Türki Cumhuriyetlerinden bir ilk | Özbekistan milletvekilleri Uygur Türklerine destek çıktı

Özbekistan milletvekilleri, Uygur Türklerine destek verilmesi gerektiğini beyan eden açıklamalarda bulundu.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şefkat Mirzoyaev’in yönetimindeki Özbek Parlamentosu’ndaki milletvekilleri Çin’e karşı Doğu Türkistan’ın yanında yer almaları gerektiğini ifade eden açıklamalar yaptılar.

Çin’in Uygurlara yönelik uygulamalarına tepki gösteren milletvekilleri Uygur Türklerinin haklarının savunulması gerektiğini ifade ettiler.

Çin ile ilişkileri iyi olan başta Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan gibi Orta Asya ve Türki Cumhuriyetleri bugüne kadar Pekin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik yaptığı insan hakları ihlallerini, baskılar ve toplama kamplarını eleştiren bir beyanları olmamıştı.

Geçtiğimiz haftalarda çoğunluğunu Batılı ülkelerinin oluşturduğu onlarca ülke, Çin yönetimine ortak bir mektup göndererek Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında zorla tutulan Uygurların derhal serbest bırakılması için çağrı yapmıştı.

Çin’i, Sincan’da (Doğu Türkistan) Uygur Türkleri ve diğer Müslüman topluluklara mensup azınlıkları keyfi gözaltılardan, serbest dolaşım haklarını ellerinden almaktan uzak durmaya davet eden mektuba hiçbir İslam ülkesinden ve Türki Cumhuriyetlerinden destek verilmemişti.

Şefkat Mirzoyaev liderliğindeki Özbekistan

Özbekistan’da 27 yıl iktidarda kalan İslam Kerimov’un otokratik rejiminin ardından yaptığı reformlar konusunda vatandaşların güvenini kazanmaya çalışan Şefkat Mirzoyaev’in uzun zamandır ülkede reformlar yapıyor.

Mirzoyaev’in en önemli reformlarından biri Özbekistan’da en tanınan siyasi suçluları serbest bırakıp işkenceyi yasaklaması oldu. Mirzoyaev hükümeti insan hakları karnesini iyileştirebilmek adına İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapıyor. Birçok kuruluş Özbekistan’da sistem genelinde reform yapılması için yıllardır çağrı yapıyordu.

https://www.dirilispostasi.com/amp/dunya/turki-cumhuriyetlerinden-bir-ilk-ozbekistan-milletvekilleri-uygur-turklerine-destek-cikti-5d3590a95fe829443a3663f6?__twitter_impression=true
Devami

Buhara’daki 1000 yıllık mezarlıkta 1.700’den fazla mezar önceden satın alındı

Özbekistan’ın Buhara şehrinde bulunan tarihi mezarlıkta önceden boş mezar yeri satın almaya ilgi arttı

Özbekistan Buhara‘daki Hazreti İmam mezarlığında yaklaşık 18.000 mezar var ve bunlardan bin 700’ü boş durumda, yani sahiplerinin ölümüne kadar “işgal edilmiş durumda”.

Buhara Şehri İyileştirme Bürosu Başkan Yardımcısı Bafo Narzullayev Daryo.uz ile konu ile ilgili bir röportaj verdi.

” Hoca İmam Hafsi Kabir Buhari mezarlığındaki mezarlar, 17 hektardan daha büyük bir mezar envanterini inceledi. Yaklaşık 18.000 mezar tespit edildi; bunların yüzde 8-10’u, daha kesin olarak 1.700 mezarı boş bulundu. Son yıllarda, yeraltı sularında bir artış oldu. Bu yüzden insanlar yeni akrabalarının gömüldüğü mezarların yakınında mezar yeri satın alınmaya başlandı. Bu nedenle, mezarların arsaları ücretsiz olarak verilecek. mezar kazıcı hizmetleri için ödeme. Müslüman bir mezar kazmak için 160 bin meblağ (18 dolar), bir Hristiyan için – 120 bin meblağ (14 dolar), çocuk mezarları için – yaklaşık 20 bin meblağ (2 dolar) ”

Muhataplardan biri, bu mezarların halen hayatta olan akrabaları için bazı yerel yetkililer tarafından “işgal edildiğini” söyledi.

