Çin, mülteci Uygurlara ateş açtı; 1 ölü

Çin polisi, Vietnam’a geçmeye çalışan Uygurlara ateş açtı, bir kişi öldü

Çin’den Vietnam’a geçmek isteyen Doğu Türkistanlı bir gruba Çin güvenlik güçlerinin ateş ederek engel olması üzerine bir Uygur öldü.

Çin’in Chongzuo şehri yöneticilerinin resmi ajanslara verdiği bilgiye göre 22 kişilik bir Uygur grubu dün Vietnam’a yasadışı yollardan geçmeye çalışırken farkedildi. Güvenklik güçlerinin açtığı ateşte bir kişi ölürken diğer 21 kişi yakalanarak gözaltına alındı.

Yapılan resmi açıklamalarda grubun polise bıçaklarla saldırdığı bunun üzerine ateş açıldığı iddia edildi.

Çin’in yıllardır işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan’da son dönemlerde baskılarını arttırması sonucu Uygur halkı yasadışı yollarla bölgeyi terk etmeye çalışıyor.

Dünya Bülteni

Devami

Norveç, Özbek muhalifleri artık teslim etmeyecek

Özbekistan Devlet TV’sinin Norveç’ten iade edilen vatandaşlar hakkında bir belgesel yayınlaması ve onlara işkence ile eşcinsel olduklarını itiraf ettirmesi üzerine Norveç, bu ülkeye iade işlemlerini askıya aldı

Norveç, kendisine sığınan Özbek vatandaşlarını, Özbekistan Devlet Televizyonunda yayınlanan bir belgeselde haklarında eşcinsel ilişkiler içerisinde oldukları yönünde iddialar yer alması üzerine iade etmekten vazgeçti.

Norveç Göç Hizmeti İdaresi’nden bir yetkili konu hakkında “Ozodlik” radyosuna açıklamalarda bulundu.

11 Aralıkta Özbekistan devlet televizyon kanalında yayımlanan “Hıyanet” isimli belgeselde Norveç’te sığınma hakkı tanınan Özbekler, cihadi hareketlere katılmak ve eşcinsel ilişkilerde bulunmakla suçlandı. 35 dakika süren belgeselde Norveç’e sığınan ve sonra bu devlet tarafından iade edilen 6 Özbek vatandaşının Avrupa’da ahlaki çöküntü yaşadıkları öne sürülüyordu.

Belgeselde İade edilenler Oslo’da “terör” grubuna üye olduklarını ve kendilerini Abdulvahit adındaki bir hocanın eğittiğini itiraf ediyor. Sorgulananlardan 28 yaşındaki Asadullah Rizkiev ve 37 yaşındaki Şuhret İlhamov homoseksüel ilişkilerde bulunduklarını söylüyor.

Özbekistan yetkilileri bu 6 kişinin hangi mahkemeye çıkarıldığı ya da hapishanede olduğu hakkında bilgi vermiyor. Merkezi Asya İnsan Hakları Teşkilatı Norveç’ten Özbekistan’a iade edilen 18 kişinin daha işkence gördüğünü bildirdi.

Bağımsız gözlemciler ve Özbek muhalefeti Özbek polisinin altı kişinin ülkeye iadesinden sonra polis işkencesine maruz kaldığını belirtiyor. Norveç de bu belgeselin yayımlanmasından sonra Özbekleri artık iade etmeyeceğini açıkladı.

Dünya Bülteni

 

Devami

Göçmenler Rusya’dan ayrılıyor

Rusya ekonomisinin dar boğaza girmesi ve rublenin değer kaybetmesiyle birlikte, göçmenlere getirilen sınav zorunluluğundan dolayı göçmenlerin Rusya’dan ayrılmayı düşündükleri bildirildi

Rus rublesinin değer kaybetmesi ve 1 Ocak 2015 tarihinde yürürlüğe girecek zorunlu Rusça dil sınavı Rusya’da yaşayan göçmen işçileri bu memleketi topluca terk etmeye zorluyor.

Rusya’da yaşayan göçmenler Federasyonu başkanı Muhammed Amin “Interfax” ajansına konu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Federasyon başkanı Amin, “Evet, göçmenler Rusya’yı terk etmeye başladı. Yeni yılın başlaması ile göçmenlerin yüzde 25’inden fazlası Rusya’yı terk etmeyi düşünüyorlar” dedi.

Amin, göçmenlerinin Rusya’dan geri göçmelerinin başlıca nedenleri olarak rublenin değer kaybetmesi ve 1 Ocak 2015 Rusya’da göçmen işçiler için zorunlu hale gelecek olan Rus dili, tarihi ve Rus yaslarını bilme sınavını gösterdi.

Amin’e göre yasal göçmenler sayısının azalması Rusya’da yasadışı göçmenler oranını artırabilir.  “Tacik göçmen işçiler birliği” başkanı Karomat Sharipov da kendi vatandaşlarından birçoğunun Rusya’yı terk etme niyetinde olduklarını bildirdi.

Sharipov, “Tacik göçmen işçilerin çoğunun memleketimizde yüksek faiz oranlı dolar kredileri vardır ve şimdi onlar borçlarını ödemek için diğer ülkelerde iş aramak zorunda kalacak. Böyle durum bazı göçmen işçileri onları para ile temin edebilecek aşırı grupların safına yönlendirebilir” dedi.

Birleşmiş Milletler göre 2013 yılında Rusya 11 milyon göçmen bulunuyordu. Bu alanda Rusya için 45,8 milyon göçmen barındıran Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra dünyada ikinci sırada yer alıyor. Rus medyasının haberlerine göre Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden gelen göçmenler rublenin keskin zayıflaması sonucu vatanlarına para havalesini azalttılar. Bu transferlerin çoğu dolar üzerinden yapılıyor ve doların pahalanması onların para gönderme imkanlarının azalmasına neden oldu.

Dünya Bülteni

Devami

Tacikistan’da 11 kişiye terör suçlamasıyla hapis

Tacikistan’da 11 kişi ÖİH üyeliği ve terör saldırıları planlama suçundan hapse atıldı

Tacikistan’ın kuzeyindeki Hujand şehri mahkemesi 11 Tacik vatandaşını bir ‘terör örgütü’ olarak görülen “Özbekistan İslami Hareketi”ne üyelik ve  bir dizi terör saldırısı hazırlığı yapmak suçlamalarıyla hapse mahkum etti.

TojNews Ajansına göre grup üyeleri 9 ila 19 yıla kadar hapisle cezalandırıldılar. Ajansın haberine göre suçlu ilan edilenlerin 2010 ile 2014 yılları arasında Rusya’da bulundukları ve burada saldırı planladıkları iddia edildi.

Grup lideri Pendjikent şehrinde yaşayan Mansur Boboerov 19 yıl hapis cezasına, onun Spitamend kentinde ikamet eden yardımcısı 12 yıl hapis cezasına ve grubun Pendjikent ve Hujand şehri sakinleri olan 8 üyesi 9’ar yıl hapis cezasına çarptırıldılar.

Hükümlüler suç örgütü oluşturmak ve Tacikistan’daki a anayasal sistemi şiddet kullanarak değiştirmeye çalışmakla suçlanıyorlar.

Sanıklar Eylül ayı sonlarında tutuklanmıştı ancak gözaltı haberi Tacikistan İçişleri Bakanlığı tarafından Ekim ayında duyuruldu. Güvenlik güçleri tutukluların stratejik öneme sahip ve tüneller ve ülkenin kuzey bölgesini başkent Duşanbe’ye bağlayan “İstikbal” ve “Şehristan” tünellerinde bombalı saldırılar düzenlemek için plan yaptıklarını bildirdi.

