Özbekistan: Açlık grevi yapan kadın gazeteci Nefaset Allahşükürova zorla tımarhaneye kapatıldı! Ўзбекистон: Блогер Нафосат Оллошукурова сўроқ қилингани акс этган видео тарқалди

Harezm’li kadın gazeteci Nefise Allahşükürova’nın sorgulanma videosunun kayıtları internette yayıldı. 25 Ekim 2018’de “Pamuk tarlasında zorla çalıştırma” uygulamasını videoya çeken gazeteci Devlet Nazarov’un hapis cezasına çarptırılmasıyla başlayan gelişmelerin son halkası, asıl mesleği öğretmenlik olan facebook blogger’i gazeteci Nefise Şükürova’nın da  hapsedilmesi ve ardından akıl hastanesine kapatılması oldu.  

“Şebnem Allahşükürova” imzasıyla yazan kadın gazetecinin iki hafta önce zorla akıl hastanesine yatırıldığı ortaya çıktı. Harezm vilayeti İİB ve savcılığı gazetecinin durumu ve akıbeti hakkında sükut etmekte. 

Kısa videonun, Şükürova tutuklanması sırasında ve akıl hastanesine kapatılmadan önce çekildiği anlaşılıyor. Görüntülerde Şükürova “açlık grevine başladığını” bildirdikten sonra, “bana yüklenen suçlamalar haksızdır. Ben açlık grevine başladım” dediği işitiliyor. Kamera ardındaki onu sorgulayan şahıs ise “açlık grevi yapmasının sağlığına zarar vereceğini ve ciddi sonuçları olacağını” söylüyor.

“Siz açlık grevi yaparak öz canınıza kasd ettiğinizi görmüyor musunuz?” denildiğinde blogger (Nefaset Şükürova) “Zulmü durdurmak için” başka çaresinin kalmadığını söyledi.

(bbc)

Интернетда хоразмлик блогер Нафосат Оллошукурова (тахаллуси “Шабнам Оллошукурова”) сўроқ қилингани акс этган видео тарқалди.

Нафосат Оллошукурова икки ҳафта аввал мажбуран руҳий шифохонага ётқизилган. Айни пайтда Хоразм вилоят ИИБ ва прокуратураси блогернинг тақдири ва аҳволи борасида сукут сақламоқда.

Қисқа видео Нафосат Оллошукурова ҳибсга олинган вақти, руҳий шифохонага ётқизилишидан аввал ёзиб олингандек кўринади.

Унда Нафосат очлик эълон қилганини билдиради.

“Мен суднинг қароридан норозиман. Менга қўйилган айбловлар ноҳақдан қўйилган. Мен очлик эълон қилдим”, – дейди блогер.

Уни сўроқ қилаётган камера ортидаги шахс унинг очлик эълон қилиши соғлиғи учун зарар бўлиши ва жиддий оқибатларга олиб келишини айтади.

Қонуний тарзда норозилик билдириш сўралганда, Нафосат бунинг фойдаси йўқлиги, ҳамда қонунлар ва судяларга ишонмаслигини айтади.

“Сиз очлик эълон қилиб ўз жонингизга қасд эълон қилишни кўзлаб турибсизми?” деб сўраганида, Нафосат “зулмни тўхтатиш учун” бошқа иложи йўқлигини айтади.

Сўроқ қилаётган шахс ундан яна бир бор “Шу ерда очлик эълон қилиб жонингизга қасд қилмоқчимисиз?” деб сўрайди.

Бунга жавоб бермай, сукут сақлаган Нафосатга “сўз билан жавоб беринг” дейилади ва у “ҳа” дея жавоб қайтаради.

Нафосат ишини яқиндан кузатаётган, исми-шарифи очиқланмаслигини сўраган ҳамкасбининг Би-би-сига айтишича, “Жонингизга қасд қилмоқчимисиз?” дея қайта-қайта сўраш билан ички ишлар ходимлари Нафосатни руҳий касалхонага ётқизиш учун асос излашган.

Би-би-си билан суҳбатдан унинг онаси Холжон Давлатова: “Қийнаганлар уни, ўзи ундай гапирмайди”, дея муносабат билдирди.

“Жазо психиатрияси”

Шабнам Оллошкурова номи билан ёзадиган Нафосат асли ўқитувчи ва у ўзининг Facebook’даги саҳифасида Ўзбекистонда бўлаётган воқеаларга фаол фикр билдириши билан машҳур бўлган.

Оллошкурова Facebook’даги саҳифаси орқали 23 сентябр куни адолат излаб Тошкентга, ИИВ вазири билан учрашиши учун яқинлари билан Хоразмдан пиёда йўлга чиққан шоир ва журналист Маҳмуд Ражабнинг ҳаракатларини ёритган эди.

Жонли тарзда эфирга узатилган видеоларда у номаълум аёллар томонидан ҳужум бўлганини айтган.

Шундан сўнг Хоразмда «Эрк» партияси фаоли, шоир ва журналист Маҳмуд Ражаб ва асосан унинг қариндошларидан иборат экани айтилган 20 кишидан ортиқ намойишчилар куч билан автобусга ўтқазилиб, номаълум томонга олиб кетилгани хабар қилинган.

Кейинчалик Маҳмуд Ражаб ва Нафосат Оллошкуроваларнинг 10 суткага қамалгани маълум бўлди. Қамоқ жазосини ўтагач, унинг оиласига берилмай, руҳий шифохонага ётқизилган.

Ўзбекистон расмийлари Оллошкурованинг мажбуран руҳий шифохонага ётқизилганини тасдиқлаган, аммо унинг қандай аҳволда сақланаётгани ва нима муолажа қилинаётгани ҳақида расмий маълумот берилмаяпти.

Яқинлари ва адвокати Оллошкурованинг руҳий шифохонага ётқизилганини Бош прокуратура хабаридан тасдиқлашган, 4 октябр куни уни кўриш учун борган акасига, яқинларининг айтишича, фақат “30 секунд” давомида мулоқот қилишга рухсат берилган.

У кучли психотроп дори қабул қилгандек таассурот қолдирган.

Учрашув Боғот туман ИИБ бошлиғи ва фуқаро кийимидаги хоразмлик бўлмаган шахс назорати остида ўтгани айтилади.

Муносабат

Президент Шавкат Мирзиёев даврида мустақил журналист ва блогернинг илк марта руҳий муолажага мажбурланиши қатор халқаро инсон ҳуқуқлари ташкилотлари томонидан қораланмоқда.

Хоразмлик журналист Давлатназар Рўзметовнинг хабар қилишича, бу борада АҚШнинг Тошкентдаги элчихонаси мулозими ҳам хавотир изҳор қилдирган ва бу ҳақида АҚШ Конгрессига ҳисобот тайёрланаётганини билдирган.