Halen Hoca İmam mezarlığında büyük çaplı inşaat ve onarım çalışmaları devam ediyor. Şu an mevcut mezar sayısına 1000’den fazla kişi için daha ilave ediliyor. Mezarlık 1000 yılı aşkın bir süredir kullanılıyor.

https://www.dunyabulteni.net/

Devami

Dokunulmazlığı kaldırılan Kırgız lider ülkeden ayrıldı

Kırgızistan’ın eski Cumhurbaşkanı Atambayev ülkeden ayrılarak Rusya’ya gitti

Kırgızistan Meclisi tarafından dokunulmazlığı kaldırılan ve hakkındaki iddialarla ilgili polise ifade vermeyi reddeden eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, ülkenin kuzeyindeki Rus askeri hava üssü yoluyla Kırgızistan’dan ayrıldı.

Rusya’ya gitmek için 12.00 sularında evinin bulunduğu Koy-Taş köyünden yola çıkan Atambayev’e destekçileri parti bayraklarıyla eşlik etti.

Yaklaşık 45 kilometre mesafede bulunan Kant şehrindeki askeri hava üssüne taraftarlarının eşliğinde gelen Atambayev ve beraberindekiler, buraya alındı.

Sosyal Demokrat Parti Sözcüsü Kunduz Joldubayeva, sosyal medya hesabında, Atambayev’in bindiği uçağın içinden ve dışından iki fotoğraf paylaştı.

Joldubayeva, “Rusya’ya davet eden taraf uçak gönderdi. Heyette, eski Cumhurbaşkanı Atambayev, Sosyal Demokrat Partisi Geçici Genel Başkanı Asel Koduranova, Genel Başkan Yardımcısı Muradıl Mademinov, milletvekili İrina Karamuşkina ve partinin Rusya Federasyonu Temsilcisi Temirlan Sultanbekov yer alıyor. Görüşürüz sevgili dostlar! Yoldayız! Moskova’da en üst düzeyde görüşmeler yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Parti üyesi Adil Turdukulov da Facebook’tan Atambayev’i taşıyan uçağın havalandığını duyurdu.

Atambayev, dün, iki günlük Rusya ziyaretinin ardından ülkesine döneceğini söylemişti.

– Dokunulmazlığı 27 Haziran’da kaldırılmıştı

Meclis Araştırma Komisyonu, Atambayev hakkında Merkezi Isıtma Kurumunun modernizasyonu, kömür alım ihalesi, Tarih Müzesi binasının modernizasyonu, suç örgütü lideri Aziz Batukayev’in serbest bırakılması, arazi satın alımı ve tarım arazisinin yapılaşmaya açılması konularında suçlamalar yöneltmiş, Başsavcılık’tan iddiaların incelenmesini talep etmişti.

Başsavcılık da “yolsuzluk” iddiasıyla soruşturma başlatabilmek için Atambayev’in dokunulmazlığının kaldırılması için Meclise başvurmuştu.

Meclis, hakkında yolsuzluk iddiaları bulunan Atambayev’in dokunulmazlığını 27 Haziran’da kaldırmıştı.

Bunun üzerine harekete geçen İçişleri Bakanlığı Soruşturma Bölümü, hakkındaki iddialarla ilgili ifadesine başvurmak için üç kez çağrılan Atambayev, meclis kararını anayasa mahkemesine taşıdığını gerekçe göstererek ifade vermeyi reddetmişti.

– Destekçileri evinin önünde nöbet tutmuştu

Taraftarlarından oluşan bir grup, dokunulmazlığı kaldırılan Atambayev’in olası gözaltısını engellemek için evinin önünde yaklaşık bir ay nöbet tutmuştu.

Kırgızistan’da 2011-2017 yıllarında cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Atambayev, koltuğunu Sosyal Demokrat Parti’den Sooronbay Ceenbekov’a devretmişti.

