Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, “Demokratik reformlar yolu, bizim için tek ve doğru yoldur. Halkımızla yeni bir Özbekistan’ı inşa etme gibi büyük bir hedef belirledik.” dedi.
2019 sosyo-ekonomik kalkınma sonuçları ve 2020 kalkınma hedeflerine ilişkin geçen ay yapılan genel seçimlerin ardından yeni oluşturulan parlamento üyelerine seslenen Mirziyoyev, “Aktif Yatırım ve Sosyal Kalkınma Yılı” ilan edilen 2019’da 4,2 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım yapıldığını söyledi.
Mirziyoyev, geçen sene ülke ekonomisinin yüzde 5,6 büyüdüğünü, sanayi sektörünün yüzde 6,6, ihracat hacminin yüzde 28 arttığını anımsatarak, Özbekistan’ın altın-döviz rezervlerinin de 2,2 milyar dolar artarak 28,6 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
86 ülke ile vizesiz, 57 ülke ile ise sadeleştirilmiş vize uygulaması sonucunda, geçen sene 6,7 milyon yabancı turistin geldiğini bildiren Mirziyoyev, bu yıl ülkeye 7,5 milyon turistin gelmesinin planlandığını vurguladı.
“Bu yıl 23 milyar dolarlık yatırım kullanılacak”
Ülkesinin geçen sene Dünya Bankası İş Yapma kolaylığı sıralamasında 7 sıra yükseldiğini aktaran Mirziyoyev, Özbekistan’ın bu sıralamada ilk 50 ülke arasında yer almak için çabalarını sürdüreceğini belirtti.
Mirziyoyev, 2020’yi “bilim, eğitim ve dijital ekonomiyi geliştirme yılı” ilan ederek, bu yıl ülkede 23 milyar dolarlık yatırımın kullanılacağını ve 206 yeni işletmenin faaliyete geçeceğini vurguladı.
Dış politikada Orta Asya’daki komşu ülkelerle dostluk, komşuluk ve stratejik ortaklık ilişkilerinin üst düzeye çıkarılması, Rusya, Çin, Japonya, Güney Kore, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Avrupa Birliği (AB) ve Asya ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi için çaba göstereceklerine işaret eden Mirziyoyev, aralarında Türk Konseyinin de bulunduğu uluslararası kuruluşlarla iş birliklerini hızlandıracaklarını kaydetti.
Mirziyoyev, 2021-2023’te Özbekistan’ın Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine üye olması için çalışacaklarını bildirdi.
Kazakistan’a geçen yıl yurt dışından 17 bin 661 Kazak’ın döndüğü bildirildi.
Kazakistan Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamada, geçen yıl ülkeye 17 bin 661 Kazak’ın göç ettiği belirtilerek, “Bu kişilerin yüzde 41,5’i Çin’den, yüzde 40,1’i Özbekistan’dan geldi.” ifadesi yer aldı.
Ana vatanına geçen yıl dönen 17 bin 661 Kazak’ın yüzde 6,5’inin Türkmenistan’dan, yüzde 6,2’sinin Moğolistan’dan geldiği ifade edilen açıklamada, Rusya’dan göç eden Kazak sayısının yüzde 1,8 ve diğer ülkelerden gelen Kazakların yüzde 3,9 olduğu belirtildi.
Açıklamada, yurt dışından gelen Kazakların yüzde 38’inin Almatı eyaletine, yüzde 14’ünün Mangıstau eyaletine yerleştiği kaydedilerek, “Göç edenlerin yüzde 7’si Çimkent, yüzde 6’sı Nur Sultan’a yerleşti.” ifadesi kullanıldı.
Kazakistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1991’den bu yana ülkeye yurt dışından toplam 1 milyon 57 bin 280 Kazak döndü.
Özbekistan’da, 22 Aralık 2019’da yapılan seçimlerin ardından yeni kabine oluşturulması amacıyla hükümet istifa etti.
Özbekistan’da Başbakan Abdulla Aripov, hükümetin istifasına ilişkin dilekçeyi senatoya sundu, Senato Genel Kurulu da hükümetin istifasını kabul etti.
Senato’dan yapılan açıklamada, ülkenin anayasasına göre, istifa eden hükümetin yeni kabine kuruluncaya kadar çalışmaya devam edeceği bildirildi.
Parlamentonun iki kanadının 21 Ocak Salı günü yapılacak ortak oturumunda yeni başbakan adayı görüşülecek.
Ülkede 22 Aralık 2019’da düzenlenen genel seçimlerde 150 üyeden oluşan parlamentonun alt kanadı olan Yasama Meclisinde 53 sandalye elde eden Liberal Demokrat Parti, başbakanlığa Abdulla Aripov’u yeniden aday göstermişti.