“Ҳозиргина АҚШ элчихонаси сиёсий масалалар бўйича биринчи котиби Рейчел Вульф хоним билан учрашдик. Учрашув жараёнида дипломат хоним билан Ўзбекистонда сўз эркинлиги, демократик жараёнини ривожланиши, инсон ҳуқуқлари ҳамда журналист ва блогерларга айрим орган ва ташкилотлар томонидан бўлаётган босимлар, таъқиблар хусусида, жумладан ўзимга бўлаётган таъқиблар ҳамда мажбурий тарзда руҳий касалликлар шифохонасида сақланаётган Нафосат Оллашукурова хусусида суҳбатлашдик”, – дея хабар тарқатди Рўзметов.

Қароргоҳи Вашингтонда жойлашган Журналистларни ҳимоя қилиш қўмитаси (CPJ) 8 октябрда Оллошукуровага қарши қўлланилаётган чоралар зудлик билан тўхтатилиши ва у озод қилинишига чақирди.

https://www.bbc.com/uzbek/uzbekistan-50125013

Devami

Kazakistan Latin alfabesinde iyileştirmeye gidecek

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, iki yıl önce kabul edilen Latin alfabesindeki eksiklerin giderilmesi talimatı verdi.

Tokayev, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçiş kararının iki yıl önce alındığını hatırlatarak, “Ancak alfabede hala eksiklikler bulunmakta. Dil bilimciler alfabeyi iyileştirmeli. Kültür ve Spor Bakanı Aktotı Rayimkulova’ya ilgili talimatları verdim. İleride çok çalışmalar yapılacak.” ifadesini kullandı.

Kazakistan kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Ekim 2017’de Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçişle ilgili kararnameyi imzalamış, kesme işaretinin kullanıldığı Latin alfabesini onaylanmıştı.

Kesme işareti kullanılan alfabe toplumda tartışmalara neden olunca geçen yıl şubatta Nazarbayev, alfabenin 32 harften oluşan kesme işaretlerinin çıkarıldığı alfabenin yeni sürümüyle güncellenmesi kararı almıştı.

Kazakistan, 1929’dan 1940’a kadar Latin alfabesini kullanmış, daha sonra Slav alfabesi Kirile geçmişti.

Tekrar Latin alfabesine geçme kararı alan Kazakistan’da ders kitaplarının yeni alfabeyle basılması ve dil değişimine ilişkin tüm resmi sürecin 2025’e kadar tamamlanması planlanıyor.

https://www.trtavaz.com.tr/

Devami

“Özbekistan halkına hizmet için yola çıktık”

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Özbekistan’da Sağlık Bilimleri Üniversitesince kurulan İbn-i Sina Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokuluna ilişkin “Buhara’da vereceğimiz tıp eğitiminin neticesinde donanımlı gençler yetiştirmek ve Özbekistan halkına hizmet etmek üzere yola çıktık.” dedi.

Erdöl, tarihi Buhara şehrinde kurulan Sağlık Bilimleri Üniversitesi İbn-i Sina Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokuluna ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Buhara Devlet Tıp Enstitüsü bünyesinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi İbn-i Sina Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunu açtıklarını dile getiren Erdöl, “Türkiye’nin yurt dışında açmış olduğu ilk tıp fakültesini tıbbın atası İbn-i Sina’nın memleketi olan Buhara’da açmak bize büyük bir mutluluk veriyor.” ifadesini kullandı.

Özbekistan’da tıp ve sağlık eğitiminin gelişmesine katkıda bulunmak istediklerini vurgulayan Erdöl, “Buhara’da vereceğimiz tıp eğitiminin neticesinde donanımlı gençler yetiştirmek ve Özbekistan halkına hizmet etmek üzere yola çıktık. Bu gençler, sağlık sisteminde önümüzdeki yıllarda büyük bir atılım yapmasını beklediğimiz Özbekistan’ın önemli yapı taşlarını oluşturacaktır.” dedi.

Erdöl, imkanlar açısından Buhara’da eğitim yuvası kurmanın başkentte kurmaya göre daha zor olmasına rağmen, tıbbın atası İbn-i Sina’nın memleketini seçtiklerini kaydederek bu konuda verdikleri destekten dolayı iki ülke cumhurbaşkanlarına teşekkürlerini iletti.

Özbekistan ile iki yıldır staj ve ihtisas eğitimi alanlarında iş birliklerinin devam ettiğini söyleyen Erdöl, “Bir tıp fakültesi olarak, ülkemizin yurt dışında yapmış olduğu ilk adım. Bu hayırlı adımın Buhara’da, İbni Sina’nın memleketinde atılmış olması oldukça önemli ve bunu çok önemsiyoruz.” ifadesini kullandı.

Erdöl, ilk yıl 146 olan öğrenci sayısının sonraki yıllarda daha da artacağını belirterek şöyle devam etti:

“Biz bu işi belli bir planlama dahilinde yaptık. Aslında hem Özbekistan’dan ve Türkiye’den hem de Türk cumhuriyetlerinden öğrenci alınmasını planlamıştık. Ama bu yıl sadece Özbekistan’dan öğrenci alabildik. Bu işlemleri çok kısa sürede tamamlamasından dolayı Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç Hoca’mıza da teşekkür ederiz. YÖK’ten izin aldık. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın tensipleriyle açılış resmileşti. Bir Özbek atasözü var: ‘Bir kişi köprü yapar, üzerinden bin kişi geçer.’ Bir köprü yapıldı. İnşallah üzerinden bin değil, binlerce kişi geçecektir. Buna da biz katkı verdiğimiz, üzerinde emeğimiz olduğu için de ayrıca mutluluk duyuyoruz.”

– “Türkiye’nin sağlık alanındaki tecrübelerinden istifade etmek istiyoruz”

Buhara Devlet Tıp Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Amrulla İnayatov da Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in 2017’deki Türkiye ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede, eğitim alanındaki iş birliğinin geliştirilmesi konusunda mutabık kalındığını anımsattı.

Bunun üzerine Türkiye’ye giden çalışma ekibinin, Sağlık Bilimleri Üniversitesinin eğitim sistemi ve potansiyelini iyice araştırdığını, Türkiye’den bir heyetin de Özbekistan Sağlık Bakanlığında yaptığı görüşmelerin ardından Buhara Devlet Tıp Enstitüsü bünyesinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunun açılmasına karar verildiğini anlattı.

