Kazakistan’da ‘Rus baharı’ endişesi

Kazakistan’da SSCB döneminden bu yana uygulanan Rus yanlısı politikaların şimdilerde ülkeyi bölmeye götüreceğinden endişe ediliyor. Çünkü ülkede hala Rusya yanlıları güçlü konumda

Ukrayna’da AB yanlılarının çıkardığı olaylardan sonra Kırım’daki Rusya yanlılarının girişimiyle ülkenin bölünmesi şimdilerde Kazakistan için benzer senaryoların konuşulmasına neden oldu. Kazakiskan’da SSCB döneminde başlayan uzun yıllar devam eden Ruslaştırma uygulamaları ülkedeki Rusya yanlılarını hayli güçlü konuma getirmiş durumda. Rus basınında son dönemde öne çıkan haberler arasında Kazakistan’ın bu durumu ve muhtemel ayaklanmalar konuşuluyor. Özellikle Kırım işgali sonrasında basında sıkça yer alan Kazakistan’da da bir “Rus Baharı” yaşanabileceği belirtiliyor.

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in konu hakkında sessiz kaldığı belirtilen Rus basınındaki yorumlarda, Kazakistan’la ilgili iddiaların SSCB dönemindeki Ruslaştırma iddialarını hatırlattı.

Kazaklar, SSCB döneminde şehirlerin inşa edilmesi sırasında Ruslar’ın dikkate alınarak hareket edildiğini, yerel halkların ise “getto bölgelere” sürüldüğünü belirtiyor.

Benzer politika sadece Kazakistan’da değil Orta Asya devletleri, Azerbaycan, Baltik ülkeleri ve diğer otonomi bölgelerinde de uygulandı.

Rusya federasyonunda Müslümanların ikamet ettiği bölgelerde –Tataristan, Başkirya, Kabardino-Balkarya, Dağıstan ve diğerlerinde- önemli “başarılar” elde edildi.

Bu konuda en önemli darbelerin birini Kazakistan yaşadı. Yönetimin yüzde 90’ı Ruslara verildi. Fabrikalar Rusların denetimi altına girdi. Kazaklar zor bir süreçten geçti. SSCB sonrasında fabrikalar yeniden çalıştırıldı. Ancak bunların sadece yüzde 5’inin çalışabilir düzeyde olduğu ortaya çıktı.

Nazarbayev tarafından yürütülen politikalar sonucunda Kazakça ve Kazakların hakları konusunda önemli adımlar atılmasına rağmen Ruslar hala büyük bir sorun olarak kalmaya devam ediyor.

Kremlin Sarayı’nın talimat vermesi durumunda Donbass benzeri olayların kısa süre içerisinde Kazakistan’da da yaşanabileceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Şu anda Nazarbayev iktidarının Kremlin Sarayı’na yakınlaşma politikasına devam etmesine rağmen Kazak aydınlarda bu endişe giderek büyüyor.

 Dünya Bülteni

Devami

Kazakistan Dışişleri Bakanı ABD’ye Gitti

Kazakistan Dışişleri Bakanı Erlan İdrissov resmi bir ziyaret için gittiği ABD’de 10 Aralık’ta ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile görüştü. Görüşme sonrası yapılan ortak açıklamada 9-10 Nisan 2012’de iki ülke arasında imzalanan stratejik ortaklık anlaşması sonrası gelişen ilişkiler vurgulandı. Kazakistan İran ile 5+1 ülkeleri arasında yapılacak yeni müzakerelere Kazakistan’da devam edilebileceğini bildirirken, ABD tarafı Kazakistan’ın Ukrayna’ya yönelik AGİT Özel Gözlemci Misyonu’ndaki görevindeki hassasiyetinden dolayı Kazakistan’a teşekkür etti. 16 Aralık’ta 23. Bağımsızlık yıldönümünü de kutlayan Kerry, Kazakistan’ın Afgan Silahlı Kuvvetleri’ne yapmış olduğu 50 milyon dolarlık yardım ve bin Afgan öğrenciyi Kazakistan’da okutmasından dolayı burs sağlamasından dolayı memnuniyetini ifade etti. ABD’li Bakan, işbirliği alanında; IŞİD ile mücadele, nükleer silahların önlenmesi, Afganistan, ticaret ve bölgesel kalkınma gibi konuları  da örnek olarak gösterdi.

