Özbekistan’da müzenin tabloları kopyalarıyla değiştirilmiş

Özbekistan Devlet Müzesinde bulunan bazı resimlerin orijinallerinin çalındığı, yerlerine sahtelerinin konduğu ortaya çıktı; resimleri Özbekistan cumhurbaşkanının Gülnara Kerimova’nın aldırdığı ileri sürülüyor

Özbekistan Devlet Müzesi’nde bulunan değerli resimlerin orijinallerinin çalınarak, kopyalarıyla değiştirildiği ortaya çıktı. Özbek basınındaki haberlerde, resimlerin Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’un büyük kızı Gülnara Kerimova’nın aldırdığı ileri sürülüyor. İddia, babasıyla arasında sorun bulunduğu söylenen Özbek liderin kızı Gülnara Kerimova’ya muhalif sitelerde yer alıyor.

Özbekistan muhalefeti temsilcilerinden Safra Bekcan, daha önce müzeden çalınan birkaç parça resmin Gülnara Kerimova’nın Cenevre’deki evinde bulunduğunu açıklamıştı. Çalınan bu son resimlerin de Gülnara Kerimova’da olduğu ileri sürülüyor.

Gülnara Kerimova’nın başı, ülkesinde yolsuzluk iddialarıyla da dertte. Kerimova’nın, babasının nüfuzunu kullanarak haksız kazanç elde ettiği iddialarıyla hakkında birçok soruşturma açılmıştı. Geçtiğimiz aylarda, Kerimova’nın başında bulunduğu sivil toplum kuruluşlarına baskın düzenlenmiş ve bu kuruluşlara ait binalara el konulmuştu.

Gülnara Kerimova’nın yurt dışındaki malvarlığı da ülkede sıkça gündeme gelen konulardan biri olarak biliniyor.

Dünya Bülteni

Devami

Kırgızistan değişimin eşiğinde

 

Kırgızistan değişimin eşiğinde

Bağımsızlığını kazandığı 1991’den bu yana 25 başbakan değiştiren Kırgızistan’da hükümetin sona ermesiyle yeni bir değişimin yaşanabileceği öne sürülüyor

Eski SSCB ülkeleri arasında en fazla hükümetin değiştiği Kırgızistan’da yeni senaryoların yaşanabileceği iddia ediliyor. Nezavisimaya Gazeta köşe yazarı Grigori Mihaylov ülkenin yeni bir değişimin eşiğine geldiğini yazdı.
1991 yılından sonra günümüze kadar ülkede 25 başbakan değişti. Birkaç gün önce de koalisyon hükümeti varlığını sona erdirdi. Yeni bir meclis seçimlerinin yapılabileceğine dair tartışmalar başladı.

“Ar-Namus” ve “Ata-Mekan” koalisyonu Ata-Mekan partisi lideri Ömürbek Tekebayev’in çekilmesinden sonra sona erdi. Önümüzdeki bir ay içerisinde meclisin yeni bir koalisyon hükümeti kurması öngörülüyor.

Ömürbek Tekebayev, hakkında yolsuzluk suçlamaları bulunan Başbakan Jantor Satılbadayev ile çalışmak istemediğini bildirmiş ve çekilmişti. 2010 yılının Haziran ayında ülkenin güneyindeki Oş eyaletinde çatışmalar çıkmış ve yüzlerce insan hayatını kaybetmişti. Başbakanın bölgenin yeniden inşası için ayrılan bütçe desteğini hortumladığına dair çok sayıda iddia ortaya atılmıştı.

Kırgız yasalarına göre meclis üç kere daha koalisyon kurma girişiminde bulunabilir. Her üç girişimin başarısız olma durumunda ise erken seçim kararı alınacak.

Dünya Bülteni

Devami

Kırım Tatarları “milli özerklik” kararı aldı

Kırım Tatarları, “milli özerklik” kararı aldı
Kurultay gündemindeki “milli özerklik kurma tasarısı”, 212 delegenin oyuyla kabul edildi. Oturumda 1 kişi ret, 4 kişi çekimser oy kullandı.Kırım’a doğrudan havayolu seferlerinin durdurulmasından dolayı, kurultaya Kırım Tatar diasporası temsilcileri katılamadı.

Kurultay delegesi Nariman Celilov, yaptığı konuşmada, Rusya Federasyonu’na değil, Ukrayna’ya bağlı ulusal özerklik istediklerini vurgulayarak Rusya Federasyonu’nun eski Akmescit Başkonsolosu Vladimir Andreyev’in Kırım Tatarlarını “Nazi işbirlikçisi” olarak nitelendirdiğini hatırlattı.