Türk tarafının Buhara’yı seçmesinde bu şehrin İbn-i Sina’nın memleketi, geçmişte ilmin, medeniyetin, ticaretin ve çağdaş tıbbın merkezi olmasının etkili olduğuna dikkati çeken İnayatov, “Türk tarafının Buhara’yı seçmesi bizler için büyük bir şeref ve aynı zamanda büyük bir sorumluluk.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in tıbbın atası İbn-i Sina’nın memleketi Buhara’da tıbbın gelişmesine ayrıca önem verdiğine işaret eden İnayatov, “Türkiye ile iş birliğinde kurulan Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Özbekistan’da tıp eğitiminin ve sağlık hizmetlerinin üst düzeye çıkarılmasına hizmet edecektir.” ifadesini kullandı.

İnayatov, şimdiye kadar 100’den fazla Özbek öğrenci ve öğretim görevlisinin Türkiye’nin önde gelen tıp fakülteleri ve hastanelerinde ihtisas gördüğünü belirterek “Tıp ve sağlık eğitimi konusunda büyük bir tecrübeye sahip Türkiye’nin deneyimlerinden istifade etmek istiyoruz.” dedi.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/

Devami

Dinî Komite, çocukların camiiye girmesini yasaklamak için “zayıf hadisi” kullandı!

Özbekistan’da tüm dini ritüelleri yasaklayan Kerimov’un ardından yerine gelen Mirzoyoyev skandal kararlarına bir yenisini daha ekledi. Başörtüsü yasağının ardından çocukların da camiye girişlerinin engellemesi için Özbekistan Dini Komitesi, camii girişlerine astırdığı afişte “Genç çocukları ve aklı zayıfları namazgahlara sokmayın” şeklindeki zayıf hadisi kullandı.

Özbekistan’da İslam Kerimov’un ardından yerine gelen Mirzoyoyev skandal kararlarına bir yenisini daha ekledi. Başörtüsü yasağının ardından çocukların da camiye girişlerinin engellemesi için Özbekistan Dini Komitesi, zayıf bir hadisten yararlandı. “Genç çocukları ve aklı zayıfları namazgahlara sokmayın” şeklinde duyurulan hadis ile Müslüman Türklerin dini özgürlüklerine bir kez daha ket vuruldu.

Skandal uygulamayı Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği (TÜRKİSTANDER) Başkanı Burhan Kavuncu Twitter hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu.

Kavuncu paylaşımda “Özbekistan’da ‘Dini Komite’ çocukları camiden menetmek için camii girişlerine afiş astı: “Genç çocukları ve aklı zayıfları namazgahlara sokmayın.” Çocukların camiye girmemesi, “ibadetlerimizin mükemmel ve mescidlerin daimi oluşuna sebep olacakmış”. Daha önce de velilere “çocuğum mescide gitmeyecek” yazısı imzalatılmıştı” ifadelerine yer verdi.

19-10/17/assdsdddd.jpg

BAŞÖRTÜSÜNDEN SONRA CAMİ YASAĞI

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından, çeyrek asırdan uzun bir süre Özbekistan’ı demir yumrukla yöneten İslam Kerimov’un 2016’da hayatını kaybetmesi ülkede bir dönüm noktası olmuştu. Aralık 2016’da gerçekleştirilen seçimleri kazanan Şevket Mirziyoyev, Özbekistan Cumhuriyeti’nin ikinci devlet başkanı olmuştu. Yaklaşık 3 senelik iktidarı döneminde iç politikada radikal bir değişim başlatan Mirziyoyev’in, Özbekistan’da dini özgürlüklerin gelişmesi için çaba sarf etmesi, ülkede yaşayanları umutlandırmıştı.

Mirziyoyev’in, insan haklarının iyileştirilmesi, dini özgürlüklerin güvence altına alınması gibi konularda önemli adımlar atmasına rağmen, geçen günlerde alınan skandal bir kararla ülkede başörtüsü ile sokakta dolaşmak yasaklanmıştı.

Karar Gazetesi

Devami

“Kırgızistan vatandaşları tatil için Türkiye’yi tercih ediyor”

Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Kubanıçbek Ömüraliyev, Antalya’nın turizmin başkenti olduğunu belirterek, “Kırgızlar tatil için Türkiye’yi tercih ediyor. Vatandaşlarımız, yaşamak ve çalışmak için de Antalya’ya geliyor.” dedi.

Antalya Valisi Münir Karaloğlu, makamında kabul ettiği Ömüraliyev ile bir süre sohbet etti.

Büyükelçi Ömüraliyev, burada yaptığı konuşmada, beş ay önce Türkiye’ye büyükelçi olarak atandığını, Antalya’ya ilk kez geldiğini söyledi.

Kırgızistan ile Türkiye’nin dost ülkeler olduğunu vurgulayan Ömüraliyev, “Dünyada herkes bilir ki, Antalya turizmin başkentidir. Türkiye’ye gelen turistin üçte biri buraya geliyor. Antalya’da 12 bin civarında da Kırgız yaşıyor. Biz iki kardeş ülkeyiz. Kırgızlar tatil için Türkiye’yi tercih ediyor. Vatandaşlarımız, yaşamak ve çalışmak için de Antalya’ya geliyor.” diye konuştu.

Vali Karaloğlu da “Tek millet 6 ülke” felsefesinde ilişkilerin devam ettiğini belirterek, Türkiye ile Kırgızistan’ın ilişkilerinin iyi olduğunu aktardı.

– Büyükşehir belediyesine ziyaretler

Öte yandan, Ömüraliyev ve Hırvatistan’ın İstanbul Başkonsolosu Ivana Zerec, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i ziyaret etti.

Ziyarette konuşan Zerec, Antalya ile turizmin yanı sıra ticareti de geliştirmek istediklerini dile getirdi.

İki ülkenin işbirliğinin artması gerektiğine işaret eden Zerec, “Hırvatistan için de turizm çok önemli. Antalya’nın turizm konusunda çok tecrübeli olduğunu biliyorum. Bu anlamda sizden neler öğrenebiliriz ve artı olarak biz size neler katabiliriz bunları konuşmalıyız. Golf turizmi ve spor turizmi konusunda işbirliği yapabiliriz.” diye konuştu.

Böcek de Antalya’nın bütün ülkelerle sosyal, kültürel ve ticaret alanlarında işbirliği içinde olduğunu vurguladı.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/kirgizistan-vatandaslari-tatil-icin-turkiyeyi-tercih-ediyor/5da80e6201a30a2624378447

Devami

Türkiye ile Özbekistan arasında tıp eğitimi alanında iş birliği

İstanbul’da faaliyet gösteren devlet üniversitesi Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Özbekistan’ın Buhara şehrinde İbn-i Sina Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu kurdu.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi tarafından Buhara Tıp Enstitüsü bünyesinde kurulan İbn-i Sina Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun açılışı nedeniyle tören düzenlendi.