Turkkazak

Devami

Kazakistan ve Çin arasında 14 milyar dolarlık imza

Çin Başbakanı Li Kiçiang ile Kazakistan Başbakanı Karim Massimov, 14 milyara ulaşan çok sayıda anlaşmaya imza attı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Astana ve Pekin yönetimleri arasında, 14 milyar doları bulan anlaşmalar imzalandı.

Kazakistan’ın başkenti Astana’da yarın yapılacak Şanghay İşbirliği Örgütü Hükümet Başkanları Konseyi toplantısı için bu ülkeye gelen Çin Başbakanı Li Kiçiang ile Kazakistan Başbakanı Karim Massimov çok sayıda anlaşmaya imza attı.

Kazakistan Hükümeti Basın Merkezi’nde yapılan imza töreninde konuşan konuk Başbakan, Astana ziyaretinde ticaret ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri ele aldıklarını bildirdi.

Astana ve Pekin’in özellikle enerji fiyatları gibi dünyanın değişen ekonomik koşullarda koordineli makroekonomik politikalar yürüteceğini ve ilgili tüm departmanlarında istişare halinde olacağını dile getiren Li Kiçiang, imzalanan anlaşmalarla iki ülke işbirliğinin daha da yüksek düzeye eriştiğini kaydetti.

Kazakistan Başbakanı Karim Massimov ise Çin’in Kazakistan’ın en önde gelen ticari ortaklarından biri olduğunu belirterek, düşen petrol fiyatlarına karşı Çin ile ortak makroekonomik politikalar izleyeceklerini söyledi.

Li Kiçiang’ın Astana ziyaretinde Kazak ve Çin’in kurum ve şirketleri arasında 14 milyar doları bulan anlaşmalar yapıldı.

Kazak ve Çin hükümetleri Kazakistan’ın Çin sınırına yakın Hurgus bölgesinde bir iç liman ve özel ekonomik bölge inşa etmek üzere ortak bildiriye imza koyarken, Kazakistan Ulusal Ekonomi Bakanlığı ile Çin Kalkınma ve Reform Komisyonu Devlet Komitesi ve Çin Maliye Bakanlığı arasında karşılıklı iştişare mekanizmaları sağlayacak belgeler imza altına alındı.

Ayrıca iki ülke atom enerjisi ajansları nükleer iş birliğini derinleştirmek için mutabakat zaptı da imzaladı.

Li Kiçiang ziyaretinde ayrıca Kazakistan ile Çin maden şirketleri arasında Kazakistan içinde yer alan potas yataklarının geliştirilmesine yönelik çerçeve anlaşmalar da yapıldı.

Kazakistan ile Çin bin 700 kilometreden fazla bir sınırı paylaşıyor. Son yirmi yılda artan iki ülke ticaretinde 2013 yılı hacmi 25 milyar doları geçerken, 2015 sonu için ticaret hacminin 40 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

 

Devami

Moskova’da yine yüzlerce Orta Asyalı gözaltında

Rusya’nın başkentinde ekim ayından bu yana Orta Asyalı işçilere yönelik başlatılan operasyonlarda binlerce kişi gözaltına alındı. Son birkaç günde yine başlayan gözaltı dalgasında, 616 kişi emniyete götürüldü. Gözaltına alınanların bir kısmı sınır dışı edilirken, yasalara uyanlara ise kendi istekleriyle ülkeyi terk etme teklifi yapılıyor

Rusya’nın başkenti Moskova’da Orta Asya’dan gelenlere yönelik operasyonlarda son olarak 616 kişi gözaltına alındı.