Mahkemeden alınan bilgiye göre, Boboerov Özbekistan İslami Hareketinin kolu olan “Cündullah” grubunu yönetti.
Grup üyelerinin Suriye’de silahlı eğitim gördükleri bildirildi. Soruşturmada grubun yerel askeri birimlere ve polis merkezlerine saldırarak silah ele geçirmeyi planladıkları tespit edildi.

dunyabulteni.net

Devami

Tarihsiz kelajak ildizsiz daraxtdir

ТАРИХСИЗ КEЛАЖАК ИЛДИЗСИЗ ДАРАХТДИР
(Арабчадан таржима)

Француз ёзувчиси Александр Дюма 1844 йилда “Уч мушкетёр” номли бир роман ёзади. Романда подшоҳнинг уч ароқхўр қўриқчилари яна бир тўртинчи шериклари билан бирга Франция қироличасининг бир топшириғини бажарадилар. Хуллас, французлар бу тўқима саргузаштларни дунёга тарқатиб, уч ароқхўр француз чавандозларидан афсонавий қаҳрамонлар ясайдилар. Ҳолбуки, улар ўша қиссанинг ўзида ҳам мақташга арзигулик ҳеч иш қилмайдилар…

Энди эътиборингизни шу ҳодисадан 1200 йил олдин юз берган бошқа бир воқеага қаратсам. Буниси тўқима эмас, тарих зарварақларига битилган ҳақиқатдир. 3000 сонли исломий мужоҳидлардан тузилган қўшин билан уч асл чавандоз 200 000 қўшинли Рим империясига қарши жанг қилиш учун араб саҳросидан Шом диёрлари сари йўл олади. Мана шу оз сонли қўшин тарихда мисли кўрилмаган ғалабага эришди ва бу афсонавий зафар жанг майдонидаги шу уч асл чавандознинг ўз жонларини фидо қилишлари эвазига қучилганди. Улар қандайдир бир подшоҳ йўлида эмас, Франция қироличаси учун эмас, мана шу Диннинг сиз билан бизга етиб келиши йўлида жон фидо қилгандилар. Бу уч чавандоз Зайд ибн Ҳориса, Жаъфар ибн Абу Толиб ва Абдуллоҳ ибн Равоҳалардир. Аллоҳ улардан рози бўлсин ва уларни рози қилсин. Хўш, сиз уларни танийсизми? Улар ҳақида ҳеч ўқиганмисиз, эшитганмисиз?

Мен ўзларининг сохта, тўқима қиссалaрини жар солиб, дунёга тарқатаётган французларни эмас, ўзларининг ҳақиқий, тарихий қаҳрамонларини унутаётган, йўқламаётган, ёдга олмаётган мусулмонларни айблайман. Французлар ўзларининг тўқима уч чавандозини мактабларда таълим бериб, мултфильмлар ишлаётган бир пайтда мусулмон болалари ва ҳатто ўсмирлари ўзларининг шонли тарихларидан мутлақо бехабар қолмоқдалар.

Мана шу кўргулик туфайли болаларимиз аллақандай ўргимчак одам (спайдерман) ёки афсонавий шахс (суперман) бўлишни орзу қиладилар. Қодисия жангида ёлғиз ўзи оқ филни ўлдириб, жасорат кўрсатган Қаъқаъ ибн Амр Тамимий эса бировнинг хаёлига ҳам келмайди. Ўргимчак одам (спайдерман) ўзи кимлигини биласизларми? У Нью-Йoрк шаҳарларини ҳимоя қиладиган тўқима яҳудийдир. Ҳатто шу ролни ижро этадиган актёр ҳам яҳудий бўлиши керак. Бу иш албатта, яҳудийларнинг зарарига эмас, фойдасига хизмат қилади. Зеро, унда яҳудий маданиятига, яҳудий вужудига нисбатан эҳтиром мужассамдир. Нима учун болаларимиз спонге бооб (спонж боб) каби мултфильмларни кўрадилар? Ахир бу мултфильмни кўришни болаларига Американинг ўзидаги айрим оилалар ҳам тақиқлайдилар-ку! Негаки, унда бир хил жинслилар никоҳи тарғиб этилади. Украина каби бир давлат болаларини эҳтиёт қилиш учун уни ТВ орқали эфирга узатишни қонунан тақиқлаган. Шуни биласизларми?! Мусулмон болаларичи? Наҳотки уларга намойиш қилиш мумкин бўлган мусулмон қаҳрамонлар бўлмаса?! Ё алҳазар!

Хўш, ҳозирги болаларимиз танийдиган, биладиган тарихий араб шахслар кимлар? Синдбодми, Аловуддинми ёки Алибобоми? Бу шахслар аввало тўқима образлар, қолаверса, улар араб ҳам эмас. Уларни ёзган одам “Минг бир кеча”нинг муаллифидир. Унинг-да арабларга ҳам, мусулмонларга ҳам ҳеч қандай алоқаси йўқ. Болаларимиз Аловуддиндан нимани ҳам ўрганарди? Унинг бор қиладиган иши сеҳрли чироқни сийпалаб, унинг ичидаги жинга истагини айтишдан ўзга нарса эмас. Халқи учун, миллати учун, ҳатто ўзи учун нима қилдики, болаларимиз ундан бирор ибрат олсалар. Алибободан нимани ўрганадилар. Қирқ қароқчининг одамлардан ўғирлаб олган бойликларини ўмаришними? Ва шу билан қирқ биринчи қароқчига айланишними?

Биз бу кўрсатувимизда шу вақтга қадар бўяб кўрсатилиб келинаётган исломий тарих воқеини ўзгартиришга, уни босиб олган ғуборларни кетказиб, буюкларнинг унутилган қиссаларини, кўрсатган қаҳрамонликларини намойиш этишга ҳаракат қиламиз. Улар нафақат Ислом тарихидаги, балки бутун инсоният тарихидаги ҳақиқий буюк шахслардир.

Тарихий ҳужум (тарихга қаратилган ҳужум) нафақат ҳозиримиз, балки ўтмишимизга – илдизимизга болта уришга уринмоқда. У тарих саҳнидаги вужудимизнинг устунларини йиқитиш мақсадида умматнинг ўз пешволарига бўлган ишончини заифлaштириш, унинг қалбига турли хил шак-шубҳалар солиш назарияси асосида иш олиб бормоқда. Аблаҳлар қаҳрамонларимизни жиноятчи қотилларга, олимларимизни эса савдойиларга айлантирмоқчи ёки энг камида уларни тарих саҳифасидан ўчириб юбориб, ўрнига хаёлий, тўқима қаҳрамонларни олиб келмоқчи бўлмоқдалар. Чунончи, Амр ибн Оcдек (Аллоҳ у кишидан рози бўлсин) буюк қўмондонни ҳарбий жиноятчи (уруш очиш жиноятини содир этган шахс)га чиқариб, Наполеондек ҳарбий жиноятчидан эса миллий қаҳрамон ясаб, у ҳақда мактабларда, бизнинг мактабларимизда дарс бермоқдалар. Учишга ҳаракат қилган Аббос ибн Фарнос савдойига чиқарилиб, худди шу ишни қилган Райддаги ака-укалар улуғланмоқда. Ҳолбуки, Аббос ибн Фарнос ўз мақсадига эришиб, учишга муваффақ бўлганди. Улар талқин қилаётганларидек, ўша пайтдаёқ ўлиб кетмаганди.

Ёшларимиз орасида Рембони танимайдигани бўлмаса керак. Аслида у Вьетнам мағлубиятидан кейин руҳиятни тетиклаштириш мақсадида ўйлаб топилган уйдирмадан бошқа нарса эмас. Бу билан мен уларни айбламоқчи эмасман. Зеро, ўзини ўзи ҳурмат қиладиган ҳар қандай давлатнинг шундай йўл тутиши табиий.

Во ажаб! Нима бўляпти ўзи! Наҳотки мусулмон ёшларимиз қаердаги асли йўқ, тўқима Рембони қаҳрамон деб билсалару, Рембодан кўра неча баробар каттароқ қаҳрамонликлар кўрсатган ҳақиқий тарихий қаҳрамонларни танимасалар?! Масалан, улуғ саҳоба Муҳаммад ибн Маслама каби довюраклар кўрсатган қаҳрамонликлар ақлларни лол қолдириб келган. Кўрсатувимизда ҳали бу ҳақда алоҳида тўхталиб ўтамиз, иншооллоҳ.