Törene katılan Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Mehmet Süreyya Er, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl ve Buhara Tıp Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Amrulla İnayatov, İbn-i Sina Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun açılış kurdelesini kesti.

Okul binasını gezerek incelemelerde bulunan Er, Erdöl ve İnayatov, Özbekistan Sağlık Bakanı Alişir Şadmanov ve Buhara Valisi Oktam Barnoyev ile birlikte önlük giyme törenine katıldı.

Törende konuşan Şadmanov, Türkiye’nin sağlık ve tıp eğitimi alanında büyük bir deneyime sahip olduğunu kaydederek, bu çerçevede Sağlık Bilimleri Üniversitesi’yle iş birliğinde kurulan fakülte ve yüksekokulun Özbekistan’da tıbbın daha da gelişmesine katkıda bulunacağını belirtti.

Şadmanov, Türkiye’nin çeşitli dönemlerde Özbekistan’a çok sayıda tıbbi cihazlar hediye ettiğini anımsattı.

Büyükelçi Er ise İbn-i Sina’nın doğduğu ilim şehri kadim Buhara’da, İbni Sina’nın adını taşıyan eğitim yuvasının açılışında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Buhara İbn-i Sina Tıp Fakültesi ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun açılışlarını yaparak ikili ilişkilerin sağlık ayağını daha da sağlamlaştırdıklarını vurgulayan Er, “Genç, eğitimli ve dinamik nüfusuyla, doğal kaynakları ve beşeri sermayesiyle büyük bir potansiyeli haiz olan kardeş Özbekistan’a içinden geçmekte olduğu bu önemli dönüşüm sürecinde karşılıklı fayda temelinde elimizden gelen tüm imkanları seferber etmek istiyoruz.” dedi.

Erdöl de “Bugün yurt dışında ilk defa kurulan lisans seviyesinde bir tıp fakültesini Buhara’da yükseltmenin, gönül coğrafyamıza, Türk ve İslam coğrafyasına bir ilim deryası armağan etmenin haklı gururu ile gözlerimiz yaşarmakta ve hatta göğsümüz kabarmaktadır. Böylelikle, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Buhara İbni Sina Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu göğsümüzü kabartan, ruhumuzu okşayan, geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz bağın müşahhas bir numunesi, genç dimağlara atılan bir imzası olmuştur.” ifadesini kullandı.

İnayatov, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Buhara İbn-i Sina Tıp Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda 146 öğrencinin Türkçe ve Özbekçe eğitim alacağını belirterek, söz konusu eğitim yuvalarının Özbekistan’da tıbbın ve sağlık eğitiminin daha üst düzeye çıkarılmasına katkıda bulunacağını kaydetti.

Törenin sonunda Erdöl ve İnayatov, hekimlik yemini eden öğrencilere önlüklerini giydirdi, ardından da öğrencilerle toplu fotoğraf çektirdi.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türk Konseyi 7. Devlet Başkanları Zirvesi

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Devlet Başkanları 7. Zirvesi gerçekleştirildi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ev sahipliğinde düzenlenen zirveye Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev katıldı.

Türk Konseyi gözlemci üyesi Macaristan’ın Başbakanı Viktor Orban ile üye olmasa da etkinliklere katılım sağlayan Türkmenistan’ın Başbakan Yardımcısı Pürli Agamuradov da toplantıda hazır bulundu.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, toplantıda yaptığı konuşmada, Kırgızistan’a başarılı dönem başkanlığı için teşekkür etti.

Özbekistan’ı Konsey’e katılması dolayısıyla kutlayan Aliyev, Özbekistan’ın bu kararının Türk dünyasında birliğin daha da güçlenmesine ve iş birliğinin derinleşmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Aliyev, Türk Konseyi ülkelerinin ortak tarih ve milli değerleri birleştirdiğini vurgulayarak, Türk dili konuşan ülkelerle iş birliğinin Azerbaycan dış politikasının önceliklerinden olduğunu dile getirdi.

Türk Konseyinin kurulduktan sonra geçen 10 yılda önemli gelişmelerin yaşandığını belirten Aliyev, “Azerbaycan, bu günden Türk Konseyi dönem başkanlığını devralıyor. Azerbaycan, dönem başkanlığı döneminde ülkelerimiz arasında hem ikili hem de çok taraflı iş birliğimizin daha da gelişmesi için çabalarını devam ettirecektir.” diye konuştu.

“Yeni bir tarih sayfası açılıyor”

Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Türk Konseyinin başarılı bir gelişim süreci yaşadığını, Türk devletleri arasındaki birlikteliğin kendisini mutlu ettiğini söyledi.

Özbekistan’ın “tam üye”, Macaristan’ın ise “gözlemci” ülke olmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Nazarbayev, şöyle devam etti:

“Yeni bir tarih sayfası açılıyor. Türk Konseyi, küresel anlamda önemli siyasi ve ekonomik popülerlik kazandı. Aynı zamanda Türk dünyasında entegrasyonumuzu da artırmış bulunuyoruz. Türk ülkeleri arasındaki etkileşim yeni bir seviyeye çıkmaktadır.”

Nazarbayev, Türk medeniyetinin çok derin köklere sahip olduğuna işaret ederek, “Türk dünyasının birliği, benim için güven sözüyle net bir şekilde ifade edilebilir. Ben birlikteliğimizi tasvir etmek için ‘yeniden doğuş’ ve ‘güven’ sözlerini seçiyorum’. Aynı zamanda da ‘kardeşlik’ kelimesi benim için çok şey ifade ediyor.” diye konuştu.

“Özbekistan için tarihi bir gün”

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, bu günün kendileri için “tarihi bir gün” olduğunu, Özbekistan’ın tam üye olarak Türk Konseyi safına katıldığını ifade etti.

Üye ülkeler arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemine değinen Mirziyoyev, ülkesinde son yıllarda ekonomik alanda elde edilen başarıları anlattı.

Mirziyoyev, Türk Konseyi ülkeleri nüfusunun yüzde 40’ının gençlerden oluştuğunu hatırlatarak, Genç Girişimciler Forumu’nun oluşturulmasını ve ilk toplantısının Özbekistan’da yapılmasını önerdi.

Macaristan’ın Başbakanı Viktor Orban, Türk Konseyi’ne katkı sağlamak için gözlemci üye olduklarını, kurumun Avrupa’ya yakınlaşmasında önemli rol oynamak istediklerini söyledi.

Orban, Türk Konseyi’nin Budapeşte ofisinin bu konuda büyük rol oynayacağını da sözlerine ekledi.

Türkmenistan’ın Başbakan Yardımcısı Pürli Agamuradov, Türk Konseyini önemsediklerini ve desteklediklerini belirtti.

