ABD Orta Asya’ya ‘yardım’ı azalttı

ABD’nin Orta Asya ülkelerine verdiği hibeler, Afganistan misyonunun sona ermesiyle büyük ölçüde azaldı

ABD’nin Orta Asya ülkelerine Afganistan’da batı güçlerinin transferi için verdiği yardım miktarı bölgedeki misyonun bitmesi ile büyük miktarda azaldı.

Pentagon’un son raporuna göre ABD’nin Orta Asya cumhuriyetlerine verdiği hibelerde büyük azalma görülüyor.

Raporda yardım paralarının Ulusal Savunma Yetki Yasası’na göre verildiği ve işbirliği amaçlı yabancı güvenlik güçlerini eğitmek ve donatmak hem de uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele programlarının uygulanması amaçlandığı ifade ediliyor. 2012 yılında Pentagon Orta Asya’yı, özellikle Kırgızistan ve Tacikistan’ı çok önemli bölge olarak değerlendirmişti. Ancak, yeni raporda durumun değiştiği görülüyor.

Raporda 2012 yılı ile karşılaştırıldığında, Orta Asya’daki tüm ülkelere verilen yardım miktarları şu şekilde:

Kazakistan, 8.700.000 dolardan 187.000 dolara düştü

Kırgızistan, 21.300.000 dolardan 1,2 milyon dolara düştü

Tacikistan, 15.400.000 dolardan 1.100.000 dolara düştü

Özbekistan, 5.700.000 dolardan 156.000 dolara düştü.

Bu arada, Rusya bölge ülkelerine, özellikle Kırgızistan ve Tacikistan’a askeri yardımları her geçen yıl arttırıyor.

Dünya Bülteni

Devami

Rusya’daki Özbekler misyonerlik kıskacında

 

Rusya'daki Özbekler misyonerlik kıskacında

Özbekistan’daki baskı rejiminden kaçarak ya da çalışmak için Rusya’ya gelen Özbekler için kendi dillerinde İncil basılacak

Rusya Ortodoks Kilisesi, ülkedeki göçmen Özbekler için Özbek dilinde İncil basacak.

Rusya’nın en büyük gazetelerinden Moskovaskıy Komsomolets, bugün alaylı bir dille “Özbekler ibadet edin” başlıklı bir makale yayımladı. Yazıda kilisenin Özbekler için bin 500 sayfalık bir İncil yayınlayacağı bildirildi.

Yazıda ayrıca Özbeklerin yakın bir zamanda Rusçayı unutacakları belirtilerek kendi dillerinde İncil yayınlamanın önemli bir adım olduğu ifade edildi. Gazete, Dağıstanlılar için de İncil basılması gerektiğini savunuyor.

Rusya Ortodoks Kilisesi, ülkede kiliseye gidenlerin İncille irtibatları olmadığını, sadece mum yakıp renkli yumurta aldıklarını açıkladı. Kilisenin verilerine göre ayinlere katılanların sadece yüzde 5’i İncil okuyor. Geriye kalanlar, Tevrat ve İncil arasındaki farkı bile girmiyor.

Ruslar için bile İncil pek bir şey ifade etmezken Özbek dilinde İncil basmanın Özbek halkının Ruslaştırılması amacı güttüğü ifade ediliyor.

Moskova Piskoposluk Konseyi Misyonerlik bölümü başkanı Dimitri, İncil okumanın muhacirlerin zihninde ve kalbinde iyilik doğuracağını, Rus milli değerlere, fikirlere ve geleneklere saygı uyandıracağını söyledi.

Alınan son bilgilere göre Rusya’da yaklaşık 8 Milyon Özbek vatandaşı bulunuyor. Özbeklerin büyük kısmı ülkelerindeki baskıcı rejimin zulmünden ve ekonomik sıkıntılardan dolayı Rusya’ya çalışmak için gelenlerden oluşuyor.

Dünya Bülteni

Devami

Kazak kadından camiye büyük bağış

Kazakistan’ın güneyinde klasik İslam mimarisi ile inşa edilen camiiye bir kadın yaklaşık 600 bin dolar bağışta bulundu

Kazakistan’ın güneyinde inşa edilen bir camiiye bölge sakinlerinden Barash Tuleshova isimli bir kadın 110 milyon Tenge (599 bin dolar) para yardımı yaptı. Böylece camii tamamlandı.