Atambayev’in cumhurbaşkanlığı görevinden sonra iktidardaki Sosyal Demokrat Parti’nin başına geçmesi, meclisteki parti üyelerinin büyük bölümü tarafından tepkiyle karşılanmış, Atambayev ile Ceenbekov’un arasının açılmasına neden olmuştu.

https://www.dunyabulteni.net/

Devami

Tacikistan-Kırgızistan sınırında gerginlik

Tacikistan’ın Kırgızistan sınırlarında yer alan Voruh köyünde çıkan arbedede bir Tacikistan vatandaşı hayatını kaybetti.

Tacikistan Sınır Koruma Komutanlığından yapılan açıklamada, Kırgızistan sınırlarında kalan Tacikistan’a ait Voruh köyünde dün akşam iki ülke vatandaşları arasında gerginlik yaşandığı bildirildi.

İki ülkenin cumhurbaşkanlarının gelecek hafta sınır bölgesine ziyaretleri öncesi Voruh köyünde hazırlık yapıldığı ve köyün sınıra yakın noktasına Tacikistan bayrağı dikildiği belirtilen açıklamada, buna karşı çıkan Kırgızistan vatandaşlarının ülkelerinin bayrağını diktiği ve bu nedenle gerginlik yaşandığı kaydedildi.

Kırgızların olayda taş, sopa ve av tüfekleri kullandığı, 10 Tacikistan vatandaşının yaralandığı, bir Tacikistan vatandaşının yaşamını yitirdiği anlatılan açıklamada, Kırgızların, Tacikistan’dan Voruh’a giden yolu trafiğe kapattığı ifade edildi.

Tacik ve Kırgız yetkililerin olay yerine giderek görüşmelere başladığı belirtilen açıklamada, “İki ülke cumhurbaşkanlarının Tacikistan’ın İsfara kentinde yapılacak görüşmesi öncesinde gerçekleşen olay, Kırgızistan’daki bazı çevrelerin sınır bölgesinde barış ve istikrarı istemediklerini ve provokasyonlara başvurduklarını göstermektedir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Voruh köyünde mart ayındaki gerginlikte 10 Tacikistan vatandaşı yaralanmış, bir Tacikistan vatandaşı yaşamını yitirmişti.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkistander Başkanı Burhan Kavuncu: “Topluluklar kimliklerini nasıl tanımlıyorlarsa öyledirler, Doğu Türkistan halkı kendisini Türkistanlı olarak tanımlıyor”

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi, Uygur Türkleri ile ilgili dün bir rapor yayımladı. Pekin yönetimi raporda, Uygur Türkleri’nin Türk kökenli olmadıklarını, Pantürkist ve Panislamist gruplar tarafından Çin’i bölmek üzere yönlendirildiklerini ve “politik maşa” olduklarını iddia etti.

Raporda Çin yönetiminin, “düşman güçlerin” Çin’i bölmeye çalıştığı ve Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nin Çin’in ayrılmaz bir parçası olduğu iddiasına da yer verildi. Raporda ayrıca, Doğu Türkistan diye bir yer olmadığı ve Müslümanlığın Uygur Türkleri’ne Araplar tarafından dayatıldığı iddia edildi: “Uygurların İslam’ı seçmesi sıradan halkın yaptığı gönüllü bir tercih değil, din savaşlarının bir sonucu ve yönetici sınıfın bir dayatmasıydı.”

Pazar günü yayımlanan raporda, “Sincan, aşırılıkçıların ülkeyi bölmek amacıyla tarihi gerçekleri çarptırma çabalarına rağmen Çin’in ayrılmaz bir parçasıdır” denildi, Şincan’ın Han Hanedanlığı’ndan bu yana Çin’in bir parçası olduğu belirtildi.

Pekin yönetimi Uygur Türkleri’ne işkence etmekle suçlanıyor. Eğitim merkezleri adı altındaki kamplarda en az bir milyon Uygur Türkü’nün tutulduğu iddia ediliyor. Çin ise ısrarla bu kampların İslami aşırılıkçılığın yayılmasının azaltılmasına yönelik eğitim merkezleri olduğu iddia ediyor.