Türk Konseyinin en fazla önem verdikleri uluslararası örgütlerden biri olduğunu ifade eden Agamuradov, zirveye katılımlarının Türkmenistan’ın konuya olan özel ilgisinin göstergesi olduğunu kaydetti.

Türk Konseyi Dönem Başkanlığı Azerbaycan’a geçti

Zirve’de, Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nazarbayev’e, Türk dünyasını birleştirme çabalarına sağladığı büyük katkılar dolayısıyla “Türk Konseyi Ömür Boyu Onursal Başkanı” unvanı İlham Aliyev tarafından takdim edildi.

Ana konusu, “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerinin Geliştirilmesi” olan zirve sonunda, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’na destek kararının da yer aldığı bildiri kabul edildi.

Türk Konseyi Dönem Başkanlığı Kırgızistan’dan Azerbaycan’a geçti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, bir sonraki zirvenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önerisiyle gelecek yıl Türkiye’de yapılacağını açıkladı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Gizli Kararname ile “Kara Listeler” geri geliyor! Maxfiy qaror: IIV va DXX mutaassiblikka moyillarning maxsus ro‘yxatlarini tuzmoqda

Cumhurbaşkanı Mirziyayev’in imzasıyla 4 Eylül 2019 tarih ve 4437 sayılı olarak resmileştirilen gizli kararnamede, Eylül 2017’de onaltıbin kişinin çıkarıldığı duyurulan “Dini Mutaassıplıka Eğilimlilerin Kara Listeleri”nin 15 Aralık 2019’a kadar yeniden düzenlenmesi öngörülüyor.

“Aşırı dindarlar” ve “aşırılığa eğilimliler” listesini düzenleme işi, çıkarılan Gizli Kararname’ye göre İçişleri Bakanlığı ve Devlet İstihbaratı (DXX) görevlilerine verildi. 

Özbekistan Başkanı’nın 4 Eylül 2019 günü 4437 sayısıyla resmileştirilen gizli kararına dayanarak bütün ülkede bu şekilde yeni listeler düzenleniyor. Azadlık’ın elindeki resmi belge ekindeki “Yol haritası”nda bu listelerin düzenlenmesiyle ilgili  belirli görevler verilmiş. 

Azadlık’a çeşitli il ve ilçelerden gelen haberler, bu görevlerin yerine getirildiğini doğrulamakta. 5 Eylül’de başlayan bu faaliyet sonucunda düzenlenen listeler 15 Aralık’a kadar yöneticilere teslim edilecek.

 

(LATINDA)

“Mutaassib dindor”lar va mutaassiblikka moyillar ro‘yxatini tuzish¸ maxfiy qarorga ko‘ra¸ IIV va DXX xodimlariga yuklatilgan.

O‘zbekiston prezidentining 2019 yil 4 sentyabr kuni 4437m soni bilan rasmiylashtirilgan maxfiy qarori asosida butun mamlakat bo‘ylab yangi maxsus ro‘yxatlar tuzilmoqda.

Bunday ro‘yxatlarni tuzish to‘g‘risida Ozodlik ixtiëridagi maxfiy hujjatga ilova qilingan “Yo‘l xaritasi”da aniq topshiriqlar berilgan.

Ozodlikka turli shahar va tumanlardan kelaëtgan xabarlar bu topshiriq bajarilayotganini bilvosita tasdiqlamoqda.

5 sentyabrdan boshlangan bu jaraën natijasida tuzilgan ro‘yxatlar 15 dekabrga qadar tegishli idoralarga taqdim qilinadi.

Prezident Mirziëev 2017 yilning 1 sentyabrida “diniy-ekstremist oqim a’zolari ro‘yxati”da bo‘lgan 17 ming odamdan 16 mingining “qora ro‘yxat”dan chiqarilganini bildirgan edi. Ayni chiqishida Mirziëev¸ ro‘yxatdan chiqqanlar har birining orqasiga o‘ntadan odam qo‘yilishi¸ “adashganlarning yana balo ko‘chasiga kirmasligi” uchun ular bilan ikki-uch yil qattiq ishlanishini ta’kidlab aytgan edi.

Maxfiy qarorda yangidan ro‘yxatlar tuzishni taqozo qilgan omillardan biri sifatida “ afv etilgan ëki jazo muddati tugashi bilan ozod qilingan ayrim shaxslar tomonidan noqonuniy faoliyatni davom ettirish va o‘zlarining ekstremistik yo‘ldagi hamfikrlari bilan aloqa o‘rnatish kabi holatlar kuzatilaëtgani” aytilgan.

Maxsus ro‘yxatlar ro‘yxati

Prezidentning mamlakatdagi diniy vaziyatni sog‘lomlashtirishga oid Ozodlik ixtiëridagi maxfiy qarori ijrosi bo‘yicha qilinadigan chora-tadbirlar jadvalida davlat va jamoat idoralariga o‘ndan oshiq maxsus ro‘yxat shakllantirish buyurilgan.

Bu ro‘yxatlarning asosiy qismi diniy mutaassiblik targ‘iboti ëki unga moyilligi bor shaxs va guruhlarga oid.

Oddiy xalq tilida “qora ro‘yxat” deb ataladigan bu ro‘yxatlar ro‘yxatiga quyidagilar kiritilgan:

1. Xorijdagi urushlar davom etaëtgan nizoli hududlarda ekstremistik guruhlar tarkibida faoliyat yuritaëtgan shaxslar ro‘yxati;

2. Professional sportchilar orasidan turli diniy mutaassiblik¸ beo‘xshov soqol qo‘yish¸ hijob kiyish¸ tatuirovka chizdirish kabi illatlarga moyilligi bor shaxslar ro‘yxati;

3. Xorijga diniy ta’lim olish maqsadida chiqib ketgan voyaga yetmaganlar¸ chet eldagi diniy ta’lim muassasalarini bitirib qaytgan shaxslar ro‘yxati;

4. Diniy mutaassiblikka moyilligi bo‘lgan aëllar ro‘yxati;

5. Xorijda ishlash istagida bo‘lgan xotin-qizlar ro‘yxati;

6. Xorijdan mamlakatga olib kirilaëtgan diniy mazmundagi ramz va belgili ashëlar ro‘yxati;

7. Adliya idoralari ro‘yxatidan o‘tmagan va maqsadli foydalanilmaëtgan norasmiy masjidlar ro‘yxati;

8.Terrorchilik va ekstremistik tashkilotlar g‘oyalarini targ‘ib qilaëtgan veb-saytlar¸profillar va ijtimoiy tarmoqdagi kanallar ro‘yxati.
Махфий қарор иловасида шакллантириш буюрилган айрим рўйхатлар.
Maxfiy qaror ilovasida shakllantirish buyurilgan ayrim ro‘yxatlar.