Bu yılın ekim ayında başlayan “Göçmen-2014” operasyonlarda çoğunluğu Orta Asya Türkî Cumhuriyetleri’nden gelen işçiler hedef alınıyor. Son olarak Moskova polisi otel ve pansiyonlar, otoparklar, garaj kooperatifleri, sanayi bölgeleri ve pazarlardan oluşan 317 iş yerinde aramalar yaptı.

Moskova Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen operasyonlar kapsamında 616 işçi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 70 kişi hakkında göçmen yasalarına aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle işlem yapıldı.

Ekim ayından bu yana “Göçmen-2014” operasyonları çerçevesinde 3 bin 400 iş yerinde arama yapıldı. 27 bin göçmen gözaltına alındı. Bunlardan 126 kişinin sınır dışı edildiği belirtiliyor.  Yaklaşık 800 göçmene ise Rusya’yı kendi istekleriyle terk etmeleri teklif edildi.

Dünya Bülteni 

Devami

Ko‘hna Toshkent darvozalari

Тошкент қадимий тарихга эга бўлиб, у ўтган давр мобайнида кўпдан-кўп босқинчилик ва шафқатсизликларни бошидан кечирди. Шу сабабдан шаҳар халқи озодлик ва мустақиллик йўлида узоқ йиллар қаҳрамонона кураш олиб борди. Тошкент қулай географик ўринда жойлашганлиги боис доим ўзга давлатларнинг эътиборини ўзига тортиб келган. Шаҳар ташқи душманлардан сақланиш учун ўша даврлардаёқ девор билан ўраб олинган эди. Тарихий маълумотларга кўра, 19 асрдаёқ Тошкент уч қатор айланма девор билан қуршаб олинган.

Ҳусниддин Нурмуҳаммедовнинг «Тошкентнинг қадимги дарвозалари» деб номланган асарида Тошкент девори ҳақида қуйидаги маълумотлар келтириб ўтилган: «18 асрнинг охирларида шаҳар мудофаа деворининг баландлиги салкам 8 метр, тепа қисмининг кенглиги 2 метргача бўлган. Девор айланасининг узунлиги 18,2 км., шаҳарнинг умумий майдони эса 26,4 кв. км.ни ташкил этган».

Тўхтовсиз урушлар натижасида шаҳар девори яроқсиз ҳолга келиб, қайта қуришни талаб қилгани боис ХIХ асрнинг ўрталарида Тошкент шаҳрининг беклар беги шаҳар деворини қайтадан таъмирлатади. Бу вақтда девор баландлиги 10 метрдан ошиб, деворнинг юқори қисмида душманга ўқ отиш учун кўплаб шинаклар очилган эди. Шаҳар мудофаа деворининг 12 та дарвозаси (Тахтапул, Лабзак, Қашқар, Қўқон, Қўймас, Беш­ёғоч, Камолон, Самарқанд, Кўкча, Чиғатой, Сағбон, Қорасарой) ва иккита қоф­қаси (яъни, 1 нафар отлиқ кириб чиқадиган туйнукчаси) бўлган.

Бу 12 дарвозанинг ҳаммаси катта йўл устида қурилган бўлиб, дарвозалар мустаҳкам, қаттиқ ёғоч – тоғ арчасидан ясалган ва уст томонига нақшинкор безаклар берилган. Ҳар бир дарвозада жуфт халқалар ва калитлар бўлган. Калитлар дарвозабонлар қўлида сақланган. Дарвозабонлар дарвозани тонгда очиб, қуёш ботганда беркитганлар. Дарвоза ёпилгандан сўнг, уни очишга ҳеч кимнинг ҳаққи бўлмаган. Фақатгина шаҳар ҳокимининг ўта зарур фармойиши бўлгандагина дарвозани очишга рухсат берилган. Дарвозадан ичкарига кирганда узун йўлак бўлиб, унинг икки томонида ҳужралар жойлашган. Ҳужраларнинг бири овқатланиш жойи бўлса, иккинчиси дам олиш хонаси бўлган. Дарвозабонлар вақти-вақти билан алмашиниб навбатчилик қилганлар. Шаҳарнинг ўн икки дарвозаси ортида ҳаёт қизғин давом этган.

