TÜRKİSTANDER İFTARI: KARDEŞLİK YOLUNDA GÜÇLÜ BİR ADIM

  • TÜRKİSTANDER 1439 yılı Ramazan ayının 9. gününde verdiği iftar yemeğinde, Türkistanlı muhacirler ile  Türkistan dostlarını buluşturdu. Özellikle Türkiyeli ensarların yoğun ilgi gösterdiği iftar programında,          Üsküdar Gençlik Merkezi’nin 500 kişilik salonu yetersiz kaldı.
  • Ramazan iftarı buluşmasına Türkistanlılar da yoğun bir katılım gösterdi. Özellikle yeni dönem                  muhacirler Zeytinburnu, Başakşehir, Fatih ve Pendik belediyelerinin tahsis ettiği araçlarla Kısıklı’daki ifta-   ra geldiler. İftar yemeğinde Mihman lokantasında hazırlanan Türkistan pilavı ikram edildi.
  • İftar öncesinde Kur’an-ı Kerim okundu ve hazırlanan sinevizyon gösterildi. Sinevizyonda tarihteki  Türkis- tan büyükleri, bugün yaşanan sıkıntılar ve Türkistanlıların protestoları ile TÜRKİSTANDER faaliyetlerine   yer verildi.

İftarda bir hoş geldiniz konuşması yapan TÜRKİSTANDER Başkanı Burhan Kavuncu Türkistan’daki son   durumlar hakkında kısa bilgiler verdi. Kavuncu’nun altını çizdiği hususlar şöyle:

“ÇİN’DE ETNİK TEMİZLİK. ÖZBEKİSTAN, TACİKİSTAN, TÜRKMENİSTAN’A DÖNÜŞ KAPILARI KAPALI!”

  • Öncelikle Çin işgalindeki Doğu Türkistan’daki zulüm Dünya’nın sessizliği önünde artarak devam etmektedir. İnkar, asimilasyon, imha siyaseti, kitlesel tutuklamalar ve işkenceler, göç ettirme ve yerleşimlerle etnik temizliğe, Doğu Türkistan’ı Türkistanlılardan arındırmaya dönüşmüştür. Doğu Türkistanlılar artık yok edilme noktasına gelmektedir. Kamuoyu bu konuda daha duyarlı davranmalıdır.
  • Batı Türkistan ülkelerinden Özbekistan’da nisbî  bazı iyileşmeler olmasına rağmen dindarlar için henüz kapılar açılmadı. Devlet Güvenlik Hizmeti Başkanı İhtiyar Abdullaev “dinî extremistlere ve kendine siyasi muhalif diyen gruplara dönüş kapısı kapalı” diyerek bu konudaki beklentilere son verdi. Özbekistan Ceza Yasası‘ndan “İslam ve aşırılık kelimelerinin yan yana kullanılması doğru değil” denilerek “dinî extremizm” kavramını çıkarılırken, DXX başkanının bu talihsiz ifadesi, eski dönem kalıntılarının hala etkili olduğunu göstermektedir.
  • Tacikistan’da İslamî isimlere dahi yasak getiren İmamali Rahmanov rejimi baskılarını artırmıştır. Yolsuzluk ve işkence olayları çoğalmaktadır.
  • Türkmenistan’da 1991’den beri yolsuzluk, işkence ve siyasi / dinî baskılar aralıksız devam etmektedir.
  • Türkiye yöneticileri, ülkelerindeki bu durumu göz önünde bulundurarak, Türkistanlı muhacirlere “oturma izinleri” konusunda kolaylık göstermelidir. Sığınmacı statüsü veya insanî ikamet teskeresi uygulaması devam etmelidir. (Burhan Kavuncu’nun konuşmasının tam metni haberin sonunda).
   Gazeteci Selahattin Eş Çakırgil

Türkiyeli ensarlar adına da Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Mete Yapıcı ve gazeteci Selahattin Eş Çakırgil birer selamlama konuşması yaptılar. Selahattin Eş, muhacir olmanın zorluklarından ve ensar olmanın faziletlerinden örnekler verdi. Mete Yapıcı da, Üsküdar Belediyesi’nin Türkistanlılara hizmet etmekten     memnun olduğunu ve hizmetlerin devam edeceğini bildirdi.