Celilov, “gelecekte gizli servislerin baskısı altında olacaklarını ve sorunların artacağını” kaydederek, Kırım Tatar Milli Kurultayı delegelerinin, Kırım Tatar lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nu desteklemesi gerektiğini vurguladı.

Delegelerden Rıza Şevkiyev de Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Kırım’ın yeni hükümetini ve Rusya’ya bağlanma kararını tanımamaya ilişkin tutumunu destekleme çağrısında bulundu.

REDDEDİLEN TASARI

Kurultaya, Ali Özenbaş başkanlığındaki Denetleme Komisyonu tarafından Kırım Tatar halkının, adının “Kırımlı” olarak değiştirilmesine ilişkin bir karar tasarısı da sunuldu.

Basında, okullarda, devlet kurumlarında “Kırım milleti”, “Kırım halkı”, “Kırımlar” (Kırımlılar), “Kırımca”, “Kırım dili” terimlerinin kullanılmasını öngören tasarı, yapılan oylamada çoğunluk sağlanamadığı için kabul edilmedi.

ÇUBAROV: UKRAYNA VATANDAŞLIĞINDAN ÇIKMAYIN

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, oturumda Kırım Tatarları’nın Rusya vatandaşlığını kabul edip etmeyecekleriyle ilgili konuyu da tartışmaya açtı.

Meclis üyelerinden Hasan Egiz, “Biz bugün nasıl bir devlet şekli kurulacağını belirleyemeyiz. Bu gelecekte yapılacak müzakereler neticesinde şekillenecek bir konudur. Biz Ukrayna vatandaşlığını terk etmeyeceğiz. Biz Rusya vatandaşlığını kabul ederiz ama Ukrayna vatandaşlığından çıkmayız” dedi. Çubarov da, yaptığı konuşmada, “kimsenin Ukrayna vatandaşlığından çıkmaması” çağrısında bulunurken “baskıya boyun eğmeyeceklerini” de vurguladı.

Bir delegenin, Akyar’ın (Sevastopol) Kırım’dan ayrı mı yoksa birleşik mi tutulacağına ilişkin soru önergesi üzerine yapılan oylamada, Akyar’ın Kırım’ın içinde olduğu konusunda görüş birliği sağlandı.

yeniakit.com.tr

Devami

‘Qrim Tatarlari milliy-hududiy muxtoriyat istaydi’

Qrimdagi Bog’chasaroy shahrida Qrim Tatarlari Majlisining navbatdan tashqari qurultoyi o’tkazilgan.

Qurultoyda Qrim Tatarlari Majlisining 200 tacha a’zosi, Qrim Muftiysi Emirali Ablaev, Tatariston Respublikasi Prezidenti Rustam Minnixonov, Rossiya Muftiylari Kengashi raisi Ravil Gaynutdin ishtirok etganlar.

Qrim Tatarlari Majlisi raisi Refat Chubarov ushbu qurultoy “Qrim Tatar xalqining o’z kelajagini o’zi belgilash huquqi”ga bag’ishlanganini aytgan.

Bu “ham tarixiy va ham huquq nuqtai nazaridan to’g’ri”, deb aytgan janob Chubarov.

Qurultoyda Qrim zamini va Qrim Tatarlarining vatani ekani aytilgan.

Qurultoyda Qrim Tatarlarining milliy hududiy muxtoriyatini tashkil etish g’oyasi ilgari surilayotgani ma’lum qilingan.

Ushbu qurultoyda bunday muxtoriyatni barpo etishning siyosiy-huquqiy protseduralarini muhokama etish va bu muhokamalar yakunida tegishli loyihani ovozga qo’yish mo’ljallangan.

“Biz ushbu hujjatni qabul qilish bilan Qrim Tatar xalqining o’zining tarixiy hududi Qrimda milliy-hududiy muxtoriyatini tashkil etish bo’yicha siyosiy va huquqiy amallarni boshlaganimiz haqida barcha tomonlarga e’lon qilamiz”, deb aytgan Qrim Tatarlari Majlisining raisi Refat Chubarov.

