Muhabirlerimize göre, Beyaz Saray’a giriş kapatıldı ve Kazak başkentinde güvenlik önlemleri artırıldı. Son zamanlardaki şiddeti iki başkan arasındaki güç mücadelesine bağlayan artan spekülasyonlar var.
Son durum ve artan varsayımlar
FOTOĞRAF KAYNAĞI,GETTY IMAGES / ARŞIV
Muhabirlerimize göre, Beyaz Saray’a giriş kapatıldı ve Kazak başkentinde güvenlik önlemleri artırıldı.
Kazakistan’daki muhabirimiz Steve Rosenberg’e göre, yönetici seçkinler arasındaki güç mücadelesine ilişkin spekülasyonlar yoğunlaştı.
Bağımsız Kazakistan’ın ilk cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, ülkeyi 30 yıldır yönetiyor.
2019 yılında kendi isteğiyle istifa etti.
Kendi isteğiyle istifa eden ilk ve tek Orta Asya başkanı olacak.
Nursultan Nazarbayev, yeni cumhurbaşkanlığı için kendi adayını belirledi.
Sonunda, bencil olarak görülen Kassim-Jomart Tokayev, geçici cumhurbaşkanı olarak devraldı.
Erken cumhurbaşkanlığı seçimini de kazandı.
Görünüşe göre Kazakistan’da pek çok insan değişim ve yenilenmeden memnun değil ve umutları da kırılmamış.
İnsanların yaşam standartları bekledikleri kadar gelişmedi.
Kazakistan’daki bir başka muhabir Abdujalil Abdurasulov, bunun yalnızca halkın hoşnutsuzluğunu artırmaya hizmet ettiğini ve Ocak ayında perakende satışta sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatlarındaki artışın kitlesel protestoların tek itici gücü olduğunu söyledi.
Başka sebepler var mı?
FOTOĞRAF KAYNAĞI,PAVEL MİKHEYEV
Muhabirimize göre protestoların neden şiddete dönüştüğünü açıklayanlar sadece bazı gözlemciler değil.
Eski ve şimdiki cumhurbaşkanları arasındaki güç mücadelesinin son günlerde çatışmalara yol açtığını söylüyorlar.
Başka bir deyişle, Nazarbayev’in siyasi arenadaki etkisi güçlüydü ama güç Tokayev’in elinde değildi.
Birçoğu, eski cumhurbaşkanının yakın müttefiki olarak görülen Kazakistan Ulusal Güvenlik Komitesi başkanı Karim Massimov’un tutuklanmasının bunun kanıtı olduğuna inanıyor.
En önde gelen bölgesel analistlerden biri olan Dosum Satpayev, ona seçkinler arasındaki böyle bir mücadelenin Kazakistan’ın istikrarı için ciddi bir tehdit olduğunu söyledi.
Analiste göre, iktidar mücadelesi sadece iki lider arasında değil, aynı zamanda kendi halkları arasında da gerçekleşmiş olabilir.
Tokayev, Karim Massimov’u halk gösterileri ve şiddetli çatışmalar zemininde kovdu.
Ancak tutuklamayla ilgili başka ayrıntı verilmedi.
Dün, Pazar, iki yardımcısı da görevden alındı.
Cumhurbaşkanlığından henüz konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı.
Mevcut hükümet istifa etti ve yenisi henüz göreve başlamadı.
5 Ocak’ta televizyonda yayınlanan bir konuşmada Tokayev, artık Nazarbayev olmadığını, güçlü Güvenlik Konseyi’nin başkanı olduğunu duyurdu.
Ama nedenini söylemedi.
Eski başkan ömür boyu bu pozisyona hak kazanır. düşünülen.
Hafta sonu, Elboshi’nin sözcüsü durumu açıklığa kavuşturdu.
Tokayev’e, Nazarbayev’in kendisine son erzakını verdiğini söyledi.
Onun yorumları, henüz yorum yapmayan şu anki Kazakistan cumhurbaşkanı tarafından fark edilmedi.
Elboshi, son birkaç gündür kitlesel gösteriler ve şiddetli çatışmalar nedeniyle halk arasında görünmüyordu.
Cumartesi günü bir sözcünün tweetine göre, o hala Kazakistan’ın başkenti Nur-Sultan’daydı.
Ancak tweet’i, eski ilk cumhurbaşkanının heykelinin devrildiğine, sarayının ateşe verildiğine, yeğeninin tutuklandığına ve ailesiyle birlikte Kazakistan’dan ayrıldığına dair haberlere yorum yapmadı.
Tweetlerine inanılıyorsa, Elboshi haklı.
“Kazakistan’ın kardeşi birkaç devlet başkanıyla görüştü.”
Ancak sözcü, tweetinde hangi ülkeden olduklarını söylemedi.
Belarus cumhurbaşkanı daha önce Elboshi ile bir telefon görüşmesi yaptığını söyledi.
Sözcüye göre Nursultan Nazarbayev, “herkesi Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın yanında olmaya çağırdı.”
Kazakistan’daki olaylarda gözaltına alınan kişi sayısının 7 bin 939’a çıktığı bildirildi.
Kazakistan İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkede devam eden operasyonda gözaltına alınanlarla ilgili veriler güncellendi.
Açıklamada, 10 Ocak itibarıyla polis tarafından gözaltına alınan kişi sayısının 7 bin 939’a çıktığı belirtildi.
Almatı’daki iki pazar yerinde 207 kişinin gözaltına alındığı aktarılan açıklamada, söz konusu operasyonda 5 çalıntı araba ve bilgisayar, müzik aletleri gibi çalıntı mallar ile silahların ele geçirildiği ifade edildi.
Kazakistan Ulusal Güvenlik Komitesi de Almatı’daki olaylarda yer alan 2 grubun etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Söz konusu grupların 4-8 Ocak’ta şehirdeki kamu düzenini bozmaya yönelik olaylarda yer aldıkları ve kaldıkları yerde silah ile dini kitapların bulunduğu bilgisine yer verildi.
Kazakistan’daki olaylar
Kazakistan’ın batısında 2 Ocak’ta sıvılaştırılmış petrol gazına (LPG) yapılan zamlar ve ülkedeki sosyoekonomik durumun kötüleştiği gerekçesiyle başlatılan protesto gösterileri, ülkenin diğer kesimlerine yayıldı.
Gösterilerde güvenlik güçleri ile protestocular arasında çatışmalar yaşandı. Özellikle ülkenin güneyindeki Almatı kentinde polis araçlarını ateşe veren ve devlet binalarına giren protestoculara, güvenlik güçleri ses bombasıyla müdahale etti.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, protestolardan sorumlu tuttuğu hükümetin istifasını kabul etti.
Protestoların yayılması sonucu ülke genelinde olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi. Göstericilerin kamu binalarını işgal etmesi ve silah kullanması sonucu Nur Sultan yönetimi, güvenlik güçlerine operasyon talimatı verdi.