Маълумотларга кўра, шаҳарда боғдорчилик яхши ривожланган. Бу ерда ёнғоқ, олма, нок, шафтоли, узум етиштирилган. Шафтолининг шундай бир машҳур нави бўлганки, унинг бир донасидан бир пиёла шарбат чиққан. Ёнғоқнинг, айниқса, ғалвир деб номланган нави кўп бўлиб, унинг мағзи кўриниб турган. Тошкент ўзининг ажойиб манзараси ва гуллари билан ҳам ажралиб турган. Гуллар орасида, айниқса, Тошкент лоласи машҳурдир. Лоланинг бу нави саккиз, ўн икки япроқли бўлиб, улар бир-бирига ўхшамайдиган турли ранглар билан қопланган.

Тарихчи Ҳамид Зиёэвнинг «Тарих – ўтмиш ва келажак кўзгуси» асарида 1741 йили Тошкентга келган татар савдогари Шубай Арслоновнинг Тошкент ҳақидаги маълумотлари келтирилиб, шаҳарнинг ўша даврдаги таш­қи ва ички манзараси қу­йидагича тасвирланади: «Тошкент шаҳри қалин пахса девор ва зовурлар билан ўраб олинган. Шаҳар катталиги жиҳатидан Қозон шаҳрига тенг келади. Унинг ўн икки дарвозаси бор. Бу ерда иморатлар тартибсиз ҳолда пахса девор билан қурилган. Шаҳарда боғ ва масжидлар кўп. Катта масжидларда кўпчилик бўлиб намоз ўқиганлар. Дарвозалар олдида алоҳида миршаблар туради. Уларда тўп йўқ, узоққа отадиган милтиқлар бор. Бундай милтиқлар Тошкентда ясалади. Шаҳарни ўн икки кишидан ташкил топган кенгаш бошқарган. Ҳукумат қароргоҳи Кўкча дарвозаси ёнидаги қалъада иш юритади. Тошкентдан Туркистонгача бўлган йўлни юк карвони олти кунда босиб ўтган. Иргиз дарёсидан Уфагача уч кун, Бухорогача ўн кун, Балхга йигирма кун, Бадахшонгача ўн беш кун юрилган».

1865 йил 16 июнда чор Россияси қўшинлари шаҳарни босиб олгандан сўнг, ўн икки дарвозанинг рамзий олтин калитларини генерал Черняэв 1865 йилда Петербургдаги ҳарбий музейга топширган. Калитлар 1933 йил 14 июнда Ўзбекистонга олиб келиниб, Ўзбекистоннинг Москвадаги доимий вакили Муҳиддин Турсунхўжаэв томонидан қабул қилинган ва улар ёдгорликларни сақлаш қўмитасининг раиси Низомиддин Хўжаэвга топширилган. Бу ҳақдаги далолатнома Ўзбекистон ­халқлари тарихи музейида сақланмоқда. Низомиддин Хўжаэв ташаббуси билан калитлар устида текширувлар ўтказилганда, тахмин қилинганидек, кумушдан ясалиб, устига олтин суви юритилган бўлмай, балки соф олтиндан ясалганлиги аниқланган. Ҳозирда бу калитларнинг ўн биттаси Ўзбекистон Республикаси Марказий Банкида сақланаётган бўлса, биттаси Ўзбекистон халқлари тарихи музейида кўргазмага қўйилган. Бу калитларнинг ҳар бирида ясалган вақти (ҳижрий 1282 йил) ва дарвозалар номи ёзиб қўйилган.

Шуниси эътиборга моликки, барча дарвозаларнинг чиқаверишида қабристонлар бўлиб, уларнинг аксарияти ҳозирги кунгача сақланиб қолган. Баъзиларидан бугунги кунда ҳозир ҳам фойдаланилади. Бу қабристонларга шаҳар мудофаасида қаҳрамонона кураш олиб борган юртнинг мард ўғлонлари дафн этилган.