“Biz shuni ta’kidlaymizki, Qrim o’zining milliy davlatchiligiga ega bo’lgan Qrim-Tatar etnosi shakllangan tarixiy hudud ekanligi inkor qilib bo’lmas haqiqat. Biz bunda hozirgi kundagi Qrimning maqomini o’zgartirish Qrimning tub aholisi Tatar xalqining roziligi va aniq ifodalangan irodasisiz amalga oshirilayotganidan kelib chiqmoqdamiz”, deb aytgan Refat Chubarov.

 

Qurultoy oldidan BBC Ukraina xizmati muxbiri Qrim parlamenti birinchi vitse-spikeri Grigoriy Ioffe bilan gaplashgan.

Janob Ioffe aytishicha, Qrimning yangi konstitutsiyasi Tatarlar uchun kvotalarni ko’zda tutmaydi.

Bundan oldin Qrim rasmiylari Tatarlarga ijroiya hokimiyatida 20 foizlik kvota berilishi haqida va’da bergan edi.

Rossiya qonunchiligida kvotalar haqidagi me’yorlar yo’q, shuning uchun Qrim konstitutsiyasida ham bunaqa band bo’lmaydi, deb aytgan Grigoriy Ioffe.

Tatarlarga hokimiyat boshqa hamma narsani kafolatlaydi, deb aytgan Qrim parlamenti vitse-spikeri.

Muxbirlarga ko’ra, Qrim Tatarlari qurultoyini dastavval Simferopol shahrida o’tkazishga qaror qilingan.

Biroq rossiyaparast kuchlar fitna uyushtirishlari ehtimoli mavjudligidan qurultoyni Bog’chasaroyda o’tkazishga qaror qilingan.

Qrimda 300000 atrofida Tatar istiqomat qiladi.

Ular yarim orol aholisining 12 foizini tashkil etadi.

Qrim Tatarlari 16 martdagi Rossiyaga qo’shilish maqsadidagi referendumni boyqot qilgan edilar.

http://www.bbc.co.uk/uzbek/

Devami

Kazakistan, Rusya ve Beyaz Rusya ortak bir merkez bankası kuruyor

bank resimleri

Gümrük Birliği’ne üye üç ülke, tek merkez bankasının kurulması sürecini hızlandırmaya çalışıyor. Forbes.kz,  Avrasya Ekonomik Bölgesi’nin  proje taslağında,  2015 yılında uluslar üstü finans piyasası düzenleyicisi; yani yeni bir merkez bankası kurulmasına ilişkinyeni bir maddenin eklendiğini yazdı. Forbes.kz’nin makalesinde, “ Taraflar 2015 yılında  üç ülke için uluslarüstü finans piyasasını düzenleyen yapının kurulmasına ilişkin kararlar alacak. Bu kapsamda kurulması planlanan merkez bankasının yetki alanı ve fonksiyonları konusunda da kararlar alınacak. Söz konusu uluslar üstü finans piyasası  düzenleyicisinin Almatı’da kurulmasını teklifi  ise, Kazakistan’ı en çok endişelendiren nokta olduğu belirtilirken, burada Kazak tarafının endişe sebeplerinden ise bahsedilmemesi dikkat çekti. . Analistler, bu işi ortak çaba gerektirecek zor bir süreç olarak nitelendiriyor. Üç ülke için tek bir merkez bankasının kurulması, tarafların finansal yasalarının tam uyumun gerektirmesinin altı çiziliyor.” denildi.

Türkkazak.com

Devami

Kazakistan’da karışık evlilikler hakkında

Kazak yetkililer Kazakistan’da karışık evlilikler konusunda bir araştırma yaptı.Araştırmaya göre, ülkede farklı milletler ya da diğer deyişle karışık evlilikler Sovyet dönemine dayanıyor. Sovyet döneminde Kazakistan, “Halkların Dostluk Laboratuarı” olarak adlandırılıyordu.
Kazakistan’da karışık evlilikler en çok  Kazak ile Koreli, Koreli ile Rus, Rus ile Tatar ve Kazak ile Uygur kökenliler  arasında yapılmakta. 1970 yılında yapılan nüfus sayımına göre Kazakistan’da karışık evliliklerin oranı %20.6, 1979 yılında %21.5 ve 1989 %23.9  olarak  kaydedildi.  1999 yılından itibaren 2005 yılına kadar  ise karışık evliliklerin oranı %21.4’ten %18.8’e düştü. Bundan sonraki yıllarda da devamlı azalma gözlemlendi. 2009 yılında yapılan karışık evliliklerin oranı %18.1, 2011 yılında %17.5 ve 2012 yılında %16.2 olarak kayıtlara geçti. Bunun yanı sıra özellikle son zamanlarda, karışık evlilikler sıklıkla  yurtdışından gelenlerle yapılmaya başlandı. Yabancı damatların büyük bir kısmının, Türkiye başta olmak üzere, Çin, ABD ve Avrupa ülkelerinde geldiği açıklandı.
Geçen yıl Almatı’nın resmi makamlarında Kazakistanlılar ile  en çok evlilik yapanların Türk ve Özbekistan vatandaşları olduğu kaydedildi.
Turkkazak.com
Devami