Tokayev, 7 Ocak’ta ülkenin tüm bölgelerinde anayasal düzenin yeniden sağlandığını belirterek” Teröristler hala silah kullanmaya ve vatandaşların mülklerine zarar vermeye devam ediyor.” demişti.
Uzun yıllardır istikrarlı olan Kazakistan’da, bu tür çirkin protestolar ve şiddetin hızla tırmanması hem yurtiçinde hem de yurtdışında pek çok kişi için sürpriz oldu.
“Myung suhʙatlaşgan tahlilcilar ajtişica, Qozoq aholining naqadar ʙaholagan ƣazaʙdaligini ve sajlov demokratijasi ucun bütçe narsa kutilmagan no country emas – çünkü odamlarning ўzlariga quloq tutişlari ucun kўcalarga ў ciq .
Sıvılaştırılmış gaz fiyatının iki katına çıkarılmasına karşı protestolar başladıktan kısa bir süre sonra, “İhtiyar, git!” çığlıklar çalmaya başladı.
FOTOĞRAF KAYNAĞI,AFP
fotoğraf etiketi,Akaryakıt fiyatlarındaki memnuniyetsizlik, siyasi taleplerle hemen karşılandı.
En azından protestocular, 1989’dan 2019’a kadar Kazakistan’ı yöneten, ancak Tokayev cumhurbaşkanı olduktan sonra bile Kazakistan’ı yöneten olarak görülen Nursultan Nazarbayev’e atıfta bulunuyorlardı.
Kazakistan’da yapılan parlamento seçimlerinin galibi Nazarbayev’in Nur Otan partisi ilan edildi, ancak bu seçimler uluslararası örgütler tarafından özgür olarak değerlendirilmedi.
Orta Asya analisti Erica Marat, “Kazakistan’daki protestoların uzun süre devam etmesi muhtemel” dedi.
“Protestolar barışçıl bir şekilde başladı, kimse saldırıya uğramadı. Ancak yetkililerin durumu hızlı bir şekilde tırmandırdığını düşünüyorlar.
Ancak, böyle bir durumda devletin güç kullanmasının yalnızca durumu ağırlaştıracağı ve protestoların sayısını artıracağı çelişkili araştırmacılar için zaten açıktır. Aynı şey Kazakistan’da da oldu: göstericileri zorla bastırmaya çalıştılar, durum kontrolden çıktı ve insanlar yetkililere karşı şiddet kullanmaya başladı.
Erica Marat, Washington DC’deki Ulusal Savunma Üniversitesi’nde, Orta Asya ve eski Sovyetler Birliği’nde şiddet, seferberlik ve güvenlik üzerine bölgesel ve analitik araştırmalarda yardımcı profesördür.
Kazakistan’da zamları önlemek amacıyla sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG), benzin ve dizel yakıtın yanı sıra temel gıda ürünlerinin fiyatına 180 günlük devlet düzenlemesinin getirilmesi kararlaştırıldı.
Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ilgili kurumlarla ülkenin sosyoekonomik durumuna ilişkin çalışma toplantısı yaptı.
Tokayev, toplantıda ülkedeki durumu istikrara kavuşturmak için ek yeni önlemler aldı.
Buna göre LPG, benzin ve dizel yakıt ile temel gıda ürünlerinin fiyatlarına 180 günlük devlet düzenlemesi getirildi.
LPG’nin tamamen elektronik ortamda satılması ise bir yıl ertelendi. Daha önce ülkede Ocak 2022 itibarıyla LPG ticaretinin tamamen elektronik ortamdan yapılması kararlaştırılmıştı.
Aynı süreyle aidat tarifelerinin yükseltilmesine, moratoryum getirilmesine ve nüfusun dar gelirli kesimi için ev kiralarının sübvansiyonuna ilişkin çalışmalar başlatılacak.
Sağlık sorunlarının çözümüne odaklı özel ve kamu kaynaklarından finanse edilen “Kazakistan Halkına” adlı bir kamu fonu oluşturulacak.
Öte yandan Kazakistan İçişleri Bakanlığı, dün ülke genelinde düzenlenen protesto gösterilerinde kamu düzenini bozduğu gerekçesiyle 200’den fazla kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Gösterilerde 95 polisin yaralandığı ve bir arabanın ateşe verildiği gösterilerde 37 polis arabasının zarar gördüğü bilgisi paylaşıldı.
Gösterilerin en büyük katılımla gerçekleştiği Almatı’da ise sokaklar halen polis ve ordu tarafından kontrol ediliyor.
Cumhurbaşkanı Tokayev, ülkede LPG fiyatlarına yapılan zamma karşı başlatılan protestolardan hükümeti sorumlu tutarak, Başbakan Askar Mamin başkanlığındaki hükümetin istifasını onaylamıştı.
Yeni kabine oluşturulana kadar ise başbakanlık görevini eski Başbakan Yardımcısı Alihan Smailov’un yürüteceği, diğer bakanların da yenileri atanana kadar görevlerinin başında olmaya devam edecekleri açıklanmıştı.
Hazar Denizi kıyısındaki Mangistau eyaletine bağlı Janaözen kentinde, 2 Ocak’ta şoförler LPG fiyatına yapılan zammı protesto etmeye başlamıştı. Kentin ana yollarını kapatan sürücüler LPG fiyatının litre başına 120 tengeden 60 tengeye indirilmesini istemişti.
Hükümetin LPG fiyatını litre başına 50 tengeye (0,11 Dolar) indirdiklerini açıklamasına rağmen protesto gösterileri kısa sürede Kazakistan geneline yayılmıştı.
Tokayev de 5-19 Ocak tarihleri için Almatı şehri ve Mangistau eyaletinde olağanüstü hal ilan etmişti.
Özbekistan’da güzel bir uygulama var. Bir kanun tasarısı hazırlandığında önce “ahali muhakemesine” yani kamuoyunun tartışmasına açılıyor. İsteyen her vatandaş lâyihanın tümü veya herhangi bir maddesi hakkında görüşlerini bildirebiliyor. Yolsuzlukla Mücadele kapsamında hazırlanan “Devlet Memurları İçin Âdab-Ahlâk Kodeksi” başlığı altında hazırlanan kanun tasarısı da “ahali muhakemesine” açıldı. Tasarının 32. maddesinde yer alan “memurların dış görünüşünde siyasi, ideolojik veya dinî yaklaşımlarını yansıtan giysilerle veya sembollerle iş yerinde bulunması yasaktır” ibaresi tepkilere yol açtı. Maddenin, büyük çoğunluğu İslâm dinine inanan Özbekistan halkının yaşayışında kısıtlama öngördüğü, bunun da Anayasa’daki “vicdan erkinliği” esaslarına aykırı olduğu belirtiliyor. Özbekistan’ın önemli sosyal medya vasıtalarından azon.uz sitesi bu durumu eleştiren bir yazı yayımladı. Aşağıda Nurbek Gafurov imzalı yazının Türkiye Türkçesi’ne çevirisi ile Özbekçe metnini sunuyoruz.
TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ
13.12.2021
Dün Adalet Bakanlığı tarafından, “Devlet Memurları İçin Adab-Ahlak Kuralları” taslağı görüşüldü. Bununla, Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın 6 Temmuz 2021 tarih PF-6257 sayılı emri ile onaylanan “Yolsuzlukla Mücadele Hakkında 2021-2022 Yıllarında Öngörülen Devlet Programının 2. paragrafında belirtilen görevler” dikkate alarak, Özbekistan Cumhuriyeti’nde devlet memurlarının adab-ahlakının yegane kaidelerini belirlemek, devlet işleyişinde suistimallerin önünü almak ve yolsuzluğa karşı mücadelenin etkinliğini artırmak esasi maksad olarak belirlendi.
Biz bu “Devlet Memurları adab-ahlak Kodeksi”nin tüm maddelerini inceledik. Hakikaten yolsuzlukla mücadele için iyi bir proje oluşturulmuş. Ancak yasa taslağının 32. maddesinde belirtilen talepler bizi şaşırttı: “Devlet teşkilatlarındaki tüm çalışanların, işyerinde siyasi ve ideolojik görüşlerini veya din ile münasebetlerini yansıtan elbiseler giymeleri veya simgeleri takmaları yasaktır.”
Bu maddenin nasıl yorumlanması gerektiğine açıklık getirmek için Adalet Bakanlığı ile temasa geçtik. Bakanlık basın sözcüsü Sevara Urinbayeva bize şöyle cevap verdi: “Vicdan Özgürlüğü ve Dini Teşkilatlar Hakkındaki Kanun’a göre, Özbekistan Cumhuriyeti’nde din devletten ayrıdır. Ayrıca devlet, farklı dinlere inanan ve inanmayan vatandaşlar, farklı dinlere mensup dini teşkilatlar arasında karşılıklı saygı ve anlayış oluşmasını teşvik eder. Dini fanatizme ve aşırılığa, ilişkilerin zıtlaşması ve ağırlaştırılmasına, farklı mezhepler arasında düşmanlığı artırmaya yönelik eylemlere izin vermez.
Anayasa’nın 12. maddesine göre hiçbir ideoloji devlet ideolojisi olarak kurulamaz.
Bir de iç düzenleme kuralları var. Ona göre bazı yerlerde zorunlu kıyafetler istenir.”
“Vicdan Özgürlüğü ve Dini Teşkilatlar Hakkında”ki kanunda, “dini kıyafet” kavramını kaldırılmıştı, lakin “Devlet Memurlarının Adab-Ahlak Kuralları”nın 32. maddesinde “dini tutumları yansıtan giysiler giyme” ibaresi yer almıştır. Bu nasıl açıklanabilir? Kamu kurumlarında çalışan kadınlarımızın başörtüsü bu kanunla yasaklanacak mı? Bu soruların yanıtlarını Sevara Urinbayeva‘dan da aldık. “Devlet kurumlarında böyle olacak. Bu memurlar için bir gerekliliktir” dedi Sevara Urinbaeva. Buradan anlaşılıyor ki, eğer hiçbir değişiklik olmadan bu “Devlet Memurlarının Adab-Ahlak Kodeksi” onaylanırsa başörtülü kadınlarımızın kamuda çalışması zorlaşacaktır.
Tartıştığımız “dinle irtibatını yansıtan elbiseler giymek” cümlesiyle ilgili olarak Ezan grubu çalışanı Gayratkhoja Gafforkhodjaoğlu, Facebook sayfasında şunları belirtti:
“Devlet memurlarının Adab-Ahlak Kaideleri” konusunda iki mühim nokta: 1.Bu kaideler Yolsuzluğa Karşı Mücadele kapsamında düzenlenmiştir, 2. Bilinen bazı yabancı ülkelerin tecrübesinden yararlanılmıştır.
1.Çalışanların kıyafetlerinin yolsuzlukla hiçbir ilgisi yoktur. Şimdiye kadar kimsenin tarif edemediği “dini kıyafet” yerine yeni bir “dinle irtibatını yansıtan kıyafet” konsepti getirerek ne elde edilmek isteniyor? Parlamenter Meclisi hakkında “Halk onların kanunlarla yönetmelerini istiyor” başlıklı bir yazı yayınlayan Adalet Bakanlığı neden yeni muğlak terimler kullanmaya başladı?
2.İncelenen harici devletlerin yasal düzenlemelerine baktık, yani ABD, Rusya, Kazakistan, Moldova, hatta Bulgaristan belgelerinin HİÇ BİRİSİNDE “dinle münasebetini aks ettiren elbise”ye yakın bir ifade bulamadık! Giyiniş kuralları konusu ya hiç gündeme gelmemiş veya başka şeyler konuşuluyor.
Neden yolsuzluk mağlup edilemiyor denilirse, mes’ul teşkilatların bu “mücadele”ye başka konuları ilave ettiklerini ve sonucunda esas meselenin kalıp gittiğini söylemek mümkün, maalesef!
İşbu layihanın hürmetli mes’ulleri, mesele memurların kıyafetlerinde değil. Bunu anlamanızı istiyoruz. Vicdan (inanç) hürriyetine içten saygı duyalım. Hiç olmasa özünüz tarafından defalarca yükseltilen cinsiyet eşitliğine riayet edin. Devlet kurumlarında mes’ul görevlerdeki kadınların sayısının artırmayı “başörtü”lüleri serbest bırakarak sağlamak ister misiniz? Bir teşebbüste bulunsanız niye ek bir sorun yaratasınız ki? Yolsuzlukla böyle mi mücadele edilecek? Tanış biliş kayırmacılığına, bölgeciliğe, aşiretçiliğe karşı böyle mi yol tutulacak? Kamu kaynaklarının yağmalanmasının durdurmak “kadınlar giyimi” ile mi sağlanacak?”
Bu meseleye açıklık getirmek maksadıyla sosyal ağlarda faaliyet gösteren, her bir kanun ve kararname ile ilgili fikir ve mülahazalarını bildiren yurttaşlarımızın görüşlerini merak ettik. Onlardan biri Facebook kullanıcısı Mahfuza Nazarova sözkonusu yasa tasarısı hakkında bir dizi tenkidî, lâkin esaslı fikirlerini bildirdi.
“Sual: Devlet memurlarının iş kıyafeti var mı ve bu forma hangi format ve de temayüllere dayanarak seçilerek uygulamaya konuşmuştur?
Dini kıyafet denildiğinde ne anlamalıyız?
