Özbekistan: Geçmişte Dini suçlamalarla iftiraya uğrayan insanlar hâlâ takip ediliyor mu?

       (Özbekistan’da Mirziyayev dönemi reformları/ iyileştirmeler devam ederken, bürokrasideki eski rejim kalıntıları vatandaşlara eziyet etmek için halâ fırsat kollamakta. BBC O’zbek Hizmati’nin aşağıdaki haberinde Surhandarya vilayetinden Oybek Yusupov’un başına gelenler anlatılıyor. Yusupov’un yaşadıkları, Özbekistan’da hemen herkesin başına gelen sıradan bir durum. Genel vaziyeti yansıttığı için olduğu gibi yayınlıyoruz.- turkistanlilar.org)

Özbekistan Devlet Başkanı Shavkat Mirziyoyev’in  Başkan olduğu günden bu yana, daha önce dini extremizmle irtibatlandırılan onbinlerce vatandaşın ismi “kara liste”den çıkarıldı. Ancak kendisine dini suçlama ile alakalı iftiralar atıldığını iddia eden vatandaşların, bu hususta açılan davalar tamamen kapandığı halde, hâlâ içişleri memurları tarafından baskı altında oldukları hakkında çok sayıda haberler çıkıyor.

BBC Uzbek Hizmeti ile görüşme yapan Surhanderya ili, Angor ilçesinden 34 yaşındaki Oybek Yusupov kendisini 2011 yılından itibaren İçişleri memurlarının rahat bırakmadığını ve 2019 yılı Haziran ayında Özbekistan talebi ile Rusya’dan deport edildiğini giriş yasağı aldığını  söyledi.

Yusupov’un dediğine göre, o ilk kez temelsiz haber yüzünden İçişleri makamlarının bakanlarının dikkatini çekti.

” 2011 yılında Rusya’da çalışıp geri gelmiştim. Millî Güvenlik Hizmeti, “dini kitaplar dağıtıyor ve Muhammed Salih’in kitaplarını okuyor” suçlaması ile bir aylığına  kimliğimi alı koydu, ama suçumu kanıtlayamadı” diyor Oybek Yusupov.

“Evimde Şeyh Muhammed Sadık Muhammed Yusuf’un kitabı vardı. Komşumuz kitabı okumak için almış. Bir süre sonra iki kadın tarafından  ” Dini edebiyatlar dağıtıyor ve muhalefet eylemcisi Muhammed Salih’in kitaplarını okuyor” içeriği ile bir şikayet bırakıldığını söylediler. Ben sadece Şeyh’in kitaplarını okuyorum ve Muhammed Salih’i tanımıyorum. Şeyh ismini Muhammed Salih ismi ile karıştırılarak söylendiğini düşünüyorum”..

Kendisini müslüman saydığını, ancak namaz kılmadığını söyleyen Oybek Yusupov, eski Devlet başkanı İ.Karimov adına zorla “af dileme mektubu” yazdıktan sonra kimliğinin geri verildiğini ve onu  takip etmek için İ. isminde İçişleri memurunun peşine takıldığı hakkında anlattı.

 

O.Yusupov :  “(İ.) benim bir suçum olmadığına inandığını söyleyip “Kardeşim, bu suçlamalar ile hapse atılırsan hayatını  çütütürsün. Bu yüzden, içki içip onların gözü önünde sarhoşken mahalleyi gez” dedi. Ama ben namaz kılmıyor olsam da böyle bir şey yapmayacağımı bildirdim”.

İşler biraz yatıştıktan sonra tekrar  Rusya’ya çalışmak için giden Yusupov çeşitli memurlar tarafından telefonla arandığını ve onların düzenli olarak “sen hâlâ namaz kılıyormuşsun” diye sorduğunu söylüyor.

Onun dediğine göre, 2018 yılında kendisine yapılan baskılar tekrar büyüdü ve bu işlerin Rusya’da yaşayan S.B isimli kadının ettiği şikayet ile alakası var.