İftar programı Tahir Abdullah hocanın duasıyla sona erdi.

Türkistander Başkanı Burhan Kavuncu’nun 1439 iftar konuşmasının tamamı:

Elhamdulillahi Rabb-il-alemin, Assalatu vassalamu ala Muhammed ve ala alihi ve ashabihi ecmain.
Muhterem Türkistanlılar ve Türkistan dostları, muhacir ve ensar kardeşlerim. Ramazan iftarı davetimize icabet ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bu Ramazan ayının bütün ümmetimize hayır, mağfiret, günahlardan arınma ve iyi bir başlangıca vesile olmasını, dualarımızın kabulünü, başta Filistinli ve Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz olmak üzere zulme maruz kalan bütün mazlumlara bir kurtuluş ümidi doğmasını niyaz ederim.
 DOĞU TÜRKİSTAN: YOK EDİLMEK İSTENEN BİR HALK
Bu vesile ile önce Doğu Türkistan’dan bahsetmek istiyorum. 1949’dan beri Çin işgali altında olan Doğu Türkistan’da yaklaşık 40 milyon Türkistanlı yok edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Yıllardan beri, Dünya’nın gözleri önünde adları zorla değiştirilen, en ufak bir itirazda veya hak talebinde katliamlara uğrayan, ibadetlerine izin verilmeyen, alimleri hapishanelerde şehid düşen, ülke adı bile Sin Kiang diye değiştirilen, Türkistan ismini ağzına bile alamayan Doğu Türkistan, bunca inkar, asimilasyon, katliam ve işkenceden sonra, şimdi de eğitim ve zorunlu yer değiştirme adı altında yok edilmeye çalışılmaktadır. Yüzbinlerce Türkistanlı, Çin’in Hoten bülgesine nakledildi, Doğu Türkistan’daki Çin nüfusu ise  %70’e  yaklaştı. Belki önümüzdeki yıllarda Doğu Türkistan diye bir ülke ve bir halk kalmasın diye, bunun için uğraşıyorlar, Allah muhafaza. Geçtiğimiz 1 yılda Çin zindanlarında şehid olan Abdulhamid Damolla ile Muhammed Salih damolla’ya ve diğer şehid kardeşlerimize Allah’tan rahmet diler şehadetlerinin kabulünü niyaz ederiz.
BATI TÜRKİSTAN: ON MİLYON GÖÇMEN VERDİ
Batı Türkistan’da ise bazı olumlu gelişmeler olmakla birlikte, geçmişin yaralarının kapanması kolay değil. Sözde bağımsız olduğumuz 1991’den sonra Batı Türkistan ülkeleri o kadar kötü yönetildi ki, Kazakistan dışında, 10 milyondan fazla Özbek, Tacik, Türkmen, Kırgız ülkelerinden ayrılarak ekmek parası için başka ülkelere gitmek zorunda kaldı. Başta Rusya olmak üzere Kore, Arap ülkeleri ve Türkiye’ye giden mihnetçiler, ucuz işgücü olarak çalışıp ailelerine para göndermeye çalışıyorlar. Ülkelerinde muhalefeti yok eden diktatörler, dindarları, muhalifleri, sürgünde dahi rahat bırakmayarak çeşitli suikastler tertiplediler. Özellikle Özbek ve Tacikistanlı ajanlar, Türkiye’de, Rusya’da ve Avrupa ülkelerinde bir çok muhalifi öldürüp yaraladılar. Bunlar arasında İsveç’te Abid Qori, Türkiye’de Abdullah Buhari ve Ömer Ali Kuvvatov da saldırıya uğrayanlar arasında olup, videoda, bu suikastlere karşı yaptığımız narazılık, protesto gösterilerini izlediniz.
ÖZBEKİSTAN’DA REFORMLAR VE ENGELLER
Özbekistan’da zalim Kerimov’un ölmesinden sonra, başta işkencenin kalkması olmak üzere önemli iyileşmeler yaşandı. (En son 2017 yılı içinde iki kişi MXX tarafından işkencede öldürülmüştü). Camiilerde ezan okunması, işyerlerinde seccade bulundurmak, kadınların sokaklarda başörtüsüyle yürümesi serbest oldu. Hafızlık okulları, İmam Buhari ve Ali Şir Nevai kültür merkezleri açıldı. Hapishanelerden gazeteciler, yazarlar, Kur’an öğrettiği için tutuklu bulunan 3 bine yakın insan bırakıldı. Daha önce fişlenen 16 bin kişi “kara listeden” çıkarıldı. İşkence ve yolsuzluk kurumu olan MXX kapatıldı, bir çok işkenceci tutuklandı. Bunlar iyi gelişmeler. Ancak, MXX yerine kurulan Devlet Güvenlik Hizmeti teşkilatının başına getirilen İxtiyar Abdullaev Senato’da yaptığı konuşmada “reformların bunlarla sınırlı olduğunu, yurt dışındaki dini extremistlere ve siyasi muhaliflere kapı açılmadığını” açıkladı. Hatta isim de vererek, “Erk ve Birlik taraftarlarının fitne peşinde olduğunu, dini aşırılığın da sistem için tehdit teşkil ettiğini” söyledi. Kamuda ve okullarda hicap yasağı tam olarak kalkmadı. 18 yaşından küçük çocukların camiiye gitmesinin serbest bırakıldığı açıklandı ama, önceki gün, Ramazan’ın 8. akşamında Taşkent, Namangan, Mergilan’da gençler ve çocuklar camiilere alınmadı.
Gerçek tehdit İxtiyor Abdulloev gibi extremistlerdir!”
Özbekistan Ceza Kanunu’ndan “aşırı dincilik= dini extremizm” ibaresinin çıkarılması elbette önemli bir adımdır. Ama İxtiyar Abdullahev gibi extremistlerin kritik makamları işgal etmesi, ülke  ve halkımız için gerçek bir tehdit oluşturmaktadır.
“İmam Ali Rahmanov: Densiz bir adam”
Tacikistan ve Türkmenistan’da dini baskılar ve yolsuzluklar aynen devam etmektedir. İmamali Rahmanov ismini taşıyan densiz adam, Abdullah, Abdulkadir, Muhammed gibi isimleri yasaklayarak Çin devletinin izinde olduğunu göstermiştir. Bu iki ülkede yargısız infazlar, haksız tutuklamalar  halkımıza nefes aldırmıyor.
MAZLUMLARA KUCAK AÇAN TÜRKİYE’DE IRKÇI UYGULAMALAR
Dünya mazlumlarına kucak açan Türkiye, genelde muhacirlere ensar olmaktadır. Özellikle Türkiye halkının Türkistanlı muhacirlerle yardım ve dayanışması takdire şayandır. En son olarak “oturma izni olmayan çocuklara eğitim hakkı” talebimizi kabul ederek onlara TC kimlik numarası veren MEB ve İstanbul Göç İdaresi’ne teşekkür ediyoruz. Ancak dış ilişkilerindeki zorluklar sebebiyle de olsa, bazı kötü muamele ve haksız uygulamalar burada da devam ediyor. Ayrıca DEAŞ’la mücadele ediyoruz diye, sadece gözleri çekik olduğu için yakalanan yüzlerce Türkistanlı, hala geri gönderme merkezlerinde tutulmaktadır. Bunlar açıkça yabancı düşmanı, ırkçı ugulamalardır.
Özbekistan-Tacikistan-Türkmenistanlı siyasi ve dini muhaliflere, henüz ülkelerine dönüş kapıları açılmamıştır. Bu nedenle Türkiye’den sığınma talep eden Türkistanlılara sığınma hakkı veya isnai ikamet izni verilmelidir. Özbekistan’ın yeni Devlet Güvenlik Hizmeti başkanına göre “yurt dışında çalışan Özbek emekçilerin %50’den fazlası aşırı dinciliğin etkisinde” imiş. Demek ki siyasi dini muhaliflerle birlikte, çalışmak için gelmiş mihnetçilere de kolaylık gösterilmesi gerekiyor.
DEAŞ operasyonlarını gayrıciddi bir şekilde yürüten, diğer taraftan çocuk, kadın, erkek masum insanları mağdur eden güvenlik ve istihbarat görevlileri cezalandırılmalıdır.
Bizlerle dayanışma göstererek buralara kadar geldiğiniz için Türkistanlı muhacirler olarak teşekkür ediyoruz.
Bize her zaman destek olan, bu akşam da bu yeri bize tahsis eden Üsküdar Belediyesine çok teşekkür ederiz. Ayrıca araç tahsis ederek Türkistanlı hemşerilerimizin gelmesini sağlayan Zeytinburnu, Pendik, Başakşehir ve Fatih belediyelerine, katkılarını her zaman gördüğümüz Aziz Mahmut Hüdai Vakfı’na,  katkıda bulunan diğer bütün kardeşlerimize de teşekkürlerimizi sunuyoruz. Allah hepsinden razı olsun.
Allah oruçlarınızı ve diğer ibadetlerinizi kabul etsin.
Devami

