Çin mezalimi

 

HAYRETTİN KARAMAN

03.05.2015

Yüz yıl önce hem Türklerin hem de Ermenilerin zarar gördüğü bir olayı soykırım sayıp bahane ederek Türkiye’ye saldıran ABD, AB, Rusya, BM, bir kısım insan hakları örgütleri bundan önce yazdığım Rus mezalimi, şimdi yazacağım Çin mezalimi ve daha sonra yazacağım İsrail vb. mezalimi karşısında niçin gerekeni yapmıyorlar?
Vicdanı olanların yaşama sevincini zedeleyecek kadar vahim olan aşağıdaki mezalimi daha çok Dünya Uygur Kurultayı (DUK) ve Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği’nin sitelerinden özetliyor ve bu siteleri herkesin ziyaret etmesini diliyorum.
İstanbul’a geldiğim 1959 yılından itibaren merhum İsa Yusuf Alptekin’i (1901-1995) tanımış, daha sonra birçok toplantıda kendisini dinlemiştim. Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin genel sekreterliğine kadar üst düzey vazifelerde bulunan bu zat hayatını bu topluluğun haklarını savunma davasına adamıştı. Şimdi bu davayı, adını andığım kuruluşlar üstlenmiş bulunuyorlar.
Doğu Türkistan, Karahanlılar Devleti (840-1212) Hükümdarı Abdülkerim Satuk Buğrahan ile birlikte toplu hâlde İslam’ı kabul ederek ilk Türk İslam devletinin kurulduğu coğrafyadır. Hoca Niyaz Hacı önderliğinde 1933’te Kaşgar’da Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kuruldu. 1944’te ise Gulca’da Doğu Türkistan Cumhuriyeti adıyla Alihan Töre önderliğinde ikinci bağımsız Türk devleti kurulmuştur. Her iki devlet de Çin tarafından yıkılmıştır. 1949’daki Mao’nun kızıl devrimiyle Doğu Türkistan uluslararası hukuk kuralları ihlal edilerek işgal edilmiştir. Çin komünist yönetiminin fiziki işgali ile birlikte Doğu Türkistan’da devletin tüm imkânları seferber edilerek sistematik bir asimilasyon süreci başlatılmıştır. Uygurların ana vatanı olan Doğu Türkistan 65 yıldır Çin işgalindedir.

Çin yönetimi 1949’da Doğu Türkistan’ı işgal ettikten sonra bölgede başlatmış olduğu sözde devrimlerle din ve vicdan hürriyeti başta olmak üzere eğitim, sosyo-kültürel, ekonomik alanlardan çevre ve ekolojik dengeye varıncaya dek her alanda büyük yıkım gerçekleştirmiştir.
İşgalle birlikte ne kadar siyasi önder, aydın, bilim adamı, din adamı, zengin, kanaat önderi varsa tutuklanmıştır. Sözde halk mahkemelerinde savunma hakları ellerinden alınan insanların birçoğu kurşuna dizilerek öldürülmüştür. Birçoğu da ağır cezalarla hapislerde çürümüştür.

Çin işgalci yönetimi 1966-1997 yılları arasında Doğu Türkistan’ın Lobnor bölgesinde 11’i yer altında olmak üzere toplam 46 nükleer deneme gerçekleştirmiştir. Bunun sonucu olarak yüzbinlerce Uygur yaşamını yitirmiştir. Nükleer denemeler sonucu yayılan radyoaktif serpintiden dolayı günümüzde dahi bölgedeki insanlar başta kanser olmak üzere birçok ölümcül hastalığa karşı yaşam mücadelesi vermektedir. Çevre ve ekolojik denge tahrip edilmiştir.
Dini afyon olarak tanımlayan Çin yönetimi Doğu Türkistan’daki Müslümanlara karşı dinsizleştirme politikaları uygulamış, din ve vicdan hürriyetini engellemiştir. Başörtüsü ve sakalı yasaklayarak Müslüman Uygurların ibadetlerinin yanı sıra yaşam biçimlerine dahi müdahale edilmektedir. Ramazan’da oruç yasaklanmıştır. “Komünist Parti üyeleri, 18 yaşından küçükler, işçi ve memurlar, kadınlar ve öğrencilere giriş yasağı konulmuştur.”
Şehirlerde bir, kırsalda ikiden fazla çocuk yapmak yasaklandığı için ajanların ihbarı sonucu yedi sekiz aylık hamilelerin dahi bebekleri kürtajla öldürülmektedir.