Eğer eşarp kastediliyorsa, eşarp dini bir giysi değil, sadece bir baş örtüsüdür. Sarık, rahibelerin giysisi, piskoposların kıyafeti, boyna astıkları haç, dini kıyafet olarak adlandırılabilir.
Kıyafet konusundaki kısıtlamalar Anayasa’da belirlenen normlara ve Vicdan Özgürlüğü Kanunu’nun maddelerine aykırı değil mi?
Sonra ne için sadece dini kıyafet, başka her türlü kıyafetler mümkün mü?! Mesela, mini etek, şort, kot pantolon, yırtık pantolon, dar, çok açık gömlekler…
Mümkün değilse, neden onlar hakkında hiçbir şey söylenmiyor?
Ayrıca neden alkollü içkiler ve sarhoş edici madde kullanımı, seyahat, evlilik dışı gizli münasebetlerde bulunmak, küfürlü konuşmak, el kaldırmak, şiddete uygulamanın mümkün olmadığına ilişkin hükümler yok?!
Kamuoyunda tartışmaya açılsa, gerçekten, geri dönüp yeniden gözden geçirilmeli.
Evet, bu arada çalışanların zorunlulukları yazılırken haklarını da hatırda tutmak gerek. Dünyadaki uygulamalara bakıldığında bir devlet memuru sıradan bir vatandaştır, sadece mesai saatlerinde görevlidir ”diye yazdı Mahfuza Nazarova.
Kanun taslağı ahalinin muhakemesine açıldığından bu yana, yurttaşlarımız tarafından taslak kanun üzerine yapılan teklifleri de inceledik. Ne yazık ki, halkımız çıkarılacak kanunlardan memnun değil lâkin, kanunlar onaylanmadan önce ahali muhakemesine açıldığında, çoğunluk buna kayıtsız kalmaktadır. Sadece “Devlet Memurlarının Adab-Ahlak Kuralları” layihasına baktığımızda, kanun taslağının tartışmaya açılmasının üzerinden beş gün geçmiş olsa da varı yoğu sadece beş tane teklif sunulmuş. Bu tekliflerden dördü Kanun’un 32. maddesinde değişiklik yapılması hakkındadır.
Taslak yasa için öneriler şunlar:
Gayratkhoja Saydaliev (girişimci):
“32. madde. Devlet memurlarının dış görünüşü konusundaki talepler” bölümündeki “… devlet teşkilatlarında tüm çalışanlara iş yerinde siyasi ve ideolojik görüşlerini ya da dine karşı tutumlarını yansıtan giysilerde olmaları veya simgelerini takarak bulunmaları yasaktır” maddesine açıklık ve kesinlik getirilmelidir. Bu madde ile devlet işlerinde görev yapan kadınlarımızın başörtüsü takmaları yasaklanabilir mi?”
Hatice Ramazan kızı Erdonova (devlet memuru):
“32. madde. Devlet memurunun dış görünüşüne aid talepler” Bilgili ve selahiyetli (yetkin), gerçekten profesyonel kadroların sayısını artırmaya ihtiyaç duyulduğu bir zamanda, böyle bir norm bazı kadınlar için bir ayrımcı bir engel olur. Başörtüsü meselesi acı bir nokta olmaya devam ediyor. İmkan vererek iş yeterliliğine bakmak daha faydalıdır”.
Qalandar Beknazarov (girişimci):
“Anayasada din ve inanç özgürlüğü belirlenmiştir. Ülkemizin vatandaşlarının çoğunluğu İslam dinine inanıyor. İslam dinine inanan bir kişi, Şeriat’ın (dinin) gerekliliklerini karşılayan bir elbise giymesi şarttır. Kabul edilecek olan bu belgenin 32. maddesinin 2. bendindeki kılık kıyafet zorunluluğu Anayasamızın özüne aykırı değil mi?”
Bobir Muratov (girişimci):
“Çıkar çatışmaları, yolsuzlukla ilgili iyi tavsiyeler verilmiş. Herkes için aynı şekilde işlerse olur.
Sadece halkımızın çoğunluğunun Müslüman olduğunu bile bile, dini özelliklerin eklenmesi biraz garip. Buna daha fazla izah verilmesi gerekir.
Demokraside halkın çoğunluğunun çıkarları dikkate alınmıyor mu?”
Yukarıdaki fikirlerden çıkan sonuca göre, halkın muhakemesine açılan kanun taslağının 32. Maddesinin yeniden ele alınması, maksada muvafık olacaktır.
Bu Kanun taslağını ahali muhakemesine sunan Adalet Bakanlığı şimdi de “kadın haklarını güçlendirmeye yönelik bir takım ciddi öneriler” sunuyor. Doğrusu, bu bakanlığın yaptığı işler anlaşılmaz.
“Adliya vazirligi nega mujmal iboralarni qo‘llashni boshlayapti?” yoxud korruptsiyaga qarshi kurashda ro‘molning o‘rni haqida
6358
Kuni kecha Adliya vazirligi tomonidan «davlat xizmatchilarining odob-axloq kodeksi» loyihasi muhokamaga qo‘yilgan. Unda O‘zbekiston Respublikasi Prezidentining 2021 yil 6 iyuldagi PF–6257-son Farmoni bilan tasdiqlangan Korruptsiyaga qarshi kurashish bo‘yicha 2021-2022 yillarga mo‘ljallangan davlat dasturining 2-bandida belgilangan vazifalarni inobatga olib hamda O‘zbekiston Respublikasida davlat xizmatchilarining odob-axloqining yagona qoidalarini belgilash, davlat xizmatida suiiste’molchiliklarning oldini olish va korruptsiyaga qarshi kurashish samaradorligini oshirish asosiy maqsad sifatida belgilangan. Biz ushbu “davlat xizmatchilarining odob-axloq kodeksi”ning barcha moddalari bilan tanishib chiqdik. Haqiqatdan ham korruptsiyaga qarshi kurashish uchun yaxshi loyiha shakllantirilgan. Lekin bizni kodeks loyihasining 32-moddasida keltirilgan talablar hayron qoldirmoqda. Unda «Davlat tashkilotlarida barcha xodimlarga ish joyida bir xilda ularning siyosiy va mafkuraviy qarashlarini yoki dinga munosabatini aks ettiruvchi liboslarda bo‘lish yoki belgilarni taqib yurish taqiqlanadi» deyiladi. Biz bu moddani qay yo‘sinda talqin qilish kerakligiga aniqlik kiritish maqsadida Adliya vazirligi bilan bog‘landik. Bizga vazirlik matbuot kotibi Sevara Urinbaeva shunday javob berdi: «Vijdon erkinligi va diniy tashkilotlar to‘g‘risida»gi Qonunda O‘zbekiston Respublikasida din davlatdan ajratilgan. Shuningdek, Davlat turli dinlarga e’tiqod qiladigan va ularga e’tiqod qilmaydigan fuqarolar, turli dinlarga mansub diniy tashkilotlar o‘rtasida o‘zaro murosa va hurmat o‘rnatilishiga ko‘maklashadi, diniy aqidaparastlik hamda ekstremizmga, munosabatlarni qarama-qarshi qo‘yish va keskinlashtirishga, turli konfessiyalar o‘rtasida adovatni avj oldirishga qaratilgan xatti-harakatlarga yo‘l qo‘ymaydi.
