Özbekistan’da, yurt dışından gelenler yarından itibaren sınırda zorunlu Kovid-19 testine tabi tutulmayacak

Özbekistan’da, 15 Mart’tan itibaren yurt dışından gelenler 72 saat içinde yaptırdığı negatif PCR test sonucunu sunması durumunda sınır kontrol noktalarında zorunlu yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi yaptırmayacak.

Özbekistan Koronavirüsle Mücadele Komisyonu kararına göre, yarından itibaren yurt dışından gelenlerin, 72 saat içinde yaptırdığı negatif PCR test sonucunu ibraz etmeleri gerekecek.

PCR testi olmayanlar ise havaalanı veya tren istasyonlarında kurulan test merkezlerinde hızlı Kovid-19 testine tabi tutulacak.

Halen yürürlükte olan uygulamaya göre, elinde 72 saat içinde yaptırdığı PCR test sonucu bulunanlar da havalimanı veya tren istasyonlarında kurulan test merkezlerinde zorunlu olarak Kovid-19 hızlı testi yaptırıyor.

Maske takma ve sosyal mesafe zorunluluğu bulunan Özbekistan’da, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 86 artarak 80 bin 567’ye, virüsten iyileşenlerin sayısı 97 artarak 79 bin 242’ye çıktı.

Ülkede virüs saptanan 703 kişinin tedavisi sürerken, şimdiye kadar virüs nedeniyle 622 kişi hayatını kaybetti.

Özbekistan, ülkede salgınla ilgili durumun normalleşmesi üzerine Eylül 2020’den itibaren aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkelerle uçak seferlerini yeniden başlatmıştı.

https://www.trtavaz.com.tr/

Devami

Özbekistan Hava Yolları’nın Ürgenç-İstanbul seferi 28 Mart’ta başlıyor

Özbekistan Hava Yolları, 28 Mart’tan itibaren Ürgenç-İstanbul seferlerini başlatacak.

Özbekistan Ulaştırma Bakanlığından yapılan açıklamada, Özbekistan Hava Yolları’nın 28 Mart’tan itibaren Ürgenç- İstanbul-Ürgenç seferini başlatacağı, seferin haftada bir kez düzenleneceği kaydedildi.

Açıklamada, ilk Ürgenç-İstanbul seferinin 28 Mart yerel saatle 09.30’da (TSİ 07.30) gerçekleştirileceği belirtildi.

Ürgenç Havalimanı’nda düzenlenecek törenin ardından hareket edecek Özbekistan Hava Yolları uçağı TSİ 11.50’de İstanbul’a varacak.

Bu arada, Özbekistan Hava Yolları, Ekim 2017’de başlayan ancak Mart 2020’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle askıya aldığı Semerkant-İstanbul seferlerine bir yıl aradan sonra yeniden başlayacak.

Haftada üç kez düzenlenecek Semerkant-İstanbul seferi, 29 Mart’ta yerel saatle 20.05’te (TSİ 18.05) yapılacak.

Özbekistan Hava Yolları, halihazırda her gün Taşkent-İstanbul-Taşkent seferleri düzenliyor.

Geçen hafta Özbekistan’da temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Özbek tarafıyla iki ülke arasındaki ulaşımın kolaylaştırılması konusunu da ele aldıklarını kaydederek, Türk Hava Yolları ve Özbekistan Hava Yolları ile özel şirketlerin farklı şehirlere uçuş sayılarını artırması konusunu görüştüklerini aktarmıştı.

https://www.trtavaz

Devami

Kırgız ve Özbek liderler zirvede Rusça yerine Türkçe konuştu

Özbekistan ve Kırgızistan arasında gerçekleşen liderler zirvesinde iki ülkenin liderleri ilk kez resmi görüşmede Rusça yerine Türkçe konuştu.

Kırgızistan ve Özbekistan liderlerinin ikili ilişkileri görüşmek amacıyla buluştuğu zirvede dikkatlerden kaçmayan tarihi bir an yaşandı. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te 11-12 Mart’ta yaptığı resmi ziyaret sırasında Özbek mevkidaşı Şevket Mirziyoyev ile uzun zamandan sonra ilk kez resmi bir görüşmede Rusça yerine Türkçe konuştu. Yayınlanan görüntülerde iki liderin birbirlerine Türkçe hitap ettiği görüldü.

Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde son yıllarda Rus Kiril alfabesi yerine Latin alfabesinin kullanımına yönelik kararlar alındığı da biliniyor. Geçen ay Özbekistan hükümeti aşamalı olarak Latin alfabesine geçilmesine ilişkin yol haritasını içeren kararı onayladı. Karara göre, 1 Ocak 2023’ten itibaren ülkedeki tüm kurum ve kuruluşların faaliyetleri ile resmi yazışmaları, Kiril yerine Latin alfabesiyle yapılacak.

Ocak ayında da Kazakistan Ulusal Alfabe Komisyonu, 2023 – 2031 yılları arasında ülkede kademeli olarak kullanılmaya başlanacak Latin harflerine uyarlanan yeni Kazak alfabesinin tanıtımını yaptı. 1940’tan itibaren Kiril alfabesini kullanan Kazakistan, 2017’de kademeli olarak Latin alfabesine geçme kararı almıştı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan aynı zamanda Türk Keneşi’ni oluşturuyor.

https://www.dunyabulteni.net/

Devami

Çavuşoğlu’ndan Özbekistan’a kritik ziyaret

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov ile bir araya geldi. Çavuşoğlu, “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ikinci toplantısı hazırlıklarını başlatırken birinci zirvede alınan kararların ve imzaladığımız anlaşmaların uygulanmasını da takip etmiş olacağız” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov ile iki ülke dışişleri bakanlıkları heyetler arası görüşmelerinde bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi gündemine ilişkin fikir alışverişinde bulunuldu.

Çavuşoğlu, heyetler arası görüşme öncesinde yaptığı konuşmada, Taşkent’e gelmeden önce ziyaretinin kültür bölümünde Hive ve Semerkant’ı ziyaret edip, Türkiye’nin Semerkant Başkonsolosluğunun açılışını yaptıklarını anımsatarak bu ziyaretlerde kendilerini yalnız bırakmayan Kamilov’a teşekkür etti.

Bugün Ortak Stratejik Planlama Grubu toplantısını yapacaklarını belirten Çavuşoğlu, “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ikinci toplantısı hazırlıklarını başlatırken birinci zirvede alınan kararların ve imzaladığımız anlaşmaların uygulanmasını da takip etmiş olacağız. Türk Konseyi, Afganistan ve diğer bölgesel konuları da ele alacağız. Muhterem Aksakalım, gerçekten de kendimizi evimizde, anavatanımızda hissediyoruz. Göstermiş olduğunuz misafirperverlikten ötürü teşekkür ediyoruz.” dedi.

– “Özbekistan, Ortak Stratejik Planlama Grubu ve Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantıları ve işbirliğini sadece Türkiye ile yapmıştır”

Kamilov da ülkesi ile Türkiye arasında üst düzey stratejik iş birliğiyle ilgili, “Özbekistan, Ortak Stratejik Planlama Grubu ve Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantılarını sadece Türkiye ile yapmıştır. Gündemimizde çok önemli konular var, amacımız stratejik iş birliğini yeni düzeye çıkarmak.” diye konuştu.

Stratejik Planlama Grubu ikinci toplantısını yapacaklarını ve Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına hazırlık meselelerini ele alacaklarını kaydeden Kamilov, Çavuşoğlu’nun ayrıca Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından kabul edileceğini, ardından da Başbakan Yardımcısı, Yatırımlar ve Dış Ticaret Bakanı Sardor Umurzakov ile bir araya geleceğini belirtti.

Çavuşoğlu’nun Özbekistan’da temaslarını sürdürdüğü 3 gün boyunca Özbekçeyi çok iyi öğrendiğini kaydeden Kamilov, “Tekrar Özbekistan’a hoş geldiniz, Özbekistan sizin ikinci vatanınız. Ata yurdunuz Özbekistan’da sizi çok iyi biliyorlar ve takdir ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

https://www.dunyabulteni.net/guncel/cavusoglu-ndan-ozbekistan-a-kritik-ziyaret-h493838.html

Devami

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’nin Semerkant Başkonsolosluğunun açılışını yaptı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Semerkant Başkonsolosluğunun açılışını gerçekleştirdi.

Çavuşoğlu, Özbekistan Turizmden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Aziz Abdulhakimov, Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov, Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Olgan Bekar ve Türkiye’nin Semerkant Başkonsolosu Salih Caner’in katılımlarıyla düzenlenen Türkiye’nin Semerkant Başkonsolosluğunun açılış töreninde konuştu.