Camii klasik İslam mimarisi  tarzında inşa edildi. Ayrıca geleneksel Kazak süslemeleri ve dekoratif çizgiler ile donatıldı. Camiinin yüz ölçümü yaklaşık 220 metrekare ve aynı anda yüz kişi namaz kılabiliyor. Buna ek olarak imam odası ve bir seminer salonu da var.

İnşaat halindeki camii, yapılan devir teslim töreninin ardından Müslümanların bölgesel yönetimine teslim edildi. Yerel yetkililere göre yeni camii güney Kazakistan’ın dağ eteklerindeki bir cazibe merkezi olacak.

Dünya Bülteni

 

Devami

Tacikistan’da İslami parti liderine saldırı

Tacikistan’da verdiği bir konferans sırasında İslami parti liderine yumurtalı saldırıda bulunanlara para cezası verildi

Tacikistan İslami Diriliş Partisi (IRP) lideri Muhiddin Kabiriye, Duşanbe’nin güneydoğusunhdaki Kulob şehrinde verdiği bir konferans sırasında saldırıya uğradı. Saldırıyı gerçekleştirenlere holiganizm suçlamasıyla hapis ve para cezası verildi.

Tacikistan’ın “Asya Plus” ajansı bildirdiğine göre Kabiriye’nin gençlerle düzenlediği toplantı sonrasında ona yumurtalı ve domatesli saldırıda bulunan 10 kişi ceza kanunun 460 maddesi ihlali dairesinde cezalandırıldılar.

Yerel mahkeme adı olaya karışan ” Safarali Sharipov ve Bobohon Seferov ve direniş gösteren Nasrullo Radjabov’lara beş gün idari gözaltı cezası ve içlerinde bir kadının da bulunduğu yedi kişinin her birine 280 Somoni, yani yaklaşık 56 dolar ceza verdi.

Muhiddin Kabiri 10 Haziranda yerel Kulob gençliği ile araya gelmiş ve toplantı sonrası bina çıkışında bazı kişiler tarafından domates ve yumurta saldırısına uğramıştı.

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Devami

ÖZBEKİSTAN’DA HALK RUSÇA SOYADI ALMAYA ZORLANIYOR

Özbekistan’da nüfus kaydı idareleri yeni doğan çocuklara Özbekçe soyadı verilmesini reddediyor. Pasaport almak isteyenlere ise isimlerdeki milli ek olan –i, zade, oğlu ya da kızı gibi eklerin kullanılmasına devlet idareleri izin vermiyor.

Özbek dili devlet dili olarak kabul edildikten sonra vatandaşlara milli soyadı verilmesi kanunlaştırılmıştı. Buna rağmen nüfus kaydı idareleri yeni doğanlara Rusça “ov” ya da “ova” ekli soyisimleri (erkeklere Kerimov, kızlara Kerimova gibi) dayatmaya devam ediyor.

Konu hakkında Prag merkezli “Ozodlik” radyosuna konuşan Namangan şehrinde yaşayan genç baba şunları söyledi:

“Yakın bir zamanda çocuğumuz oldu. Doğum belgesi almak için Turakurgan şehri nüfus idaresine gittim. Ben yeni doğan çocuğuma Rusça “ov” ya da “ev” ekleri olmayan bir soyadı verilmesini istedim. Ama yetkililer bunun imkansız olduğunu söylediler. Hayrete kapıldım. Biz bağımsız olalı nerede ise çeyrek yüz yıl geçti. Ama hala Ruslara has soyadı almaya zorlanmaktayız.”

Bu radyoya konuşan Turakurgan nüfus kaydı idaresi yetkilisi olayı doğruladı ve “Sizin soyadınız Yusupov ise, çocuğunuzun soyadı da Yusupov olacak. Yusufi ya da Yusuf zade olamaz” dedi.

Özbek dilinin devlet dili olarak kabul edilmesi hakkındaki kanunda konu şöyle açıklanıyor:

“Özbekistan Cumhuriyetinde vatandaşlar milli kimliğine bakmazsızın kendi ismini ve soyadını istediği şekilde yazdırma hakkına sahiptir”

Özbekistan Adalet Bakanlığı yetkilisi de biyometrik pasaport almak isteyen vatandaşlara soyadları milli tarzda “oğlu” ya da “kızı” ekleri ile verilemeyeceğini tasdik etti.

Devami

Özbekistan’da Ramazan’a rejim ayarı

Özbekistan’da Din İşleri İdaresi, toplu iftarları ve cami dışında cemaatle namaz kılmayı yasaklayan bir genelge yayımladı

Özbekistan’da Ramazan ayında Müslümanların toplu halde iftar açmaları, cami dışında cemaatle teravih namaz kılmaları ve Kuran-ı Kerim okumaları yasaklandı.