Duşanbe’de İran karşıtı protestolar yapıldı

Tacikistan’daki İslam Uyanış Partisi’ne karşı çıkan bazı vatandaşlar, İran Büyükelçiliği önünde toplanarak protesto gösterisi düzenledi

24.05.2018

Tacikistan’daki İslam Uyanış Partisi’ne karşı çıkan bazı vatandaşlar Pazartesi günü, Duşanbe’deki İran Büyükelçiliği önünde toplandı. Görgü tanıklarına göre, yaklaşık yarım saat süren protestoya yaklaşık 50 kişi katıldı. Katılımcılar Tacikistan’da yasaklanan İslami Uyanış Partisi’ni ve İran karşıtı sloganlar attı.

Duşanbe polisi gösteri yerine özel kuvvetlerde noluşan bir birlik gönderdi. Ozodlik radyosuna konuşan bir hükümet yetkilisi gösterinin dağıtıldığını ve tutuklanan protestoculardan yazılı açıklama alınarak serbest bırakıldığını söyledi.

Protestoyu kimin organize ettiği henüz belli değil. İran büyükelçiliği yetkilileri, göstericilerin amacının
kendileri için belirsiz olduğunu söylemekle yetindiler.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Бугун Туркия президентининг ўғли Самарқандга келди.

26-29 май кунлари Туркияда камондан отиш бўйича олтинчи бор ўтказиладиган Фотиҳ Султон Маҳмуд кубоги мусобақасининг очилиш маросими бугун Регистон майдонида ўтказилди.

Маросимда Бутунжаҳон этноспорт конфедерацияси раиси, Камончилар фонди директорлар кенгаши аъзоси Нажмиддин Билол Эрдўғон, Ўзбекистон Миллий Олимпия қўмитаси Президенти У.Аҳмаджонов, Жисмоний тарбия ва спорт вазири Ш.Исроилов ва бошқалар мазкур мусобақанинг аҳамияти ҳақида сўз юритди. Ўзбекистон ва Туркия ўртасидаги кўп томонлама алоқаларни спорт йўналишида ҳам изчил давом эттириш лозимлиги қайд этилди.
Тадбир иштирокчилари мусобақанинг рамзий очилишига бағишлаб камондан отди.
Маросимда вилоят ҳокими Т.Жўраев иштирок этди.

Bugun Turkiya prezidentining o‘g‘li Samarqandga keldi.
26-29 may kunlari Turkiyada kamondan otish bo‘yicha oltinchi bor o‘tkaziladigan Fotih Sulton Mahmud kubogi musobaqasining ochilish marosimi bugun Registon maydonida o‘tkazildi.

