Taşkent’te sakal operasyonu.. Yakalananlar traş edildi

Taşkent’te sakallılara karşı bir baskın düzenlendi. Gözaltına alınanlar polis bölümüne götürüldü ve sakallarını tıraş etmek zorunda kaldılar.

Özbekistan’da 23 Ağustos’ta, kolluk kuvvetleri, başkent Taşkent‘in en büyük elektronik pazarlarından biri olan Malika’da (Flash Drive) sakallı düzinelerce adamı gözaltına aldı ve polis bölümüne götürdü. Orada sakallarını traş ettiler ve serbest bıraktılar.

Sakallı erkeklere karşı baskınlar Taşkent’te 24 Ağustos’ta da devam etti.

Taşkent’teki Malika pazarında ev aletleri ve elektronik eşya satan bir girişimci, 23 Ağustos’ta düzenlenen bir baskın sırasında gözaltına alındığını ve sakalını tıraş etmek için polis departmanına getirdiğini bildirdi.

– Baskın öğleden sonra başladı. Üniformalı ve sivil kıyafetli polis memurları, her sakallı erkeği gözaltınaalmaya başladı ve sonra onları 4. Taşkent Polis Teşkilatına götürdü. Orada bizi hapse atmakla tehdit ettiler. Polis, “Sakallarını tıraş etmiyorsan, buradan gitme,” dedi. Kaynak, sakallarını tıraş etmeyi kabul eden adam ve adamların serbest bırakıldığını ve itiraz edenlerin bölümde kaldığını söyledi.

Jamoliddin Muhammad isimli bir sivil Facebook sayfasında Malika teknoloji pazarında sakallara yapılan baskınları bildirdi .

“Malika pazarını terk ettiğimde, üniformalı tanımlanamayan polis memurları beni alıkoydu ve beni 4. Taşkent Polis Teşkilatına götürdü. Bölüme girdikten sonra, sadece sakallı erkeklerin bulunduğu uzun bir hat gördüm. Tutukluların verilerini kaydettiler ve fotoğrafladılar. Ben de fotoğraflandım. Sonra bir ofiste bizimle konuştular. Orada mecbur olduğumu söylediler ” Sakalını tıraş et” dediler, elbette kabul etmedim. Sonra kendini tanıtmayı reddeden çalışan, sakalımı tıraş etmesem gitmeme izin vermeyeceklerini söyledi. Sonra ona dedim ki: “Sakal uzatmanın yasaklanması hakkında yazan kanunu göster, sonra emirlerinize kesinlikle uyacağım. Ancak bana sakal uzatmayı açıkça yasaklayan herhangi bir yasa veya belge göstermediler. ”

Jamoliddin Muhammed ve sakallarını traş etmeye zorlanan diğer vatandaşlar, sakalları tıraş etmeyi zorlamak amacıyla Taşkent İç İşleri Genel Müdürlüğü(GUVD)’nden resmi açıklama yapılmasını istiyor.

Gözlemciler, vatandaşların inançları gereği uzattıkları sakallarının polis tarafından zorla tıraş edilmesinin insan haklarının açık bir ihlali olduğuna inanmaktadır.

Özbekistanlı Müslümanların Manevi Yönetimi de kolluk kuvvetlerinin eylemlerine itiraz ederek, ” Sakal uzatmak her Müslüman için sünnettir. Vatandaşları sadece sakal uzattıkları için taciz etmek yasaktır. ”açıklamasında bulundu.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Katar, Doğu Türkistan konusunda imzasını geri çekti

Çin’in Doğu Türkistan politikasına destek veren 37 ülkeden biri olan Katar, o mektuptan imzasını çekti.

Batı ülkeleri 8 Temmuz’da yayınladıkları bir bildiriyle Çin’in Sincan bölgesindeki Uygur Müslümanlarına yönelik eylemlerini ve toplu tutuklamaları kınadı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’e seslenen mektup BM’yi Çin’e baskı yapmaya ve bölgeye BM uzmanı göndermeye çağırıyordu.