Çin yönetimi masum Uygur sivil halkı ‘radikal İslami terör’ bahanesiyle çok ağır cezalandırıp dünyadan izole etmekte, her türlü devlet terörünü uygulayarak kendini haklı göstermeye çalışmaktadır. Bunun son örneği 5 Temmuz 2009’daki tüm dünyanın adeta canlı yayında izlemiş olduğu Urumçi katliamında sergilenmiş ve dünya kamuoyu sessiz kalmıştır.
Toprak reformu adı altında yerli halkın toprakları ellerinden alınmış ve Çinlilere dağıtılmıştır.
Uygur Türkçesi’nin unutturulması, Çinlilerle evliliğin teşvik edilmesi, 6-7 yaşındaki çocukların ailelerinden alınarak Çin’in iç bölgelerine götürülüp yabancılaştırılması gibi daha birçok mezalim devam etmektedir.

Yeni Şafak

Devami

Kırgızistan’da Siyer-i Nebi yarışması

02.05.2015

Kırgızistan Din İşleri İdaresi ve Kırgızistan İslam Üniversitesi Siyer-i Nebi yarışması düzenliyor.

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Hazreti Peygamberi daha iyi tanıma yarışması düzenlenecek.

Kırgızistan Dini İşleri İdaresi ve İslam Üniversitesinin organize ettiği  Hazreti Peygamberi Daha İyi Tanıyalım isimli yarışma yarın başkent Bişkek’te başlıyor.

Yarışma hakkında “АКИpress” ajansına 1 Mayıs günü açıklama yapan organizatörler yarışmanın belirlenen üç Siyer-i Nebi kitabından çıkarılan sorular üzerinden test usulü yapılacağını belirtti.

Katılımcılara Hazreti Peygamber’in hayatına dair bilgiler, Asr-ı Saadet’te yaşayan kişiler ve İslam tarihi açısından yaşanan önemli olayların tarihleri sorulacak. Cevaplar İslam Üniversite profesörleri ve müftülük yetkilileri tarafından değerlendirilecek.

Yarışmada ilk beşe giren adaylara Hac, sonraki üç kişiye Umre ödülleri verilecek. Kalan katılımcılara 3 bin ila 30 bin Kırgız Somu dağıtılacak.

“Hazreti Peygamber’i Daha İyi Tanıyalım” yarışmasına katılan katılımcıların 25 Nisan’a kadar kayıtlarını yaptırdığı bildirildi. Kırgızistan genelinde yarışmaya katılmak için 10 bin 503 kişi başvuruda bulundu.

Dünya Bülteni

Devami

Netanyahu’nun kardeşinin oyunu Taşkent’te sahnelenecek

02.05.2015

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun üvey kardeşinin senaryosunu yazdığı tiyatro oyunu Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te sahnelenecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üvey kardeşi İddo Netanyahu’nun yazdığı tiyatro oyunu Özbekistan’da sahnelenecek.

BBC Özbek hizmetinin haberine göre İddo Netanyahu’nun senaryosunu yazdığı “Dünyalar çarpıştığında” adlı tiyatro oyunu Taşkent Genç Seyirciler Tiyatrosunda oynanacak.

Haber ilk olarak tiyatronun web sitesinde yayınlandı. İddo Netanyahu’nun yazarı olduğu bu tiyatro oyunun İsrail’in Kuruluş Günü vesilesiyle ilk olarak Taşkent seyircisine sunulacağı bildirildi.