Че Геварага қойил қоладиган, фантастик ва танк остида қолса ҳам ўлмайдиган қаҳрамонлар ҳақидаги киноларга муккасидан кетган ёшларимизга бир саволим бор. Геваранинг ўзи эътироф этган бир ҳақиқатни биласизми? Исломий мағриб афсонаси ва амир Муҳаммад ибн Абдулкарим Хаттобий ҳақида ўқиганмисиз, эшитганмисиз? Геваранинг шахсан ўзи партизанлар урушини мана шу исломий қўмондондан ўрганганини эътироф этган. Ўша пайтда саҳобаларнинг фидойи гуруҳлари форсларнинг Тастур шаҳрини ишғол қилишда ер остидан, анҳорлару шалолалар остидан шаҳарга кириб борган эдилар.

Шуни эсдан чиқармайликки, тарихимиздан бегоналашаётганимизнинг асосий сабабларидан бири тарихимизга қаратилган ҳужумдир. Улар буюк Ислом тарихини бўяб кўрсатишга уриняптилар. Масалан, Аҳмад ибн Фазлон каби ноёб паҳлавонлар хотираси йўқ қилиниб, ўрнига Алибобо каби тўқима, сохта паҳлавонлар жойлаштириляпти. Шу билан тарихимизда жиноятчи қўмондонлару савдойи олимлар қоляпти, холос. Қаҳрамонларимиз эса сеҳрли чироқлару учар гиламларсиз ҳеч иш қила олмайдиган нотавонлар бўлиб қоляпти. Мусулмонмисан, тамом, қаҳрамон бўлишинг учун ё саҳрога чиқиб кетишинг ёки қоп-қоронғу ғорга кириб кетишинг лозим.

Ғанимлар қалбингизга шу ҳис-туйғуни экканларидан кейин ўзингиз сезмаган ҳолингизда намуна-ўрнак бўлиш неъматидан мосуво бўла бошлайсиз. Шу билан ёшларимизда руҳий синиш, жароҳатланиш пайдо бўлиб, алалоқибат, анави ғанимларга тобе бўлишдан ўзга чора қолмагандек туюла бошлайди. Ана шу пайтда сиз билан биз осонгина ачиган мевадек чиқиндига чиқамиз-қоламиз…

Лекин энди уларнинг бу номери ўтмайди. Энди замон ўзгарди. Энди ўз тарихимизни ўз қўлларимиз билан ёзурмиз. Энди Ислом умматининг асл ўғлонлари, тарих йўналишини ўзгартира олган буюк қаҳрамонлари ҳақидаги уйдирмалар йўқ қилинур, ғуборлар кетказилур…

Muqim Mahmud

TARIXSIZ KELAJAK ILDIZSIZ DARAXTDIR
(Arabchadan tarjima)

Frantsuz yozuvchisi Aleksandr Dyuma 1844 yilda “Uch mushketyor” nomli bir roman yozadi. Romanda podshohning uch aroqxo‘r qo‘riqchilari yana bir to‘rtinchi sheriklari bilan birga Frantsiya qirolichasining bir topshirig‘ini bajaradilar. Xullas, frantsuzlar bu to‘qima sarguzashtlarni dunyoga tarqatib, uch aroqxo‘r frantsuz chavandozlaridan afsonaviy qahramonlar yasaydilar. Holbuki, ular o‘sha qissaning o‘zida ham maqtashga arzigulik hech ish qilmaydilar…

Endi e’tiboringizni shu hodisadan 1200 yil oldin yuz bergan boshqa bir voqeaga qaratsam. Bunisi to‘qima emas, tarix zarvaraqlariga bitilgan haqiqatdir. 3000 sonli islomiy mujohidlardan tuzilgan qo‘shin bilan uch asl chavandoz 200 000 qo‘shinli Rim imperiyasiga qarshi jang qilish uchun arab sahrosidan Shom diyorlari sari yo‘l oladi. Mana shu oz sonli qo‘shin tarixda misli ko‘rilmagan g‘alabaga erishdi va bu afsonaviy zafar jang maydonidagi shu uch asl chavandozning o‘z jonlarini fido qilishlari evaziga quchilgandi. Ular qandaydir bir podshoh yo‘lida emas, Frantsiya qirolichasi uchun emas, mana shu Dinning siz bilan bizga etib kelishi yo‘lida jon fido qilgandilar. Bu uch chavandoz Zayd ibn Horisa, Ja’far ibn Abu Tolib va Abdulloh ibn Ravohalardir. Alloh ulardan rozi bo‘lsin va ularni rozi qilsin. Xo‘sh, siz ularni taniysizmi? Ular haqida hech o‘qiganmisiz, eshitganmisiz?

Men o‘zlarining soxta, to‘qima qissalarini jar solib, dunyoga tarqatayotgan frantsuzlarni emas, o‘zlarining haqiqiy, tarixiy qahramonlarini unutayotgan, yo‘qlamayotgan, yodga olmayotgan musulmonlarni ayblayman. Frantsuzlar o‘zlarining to‘qima uch chavandozini maktablarda ta’lim berib, multfilьmlar ishlayotgan bir paytda musulmon bolalari va hatto o‘smirlari o‘zlarining shonli tarixlaridan mutlaqo bexabar qolmoqdalar.

Mana shu ko‘rgulik tufayli bolalarimiz allaqanday o‘rgimchak odam (spayderman) yoki afsonaviy shaxs (superman) bo‘lishni orzu qiladilar. Qodisiya jangida yolg‘iz o‘zi oq filni o‘ldirib, jasorat ko‘rsatgan Qa’qa’ ibn Amr Tamimiy esa birovning xayoliga ham kelmaydi. O‘rgimchak odam (spayderman) o‘zi kimligini bilasizlarmi? U Nьyu-York shaharlarini himoya qiladigan to‘qima yahudiydir. Hatto shu rolni ijro etadigan aktyor ham yahudiy bo‘lishi kerak. Bu ish albatta, yahudiylarning zarariga emas, foydasiga xizmat qiladi. Zero, unda yahudiy madaniyatiga, yahudiy vujudiga nisbatan ehtirom mujassamdir. Nima uchun bolalarimiz sponge boob (sponj bob) kabi multfilьmlarni ko‘radilar? Axir bu multfilьmni ko‘rishni bolalariga Amerikaning o‘zidagi ayrim oilalar ham taqiqlaydilar-ku! Negaki, unda bir xil jinslilar nikohi targ‘ib etiladi. Ukraina kabi bir davlat bolalarini ehtiyot qilish uchun uni TV orqali efirga uzatishni qonunan taqiqlagan. Shuni bilasizlarmi?! Musulmon bolalarichi? Nahotki ularga namoyish qilish mumkin bo‘lgan musulmon qahramonlar bo‘lmasa?! Yo alhazar!

Xo‘sh, hozirgi bolalarimiz taniydigan, biladigan tarixiy arab shaxslar kimlar? Sindbodmi, Alovuddinmi yoki Alibobomi? Bu shaxslar avvalo to‘qima obrazlar, qolaversa, ular arab ham emas. Ularni yozgan odam “Ming bir kecha”ning muallifidir. Uning-da arablarga ham, musulmonlarga ham hech qanday aloqasi yo‘q. Bolalarimiz Alovuddindan nimani ham o‘rganardi? Uning bor qiladigan ishi sehrli chiroqni siypalab, uning ichidagi jinga istagini aytishdan o‘zga narsa emas. Xalqi uchun, millati uchun, hatto o‘zi uchun nima qildiki, bolalarimiz undan biror ibrat olsalar. Alibobodan nimani o‘rganadilar. Qirq qaroqchining odamlardan o‘g‘irlab olgan boyliklarini o‘marishnimi? Va shu bilan qirq birinchi qaroqchiga aylanishnimi?

Biz bu ko‘rsatuvimizda shu vaqtga qadar bo‘yab ko‘rsatilib kelinayotgan islomiy tarix voqeini o‘zgartirishga, uni bosib olgan g‘uborlarni ketkazib, buyuklarning unutilgan qissalarini, ko‘rsatgan qahramonliklarini namoyish etishga harakat qilamiz. Ular nafaqat Islom tarixidagi, balki butun insoniyat tarixidagi haqiqiy buyuk shaxslardir.