Marosimda Butunjahon etnosport konfederatsiyasi raisi, Kamonchilar fondi direktorlar kengashi a’zosi Najmiddin Bilol Erdo‘g‘on, O‘zbekiston Milliy Olimpiya qo‘mitasi Prezidenti U.Ahmadjonov, Jismoniy tarbiya va sport vaziri Sh.Isroilov va boshqalar mazkur musobaqaning ahamiyati haqida so‘z yuritdi. O‘zbekiston va Turkiya o‘rtasidagi ko‘p tomonlama aloqalarni sport yo‘nalishida ham izchil davom ettirish lozimligi qayd etildi.
Tadbir ishtirokchilari musobaqaning ramziy ochilishiga bag‘ishlab kamondan otdi.
Marosimda viloyat hokimi T.Jo‘rayev ishtirok etdi.

(KRIL VA  LOTINDA)

24.05.2018

INFO.ISLOM.UZ

Devami

Bir milyon Kırgızistan vatandaşı yurt dışında çalışıyor

113 bin Kırgızistan vatandaşı Kazakistan’da göçmen işçi olarak çalışıyor

23.05.2018

Kırgızistan Sendikalar Federasyonu Başkan Yardımcısı Jeenbek Osmonoliyev 21 Mayıs’ta yapılan “Orta Asya’da sosyal ilişkiler ve çalışma analizi” toplantısında, şu anda 113 bin Kırgızistan vatandaşının Kazakistan’da çalıştığını belirtti.

Osmonoliyev yaptığı açıklamada şu an Kırgızistan nüfusunun 6,3 milyon kişiden oluştuğunu belirtti.

Toplantıda ekonomik olarak aktif nüfus sayısının 2,5 milyon olduğu, bugün bunun 2,3 milyonunun ülkede istihdam edildiği ve 2 milyon 300 bin kişinin yüzde 72’sinin özel sektörde istihdam edildiği bildirildi.

Osmonaliev konuşmasında, “Resmi rakamlara göre, yaklaşık bir milyon vatandaşımız göçmen işçi olarak yurt dışında bulunuyor. Bunlardan 600 bini Rusya’da, 113 bini Kazakistan’da ve 30 bini de Türkiye’dedir”, dedi.

Kırgızistan nüfusunun bir kısmı göçmen işçilerin gönderdiği paralar ile geçimini sağlıyor.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Kazakistan’da basın mensupları yasal düzenleme istedi

26 örgüt Nazarbayev’den medya üzerinde baskı oluşturan “yanlış bilgi” yasasını yeniden inceleme çağrısında bulundu

22.05.2018

Basın özgürlüğü gözlemciliği yapan 26 uluslararası kuruluş Kazakistan hükümetinden basın özgürlüğüne kısıtlama getiren mevzuatta değişik yapılması için çağrıda bulundu.

18 Mayıs’ta Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), PEN International kulübü ve diğer medya kuruluşlarının da yer aldığı IFEX web sitesinde yayınlanan ortak mektupta, “Biz Kazakistan savcılık ve yargı makamlarının Ratel.kz ve diğer medya kurumlarına baskı yapmasını ülkede normal eleştiriyi bastırma ve demokrasiyi engelle çabaları olarak görüyoruz” denildi.

IFEX, dünya çapında düşünce ve bilgi özgürlüğünün desteklenmesi ve korunması için kurulan uluslararası bir organizasyon ağı olarak tanınıyor.

Almatı polisi 2 Nisan tarihinde Ratel.kz haber sitesi ve Forbes dergisinin yerel bürolarına baskın yapmış bilgisayar ve yazılı belgeye el koymuştu. Büroda çalışan bazı gazetecilerin evinde de arama yapılmıştı.

Aynı dönemde, Ratel’in Web sitesi ve Facebook sayfası kapatılmıştı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Ratel.kz ve Forbes.kz medya organlarına yapılan baskın sonrası Kazakistan yetkililerine, gazetecilere iftira atarak hapse attırmayı kolaylaştıran “yanlış bilgi” yasasının yürürlüğünü durdurma çağrısında bulunmuştu.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Mirziyayev’den Putin’e ABD raporu

Özbekistan Cumhurbaşkanı Putin’e ABD ziyareti hakkında bilgi verdi

22.05.2018

Kremlin resmi web sitesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Özbek mevkidaşı Şevket Mirziyayev ile bir telefon görüşmesi yaptığı bildirildi.