 
«Qora ro‘yxat»dagilar bilan ishlovchilarning «oq» ro‘yxati

 

Prezidentning maxfiy qaroriga ilova qilingan «Yo‘l xaritasi»da bunday ro‘yxatlarga kiritilganlar bilan rejali ishlovchilar ro‘yxatini shakllantirish ham topshirilgan.

Bular esa:

1. Respublikadagi barcha tashkilot va idoralar rahbar xodimlarining toifalar kesimidagi ro‘yxati;

2. Buzg‘unchi g‘oyalaridan qaytmagan har bir fuqaroni individual tarzda o‘rganib¸qarindoshlari¸ hoji ota-onalar¸mahalla faollari¸hamkasblari va boshqalar orasidan ularga ijobiy ta’sir ko‘rsata oladigan shaxslar ro‘yxati;

3. Fan-ta’lim¸ madaniyat¸ san’at¸ sport, tadbirkorlik sohalarida muvaffaqiyatga erishgan ëshlar ro‘yxati;

4. Diniy¸ dunëviy va siësiy bilimga ega bo‘lgan mahalliy mutaxassislar ro‘yxati;

5. Aholi orasida hurmati va ta’siri yuqori bo‘lgan imom-xatiblar ro‘yxati;

6. Din ishlari bo‘yicha qo‘mita¸ O‘zbekiston musulmonlari idorasi¸ O‘zbekiston xalqaro islom akademiyasi¸ Islom sivilizatsiyasi markazi¸ IIV va DXXdan hududlarga biriktirilgan mas’ullar ro‘yxati.

"Оқ рўйхат"лардан бири.
“Oq ro‘yxat”lardan biri.

 
Ro‘yxatlarni kim¸ qachon tuzadi?

 

Ozodlik ixtiëridagi maxfiy hujjatda har bir ro‘yxatni shakllantirish uchun aniq idora (lar) va aniq muddatlar belgilangan.

O‘tmishi ëki joriy haët tarzida mutaassiblik va unga moyillik kuzatilgan shaxslar ro‘yxatini tuzish vakolati¸ asosan¸ Davlat xavfsizlik xizmati va Ichki ishlar vazirligi¸ ularning hududiy boshqarma va bo‘linmalari¸ hokimliklar va Din ishlari bo‘yicha qo‘mitaga berilgan.

Mutaassiblikka qarshi ma’rifat bilan kurashish vazifasi esa¸ Xotin-qizlar qo‘mitasi¸ Respublika mahallalar kengashi¸ “Nuroniy” jamg‘armasi¸ O‘zbekiston musulmonlari idorasi¸ Ëshlar ittifoqi¸ Madaniyat vazirligi¸ Ëzuvchilar uyushmasi¸ Ma’naviyat va ma’rifat markazi¸ MTRK¸ O‘zbekkino¸ va Axborot va ommaviy kommunikatsiyalar agentligiga topshirilgan.

Bu davlat va jamoat tashkilotlarining har biriga o‘ziga berilgan vazifa bo‘yicha ishchi guruh tuzish topshirilgan.

Bunday ro‘yxatlarni tuzish¸ maxfiy hujjatdan ko‘rilishicha¸ u rasmiylashtirilgan 4 sentyabrning ertasiga boshlangan va jaraën 15 dekabrga qadar yakunlanib¸ natijalar bo‘yicha prezident administratsiyasiga hisob berilishi lozim.

Mamlakat bo‘ylab ro‘yxat tuzish jaraëni qizg‘in bormoqda

Ozodlikka O‘zbekistonning turli shahar va tumanlaridan bir-biridan mustaqil holda kelaëtgan xabarlar 5 sentyabrdan beri diniy mutaassiblikka moyil shaxslar ro‘yxatini tuzish jadal boraëtganini tasdiqlaydi.

Hozircha jamoatchilikka ma’lum bo‘lgan va turli munozara uyg‘otaëtgan ro‘yxat¸ maxfiy hujjatda “diniy mutaassiblikka moyilligi bo‘lgan aëllar”¸ xalq tilida esa¸ “hijoblilar” deb ataladigan toifadagilar ro‘yxatidir.

14 oktyabr kuni Ozodlikka xabar yo‘llagan bekobodlik talaba¸ o‘z onasining ikki hafta oldin ana shunday ro‘yxatga kiritilganini bildirdi.

“Bekobod shahrida mahalla kotiblari hijobli aëllarning ro‘yxatini tuzayapti. Mahalla raisi va sekretari onam bilan suhbatlashib¸ rasmga ham oldi. Nega oldingiz desa¸ bizga shunday buyruq bo‘lgan¸ dedi”.

Bu suhbatdoshga ko‘ra¸ hozircha uyda o‘tiradigan 46 yashar onasi hijobini yechmagan¸ mahalla faollari bilan “hududdagi boshqa muammolarni hal qilinglar” deb tortishishni to‘xtatmagan.

Oltiariqdan Ozodlikka kelgan xabarda ham mahalla faollarining shunday ro‘yxat tuzib¸ uni IIBga taqdim qilaëtgani aytiladi.

Aëli va boshlang‘ich sinflarda o‘qiëtgan qizlarini hijobdan chiqarishga ko‘nmaëtgan kosonsoylik otaning ëzishicha¸ o‘zi kabilar bilan hozirda Ichki ishlar bo‘limining terrorizmga qarshi kurash bo‘linmasi xodimlari shug‘ullanmoqda.

Andijon ichki ishlar tizimining bu qaror va uning ijrosi haqida gapirish vakolati yo‘qligi bois shaxsi ochiqlanmasligini so‘ragan mulozimi¸ hozirda bunday ro‘yxatlarni tuzib¸topshirish IIB xodimlarining asosiy vazifasiga aylanganini bildirdi.

“Bunday ro‘yxatlar qilinayapti hokim topshirig‘i bilan. Ishchi guruh tuzilgan IIB¸ hokimiyat va MFY vakilidan iborat. Yana bitta ishchi guruhda soliq xodimi bor¸ MIB xodimi bor . Bu gruppa hamma narsani aniqlanib ketayapti. Odamlar vahimaga tushmasin¸ panika qilmalaring¸ deb tushuntirilayapti. Uzoq muddat chetda yurganlarning ham ro‘yxati qilinayapti”¸ dedi 14 oktyabr kuni Andijon IIB xodimlaridan biri Ozodlikka.