O.Yusupov :  “Moskovada  elektrikçi olarak çalıştım , elektrikçilik ve araba sürmeyi öğreniyordum. 2018 yılında S.B. isminde bir bayanın, Kumkorgan ilçesi Ceza soruşturma Bölümüne, “Aybek Yusupov Saint-Petersburg’ta bana vurdu” diye şikayet ettiğini söylediler. Ben S.B’yi tanımıyordum bile, sadece kısa bir süre beraber çalıştığım insanlar ile o kadının evinde kiracı olarak kalmıştım”.

Özbekistanlı görevlilere kendisinin ömründe hiç Saint-Petersburg’a gitmediğini söyleyen Yusupov bir-iki gün sonra S.B.’nin yazdığı dilekçede başka şeylerin de bulunduğunu anladı :

“Angar İlçesi Suç Soruşturma ve Terörle Mücadele  Bölümü bana “insanları Suriye’ye gitmeye ikna etmeye çalıştı, namaz kıldı ve  ve Türkiye’ye kızlar gönderiyordu ” argümanlarıyla bana  suçlama yaptı. Bunlar da S.B’nin  şikayet dilekçesinde varmış fakat onu bana göstermediler.”

  1. Yusupov, S.B’nin evinde kalan göçmen işçilerden bu kadının Tacikistan ve Özbekistan İçişleri idarelerine çalıştığını ve onların talebi ile Rusya’da çalışan ve geçimini sağlayan insanlar hakkında sahte suçlamalarla  şikayet dilekçeleri yazdığını işittiğini söyledi.

Ancak O. Yusupov’un Devlet Başkanı Virtual Ofisine gönderdiği mektubuna cevaben 2018 yılı 22 Ağustos’ta gelen resmi mektubunda S.B’nin şikayeti yüzünden Angar ilçesi İİB memurları tarafından soruşturmalar yapıldığı ve “Angar ilçesi Nevşehir mahallesinde istikamet eden Yusupov Oybek Murodovich’in hareketlerinde herhangi bir suç delili  bulunmaması  sebebiyle Özbekistan Cumhuriyeti Ceza Kanunu’nun 83. maddesi 2. bendine göre O. Yusupov’un şahsına açılan soruşturmalar ve davaları durdurulması ile ilgili karar kabul edildiğinin kesinleştiği” bildirildi.

Buna rağmen, Yusupov 2018 yılından 2019 yılı Mayıs ayına kadar kendisi Rusya’da çalışıyor olsa da, İçişleri birimleri görevlilerinin ona rahat vermediğini, birkaç defa numarasını değiştirse de onların bir şekilde bulup aramaya devam ettiklerini vurguluyor.

“Hâlâ dini davetler ediyormuşsun diyorlardı. Sadece bana telefon etseler neyse, Surhanderya’da kalan aile bireylerime de göz açtırmadılar.  Geçen sene sonbaharda bilinmeyen şahıslar gelip mahallede aile bireylerimi ve komşuları bir araya toplayıp benim hakkımda “şu adamı iyiliğe çağıralım, sevap olur” gibi konuşmalar yapmışlar. Ailem de artık bu durumlardan başı öne eğilmiş durumda” diyor.

“ Küçüklüğümden beri ailemi geçindirmek için çabalıyorum. Rusya’ya gelmeden önce Taşkent’deki Parkent çarşısında işçi olarak çalışırdım. Pazarın önünde toplanır iş beklerdik. Polis gelip bizi kovar, biz de kaçardık. Nasıl Suriye’ye adam gönderebilirim anlam veremiyorum. Açıkçası dindar biri de değilim.”

Yusupov’un bu iddiaları hakkında BBC Uzbek hizmeti Angar ilçesi Nevşehir mahalle başkanını aradı . Mahalle başkanı H. Rahmanberdiyev O. Yusupov’u tanıdığını ancak İçişleri memurlarının ona yaptığı suçlamalardan haberi olmadığını, hatta Rusya’dan sınırdışı edildiğini de bilmediğini söyledi.

  1. Yusupov’un ikamet ettiği mahallenin karakol müdürü ve Angar ilçesi Ceza Soruşturma ve Terörle Mücadele Bölümü yetkilileri ile bağlantı kurmanın imkanı olmadı.