D. Türkistanlı kadın hukukçu işkenceyle öldürüldü

 

D. Türkistanlı kadın hukukçu işkenceyle öldürüldü

İşgalci Çinlilerin Doğu Türkistanlıları düzmece mahkemelerde idam cezasına çarptırmasını, cep telefonu ile gizlice kaydederek ortaya çıkaran Doğu Türkistanlı mahkeme katibesi Gülnar Abdulahat, hapsedildiği cezaevinde gördüğü ağır işkencelerden dolayı hayatını kaybetti

Doğu Türkistan’ın Aksu Vilayetine bağlı Abat Halk Mahkemesinde zabit katibi olarak çalışan Gülnar Abdulahat tutuklandıktan sonra kendisine yapılan ağır işkenceden dolayı vefat etti. Gülnar Abdülahat, işgalci Çin yönetiminin Doğu Türkistanlıları düzmece mahkemelerde idama mahkum etmesini, gizlice kaydederek, açıga çıkmasını sağlayan isimlerden biriydi.

Geçen yılın Ağustos ayında Çin işgal polisince tutuklanıp hapsedilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan 30 yaşındaki Uygur hukukçu Gülnar Abdulahat’ın, 10 Mart tarihinde ağır işkenceden dolayı vefat ettiği ortaya çıktı.

Mart ayının başlarında Avat ilçesi Emniyet Müdürlüğü Avukat Gülnar Abdulahat’ın hastalandığını ve durumunun kötüleştiğini öne sürerek, ailesinin kızlarını teslim almasını istemişti. Aile, ayakta duramayan, el ve ayak tırnakları sökülmüş vaziyette, yüzü şişmiş ve yaralar içindeki kızlarını teslim aldıktan sonra, tedavisini yaptırmaya çalıştı. Ama tedavi sonuç vermedi ve Gülnar Abdulaha 10 Mart günü vefat etti.

Doğu Türkistanlı eski bir gazeteci ise RFA radyosuna, Gülnar Abdulahat’ın vefatından sonra Çin polisinin anne ve babasını gözaltına aldığını, anne ve babanın halen tutuklu bulunduğunu duyurdu. Aynı gazeteci, akraba ve komşularının, eve taziye ziyaretinde dahi bulunamadığını, buna cesaret edemediklerini aktardı

Gülnar Abdulahat Xinjiang Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra, Avat İlçesi Halk Mahkemesinde Zabıt Katibi olarak işe girmiştir. Geçen yılın Haziran ayında çalıştığı mahkemece idam cezasına çarptırılan bir Uygur siyası tutuklunun mahkemesi esnasında kendisine savunma hakkı verilmediği ve kötü muameleye maruz kaldığına şahit olan Gülnar’ın, idam cezasına çarptırılan mahkumun mahkeme safhasını gizli olarak cep telefona kaydettiği, ve bir enternet gurubuna göndererek, olayın açığa çıkmasını sağladığı belirtiliyor..

Bunu tespit eden işgalci Çin yönetimi, görüntüleri sosyal paylaşım sitesinden sildirirken, Gülnar’ın mahkemedeki işine son verdi, daha sonra da bölücülerle işbirliği yaptığı suçlaması ile tutukladı.