Çalışma Özbek yönetmen Nabi Abdurahmanov tarafından sahnelenecek. Bu yönetmen 2013 yılında Netanyahu’nun başka bir eseri olan “A Happy End/bir Mutlu Son” oyununu da sahneye koymuştu. Bu eserde Hitlerin Nazi Partisi iktidara geldiğinde Berlin’de yaşayan Yahudi asıllı bir fizikçi ve ailesinin hikayesi anlatıyor.

“Dünyalar çarpıştığında” eseri ise Albert Einstein ve Dr. Immanuel Velikovskiyning kendi aralarındaki görüşmeler üzerine kurgulanmış.

İddo Netanyahu eserinin gala toplantısında “Ben bu eseri dini ve ilmi yönden mükemmel gelişmenin bir insana ne kadar pahalıya mal olabileceğini anlatmak için yazdım” dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nın üvey kardeşi olan İddo Netanyahu tıp doktoru ve yazar. İddo Netanyahu adını “Kurtarıcılar” ve “İonnin son savaşı” adlı eserleri duyurmuştu.

Dünya Bülteni

Devami

Tacikistan’da bir garip çete

01.05.2015

Tacikistan’da yasak olmasına rağmen halka kamusal alanda başörtüsü takıp sakallı gezebileceğine dair sahte izin belgesi satan çete aranıyor

Tacikistan’da bir çete kamusal alanda erkeklere sakallı, kadınlara ise tesettürlü olarak gezebileceklerine dair sahte izin belgeleri satıyor. Güvenlik birimleri ve Din İşleri Komitesi çetenin yakalanması için çalışmalar başlatıldı.

Tacikistan Din İşleri Komitesi bir açıklama yaparak sakallı ve başörtülü gezme hakkı veren sahte izin belgeleri satan dolandırıcıların bulunması için yardımcı olmalarını istedi. Din İşleri Komitesi web sitesinde sahte belgenin örnek resmini de yayınladı. Belgede kişinin özel bilgileri yanında Tacikistan arması ve fotoğrafa da yer veriliyor.

Komitenin açıklamasında “Kimliği belirsiz kişilerin bu eylemleri ülkede hükümetin resmi siyasetini ve İslam dinini kötülemeye yöneliktir” denildi.

Son yıllarda Tacik yetkililer dindarlık alameti kıyafetlerle mücadele ediyor. Öğrencilere ve devlet kurumlarında çalışanlara sakal ve başörtüsü yasağı uygulanıyor.

Dünya Bülteni

 

Devami

Özbekistan’da öğrenci yurtlarına polis baskını

Özbekistan’daki tüm yükseköğretim kurumlarında, öğrenci evlerinde ve internet kafelerde hafta başından beri operasyonlar yapılıyor.

Ozodlik radyosu Taşkent’teki bir kaynağa dayanarak bu baskınların Özbekistan Bakanlar Kurulu talimatı ile İçişleri Bakanlığı Cinayetleri önleme grubu tarafından yapıldığını haber verdi.

Radyonun Özbekistan Eğitim Bakanlığı’ndaki kaynağı baskınların ‘radikal’ eğilimli öğrencilere yönelik olduğunu söyledi. Kaynak, şu ifadeleri kullandı:

“Yükseköğretim kurumlarına bağlı yurtlarda abdest ve namaz odaları, talebe odalarında ise dini içerikli resimler bulundu. Bunlar hükümet yetkililerine göre radikalizme götüren şeylerdir. Bunun yanında bazı talebelerin ders zamanında okula gitmeden internet kafelerde dini içerikli bilgileri öğrendikleri de tespit edilmiştir.”