Semerkant Başkonsolosluğunun Türkiye’nin ata yurdu olan Özbekistan’la daimi kardeşliğin yeni bir simgesi olacağını belirten Çavuşoğlu, başkonsolosluğun açılışını geçen sene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından birlikte duyurulduğunu anımsattı.

Çavuşoğlu, “Özbekistan’ı ilk tanıyan ülke Türkiye Cumhuriyeti olmuştur ve Özbekistan’da ilk büyükelçiliği açan da biz olduk.” dedi.

Semerkant’ta da ilk başkonsolosluk açma kararını Türkiye’nin aldığını ancak kardeş Kazakistan’ın kısa bir süre önce Semerkant’ta başkonsolosluk açtığını belirten Çavuşoğlu, “Tabii ki Özbekistan’da her bir misyonumuz önemlidir ama medeniyetimizin kadim şehri Semerkant’ta bu misyonun açılmasının anlamı büyüktür.” değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Semerkant’ın tarihi İpek Yolu’nun merkezi ve kavimlerin buluşma yeri olduğuna dikkati çekerek, kentin, Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in önderliğinde dönüşüm merkezlerinden birisi olmaya başladığını kaydetti.

Semerkant’ın marka şehri olması için Vali Erkincan Turdimov’un da çalışmalarını da yakından takip ettiklerini dile getiren Çavuşoğlu, Özbekistan’ın aynı zamanda bilim adamları ve İslam alimlerinin de yurdu olduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu, beraberindeki heyetle birlikte gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında Özbekistan’ın tarihi, kültürel ve dini miraslarını görme imkanı olduğunu söyledi.

Yarın başkent Taşkent’te mevkidaşı Kamilov’la görüşme gerçekleştireceğini, ilişkilerin daha ileri götürülmesi konusunda görüş alışverişinde bulunacaklarını ve İkinci Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın hazırlığını yapacaklarını bildirdi.

Çavuşoğlu, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Mirziyoyev tarafından kabul edileceğini bilgisini paylaştı.

Kısa bir süre içinde açılış törenini hazırlayan Semerkant Başkonsolosu Salih Caner’e teşekkür eden Çavuşoğlu, aynı zamanda, yakın zaman önce ülkeye Büyükelçi olarak Olgan Bekar’ın atanmasının Türkiye’nin Özbekistan’la ilişkilere verdiği önemi gösterdiğini söyledi.

Çavuşoğlu, “İnşallah Semerkant Başkonsolosluğumuz burada yaşayan vatandaşlarımıza ve tüm Özbek kardeşlerimize hizmet edecektir.” diyerek, Özbekistan’da “Hatun Kızlar Günü” olarak bilinen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü de kutladı.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin Semerkant Başkonsolosluğunun açılış töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Özbekistan ziyareti kapsamında kültüler ve tarihi mirasları görme imkanı olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, Hive, Buhara ve Semerkant kentlerinde birçok tarihi mekanı ziyaret ettiğini anımsattı.

Ziyaret ettikleri tarihi şehirlerin güzelliklerini, medeniyetini ve kültürünü tanıtmak istediklerini aktaran Çavuşoğlu, “Özellikle son zamanlarda Türkiye’den Semerkant ve Buhara olmak üzere Özbekistan’ın farklı şehirlerini ziyaret eden Türk sayısı hızlı bir şekilde arttı. Pandemiden sonra daha da fazla artacağını düşünüyoruz.” dedi.

Çavuşoğlu, Semerkant’a Türkiye’den doğrudan uçuş olduğunu, Buhara’ya da yakında başlayabileceğini belirtti.

Çavuşoğlu, başkonsolosluğu açarak Özbekistan’la ilişkileri geliştirirken sadece başkentte değil farklı şehirlerinde de misyonlar olmasını ve Türk vatandaşlarıyla Özbek halkına hizmet sunmak istediklerini ifade etti.

İkili ilişkilerin kısa zamanda çok büyük ilerleme kaydettiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, “Taşkent’teki görüşmelerimizde ikili ilişkilerimizin tüm boyutlarını ele alacağımız gibi bölgesel konuları da ele alacağız. Bir taraftan Türk Konseyi var bir taraftan Afganistan var ve bu bölgenin istikrarı ve gelişmeler var.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Özbekistan’la ilişkilerin stratejik düzeye çıkarıldığını anımsatarak, yarınki görüşmede aynı zamanda zirve hazırlığının da yapılacağını söyledi.