Olayın meydana geldiği Avat ilçesinden gelen bir ziyaretçi RFA Radyosuna ağlayarak anlattığı şu mesajı verdi: “Aziz Kardeşlerim, Zulme sessiz kalmayın. Bugün Gülnar kızımızın başına gelen ileride sizin de başınıza gelebilir. İşgalcı Çinliler zulüm ve işkencede insanlık sınırlarını aşmış durumda. İşgalci Çinliler sırf Müslüman ve Uygur olduğumuz için bizi aşağılıyor ve işkence ediyorlar. Polis, Gülnar’ı ailesine teslim ederken, sağlam olarak teslim aldım diye belge imzalattılar. Ancak, ailesi kızlarını evine getirdiklerinde Gülnar kızımızın gözü çıkarılmış, burnu ve kulakları kesilmiş haldeydi. El ve ayak tırnaklarını sökmüşler. Bütün vücudu lime lime edilmiş bir durumda idi. Ailesi teslim aldıktan sonra Kızlarını tedavi ettirmek için çok uğraştılar. Önce Avat ve Aksu ‘daki Hastanelere götürdüler. Yetkililer hastaneye kabul etmediler. Daha sonra Urumçi 2 Nolu Hastaneye gittiler, fakat burası de tedavi etmeyi reddetti. Çaresiz evine geri getirdiler. Merhume acılar içinde vefat etti. Allah Teala her şeye kadir-i mutlaktır. Bir gün mutlaka bunun hesabını soracaktır.”

(Hamit Göktürk / Dünya Bülteni)

Devami

Shveytsariya prokuraturasi Gulnora Karimova ustidan tekshiruv boshladi

Editörün Notu: İsviçre Devlet Savcısı Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’un büyük kızı Gulnara Kerimova hakkında yasalara aykırı para kazanmadan dolayı soruşturma başlattı. Bunun nedeni önce Gulnara Kerimova’ya çalışan dört kişinin İsviçre makamları tarafından yolsuzluk iddiası ile bu memlekette yakalanmasıdır…

Karimova va Avakyan

Shveytsariya davlat prokurori O‘zbekiston prezidentining to‘ng‘ich qizi Gulnora Karimovani noqonuniy pullarni o‘zlashtirishda gumon qilib, tekshiruv boshlaganini ma‘lum qilgan.

Davlat prokuroriga ko‘ra, prokuratura Gulnora Karimova bilan tijoriy va shaxsiy aloqalarga ega bo‘lgan to‘rt shaxs ustidan boshlagan tekshiruvni kengaytirib, ishga O‘zbekiston prezidentining qizini ham qo‘shishga qaror qilgan.

Shveytsariya rasmiylarining ma‘lum qilishlaricha, ular O‘zbekiston telekomunnikatsiya bozoridagi aloqador ekani aytilgan va Shveytsariya banklarida saqlanayotgan mablag‘larning noqonuniy o‘zlashtirilishi ehtimollari yuzasidan tekshiruv ishlarini boshlaganlar.

Hozirga qadar 910 million AQSh dollaridan ortiqroq mablag‘ muzlatib qo‘yilgani xabar qilingan.

O‘tgan yil avgust oyida Shveytsariya politsiyasi Jenevadagi to‘rt manzilda tintuv o‘tkazishi ortidan, to‘rt O‘zbekiston fuqarosiga qarshi noqonuniy pullarni o‘zlashtirish gumoni bilan jinoiy ish ochgandi.

BBCning ishonchli manbalarining aytishicha, tintuv o‘tkazilgan uylardan biri O‘zbekiston Prezidentining to‘ng‘ich qizi Gulnora Karimovaga tegishli villa bo‘lgan.

O‘tgan yilning 17 va 18 iyun kunlari Gulnora Karimovaga tegishli Parijdagi hashamatli uy va San Trope oromgohidagi villaga muhr bosilgani xabar berilgandi.

Frantsiya politsiyasi mazkur tintuvni Shveytsariyada tergov qilinayotgan noqonuniy pullarni yuvish bilan bog‘liq jinoyat ishi doirasida amalga oshirgani aytilgandi.

Shveytsariya prokuraturasi Frantsiya huquq-tartibot idoralarining o‘z so‘roviga binoan O‘zbekiston Prezidentining to‘ng‘ich qiziga tegishli ekani aytilgan bir necha manzilga reyd uyushtirganini tasdiqlagan.

Aytilishicha, amaliyotdan maqsad “hujjatlarni qo‘lga kiritish bo‘lgan”.

Keyinchalik Gulnora Karimovaning o‘zi Twitter mikroblogida Frantsiyadagi tergovga munosabat bildirgandi.

Gulnora Karimova pul yuvish va korruptsiya da‘volarini rad etgan va g‘arb matbuotidagi chiqishlarni o‘zini yomonotliq qilish kampaniyasining bir qismi, deb atagan.

Twitterdagi sahifasida Frantsiyalik jurnalist ekanini aytgan foydalanuvchining bu borada intervyu berish haqidagi so‘rovini rad etgan Karimova xonim “Sen kir qidirayotganingni bilardim. Axlat kavlashda senga omad yor bo‘lsin!” deya zaharxanda qilgan.