Bildiri üzerine harekete geçen Michelle Bachelet, Çin’in “eğitim merkezi” dediği “toplama kamplarına” gitmek için izin istediği belirtildi.

Bundan beş gün sonra ise şaşırtıcı bir şekilde aralarında İslam ülkelerinin bulunduğu 37 ülke, BM’ye Çin’in politikalarını desteklediklerini belirten bir mektup gönderdi. Mektupta “Terörizm ve aşırılıkla ağır şekilde yüzleşen Çin, mesleki eğitim ve öğretim merkezleri kurmak da dahil olmak üzere Sincan’da bir dizi terörle mücadele ve önlemi almıştır” ifadeleri yer aldı.

İmzacı ülkeler arasında birçok Afrika ülkesiyle birlikte, Kuzey Kore, Venezuela, Küba, Belarus, Myanmar, Filipinler, Suriye Pakistan, Umman, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer aldı.

Çin’i savunan bu mektupta Pekin yönetiminin aldığı önlemler sonucunda son üç yıldır söz konusu bölgede (Doğu Türkistan-Sincan) terör eylemleri geçekleştirilmediği kaydedildi.

KATAR İMZASINI ÇEKTİ

Bloomberg’den Zainab Fattah’ın haberine göre Katar o mektuptan imzasını çekti.

Ülke, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Başkanı Coly Seck’e 12 Temmuz tarihli mektuptan çekilme kararını bildirdi.

Katar hükümeti iletişim bürosu ve BM, arama ve maillere dönüş yapmadı.

Katar BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ali Khalfan Al Mansouri, 18 Temmuz’da Coly Seck’e şu ifadeleri yazdı:

“Uzlaşma ve arabuluculuk odağımızı dikkate alarak, yukarıda belirtilen mektubun ortak olarak imzalanmasının dış politikadaki kilit önceliklerimizi tehlikeye atacağına inanıyoruz. Bu bağlamda tarafsız bir duruş sürdürmek istiyoruz.”

NEDEN KARAR DEĞİŞTİRDİ?

Katar, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçısı. Çin ile bağlarına zarar vermek istemez.

Bloomberg tarafından derlenen verilere göre Çin, Katar’ın 2018’de üçüncü büyük ticaret ortağıydı ve toplam ticaret 13 milyar dolar civarındaydı.

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad El Sani, Ocak ayında Çİn’i ziyaret etti ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’e “esbi ve iyi bir arkadaş” şeklinde hitap etti.

Ancak Katar, iki yıldır Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın başlattığı bir ambargoya maruz kalıyor. Bu sebeple Katar, Avrupa ve Amerika ile iyi ilişkiler kurmak istiyor.

Ağustos ayının başında Pakistan’dan ayrılmak durumunda kalan Doğu Türkistanlı Ablikim Yusuf’un, Katar’ın Doha Havalimanı’nda Çin’e iade edilme tehlikesi ABD’nin Yusuf’u kabul etmesiyle sonuçlanmış 6 Ağustos’ta Yusuf Çin’e iade yerine Doha’dan ABD’ye uçmuştu.

BM’NİN MEKTUBUNU İMZALAYAN ÜLKELER

8 Temmuz tarihli BM mektubunu imzalayna ülkelerin güncel imzacıları:

Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, İzlanda, İrlanda, Japonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, İspanya, İsveç, İsviçre, İngiltere.

ÇİN’E DESTEK MEKTUBUNU İMZALAYAN ÜLKELERİN GÜNCEL İMZACILARI

Cezayir, Angola, Bahreyn, Belarus, Bolivya, Burkina Faso, Burundi, Kamboçya, Kamerun, Komorlar, Kongo, Küba, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Mısır, Eritre, Gabon, Kuveyt, Laos, Myanmar, Nijerya, Kuzey Kore, Umman, Pakistan, Filipinler, Katar, Rusya, Suudi Arabistan, Somali, Güney Sudan, Sudan, Suriye, Tacikistan, Togo, Türkmenistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Venezuela, Zimbabve

dunyabulteni.net

Devami

Doğu Türkistan’da Zorla Çalıştırılan Mahkumlar

Çin’in, Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında tuttuğu Uygur Türklerini zorla pamuk tarlalarında çalıştırdığı belirtildi.