Başbakanlığa bağlı Dini İdare (Diyanet İşleri Başkanlığı) Ramazan ayı ile ilgili bir genelge yayınlayarak ülkedeki bütün imamlara gönderdi. Ayrıca Taşkent’teki 115 numaralı camide imamlara brifing verilerek fıkhî sorulara cevap verme, teravih namazlarını kıldırma, Kuran hatmi gibi konularda talimatlar aktarıldı.       Toplantıya katılan rejim yanlısı Dini İdare başkan yardımcısı Abdulaziz Mansur “Toplantıda esasen teravih namazlarını organize etmek, Ramazan ayı boyuncaa yapılacak olan Kuran-ı Kerim hatmini kısa yapmak gibi meseleler görüşüldü. Bağımsızlıktan sonra hafızların sayısı arttı, artık bütün camilerimizde hatim indirmek imkanımız var” dedi

Dini idare yetkilisi Ramazan ayında verilecek iftarlarda israfa yol açmamak için toplu halde iftar yapılmasının da uygun olmadığını savundu.

İnsan hakları örgütleri ve rejim Muhalifleri Özbekistan hükümetini Müslümanlara baskı uygulamakla suçluyorlar.

 Dünya Bülteni

Devami

BBC-Burhan Kavuncu ile sohbat: yazı metni ve (AUDİO)

[youtube width=”300px” height=”200px”]http://youtu.be/g0UaU6y5HYA[/youtube]

BBC söhbetini buradadan da dinlemeniz mümkündür:


Burhan Kavuncu : Orta Asya’da halklarımız arasında barış ve kardeşliği tesis etmek için mücadele ediyoruz

BBC : BBC’nin bu haftaki misafiri, Türkiye’deki tanınmış STK yöneticilerinden, Türkistan-Der (Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği) Başkan Burhan Kavuncu. Esselamu aleykum Burhan ağabey!

Burhan Kavuncu : Ve aleykum selam, hoş bulduk.

BBC : Sohbete Londra’da yaşayan Şahnaze’nin sorularıyla başlayalım : “Özbekistan asıllısınız, ailenizin tarihi hakkında konuşabilir misiniz? Eğer mahrem değilse, soyadınız neden ‘Kavuncu’. Halen Özbekistan’daki akrabalarınızla görüşüyor musunuz?” Yine Londra’dan ‘Ben’ ismi ile mesaj yollayan dinleyicimiz de niçin ‘Kavuncu’ ismini aldığınızı soruyor.

B.K. : Ben Türkiye’de doğdum, ailem ise Türkistan’dan hicret edip Türkiye’ye gelmişler. Babam Hamit Kavuncu’nun babası Abdurrahman Kavuncu Namangan’ın ‘Kavuncu’ köyünde doğmuş.Kavuncu Köyü, şimdi Namangan’ın bir mahallesidir. Namangan’ın kavunları meşhur olup, Türkistan’da en büyük ve şirin kavunlar burada yetişenlerdir. Abdurrahman dedem dini tahsil için Medine’ye gidip orada yerleşmiş. Peygamberimiz Hz.Muhammed’in kabr-i şerifleri (Ravza-i mutahhara) da Medine’dedir. Medine’de ‘Buharalılar’ namı ile yaşamakta olan Türkistanlılar çoktur. 1.Cihan Harbi’nden sonra Medine’deki Buharalıların önde gelenleri Türkiye’ye hicret ettiler. Annem Ayhan hanım, Khokand’ın Beşarık ilçesinde doğmuşlar. Babası Nasrullah efendi Hindistan’da tahsil görmüşler. Aileleri Khokand’da ‘hocalar veya Eşanlar’ namı ile tanınırlar. Dedem Nasrullah hoca, Rus işgaline karşı mücadele için Basmacılar (Korbaşılar) hareketine katılmış, bu sebeple Sibirya’da yaklaşık sekiz yıl hapis yatmışlar. Mahpusluktan sonra (ailesini de alarak) önce Tacikistan’a daha sonra da Afganistan’ın Mezar-ı Şerif ve Kabil şehirlerine yerleşmişler. Türkiye’ye hicret ettiklerinde (1938) annem Ayhan hanım 9 yaşında imiş. Özbekistan’da akrabalarımız var, onlarla gidiş gelişlerimiz de oluyor. Akrabalarımızın çoğu Taşkent’te, Hokand’ta, Namangan’da yaşıyor.