Çin’in Uygur Türkleri raporunu Türkistan-der Başkanı Burhan Kavuncu Medyascope’a değerlendirdi

Türkistan-der Başkanı Burhan Kavuncu, Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi’nin Uygurlar’ın kökeninin Türk olmadığı iddiasının “Kürdistan diye bir yer yok, Kürtler de aslında Kürt değildir, dağ Kürtleridir” söyleminden hareketle Kürtlere dair iddiaları hatırlattığını belirtti.

“Çin devlet politikasına göre Doğu Türkistan ismi de inkâr ediliyor, bu bölgeye Şincan deniliyor”

İnsanların atalarının kim olduğunun tarihsel olarak tartışılabileceğini söyleyen Kavuncu, “Netice olarak topluluklar kimliklerini nasıl tanımlıyorlarsa öyledirler, Doğu Türkistan halkı kendisini Türkistanlı olarak tanımlıyor” dedi. Kavuncu bahsedilen bölgede bahsedilen bölgede Uygurlar’ın yanı sıra, Kazaklar’ın ve Çinli Müslümanlar’ın da yaşadığını belirtti.

Çin’in böyle bir açıklamaya ihtiyaç duymasının, dış politikada zor bir durumda olduğunu gösterdiğini belirten Kavuncu, Çin ile ekonomik ve politik ilişkiler sebebiyle devletler bazında yeterli karşılık görmese de Çin’in Uygur Türkleri’ne yönelik politikalarının dünya kamuoyunun tepkisini çektiğini söyledi.

Kavuncu, Çin’in eğitim merkezleri olarak isimlendirdiği kamplara da değindi. Çin Halk Cumhuriyeti, kamplarda dil eğitimi ve mesleki eğitim verildiği ve insanların İslami aşırılıktan arındırıldığını savunuyor. Kavuncu ise, kampta tutulan yüzlerce profesöre o kamplarda nasıl bir meslek kazandırıldığı sorusunun bir cevabının olmadığını vurguladı.

“Doğu Türkistan” meselesinin hem dini hem de milli karakteri olduğunu belirten Kavuncu, raporda Uygur Türkleri’nin Müslüman olması süreciyle ilgili vurguya atıfta bulunurken de, insanların dinlerini değiştirme süreçlerinin çok farklı şekillerde tezahür edebileceğini belirtti.

Raporun akıldışı olduğunu belirten Kavuncu, metindeki hem etnik ve hem dini vurgunun devletin dini aşırılıkla mücadele söylemini sürdüreceğinin göstergesi olduğunu söyledi.

Söyleşinin tamamı için:

https://soundcloud.com/medyascopetv/cinin-uygur-turkleri-raporunu-turkistan-der-baskani-burhan-kavuncu-medyascopea-degerlendirdi

https://medyascope.

Devami

Çin’in Doğu Türkistan raporu: Uygurlar Türk değil

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi’nin Uygurlar hakkında yayımladığı raporda, Uygurların atalarının Türk olmadığı savunuldu. Raporda, ‘Doğu Türkistan’ diye bir yer olmadığı, İslamiyet’in Uygurlara Araplar tarafından dayatıldığı belirtildi.

Uygur Türklerine karşı ayrımcı ve baskıcı politikalarıyla tepki çeken Pekin yönetimi geri adım atmıyor. Çin devlet ajansı Şinhua’nın dün yayımladığı resmi bir raporda, Uygurların Türk olmadığı, siyasi bir araç haline getirildikleri ve İslamiyet’i isteyerek seçmedikleri savunuldu.

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi tarafından hazırlanan raporda, Şincan bölgesinin Çin’in ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilirken, ‘aşırılıkçıların ülkeyi bölmek için tarihi çarpıttığı’ savunuldu. Raporda, ‘Müslüman Uygurların Türk kökenli olduğu iddiasının doğru olmadığı’ öne sürülürken, İslam’ın Şincan 10’uncu yüzyılda dini bir savaşla getirildiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Uygurların İslam’ı seçmesi sıradan halkın yaptığı gönüllü bir tercih değil, din savaşlarının bir sonucu ve yönetici sınıfın bir dayatmasıydı.”