Tarixiy hujum (tarixga qaratilgan hujum) nafaqat hozirimiz, balki o‘tmishimizga – ildizimizga bolta urishga urinmoqda. U tarix sahnidagi vujudimizning ustunlarini yiqitish maqsadida ummatning o‘z peshvolariga bo‘lgan ishonchini zaiflashtirish, uning qalbiga turli xil shak-shubhalar solish nazariyasi asosida ish olib bormoqda. Ablahlar qahramonlarimizni jinoyatchi qotillarga, olimlarimizni esa savdoyilarga aylantirmoqchi yoki eng kamida ularni tarix sahifasidan o‘chirib yuborib, o‘rniga xayoliy, to‘qima qahramonlarni olib kelmoqchi bo‘lmoqdalar. Chunonchi, Amr ibn Ocdek (Alloh u kishidan rozi bo‘lsin) buyuk qo‘mondonni harbiy jinoyatchi (urush ochish jinoyatini sodir etgan shaxs)ga chiqarib, Napoleondek harbiy jinoyatchidan esa milliy qahramon yasab, u haqda maktablarda, bizning maktablarimizda dars bermoqdalar. Uchishga harakat qilgan Abbos ibn Farnos savdoyiga chiqarilib, xuddi shu ishni qilgan Rayddagi aka-ukalar ulug‘lanmoqda. Holbuki, Abbos ibn Farnos o‘z maqsadiga erishib, uchishga muvaffaq bo‘lgandi. Ular talqin qilayotganlaridek, o‘sha paytdayoq o‘lib ketmagandi.

Yoshlarimiz orasida Remboni tanimaydigani bo‘lmasa kerak. Aslida u Vьetnam mag‘lubiyatidan keyin ruhiyatni tetiklashtirish maqsadida o‘ylab topilgan uydirmadan boshqa narsa emas. Bu bilan men ularni ayblamoqchi emasman. Zero, o‘zini o‘zi hurmat qiladigan har qanday davlatning shunday yo‘l tutishi tabiiy.

Vo ajab! Nima bo‘lyapti o‘zi! Nahotki musulmon yoshlarimiz qaerdagi asli yo‘q, to‘qima Remboni qahramon deb bilsalaru, Rembodan ko‘ra necha barobar kattaroq qahramonliklar ko‘rsatgan haqiqiy tarixiy qahramonlarni tanimasalar?! Masalan, ulug‘ sahoba Muhammad ibn Maslama kabi dovyuraklar ko‘rsatgan qahramonliklar aqllarni lol qoldirib kelgan. Ko‘rsatuvimizda hali bu haqda alohida to‘xtalib o‘tamiz, inshoolloh.

Che Gevaraga qoyil qoladigan, fantastik va tank ostida qolsa ham o‘lmaydigan qahramonlar haqidagi kinolarga mukkasidan ketgan yoshlarimizga bir savolim bor. Gevaraning o‘zi e’tirof etgan bir haqiqatni bilasizmi? Islomiy mag‘rib afsonasi va amir Muhammad ibn Abdulkarim Xattobiy haqida o‘qiganmisiz, eshitganmisiz? Gevaraning shaxsan o‘zi partizanlar urushini mana shu islomiy qo‘mondondan o‘rganganini e’tirof etgan. O‘sha paytda sahobalarning fidoyi guruhlari forslarning Tastur shahrini ishg‘ol qilishda er ostidan, anhorlaru shalolalar ostidan shaharga kirib borgan edilar.

Shuni esdan chiqarmaylikki, tariximizdan begonalashayotganimizning asosiy sabablaridan biri tariximizga qaratilgan hujumdir. Ular buyuk Islom tarixini bo‘yab ko‘rsatishga urinyaptilar. Masalan, Ahmad ibn Fazlon kabi noyob pahlavonlar xotirasi yo‘q qilinib, o‘rniga Alibobo kabi to‘qima, soxta pahlavonlar joylashtirilyapti. Shu bilan tariximizda jinoyatchi qo‘mondonlaru savdoyi olimlar qolyapti, xolos. Qahramonlarimiz esa sehrli chiroqlaru uchar gilamlarsiz hech ish qila olmaydigan notavonlar bo‘lib qolyapti. Musulmonmisan, tamom, qahramon bo‘lishing uchun yo sahroga chiqib ketishing yoki qop-qorong‘u g‘orga kirib ketishing lozim.

G‘animlar qalbingizga shu his-tuyg‘uni ekkanlaridan keyin o‘zingiz sezmagan holingizda namuna-o‘rnak bo‘lish ne’matidan mosuvo bo‘la boshlaysiz. Shu bilan yoshlarimizda ruhiy sinish, jarohatlanish paydo bo‘lib, alaloqibat, anavi g‘animlarga tobe bo‘lishdan o‘zga chora qolmagandek tuyula boshlaydi. Ana shu paytda siz bilan biz osongina achigan mevadek chiqindiga chiqamiz-qolamiz…

Lekin endi ularning bu nomeri o‘tmaydi. Endi zamon o‘zgardi. Endi o‘z tariximizni o‘z qo‘llarimiz bilan yozurmiz. Endi Islom ummatining asl o‘g‘lonlari, tarix yo‘nalishini o‘zgartira olgan buyuk qahramonlari haqidagi uydirmalar yo‘q qilinur, g‘uborlar ketkazilur…

Muqim Mahmud

 

Devami

Tacikistan’da Çin istilası endişesi

Tacikistan’da her geçen gün milyonlarca dolar yatırımlar yapan Çin, binlerce hektarlık araziler alıyor, stratejik kurumlarda ihaleler alıyor. Çinli firmalar, iş alanlarına Çinlileri çalıştırmayı tercih ediyor. Burada kalıcıymış gibi faaliyetlerde bulunan Çin’in istilasından endişe ediliyor

Orta Asya devletleri ile stratejik ortaklıklar kurarak milyarlarca dolar yatırım hakkı kazanan Çin bölgede kalıcı olmak için çalışmalar yürütüyor. Çin’in en fazla ilgilendiği, yatırımlar yaptığı ülke ise Tacikistan.

Örneğin, Çinli çiftçilere Tackistan’ın Murgab Hatlon ve Kumsangir ve Bohtar ilçelerinde 2 bin hektar alanda kendi vatanlarında olduğu gibi bütün imkanları ele geçirerek üretim yapıyor. Oysa Tacik köylüler imkânsızlıklardan başka yerlere göç ediyor ya da topraklarını ele geçiren Çinlilere çalışıyor.

Tacikistan’ın en büyük Tacik-Çin altın madenciliği “Zarafşan” ortak şirketinde 1500 işçinin isyan etmesi de bu tür nedenlere dayanıyor. Çinli işçilere 15 ya da 20 kat daha büyük maaş verilmesi nedeniyle işçiler isyan etti. Tacik işçiler ise ayda 450-500 Tacik somuna çalışırken, Çinli işçiler bunun 20 kat fazlasını alıyor.

Çinli firmalar, sadece son altı ay içinde yaklaşık 500 milyon dolarlık yatırım yaptılar. Yeni yol inşaatları, tüneller, köprüler, çimento ve diğer yapı malzemeleri üreten 70’ten fazla Çinli şirket ülkede faaliyet gösteriyor.

Tacik-Çin altın madencilik şirketi “Zarafshon” için sadece 2013 yılında 60 Milyon Dolardan fazla yatırım yapıldı.

Sadece yatırım yapmakla yetinmeyen Çin, birçok stratejik sanayi tesisleri ve binlerce hektarlık tarım alanlarını ele geçirmiş durumda.

Çinli firmalar bu tür yerlerde kendi ülkelerinden getirdikleri işçileri çalıştırmak istiyor.

Dünya Bülteni 

Devami

30 odimda farzand tarbiyasi (1 Odim)

Биринчи одим

Солиҳ ота ва солиҳа она

Фарзанд тарбиясидаги бу одимларнинг биринчиси, энг муҳими ва асоси, “ОТА-ОНАНИНГ СОЛИҲ БЎЛИШИДИР”. Модомики улар солиҳ бўлсалар, фарзандлар ҳам солиҳ бўлишади. Ёшларимиз оталари берган тарбияга кўра улғаядилар. Ҳолбуки тарбияда она отадан олдин туради, чунки ота оила тебратиш ташвишида юраркан, фарзандлар билан узун замон бирга бўладиган она ҳисобланади ва шу сабабдан фарзанд тарбиясидаги энг оғир юк онанинг зиммасига тушади. Болаларни Исломга меҳр қўйиб, унга амал қилиш иштиёқида улғайишлари учун бу чечакларга яроқли ва унумдор тупроқ лозим бўлади. Мана шоир Шавқийга қулоқ тутинг:

Гар етиштирсанг, она бир мактаб

Унинг қўлида етишар яхши бир миллат.