BBC : İstanbul’dan Abdurrahman Muhammed’in sorusu: “Esselamu aleykum sayın Burhan Kavuncu ! Derneğinizin esas amacı nedir?”

BK : Ve aleykum selam. Derneğimizin öncelikli maksadı muhaceretteki Türkistanlılar’la ilmi-maarifi, ictimai- hukuki yardımlaşmadır. Yüksek amacımız ise büyük Türkistan’ın azadlığı, gerçek bağımsızlığı, vatanımızda İslam medeniyetinin yeniden kuruluşu, Türkistanlıların hür ve itibarlı insanlar olarak yaşamalarıdır. Bu yüksek gayeler içinde elbette siyasi fikirler de mevcuttur. Ama bize göre önce kültürel, ilmi, sosyal ve dini terakkilerin sağlanması gelmektedir.

BBC : Doğrusunu söylemek gerekirse, Türkistan sınırlarında bulunan her bir memlekette kendine has gayeler var ve bu milli gayeler bazı hallerde birbirine uymuyor. Bu anlamda Londra’dan ‘Ben’ yine soruyor: “Türkistan birliği kitaplarda kalmış bir şeydir”  ve “milletleri nasıl yapıp da dayanışmaya çağıracaksınız” diyor.

B.K. : Türkistan’daki devletlerin bugünkü durumu bizim için meşru bir veri teşkil etmez. Bizim için halqlar arasindaki alaqa daha mühimdir, çok daha mühimdir. Turkiston halqlari arasindaki ilişkiler aslında gayet iyidir. Biz Türkistan’daki, yani Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan’daki ve diğer ülkelerdeki hemşehrilerimizi İslami kardeşliğe çağırıyoruz. Türkistan kardeşliği, İslam kardeşliği aramızdaki bütün problemlerin çözümü için yeterlidir inşaallah.

BBC : Burhan bey, teşkilatınızın ismi Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği olduğuna göre, Orta Asya devletlerinden hangisi ile resmi ilişkileriniz var?

B.K. : Bizim derneğimiz sivil, yani resmi olmayan, halka ait bir kurumdur (İngilizcede Non Governmental Organization deniliyor). Devletlerle resmi alakanız olursa, STK sayılmazsınız. Ama halkın problemlerini, taleplerini hükûmetlere duyurmak için çalışıyoruz. Bizim derneğimiz, muhaceretteki yurttaşlarımızın problemlerine çözümler bulabilmek için uğraşmakta. Bazı meselelerde İstanbul’daki konsolosluklara müracaatımız olabilmektedir.

BBC : Özbekistan’la ilişkileriniz nasıl? Eğer gereken alakalar sağlanamadıysa bunu ne engelledi?

B.K. : Özbekistan hükumeti ile resmi münasebetlerimiz yok, ama bir çok Özbek kardeşlerimiz ve Özbek aydınları ile iyi ilişkilerimiz var. Zaten bizim için rejimle değil halkın gerçek temsilcileri ile alaka kılmak önemlidir.

BBC : İstanbul’dan Abdurrahman Muhammed’in ikinci sorusu: “Orta Asya’daki mevcut durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?”

B.K. : Türkistan -bizim ata yurdumuz- şimdi değil 500 yıldan beri böyle acınacak bir durumdadır. Emir Timur’un, Uluğ Bek’in ve İbni Sinaların torunları şimdi fakir ve çaresiz bir halde, iş bulmak için Moskova’da birbirleri ile vuruşan cahil adamlar vaziyetindeler. Şarki Türkistan’da Çin zulmü altında inleyen yurttaşlarımızın feryadı Dünya’ya yayılmakta. Özbekistan’daki zulüm, Çin’deki zulümden asla daha az değildir. Bu zillet bize Allah’ın takdiri midir? Haşa. Böyle değil. Biz müslümanlar Orta Asya’nın bu kara günlerini değiştirmek istiyoruz.

BBC : Şimdi Türkistan denilen sınırlarda bulunan ülkeler arasındaki mevcut münasebetleri ve bu bölgedeki siyasi durumu göz önünde bulundurursak, derneğinizin amaçları ne kadar gerçekçi sayılabilir? Bölgede bu namı istemeyen ülkeler de yok değil, hususen Tacikistan ve Afganistan.