DOĞU TÜRKİSTAN DİYE BİR YER YOK’

Raporda, İslam’ın Uygurların gerçek ve tek inanç sistemi olmadığı, İslamiyet’in Arap İmparatorluğu’nun yayılması ile dayatıldığı, teokrasinin karşı çıkılması gereken bir ihanet olduğu görüşlerine de yer verildi. Raporda ayrıca, “Şincan uzun zamandır Çin topraklarının ayrılmaz bir parçası olmuştur; burası hiçbir zaman sözde Doğu Türkistan olmamıştır” denildi. Şincan’ın Han Hanedanlığı’ndan bu yana Çin’in bir parçası olduğu belirtilen raporda, bölge halkının uzun bir göç ve entegrasyon süreci ile şekillendiği kaydedildi.

Bir milyonu aşkın Uygur’u toplama kamplarında tutan Pekin yönetimi, Müslüman azınlıklara baskı uyguladığı suçlamasını reddediyor ve kamplarda mesleki eğitim verildiğini savunuyor. Ancak bu kampların çok azı uluslararası medyaya açıldı. Çin’e bu sebeple ABD ve Türkiye dahil pek çok ülkeden ağır eleştiriler yöneltiliyor.

https://www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan’ın dış ticaret hacmi ilk yarıda 20 milyar dolara yaklaştı

Özbekistan’ın dış ticaret hacmi, bu yılın ilk yarısında 19 milyar 683 milyon dolara ulaştı.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, 150’den fazla ülke ile ticaret yapan Özbekistan’ın dış ticaret hacmi, yılın ilk 6 ayında 2018’in aynı dönemine kıyasla yüzde 29,8 artarak 19 milyar 683,2 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İlk yarıda Özbekistan’ın ihracatı yüzde 27 artışla 8 milyar 437,6 milyon dolar, ithalatı da yüzde 32 artışla 11 milyar 245,6 milyon dolar oldu. Söz konusu dönemde ülkenin dış ticaret açığı da 2 milyar 808 milyon dolar olarak belirlendi.

Özbekistan’ın ihracatında enerji ve petrol ürünleri, tekstil ve gıda ürünleri, altın, renkli ve demir metaller ile hizmetler sektörü, ithalatında da makine, teçhizat ve yedek parçaları, kimya mamulleri, renkli ve demir metal ürünleri ilk sıralarda yer aldı.

Özbekistan’ın dış ticareti, geçen yıl 2017’ye göre yüzde 27,3 artarak 33 milyar 815,3 milyon dolar olmuştu.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Özbekistan’da Uluslararası Etnospor Festivali düzenlenecek

Özbekistan’da ilk kez gerçekleştirilecek Uluslararası Etnospor Festivali, tarihi Hive şehrinde 6-8 Eylül’de yapılacak.

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı ve Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan ile Okçular Vakfı ve Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ve beraberindeki heyet, Uluslararası Etnospor Kültür Festivali’nin düzenleneceği Hive şehrinde incelemelerde bulundu.

Türk heyeti, Hive’nin tarihi merkezi İçan Kale (İç Kale) Külliyesi’ndeki incelemelerinde festivalin yapılacağı yerleri gözden geçirdi, ayrıca külliyedeki tarihi medrese ve binalar hakkında bilgi aldı ve geleneksel Özbek dans topluluklarının gösterilerini izledi. Türk heyeti daha sonra festivalin organizasyonuna ilişkin düzenlenen basın toplantısına katıldı.

Okçular Vakfı ve Beyoğlu Belediye Başkanı Yıldız, Harezm Valisi Farhad Ermanov ve Özbekistan Okçuluk Federasyonu Başkanı Atabek İmamov’un da katıldığı basın toplantısında konuşan Bilal Erdoğan, 6-8 Eylül’de Hive’de Uluslararası Etnospor Festivali’nin düzenleneceğini, Dünya Etnospor Konfederasyonu olarak söz konusu festivale destek vermek amacıyla burada bulunduklarını ifade etti.