————————-

Dunyoda shaharlar ko‘p – Rim, London, Moskva, Istanbul, Tehron, Madrid, Dushanbe, Nьyu-York, Toshkent… Ularning ro‘yxatini yana ancha davom ettirish mumkin. Bu shaharlarga turli xil ma’nolarni anglatuvchi ta’riflar berilgan. Rim – modalar shahri, London – tumanlar shahri, Parij – go‘zallar shahri, Lissabon – dengizchilar shahri… Vatanimiz poytaxti Toshkentni esa non shahri yoki devorlar qurshovidagi shahar deya e’tirof etishadi.

Toshkent qadimiy tarixga ega bo‘lib, u o‘tgan davr mobaynida ko‘pdan-ko‘p bosqinchilik va shafqatsizliklarni boshidan kechirdi. Shu sababdan shahar xalqi ozodlik va mustaqillik yo‘lida uzoq yillar qahramonona kurash olib bordi. Toshkent qulay geografik o‘rinda joylashganligi bois doim o‘zga davlatlarning e’tiborini o‘ziga tortib kelgan. Shahar tashqi dushmanlardan saqlanish uchun o‘sha davrlardayoq devor bilan o‘rab olingan edi. Tarixiy ma’lumotlarga ko‘ra, 19 asrdayoq Toshkent uch qator aylanma devor bilan qurshab olingan.

Husniddin Nurmuhammedovning «Toshkentning qadimgi darvozalari» deb nomlangan asarida Toshkent devori haqida quyidagi ma’lumotlar keltirib o‘tilgan: «18 asrning oxirlarida shahar mudofaa devorining balandligi salkam 8 metr, tepa qismining kengligi 2 metrgacha bo‘lgan. Devor aylanasining uzunligi 18,2 km., shaharning umumiy maydoni esa 26,4 kv. km.ni tashkil etgan».

To‘xtovsiz urushlar natijasida shahar devori yaroqsiz holga kelib, qayta qurishni talab qilgani bois XIX asrning o‘rtalarida Toshkent shahrining beklar begi shahar devorini qaytadan ta’mirlatadi. Bu vaqtda devor balandligi 10 metrdan oshib, devorning yuqori qismida dushmanga o‘q otish uchun ko‘plab shinaklar ochilgan edi. Shahar mudofaa devorining 12 ta darvozasi (Taxtapul, Labzak, Qashqar, Qo‘qon, Qo‘ymas, Besh­yog‘och, Kamolon, Samarqand, Ko‘kcha, Chig‘atoy, Sag‘bon, Qorasaroy) va ikkita qof­qasi (ya’ni, 1 nafar otliq kirib chiqadigan tuynukchasi) bo‘lgan.

Bu 12 darvozaning hammasi katta yo‘l ustida qurilgan bo‘lib, darvozalar mustahkam, qattiq yog‘och – tog‘ archasidan yasalgan va ust tomoniga naqshinkor bezaklar berilgan. Har bir darvozada juft xalqalar va kalitlar bo‘lgan. Kalitlar darvozabonlar qo‘lida saqlangan. Darvozabonlar darvozani tongda ochib, quyosh botganda berkitganlar. Darvoza yopilgandan so‘ng, uni ochishga hech kimning haqqi bo‘lmagan. Faqatgina shahar hokimining o‘ta zarur farmoyishi bo‘lgandagina darvozani ochishga ruxsat berilgan. Darvozadan ichkariga kirganda uzun yo‘lak bo‘lib, uning ikki tomonida hujralar joylashgan. Hujralarning biri ovqatlanish joyi bo‘lsa, ikkinchisi dam olish xonasi bo‘lgan. Darvozabonlar vaqti-vaqti bilan almashinib navbatchilik qilganlar. Shaharning o‘n ikki darvozasi ortida hayot qizg‘in davom etgan.