İsminin açıklanmasını istemeyen Özbekistan Milli Üniversitesi Matematik Fakültesi talebesi polis baskınları hakkında şunları anlattı:

“Polisler talebe odalarında asılı olan Kabe resmi ve Kur’an ayetlerini gördüler. Bunları kimin astığını araştırdılar. Bunlar Taşkent pazarlarında satılan dini içerikli malzemelerdir. Tuvaletlere girdiler ve abdest almak için terlik ve tabure gibi malzemeler olup olmadığını bile kontrol ettiler. Odalarımızda seccade ve dini kitaplar aradılar. Bazı öğrencilere internet kafelere gidip gitmediklerini sordular. Baskın sırasında bir arkadaşımızın telefonu çaldı. Telefon sesinden Kur’an ayetleri duyuluyordu. Polis bu arkadaşın telefonuna el koydu.

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan’ın başkentinde büyük polis operasyonu

Özbekistan’da bir okulda Arapça yazılı ve tehdit içerikli olduğu iddia edilen bir kağıt bulunması üzerine operasyonlar başlatıldı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’in Parkent ilçesindeki okullardan birinde Arap harfleri ile yazılan ve tehdit içerikli olduğu öne sürülen kağıtlar bulunması operasyon başlatıldığı bildirildi.

BBC kaynaklarına göre tehdit içerikli sayfalar Cuma günü Hisaroy adlı köydeki 29 numaralı ortaokulda bulundu. Bu okul ise Güneş Enerjisi Enstitüsüne çok yakın bir yerde bulunuyor. Bazı kaynaklar ise ilçedeki çocuk evi ve evlere de siyah bayrak ve tehdit içerikli sayfalar bırakıldığını iddia etti.

Cumartesi günü Parkent ilçesine çok sayıda polis ve özel kuvvet birimi gönderildi. İlçe ve köye giriş ve çıkış polis kontrolünde yapılıyor.

Parkent ilçesi ve Hisaroy köyü sakinlerinden önceden polis listesinde bulunanlar ve yurt dışında çalışarak Özbekistan’a dönenlerin istihbarat yetkilileri tarafından sorgulandığı bildirildi.

“Ozodlik” radyosu haberine göre olaydan sonra Parkent ilçesine İslam Kerimov’un sağ kolu olarak bilinen istihbarat şefi Rustam İnayatov ve İçişleri Bakanı Adham Ahmatbaev gelerek, incelemelerde bulundu.

İki hafta önce Özbekistan hükümeti Taşkent’teki bütün okullarda polis merkezleri oluşturma kararı almıştı.

Özbek muhaliflere göre Kerimov hükümeti tarafından bu şekilde ses getiren güvenlik tedbirlerinin arttırılması halk içinde panik oluşturarak insanların rejime bağlılığını arttırmak için yapılıyor.

Dünya Bülteni

Devami

Tacikistan Meclisi’nde Tacik-Özbek Dostluk Grubu

29.04.2015

Tacikistan Meclisi’nde ilk defa Tacik – Özbek Dostluk Grubu kuruldu

Tacikistan ve Özbekistan arasında yıllardır devam eden gerginliğin sona ermesi için bir adım daha atıldı. Tacikistan Meclisi’nde Tacik – Özbek Dostluk Grubu kuruldu.

EuroAsia.Net’te yer alan habere göre resmi olarak kurulsa da iki ülke de Dostluk Grubu’nun kuruluşunu henüz resmi olarak ilan etmedi. Öte yandan Özbekistan’ın gruba henüz resmi onay vermediği de gelen bilgiler arasında.

Özbek sınır muhafızlarından oluşan bir heyet, Tümgeneral Nosirbek Usmonbekov başkanlığında 24 Nisan’da Tacikistan’ı ziyaret etmiş ve işbirliği imkanları üzerinde müzakere etmişti. Tacikistan’da kurulan Dostluk Grubu da bu adımın bir devamı olarak görülüyor.