B.K. : Bizim gayemizin çok uzak görünmesi mümkün, lakin burada iki hususun altını çizmek istiyorum: Birincisi, bizim kuşağımızda yani 1950’li yıllarda doğanlar arasında Türkistan ismi biliniyordu. Bir Kırgız, bir Kazak, bir Kaşgarlı “ben Türkistanlıyım” derdi. Şimdi Türkistan ismi unutuldu, unutturuldu. Bunu yeniden hatırlamak kullanmaya başlamak zor bir şey değildir. 60- 70 yıl önce mümkün olan iş, elbette şimdi de mümkündür. İkincisi, Türkistan’ın birliği öncelikle halkların birliğidir. Biz buralara gelen Özbeklere, Kırgız ve Kazaklara, onların aslında Türkistanlı olduklarını anlatıyoruz. Sonuç olarak ayrı ayrı devletler, bayraklar, sınırlar “sizin ve atalarınızın uydurmuş olduğu isimlerden başka bir şey değildir” diyoruz. (Yusuf S., 40. ayet). Bugün “halkların kardeşliği” şiarı yükselmekte. Bütün müslümanlar birbiri ile kardeştir. Bizim ayrı ayrı, parça parça oluşumuz diktatörlere ve emperyalist devletlere hizmet etmekte. 2010 yılında “Kırgızistan Faciası” diye hatırlanan olaylarda binlerce Türkistanlı öldü. Türkiston davasi böyle cehaletlerin bitişi, bir daha tekrarlanmaması için mücadele demektir. Bu facialar, bu cehaletler ne kadar gerçeklikse, bunlara karşı mücadele etmek o kadar gerçekçidir. İyi biliniz ki Türkistan bir hayal değildir. Bin yıldan beri var olan bir hakikattir. Türkistan davası bugünkü günde Orta Asya’da, halklarımız arasında barış ve kardeşligi yeniden tesis etmek için mücadele demektir.


BBC : Şimdi bu mücadeleyi nasıl hayata geçiriyorsunuz?

B.K. : Türkistan’a yani vatanımıza bu konuda bir çok davetler yapıyoruz. Umumi haberleşme araçlarıyla, internetten davetlerimiz oluyor. Rusya’daki, Amerika’daki, Arap ülkelerindeki Türkistanlılarla alakalarımızı yeniden sağladık. Orta Asya’dan gelen ticaretcilerle görüşüp, onlar vasıtasıyla davetimizi halkımıza ulaştırıyoruz. Yakında Türkistan ülkelerinde de derneğimizin temsilciliklerini açmayı planlıyoruz. Bizim İstanbul’da 27 Nisan’da düzenlediğimiz Kurultay gibi toplantılar, aydınlar buluşmaları düzenleyeceğiz.


BBC : İsveç’ten Muhammed Salih’in sualleri şöyle : “Burhan bey, Türkiye’de Türki devletlerin ortaklaşa bir buluşması oldu. Bu buluşmaya devlet başkanları katıldı. Bu görüşmeler çerçevesinde sizin teşkilatınız hükümetle birlikte bu ülkelerin aydınları, yazarları arasında diyalog gerçekleştirerek kültürel, sosyal bütünleşme akımına katkıda bulunamaz mı?”

B.K. : Türki devletler arasındaki buluşmalar, yakinlaşmalar elbette olumlu çalışmalardır. Bizim bunlara bağlı olmayarak da alakalar teşkil kılışımız gerekli. Bu buluşma çerçevesinde de münasebetler tesisi mümkün. İnşaollah Turkiye’deki resmi makamlara müracaat edebiliriz. Sosyal ve kültürel birlik için çok çalışmamız lazım. Turkistan’ın yazar ve aydınları arasında iyi münasebetler çok olsa, devletler arasındaki munasebetlerin de daha saglam ve daimi oluşu mumkun olur inshaollah.

BBC : Yine Muhammed Salih : “Özbekistan’ın bu buluşmaya gelmemesi nasıl izah ediyorsunuz?”

B.K. : Türki devletler arasındaki buluşmaların sonuncusu Türkiye’de gerçekleşen Türk Konseyi toplantısıydı. Özbekistan bunlara katılmıyor. Özbekistan yönetimi komşu devletlerin hiç birisi ile iyi münasebetler kurmuyor. Onların alakası bazen Rusya ile, bazen Çin ile bazen da ABD ile, NATO ile olmakta. İslam Kerimov yönetimi müslümanlar ile, Türkiler ile iyi ilişkiler kurmuyor. Kendi öz halkıyla da iyi münasebeti yok. Diktatoryanın tabiatinda bu var.