Она шундай зотки, унинг даргоҳида олимлар, даъватчилар ва паҳлавон мужоҳидлар етишадиган илк мадрасадир. Солиҳа онанинг (умр йўлдошининг) жамиятнинг барпо бўлишида ва етук шахсларни етиштиришида буюк аҳамияти бўлганидан Расулуллоҳ соллаллоҳу алайҳи ва саллам солиҳа умр йўлдоши танлашга қизиқтирдилар ва тарғиб қилдилар:

“Аёл тўрт нарса учун никоҳга олинади: моли, насаби, ҳусни-жамоли ва дини учун. Шундай экан, диндорини танла, қўлинг тупроққа қорилгур (барака топкур)”, дедилар[1].

Умматга уламоларни дунёга келтирсин дея олима, солиҳа аёлни танлаган киши барака топсин!

Умматга ботирларни дунёга келтирсин дея мужоҳид аёлни танлаган киши барака топсин!

Умматга даъватчиларни дунёга келтирсин дея даъватчи аёлни танлаган киши барака топсин!

Умматга иботадгўйларни дунёга келтирсин дея художўй аёлни танлаган киши барака топсин!

Барака топсин…

Шунинг учун, болаларнинг шахсиятларининг шаклланишида ва бу динга хизмат қиладиган қилиб тарбиялашда оналарнинг зиммаларига улуғ ва буюк вазифалар тушмоқда. Албатта, бу масалада оталарнинг зиммаларига тушган вазифа ҳам оналарникидан кам эмас.

Муҳим танбеҳ:

Ота-оналар айрим масалаларга, айниқса болаларнинг шахсиятларининг шаклланишида катта таъсири бўлган масалаларга эътиборли бўлишлари керак. Бу масала ота-онанинг ҳамкорликда иш олиб боришларидир. Яъни ота-она фарзандларнинг кўз ўнгида кундалик дарсларни бериб боришлари ва қуйидагиларга риоя қилишлари лозим:

  1. Ота ва онанинг ҳар бири бир-бирини қадрлаши, ҳурмат қилиши лозим, айниқса фарзандлар олдида;
  2. Ота-она фарзандлар олдида сен-менга бормасликлари;
  3. Ота-она оила ҳақ-ҳуқуқларида пайғамбарона йўлга эргашишлари ва улардан ҳар бири ўз зиммасидаги ҳақ-ҳуқуқларга риоя қилишлари.

Болаларнинг шахсиятларининг шаклланишида ота-онанинг
солиҳ бўлишларининг аҳамиятига доир амалий мисол

Она ҳар доим муаззиннинг намозга азон айтганини эшитган заҳоти барча ишларини йиғиштиради ва фарзандларидан ҳам шуни талаб қилади ҳамда уларга “Агар биз намозни аввалги вақтида адо қилсак, Оллоҳ бизни яхши кўради”, дея ўргатади. Кейин таҳорат қилиб, намоз ўқийди.

Шу тариқа болажонлар илк болалик давридан бошлаб намозни ўз вақтида ўқишга одатланадилар. Нима учун дейсизми? Чунки улар ёшликларидан ким намозни вақтида ўқиса, Оллоҳ уни яхши кўришини ўрганганлар, шу сабабдан. Бу эса болалар осон тушуна оладиган маънолардан биридир.

Болаларнинг шахсиятларининг шаклланишида ота-онанинг аҳамиятига доир қиссалар

Исломнинг шонли тарихи бизлар учун болаларнинг ота-оналарнинг шахсиятларидан таъсирланганликларини ифодалаган намуналар ва қиссаларни ўзида мужассам қилган. Булар жулмасидан:

1) Абдуллоҳ ибн Зубайрнинг ота-онасининг (Оллоҳ улардан рози бўлсин) шижоатларидан таъсрлангани ва довюрак бўлиб етишгани:

Жасур ота: Зубайр ибн Аввомнинг (Оллоҳ ундан рози бўлсин) шижоати

Лайс Абул Асваддан, у Урвадан ривоят қилади. Урва айтади: “Зубайр саккиз ёшлигида мусулмон бўлди. Кунлардан бир кун Макканинг юқори томонида Расулуллоҳ соллаллоҳу алайҳи ва саллам мушриклар томонидан ушланибди, деган шайтондан бўлган ёлғон хабар тарқалди. Шунда Зубайр қўлига қилич олганича остона ҳатлаб кўчага чиқди, ўшанда у ўн икки ёшда эди. Уни кўрганлар ҳайратланар ва “Қилич кўтарган болакайга қаранглар!” дер эдилар. Зубайр Набий соллаллоҳу алайҳи ва салламнинг олдиларига етиб келди. Буни кўрган Пайғамбар:

—    “Сенга нима бўлди, эй Зубайр?!” дедилар. Шунда Зубайр ҳолатни билдирди ва

—    “Сизни ушлаб турганни қиличим билан чопиб ташлагани келдим”, деб жавоб берди”.[2]

Жасур она: Асмо бинти Абу Бакрнинг (Оллоҳ улардан рози бўлсин) шижоати

Имом Заҳабий айтади: “Абул Муҳайят ибн Яъло Таймий бизга отасидан ривоят қилиб деди: “Маккага Ибн Зубайр ўлдирилгандан уч кундан кейин кирдим, унинг жасади осилган турарди. Шу пайт Ибн Зубайрнинг новчадан келган, кўзлари аъмо, кекса онаси келди ва Ҳажжожга:

—    “Суворийнинг (яъни, осилиб турган ўғлим Абдуллоҳнинг) пастга тушадиган пайти келмадими?” деди.

—    “Мана шу мунофиқни назарда тутяпсанми?” деди.

—    “Оллоҳга қасамки, у мунофиқ эмасди, билъакс саввом (кўп рўза тутувчи), қаввом (кечалари кўп намоз ўқувчи) яхши бир инсон эди”, деди.

—    “Эй кампир, бор кет бу ердан, ақлдан озибсан!” — деди Ҳажжож.

—    “Бекорларни айтибсан, Оллоҳга қасамки, Расулуллоҳ соллаллоҳу алайҳи ва салламнинг “Сақифдан каззоб (қип-қизил ёлғончи) ва ҳалокат келтирувчи (кўп қон тўкувчи икки киши) чиқади”, деганларини эшитганимдан бери эс-ҳушим жойида”, деди Асмо”.[3]


Жасур ўғил: Мазкур ота-онанинг ўғли Абдуллоҳ ибн Зубайрнинг (Оллоҳ ундан рози бўлсин) шижоати

Исҳоқ ибн Абу Исҳоқ ривоят қилади: “Ибн Зубайр ўлдирилган кун ўша ерда эдим. Аскар масжид эшикларидан унинг устига бостириб кира бошлади. Ҳар қачон эшикдан бир тўп аскар кирганда Ибн Зубайр уларга ҳамла қилиб, уларни чиқариб ташларди. Аҳвол мана шу тарзда давом этаркан, тўсатдан масжиднинг айвонларидан бири Ибн Зубайрнинг бошига қулаб, уни ағдарди. У шу ҳолида қуйидагича хиргойи қиларди:

Эй Асмо, Асмо! Мен учун йиғламагин,

Ортимда қолди шарафу диним,

Яна ўнг қўлимда тутганим кескир қиличим.[4]


2) Фузайл ибн Иёзнинг ўғли Алининг отасидан таъсирлангани:

Оллоҳдан қўрқувчи ота: Фузайл ибн Иёзнинг (Оллоҳ уни раҳмат қилсин) Оллоҳ азза ва жалладан қандай қўрққанлиги

Муҳаммад ибн Ноҳия ривоят қилади: “Бомдод намозида Фузайлнинг орқасида намоз ўқидим. У “Ҳааққо” сурасини ўқиди ва (Оллоҳ жаҳаннам қўриқчиларига дерки): “Уни ушлаб, кишанланглар!” оятига келганда ўзини йиғидан тўхтата олмай қолди…”.[5]