Konstitutsiyaning 12-moddasiga asosan hech qaysi mafkura davlat mafkurasi sifatida o‘rnatilishi mumkin emas.
Shuningdek ichki tartib qoidalar bor. Unga asosan ayrim joylarda dress kod talab etiladi”.
«Vijdon erkinligi va diniy tashkilotlar to‘g‘risida»gi Qonunda «diniy libos» tushunchasi olib tashlangan edi, lekin «davlat xizmatchilarining odob-axloq kodeksi»ning 32-moddasida «dinga munosabatini aks ettiruvchi liboslarda bo‘lish» jumlasi kiritilgan. Buni qanday izohlash mumkin? Davlat tashkilotlarida ishlaydigan ayollarimizning ro‘mol o‘rashi ham ushbu kodeks bilan endi taqiqlab qo‘yiladimi? Bu savollarga ham Sevara Urinbaevadan javob oldik. «Davlat tashkilotlarida faqat shunaqa bo‘ladi. Bu davlat xizmatchilariga qo‘yilgan talab» dedi Sevara Urinbaeva. Bundan shuni anglash mumkinki agar hech bir o‘zgartirishlarsiz ushbu «davlat xizmatchilarining odob-axloq kodeksi»tasdiqlansa yana davlat ishida ishlaydigan ro‘mol o‘raydigan ayollarimizga qiyin bo‘ladi. Aynan biz muhokama qilayotgan «dinga munosabatini aks ettiruvchi liboslarda bo‘lish» jumlasi to‘g‘risida Azon guruhi xodimi G‘ayratxo‘ja G‘afforxo‘ja o‘g‘li feysbukdagi o‘z sahifasida shunday izoh qoldirgan: «Davlat xizmatchilarining yagona odob-axloq qoidalari» bo‘yicha 2 muhim nuqta: 1. Ushbu qoidalar korruptsiyaga qarshi kurash doirasida ishlab chiqilgan. 2. Ma’lum bir xorijiy davlatlar tajribasidan foydalanilgan.
1. Xodimlarning kiyinishini korruptsiyaga umuman aloqasi yo‘q. Agar kamtarroq kiyinish kerak deyilsa, tushunamiz, ozgina odobdan dars o‘tilibdi, deb, lekin o‘zi zo‘rg‘a qutulganimiz, shu vaqtgacha hech kim tariflab berolmagan «diniy libos» o‘rniga yangi «dinga munosabatni aks ettiruvchi libos» tushunchasini kiritib, nimaga erishilmoqchi? Parlament majlisi haqida «insonlar ularni qonunlar asosida boshqarishlarini istaydilar» nomli maqola chiqargan Adliya vazirligi nega yana yangi mujmal iboralarni qo‘llashni boshlayapti?
2. O‘rganilgan xorijiy davlatlar kodekslarini ko‘rib chiqdik, aynan AQSh, Rossiya, Qozog‘iston, Moldova va, hatto, Bolgariya hujjatlari, lekin HECh BIRIda «dinga munosabatni aks ettiruvchi libos»ga yaqin jumla ham topolmadik! Kiyinish madaniyati haqida ularda yo umuman gapirilmagan, yo boshqa narsa aytilgan.
Nega korruptsiyani yengib bo‘lmaydi desa, mas’ul tashkilotlar bu «kurash»ga boshqa narsalarni ham qo‘shib yuborishlarini va shuning oqibatida asosiy masala qolib ketishini aytish mumkin, afsus!
Hurmatli ushbu loyiha mas’ullari, muammo xodimlarning kiyimida emas. Buni tushunishingizni so‘raymiz. Vijdon (e’tiqod) erkinligini chin dildan hurmat qilaylik! Hech bo‘lmasa o‘zingiz tomoningizdan ko‘p bora ko‘tariladigan gender tengligining rioyasini qiling. Davlat organlarida mas’ul lavozimlarda ayollar sonini ko‘paytirishga «ro‘molli»larning bo‘shatish orqali erishmoqchimisizlar? Nega bir tashabbus bilan chiqsangiz qo‘shimcha muammo yaratasiz? Korruptsiyaga qarshi shunday kurashiladimi? Tanish-bilishchilik, mahalliy urug‘-aymoqchilikka qarshi shunday yo‘l tutiladimi? Davlat mablag‘larini talon-taroj qilinishi to‘xtatish «ayollar kiyimi»bilan hal qilinadimi?”.
Biz bu masalaga oydinlik kiritish maqsadida ijtimoiy tarmoqlarda faol bo‘lgan, har bir chiqayotgan qonun va farmonlarga o‘z fikr va mulohazalarini bildirib boradigan yurtdoshlarimiz fikri bilan qiziqdik. Shulardan biri feysbuk foydalanuvchisi Mahfuza Nazarova ushbu kodeks loyihasi haqida bir qator tanqidiy, lekin asosliy fikrlarni bildirgan. “Savol: davlat xizmatchisining ish formasi bormi va bu forma qaysi format hamda tamoyillar asosida tanlangan va joriy etilgan?
Diniy libos deganda nimani tushunishimiz kerak?
Agar ro‘mol nazarda tutilgan bo‘lsa, ro‘mol – diniy libos emas, u shunchaki bosh kiyim. Salla, rohibalarning libosi, yepiskoplarning libosini, osib yuradigan xochini diniy libos desa bo‘ladi.
Liboslar bo‘yicha cheklovlar Konstitutsiyada belgilangan normalar hamda “Vijdon erkinligi to‘g‘risida”gi Qonunning moddalariga zid emasmi?
Keyin nima uchun aynan diniy libos, boshqa har qanday liboslar mumkinmi shunda?! Masalan, miniyubka, shorti, jinsi shim, yirtiq shimlar, tor, o‘ta ochiq ko‘ylaklar…
Mumkin bo‘lmasa, nega ular haqida hech narsa deyilmagan?..
Bundan tashqari, spirtli ichimliklar va mast qiluvchi moddalar qabul qilishi, sayoq yurishi, turmushi bo‘la turib, yashirincha ishqiy munosabatlarda bo‘lishi, so‘kinib gapirishi, qo‘l ko‘tarish, zo‘ravonlik qilish mumkinmasligi bo‘yicha bandlar nega yo‘q?!
Jamoatchilik muhokamasiga qo‘yilgan bo‘lsa, chindan ham, qayta ko‘rib chiqishsin.