Böyle buluşmalar sadece Türki devletler arasında değil müslüman halklar arasında da olsa daha iyi olacaktır. Türkistan’ın birliği için İslami bağlar çok kıymetlidir. Türkistan’da Türkçe konuşmayan halklar da var, Tacikler, Peştunlar gibi. Bizim için halklar arasındaki ilişkiler, devletler arasında olandan daha önemlidir. Türkistan halkları arasında bazı istisnai olaylar olsa da esasında kuvvetli dostluk bağları vardır. Halklarımızın dili birdir, bundan da mühimi dini de birdir.

BBC : Bu ilginç sohbet için çok teşekkürler!

B.K. Siz de sağolun. Türkistan halklarının hepsine selam diyorum.

 

Devami

Tacikistan’da Youtube’dan sonra Gmail de yasaklandı

Tacikistan'da Youtube'dan sonra Gmail de yasaklandı

İki gün önce Youtube’ye erişimin yasaklandığı Tacikistan’da şimdi de Gmail başta olmak üzere Google servisleri kapatıldı

Tacikistan’da bugünden itibaren Gmail başta olmak üzere tüm Google servisleri erişime kapatıldı.

Tacikistan İnternet Bağlantısı Sağlayıcıları Derneği Başkanı Asomiddin Atoyev, Azattuk radyosuna ülkedeki servis sağlayıcılarının Google’a erişimi engellediğini açıkladı. İki gün önce de ülkede YouTube’ye erişim engellenmişti.

AGİT Medya özgürlüğü temsilcisi Dunja Mijatovic, Çarşamba günü Tacik yetkilileri YouTube’a erişimi tekrar sağlama çağrısında bulundu. Aynı gün Tacikistan Devlet Haberleşme Servisi Başkan Yardımcısı Rafikdzhon Şakrov erişim engelinin teknik sorunlar nedeniyle olabileceğini iddia etmişti.

Dünya Bülteni

 

Devami

Özbek muhalif sinemacı Rusya’da kaçırıldı

Rusya’ya sığınan Özbek sinemacı Hamidkarayev, kendisine sığınma hakkı verilmeden üç gün önce kaçırıldı

Özbekistan’dan kaçarak Rusya’ya sığınan sinema yönetmeni Mirsobir Hamidkarayev, Moskova’da kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldı. Hamidkarayev’e bugün sığınma hakkı verilmesi bekleniyordu.

İnsan Hakları alanında faaliyet gösteren Memoryal isimli STK tarafından yapılan açıklamada Hamidkarayev’in üç gün önce kaçırıldığı ve bugüne kadar kendisinden haber alınamadığı belirtildi.

Hamidkarayev, Özbekistan’da radikal örgüt üyesi olarak takip altına alınınca Rusya’ya sığınmıştı. Özbekistan, Rusya’dan iadesini isteyince Moskova’da yargılanmış, ve serbest kalmasına karar verilmişti. Dava sonunda Hamidkarayev, Rusya’dan sığınma talebinde bulunmuş, talebi yerinde bulunmuştu. Karar bugün yürürlüğe girecekti.

Özbekistan’da radikal örgüt üyesi olmakla suçlanan Hamidkarayev, Nefs adıyla bir film yapmıştı. Filmde Kerimov rejiminin işlediği öne sürülen ve failleri bulunamayan cinayetler işleniyordu. Özbek yönetimi filmi yasaklamış ve Hamidkarayev hakkında çok sayıda dava açmıştı.

Moskova’da hanımı ve oğlu ile yaşayan Özbek sinemacıyı Özbekistan gizli servisi birkaç defa daha kaçırma teşebbüsünde bulunmuştu.

Daha önce de Rusya’ya sığınan Özbek muhaliflerinden bir kısmı kaybolmuş, sonradan Özbekistan’a kaçırıldıkları belirlenmişti.

Dünya Bülteni

Devami

VİDEO HABER: ULUSLARARASI TÜRKİSTAN KURULTAYİ- ВИДИО ХАБАР: ХАЛҚАРО ТУРКИСТОН ҚУРУЛТОЙИ

ULUSLARARASI TÜRKİSTAN KURULTAYİ

2014 yıl 27 Nisan’da yapılan Kurultayımızı tam olarak uşbu linkden seyretebilirsiniz.

2014 27 Апрелда бўлиб ўтган Қурултойимизни ушбу линкдан томоша қилишингиз мумкин:

Devami