Исҳоқ ибн Иброҳим Табарий ривоят қилади: “Фузайлдан кўра ўзи учун хавфсираган, одамларга эса умидвор бўлган бирор кишини кўрмадим. Унинг қироати гўёинки бир кишига хитоб қилаётгандек, кишининг раҳмини келтирадиган, ёқимли, оҳиста ва дона-дона эди. Агар жаннат зикр қилинган оятга келса, уни такрор-такрор ўқирди”.[6]

Оллоҳдан қўрқувчи ўғил: Али ибн Фузайл ибн Иёзнинг (Оллоҳ уни раҳмат қилсин) Оллоҳ азза ва жалладан қандай қўрққанлиги

Абу Бакр ибн Айёшдан ривоят қилинади: “Шом намозини Фузайл ибн Иёзнинг орқасида ўқидим. Ўғли Али ёнида эди. Фузайл Такосур сурасини ўқиди: “1-2. (Эй инсонлар), сизлар то қабрларни зиёрат қилгунларингизча (яъни ўлиб, қабрга киргунларингизча) сизларни (мол-дунё) тўплаб-кўпайтириш (Оллоҳга тоат-ибодат қилишдан) машғул қилди! 3. Йўқ, сизлар яқинда (бу қилмишларингизнинг оқибатини) билурсизлар! 4. Яна бир бор йўқ, сизлар яқинда билурсизлар. 5. Йўқ, агар сизлар (дунёга қул бўлиб қолишнинг оқибати нима эканлигини) аниқ билиш билан билсаларингиз эди (унга қул бўлиб қолмас эдингизлар)! 6. Қасамки, албатта сизлар дўзахни кўрурсизлар!”.

У “Қасамки, албатта сизлар дўзахни кўрурсизлар!”, оятини ўқиганида Али ҳушидан кетиб, юзтубан йиқилди. Фузайл шу оятда тўхтади”.[7]

Абу Сулаймон Дороний айтади: “Али ибн Фузайл Қориъа сурасини ўқишни ҳам, ҳузурида ўқилишини ҳам кўтара олмасди”.[8]

3) Ҳабиб ибн Зайднинг ота-онасидан таъсирлангани:

Фидокор она: Умму Сулаймнинг (Оллоҳ ундан рози бўлсин) Абу Талҳанинг ҳидоятга келишига ўзини фидо қилгани

Анасдан (Оллоҳ ундан рози бўлсин) ривоят қилинади: “Абу Талҳа Умму Сулаймга оғиз солди. Умму Сулайм мушрикка турмушга чиқиши мумкин эмаслигини айтди…

Кейин шундай деди: “Эй Абу Талҳа! Сизларнинг бутларингизни Фалончи оиланинг қули йўниб, ясаганини ва бордию уларга ўт қўйсангиз ёниб кул бўлишини билмайсанми?”

Анас айтади: “Абу Талҳа қалбида мана шу ўйлар билан чиқиб кетди, бир муддатдан кейин яна келди-да “Сенинг таклифингни (яъни Исломга киришни) қабул қилдим”, деди. Шундай қилиб, Умму Сулаймнинг маҳри Абу Талҳанинг Исломга киришининг ўзи бўлди, холос”.[9]

Фидокор ота: Абу Талҳа Зайд Ансорийнинг (Оллоҳ ундан рози бўлсин) ўзини Пайғамбарга фидо қилгани

Анасдан (Оллоҳ ундан рози бўлсин) ривоят қилинади: “Уҳуд куни одамлар Набий соллаллоҳу алайҳи ва салламнинг атрофидан тарқалиб кетдилар, Абу Талҳа эса Пайғамбар соллаллоҳу алайҳи ва салламнинг ёнларида туриб, у зотни қалқони билан ҳимоя қилди. Абу Талҳа камон ипини қаттиқ тортувчи камонкаш эди, у ўша куни икки ёки уч камонни синдирди. Шу аснода ўқ тўла садоқ (ўқдон) билан бир киши ўтиб қолди. Пайғамбар алайҳиссалоту вассалом унга: “Абу Талҳанинг садоғини тўлдириб кет”, дедилар.

Сўнгра Пайғамбар соллаллоҳу алайҳи ва саллам одамларга қарамоқчи бўлиб бошларини кўтардилар, шунда Абу Талҳа: “Ота-онам сизга фидо бўлсин, бошингизни кўтарманг, мушрикларнинг дайди ўқи тегиши мумкин. Жоним сизга фидо бўлсин!” деди”.[10]

Шаҳид ўғил: Ҳабиб ибн Зайднинг (Оллоҳ ундан рози бўлсин) Оллоҳ йўлида жонини фидо қилгани

Ибн Касир (Оллоҳ уни раҳмат қилсин) ўзининг “ал-Бидоя ван-Ниҳоя” китобида шундай дейди: “Ҳабиб ибн Зайдни Мусайлима Каззоб ўлдирди. Воқеа шундай бўлган эди: Мусайлима Каззоб унга:

—    “Муҳаммадни Оллоҳнинг расули деб гувоҳлик берасанми?” — деди. У:

—    “Ҳа”, деди.

—    “Ундай бўлса, мени ҳам Оллоҳнинг расули деб гувоҳлик берасанми?” — деди. У:

—    “Мен эшитмаяпман”, деди.

Шунда Мусайлима унинг аъзоларини бирма-бир кесишни бошлади, у эса ўша гапидан бошқа нарсани айтмасди. Ҳабиб охири унинг қўлида жон берди”.[11]


[1] Саҳиҳул Бухорий (5090), “Никоҳ китоби”.

[2] Сияру аълам ан-нубала (1/41-42).

[3] Сияру аълам ан-нубала (2/294).

[4] Сияру аълам ан-нубала (3/377).

[5] Сияру аълам ан-нубала (8/444).

[6] Сияру аълам ан-нубала (8/427-428).

[7] Сияру аълам ан-нубала (8/443-444).

[8] Сияру аълам ан-нубала (8/445).

[9] Сияру аълам ан-нубала (2/306).

[10] Бухорий (3811), Фатҳул Борий (7/506).

[11] Ал-Бидоя ван-Ниҳоя (3/116).

Manba: IslamHouse.com/Uzbek

—————-

 

Birinchi odim

Solih ota va soliha ona

Farzand tarbiyasidagi bu odimlarning birinchisi, eng muhimi va asosi, “OTA-ONANING SOLIH BO‘LIShIDIR”. Modomiki ular solih bo‘lsalar, farzandlar ham solih bo‘lishadi. Yoshlarimiz otalari bergan tarbiyaga ko‘ra ulg‘ayadilar. Holbuki tarbiyada ona otadan oldin turadi, chunki ota oila tebratish tashvishida yurarkan, farzandlar bilan uzun zamon birga bo‘ladigan ona hisoblanadi va shu sababdan farzand tarbiyasidagi eng og‘ir yuk onaning zimmasiga tushadi. Bolalarni Islomga mehr qo‘yib, unga amal qilish ishtiyoqida ulg‘ayishlari uchun bu chechaklarga yaroqli va unumdor tuproq lozim bo‘ladi. Mana shoir Shavqiyga quloq tuting:

Gar etishtirsang, ona bir maktab

Uning qo‘lida etishar yaxshi bir millat.

Ona shunday zotki, uning dargohida olimlar, da’vatchilar va pahlavon mujohidlar etishadigan ilk madrasadir. Soliha onaning (umr yo‘ldoshining) jamiyatning barpo bo‘lishida va etuk shaxslarni etishtirishida buyuk ahamiyati bo‘lganidan Rasululloh sollallohu alayhi va sallam soliha umr yo‘ldoshi tanlashga qiziqtirdilar va targ‘ib qildilar:

“Ayol to‘rt narsa uchun nikohga olinadi: moli, nasabi, husni-jamoli va dini uchun. Shunday ekan, dindorini tanla, qo‘ling tuproqqa qorilgur (baraka topkur)”, dedilar[1].

Ummatga ulamolarni dunyoga keltirsin deya olima, soliha ayolni tanlagan kishi baraka topsin!