Görüşmenin Özbekistan’ın isteği üzerine gerçekleştiği belirtildi. İki devlet başkanı, 2017 yılında Mirziyayev’in Rusya ziyareti sırasında mutabık kalınan anlaşmaları görüştüler. Buna ek olarak, Özbekistan Cumhurbaşkanı Putin’e geçen hafta ABD’ye yaptığı resmi ziyaret hakkında bilgi verdi.

İki liderin “Siyasi, ticari-ekonomik ve diğer alanlarda iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın ve işbirliğinin daha da güçlendirilmesi için çaba gösterecekleri” belirtildi.

Özbekistan Devlet Başkanı Mirziyayev 15-17 Mayıs tarihleri arasında ABD’ye ziyaret yapmıştı. Özbek lider ABD Başkanı ile ikili ilişkileri geliştirmeyi görüşmüştü.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Dünya Bankası Özbekistan’a 940 milyon dolar kredi verecek

Dünya Bankası, Özbekistan’a 940 milyon dolarlık kredi verilmesine ilişkin anlaşmayı imzaladı.

21.05.2018

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim ile yaptığı görüşmelerin ardından Dünya Bankası’nın Özbekistan’a 940 milyon dolarlık kredi ayırmasına ilişkin anlaşma imzalandı.

Dünya Bankası Özbekistan Temsilciliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in ABD’ye gerçekleştirdiği resmi ziyareti kapsamında Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim ile yaptığı görüşmelerin ardından Dünya Bankası’nın Özbekistan’a 940 milyon dolarlık kredi ayırmasına ilişkin anlaşmanın imzalandığı belirtildi.

4 YENİ PROJEYİ FİNANSE ETMEK İÇİN KULLANILACAK

Açıklamaya göre, söz konusu kredi ülkedeki sanayi işletmelerinde enerji verimliliğinin artırılması, ülkede meyve ve sebze üretiminin geliştirilmesi, acil sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve mali danışmanlık alanlarındaki 4 yeni projeyi finanse etmek için kullanılacak.

Açıklamaya göre, Dünya Bankası-Özbekistan arasında iş birliğinin öncelikli yönlerini belirleyen karşılıklı anlayış memorandumuyla Dünya Bankası bünyesindeki Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile de Özbekistan arasında Danışmanlık Hizmetleri anlaşması imzalandı.

Bu kredinin ardından Dünya Bankası’nın Özbekistan’daki projelere sağladığı toplam kredi hacmi 2,8 milyar dolara ulaştı.

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan’da çocuklara cami yasağı kalkıyor

21.05.2018

Ramazan ayının başından itibaren Özbekistan’dan iyi haberler gelmeye bugün de devam etti. Taşkent’in     Şeyhhantakhur ilçesinin baş imamı olan Odilhon kui Yunuskhanoglu camiye gitmeleri yasak olan küçük    çocukların bundan sonra girebileceklerini açıkladı.

Odilkhon Kori Yunuskhanoğlu yaptığı açıklamada, “Gelin azizler, bugün ma’ruzamız başlamadan önce bir kalbimizi Allah Hak sübhanehu ve Tealâ’ya bağlayarak elhamdülillah, elhamdülillah, elhamdulillah  a’la n-ni’mat deyip şükürler edelim. Sebebi bir çok sevindirici gelişmeler oluyor. Büyük yenilikler oluyor. Dinimiz için bunların sayısını, adedini sayıp bitiremeyecek derecede Allah tealânın hayr ve berekeleri   yurdumuz-da yağıp durmaktadır ki, Allah bu nimetlerin ziyadeliğine muvaffak eylesin. Şimdiki güzel haberlerden     biri, genç çocuklara bazı yerlerde manilikler vardı. Bugünden başlayarak genç çocuklar için hiç sıkıntısız bütün kapılar açıldı.  Elhamdulillah bunlar çok büyük derece, büyük mükafatlar. Sabah namazlarında yine bazı sıkıntılar vardı. Sabah namazlarının serbest bir şekilde kılınmasına ruhsat verilişinin hoş haberini işittik. Elhamdulillah bunların cümlesi Allah tealanın fazlı, rahmetidir” dedi.