Washington merkezli sivil toplum kuruluşu Çin İçin Vatandaş Gücü Girişimleri Kurumu, “Doğu Türkistan‘da Zorla Çalıştırılan Mahkumlar” konulu panel düzenleyerek, Çin’in Doğu Türkistan Bölgesi’nde uyguladığı zorla çalıştırma politikalarını ele alan bir rapor paylaştı.

Kurumun Başkan Yardımcısı Lianchao Han, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı baskıcı politikalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şunları ifade etti:

“Çin, Doğu Türkistan’daki muhalifleri cezalandırmak için çok sayıda çalışma kampları kurdu. Bu sebeple, lokal ve uluslararası tekstil sektöründe büyük rol oynayan Sincan‘da üretilen pamuk, Çin’in toplam pamuk üretiminin yüzde 84’üne tekabül eder hale geldi. Üretimdeki bu yüksek oran, ülke geneline göre en fazla hapishanenin bulunduğu Doğu Türkistan’daki binlerce insanın uzun ve zorlu şartlarda çalıştırılması ile doğrudan ilişkili.”

Ayrıca, Çin Komünist Partisi (CCP) tarafından kendi internet sitesinde yayımlanan ancak kısa bir süre sonra silinen bir veriye atıfta bulunan Han, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı bu politikadan “masrafsız ekonomik kazanç ve Sincan’da politik istikrar sağlamak” hedefi güttüğünü belirtti.

Sincan’daki çalışma kamplarında mahkum olarak bulunan Doğu Türkistanlı Tahir Hamut, panelde söz alarak, kampa ve oradaki yaşam koşullarına ilişkin tecrübelerini paylaştı.

Kendisinin üniversite okumak üzere Türkiye’ye giderken “dışarıya hassas bilgiler çıkarttığı” iddiasıyla ülke içinde tutuklandığını ve Sincan’daki toplama kamplarına götürüldüğünü anlatan Hamut, beraberindeki mahkumlar ile pamuk tarlalarında ve tuğla fabrikalarında karın tokluğuna zorla çalıştırıldıklarını kaydetti.

Hamut, “Benim kaldığım koğuşta çoğu siyasi 250 mahkum vardı. Yaşam koşulları ve çalışma şartları çok ağırdı. 2 metrekarelik odalarda kalıyor ve sadece Pazar günleri dinleniyorduk. Bu şartlarda herkes hastalandı ve kalıcı hasarlar gördü. Üstelik bu çalışmalar karşılığında para almıyorduk.” şeklinde konuştu.

Ayrıca panelde söz alan Uygur İnsan Hakları Projesi Dış İlişkiler Direktörü Louisa Greve ise Disney, Adidas, Ralph Lauren, Tommy Hilfiger, Nike, Gucci, Armani gibi birçok ABD ve Avrupa menşeli tekstil firmalarının Sincan’da üretilen pamukları almaya devam ettiğini vurguladı.

Greve, “Aldıkları pamuğun ne şartlar altında üretildiğini öğrenen bazı markalar, Çinli toptancılar ile yaptıkları ticareti sonlandırdılar ancak toptancılar bu kez isim değiştirmek suretiyle gizlenerek pamuk satmaya devam etti. Üstelik Çin hükümeti de bu toptancılar tarafından işlenen zorla çalıştırma suçunu gizlemeye çalışıyor.” dedi.

Öte yandan, Doğu Türkistan bölgesindeki toplama kamplarına ve Uygur Türklerinin yaşadığı günlük sorunlara da değinen Greve, “Doğu Türkistan’ı laboratuvar ve bedava işçilik olarak gören Çin, Uygur Türklerini deney objesi olarak kullanıyor. Yeni üretilen yüz tarama sistemleri, takip cihazları ve kamera kayıt yöntemleri gibi birçok denenmemiş hassas teknolojiler Doğu Türkistan’da deneniyor.” ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından konuya ilişkin yayımlanan bir raporda, son 2 yılda Doğu Türkistan’da çok sayıda kişinin “önleyici polisiye tedbir” adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi bakımdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın toplama kamplarına gönderildiği belirtiliyor.

Çin ise uluslararası kamuoyunda “toplama kampları” şeklinde adlandırılan yerlerin “mesleki eğitim merkezi” olduğunu ve buralarda tuttuğu kişileri “aşırıcı fikirlerden arındırarak topluma kazandırmayı” hedeflediğini iddia ediyor.

BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken, Çin şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi. Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini geri çeviriyor.

dunyabulteni.net

Devami

ÖZBEKİSTAN HÜKÛMETİ, ÇİN’İN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ POLİTİKASINI DESTEKLEDİĞİNİ AÇIKLADI

Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdülaziz Kamilov, Çinli mevkidaşı ile yaptığı görüşmede tarihe kara bir leke olarak geçecek açıklamalarda bulundu.

Bakan Abdülaziz Kamilov, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile yaptığı görüşmede, “Doğu Türkistan’daki radikalizme karşı yürütülen Çin politikasını destekliyoruz. Hiçbir ülkenin buna müdahil olma yetkisi yoktur.” ifadelerini kullandı.

ÇİN’İN KUŞAK VE YOL PROJESİNE ÖVGÜ!

Görüşmenin devamında Çin’in “Kuşak ve Yol Projesi” masaya yatırıldı. Taraflar ticari ilişkilerin bu proje kapsamında artmasını beklediklerini ifade ettiler.

Doğu Türkistan’da 3 yıla yakın bir süredir toplama kamplarında 1 milyonu aşkın Uygur, Kazak ve diğer Türk halklarından olan Doğu Türkistanlı esir tutuluyor. Çin bu kampların insanları radikalizmden arındırma amacıyla kurulan eğitim kampları olduğunu iddia ediyor.

Orta Asya ülkeleri, ekonomik bağımlılıklarından ötürü dış ve iç politikada giderek Çin hegemonyası altına giriyor. Çin bu ülkelerde finansman gücünü kullanarak, siyasi etki alanını genişletmeyi hedefliyor.

qha.com.tr

Devami

Türkmenistan Devlet Başkanı Singapur’u ziyaret edecek

Dışişleri Bakanlığı, Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov’un, Ağustos ayının sonlarına doğru Singapur’a bir resmi ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı.

Türkmenistan Devlet Haber Ajansı’nın verdiği bilgiye göre,  16 Ağustos’ta yapılan Hükümet toplantısında, Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, resmi ziyarette başkanlık edeceği hükümet delegasyonunun hazırlıkları hakkında Dışişleri Bakanı Reşid Meredov tarafından  bilgilendirildi.

Resmi ziyarette, Türkmenistan-Singapur ilişkilerinin geliştirilmesi için yeni adımlar atılması bekleniyor. Özellikle sivil havacılık ile deniz taşımacılığı ve hava yolu bağlantıları alanında işbirliğinin  gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Geçtiğimiz Haziran ayında, Singapurda hükümetler arası istişare toplantıları yapılmış, iki ülke arasında üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmesi, iş çevreleri arasında bir iş forumu düzenlenmesi konuları görüşülmüş,  havacılık ve taşımacılık alanlarında işbirliği olanakları gözden geçirilmişti.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

“Ortak tarih Orta Asya ülkeleri için temel olmaya devam edecek”

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ortak tarih, iyi komşuluk, kültürel ve dinî yakınlığın her zaman Orta Asya ülkelerinin yakınlaşması için temel olduğunu ve olmaya devam edeceğini söyledi.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Tokayev, başkent Nur Sultan’da yapılan ABD’nin Orta Asya ülkeleri Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan ile iş birliğini öngören C5 1 formatlı toplantının ardından, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Cengiz Aydarbekov, Tacikistan Dışişleri Bakanı Sirojiddin Muhriddinov, Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşit Meredov ve Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov ile görüştü.