Ummatga botirlarni dunyoga keltirsin deya mujohid ayolni tanlagan kishi baraka topsin!

Ummatga da’vatchilarni dunyoga keltirsin deya da’vatchi ayolni tanlagan kishi baraka topsin!

Ummatga ibotadgo‘ylarni dunyoga keltirsin deya xudojo‘y ayolni tanlagan kishi baraka topsin!

Baraka topsin…

Shuning uchun, bolalarning shaxsiyatlarining shakllanishida va bu dinga xizmat qiladigan qilib tarbiyalashda onalarning zimmalariga ulug‘ va buyuk vazifalar tushmoqda. Albatta, bu masalada otalarning zimmalariga tushgan vazifa ham onalarnikidan kam emas.

Muhim tanbeh:

Ota-onalar ayrim masalalarga, ayniqsa bolalarning shaxsiyatlarining shakllanishida katta ta’siri bo‘lgan masalalarga e’tiborli bo‘lishlari kerak. Bu masala ota-onaning hamkorlikda ish olib borishlaridir. Ya’ni ota-ona farzandlarning ko‘z o‘ngida kundalik darslarni berib borishlari va quyidagilarga rioya qilishlari lozim:

Ota va onaning har biri bir-birini qadrlashi, hurmat qilishi lozim, ayniqsa farzandlar oldida;
Ota-ona farzandlar oldida sen-menga bormasliklari;
Ota-ona oila haq-huquqlarida payg‘ambarona yo‘lga ergashishlari va ulardan har biri o‘z zimmasidagi haq-huquqlarga rioya qilishlari.
Bolalarning shaxsiyatlarining shakllanishida ota-onaning
solih bo‘lishlarining ahamiyatiga doir amaliy misol

Ona har doim muazzinning namozga azon aytganini eshitgan zahoti barcha ishlarini yig‘ishtiradi va farzandlaridan ham shuni talab qiladi hamda ularga “Agar biz namozni avvalgi vaqtida ado qilsak, Olloh bizni yaxshi ko‘radi”, deya o‘rgatadi. Keyin tahorat qilib, namoz o‘qiydi.

Shu tariqa bolajonlar ilk bolalik davridan boshlab namozni o‘z vaqtida o‘qishga odatlanadilar. Nima uchun deysizmi? Chunki ular yoshliklaridan kim namozni vaqtida o‘qisa, Olloh uni yaxshi ko‘rishini o‘rganganlar, shu sababdan. Bu esa bolalar oson tushuna oladigan ma’nolardan biridir.

Bolalarning shaxsiyatlarining shakllanishida ota-onaning ahamiyatiga doir qissalar

Islomning shonli tarixi bizlar uchun bolalarning ota-onalarning shaxsiyatlaridan ta’sirlanganliklarini ifodalagan namunalar va qissalarni o‘zida mujassam qilgan. Bular julmasidan:

1) Abdulloh ibn Zubayrning ota-onasining (Olloh ulardan rozi bo‘lsin) shijoatlaridan ta’srlangani va dovyurak bo‘lib etishgani:

Jasur ota: Zubayr ibn Avvomning (Olloh undan rozi bo‘lsin) shijoati

Lays Abul Asvaddan, u Urvadan rivoyat qiladi. Urva aytadi: “Zubayr sakkiz yoshligida musulmon bo‘ldi. Kunlardan bir kun Makkaning yuqori tomonida Rasululloh sollallohu alayhi va sallam mushriklar tomonidan ushlanibdi, degan shaytondan bo‘lgan yolg‘on xabar tarqaldi. Shunda Zubayr qo‘liga qilich olganicha ostona hatlab ko‘chaga chiqdi, o‘shanda u o‘n ikki yoshda edi. Uni ko‘rganlar hayratlanar va “Qilich ko‘targan bolakayga qaranglar!” der edilar. Zubayr Nabiy sollallohu alayhi va sallamning oldilariga etib keldi. Buni ko‘rgan Payg‘ambar:

— “Senga nima bo‘ldi, ey Zubayr?!” dedilar. Shunda Zubayr holatni bildirdi va

— “Sizni ushlab turganni qilichim bilan chopib tashlagani keldim”, deb javob berdi”.[2]

Jasur ona: Asmo binti Abu Bakrning (Olloh ulardan rozi bo‘lsin) shijoati

Imom Zahabiy aytadi: “Abul Muhayyat ibn Ya’lo Taymiy bizga otasidan rivoyat qilib dedi: “Makkaga Ibn Zubayr o‘ldirilgandan uch kundan keyin kirdim, uning jasadi osilgan turardi. Shu payt Ibn Zubayrning novchadan kelgan, ko‘zlari a’mo, keksa onasi keldi va Hajjojga:

— “Suvoriyning (ya’ni, osilib turgan o‘g‘lim Abdullohning) pastga tushadigan payti kelmadimi?” dedi.

— “Mana shu munofiqni nazarda tutyapsanmi?” dedi.

— “Ollohga qasamki, u munofiq emasdi, bil’aks savvom (ko‘p ro‘za tutuvchi), qavvom (kechalari ko‘p namoz o‘quvchi) yaxshi bir inson edi”, dedi.

— “Ey kampir, bor ket bu erdan, aqldan ozibsan!” — dedi Hajjoj.

— “Bekorlarni aytibsan, Ollohga qasamki, Rasululloh sollallohu alayhi va sallamning “Saqifdan kazzob (qip-qizil yolg‘onchi) va halokat keltiruvchi (ko‘p qon to‘kuvchi ikki kishi) chiqadi”, deganlarini eshitganimdan beri es-hushim joyida”, dedi Asmo”.[3]

 

Jasur o‘g‘il: Mazkur ota-onaning o‘g‘li Abdulloh ibn Zubayrning (Olloh undan rozi bo‘lsin) shijoati

Ishoq ibn Abu Ishoq rivoyat qiladi: “Ibn Zubayr o‘ldirilgan kun o‘sha erda edim. Askar masjid eshiklaridan uning ustiga bostirib kira boshladi. Har qachon eshikdan bir to‘p askar kirganda Ibn Zubayr ularga hamla qilib, ularni chiqarib tashlardi. Ahvol mana shu tarzda davom etarkan, to‘satdan masjidning ayvonlaridan biri Ibn Zubayrning boshiga qulab, uni ag‘dardi. U shu holida quyidagicha xirgoyi qilardi:

Ey Asmo, Asmo! Men uchun yig‘lamagin,

Ortimda qoldi sharafu dinim,

Yana o‘ng qo‘limda tutganim keskir qilichim.”[4]

 

2) Fuzayl ibn Iyozning o‘g‘li Alining otasidan ta’sirlangani:

Ollohdan qo‘rquvchi ota: Fuzayl ibn Iyozning (Olloh uni rahmat qilsin) Olloh azza va jalladan qanday qo‘rqqanligi

Muhammad ibn Nohiya rivoyat qiladi: “Bomdod namozida Fuzaylning orqasida namoz o‘qidim. U “Haaqqo” surasini o‘qidi va “(Olloh jahannam qo‘riqchilariga derki): “Uni ushlab, kishanlanglar!” oyatiga kelganda o‘zini yig‘idan to‘xtata olmay qoldi…”.[5]

Ishoq ibn Ibrohim Tabariy rivoyat qiladi: “Fuzayldan ko‘ra o‘zi uchun xavfsiragan, odamlarga esa umidvor bo‘lgan biror kishini ko‘rmadim. Uning qiroati go‘yoinki bir kishiga xitob qilayotgandek, kishining rahmini keltiradigan, yoqimli, ohista va dona-dona edi. Agar jannat zikr qilingan oyatga kelsa, uni takror-takror o‘qirdi”.[6]

Ollohdan qo‘rquvchi o‘g‘il: Ali ibn Fuzayl ibn Iyozning (Olloh uni rahmat qilsin) Olloh azza va jalladan qanday qo‘rqqanligi

Abu Bakr ibn Ayyoshdan rivoyat qilinadi: “Shom namozini Fuzayl ibn Iyozning orqasida o‘qidim. O‘g‘li Ali yonida edi. Fuzayl Takosur surasini o‘qidi: “1-2. (Ey insonlar), sizlar to qabrlarni ziyorat qilgunlaringizcha (ya’ni o‘lib, qabrga kirgunlaringizcha) sizlarni (mol-dunyo) to‘plab-ko‘paytirish (Ollohga toat-ibodat qilishdan) mashg‘ul qildi! 3. Yo‘q, sizlar yaqinda (bu qilmishlaringizning oqibatini) bilursizlar! 4. Yana bir bor yo‘q, sizlar yaqinda bilursizlar. 5. Yo‘q, agar sizlar (dunyoga qul bo‘lib qolishning oqibati nima ekanligini) aniq bilish bilan bilsalaringiz edi (unga qul bo‘lib qolmas edingizlar)! 6. Qasamki, albatta sizlar do‘zaxni ko‘rursizlar!”.