O.Yusupov hakkında  S.B’nin iddialarıyla bir dava açılmaması kararına  rağmen, kendisine ve ailesine yapılan baskıların sonu gelmediği için Devlet Başkanı Virtual Ofisine şikayet  yazmaya devam ettiğini söylüyor.

2019 yılı Şubat ayında gelen resmi cevapların birinde Yusupov’un şahsına Özbekistan Devlet Ceza Kanunu’nun  140.maddesi (hakaret etme) 2.bendi ile bir dava açıldığı bildiriliyor.

“Adıma dava açıldığını bu mektuptan sonra öğrendim. Dini suçlamalar kanıtlanamayınca sadece maddeleri değiştirerek tekrar dava açmışlar”.

  1. Yusupov, bu yılın Haziran ayında Rusya FSB memurlarının onu çağırdığını ve Özbekistan’ın talebi ile 35 sene (2054 yılına kadar) ülkeye giriş yasağı kararı alındığını bildirdiklerini söyledi.

“Ben kendi halimde helal emeğim ile çalışıyordum. Son kez Rusya’ya, para kazanıp geri döndükten sonra evlenmek için gitmiştim. Dini davetler yapmak aklımın ucundan bile geçmedi. Çalıştım, okudum. Giriş yasağı almamın sebebini de kimse söylemedi. Elimde bir tek cep telefonu ile dönmeye mecbur kaldım. Bunların yüzünden 34 yaşıma kadar aile kuramadım. ”

O.Yusupov, kendisinin, sadece cinayet davalarını açma planlarını uygulamak ve dini suçlamalarla masumları hapse atmaya alışmış görevlilerin kurbanı olduğunu düşünüyor.

“Üç aydır kimse beni rahatsız etmiyor. En son şahsıma açılan dava hakkında da kimse bir şey demedi. Ama bu arada ben işimden oldum. Tamam, bir suçum varsa gelsinler yüzüme söylesinler ve atacaklarsa hapse atsınlar. Ama böyle oyunlar oynayarak hayatımı berbat etmesinler.

“Biliyor musunuz şu an neyden korkuyorum? Her defasında arabama binmeden önce 7 kere etrafını dolanıp kontrol ediyorum. Bu olayları herkese anlattığım için arabama bir şey bırakırlar diye ödüm kopuyor” diyor Yusupov.

Özbekistan’da yeni hükümet iktidara geldiğinden beri dini özgürlükler durumu iyileştiği için, mahsus hizmetlerin takibine uğrayan dindarların rahat nefes almaya başladığı söyleniyor.

Geçen sene Aralık ayında Anayasa’nın resmi olarak kabul edilmesinin 26.yıldönümünde yaptığı konuşmada Devlet Başkanı Mirziyayev:  “Bir zamanlar aşırı dini gruplarla alakası var diye takibe alınan 20 binden fazla vatandaşın ismi “kara listeden” silinmiştir. Yasaklanan topluluklara yanılıp giren, yaptıklarına pişman olup doğru yolu bulmaya çalışan vatandaşların başvurularını değerlendirmek üzere Devlet İdarelerarası Komisyonu kuruldu” diye açıklamıştı.

“Dürüstçe söylersem şimdi Eski Devlet Başkanı Kerimov’un dönemi olsa bunlar beni çoktan içeri atmıştı, ama şu an, eskiden bana karşı açtıkları sahte  davaları ne yapacaklarını bilemiyorlar” diyor Oybek Yusupov.

“Tek istediğim – bir suçum varsa kanıtlayıp hapse  götürsünler. Yoksa, beni sadece rahat bıraksınlar”.

tercüme: Aisha Fazliddin

https://www.bbc.com/uzbek/uzbekistan-49006741

 

Devami

Prezident qarori: Jasliqdagi koloniya yopiladi

(LATIN da)

O‘zbekiston Respublikasi Prezidentining 2019 yil 2 avgust kungi PQ-4414-sonli “Qoraqalpog‘iston Respublikasi Ichki ishlar vazirligining 19-son ixtisoslashtirilgan Jazoni ijro etish koloniyasini tugatish to‘g‘risida”gi qarori bilan Qoraqalpog‘iston Respublikasi Jasliq qo‘rg‘onida joylashgan 19-son ixtisoslashtirilgan jazoni ijro etish koloniyasini tugatish belgilandi.