Prezident maxfiy qarorida IIV zimmasiga yuklangan asosiy vazifalar orasida “norasmiy diniy oqimlar safiga kirib qolganlar¸ radikal va ekstremistik oqimlar yetakchilarining shaxsini aniqlash hamda faoliyatiga chek qo‘yish choralarini ko‘rish va amalga oshirilgan tezkor tadbirlar yuzasidan ma’lumotlarni taqdim etish” bor.

“Ro‘yxatdan chiqarish” amaliëti o‘zini oqlamadimi?

Prezidentlikka kelganidan so‘ng e’lon qilgan islohotlari doirasida Shavkat Mirziëev Karimov davrida noqonuniy diniy guruhlarga aloqadorlikga ayblanib qamalgan ëki maxsus kuzatuvga olinganlar ro‘yxatini ham “amnistiya” qilgan edi.

2017 yilning 1 sentyabr kuni Toshkentdagi Xasti Imom masjidi hovlisidagi Baroqxon madrasida imom xatiblar bilan uchrashuvi chog‘ida Mirziëev “diniy-ekstremistik oqim a’zolari ro‘yxati”da bo‘lgan 17 ming odamdan 16 mingining bu ro‘yxatdan chiqarilganini aytgan edi.

“O‘zbekiston 24” telekanali ko‘rsatgan ayni chiqishida Mirziëev¸ “adashganlarning yana bu balo ko‘chasiga qaytib kirmasligi” uchun ularga ijtimoiy-iqtisodiy imkonlar berilishi va normal haëtga qaytarish uchun ularning har biri bilan o‘ntadan odam shug‘ullanishi lozimligini ta’kidlagan edi.

Oradan roppa-rosa ikki yil o‘tib¸ 4 sentyabr kuni qabul qilingan maxfiy qarorda¸ bunday urinishlarning ayrim hududlarda samara bermagani e’tirof etildi.

Jumladan¸ maxfiy qarorda ëzilishicha¸ ekstremistik yo‘ldagilarning o‘z noqonuniy faoliyatini davom ettirishi “aholi orasida diniy haët¸ aqidaparastlik va oxir-oqibat ekstremizm va terrorizm xavflarining vujudga kelishiga¸ shuningdek¸ yuz beraëtgan voqea-hodisalarga qonun normalari bilan emas¸ balki din ahkomlari orqali baho berish holatlarining ko‘payishiga sabab bo‘lmoqda.”

Devami

Özbekistan Millî Haber Ajansı, Andican’da 6 Yiğit’in Tutuklandığı haberinin ardından bir süre açılmadı O‘zAning 6 andijonlik qamalganiga oid xabari e’lon qilinganidan ko‘p o‘tmay ochilmay qoldi

14 Ekim günü OZODLIK (Azadlık) radyosu, Özbekistan Milli Haber Ajansı O’zA’da aynı gün yayınlanan habere dayanarak, Andican’da 6 gencin dinî aşırılıkla suçlanarak her birinin 6 yıla kadar hapis cezası aldığını haber vermişti.

14 Ekim gününün ikinci yarısında O’zA nın haberi açılmadı. Azadlık’ın verdiği linke basıldığında “404-Topilmadi” yazısı çıkmakta. Andicanlık yiğitlerin hapsedilmesine aid haber 15 Ekim günü de açılmadı.

Google 15 Ekim’de O‘zA nın bir gün önce Andican’daki olayla ilgili haberini göstermekte. Habere göre 8 Ekim’de Andican Ceza Mahkemesi O‘rmonov Ne’matjon No‘monjon oğlunu 6 yilga, Poziljonov Nurullo Muhammadabdullo oğlu ve Isakov Doniyor Muhammadjon oğlunu 5 yil 6 oy muddatga, Isakov Boburbek Muhammadjon oğlu, Nasriddinov Izzatullo Abdurasul oğlu va Abdullayev A’zamjon Avazbek oğlunu 3 yil muddatga hürriyetten mahrum etdi.

Bu konuda haber yapan O‘zA Haber Ajansı, yaşı 20 dan 23’e kadar olan bu 6 vatandaşın Ceza Yasası’nın hangi maddeleri gereğince suçlu bulunduğunu yazmadı.

 

(LATINDA)

14 oktyabrda Ozodlik O‘zbekiston Milliy axborot agentligi -O‘zA shu kuni e’lon qilgan xabarga tayanib, Andijonda yoshi 20 dan 23 gacha bo‘lgan 6 yigit diniy ekstremistlikda ayblanib qamalgani to‘g‘risida xabar qilgan edi.

14 oktyabr, kunning ikkinchi yarmida O‘zAning xabari ochilmadi. Ozodlik bergan ishora bosilganda xabar o‘rnida “404 Topilmadi” degan yozuv chiqmoqda. Andijonlik yigitlarning qamalishiga oid xabar 15 oktyabr kuni ham ochilmadi.

Biroq google qidiruv tizimi 1 kun oldin O‘zA Ne’matjon O‘rmonov, Nurullo Poziljonov, Doniyorbek va Boburbek Isakovlar, Izatullo Nasriddinov hamda A’zamjon Abdullayevlarga oid xabar e’lon qilganini ko‘rsatmoqda.

Google 15 октябрда ЎзА бир кун олдин Андижондаги воқеа оид хабар берганини кўсатди.

Google 15 oktyabrda O‘zA bir kun oldin Andijondagi voqea oid xabar berganini ko‘satdi.
8 oktyabrda Jinoyat ishlari bo‘yicha Andijon viloyat sudi O‘rmonov Ne’matjon No‘monjon o‘g‘lini 6 yilga, Poziljonov Nurullo Muhammadabdullo o‘g‘li va Isakov Doniyor Muhammadjon o‘g‘lini 5 yil 6 oy muddatga, Isakov Boburbek Muhammadjon o‘g‘li, Nasriddinov Izzatullo Abdurasul o‘g‘li va Abdullayev A’zamjon Avazbek o‘g‘lini 3 yil muddatga ozodlikdan mahrum etdi.

Bu haqda xabar qilgan O‘zA axborot agentligi yoshi 20 dan 23 gacha bo‘lgan bu 6 fuqaro Jinoyat kodeksining qaysi moddalari bo‘yicha aybdor topilganini yozmagan.

Agentlikka ko‘ra, oltovlon “jinoiy faoliyat olib borish uchun oldindan bir guruhga birlashib ijtimoiy tarmoqlarda taqiqlangan saytlardan materiallar olgan.

O‘zbekiston Respublikasining amaldagi davlat tuzumini Konstitutsiyaga xilof tarzda o‘zgartirishga, hokimiyatni bosib olishga, qonuniy ravishda saylab qo‘yilgan yoki tayinlangan hokimiyat vakillarini hokimiyatdan chetlatishga ochiqdan-ochiq ravishda da’vatlar qilishgan.