U “Qasamki, albatta sizlar do‘zaxni ko‘rursizlar!”, oyatini o‘qiganida Ali hushidan ketib, yuztuban yiqildi. Fuzayl shu oyatda to‘xtadi”.[7]

Abu Sulaymon Doroniy aytadi: “Ali ibn Fuzayl Qori’a surasini o‘qishni ham, huzurida o‘qilishini ham ko‘tara olmasdi”.[8]

3) Habib ibn Zaydning ota-onasidan ta’sirlangani:

Fidokor ona: Ummu Sulaymning (Olloh undan rozi bo‘lsin) Abu Talhaning hidoyatga kelishiga o‘zini fido qilgani

Anasdan (Olloh undan rozi bo‘lsin) rivoyat qilinadi: “Abu Talha Ummu Sulaymga og‘iz soldi. Ummu Sulaym mushrikka turmushga chiqishi mumkin emasligini aytdi…

Keyin shunday dedi: “Ey Abu Talha! Sizlarning butlaringizni Falonchi oilaning quli yo‘nib, yasaganini va bordiyu ularga o‘t qo‘ysangiz yonib kul bo‘lishini bilmaysanmi?”

Anas aytadi: “Abu Talha qalbida mana shu o‘ylar bilan chiqib ketdi, bir muddatdan keyin yana keldi-da “Sening taklifingni (ya’ni Islomga kirishni) qabul qildim”, dedi. Shunday qilib, Ummu Sulaymning mahri Abu Talhaning Islomga kirishining o‘zi bo‘ldi, xolos”.[9]

Fidokor ota: Abu Talha Zayd Ansoriyning (Olloh undan rozi bo‘lsin) o‘zini Payg‘ambarga fido qilgani

Anasdan (Olloh undan rozi bo‘lsin) rivoyat qilinadi: “Uhud kuni odamlar Nabiy sollallohu alayhi va sallamning atrofidan tarqalib ketdilar, Abu Talha esa Payg‘ambar sollallohu alayhi va sallamning yonlarida turib, u zotni qalqoni bilan himoya qildi. Abu Talha kamon ipini qattiq tortuvchi kamonkash edi, u o‘sha kuni ikki yoki uch kamonni sindirdi. Shu asnoda o‘q to‘la sadoq (o‘qdon) bilan bir kishi o‘tib qoldi. Payg‘ambar alayhissalotu vassalom unga: “Abu Talhaning sadog‘ini to‘ldirib ket”, dedilar.

So‘ngra Payg‘ambar sollallohu alayhi va sallam odamlarga qaramoqchi bo‘lib boshlarini ko‘tardilar, shunda Abu Talha: “Ota-onam sizga fido bo‘lsin, boshingizni ko‘tarmang, mushriklarning daydi o‘qi tegishi mumkin. Jonim sizga fido bo‘lsin!” dedi”.[10]

Shahid o‘g‘il: Habib ibn Zaydning (Olloh undan rozi bo‘lsin) Olloh yo‘lida jonini fido qilgani

Ibn Kasir (Olloh uni rahmat qilsin) o‘zining “al-Bidoya van-Nihoya” kitobida shunday deydi: “Habib ibn Zaydni Musaylima Kazzob o‘ldirdi. Voqea shunday bo‘lgan edi: Musaylima Kazzob unga:

— “Muhammadni Ollohning rasuli deb guvohlik berasanmi?” — dedi. U:

— “Ha”, dedi.

— “Unday bo‘lsa, meni ham Ollohning rasuli deb guvohlik berasanmi?” — dedi. U:

— “Men eshitmayapman”, dedi.

Shunda Musaylima uning a’zolarini birma-bir kesishni boshladi, u esa o‘sha gapidan boshqa narsani aytmasdi. Habib oxiri uning qo‘lida jon berdi”.[11]
[1] Sahihul Buxoriy (5090), “Nikoh kitobi”.

[2] Siyaru a’lam an-nubala (1/41-42).

[3] Siyaru a’lam an-nubala (2/294).

[4] Siyaru a’lam an-nubala (3/377).

[5] Siyaru a’lam an-nubala (8/444).

[6] Siyaru a’lam an-nubala (8/427-428).

[7] Siyaru a’lam an-nubala (8/443-444).

[8] Siyaru a’lam an-nubala (8/445).

[9] Siyaru a’lam an-nubala (2/306).

[10] Buxoriy (3811), Fathul Boriy (7/506).

[11] Al-Bidoya van-Nihoya (3/116).

 

Manba: IslamHouse.com/Uzbek

Devami

Özbekistan’dan vizesiz çıkanlara hapis cezası

Özbekistan’da ‘ülkeden çıkış vizesi’ almadan yurtdışına gidenler hakkında yasal işlem başlatılacak ve beş yıl hapis cezası verilecek

Özbekistan, yurtdışına çıkış izni almadan seyahat eden vatandaşlarına beş yıl hapis cezası verecek.

Özbekistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ülkeden çıkış vizesi almadan yurtdışına gidenler hakkında yasal işlem başlatılacağı ve beş yıl hapis cezası verilebileceği belirtildi.

Özbekistan, halkına ülkeden çıkış için vize uygulayan nadir ülkelerden biri. Pasaport şubeleri tarafından verilen özel çıkış vizelerinin süresi 2 yıl. Bazı durumlarda vize alabilmek için anne babanın ya da eşlerin onayı da gerekiyor.

Ozodlik” radyosuna konuşan İçişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili vize kurallarına uymadan yurt dışına seyahat edenler için ceza yasasının 223’üncü maddesine göre ceza verileceğini açıkladı. Yasada böyle durumlarda 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ya da maaş miktarının 200 ya da 400 katı para cezası veriliyor.

Özbekistan’da en az maaş 118 bin 440 Özbek Somu (yaklaşık 40 dolar). Verilecek ceza ise en fazla 15 bin dolar olacak.

Özbekistan vatandaşları sadece Azerbaycan, Ermenistan, Kazakistan, Belarus, Kırgızistan, Moldova, Rusya ve Gürcistan’a çıkış vizesiz seyahat edebiliyor.

Dünya Bülteni

Devami

Kırgızlar iş için Rusça soyad alıyor

Rusya’da çalışma izni almak isteyen Kırgız vatandaşları yeniden soyisimlerini Rusça’ya çeviriyor

Rusya’da daha kolay i bulabilmek için son bir yıl içerisinde 10 binden fazla Kırgız vatandaşının Rusça soyisim aldığı belirtildi.

Azattyk Radyosunun (Radyo Liberty Kırgız hizmeti) bildirdiğine göre Kırgız erkekler soyadlarındaki “oğlu” ekini Rusça tarzda “ov”, kadınlar ise “kızı” ekini “ova” olarak değiştiriyor. Soyadı değişikliği yapanlar bunun esas nedenin Rusya’ya girme engelinin aşılması olarak açıklıyor.

29 yaşındaki bir Kırgız, “Aniden Rusya’dan sınır dışı edildik. Ancak ben aileme bakmak için oraya gitmeliyim. Onun için soyadımı yeniden Rus tarzında yazdırarak yeni pasaport aldım” diyor.

Bu yıl Batken ilinde yaklaşık 3bin 300 kişi isimlerini değiştirmek için dilekçe verdi. Bunların çoğunluğu Rusya’ya gitmek istediklerini, ancak Kırgız soyadı ile bu ülkeye giriş yapmak zor olduğu için böyle bir yönteme başvurduklarını belirtiyor.

Dünya Bülteni

 

Devami