Ha, aytgancha, xizmatchilarning majburiyatlari yozilganida huquqlariniyam eslab o‘tish kerak. Davlat xizmatchisiyam mundoq olib qaraganda – oddiy fuqaro, faqat ish payti xizmatchi” deb yozadi Mahfuza Nazarova.
Ushbu kodeks loyihasi aholi muhokamasiga qo‘yilgandan buyon yurtdoshlarimiz tomonidan kodeks loyihasiga berayotgan takliflarini ham o‘rgandik. Achinarlisi shundaki, xalqimiz chiqarilayotgan qonunlardan norozi bo‘lishadi, lekin qonunlar tasdiqlanishidan oldin aholi muhokamasiga qo‘yilganda bunga ko‘pchilik befarq qaramoqda. Birgina «davlat xizmatchilarining odob-axloq kodeksi» loyihasini oladigan bo‘lsak kodeks loyihasi muhokamaga qo‘yilganiga besh kun bo‘lsada bor yo‘g‘i beshta taklif berilgan. Bu takliflarning to‘rttasi kodeksning 32-moddasiga o‘zgartirish kiritish to‘g‘risida.
Kodeks loyihasiga berilgan takliflarni keltirib o‘tsak:
G‘ayratxo‘ja Saydaliev (tadbirkor):
«32-modda. Davlat xizmatchisining tashqi ko‘rinishiga oid talablar» bo‘limidagi «…Davlat tashkilotlarida barcha xodimlarga ish joyida bir xilda ularning siyosiy va mafkuraviy qarashlarini yoki dinga munosabatini aks ettiruvchi liboslarda bo‘lish yoki belgilarni taqib yurish taqiqlanadi» bandini aniqroq ochib bersangiz. Ushbu band bilan davlat ishlarida xizmat qiluvchi ayol-qizlarimizga ro‘mol o‘rash taqiqlanishi mumkinmi?».
Xadicha Ramazon qizi Erdonova (davlat xizmatchisi):
«32-modda. Davlat xizmatchisining tashqi ko‘rinishiga oid talablar» bilim va salohiyatli, chinakam kasbiga sadoqatli kadrlarni ko‘paytirish kerak bo‘lgan bir vaqtda bunday norma birmuncha ayollar uchun to‘siq bo‘liq qoladi. Ro‘mol masalasi og‘riqli nuqtaligicha qolmoqda… Imkoniyat berib ish salohiyatini nazorat qilgan foydaliroq”.
Qalandar Beknazarov (tadbirkor):
«Konstitutsiyada din, e’tiqod erkinligi belgilangan. Davlatimizning aksariyat fuqarolari islom diniga e’tiqod qiladi. Islom diniga e’tiqod qiluvchi shariat (din) talabiga tushadigan libosni kiyishi shart. Ushbu qabul qilinayotgan hujjat 32 moddasi 2-bandida libosga nisbatan quyilayotgan talab Konstitutsiyamizning mohiyatiga zid emasmi».
Bobir Muratov (tadbirkor):
«Manfaatlar to‘qnashuvi, korruptsiya bo‘yicha yaxshi tavsiyalar berilgan. Hamma uchun bir xil ishlasa bo‘ldi.
Faqat xalqimizni asosiy qismi musulmon ekanligini bila turib, diniy atributlarni qo‘shib ketilgani sal g‘alati. Bunga ko‘proq izoh berilishi kerak.
Demokratiyada xalqning ko‘pchilik qismining qiziqishlari hisobga olinmaydimi?».
Yuqoridagi fikrlardan kelib chiqqan holda muhokamaga qo‘yilgan kodeks loyihasining 32-moddasi qaytadan ko‘rib chiqilsa maqsadga muvofiq bo‘lardi.
Bu kodeks loyihasini aholi muhokamasiga qo‘ygan Adliya vazirligi endi «ayollar huquqlarini kuchaytirish bo‘yicha qator jiddiy takliflar»ni ilgari surmoqda. To‘g‘risi bu vazirlikning qilayotgan ishlari tushunarsiz.
Nurbek G‘ofurov
«Адлия вазирлиги нега мужмал ибораларни қўллашни бошлаяпти?» ёхуд коррупцияга қарши курашда рўмолнинг ўрни ҳақида
Куни кеча Адлия вазирлиги томонидан «давлат хизматчиларининг одоб-ахлоқ кодекси» лойиҳаси муҳокамага қўйилган. Унда Ўзбекистон Республикаси Президентининг 2021 йил 6 июлдаги ПФ–6257-сон Фармони билан тасдиқланган Коррупцияга қарши курашиш бўйича 2021-2022 йилларга мўлжалланган давлат дастурининг 2-бандида белгиланган вазифаларни инобатга олиб ҳамда Ўзбекистон Республикасида давлат хизматчиларининг одоб-ахлоқининг ягона қоидаларини белгилаш, давлат хизматида суиистеъмолчиликларнинг олдини олиш ва коррупцияга қарши курашиш самарадорлигини ошириш асосий мақсад сифатида белгиланган. Биз ушбу “давлат хизматчиларининг одоб-ахлоқ кодекси”нинг барча моддалари билан танишиб чиқдик. Ҳақиқатдан ҳам коррупцияга қарши курашиш учун яхши лойиҳа шакллантирилган. Лекин бизни кодекс лойиҳасининг 32-моддасида келтирилган талаблар ҳайрон қолдирмоқда. Унда «Давлат ташкилотларида барча ходимларга иш жойида бир хилда уларнинг сиёсий ва мафкуравий қарашларини ёки динга муносабатини акс эттирувчи либосларда бўлиш ёки белгиларни тақиб юриш тақиқланади» дейилади. Биз бу моддани қай йўсинда талқин қилиш кераклигига аниқлик киритиш мақсадида Адлия вазирлиги билан боғландик. Бизга вазирлик матбуот котиби Севара Уринбаева шундай жавоб берди: «Виждон эркинлиги ва диний ташкилотлар тўғрисида»ги Қонунда Ўзбекистон Республикасида дин давлатдан ажратилган. Шунингдек, Давлат турли динларга эътиқод қиладиган ва уларга эътиқод қилмайдиган фуқаролар, турли динларга мансуб диний ташкилотлар ўртасида ўзаро муроса ва ҳурмат ўрнатилишига кўмаклашади, диний ақидапарастлик ҳамда экстремизмга, муносабатларни қарама-қарши қўйиш ва кескинлаштиришга, турли конфессиялар ўртасида адоватни авж олдиришга қаратилган хатти-ҳаракатларга йўл қўймайди.
Конституциянинг 12-моддасига асосан ҳеч қайси мафкура давлат мафкураси сифатида ўрнатилиши мумкин эмас.
Шунингдек ички тартиб қоидалар бор. Унга асосан айрим жойларда дресс код талаб этилади”.