 

Devami

Çin yönetimi binlerce Müslümanın beynini yıkıyor

Çin’in, geçen ilkbahardan bu yana, işgal altındaki Sincan Uygur Bölgesi’nde kamplarda tuttuğu on binlerce Müslümanın beynini “siyasi eğitim” kisvesi altında yıkadığı savunuldu.

19.05.2018

Pekin yönetiminin, geçen ilkbahardan bu yana Çin’in işgal ettiği Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kamplarda gözaltında tuttuğu ve aralarında yabancıların bulunduğu on binlerce Müslümanın beynini “siyasi eğitim” adı altında yıkadığı iddia edildi.

Associated Press ajansının özel haberinde, kamplarda yürütülen enterne programıyla gözaltındaki Müslümanların, siyasi düşüncelerinin ve kimliklerinin yeniden şekillendirilmeye, inançların ortadan kaldırılmaya çalışıldığı savunuldu.

Çinli yetkililer, gizlilikle yürütüldüğü iddia edilen program hakkında yorumda bulunmaktan kaçınırken, bazılarının, devlet medyasına aşırılık ve ayrılıkçılıkla mücadele için ideolojik değişiklikler gerektiği yönünde açıklama yaptığı biliniyor.

7 AY BOYUNCA HÜCREDE KALDI

Haberde 2006 yılında Kazakistan’a yerleşen ve 2009’da bu ülkenin vatandaşlığını alan Çin doğumlu 42 yaşındaki Ömer Bekali’nin hikayesine yer veriliyor.

Geçen yıl 25 Mart’ta ailesini ziyaret etmek için gittiği Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde gözaltına alınan Bekali, “polisin kendisini bir sandalyeye bağladığı, bileklerinden duvara astığını” ve Çinlileri Kazakistan’a turist vizesi için başvurmaya davet etmesiyle ilgili sorguladığını söyledi.

Bekali, 7 ay boyunca tutulduğu hücreden tahliye belgesi verilerek çıkarıldığını, ancak serbest kalmadığını, Karamay’da binden fazla kişinin gözaltında tutulduğu tel örgülerle çevrili bir yerleşkeye gönderildiğini belirtti.

GÖREVLİLER ‘İSLAM’IN TEHLİKELERİ’Nİ ANLATIYOR

Yerleşkede her gün şafak sökmeden uyandırıldıklarını, Çin milli marşını söylediklerini ve Çin bayrağını göndere çektiklerini ifade eden Bekali, burada kendilerine ayrıca Çin Komünist Partisini (ÇKP) öven marşlar ile Çin dil ve tarihinin öğretildiğini kaydetti.

Bekali, yetkililerin 1950’lerde ÇKP “özgürleştirmeden” önce Sincan halkının geri kalmış olduğunu söylediğini, yemekten önce “Partiye şükürler olsun! Anavatana şükürler olsun! Devlet Başkanı Şi’ye şükürler olsun!” demelerinin istendiğini savundu.

Gün boyunca diğer 8 tutukluyla aynı odaya kapatıldığını, tuvaletlere kameraların yerleştirilmiş olduğunu, abdest almamaları için banyo yapmalarına nadiren izin verildiğini ifade eden Bekali, görevlilerin 4 saat süren toplantılarda “İslam’ın tehlikelerini” anlattığını, birbirlerini eleştirmelerinin istendiğini söyledi.

İlk hücre cezasının ardından 24 Kasım’da aniden serbest bırakılan Bekali’nin hikayesini önce kız kardeşi ve annesinin gözaltına alınabileceği endişesiyle paylaşmak istemediği, polisin 10 Mart’ta önce kız kardeşi Adile Bekali, bir hafta sonra annesi Emine Sadık, 24 Nisan’da da babası İbrahim’i götürmesi üzerine fikrini değiştirdiği belirtildi.