“Mutlaka gelin buraları görün”

Daha sonra Semerkant’ta Registan Meydanı’nda bulunan medreseleri ziyareti sırasında Özbek basınına açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, burada çok önemli medreseler bulunduğuna dikkati çekti.

Çavuşoğlu, “Özellikle buradan Türkiye’deki vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Özbekistan bizim ata yurdumuz. Burada tarihi ve kültürel miraslar var, İslam diniyle ilgili çok önemli medreseler var. Alimlerin yurdudur. İnşallah şu pandemiden sonra daha fazla uçuş sağlayacağız. Mutlaka gelin buraları görün. Ben de en kısa zamanda ailemle tekrar buralara geleceğim.” mesajını verdi.

Özbekistan’da bulunmaktan büyük mutluluk ve onur duyduğunun altını çizen Bakan Çavuşoğlu, açıklamaların ardından Bibi Hanim Camisini ziyaret etti.

Özbekistan Dışişleri Bakanı Kamilov: Bağımsızlığın 30. yıl dönümü hediyesi.

Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov ise “Özbekistan’ı ilk tanıyan ülke olan Türkiye, 28 Nisan 1992’de Taşkent’te büyükelçilik açan ilk yabancı devlet olmuştur. Şimdi ise Türkiye, Semerkant’ta ilk ülkelerden biri olarak Başkonsolosluğunu açıyor. Bu vaka, birkaç yönden önem arz ediyor.” dedi.

Türkiye’nin Özbekistan’da hem büyükelçiliğinin hem de başkonsolosluğunun bulunmasının ikili ilişkilerin üst düzeyde olduğunu gösterdiğini kaydeden Kamilov, “Semerkant Başkonsolosluğunun 2021’de açılması da çok anlamlı. Bu, Türkiye’nin Özbekistan’ın bağımsızlığının 30. yıl dönümüne kendine özgü bir hediyesi diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Semerkant Başkonsolosluğunun iki ülke arasındaki kültür ve turizm alanlarındaki iş birliğinin ve bölgeler arası ilişkilerin geliştirilmesine olumlu etki edeceğini vurgulayan Kamilov, 2018’de İstanbul ile Semerkant arasında uçak seferlerinin başlatılmasının ardından Türkiye’den Semerkant’a gelenlerin sayısının arttığını aktardı.

Kamilov, ayrıca son yıllarda Semerkant’ta Türk sermayesi ile kurulan şirketlerin sayısının giderek arttığını, günümüzde Semerkant’ta 100’den fazla Türk sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini vurguladı.

Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin iki ülke cumhurbaşkanlarının önderliğinde son 4 yılda benzeri görülmemiş bir şekilde gelişerek kalite açısından tamamen yeni, stratejik ortaklık düzeyine ulaştığını ifade eden Kamilov, günümüzde iki ülke arasında siyasi, diplomatik, güvenlik, askeri, askeri-teknik, ticari-ekonomik, kültürel-beşeri ve diğer alanlardaki çok yönlü ilişkilerin hızla geliştiğini sözlerine ekledi.

Kamilov, Özbekistan yönetimi ve hükümeti adına, yurt dışındaki Türk diplomatik temsilcilik arasında Semerkant’taki Başkonsolosluğunun da yer almasından dolayı Türk kardeşlerini içten dileklerle kutlayarak, başkonsolosluğun faaliyetlerinde başarılar diledi.

trtavaz.com.tr

 

Devami

Türk Dışişleri Bakanı Urgenç’e geldi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu liderliğindeki bir heyeti bugün Özbekistan’a geldi.

Urgenç havalimanında konuk Özbekistan Başbakan Yardımcısı, Turizmi Geliştirme Devlet Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov, Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.

6-9 Mart tarihlerinde Özbekistan’a yapılacak ziyarette Türk heyeti, iki ülke Dışişleri Bakanlarının başkanlık ettiği Stratejik Planlama Grubu’nun ikinci toplantısına katılacak.