O‘tgan yili Shvetsariya prokuraturasi “Teliasonera” mobil telefon shirkatining O‘zbekiston bozoriga kirib borishi uchun Gulnora Karimovaning yaqin sherigi hisoblangan 24 yoshli Gayane Avakyan nazorat qiluvchi Gibraltardagi kompaniya hisobiga 250 million dollar to‘lagani yuzasidan ayblovlar asosida jinoiy tekshiruv jarayoni boshlagandi.

Keyinchalik Shvetsariyadagi Gayane Avyakan va yana qator o‘zbekistonliklarga tegishli bank hisoblaridagi millionlab dollarlar muzlatib qo‘yilgani haqida ma‘lum qilingan.

http://www.bbc.co.uk/uzbek/

Devami

Kazakistan Cumhurbaşkanının kızı Dinara Kulibayeva zengin kadınlar listesinde

Sekiz Mart Dünya Kadınlar Günü arifesinde  Forbes,  Dünyanın En Zengin Kadınlar Listesini yayınladı. Bu yıl Kazakistan Cumhurbaşkanının kızı Dinara Kulibayeva listedeki tek Kazakistanlı kadın oldu. Kulibayeva ayrıca, listedeki tek Rusyalı kadını eski Moskova Belediye Başkanı Yuriy Lujkov’un eşi Yelena Baturina’yı geride bıraktı. Baturina’nın 162. sırada yer aldığı listede birinci sırada Wal-Mart’ın sahiplerinden Christy Walton 36,7 milyar dolarlık varlığıyla, ikinci sırada 34,5 milyar dolarlık varlığıyla L’Oreal’in sahiplerinden Liliane Bettencour ve üçüncü sırada ise Wal-Mart’ın kurucusunun kızı Elice Walton 34,3 milyar dolarlık zenginliğiyle yer alırken, Kazakistan Cumhurbaşkanının kızı Dinara Kulibayeva’nın 800 milyon dolarlık servetiyle 108. sırada bulunduğu açıklandı.

Forbes’e göre 2014 yılında kadın milyarderler listede rekorlar kırdılar. Buna göre 2013 yılında 138 kadın milyarder bulunuyorken bu sayı 2014 yılında 172 kişiye yükseldi. Ancak kadınlar Forbes zenginler listesinde ancak %10’luk bir yere sahipler. 1.645 zengin arasında yalnızca 172 kadın bulunuyor.

En zengin kadınların ilk onunun toplam varlığının ise  220 milyar dolar seviyesinde olduğu açıklandı.

Türkkazak.com

Devami

Kırgızistan ve Türkiye, Göçmen İşçilerin Korunması Alanında İşbirliği Etkinleştirecek

Kırgızistan ve Türkiye, göçmen işçilerin korunması alanında işbirliği etkinleştirecek. Konu hakkında Kırgızistan Çalışma, Göç ve Gençlik Bakanlığı Bakanı Yardımcısı Doskul Bekmurzayev ile Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinin görüşmesi sırasında belli oldu.

Kırgızistan Çalışma, Göç ve Gençlik Bakanlığı’nın basın hizmetinden verilen bilgiye göre, 3-5 Mart arası tarihlerde Bakanlık temsilcilerinden oluşan heyet Ankara (Türkiye) şehrine resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.

Görüşme, ticari ve ekonomik işbirliği üzerinde Kırgız-Türk hükümetlerarası komisyonunun 13-15 Ağustos 2013’te Ankara’da imzalanan protokolun 1. maddesinin 1.4. bendini gerçekleştirmek amacıyla düzenlendi.

Böylece, iki ülke arasında göçmen işçilerin sosyal ve yasal konumunu korumayı öngören anlaşma tasarısı üzerinde ortak çalışmaya ilişkin konular ele alındı. Ayrıca, iki taraf, her iki ülkenin sosyal güvenlik, çalışma ve istihdam alanında ilgili bakanlıklar arasında işbirliği etkinleştirme hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmeler sonucunda, Nisan ayının ilk yarısında söz konusu protokolu uygulama amacıyla anlaşma hazırlamak için bir çalışma grubu oluşturmak gerektiği hakkında anlaşma elde edildi.

Kırgızistan Çalışma, Göç ve Gençlik Bakanlığı’nın belirttiği gibi, bugüne kadar Kırgızistan ve Türkiye arasında göç alanında hiçbir anlaşma olmamıştır.

Kabar Haber Ajansı

Devami