Kamptan söz ederken göz yaşlarına hakim olamayan Bekali, “Kendinizi eleştirmek, düşüncenizi ve etnik grubunuzu inkar etmek zorunda olduğunuzda psikolojik baskı muazzamdı. Hala her akşam güneş doğana kadar bunu düşünüyorum.” diye konuştu.

BEKALİ’NİN ANLATTIKLARINI ESKİ TUTUKLULAR DA DOĞRULADI

Haberde Bekali’nin anlattıklarının, diğer 3 eski tutuklu ve farklı kamplarda görev yapan eski bir eğitimci tarafından onaylandığı da vurgulandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili geçen ay yaptığı açıklamada, onbinlerce Uygur’un gözaltına alındığını kaydetmişti. ABD’li yetkili “siyasi eğitim” kisvesi altında yapılan toplu gözaltıların rahatsız edici olduğunu, Çin’in daha şeffaf sisteme sahip olması gerektiğini belirtmişti.

BİREYLERİN KİŞİSEL BİLGİLERİNİ TOPLUYORLAR

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) daha önce hazırladığı bir raporda da Sincan Kamu Güvenliği Bürosu’nun 2016’da uygulamaya koyduğu “Bütünleşik Ortak Operasyonlar Platformu (BOOP)” adlı izleme programı aracılığıyla bireylere ait kişisel bilgileri ve gündelik hareketlerine dair kayıtları rızaları dışında topladığını duyurmuştu. Raporda, son iki yılda program aracılığıyla çok sayıda kişinin “önleyici polisiye tedbiri” adı altında suçsuz yere alıkonulduğu, siyasi açıdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın “siyasi eğitim merkezleri” denilen gözaltı merkezlerine gönderildiği ifade edildi.​

Son yıllarda Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan çok sayıda Uygur, Çin’in kendilerine baskı uyguladığını belirterek bölgeden kaçmaya çalışıyor. Bunların çoğu Tayland üzerinden Malezya’ya yöneliyor.

Dünya Bülteni

Devami

Tacikistan’da imamlara zorunlu tiyatro seyri

Tacikistan’da din görevlilerine dini fanatiklik konusunun işlendiği bir tiyatro oyunu zorunlu olarak izletilmeye başlandı

19.05.2018

Tacikistan’da din görevlilerinin yazar Mansour Suruş’un “Su ve Ateş” eserinden uyarlanan tiyatro oyununu seyretmeleri için zorunlu olarak tiyatroya götürüldüğü bildirildi.

Ozodi radyosunun haberine göre, ilk olarak tiyatro oyununu Dini İdare ve gelenekleri düzenleme kurumu personeli seyretti. Daha sonra oyun Hissar ili camilerinde görevli imamlarına seyrettirilecek.

“Su ve Ateş” tiyatro oyunu Şubat ayından başlayarak seyirciye sunulmaya başlamıştı. Yönetmenlere göre, oyun sivil toplumdaki hoşgörüyü anlatıyor ve dini fanatikliği ifşa ediyor.

Tiyatronun ismi açıklanmayan çalışanlarından birinin radyoya dediğine göre, Dini İdare yetkilileri oyunu gördüklerinde salondan “Neuzubillah” ve “Estağfirullah” sesleri yükselmeye başladı.

Tacikistan’da 2014 yılından başlayarak imamlar devlet memurları olarak devlet bütçesinden maaş alıyorlar. Örneğin, Tacikistan din alimleri merkezi başkanı Saidmukarram Abdukodirzoda 2000 Somoni ( 220 dolar), merkez camiler imamları 1500 Somoni (170 dolar) ve mescit imamları 800 Somoni (yaklaşık 90 dolar) maaş alıyorlar.

Diğer dini görevlilere ve başka dinlerin yöneticilerine maaş verilmiyor.

Dünya Bülteni

Devami