Bu festivalin Türkiye ve diğer bölgelerde tanıtılmasını ve geleneksel sporun Özbekistan’da da daha fazla bilinmesini hedeflediklerini belirten Erdoğan, “İstiyoruz ki, Türkiye’de yaşayıp da daha Özbekistan’ı, Semerkand’ı, Buhara’yı, Taşkent’i, Hive’yi görmemiş kimse kalmasın. İnsanlarımız bu topraklardaki kültürel zenginliği, hem kendi kültürel değerlerini hatırlamak için görsünler hem de gerçekten dünyanın el değmemiş en büyük kültürel zenginliklerinden bir tanesine burada şahit olsunlar.” diye konuştu.

Festivalin Özbekistan’a çok yakıştığını dile getiren Erdoğan, Özbeklerin güreş sporu, Orta Asya’da “kökbörü”, “kökpar” gibi farklı isimlerle adlandırılan atla yapılan “ulak” sporu, atlı okçuluk, yağlı güreş, Dünya Etnospor Konfederasyonu çatısı altında tanıtmak istedikleri geleneksel sporlar ve Saka Türklerine ait “Mas” diye adlandırılan güreşinin de festivalde yer alacağını belirtti. Erdoğan, “Özbekistan’ın el sanatlarını, müziğini, halk danslarını, mutfak kültürünü ziyaretçilere tanıtacak ve 6-8 Eylül tarihlerinde Hive’yi ziyaret eden herkes, belki eşine rastlanmayacak zenginlikte bir kültür tecrübesi yaşamış olacak.” ifadesini kullandı.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bilal Erdoğan, iki ülke cumhurbaşkanları arasında kardeşlik seviyesindeki yakın ilişkilerin tezahürünü bu tür etkinliklerin artışında gördüklerini kaydederek, son dönemde iki ülke arasında çeşitli vesileyle karşılıklı ziyaretlerin yapıldığını anımsattı. Erdoğan, Uluslararası Etnospor Festivali’nin ilk defa düzenlenmesine rağmen çok iddialı ve uluslararası düzeyde ilgi görecek bir etkinlik olmasının planlandığını, ileride bu etkinlikte yapılacak sporların ve katılımcı sporcu sayısının da artacağını vurguladı.

İmamov da, Dünya Etnospor Konfederasyonu, Okçular Vakfı, Özbekistan Kültür ve Spor Bakanlığı, Özbekistan Milli Olimpiyat Komitesi ve Özbekistan Okçular Federasyonu tarafından düzenlenecek festivale, aralarında Türkiye, Güney Kore, Kazakistan’ın da bulunduğu çok sayıdaki ülkeden sporcuların katılacağını belirtti.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Doğu Türkistan’daki Çin zulmü ve Batı’nın ilgisi!

Tolga KORKUSUZ( Ağri İbrahim Çeçen Ün.Coğrafya bölümü)

Asimilasyonlar, yıkılan camiler-mezarlıklar ve şehit edilen insanlar…. Hepsi de iki buçuk milyon insanın yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde gerçekleşiyor. Öncelikle yapılan zulümden kısaca  bahsedelim. Türk medyası tarafından adeta görmezden gelinen Doğu Türkistan, neyse ki birçok sivil toplum kuruluşu tarafından, takip altında tutuluyor ve çeşitli protestolar ile seslerini duyurmaya çalışmaktalar.

Çin, Naziler gibi Uygur Türkleri’ni toplama kamplarında tutarak sindirmeye çalışmakta. Sindirilmeyenler ise şehit ediliyor. Uygur Türkleri’nin maruz kaldığı zulüm son bir kaç yılda yapılıyor gibi görünsede, aslında oradaki insanların uzun süredir baskı altında kaldıkları bir gerçek.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı 57751234_113158529690223_4453017709128640081_n.jpg

Şimdi asıl konu yıllarca süren bu zulüm ne oldu da son zamanlarda yabancı medya tarafından ilgi ile takip edilmeye başlandı. Konu ile alakalı yapılan haberlere bakacak olursak:

Yabancı Medya’da Doğu Türkistan

StratforBBCCFREuroNews, gibi haber siteleri özellikle bahar aylarından itibaren Doğu Türkistan’a özel bir ilgi ile yaklaşıyorlar. Haberlerin içeriği tabi ki Çin’in Uygur Türkleri’ne uyguladığı baskıcı yönetim anlayışı. Şöyle ki, yıkılan camileri ispatlayan uydu görüntüsü karşılaştırmaları bile mevcut.