Xorijdagi diniy ekstremistik, separatistik va fundamentalistik tashkilotlardan moddiy va moliyaviy yordamdan foydalangan holda O‘zbekistondagi barqarorlikni buzish va fuqarolar totuvligiga raxna solish kabi uydirmalarni tarqatish bilan shug‘ullanishgan.

Shuningdek, ular hijrat va jihod qilish maqsadida urush o‘choqlari bo‘lgan Suriya va Iroq davlatlariga ketish rejalarini ham tuzishgan. Islom xalifalik davlatini qurish kabi g‘oyalarni qo‘llab-quvvatlashib Afg‘oniston, Pokiston va Suriya davlatlaridagi “O‘zbekiston Islomiy Harakati” va “Islomiy Jihod Ittihodi” xalqaro terroristik tashkilotlarning jangarilar tayyorlovchi lageriga borib qo‘shilishga harakat qilishgan”.

https://www.ozodlik.org/a/30217359.html

Devami

Turk tadbirkorlarini O‘zbekistonga kelishdan nima to‘smoqda? O‘zbek elchisi ularni qiynayotgan muammolar xususida

(LATINDA)

Xorijiy salohiyatli investorlar, sarmoyadorlarni O‘zbekistonga pul kiritishdan nima to‘sib turibdi, degan savol ko‘pchilikni qiynab kelmoqda. Bu borada turli fikrlar bildiriladi va ularda asos ham bor. Chet ellik sarmoyadorlarni O‘zbekistonga investitsiya kiritishdan to‘sayotgan shunday muammolardan biri – bu qonun ustuvorligining yo‘qligi, joylarda har bir ish mahalliy hokimlik rahbarlariga bog‘liq bo‘lib qolganligidadir. Bundan tashqari, xususiy mulkka bo‘lgan munosabat bozor tamoyillariga asoslanmaganligidadir. O‘zbekistonning Turkiyadagi Favqulodda va muxtor elchisi Alisher A’zamxo‘jayev Kun.uz muxbiriga intervyu berar ekan, shular haqida so‘z yuritdi.

 

 

«Biz bu yerga malaka oshirish bo‘yicha ba’zi bir rahbarlarni tez-tez chaqirib turamiz. Shu jumladan, bir viloyat hokim muovinini ham taklif qildik. Birinchi muovinlari. U kishi bilan birgalikda har kuni uchrashuv bo‘ldi.

U kishi uchrashuvlarning birida o‘rnidan turdi-da, (tadbirkorlarga qarata – tahr.) agar siz bizning viloyatimizga kelib, qaysi yerimizni bir nuqtasini ko‘rsatsangiz, sizga yoqqan bo‘lsa, u yerda inshoot bo‘ladimi, park bo‘ladimi, bog‘ bo‘ladimi – shundoq buzaman-da, sizga beraman dedi. O‘zi ushbu muovin ham ataylab aytgani yo‘q, chunki bizda bu tabiiy hol. Bizning O‘zbekistonda, (mansabdor shaxsni – tahr.) mening eng yaqin do‘stim ekan, mardlik qilyapti, deb tushunamiz.

Lekin turk tadbirkorlari hammasi menga ko‘zini olaytirib, hayron qarab turibdi: “sen kecha bizga boshqacha gapirayotganding, bu nima deyapti”, degandek. Men birinchi muovinga sekin shipshidim: “ey, og‘ayni, bular mulkdor, yerga munosabati umuman boshqacha, agar birovning yerini bular uchun buzib beradigan bo‘lsang, 3-4 yildan keyin bularnikini ham boshqa odamga buzib berar ekansan-da, (deb tushunmasliklari uchun) hech bo‘lmasa, gapingni suvab yuborib, (binosi) buzilgan odamga kompensatsiya beraman, pulini beraman, deb aytgin, desam, hokimimiz muovini meni tushunmayapti», – deya ta’kidladi Alisher A’zamxo‘jayev.

Elchi janoblari yana bir misol bilan boshqa turk tadbirkori O‘zbekistonga sarmoya yotqizishdan bir zumda voz kechgani, shu bilan birga, u nima uchun bunday qarorga kelganini izohlaganini ham ma’lum qildi.

«Yaqinda yana bir hokimiyat vakillaridan biri keldi. Bir korxona rahbarining oldiga olib bordik. Judayam baquvvat (badavlat – tahr.) odam. Men uni ikki oy (mobaynida – tahr.) “O‘zbekistondan zo‘ri yo‘q, O‘zbekiston sening vataning bo‘ladi, u yerda uy sotib olasan, shu korxonani o‘sha yerda qurmasak bo‘lmaydi”, deb juda ishontirganman. Tadbirkor tayyor, pishib turibdi.

Birdaniga u hokim buva o‘tirdilar-da, “men sizga so‘z beraman, birorta prokuror, birorta melisa, birorta sudya, hech kim sizga tegajog‘liq qilmaydi. Men o‘zim garantman. Kelasiz, korxonangizni ochasiz, ishlaymiz”, dedi.

Tadbirkor menga qarab, “shu kungacha men ishtiyoq bilan O‘zbekiston haqida o‘ylab yurgan edim, endi bormayman”, deydi. “Nimaga?”, deb so‘rasak, “hamma narsa bitta odam bilan hal bo‘ladigan bo‘lsa, men nima qilaman bunaqa joyni”, dedi. Hokimiyat vakili, nima deyishim kerak edi, deb so‘radi. Tadbirkor “agar siz menga, bizda qonun ustuvor, hech kim hech narsa qila olmaydi (qonundan tashqari – tahr.) desangiz edi, ertaga jomadonimni ko‘tarib borardim. Agar hamma ish sizga bog‘liq bo‘lsa, ertaga menga nisbatan kayfiyatingiz o‘zgarib qolsa, menga ham shunaqa muomala qilarkansiz-da. Nima, qonun ustuvorligi yo‘qmi?”, dedi», – deya qayd etdi elchi.

Uning so‘zlariga ko‘ra, O‘zbekistonda mulk va mulkdorga bo‘lgan munosabat yo‘q, ammo asta-sekinlik bilan bu jarayon yo‘lga qo‘yilmoqda.

«Bizda mulkdorga bo‘lgan munosabat yo‘q hali. Bu narsa, sekin-sekin yo‘lga qo‘yilmoqda, prezidentimiz shu narsa bo‘yicha ishlayaptilar. Biz shu madaniyatni ko‘tarishimiz kerak», – dedi Alisher A’zamxo‘jayev.

https://kun.uz/news/2019/10/14/turk-tadbirkorlarini-ozbekistonga-kelishdan-nima-tosmoqda-ozbek-elchisi-ularni-qiynayotgan-muammolar-xususida

Devami