Görüşmede Orta Asya’da entegrasyon süreçlerinin daha da geliştirilmesinin önemini vurgulayan Tokayev, “Ortak tarih, iyi komşuluk, kültürel ve dinî yakınlık her zaman ülkelerimizin yakınlaşması için temel olmuştur ve olmaya devam edecektir. Birinci Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in çabalarıyla Orta Asya ülkeleriyle iş birliği her zaman ülkemizin dış politikasının önceliği olmuştur.” ifadelerini kullandı.

Tokayev, bölgede ticaret, yatırım, ulaştırma, kültür ve insani alanlarda iş birliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

trtavaz

Devami

Özbekistan Ulusal Televizyon ve Radyo Şirketi’nde yangın

Özbekistan Ulusal Radyo ve Televizyon şirketinde dün geve yangın çıktı. Yangında ölen ve aralı bulunmazken şu an maddi hasar tespiti yapılıyor

21 Ağustos gecesi Taşkent’teki Özbekistan Ulusal Televizyon ve Radyo Şirketi bölgesinde (NTRK) şiddetli bir yangın meydana geldi. Taşkent Yangın Güvenliği İdaresi’ne göre, yangında ölen ve yaralanan yok.

Yönetime göre, 21 Ağustos’ta yerel saat 21.54’te televizyon ve radyo şirketinde çıkan yangın hakkında bir mesaj alındı. 400 metrekarelik bir alanda yemek odası ve yardımcı odalar yanıyordu. Yangın 02.45’te lokalize edildi ve neredeyse bir saat içinde elimine edildi (03.36). Yangını ortadan kaldırmak için 12 adet ekipman kullanıldı.

Raporda, “Yangından dolayı ölüm ve yaralanma yaşanmadı.” Dedi.

Ön verilere göre, yangının sebebi şebekede kısa devre olabilir. Şu an zayiat raporu hazırlanıyor.

www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan ile Türkiye arasında iade anlaşması yürürlüğe girdi

 

20 Ağustos 2019’da Özbekistan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında suçluların iadesi anlaşması yürürlüğe girdi. Bu belge 30 Nisan 2018’de imzalanmıştı.

Özbekistan Dışişleri Bakanlığı’na göre, anlaşmanın ceza hukuku alanındaki işbirliğinin genişletilmesi ve suçla mücadelede iki ülke arasında daha etkin bir işbirliğinin sağlanması amaçlanıyor.

Anlaşma metninde kişilerin yakalanıp iade edilmesinin şartları, iade talebini reddetme gerekçeleri, isteğin biçimi ve içeriği,  talep eden taraftan istenmesi gereken ilave belgeler belirtildi.

Anlaşmayı onaylayan her bir taraf, talep eden tarafa, kovuşturma başlatmak veya kesinleşmiş cezasının infazı için aranmakta olan kişileri iade etme zorunluğunu taahhüt eder.

Kun.uz

https://kun.uz/37042876

Devami

Kırgızistan’ın eski lideri Atambayev’in gözaltı süresi uzatıldı

Kırgızistan’ın eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, 26 Ekim’e kadar Milli Güvenlik Devlet Komitesi nezarethanesinde kalacak

Kırgızistan Pervomay İlçe Mahkemesince, 8 Ağustos’ta gözaltına alınan eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev‘in gözaltı süresinin 26 Ekim’e kadar uzatılmasına karar verildi.

Milli Güvenlik Devlet Komitesi nezarethanesinde tutulan Atambayev’in avukatı Sergey Slesarev, gazetecilere yaptığı açıklamada, müvekkilinin duruşmasının komite binasında yapıldığını ve gözaltı süresinin 26 Ekim’e kadar uzatıldığını bildirdi.

Duruşmanın, komite binasında yapılacağını duruşma başlamadan önce öğrendiğini aktaran Slesarev, Atambayev’in gözaltı durumunun yasalara aykırı olduğunu, gözaltı süresinin uzatılmasına da itiraz edeceklerini kaydetti.