«Виждон эркинлиги ва диний ташкилотлар тўғрисида»ги Қонунда «диний либос» тушунчаси олиб ташланган эди, лекин «давлат хизматчиларининг одоб-ахлоқ кодекси»нинг 32-моддасида «динга муносабатини акс эттирувчи либосларда бўлиш» жумласи киритилган. Буни қандай изоҳлаш мумкин? Давлат ташкилотларида ишлайдиган аёлларимизнинг рўмол ўраши ҳам ушбу кодекс билан энди тақиқлаб қўйиладими? Бу саволларга ҳам Севара Уринбаевадан жавоб олдик. «Давлат ташкилотларида фақат шунақа бўлади. Бу давлат хизматчиларига қўйилган талаб» деди Севара Уринбаева. Бундан шуни англаш мумкинки агар ҳеч бир ўзгартиришларсиз ушбу «давлат хизматчиларининг одоб-ахлоқ кодекси»тасдиқланса яна давлат ишида ишлайдиган рўмол ўрайдиган аёлларимизга қийин бўлади. Айнан биз муҳокама қилаётган «динга муносабатини акс эттирувчи либосларда бўлиш» жумласи тўғрисида Azon гуруҳи ходими Ғайратхўжа Ғаффорхўжа ўғли фейсбукдаги ўз саҳифасида шундай изоҳ қолдирган: «Давлат хизматчиларининг ягона одоб-ахлоқ қоидалари» бўйича 2 муҳим нуқта: 1. Ушбу қоидалар коррупцияга қарши кураш доирасида ишлаб чиқилган. 2. Маълум бир хорижий давлатлар тажрибасидан фойдаланилган.
1. Ходимларнинг кийинишини коррупцияга умуман алоқаси йўқ. Агар камтарроқ кийиниш керак дейилса, тушунамиз, озгина одобдан дарс ўтилибди, деб, лекин ўзи зўрға қутулганимиз, шу вақтгача ҳеч ким тарифлаб беролмаган «диний либос» ўрнига янги «динга муносабатни акс эттирувчи либос» тушунчасини киритиб, нимага эришилмоқчи? Парламент мажлиси ҳақида «инсонлар уларни қонунлар асосида бошқаришларини истайдилар» номли мақола чиқарган Адлия вазирлиги нега яна янги мужмал ибораларни қўллашни бошлаяпти?
2. Ўрганилган хорижий давлатлар кодексларини кўриб чиқдик, айнан АҚШ, Россия, Қозоғистон, Молдова ва, ҳатто, Болгария ҳужжатлари, лекин ҲЕЧ БИРИда «динга муносабатни акс эттирувчи либос»га яқин жумла ҳам тополмадик! Кийиниш маданияти ҳақида уларда ё умуман гапирилмаган, ё бошқа нарса айтилган.
Нега коррупцияни енгиб бўлмайди деса, масъул ташкилотлар бу «кураш»га бошқа нарсаларни ҳам қўшиб юборишларини ва шунинг оқибатида асосий масала қолиб кетишини айтиш мумкин, афсус!
Ҳурматли ушбу лойиҳа масъуллари, муаммо ходимларнинг кийимида эмас. Буни тушунишингизни сўраймиз. Виждон (эътиқод) эркинлигини чин дилдан ҳурмат қилайлик! Ҳеч бўлмаса ўзингиз томонингиздан кўп бора кўтариладиган гендер тенглигининг риоясини қилинг. Давлат органларида масъул лавозимларда аёллар сонини кўпайтиришга «рўмолли»ларнинг бўшатиш орқали эришмоқчимисизлар? Нега бир ташаббус билан чиқсангиз қўшимча муаммо яратасиз? Коррупцияга қарши шундай курашиладими? Таниш-билишчилик, маҳаллий уруғ-аймоқчиликка қарши шундай йўл тутиладими? Давлат маблағларини талон-тарож қилиниши тўхтатиш «аёллар кийими»билан ҳал қилинадими?”.
Биз бу масалага ойдинлик киритиш мақсадида ижтимоий тармоқларда фаол бўлган, ҳар бир чиқаётган қонун ва фармонларга ўз фикр ва мулоҳазаларини билдириб борадиган юртдошларимиз фикри билан қизиқдик. Шулардан бири фейсбук фойдаланувчиси Маҳфуза Назарова ушбу кодекс лойиҳаси ҳақида бир қатор танқидий, лекин асослий фикрларни билдирган. “Савол: давлат хизматчисининг иш формаси борми ва бу форма қайси формат ҳамда тамойиллар асосида танланган ва жорий этилган?
Диний либос деганда нимани тушунишимиз керак?
Агар рўмол назарда тутилган бўлса, рўмол – диний либос эмас, у шунчаки бош кийим. Салла, роҳибаларнинг либоси, епископларнинг либосини, осиб юрадиган хочини диний либос деса бўлади.
Либослар бўйича чекловлар Конституцияда белгиланган нормалар ҳамда “Виждон эркинлиги тўғрисида”ги Қонуннинг моддаларига зид эмасми?
Кейин нима учун айнан диний либос, бошқа ҳар қандай либослар мумкинми шунда?! Масалан, миниюбка, шорти, жинси шим, йиртиқ шимлар, тор, ўта очиқ кўйлаклар…
Мумкин бўлмаса, нега улар ҳақида ҳеч нарса дейилмаган?..
Бундан ташқари, спиртли ичимликлар ва маст қилувчи моддалар қабул қилиши, саёқ юриши, турмуши бўла туриб, яширинча ишқий муносабатларда бўлиши, сўкиниб гапириши, қўл кўтариш, зўравонлик қилиш мумкинмаслиги бўйича бандлар нега йўқ?!
Жамоатчилик муҳокамасига қўйилган бўлса, чиндан ҳам, қайта кўриб чиқишсин.
Ҳа, айтганча, хизматчиларнинг мажбуриятлари ёзилганида ҳуқуқлариниям эслаб ўтиш керак. Давлат хизматчисиям мундоқ олиб қараганда – оддий фуқаро, фақат иш пайти хизматчи” деб ёзади Маҳфуза Назарова.
Ушбу кодекс лойиҳаси аҳоли муҳокамасига қўйилгандан буён юртдошларимиз томонидан кодекс лойиҳасига бераётган таклифларини ҳам ўргандик. Ачинарлиси шундаки, халқимиз чиқарилаётган қонунлардан норози бўлишади, лекин қонунлар тасдиқланишидан олдин аҳоли муҳокамасига қўйилганда бунга кўпчилик бефарқ қарамоқда. Биргина «давлат хизматчиларининг одоб-ахлоқ кодекси» лойиҳасини оладиган бўлсак кодекс лойиҳаси муҳокамага қўйилганига беш кун бўлсада бор йўғи бешта таклиф берилган. Бу таклифларнинг тўрттаси кодекснинг 32-моддасига ўзгартириш киритиш тўғрисида.