Ma’lumotlarga ko‘ra, shaharda bog‘dorchilik yaxshi rivojlangan. Bu erda yong‘oq, olma, nok, shaftoli, uzum etishtirilgan. Shaftolining shunday bir mashhur navi bo‘lganki, uning bir donasidan bir piyola sharbat chiqqan. Yong‘oqning, ayniqsa, g‘alvir deb nomlangan navi ko‘p bo‘lib, uning mag‘zi ko‘rinib turgan. Toshkent o‘zining ajoyib manzarasi va gullari bilan ham ajralib turgan. Gullar orasida, ayniqsa, Toshkent lolasi mashhurdir. Lolaning bu navi sakkiz, o‘n ikki yaproqli bo‘lib, ular bir-biriga o‘xshamaydigan turli ranglar bilan qoplangan.

Tarixchi Hamid Ziyoevning «Tarix – o‘tmish va kelajak ko‘zgusi» asarida 1741 yili Toshkentga kelgan tatar savdogari Shubay Arslonovning Toshkent haqidagi ma’lumotlari keltirilib, shaharning o‘sha davrdagi tash­qi va ichki manzarasi qu­yidagicha tasvirlanadi: «Toshkent shahri qalin paxsa devor va zovurlar bilan o‘rab olingan. Shahar kattaligi jihatidan Qozon shahriga teng keladi. Uning o‘n ikki darvozasi bor. Bu erda imoratlar tartibsiz holda paxsa devor bilan qurilgan. Shaharda bog‘ va masjidlar ko‘p. Katta masjidlarda ko‘pchilik bo‘lib namoz o‘qiganlar. Darvozalar oldida alohida mirshablar turadi. Ularda to‘p yo‘q, uzoqqa otadigan miltiqlar bor. Bunday miltiqlar Toshkentda yasaladi. Shaharni o‘n ikki kishidan tashkil topgan kengash boshqargan. Hukumat qarorgohi Ko‘kcha darvozasi yonidagi qal’ada ish yuritadi. Toshkentdan Turkistongacha bo‘lgan yo‘lni yuk karvoni olti kunda bosib o‘tgan. Irgiz daryosidan Ufagacha uch kun, Buxorogacha o‘n kun, Balxga yigirma kun, Badaxshongacha o‘n besh kun yurilgan».

1865 yil 16 iyunda chor Rossiyasi qo‘shinlari shaharni bosib olgandan so‘ng, o‘n ikki darvozaning ramziy oltin kalitlarini general Chernyaev 1865 yilda Peterburgdagi harbiy muzeyga topshirgan. Kalitlar 1933 yil 14 iyunda O‘zbekistonga olib kelinib, O‘zbekistonning Moskvadagi doimiy vakili Muhiddin Tursunxo‘jaev tomonidan qabul qilingan va ular yodgorliklarni saqlash qo‘mitasining raisi Nizomiddin Xo‘jaevga topshirilgan. Bu haqdagi dalolatnoma O‘zbekiston ­xalqlari tarixi muzeyida saqlanmoqda. Nizomiddin Xo‘jaev tashabbusi bilan kalitlar ustida tekshiruvlar o‘tkazilganda, taxmin qilinganidek, kumushdan yasalib, ustiga oltin suvi yuritilgan bo‘lmay, balki sof oltindan yasalganligi aniqlangan. Hozirda bu kalitlarning o‘n bittasi O‘zbekiston Respublikasi Markaziy Bankida saqlanayotgan bo‘lsa, bittasi O‘zbekiston xalqlari tarixi muzeyida ko‘rgazmaga qo‘yilgan. Bu kalitlarning har birida yasalgan vaqti (hijriy 1282 yil) va darvozalar nomi yozib qo‘yilgan.

Shunisi e’tiborga molikki, barcha darvozalarning chiqaverishida qabristonlar bo‘lib, ularning aksariyati hozirgi kungacha saqlanib qolgan. Ba’zilaridan bugungi kunda hozir ham foydalaniladi. Bu qabristonlarga shahar mudofaasida qahramonona kurash olib borgan yurtning mard o‘g‘lonlari dafn etilgan.