Yasa gereği, Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Aripov’un başbakanlığını onaylamasının ardından görüşmek üzere parlamentoya takdim edecek. Aripov’un başbakan olabilmesi için parlamento üyelerinin yarısından fazlasının desteklemesi gerekecek.
Yasa uyarınca, genel seçimlerin ardından yeni kabinenin oluşturulması için hükümetin istifa etmesi gerekiyor.
Kazakistan Tarım Bakanlığından yapılan açıklamada, geçen yıl 156 bin büyükbaş ve 264 bin küçükbaş hayvan ihraç edildiği, bunun 121 bin büyükbaş ve 200 bin küçükbaşının Özbekistan’a satıldığı bildirildi.
Kazakistan, et fiyatlarında spekülatif artış ve yerel et fabrikalarında ham madde sorunu nedeniyle ülkeden büyükbaş ve küçükbaşhayvanların çıkarılmasını yasakladı.
Kazakistan Tarım Bakanlığından yapılan açıklamada, geçen yıl 156 bin büyükbaş ve 264 bin küçükbaş hayvan ihraç edildiği, bunun 121 bin büyükbaş ve 200 bin küçükbaşının Özbekistan’a satıldığı bildirildi.
Kazakistan’dan büyükbaş ve küçükbaş hayvan satılan ülkeler arasında Rusya, Ermenistan, Azerbaycan ve İran’ın da yer aldığına işaret edilen açıklamada, “Ülkeden hayvanların toplu bir şekilde çıkarılması et fiyatlarında spekülatif artışa ve yerel et işleme fabrikalarında ham madde sorununa yol açtı.” denildi.
Açıklamada, ülkede işlenmiş ürün ihracatının 2,5 kat artırılmasının hedeflendiği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
“Bu bağlamda yerli et işleme fabrikalarının başvurusu üzerine Tarım ve Maliye bakanlıklarının çiftlik hayvanların ülkeden çıkarılması konularına ilişkin ortak kararında değişiklikler yapılması kararlaştırıldı. Bu değişiklikler ülkede büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarının çıkarılmasını tamamen yasaklıyor.”
Açıklamada ayrıca, yapılan değişikliklerin ülkede çiftlik hayvan sayısının artmasını ve yerel et fabrikalarının et sorununun çözülmesini sağlayacağı kaydedildi.
Kazak Müslümanlar, kamplarda tutuldukları sürede işkence gördüklerini, dövüldüklerini ve kendilerine bilinmeyen maddeler enjekte edildiğinini belirtti.
Çin‘in Sincan Uygur Özerk Bölgesi diye adını değiştirdiği Doğu Türkistan‘da “mesleki eğitim merkezleri” adı altında faaliyet gösteren tartışmalı eğitim kamplarından kurtulup ülkesine dönen Kazak Müslümanlar, kamplarda tutuldukları sürede işkence gördüklerini, dövüldüklerini ve kendilerine bilinmeyen maddeler enjekte edildiğinini belirtti.
Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde “mesleki eğitim merkezleri” adı altında faaliyet gösteren tartışmalı eğitim kamplarından çıkabilen bazı Kazaklar yaşadıklarını anlattı.
BBC’nin haberine göre, ülkesine dönen Kazak Müslümanlar, kamplarda tutuldukları sürede işkence gördüklerini, dövüldüklerini ve kendilerine bilinmeyen maddeler enjekte edildiğini söyledi. Haberde, kampta uzun süre kaldığı belirtilen kişilerin görüntülü röportajlarına ve ifadelerine yer verildi.
Kazaklar ve Uygur Türkleri ile diğer Müslüman azınlıkların yüzyıllar boyunca Çin-Kazakistan sınırında özgürce yaşayıp hareket ettiği vurgulanan haberde, son dönemde Çin’in İslamiyet’e yönelik kısıtlamalarının devam ettiği belirtildi.
Bu kamplarda 17 ay tutulduğu belirtilen Dursunbey, “Beni bir zindana yani yerin altında bir yere kapattılar. Ceplerimi kontrol edip cüzdanımı ve kemerimi aldılar, yerin 20 metre altında bir odaya götürdüler. Demirden bir sandalyeye, ellerimi kollarımı ve vücudumu zincirlediler.” diye konuştu.