O‘zbekiston Respublikasi IIV Jamoatchilik va OAV bilan aloqalar boshqarmasi xabariga ko‘ra, so‘nggi yillarda mamlakatda sud-huquq sohasida keng ko‘lamli institutsional islohotlar o‘tkazildi, inson huquqlarini ta’minlash, qamoqqa olingan shaxslar va mahkumlarni diniy va siyosiy qarashlaridan qat’iy nazar huquqlariga rioya qilish, sha’ni va qadr-qimmatini hurmat qilish hamda qulay shart-sharoitlar yaratish borasida xalqaro majburiyatlarni amalga oshirishga yo‘naltirilgan kompleks chora-tadbirlar qabul qilindi.

Shu bilan birga, jinoyat-ijroiya amaliyoti tahlili va jamoatchilik bilan bevosita muloqot natijalari jazoni ijro etish tizimida saqlash sharoitlarini yanada gumanitar ko‘rinishga keltirish orqali mahkumlarning huquqlari kafolatini oshirish hamda ularning ijtimoiy moslashuvini ta’minlash zarurligini ko‘rsatayotgan edi.

Xabarda ta’kidlanishicha, mazkur tarixiy qaror ozodlikdan mahrum etishga hukm qilingan shaxslarda qonunga itoatkor xulq-atvorni, shaxs va jamiyatga hurmat munosabatini shakllantirishga yo‘naltirilgan axloqan tuzatish borasida amalga oshirilayotgan tadbirlar samaradorligini oshirish, shuningdek, 2017 — 2021 yillarda O‘zbekiston Respublikasini rivojlantirishning beshta ustuvor yo‘nalishi bo‘yicha Harakatlar strategiyasida belgilangan vazifalarga muvofiq davlatning xalqaro arenalarda ijobiy mavqeini ilgari surish maqsadida qabul qilinganligi qayd etilgan.

https://kun.uz/46264803

Devami

Abdülaziz Kamilov Türkiye’yi ziyaret edecek.

4-6 Ağustos 2019 tarihlerinde Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov liderliğindeki Özbekistan heyeti, Türkiye’ye  ziyareti yapacak.

Dışişleri Bakanlığı’na göre, heyet iki ülkenin dışişleri bakanlarının başkanlık ettiği Stratejik Planlama Grubu’nun ilk toplantısına ve Türk büyükelçilerinin yıllık 11. konferansına katılacak.

Ziyaret sırasında bir dizi ikili toplantı ve müzakere de bekleniyor.

https://kun.uz

Devami

Türk uzmanlardan Özbek Muhafızlara eğitim

Jandarma Genel Komutanlığında görevli Türk uzmanlar tarafından Özbekistan Milli Muhafız Birliği personeline koruma eğitimi verildi.

Jandarma Genel Komutanlığı ile Özbekistan Milli Muhafız Birliği arasında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle yürütülen güvenlik alanındaki iş birliği projesi kapsamında Taşkent yakınlarındaki Çırçık askeri poligonunda verilen hassas nokta ve şahısların korunması eğitiminin ikinci etabı tamamlandı.

Dört Türk uzman, 40 Özbek muhafıza korumayla ilgili genel uygulama esasları, personel sorumlulukları, koruma personelinin görevleri, hassas bölgeler ve tesislerin korunması, koruma tedbirlerinin alınması, koruma görevi sırasında dikkat edilecek hususlar ve acil durum prosedürleri konularında eğitim verdi.

İki hafta süren uygulamalı eğitimin ardından Özbek kursiyerlere katılım sertifikaları törenle teslim edildi.

Sertifika töreninde konuşan Özbekistan Milli Muhafız Birliği Komutan Yardımcısı Albay Şuhrat Şakirov, son dönemde iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin gelişimi doğrultusunda Türkiye ve Özbekistan arasındaki askeri ilişkilerin de geliştiğini belirtti.