Devami

3 bin Özbek subay Rusya’da eğitilecek

2015 yılında Özbekistan ordusu mensubu olan 3 bin subay Rusya’da eğitim alacak. Özbekistan Savunma Bakanlığı yetkilisi konu ile ilgili “Ozodlik” radyosuna bilgi verdi.

Bağımsız gözlemciler Özbek ordusu ve istihbaratı subaylarının Rusya’da eğitilmesinin memleket bağımsızlığı ve güvenliği için ciddi tehlikeleri beraberinde getireceği görüşündeler.

10 Aralıkta Taşkent’te resmi ziyaret gerçekleştiren Rusya Devlet başkanı Putin 12 bin Özbek talebenin memleketinde eğitim gördüğünü açıklamıştı.

“RİA Novostı” ajansı daha önce Özbek subaylarının Rusya’da kara ve hava küvetlerinde kullanılacak silahları kullanma eğitimi gördüklerini yazmıştı.

“Ozodlik” radyosuna konuşan ve ismini açıklamayan bir Özbek subayı biz Rusya’dan satın aldığımız silahların kullanımını bu memlekette öğrenmeye mecburuz, dedi. Ona göre Rusya ve Özbekistan arasındaki askeri işbirliği ve silah ticareti anlaşması Özbek subaylarının Rusya’da eğitilmesini öngörmektedir.

ozodlik.org

 

Devami

Moskova’da Avrasya devletleri Müftüleri 10. Forumu yapılıyor

10 Aralık Çarşamba günü Moskova’da “Çağımız sorunları karşısında dinin misyonu ve din mensuplarının sorumlulukları” adında Avrasya devletleri Müftüleri 10. Forumu iş başladı. Foruma Avrasya bölgesinden 20 dan fazla devletten İslam dini alimleri ve yetkililer katılıyor. 

Forum katılımcıları arasında Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynudin, Türkiye Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İran İslam Cumhuriyeti Kültür Devrimi Yüksek Konseyi üyesi Ayetullah Ali Rıza Arefi, Dünya Müslüman Alimler Birliği genel sekreteri Şeyh Ali el-Karadağ gibi isimler var.

Forumda 3 ana oturum yapılıyor: “ Barış ve istikrarı korumada İbrahimi dinlerin ahlaki değerlerinin önemi”, “ Avrasya entegrasyonu ve İslam dünyası: Müslümanların potansiyelleri ve sorumlulukları” ve “Toplumun gelişmesinde devletin ve dini kurumların işbirliği”.

Forumun son günü olan Cuma gününde Moskova’da yeniden inşa edilmekte olan Merkez Cami binası tavanına İslam dininin simgesi olan Hilal yerleştirilecek. 10 bin kişi namaz kılabilecek bu Caminin açılış töreni Rusya ve Türkiye Cumhurbaşkanlarının katılımıyla 2016 yılında gerçekleşecek.

Kaynak: newsru.com

Devami

Katil zanlısı Çeçen M.Z. tutuklandı

sondakika_1

İstanbul’da Abdullah Buhari’nin öldürülmesi olayında katil zanlısı olarak yakalanan Çeçen asıllı Rus vatandaşı M.Z tutuklandı

Zanlının Rus pasaportu taşıdığı belirtiliyor.

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Özbek imam Abdullah Buhari’nin dün Zeytinburnu’nda uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin Çeçenistan uyruklu bir kişi gözaltına alındı.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Buhari’nin öldürülmesiyle ilgili çalışma başlattı. Saldırının gerçekleştiği bölgedeki güvenlik kamera görüntülerini inceleyen ve görgü tanıklarının ifadelerine başvuran ekipler, olayla ilgili Çeçenistan uyruklu bir kişiyi gözaltına aldı.

Şüpheli, sorgulanmak üzere Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine götürüldü.