Dünya Bülteni

Devami

Nazarbayev: “Oş olaylarından ders çıkartacak kadar akıllıyız”

Nursultan_Nazarbayev_-_EDM_January_11__2013

Nursultan Nazarbayev ülkesinin etrafında gerçekleşen ve birçok cana ve iktidar değişikliğine yol açan Oş, Fergana, Sumgait, Dağlık Karabağ, Kafkasya, Trans-Dinyester ve Baltık ülkelerinde çatışmalarla ve masum insanların ölümü ile sonuçlanan  olaylardan ders çıkardıkları söyledi. Nazarbayev,”1990’larda 3.6 milyon kişi tarihi anavatanı olan Kazakistan’ı terk etti. Bunların arasında bağımsızlıktan hemen sonra var olan kronik yoksulluk ve çok etnik yapılı toplumumuz en kötü olayların başımıza geleceği korkusunu yarattı. Bu korkuların kökeni de derinde. Birçok insan Kazakistan’ı terk ederek Almanya, Yunanistan, İsrail, Rusya ve eski Sovyet ülkelerine gitti. Bu dönemde 3 milyon 690 bin kişi ülkeyi terk etti ve nüfus 14 milyona düştü. Bu Kazakistan’ın ekonomik işgücü potansiyelini zayıflattı. 2000’lerden itibaren 5.6 milyon tekrar Kazakistan’a yerleşti. Bağımsızlığımızı bütün etnik ve dini gruplarla barış içinde bir arada kazandık. Bizim çok etnikli yapımız başta yapaydı; fakat bugün bu bizim avantajımız” dedi.

Turkkazak.com

Devami

AGİT, Kazakistan seçimlerini tanımadı

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Kazakistan’da yapılan seçimlerin adil olmadığını açıkladı

Kazakistan’da dün yapılan seçimlerde, oyların yüze 97,7’sini alarak devlet başkanlığına Nursultan Nazarbayev seçildi. Seçim AGİT tarafından “adil” bulunmadı.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) izleme misyonu başkanı Cornelia Jonker Astana’da verdiği demeçte, seçimlerin adil bir ortamda geçmediğini belirterek, sonuçlarının kabul edilebilir olmadığını söyledi. Jonker, seçmenlerin iradesinin ortaya koyan bir seçim olmadığını savundu.

Jonker, ülkede düşünceyi ifade özgürlüğünün olmadığını, seçim öncesi kampanyalarda hile yapıldığını, dolayısıyla seçimin adil olmadığını ifade etti..

Bu arada, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin Nazarbayev’e tebrik mesajı gönderdi.

Dünya Bülteni

Devami

Kazakistan’da yarın cumhurbaşkanlığı seçimi var

Kazakistan’da yarın cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak, seçimde mevcut Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in kazanacağına kesin gözüyle bakılıyor

Kazakistan’da yarın yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Nursultan Nazarbayev’in seçimi kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Petrol zengini Kazakistan eski Sovyet ülkeleri arasında en gelişmiş ve ekonomisi iyi durumda olan ülke olarak biliniyor. 74 yaşını dolduran Nazarbayev’in erken seçimlerde herhangi zorluk çekmeden kazanacağına kesin gözüyle bakılıyor.

2011 yılında yapılan seçimlerde muhalefet adayı katılmıştı. Bu seferki seçimlerde Nazarbayev’in rakibi yok gibi. Nazarbayev’le yarışacak iki adayı neredeyse hiç kimse tanımıyor.

Kazakistan’ın kuzey bölgelerinde halkın çoğunluğunu Ruslar oluşturuyor. Bundan dolayı Nazarbayev bağımsızlığın ilk yıllarında ülke başkentini kuzeye taşıyarak Astana’yı başkent yapmıştı. 2016 yılında yapılması gereken seçimlerin bir sene erken yapılmasının ana nedeni Ukrayna’da patlak veren kriz ve Kırım’ın Rusya tarafından beklenmedik şekilde ilhak edilmesi ile açıklanıyor.

Bundan dolayı Nursultan Nazarbayev seçim öncesi yaptığı konuşmalarda ülkesinde etnik karışıklara izin vermeyeceği konusu üzerinde duruyor. Günümüzde Kazakistan dünyanın en etkili devletlerinden biridir. Ukrayna ve Suriye krizlerinde Kazakistan’ın arabulucu çabaları gündemde.

Dünya Bülteni

Devami