Dursunbey, serbest bırakılmasının ardından polise kayıt yaptırmasının istendiğini anlattı. Kendisinden Çin polisinin kullandığı gibi bir şapka takmasını, bir güvenlik görevlisi gibi kurşun geçirmez bir yelek giymesini, kalkan ve cop kuşanmasını istediklerini anlatan Dursunbey, “07.00’dan 20.00’a kadar devriye gezdik. Bize yiyecek vermediler ve ödeme yapmadılar.” diye konuştu. Dursunbey, kabuslar gördüğünü, Çin’de kendisine yapılanları düşündüğünü dile getirerek, “Hala korkuyorum. Hala kalbim acıyor.” dedi.
Eşinin 25 Ocak 2017’de Çin sınırını geçtiğini dile getiren Gülnur adlı Kazak kadın da “Eşimi, telefonunda WhatsApp uygulaması yüklü olduğu gerekçesiyle gözaltına aldıklarını söylediler. Çin, bir babayı çocuklarından ayırdı.” ifadesini kullandı.
Gülnur, eşinin serbest bırakıldığını ancak pek çok Kazakistanlı gibi ev hapsinde tutulduğuna inandığını söyledi.
Eğitim merkezi olduğu öne sürülen zorunlu kamplarda 4 ay kalan Orinbey de kamplardaki yetkililere Kazakistan’a ne zaman döneceğini sorduğunu ve “Çinceyi öğrendiğinde!” cevabını aldığını aktardı.
Orinbey, “Ellerini havaya kaldır dediler, ben de kaldırdım. Üzerime su döktüler. Su mu yoksa başka bir şey miydi bilmiyorum ama bağırdım ve bayıldım. Kendime zarar vermek istediğim zamanlar oldu. Ölmek istemedim ama olanlardan dolayı intiharı düşündüm. Ölmek tüm ızdıraplara son verecekti.” dedi.
Çin’in bu kamplarında 15 ay tutulan Gülzira da “Binanın girişinde Çince ve Uygurca meslek okulu yazıyordu ama okul değildi, kamptı, hapishaneydi. Üç ay sonra bize bilinmeyen madde enjekte ettiler. Reddetmemiz halinde daha zorlu bir kampa gönderileceğimizi söylediler.” dedi.
“Nereye giderseniz gidin köy polisinden izin almanız gerekiyor. Bunu yapmazsanız, hükümete karşısınız ve bir kampa geri gönderileceksiniz anlamına geliyor. Beni Çinlileştirmeye çalışmalarına rağmen inancımı içimde sakladım. Kazak ve Müslüman kimliğim değişmedi. Allah beni korudu. Kazak olmakla gurur duyuyorum. Bir vatanım olmasından gurur duyuyorum.” ifadelerini kullandı.
İngiltere’deki Çin Büyükelçiliği, bu tür iddiaların “tamamen söylenti” olduğunu savundu ve kamplarda “eğitim görenlerin” şu an serbest olduğunu iddia etti.
Binlerce Kazak Müslüman’ın hala kayıp olduğu öne sürülürken, aileleri, videolar çekerek bu kişilerin kayıp olduğuna ilişkin tanıklık ediyor ve fotoğraflarını paylaştıkları yakınlarının en son nerede ve ne zaman görüldüğünü soruyor.
Çin, kamplardan “mezun olanların” tamamının iş hayatında “desteklendiğini” öne sürse de kamplardan çıkan kişiler, zorla çalıştırıldığını söylüyor.
Çin’de 500 binin üzerinde Kazak vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor. 2017’den bu yana binlerce Kazak’ın, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki tartışmalı kamplarda tutulduğu iddia ediliyor.
Washington merkezli sivil toplum kuruluşu Çin İçin Vatandaş Gücü Girişimleri Kurumu, Ağustos 2019’da “Sincan’daki Zorla Çalıştırılan Mahkumlar” konulu panel düzenleyerek, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde uyguladığı zorla çalıştırma politikalarını ele alan bir rapor paylaşmıştı. Raporda, “Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki muhalifleri cezalandırmak için çok sayıda çalışma kampı kurdu. Bu sebeple, yerel ve uluslararası tekstil sektöründe büyük rol oynayan Sincan’da üretilen pamuk, Çin’in toplam pamuk üretiminin yüzde 84’üne tekabül eder hale geldi.” ifadeleri yer almıştı.
Pekin’in “mesleki eğitim merkezleri” olarak adlandırdığı ancak uluslararası kamuoyunun “yeniden eğitim kampları” şeklinde tanımladığı yerlerde Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre en az 1 milyon Uygur Türkü’nün kendi rızası dışında tutulduğu tahmin ediliyor.
Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kaç kamp bulunduğuna, bu kamplarda kaç kişinin olduğuna ve ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor.
Çin’in, bölgede yaşayan Müslüman Uygurlara, Çince dil eğitimi ile mesleki ve kültürel kurslar verdiğini öne sürdüğü kampların durumu hakkında net verileri paylaşmaması, uluslararası kamuoyunda derin kaygılara yol açıyor.