Özbek uyruklu din adamı Abdullah Buhari, dün Zeytinburnu’ndaki İhsan Derneği binası yakınında uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralanmış ve kaldırıldığı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Saldırgan olaydan sonra kaçmıştı.

Katledilen imam Abdullah Buhari’nin yarın cuma namazından sonra Fatih camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Eyüp Mezarlığı’na defnedileceği açıklandı.

Öte yandan cinayetten sonra olay yerine gelen polisin ikameti olmadığı gerekçesiyle iki özbek öğrenciyi gözaltına aldığı gelen bilgiler arasında.

(Dünya Bülteni)

 

Devami

Rusya’dan Özbekistan’a “Radikal İslam” takviyesi

Özbek lider Kerimov, Rusya’nın “Radikal İslam” ile mücadelelerinde kendilerine yardım edeceğini söyledi

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, ülkesine bir günlük ziyaret için gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.

Özbekistan resmi kaynakları Kerimov ve Putin’in iki ülke arasında işbirliği ve bölgedeki güvenlik konularını ele aldığını belirtti. Görüşme sonrası açıklamaya yapan İslam Kerimov “Rusya Orta Asya’da istikrarın garantisidir ve bize radikal İslam’la mücadelede yardım edecektir” dedi. Kerimov’a göre son zamanlarda İŞİD safında savaşan Orta Asya asıllı gruplar Afganistan’a yöneliyor.

Putin Kafkaslar’da da kendilerinin aynı sorun ile karşı karşıya olduklarını savunarak, Kerimov’un Afganistan konusundaki düşüncelerini paylaştığını söyledi.

Rus basınına göre Putin Kerimov’u Rusya, Belarus ve Kazakistan öncülüğünde oluşturulan Avrasya Birliği’ne (AB) katılmaya tam olarak ikna edemedi. Bunun yerine Özbekistan ve AB arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmak için görüşmelere başlanacağı bildirildi.

Dünya Bülteni

Devami

Azerbaycan’da 21,5 milyar dolarlık yolsuzluk iddiası

Azerbaycan’da beş yılda yapılan ithalat miktarının az gösterilerek 21,5 milyar dolar hortumlandığı iddia edildi

Azerbaycan’da her geçen gün yeni yolsuzluk iddiaları gündeme geliyor.

Ülke medyasında yer alan haberlere göre Ekonomi Araştırmalar Merkezi başkanı Gubad İbadoğlu 2008-2013 yılları arasında yapılan ithalat kapsamında toplam 21.5 milyar doların hortumlandığını öne sürdü. İbadoğlu, bu rakamın Azerbaycan ile ticari ilişkileri bulunan 15 ülkeden gelen mallar göz önünde tutularak hazırlandığını bildirdi. İbadoğlu, “2008-2013 yılları arasında gerçekleşen ithalat konusunda Azerbaycan hükümeti ile ithalatın gerçekleştiği ülkelerin vermiş olduğu bilgiler arasında 21.5 milyar dolar fark olduğu ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan gümrüğünde resmi kaydı olan 20 ton malın gerçekte 100 ton olduğu ve bunun ithal edilen ülkelerin gümrük rakamlarından anlaşıldığı ifade edildi.

Bağımsızlığın ilk yıllarında bu iddiaların sürekli gündeme taşınmasına rağmen hiçbir önlem alınmaması ve her geçen yıl daha da artması durumun vahametini ortaya koyuyor. Ülkede yolsuzlukların arttığı bizzat Devlet Başkanı İlham Aliyev tarafından da itiraf edilmiş, hatta yolsuzlukların araştırılması için komisyon dahi kurulmuştu.

Ancak komisyon üyelerinin ve ülke liderinin yolsuzluk konusundaki suçlamaların merkezinde yer alması faaliyetinin başarısız olacağını gösteriyordu. Nitekim komisyonun yıllar önce kurulmasına rağmen rüşvet ve yolsuzluk sıradan hale gelmeye devam ediyor.

http://www.dunyabulteni.net/

Devami