Ziyaret programında ayrıca Hiva ve Buhara ziyaretleri, Semerkant’taki Türkiye Başkonsolosluğu açılış törenine katılım, Dışişleri Bakanlığı, diğer bakanlıklar ve birimlerdeki toplantı ve görüşmeler yer alıyor.

https://www.dunyo.info/cyrl/site/inner/turkiya_tashqi_ishlar_vaziri_urganchga_keldi-K37?fbclid=IwAR3HwiURzeWn1C9RtJiK4TFkn0LCGdnXW5270NWwIKxKSK9Vp-Ak07RqmOM

Devami

Hıdırnazar Allakulov: “Hakikat ve Kalkınma” partisinin kuruluş kongresini yakında ve elbette yapacağız “

26 Şubat günü öğleden sonra Andican Bölge İçişleri Bakanlığı görevlileri tarafından Taşkent’ten alınan 65 yaşındaki Hıdırnazar Allakulov, 27 Şubat günü sabah 10.00’da sağlık muayenesinden geçirilerek Bulakbashi İlçe Müdürlüğü’ne götürüldü. İçişleri Bakanlığı. Allakulov, Bulakbashi polis departmanı müfettişinin sorularını 27 Şubat saat 22: 00’ye kadar yanıtladı.

Hıdırnazar Allakulov, Bu bilgiyi 28 Şubat’ta Taşkent’teki   evinden sağladı.

Allakulov’a göre, Ceza Kanununun 1412. maddesi (kişisel verilerle ilgili mevzuatın ihlali) uyarınca bir ceza davasında tanık olarak Bulakbashi Bölgesi İçişleri Bakanlığı’na çağrıldı.

Haqiqat va Taraqqiyot Sosyal Demokrat Parti’nin girişim grubu başkanı Hıdırnazar Allakulov, 26 Şubat’ta polis tarafından Taşkent’ten Andican’a zorla götürüldüğünü söyledi.

Allakulov’a göre, Sosyal Demokrat Parti “Hakikat ve Kalkınma” ‘nın kuruluş kongresinin 26 Şubat’ta yapılması planlandığından, Unın Andican’a  zorla götürülmek arkasında politik motifler vardır.

“Amaç, bu partinin oluşumunu engellemekti ve şimdiye kadar hedeflerine ulaştılar, ancak yine de partinin kuruluş kongresini yakında yapacağız ve tabii ki.” dedi Hıdırnazar Allakulov.

Andijan bölgesel polis departmanı ve Bulakbashi ilçe polis departmanı olay hakkında henüz yorum yapmadı.

Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, 27 Aralık 2019’da Muhammed el Harizmi Okulu’nda düzenlenen bir toplantıda siyasi muhalefetle ilgili şunları söylemiştı:

Sosyal medyada muhalefet tartışılıyor. Bu bize nasıl fayda getıredi? Cumhurbaşkanı olarak muhalefete karşı değilim.Fakat bunun bize ortaya çıkması için bir ortam yaratmak gerekir. Bu insanların, halkın acısını bilmeleri, onlarla tüm sorunları yaşamaları, bu toprağın ekmeğini yemeleri ve suyunu içmeleri gerekiyor. ”

https://www.ozodlik.org/a/31125963.html

Devami

Özbekistan’ın dış borcu ocak ayında 21,1 milyar dolara ulaştı

Özbekistan’ın dış borcu 1 Ocak 2021 itibarıyla 21,1 milyar dolar oldu.

Özbekistan Maliye Bakanlığı, ülkenin dış borç stokuna ilişkin verileri açıkladı. Bakanlık açıklamasında, ülkenin dış borcunun 1 Ocak 2021 itibarıyla 21,1 milyar dolar olduğu kaydedilirken, bu rakamın ülkenin 2020 yılı Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının (GSYH) yüzde 36,5’ine tekabül ettiği bildirildi.

2020 yılında ülkenin dış borcunun bir önceki yıla göre 5,4 milyar dolar diğer bir ifadeyle yüzde 34,4 arttığı aktarılan açıklamada, söz konusu borcun 15,1 milyar dolarının devletin doğrudan aldığı, 6 milyar dolarının ise devlet garantisi altında alınan dış borçlar olduğu ifade edildi.

Açıklamada, toplam dış borcun 3,7 milyar dolarının bütçenin desteklenmesi, 2,6 milyar dolarının petrol-gaz, 2,9 milyar dolarının elektrik enerji, 2,4 milyar dolarının taşımacılık ve karayolları, 2,2 milyar dolarının tarım, 2,3 milyar dolarının belediye hizmetleri, 1 milyar dolarının kimya sanayi, 700 milyon dolarının eğitim ve sağlık, 300 milyon dolarının finans, 200 milyon dolarının telekomünikasyon, 1,1 milyar dolarının da diğer sektörlerde kullanıldığı, 1,7 milyar dolarının ise uluslararası tahvillerden oluştuğu aktarıldı.

Açıklamada, ülkenin en çok kredi aldığı ülke ve yabancı finans kurumları arasında 5 milyar dolarla Asya Kalkınma Bankası, 3,7 milyar dolarla Dünya Bankası, 2 milyar dolarla Çin Eximbank, 2 milyar dolar Çin Kalkınma Bankası, 2 milyar dolarla Japonya Uluslararası Kalkınma Ajansı ve 900 milyon dolarla İslam Kalkınma Bankası’nın yer aldığı vurgulandı.

Özbekistan’ın 2020 yılında 1,1 milyar dolarlık dış borç ödemesi gerçekleştirdiği ifade edilen açıklamada söz konusu tutarın 656,5 milyon dolarının ana para ödemeleri, 405,1 milyon dolarının ise faiz ödemeleri olduğu kaydedildi.

Ülkenin dış borç tutarı, 1 Ocak 2018’de 7,5 milyar dolar, 1 Ocak 2019’da 9,9 milyar dolar, 1 Ocak 2020’de de 15,7 milyar dolardı. Ocak 2020 itibarıyla dış borçlar GSYH’nin yüzde 27,2’sine tekabül ediyordu.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

İÇİŞLERİ BAKANI SN. SÜLEYMAN SOYLU’NUN AÇIKLAMASI ÜZERİNE

17.02.2021

TÜRKİSTANDER (Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği) Başkanı Burhan Kavuncu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘nun Doğu Türkistanlı’larla ilgili yaptığı açıklamayla ilgili  Hertaraf Haber’e değerlendirmelerde bulundu:

Türkiye İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, Türkiye’nin Doğu Türkistan politikası hakkında 15 Şubat 2021 günü önemli bir açıklama yaptı. Belirtilen hususlar genel olarak doğrudur ve açıklama Türkistanlılar arasında sevinç yaratmıştır. Bir devlet yetkilisinin açıklayamayacağı bazı hususları ve gördüğümüz eksikleri de bizim ortaya koymamız gerekiyor.

Biz Türkistanlılar Türkiye’nin dış politika önceliklerini belirleme veya eleştirme durumunda değiliz. Her ülke içinde bulunduğu şartlara, stratejik dengelere ve milli menfaatlerine göre politikalarını oluşturur. Burada sadece durum tespiti olarak aşağıdaki hususların bilinmesinde fayda görüyorum:

1-Türkiye devleti, Doğu Türkistanlı muhacirlere sahip çıkmaktadır. Dünyada en fazla Doğu Türkistanlı sığınmacı Türkiye’dedir. Açıklamada belirtildiği gibi ikamet, vatandaşlık, göç hizmetleri gibi birçok konuda ayrıcalıklı yaklaşım gösterilmektedir. Hatta diğer Türkistan ülkelerinden gelen hemşerilerimiz kendilerine de benzer kolaylıklar gösterilmesini istiyorlar.

2-Doğu Türkistanlıların başka bir ülkeye iade edilmemesi yönünde bir uygulama mevcuttur. Geçmiş yıllarda (2018 ve 2019’da) yaşanan iki olayın, görevlilerin hatası yüzünden meydana gelmiş istisnai vak’alar olduğunu düşünüyorum. Yetkililerin vakıaları reddetmeleri, bu hataların inşaallah bir daha tekrarlanmayacağını gösteriyor. Nitekim başka bir iade olayının vuku bulmaması, bunu doğrulamaktadır.

3-Malezya, Tayland gibi ülkelere sığınan Doğu Türkistanlılara da Türkiye “taraf ülke” sıfatıyla sahip çıkmaktadır. Bu, 2000’li yıllardan önce Türkiye’de görülmeyen bir politikadır.

4-BM ve uluslararası platformlarda Türkiye “Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Uygurlar ve diğer Müslüman azınlıklar”ın haklarını savunmaktadır. Çin’in işlediği insanlık suçlarını kınamıştır.

5-BM’de Çin’in Doğu Türkistan’daki zulmünü desteklemek için yayınlanan bildirilere, Türkiye imza atmamıştır. Sayıları 25’i bulan birçok ‘müslüman ülke’ Çin’in  ekonomik- siyasi baskılarına boyun eğdiği halde Türkiye’nin bunlar arasında yer almaması sevindiricidir.

Bunlar Türkiye’nin Doğu Türkistan politikasındaki olumlu göstergeler. Eksik veya yetersiz gördüklerimiz ise:

1-Türkiye dünyada Doğu Türkistan meselesine en fazla sahip çıkan ülkeler arasında değildir. Birçok batılı ülke “Uygur sorunu” olarak adlandırdıkları Doğu Türkistan’daki Çin soykırımını daha fazla gündeme getirmektedir. Finlandiya Başbakanı “her şey para değildir, bu bir soykırımdır ve sessiz kalamayız” derken, Kanada ve daha birçok Batılı ülke parlamentosunda Çin’i kınama kararları ilan edilmiştir. “Soykırım” gibi büyük bir insanlık suçu işlemekte olan Çin devletini kınamak için BM’de iki defa bildiri yayınlanmış, 22 ve 39 ülkenin imzaladığı bildirilere Türkiye imza koymamıştır.

2-Çin’in Doğu Türkistan halkına yönelik işlediği soykırım suçuna ortak olmamak ve kınamak için birçok ülke veya şirket, ticari kısıtlamalara başladı. Özellikle “Sincan Bölgesi”nden yapılan alımlar durdurulmakta. Türkiye ise, ihracatının 10 katı olan ithalatında ve diğer ticari ilişkilerinde herhangi bir değişiklik yapmamıştır.

3-2022 yılında Pekin’de yapılacağı söylenen Olimpiyatlara katılmama yönünde, birçok ülke açıklama yaptı. Türkiye bu konuda da başka ülkelerin gerisinde kaldı ve henüz böyle bir konu gündemde yer almıyor.

 

4- 2017 yılında Çin’le imzalanan “Suçluların İadesi Anlaşması” iki ülkenin meclislerinde yasalaştırılmak üzere bekliyordu. 2020’nin son günlerinde Çin meclisinin anlaşmayı onaylaması Türkiye’de geniş bir gündem oluşturdu. Biz Türkiye’nin hiçbir Türkistanlıyı Çin’e vermeyeceğine inanıyoruz. Lakin yine de böyle bir anlaşmanın yapılmasına tepkiliyiz. Çünkü Çin’le yapılacak “suç-suçlu-iade” kavramlarını içeren her türlü anlaşma, bütün dünyada soykırımcı olarak tartışılan bir rejimi meşrulaştırmak anlamına gelir. 21. Asrın bir apartheid (ırk ayrımına  dayalı zalim uygulamaları hukuk sistemi olarak kabul eden) ülkesi olarak öne çıkan Çin Komünist Partisi diktatörlüğü, bu tür anlaşmalarla masum olarak kabul edilmiş olmaktadır ki, bizim bundan razı olmamız düşünülemez.

5- Hepsinden önemlisi, Türkiye’de Doğu Türkistan konusunun gündeme getirilmesi, hükümet tarafından engellenmektedir. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu yaptığı resmi açıklamalarda, “Çin aleyhindeki yayınlara ve faaliyetlere izin verilmediğini/ verilmeyeceğini” bildirmiştir. Bu konu “dış politika önceliği” olarak kabul edilemez. Halkın ve STK’ların Doğu Türkistan duyarlılığına saygı gösterilmeli, engellemelerden vaz geçilmelidir. Örnek olarak Ankara ve İstanbul’da Çin temsilcilikleri önünde ailelerini arayan Uygurlara engel olunmaktadır. Yine ana akım medya ve STK’ların, Dışişleri Bakanı’nın açıkladığı hükümet baskısı yüzünden sessiz kaldıklarını tahmin ediyoruz.

Halkın, STK’ların ve medyanın, Doğu Türkistan hassasiyetini serbestçe ortaya koyabilmesi, Türkiye’nin Dünya’daki imajını iyileştireceği gibi, Çin karşısında da elini güçlendireceği açıktır. Buna rağmen aksine bir politika takip edilmesi, bazı bazı Çin yanlısı çıkar çevrelerinin etkisi olarak görülmektedir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Burhan Kavuncu

TÜRKİSTANDER (Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği) Başkanı

 

Devami