Çin hükümet raporu basına sızdı
Kasım ayında Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşananlara ilişkin Çin yönetimine ait 403 sayfalık resmi belge basına sızmıştı. New York Times tarafından yayımlanan belgede, Çin yönetiminin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki güvenlik birimlerine, nasıl hareket etmeleri gerektiğine dair verdiği detaylı talimatlar dikkati çekmişti.
Belgenin 200 sayfasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve diğer Çinli yetkililerin, bölgedeki Uygur nüfusunun kontrolü ve aralıksız denetim yapılmasına ilişkin talimatları yer alırken, İslamiyet’in yayılmasını önlemek için önlem alınması uyarılarının yer aldığı belirlenmişti.
Özbekistan’da 22 Aralık’ta düzenlenen yerel seçimlerde belirlenen il belediye meclisleri üyeleri arasında kendi bölgesini Senato’da temsil edecek senatörlerin belirlenmesine ilişkin oylamalar yapıldı.
Özbekistan’da il belediye meclislerinde yapılan seçimlerle parlamentonun üst kanadı olan Senato üyeleri belirlendi.
Özbekistan Merkez Seçim Komisyonundan yapılan açıklamaya göre, 22 Aralık’ta düzenlenen yerel seçimlerde belirlenen il belediye meclisleri üyeleri arasında kendi bölgesini Senato’da temsil edecek senatörlerin seçilmesi için oylamalar yapıldı.
İl belediye meclislerindeki oylamada Taşkent Büyükşehir Belediyesi, Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti ve ülke genelindeki 12 ilin her birinden altışar olmak üzere 84 senatör seçildi.
Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından imzalanan kararnameyle de ülkede yürürlükte olan yasa gereği bilim, kültür, sanat ve kamu yönetimi alanlarında önde gelenlerin arasından 16 senatör atandı.
Ülke parlamentosunun üst kanadı olan Senato genel kurulunun gelecek hafta düzenlenecek ilk toplantısında Senato Başkanı ve yardımcılarının belirlenmesi öngörülüyor.
Başkanlık sistemiyle yönetilen Özbekistan’da parlamento, Yasama Meclisi ve Senatodan oluşuyor. Ülke parlamentosunun alt kanadı olan ve daimi çalışan Yasama Meclisi 150 milletvekilinden, üst kanadı olan ve üç ayda bir toplanan Senato ise 100 üyeden oluşuyor.
Çin Halk Cumhuriyeti’nde Yeni Yıl kutlamaları – Bahar Şenliği – Torugart – yol ve Irkeshtam – yol kontrol noktaları kapatılacak.
Kırgızistan–Çinsınırı 24 – 30 Ocak 2020 tarihleri arasında geçici olarak kapatılacak.
Çin tarafının girişimiyle ilgili olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nde Yeni Yıl kutlamaları – Bahar Şenliği – Torugart – yol ve Irkeshtam – yol kontrol noktaları kapatılacak.
Kişilerin, araçların ve malların kabulü 31 Ocak’ta devam edecekti.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Başkanı Hasan Basri Acar,MÜSİAD Ankara Şubesi tarafından gerçekleştirilen Özbekistan’ın yatırım imkanlarının anlatıldığı organizasyonda yaptığı konuşmada, her ay farklı ülkelerin temsilcileriyle bir araya gelerek Türk iş insanlarının ihracatları ve yurt dışı yatırımlarını artırmak için gayret göstereceklerini vurguladı.
15 Ocak 2020 16:04
Bu kapsamda atacakları adımlara değinen Acar, “İş insanlarımızla Taşkent’i, Semerkant’ı ve Buhara’yı büyükelçilik öncülüğünde ziyaret ederek hem oradaki tarihimizi yad etmek hem de ticari ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Bu toplantıları rutin olarak tekrarlamalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.
Acar, Ankara’nın “bürokrasi şehri” olarak tanınmasına rağmen önemli bir sanayi kenti olduğuna dikkati çekti.
– “Yeni işlere imza atılsın”
Özbekistan’ın Ankara Büyükelçisi Alişer Azamhocayev de Özbekistan’daki Türk yatırımlarının artmasının sevindirici olduğunu belirterek, “Ekonomi diplomasisine ağırlık veriyoruz. Niyetim şu ki bugünkü ziyaretimizde olan iş insanlarını Özbekistan’a götürelim ve yeni işlere imza atılsın.” ifadesini kullandı.
Azamhocayev, organizasyona katılan iş insanlarını büyükelçiliğe davet etti.