TİKA Taşkent Program Koordinatörü Ali İhsan Çağlar da bu etkinliğin düzenlenmesine katkıda bulunmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Türkiye’nin Taşkent Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Albay Mustafa Baloğlu ise Jandarma Genel Komutanlığı ile Özbekistan Milli Muhafızlar Birliği üst düzey heyetlerinin karşılıklı ziyaretleri sonucunda taraflar arasındaki iş birliğinin giderek geliştiğini söyledi.

Jandarma Yüzbaşı Aytekin Bozkurt da Özbekistan’da meslektaşlarıyla verimli bir eğitim gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Eğitimin 24 Haziran – 5 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenen ilk etabına 12 Özbek uzman katılmışt

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkmenistan vatandaşlarının Kuzey Kıbrıs’a seyahat etmeleri yasaklandı

15 Temmuz’dan bu yana Türkmenistan vatandaşlarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine seyahatlerine geçici bir yasak getirildiği açıklandı

Temmuz ayının ortasından bu yana, Türkmenistan vatandaşlarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitmeleri yasaklandı.

Devlet Göçmen Servisi’nin bir çalışanına göre, 15 Temmuz’da Türkmen vatandaşlarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) seyahatine geçici bir yasak getirildiğinin açıklandığı bir yönetim ekibi toplantısı düzenledi.

Kararın, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin eski ve yeni Türkmen pasaportu konusunda hemfikir olmadığı gerçeğiyle ilgili olduğu söyleniyor. Eski Türkmen pasaportlarının belirsiz olduğu düşünülüyordu, ancak 16, 25 ve 45 yıllık fotoğraflara yapıştırmaları gerekiyordu. 2008 yılında, Türkmenistan yeni biyometrik fotoğraflı pasaportlara geçti, ancak, Kuzey Kıbrıs’ta eski pasaportlar hala geçerli sayılmaktadır.

Aynı zamanda, geçen yıldan beri, Kıbrıs’a giriş yapan Türkmen vatandaşlarından çalışma vizesi veya oturma vizesi talep edildi. Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin diplomatik ilişkileri yoktur.

Yasağın yürürlüğe girmesinden bir gün sonra, Aşkabat havaalanında, ikamet izni olan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çalışma vizesi bulunan 12 kişinin, İstanbul’dan KKTC’ye uçuşlarına izin verilmedi. Aşkabat’tan Lefkoşa’ya direkt uçuşu bulunmadığından insanlar İstanbul üzerinden uçuyor.

Kıbrıs’ta yaşayan vatandaşların ifadesine göre, bölgede kaçak çalışan binlerce kişi var ve bazıları yıllarca yasadışı bir şekilde orada bulunuyor. Bu insanlar için mevcut şartlarda anavatanlarına geri dönmek demek, işlerini kaybetmek ve yurtdışına çıkmakla kısıtlanmak demektir.

www.dunyabulteni.net

Devami

Doğu Türkistan’a gözlem heyeti gönderiyoruz

İngiliz haber ajansı Reuters, Türkiye’nin Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne (Doğu Türkistan) gözlem heyeti göndereceğini duyurdu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 52. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılmak üzere geldiği Taylan’ın başkenti Bangkok’ta Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile birlikte bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede birçok konunun masaya yatırıldığını açıklayan Çavuşoğlu, Uygur Türklerinin durumunu görüşmek üzere bir Türk heyetin Çin’e gideceğini şu sözlerle açıkladı: Çin Dışişleri Balanı Wang Yi’yle enerji ve yatırımlar başta olmak üzere ikili konuları görüştük. Uygur Türklerinin durumunu ele aldık. Çin Halk Cumhuriyeti’nin daveti üzerine Sincan‘a bir gözlem heyeti gönderiyoruz.

https://www.dunyabulteni.net/

Devami

TBMM Türkiye-Kırgızistan Dostluk Grubu Kırgızistan’da

Kırgızistan Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov, Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, “Ticaretin artmasını teşvik etmek için ülkelerimizin parlamentoları azami çaba göstermelidir.” ifadesini kullandı.