Peki bir düşünelim, daha önce bahsedildiği üzere, zulüm yıllardır sürüyor ve batı medyası son aylarda ilgi göstermeye (!) başlıyor. Dünya üzerinde Arakan’dan Irak Türkmenleri’ne kadar birçok insan zulüm altında ve batı medyasında herhangi bir haber gündemi şimdiye kadar oluşmadı. Ne oldu peki?

Bir şeyler için bahane lazım ve Çin’in baskıcı yönetimi söz konusu olduğunda birçok bahane elbetteki kolayca bulunabilir. Yani amaç Uygur Türkleri’ni savunmak değil. Onları çok sevdikleri için üzülüyorlar, hiç değil. Uzun lafın kısası Çin’e karşı koz lazım.

Ne için koz lazım diye sorulacaksa Çin’in askeri-ekonomik durumu kendisi başlı başına bir cevap. Çin-Pakistan Ekonomi Koridoru, Afrika açılımı gibi birçok konu bazı ülkelerin işine gelmeyebilir. Özellikle Çin’in Sincan bölgesinden başlayıp Pakistan’dan Hint Okyanusu’na bağlanan ekonomi koridoruna yönelik bir koz da olabilir. Bunu ilerleyen zaman dilimlerinde göreceğiz.

Çin'in Doğu Türkistan Zulmü
Sonuç olarak, Uygur Türkleri kendi başlarına bırakılmış bir vaziyette ve ne ABD, ne Avrupa, ne de Çin onları umursuyor. Batı için bir koz lazım ve şimdilik altyapısı hazırlanıyor diyebiliriz.

http://www.uyghurnet.org/dogu-turkistandaki-cin-zulmu-ve-batinin-ilgisi/

Devami

Türkiye, Özbekistan’da en çok şirket kuran üçüncü ülke

Bu yılın ilk yarısında Özbekistan’da 231 şirket kuran Türkiye, yabancı sermayeyle en çok şirket kuran ülkeler arasında Çin ve Rusya’nın ardından 3’üncü oldu.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi’nden yapılan açıklamada, yılın ocak-haziran aylarında ülkede yabancı sermaye ile kurulan işletmeler hakkında bilgi verildi. Buna göre, geçen yılın ilk yarısında ülke genelinde yabancı sermayeli 963 işletmenin kurulduğu Özbekistan’da yılın bu döneminde kurulan yabancı sermayeli işletmeler sayısı yaklaşık 2 kata yakın artarak bin 715’e ulaştı.

Yılın ilk yarısında, Özbekistan’da en çok işletme kuran ülkeler arasında 289 şirket ile Çin ilk sırada yer alırken, 251 şirket kuran Rusya ikinci, 231 şirket kuran Türkiye ise bu sıralamada üçüncü oldu. Bu dönemde Kazak sermayesi ile 179, Güney Kore sermayesi ile ise 115 şirket kuruldu.

Yılın ilk yarısında ülkede en çok şirket kuran diğer ülkeler arasında Afganistan, Hindistan, Almanya, Ukrayna ve Azerbaycan da yer aldı.

Yabancı sermayeli şirketler en çok ülkenin Taşkent ve Surhanderya bölgelerinde kurulurken, ülkede kurulan yabancı sermayeli işletmeler en fazla sanayi, ticaret, inşaat, inşaat malzemeleri üretimi ve tarım sektörlerine yatırım yaptı. Açıklamaya göre, 1 Temmuz itibarıyla ülkedeki yabancı sermayeli şirketlerin toplam sayısı 9 bin 14’e ulaştı.

Geçen sene ülke genelinde yabancı sermayeli 2 bin 385 işletme kurulmuştu.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami