistan hükümeti bu insanlık dışı zindanın varlığını inkar edemez. Çünkü bizim arkadaşlarımızın çektiği görüntüler bu hapishanenin Türkmen çölünün ortasında var olduğunu gösteriyor.”

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan’da siyasi tutuklulara işkence

Özbekistan’da siyasi tutuklulara sistemli olarak işkence uygulandığı ve tutukluların insanlık dışı muamelelere maruz bırakıldıkları belirtildi

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Özbekistan’daki siyasi tutukluların cezaevlerinde “kelimelerle anlatılamayacak kadar kötü” muameleye maruz kaldığını ve işkence gördüğünü açıkladı.

HRW, 34’u halen tutuklu ve 10’u eskiden hapis yatmış 44 Özbekle görüşerek ülkedeki siyasi tutuklulara ve cezaevi şartlarına dair yeni bir rapor hazırladı.

HRW’nin toplam 121 sayfadan oluşan raporunda, siyasi gerekçelerle tutuklanan 44 kişinin maruz kaldıkları işkenceler ayrıntılarıyla birlikte yer alıyor. Raporda işkence gören kişilerin kimliklerine yönelik de önemli araştırmalar yer alıyor. Her biri Özbekistan’da bilinen kişiler olan tutukluların ortak özellikleri Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’a muhalif olmaları.

Raporda Özbek gazetecilerin, aktivist ve hükümet karşıtlarının yıllarca tutuklu kaldığı ve hapis sürelerinin “keyfi” olarak uzatıldığı belirtiliyor.

HRW’nin Orta Asya raportörü Steve Swerdlow yaptığı açıklamada, “44 kişiden 29’unun yargılama ya da tutukluluk süresince işkenceye maruz kaldığı sonucuna vardık” dedi.

Özbek yetkililer ülkede siyasi tutuklu bulunmadığını ve işkence vakalarının artık yaşanmadığını iddia ediyor.

15 YILDIR TUTUKLU GAZETECİ

Raporda dikkat çekilen isimlerden biri, 1999’dan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Muhammad Bekjanov.

Bekjanov Özbek muhalif lider Muhammed Salih’in kardeşi ve muhalif Erk gazetesinde yazıyordu. Ancak Berkjanov, 1999’da Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te meydana gelen ve muhalefetin sorumlu tutulduğu bir dizi bombalı saldırının ardından yakalanıp cezaevine gönderilmişti.

Muhammed Berkjanov’un konuşan kızı Aygül, babasını o günden sonra bir daha görmediğini ancak annesinin iki yıl önce babasını cezaevinde ziyaret ettiğinde onu ‘çok kötü bir durumda, veremle savaşırken ve ağzında diş kalmamış bir halde’ gördüğünü söylüyor.

Aygül Berkjanov “Annem onu tanıyamamış. Bir deri bir kemik kalmış. Babam anneme gardiyanların kendisini sopalarla dövdüğünü, daha sonra günlerce aç ve susuz halde, kanlar içinde yerde bıraktıklarını söylemiş” diyor.
Berkjanov’un 2012’de bitmesi gereken cezası, tahliyesine günler kala “cezaevi kurallarına karşı geldiği” gerkçesiyle beş yıl daha uzatılmış.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, ülkede bu tür durumların sıkça yaşandığını belirtiyor. HRW raporunda tutuklulara el ve ayak bileklerinden asılarak, elektrik verilerek ve sopayla işkence edildiği, ve tutukluların tecavüzle tehdit edildikleri belirtiliyor.

Örgüt söz konusu tutukluları “yolsuzlukları ortaya çıkarmaya çalışan” ya da “demokratik reformlar talep eden” kişiler olarak niteliyor ve 1990’dan bu yana İslam Kerimov’un devlet başkanı olduğu ülkede “siyasi baskı”nın “hayatın değişmez bir parçası” olduğunu ifade ediyor. Raporda Özbek makamlardan siyasi tutukluları salıvermeleri ve işkenceyi durdurmaları isteniyor.

Dünya Bülteni

 

Devami