Cumabekov, Kırgızistan’a resmi ziyarette bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Kırgızistan Dostluk Grubu Başkanı Sabri Öztürk ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Kabulde, Kırgızistan Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Almazbek Baatırbekov, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Kubanıçbek Omuraliyev’in yanı sıra Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği Müsteşarı Yekta Kamil Noyan, Türkiye Kırgızistan Dostluk Grubu üye milletvekilleri Ali Cumhur Taşkın, Yusuf Başer, Erkan Akçay ve Fikret Şahin yer aldı.

Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmenin ardından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumabekov, Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, “Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ticaretin artmasını teşvik etmek için ülkelerimizin parlamentoları azami çaba göstermelidir.” ifadesini kullandı.

Türkiye Kırgızistan Dostluk Grubu Başkanı Öztürk de Cumabekov’a 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde yaşananları ve FETÖ’nün nasıl bir tehlike oluşturduğunu anlattı.

Görüşmenin sonunda Öztürk, Cumabekov’a, kendisinin yaptığı ve İstanbul’a ilişkin desen çalışmasının yer aldığı bir tablo hediye etti.

Başkent Bişkek’teki görüşmelerini değerlendiren Öztürk, Meclis Başkanı Cumabekov ve Kırgızistan Türkiye Dostluk Grubu milletvekilleri ile görüşmelerinin son derece samimi, yapıcı, karşılıklı anlayış içinde geçtiğini söyledi.

“Kırgızistan, bölgesinde parlamenter demokrasi alanında başarıyla dikkati çeken bir ülkedir.” diyen Öztürk, iki ülke parlamentoları arasındaki ilişkilerin gelişiminin stratejik açından son derece önem taşıdığını belirtti.

Öztürk, görüşmede, Kırgızistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu 9. Dönem Toplantısı’nın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Kırgızistan Başbakanı Birinci Yardımcısı Kubatbek Boronov eş başkanlığında ağustosta Ankara’da yapılması yönündeki taleplerini de ilettiklerini kaydetti.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkmenistan’da mahkumların telefon kullanmasına izin verildi

Türkmenistan’da mahkumlar, ülke içinde şehir içi, şehirlerarası ve cep telefonlarından 1 dakikalık konuşma yapabilecekler.

Türkmenistan’daki hükümlü kişilerin telefon kullanmasına izin verildi. İlgili emir, Türkmenistan Sanayi ve Haberleşme Bakanı Tahyr Durkhanov tarafından verildi.

Türkmenportaluya Türkmenaragatnashyk ajansında söylendiği gibi , bu emri yerine getirirken, ceza yerlerinde hapis cezasına çarptırılan mahkumlar, ülke içinde şehir içi, şehirlerarası ve cep telefonlarından 1 dakikalık konuşma süresi içinde 0.10 dolarlık (resmi oranda 0.02 dolar) çağrı yapabilir.

www.dunyabulteni.net

Devami

Türkmen liderin öldüğü söylentilerini dağıtanlar tutuklanmaya başladı.

Türkmenistan hükümeti, CumhurbaşkanıBerdimuhammedov’un ölümüyle ilgili söylentileri dağıtanları tutuklamaya başladı

Türkmenistan‘da 25 Temmuz’dan bu yana, cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhammedov‘un ölümü veya sağlıksız olduğu yönündeki söylentilerle mücadele etmek için ülkede aktif çalışmalar başladı. Türkmenistan yerel medyasında yer alan haberlere göre, Aşkabat ve bölgelerdeki güvenlik güçleri iddiaları yayanlara operasyon başlattı.

Ülkedeki durumun istikrarsızlaştırılmasına katkıda bulunan söylentileri yaymakla suçlanan Lebap ilinde üç kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların Turkmentelekom’un Lebap şubesinin bir çalışanı, bir su işçisi ve kamu hizmetleri alışanı olduğu bildirildi.

Ek olarak, karşı propaganda için Kültür Bakanlığına görev verildi.

Pek çok Türkmen ünlünün Instegram hesaplarında video yayınlayarak, takipçilerine “anavatan haini” nin söylentilerine ve küfretmelerine inanmamaları söylendi.

Türkmenlerin şov dünyasının yıldızları eşzamanlı olarak, Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhamedov’un ölümüyle ilgili haber yayan insanları damgalamaya başladılar ve aboneleri Instagram’da #duryalan (yanlış etiketli) etiketiyle videolar yayınlayarak bu söylentilere inanmamalarını istedi.

Yerel komedyen Yagshy Goshunov, anavatanını sevmeye çağırdığı ve iftiralara küfrettiği bir temyiz yazdı.

“ Ülkemizdeki gururla yaşayalım. Ve bu iftiracıların yüzlerinin sıcak demirle yakılmasına izin verin! Yaşasın, bizi bu mutlu çağa yönlendiren sayın başkanımız! ” dedi.

www.dunyabulteni.net

Devami

HEPİMİZ SORUMLUYUZ: TACİKİSTAN ÜZERİNDEN ÇİN’E VERİLEN DOĞU TÜRKİSTANLI ZİYNETGÜL TURSUN OLAYI

Doğu Türkistanlı Ziynetgül Tursun’un Tacikistanlı zannedilerek Çin’e verildiğinin kesinleşmesi üzerine TÜRKİSTANDER BAŞKANI Burhan Kavuncu aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

HEPİMİZ SORUMLUYUZ: TACİKİSTAN ÜZERİNDEN ÇİN’E VERİLEN DOĞU TÜRKİSTANLI ZİYNETGÜL TURSUN OLAYI

Tacikistan devlet yetkililerine ile görüşülerek geçtiğimiz ay  (18 Haziran 2019 günü) İstanbul Havalimanından Tacikistan’a gönderilen Doğu Türkistanlı ZİNİATİGULİ TUERSUN (Ziynetgül Tursun)’un iki çocuğu ile birlikte Çin Halk Cumhuriyeti’ne teslim edildiği kesinleşti.

Göç İdaresi’nin verdiği bilgilere göre 21.05.2019’da yakalandığında üzerinde hiçbir belge olmayan bir bayan kendisinin Uygur ZİYNETGÜL TURSUN olduğunu beyan etti. Göç İdaresi yetkilileri ise “fiziki özellikleri itibatiyle tarafımızca Tacikistan uyruklu olabileceği değerlendirilerek Tacikistan devleti temsilcilikleri ile iletişime” geçtiler.  Tacikistan istihbaratı elemanları yakalanan kişinin kendi vatandaşları RAHİMA AHMADOVA olduğunu Türkiye Göç İdaresi’ne kesin olarak bildirdi. Uyrukların fiziki özellikleri konusunda ‘uzman’ olduğu anlaşılan Göç İdaresi yetkilileri, daha önceki bir çok olayda olduğu gibi Tacikistan devleti istihbaratını tek yetkili mercii sayarak, derhal teslim/ deport işlemini başlattı.

Olay bundan ibarettir. ZİYNETGÜL kardeşimizin Çin devletinin elinde olduğu anlaşılınca Türkiye’deki Türkistanlılar tarafından bu vahim iade olayına tepkiler başladı. Medyada ve çeşitli sosyal medya mecralarında haberler yapıldı. Derneğimizin websitesinde de bir haberle olayı duyurduk (26.07.2019/ turkistanlilar.org ).

Türkistanlıların Türkiye’de maruz kaldığı hata/ haksızlıklar bundan ibaret olmadığı için, bugünkü (28.07.2019) Karar Gazetesi “Ölüme Deport” manşeti ile Uygur Türk’ü ABUDUAINI’nin karşı karşıya kaldığı deport tehlikesini haberleştirdi. Haberin en sonunda da Ziynetgül Tursun olayına da değinildi.

Aynı gün Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından doğrudan Karar Gazetesi ismi ve manşeti zikredilerek bir yalanlama açıklaması yapıldı. Bütün internet medyasında haberleştirilen açıklamada, isim zikredilmeden “kimsenin Çin’e gönderilmediği, adı geçen kişinin Türkiye’de ve serbest olduğu” bildiriliyordu.

Ziynetgül Tursun olayını örtbas etmeye yönelik olduğu anlaşılan bu açıklamadan sonra, “kardeşimizin zaten Türkiye’de olduğu, Çin’e iade haberlerinin yalan olduğu” gibi manipülasyon yayıldı.  “Yalan haber”in Türkistan davasının en büyük düşmanı olduğunu ısrarla vurgulayan bizler de yalancı durumuna düşürüldük.

Aynı gün Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Seyit Tümtürk, Göç İdaresi Genel Müdürü’nün kendisini arayarak “Zinnetgül Tursun isimli 30 yaşındaki dul bayan kardeşimiz ve 2 yetiminin Tacikistan’a sınırdışı edildiğini ve Tacikistan’dan da Çin’e iade edildiği bilgisinin doğru olduğunu söylediğini” açıkladı.

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Göç İdaresi yetkililerinin iyi niyetleri konusunda hüsn ü zannımızı muhafaza ederek şu hususların altını çiziyoruz:

1-Doğu Türkistanlı göçmenlerin Çin’e verilmesine sebep olan bütün görevliler derhal cezalandırılmalı, göç idaresi gibi önemli bir sorumluluğu taşıma liyakatı bulunmadığı için işten el çektirilmelidir.

2-“İnsanların uyruklarının fiziksel özelliklerine göre tesbiti” ırkçı uygulamasından vazgeçilmelidir. Doğu Türkistan’da Uygurların yanısıra yüzbinlerce Özbek, Tacik kardeşimizin, Tacikistan ve Özbekistan’da da yüzbinlerce Uygur Türk’ünün yaşadığından habersiz kişiler, hassas görevlerden uzak tutulmalıdır.

3-Tacikistan gibi hiçbir hukukun olmadığı, insan haklarının ihlal eden, İslami muhalefeti ezerek yok eden ve Çin rejiminin sadık hizmetkarı olan bir dikta rejiminin istihbarat elemanları ile işbirliği yapılmamalıdır. Daha birkaç sene önce bir muhalif aydını (Omar Ali Kuvvatov) İstanbul’da sokak ortasında öldürdüklerini biz unutmadık. Ziynetgül Tursun olayında Türkiye’yi nasıl kandırdıkları da unutulmamalıdır.

4-Ziynetgül kardeşimiz “Tacik uyruklu olduğu düşünülerek” Tacikistan’a iade edilmiştir. Göç İdaresi açıklamasında ise “ülkesine geri gönderilmesi halinde can güvenliği olmayan, işkence ve insanlık dışı muameleye maruz kalabilecek hiçbir yabancının iadesinin söz konusu olmadığı” iddia edilmektedir. Bu durumda Tacikistan’a da iade yapılmaması icabeder. Türkiye’nin istihbarat ve göç yetkilileri, daha önce Tacikistan’a iade edilen müslümanların akıbetlerini takip etmekte midir? Anayasa Mahkemesi’nin “sınırdışı edilemez” kararı da çiğnenerek Tacikistan’a deport edilen kardeşlerimizin yıllardan beri hala işkence altında olduğunu biliyor musunuz?

5-İçişleri Bakanlığı “deport hedeflerinin tutturulmasını” fazla önemsemektedir. Bu da yakalanan Türkistanlıların “yabancıları insan olarak görmeyen” ‘uzmanların’ elinde hak mahrumiyetine maruz kalmasına sebep olmaktadır.

Türkiye’de İçişleri Bakanlığı uygulamalarının da etkisiyle, yükselmekte olan yabancı düşmanlığı tehlikeli boyutlara gelmektedir. Görevliler “ufak-tefek hatalar” yapmakta beis görmüyor olabilir. Ama Ziynetgül Tursun olayının sadece görevlilerin hatasından kaynaklanmadığı, göçmen politikalarında da ciddi hataların olduğu kabul edilmelidir.

 

Burhan Kavuncu

TÜRKİSTANDER GENEL BAŞKAN

ek 1: Göç İdaresi Genel Müdürlüğü açıklaması

ek 2: Göç İdaresi tutanağı

Devami