«32-модда. Давлат хизматчисининг ташқи кўринишига оид талаблар» бўлимидаги «…Давлат ташкилотларида барча ходимларга иш жойида бир хилда уларнинг сиёсий ва мафкуравий қарашларини ёки динга муносабатини акс эттирувчи либосларда бўлиш ёки белгиларни тақиб юриш тақиқланади» бандини аниқроқ очиб берсангиз. Ушбу банд билан давлат ишларида хизмат қилувчи аёл-қизларимизга рўмол ўраш тақиқланиши мумкинми?».
Хадича Рамазон қизи Эрдонова (давлат хизматчиси):
«32-модда. Давлат хизматчисининг ташқи кўринишига оид талаблар» билим ва салоҳиятли, чинакам касбига садоқатли кадрларни кўпайтириш керак бўлган бир вақтда бундай норма бирмунча аёллар учун тўсиқ бўлиқ қолади. Рўмол масаласи оғриқли нуқталигича қолмоқда… Имконият бериб иш салоҳиятини назорат қилган фойдалироқ”.
Қаландар Бекназаров (тадбиркор):
«Конституцияда дин, эътиқод эркинлиги белгиланган. Давлатимизнинг аксарият фуқаролари ислом динига эътиқод қилади. Ислом динига эътиқод қилувчи шариат (дин) талабига тушадиган либосни кийиши шарт. Ушбу қабул қилинаётган ҳужжат 32 моддаси 2-бандида либосга нисбатан қуйилаётган талаб Конституциямизнинг моҳиятига зид эмасми».
Бобир Муратов (тадбиркор):
«Манфаатлар тўқнашуви, коррупция бўйича яхши тавсиялар берилган. Ҳамма учун бир хил ишласа бўлди.
Фақат халқимизни асосий қисми мусулмон эканлигини била туриб, диний атрибутларни қўшиб кетилгани сал ғалати. Бунга кўпроқ изоҳ берилиши керак.
Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev, Bağımsız Devletler Topluluğu devlet başkanları resmi olmayan zirvesine katılmak üzere çalışma ziyareti için Rusya’nın St. Petersburg kentine gitti.
Cumhurbaşkanlığı basın servisine göre, Sh. Mirziyoyev, etkinliğe Rus mevkidaşı Vladimir Putin’in daveti üzerine katıldı.
Gayri resmi zirvede, BDT üye devletlerinin liderleri yılın sonuçlarını özetledi ve işbirliğini geliştirmenin yolları hakkında görüş alışverişinde bulundu.
TÜRKİSTANDER Başkanı Kavuncu, sosyal medyadan hesabından yaptığı paylaşımda, Özbekistan’ın Navai ve Cizzax şehrinde kız öğrencilerin hicap ve namazlarına müdahale edildiğini duyurdu.
Özbekistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, toplantıya Kazakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mukhtar Tileuberdi, Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov, Tacikistan Dışişleri Bakanı Siraceddin Muhriddin, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev, Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov ve Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar katıldı.
Hindistan ile Orta Asya ülkeleri arasındaki iş birliğinin daha verimli hale getirilmesinin görüşüldüğü toplantıda, Hindistan ile Orta Asya ülkeleri arasındaki siyasi, ekonomik, ticari, tarım, eğitim, sağlık, kültürel alanlardaki ilişkilerin daha da güçlendirilmesi, bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi, güvenlik, çağdaş tehditler ve risklerle mücadele meseleleri tartışıldı.
Afganistan’daki durumun da detaylı olarak ele alındığı toplantıda, bu ülkenin uluslararası alanda tecrit edilmesini önlemek için yeni stratejinin oluşturulmasının önemi vurgulandı.
Toplantı kapsamında düzenlenen panel oturumlarında da Hindistan ile Orta Asya ülkeleri arasında farklı alanlardaki iş birliğinin geliştirilmesi meseleleri ile Afganistan’a insani yardım sağlanması ve ülkenin sosyo-ekonomik toparlanmasını desteklenmesiyle ilgili konular ele alındı.
Orta Asya-Hindistan Diyaloğu Dışişleri Bakanları 3. Toplantısının sonunda ortak bildiri kabul edildi.
İlki Ocak 2019’de Özbekistan’ın Semerkant şehrinde gerçekleştirilen Hindistan-Orta Asya Diyaloğu Dışişleri Bakanları 2. Toplantısı Ekim 2020’de çevrim içi olarak düzenlenmişti.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Özbekistan Genelkurmay Başkanı Tuğgeneral Shukrat Khalmukamedov ile görüştü.
Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Khalmukamedov ile bakanlıkta bir araya geldi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Güler’in de yer aldığı görüşmede Akar tarafından, askeri eğitim iş birliği ve savunma sanayi alanlarında mevcut ilişkilerin artarak devam etmesinin öneminin ifade edildiği öğrenildi.
Özbekistan’ın tekstil ürünleri ihracatı, bu yılın 10 ayında 2 milyar 380,9 milyon dolar oldu.
Özbekistan Tekstil Sanayi Birliği verilerine göre, Ocak-Ekim 2021’de ülkenin tekstil ürünleri ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 56,3 artarak ilk defa 2 milyar doları aştı.
Dünyanın önde gelen pamuk üreticilerinden olan ve son yıllarda tekstil sektörünün geliştirilmesine yönelik önemli adımlar atan Özbekistan’ın Ocak-Ekim 2020’de 1 milyar 523,7 milyon dolar olan tekstil ürünleri ihracatı, bu yılın aynı döneminde 2 milyar 380,9 milyon dolara yükseldi.
Özbekistan’ın en fazla tekstil ürünü ihraç ettiği ülke 736,7 milyon dolarla Rusya olurken, Rusya’yı, 572,9 milyon dolarla Çin, 323,1 milyon dolarla Türkiye, 322,6 milyon dolarla Kırgızistan ve 53,3 milyon dolarla Pakistan takip etti.
64 ülkeye 499 çeşit tekstil ürünü dış satımı yapan Özbekistan’ın yılın 10 ayındaki ihracatının 1 milyar 316,8 milyon dolarını pamuk ipliği oluşturdu. En çok ihraç edilen diğer ürünler 531,2 milyon dolarla hazır triko ve konfeksiyon, 202,4 milyon dolarla nakışlı kumaş, 105,9 milyon dolarla pamuklu kumaş, 49,8 milyon dolarla ipek ve ipekli ürünler ve 35 milyon dolarla halı ürünleri oldu.
Söz konusu dönemde tekstil ürünleri, Özbekistan’ın toplam ihracatının yüzde 19,1’ini oluşturdu.
Özbekistan’ın tekstil ürünleri ihracatı, geçen yıl yüzde 18,1 artışla 1 milyar 922,2 milyon dolar olmuştu.
2020’den itibaren pamuk ihracatını tamamen durduran Özbekistan, ürettiği pamuğun tamamını ülkedeki fabrikalarda işlemeyi ve tekstil ürünleri ihracatını 2025’te 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.