– “Yasa dışı zenginleşme” şüphesi

Öte yandan, Kırgızistan Başsavcılığından Atambayev’in dondurulan mal varlığıyla ilgili yapılan açıklamaya göre, Atambayev’in “yasa dışı yollardan zenginleştiği” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Başsavcılık, 8 Ağustos’ta gözaltına alınan Atambayev’e, 2013’te mafya lideri Aziz Batukayev’in yasa dışı serbest bırakılmasıyla ilgili suçu isnat etmişti.

Bişkek’in güneydoğusunda Koy-taş köyünde evinde polisle girdiği çatışmadan sonra gözaltına alınan Atambayev’in getirildiği Milli Güvenlik Devlet Komitesi nezarethanesinde, 26 Ağustos’a kadar kalmasına karar verilmişti.

Sosyal medyada 26 Ağustos’ta “büyük olayların çıkacağı” yönünde dolaşan sesli mesaj, endişelere yol açmış ve bunun üzerine İçişleri Bakanlığı harekete geçmişti.

Bakanlık, Atambayev’in taraftarlarının “toplumda panik yayma teşebbüsü” şeklinde nitelendirdiği mesajla ilgili, ülkede durumun istikrarlı olduğunu, endişeye gerek olmadığını ve kolluk kuvvetlerin kamu düzenini korumaya yönelik tedbirli davrandığını kaydetmişti.

İçişleri Bakanlığı Soruşturma Bölümünce, Atambayev’le ilgili hazırlanan iddianamede “cinayet”, “cinayete teşebbüs”, “iktidarı ele geçirmeye teşebbüs” ve “adam alıkoyma” suçların yer alacağı belirtiliyor.

Atambayev, 2011-2017 döneminde cumhurbaşkanlığı yapmıştı.

https://www.dunyabulteni.net

Devami

Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta Türkmen-Özbek siyasi istişareleri yapıldı

Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen istişare toplantılarında heyetlere Türkmenistan Dışişleri Bakanı R. Meredov ve Özbekistan Dışişleri Bakanı A. Kamilov başkanlık etti.

Müzakereler sırasında, taraflar iki kardeş ülke arasındaki kapsamlı ilişkilerin geliştirilmesindeki olumlu dinamikleri belirtti. Diplomatlar siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve insani alanlarda ikili işbirliği konularını ele aldılar. Türkmen-Özbek diyaloğunun gelişimine önemli katkı sağlayan en yüksek ve en yüksek düzeyde karşılıklı ziyaretlerin düzenlenmesinin önemi belirtildi.

Taraflar, bölgesel ve uluslararası örgütler, özellikle BM ve AGİT çerçevesinde işbirliğini daha da güçlendirmenin olanaklarını değerlendirdiler. Ülkelerin 2030 Gündemi’nin uygulanması konusunda aktif olarak çalıştıkları ve bunun iki ülkenin ekonomik ve sosyal istikrarı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu belirtildi.

İki halkın ortak tarihi kökleri hakkında konuşan Özbekistan Dışişleri Bakanı A. Kamilov, iyi komşuluk ve karşılıklı saygı ilkelerine dayanan ve tüm Orta Asya bölgesinde güvenlik ve refahın korunmasına yardımcı olan Türkmenistan’ın “açık kapı” politikasının önemini vurguladı.

Müzakereler sırasında, taraflar su ve toprak yönetimi alanında işbirliğini genişletme gereğini belirtti. Ayrıca, iki ülkenin mühendislik, eğitim ve turizm alanındaki potansiyellerine aşina olmak için çeşitli düzeylerde ziyaret alışverişi yapma olanakları da göz önünde bulunduruldu.

Siyasi istişarelerin sonuçlarının ardından taraflar, 2020-2021 döneminde Özbekistan ve Türkmenistan dışişleri bakanlıkları arasında bir işbirliği programı imzaladılar.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami