Kazakistan’da Halk Asamblesi Kurultayı

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da Türkiye, Rusya, Kırgızistan ve Almanya’dan delegelerin katılımıyla Kazakistan Halkı Asamblesinin 27. Kurultayı yapıldı.

Barış ve Uyum Sarayı’nda gerçekleştirilen “Barış ve uyum formülü, birlik ve yenilenme” temalı kurultaya, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in yanı sıra Kazakistan’da yaşayan etnik azınlık grupları dernekleri temsilcileri, milletvekilleri, yabancı ülkelerin diplomatik misyon temsilcileri ve çok sayıda davetli iştirak etti.

Ayrıca kurultayda Türkiye, Kırgızistan, Rusya ve Almanya’dan delegeler de yer aldı.

Türkiye adına Ahi Evran Üniversitesi öğretim üyesi siyaset bilimci Prof. Dr. Kürşad Zorlu, kurultayda yaptığı konuşmada, siyaset uzmanı olarak 20 yıldır Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in çalışmalarını araştırdığını belirterek, “Nazarbayev’in ‘Manevi Yenilenme’ makalesi sadece Kazak halkı için değil Türkiye halkı için de geleceğe yol gösteren bir makale.” dedi.

Nazarbayev için “Türk dünyasının aksakalı, günümüzün Bilge Kağanı” nitelendirmesini yapan Zorlu, “Nazarbayev, Türk dünyası iş birliği ve entegrasyon sürecinde büyük bir şans.” diye konuştu.

Zorlu, Türkiye ile Rusya iliskilerinin düzelmesinde Nazarbayev’in üstlendiği role vurgu yaparak, “Nazarbayev’in Liderliği” adlı kitap yazdığını ve 4 dilde yayınlanacak kitabın tanıtımının 6 Temmuz’da Kazakistan’da yapılacağını sözlerine ekledi.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Yaşam Aral’a Dönüyor: BAE’den getirilen 1000 kuş doğaya bırakıldı

BAE’den getirilen 1000 kuş Aral gölünde hayatı canlandırmak için doğaya serbest bırakıldı

Özbekistan‘da “Yaşam Aral‘a Dönüyor” sloganı altında Ekoloji ve Çevre Koruma Devlet Komitesi, kuşların doğaya serbest bırakılması ile ilgili Muynak ve Kungrad bölgelerinde bir etkinlik düzenledi.

Şeyh Mansur ibn Zayed Al Nahyan’ın girişimi üzerine Birleşik Arap Emirlikleri(BAE)’ndeki Abu Dabi şehrindeki uluslararası hubara kuşu koruma fonun bir parçası olarak Özbekistan’a getirilen 1.000 hubara kuşu doğal ortama serbest bırakıldı.

Mart 2019’da, Devlet Doğa Komitesi, Kızılkum Çölü’ne 2.382 hubara kuşu serbest bırakmıştı.

 

Hubara, yaklaşık 55–65 cm boylarına ulaşabilen ve 140 cm kanat açıklığı bulunan bir kuş. Tek seferde 2–3 yumurta yumurtlayabilen kuşlar, neredeyse hiç ses çıkarmıyor ve böceklerle besleniyor. Eti çok değerli olduğu için avcıların tehditi altındaki Hubara kuşu, çöllerde ve verimsiz alanlarda yaşıyor.

dunyabulteni.net

Devami

Nursultan Nazarbayev Pekin’de

Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Uluslararası İşbirliği Forumu’na onur konuğu olarak davet edildi.

“Tek Yol Tek Kuşak” 2’inci Uluslararası İşbirliği Forumu için Pekin’e onur konuğu olarak davet edilen Nazarbayev Forumun açılış törenine katıldı. Çin Devlet başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ardından söz alan Nazarbayev İpek Yolu’nun önemini vurguladı. Açılış konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Nazarbayev, son 5 yılı değerlendirdi.

Foruma 37 ülkenin lideri katıldı.Forum’da “Tek Yol Tek Kuşak” insiyatifinin 6 yıllık uygulaması değerlendirildi ve geliştirilmesi için fikir alış verişinde bulunuldu.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkmenistan’dan Rusya’ya 3 yıl sonra yeniden doğalgaz akışı başladı

Türkmenistan’ın 3 yıl aradan sonra Rusya’ya yeniden doğalgaz sevkiyatına başladığı bildirildi. Gazprom’un 30 Haziran’a kadar Türkmenistan’dan 1.15 milyar metreküp doğalgaz almayı planladığı kaydedildi.

Türkmenistan, 3 yıl aradan sonra Rusya‘ya doğalgaz sevkiyatına yeniden başladı.

Türkmen basınında yer alan habere göre, Türkmenistan’dan Rusya’ya doğalgaz akışı 3 yıl aradan sonra yeniden başladığı kaydedildi.

Gazprom Sözcüsü Sergei Kupriyanov da Türkmenistan’dan doğalgaz alımına yeniden başladıklarını doğruladı.

Türkmenistan ve Gazprom açıklamalarında, doğalgaz akışının hacmi ve fiyat konusunda bilgi vermedi. Ancak Gazprom’un 30 Haziran’a kadar Türkmenistan’dan 1.15 milyar metreküp doğalgaz almayı planladığı kaydedildi.

Rusya, 2010’a kadar Türkmen doğalgazının tek alıcısıydı. 2010’dan sonra ise Türkmenistan doğalgazı Çin’e ihraç edilmeye başlandı ve Rusya’ya sevkiyat 2016 yılında tamamen durdu.

https://www.dunyabulteni.net

Devami

Kırgızistan’da 12. Uluslararası Öğrenci Buluşması etkinliği

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu ve Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonunun (UDEF) öncülük ettiği “12. Uluslararası Öğrenci Buluşması” kapsamında, öğrenciler Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bir araya geldi.

Ulusal Kütüphanesi Cengiz Aytmatov Kırgız Türk Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde, Medya ve Kültür Derneğinin desteğiyle “Doğudan Batıya Adil Bir Dünyaya” sloganıyla bu yıl ikincisi gerçekleştirilen etkinliğe, UDEF Eğitim Koordinatörü ve Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu Temsilcisi Mücahit Yücel, Kırgızistan İnsan Yardım Vakfı (İYV) Başkanı Bayzak Mamataliyev, Türkiye Mezunlar Derneği (TUMED) Afrika Koordinatörü Ali Mohamed Farah, Medya ve Kültür Derneği Başkanı Alişer İmanov’un yanı sıra farklı ülkelerden Bişkek’te eğitimlerini sürdüren çok sayıda öğrenci katıldı.

Mücahit Yücel, burada yaptığı konuşmada, UDEF ve uluslararası öğrenci çalışmaları hakkında bilgi verdi. Yücel, UDEF’in çatı kuruluşu altında kendisine bağlı 54 Uluslararası öğrenci derneği ve temsilcilik düzeyindeki çalışmalarıyla on binlerce misafir öğrenciye temas eden büyük bir organizasyon haline geldiklerini ve çalışmalarını gönüllülük esasına dayalı bir anlayışı içinde yürüttüklerini belirtti.

Yücel, 12. Uluslararası Öğrenci Buluşması etkinliklerini 51 ülke, 91 şehirde yaptıklarını ve buluşmaların final programını ise 4 Mayıs’ta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştireceklerini ifade etti.

İYV Başkanı Mamataliyev de Mevlana Değişim Programı Öğrenim Protokolü çerçevesinde, 2013 yılında Türkiye’ye gittiğini hatırlatarak, “Türkiye’de biz sıradan bir öğrenci olarak kabul görmedik. Bizleri büyük bir misafir olarak karşıladılar. Bizleri en iyi konuk evinde yatırdılar. Üniversite rektörünün ve polislerin öğrencilere karşı bir yabancı gözüyle değil, büyük bir misafir gözü ile bakmasını hala unutmadım.” dedi.

TUMED Afrika Koordinatörü Farah ise Türkiye ile bağı koparmamak için kendisini “Türkiye elçisi” olarak tanıttığını anlattı.

Medya ve Kültür Derneği Başkanı İmanov da “Ben de Türkiye’de eğitim gördüm. Ben de Türkiye’de 5 yıl misafir oldum. Bunu için bana eğitim görme imkanını sağlayan Türkiye’ye ve halkına çok teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından öğrenciler, ülkelerini, kültürlerini ve milli değerlerini sunumlarıyla tanıttı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkmen öğrenciler yurt dışı eğitim için Asya’ya mecbur bırakıldı

Türkmenistan’da yeni çıkan eğitim kararnamesi ile ülkede kabul edilecek olan diploma ve eğitim bölümleri açıklandı. Listede Rusya, Hindistan ve Çin başı çekerken Avrupa ve ABD’deki üniversiteler kapsam dışında bırakıldı

Yurtdışında okuyan genç Türkmenler, yalnızca belirli yabancı üniversitelerden alınan diplomaları tanıma konusunda yeni bir hükümet kararına tepki gösterdi.

23 Nisan’da yayınlanan son kısıtlamalar, son yıllarda Türkmen öğrencilerinin yurtdışında çalışmasını veya çalışmalarını bırakmaya zorlayan koşullar içeren bir dizi eylemin parçası.

Yurtdışında okuyan yüzlerce öğrencinin, tatil için aileleri ziyarete gittikten sonra Türkmenistan‘ı terk etmeleri engellendi. Yurtdışındaki üniversitelerde kaç Türkmen öğrencisinin eğitim aldığı tam olarak belli değil, ancak sayının binlerce olduğu düşünülüyor.

Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, diplomaları 1 Eylül’den sonra tanınacak olan üniversitelerin listelendiği yeni düzenlemeler açıklandı.

Yeni listeler hem Belarus hem de Gürcistan’da yalnızca bir üniversiteyi ve Kazakistan’da iki üniversiteyi içeriyor. Şu anda Türkmen öğrencilerinin katıldığı pek çok okul listede bulunmamakla birlikte, Rusya, Hindistan ve Çin’deki düzinelerce okul listelenmiştir.  Listede Batı Avrupa ülkelerinde hiçbir üniversite yok – ABD veya Kanada’da da yok.

Kabul edilen yeni okullar listesinde hiçbir Tacik üniversitesi yok ve bu sayede 4 bin Türkmen öğrencisi, mezun olduktan sonra geri dönmeleri durumunda ne olacakları konusu belirsizlik içinde kaldı.

1 Eylül’den sonra tanınmayacak çalışmalar ve ilgili diplomaların listesi şunları içerir: spor gazeteciliği, uluslararası gazetecilik, bankacılık, finans, işletme muhasebesi, dünya ekonomisi, uluslararası ilişkiler, diplomasi, hukuk, yönetim, sosyoloji, antropoloji ve teoloji.

www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan’da “Türk Filmleri Haftası

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen “Türk Filmleri Haftası”, “Somuncu Baba: Aşkın Sırrı” filminin gösterimiyle başladı.

Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Yunus Emre Enstitüsü ve Özbek Sinema Kurumunun desteğiyle, Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneğince gerçekleştirilen etkinliklerin açılışına Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politika Kurulu üyesi ve Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneği Başkanı İsmail Safi, Özbek Sinema Kurum Başkanı Furkat Zakirov, “Somuncu Baba: Aşkın Sırrı” filminin yönetmeni Kürşat Kızbaz, sinema sanatçıları Emin ve Hayat Olcay ile Türk Film Haftası Koordinatörü Cahit Yıldız katıldı.

Taşkent’teki Alişir Nevai Sanat Sarayı’nda hafta sonuna kadar gösterilecek filmler arasında “Somuncu Baba: Aşkın Sırrı”, “Kurtlar Vadisi Vatan”, “Rafadan Tayfa: Dehliz Macerası”, “Kardeşim Benim” gibi filmler yer alıyor.

Açılış programında konuşan İsmail Safi, daha önce farklı resmi görevlerle geldiği Özbekistan’a bu defa Türk filmlerini tanıtmak amacıyla gelmesinin kendisini çok heyecanlandırdığını söyledi.

Safi, kardeş iki halkın derin ve köklü medeniyete sahip olduğunu ancak bunun yeterince bilinmediğini belirterek, bu tür sanatsal faaliyetlerin kardeş halkların birbirlerini daha iyi tanımasına vesile olacağına inandığını anlattı.

Bu etkinliğin ilerleyen dönemde daha da geliştirilerek devam ettirileceğini kaydeden Safi, Özbek filmlerinin de Türkiye’de tanıtılmasının planlandığını dile getirdi.

Safi, film haftasının iki ülke halklarının kardeşliği ve iş birliğinin daha da gelişmesine katkıda bulunacağına inandığını vurguladı.

Zakirov da Özbekistan’da Türk Filmleri Haftası düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, gösterime sunulacak Türk filmlerinin Özbek sinemaseverlerin beğenisini kazanacağına inandığını belirtti.

Özbek Sinema Kurumunun, Türkiye ile ilişkilerinin geliştiğine dikkati çeken Zakirov, halihazırda bazı ortak projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Açılış kapsamında yönetmen Kızbaz, sinema sanatçıları Emin ve Hayat Olcay ile Zakirov’a plaketler takdim edildi.

Türk Film Haftası’nın ilk gününde gösterime sunulan “Somuncu Baba: Aşkın Sırrı” filmi, Özbek seyircilerin büyük beğenisini kazandı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Kırgızistan’da Türk öğrencilerin projeleri tanıtıldı

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te faaliyet gösteren Türk devlet okulu öğrencilerinin hazırladıkları farklı projeler bilim fuarında tanıtıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve orta dereceli okullar, Kırgız-Türk Anadolu Lisesi ve Kırgız-Türk Anadolu Kız Lisesi öğrencilerinin hazırladığı fizik, kimya, matematik ve biyoloji alanındaki 45 proje sergilendi.

Bişkek İlkokulu Kapalı Spor Salonu’nda ikincisi düzenlenen Bilim Fuarı’nın açılışını, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Recep Sula, İçişleri Müşaviri Mehmet Tatlı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bişkek Temsilcisi Atınç Keskin ve Okul Müdürü İlknur Yenal tarafından yapıldı.

Biyoloji alanında yaptığı deneyle ilgili çalışmasıyla dikkati çeken Kırgız-Türk Anadolu Kız Lisesi 9. sınıf öğrencilerinden Aiturgan Zamirbekkızı ve Nuriye Abılkasımova, su, ispirto, gazlı ve şekerli içeceklerle sulanan bir bitki türünün ömrünü ölçtü.

Zamirbekkızı, bitkilerin de insan gibi sadece normal suya ihtiyaç duyduğunu, ömrünün uzaması ve sağlık yaşaması için deney sonucu ispirtonun yanı sıra gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durulması gerektiğini gördüklerini söyledi.

Eski bilgisayar parçalarından resim ve çizim yapabilen bilgisayara bağlı bir alet üreten Bişkek Orta Okulu 7. sınıf öğrencisi Arda Benli de “Benim için çok kullanışlı bir alet. Bu alet sayesinde istediğim resmi çıkarabiliyorum ve her türlü resmi yapabiliyorum.” dedi.

Fuarda ayrıca mesafe ve hareket sensörleri, resim çizme, hesaplama, nabız ölçer aletleri, lazerli güvenlik sistemi, ateş dansı, robotik kodlama gibi projeler yer aldı.

Öğrenciler fuarda organik deterjan üretimi, emniyet kemerinin önemi, hızlı çarpma işlemlerinin yanı sıra kalp ve beyin fonksiyonlarına ilişkin çalışmalarını da paylaştı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

TİKA’nın Kırgızistan’da yenilediği okul hizmete açıldı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Kırgızistan’ın Çüy bölgesinde yenilediği Budenovka Ortaokulu düzenlenen törenle hizmete girdi.

Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, TİKA 2017 yılında Çüy Bölgesi Isık-Ata ilçesi Budenovka köyünde 1975 yılında hizmete açılan ortaokulun ana girişindeki bloğun dış cephe tadilatını yaptı.

Geçen yıl da devam edilen proje kapsamında okulun pencereleri, çatı kaplaması ve diğer blokların dış cephesi yenilendi.

Açıklamada, okul binasının 17 farklı milletten yaklaşık 750 öğrencinin eğitim gördüğü 3 ayrı bloğun birleşmesinden oluştuğu belirtildi.

Okulun açılış törenine TİKA Başkan Yardımcısı Rahman Nurdun, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Recep Sula, Isık-Ata İlçesi Kaymakamı Bayış Kurmanov, yerel yöneticiler, köy sakinleri ve okul öğrencileri katıldı.

Törende konuşan Kaymakam Kurmanov, TİKA’ya bu bölgeye yaptığı desteklerden dolayı teşekkür etti.

Projenin ilk destek olmadığını belirten Kurmanov, TİKA’nın daha önce “Nur-Nariste” çocuk kreşinin tadilatı, köy halkına temiz su temini projelerini de gerçekleştirdiğini anımsattı.

TİKA Başkan Yardımcısı Nurdun ise “Türkiye, Kırgızistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ve ilk TİKA ofisini buraya açan ülkedir.” dedi.

Nurdun, 1992 yılından beri birçok alanda projeler gerçekleştirildiğini dile getirerek, “Bunun içinde eğitimin yeri ise çok önemlidir. Buradaki çocuklar da ülkenin geleceğidir. Yapılan bu yatırımlar geleceğe yatırımdır. Bununla birlikte, buradaki insanların yüzündeki mutluluğu görünce biz de çok büyük bir sevinç yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tören, öğrencilerin geleneksel Kırgız ve Türk danslarını sergilemesiyle son buldu.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkistanlı kahraman Osman Batur

Doğu Türkistan’ın hürriyeti için mücadele edip, bu uğurda canını veren efsane insan Osman Batur’u en yakın silah arkadaşlarından biri olan Nurgocay Batur anlatıyor.

Nurgocay Batur‘un gönderdiği adam mektupları, Osman Batur‘un* eline teslim eder.

Nurgocay Batur ise, Delilhan ve Kapas Batur’un adamları ile birlikte Altay şehri Sarsümbe’ye doğru yola çıkmıştır. Türkistanlıların kışlak yeri olan Buvrıltogay ırmağı kenarındaki Kara Bulgun köyüne gelirler. Keşibay Zalın onları evinde misafir eder. Orada köy ağası olan halk liderlerinden birkaçı; Kasen Zengi, Çağatay Zengi, Müşteri Zengi, Hacıbay Zengi, Begecay Zalın ve Zel Zengi, Nurgocay Batur’la görüşmek için gelirler. Bunlar Çin hükûmeti ile nasıl anlaşıldığını, bu anlaşmanın kendilerine ne gibi haklar tanıdığını, savaşa nasıl son verildiğini, anlaşmanın mahiyetini öğrenmek istiyorlardı. Nurgocay Batur, bunlara komünist Sheng Tu-pan Hükûmeti’nin feshedildiğini, demokratik milliyetçi Çin’in 11 maddelik anlaşma ile Türklere, Türkistan’ın muhtariyetini tanıdığını anlatır. Halkın bu habere karşı gösterdiği büyük sevinç karşısında, Nurgocay Batur “Ezilen milletimiz, az olsa da verilen hakka, çok bir şey verildi gibi razı oluyorlar” diye düşünür.

Orada bulunanlar Nurgocay Batur’a “Seni Sarsümbe’ye göndermeyelim. Sen burada, halk arasında dur. Yahut da Urumçi‘ye geri git. Eğer, Sarsümbe’ye gidecek olursan Delilhan seni hapse atar” dediler. Halkın kendini bu derece sevdiğine ve bu fikri verdiğine çok sevinen Nurgocay Batur; “Ben nasıl olsa Osman Batur’a giderim. Ben, milletim için canımı, mülkümü feda eden bir kimseyim. Eğer Osman Batur’un himayesinden uzak kalır da, hapse atılacak olursam; beni hapisten kurtaracak talebi Sarsümbe hükûmetine siz yapınız” der.

Nurgocay Batur’dan bu cevabı alan liderler, hemen bir mektup yazıp, orada hazır bulunanlara imzalatarak, bu mektubu bir adamla Osman Batur’a gönderirler.

Nurgocay Batur, ikinci ayın yirmiikinci günü Sarsümbe’ye gelir. Sabah saat 9’da şehre girerken Canımhan’ın oğlu Delilhan (Canaltay) yanında dört kişi ile beraber karşılar. Nurgocay Batur, Urumçi’den babasının yanından geldiği için, babasının nasıl olduğunu sormak, Urumçi’de olup bitenleri öğrenmek gayesi ile yol üstünde onu karşılamıştır. Şükürbayoğlu Delilhan bunu bilseydi onun Nurgocay Batur’la görüşmesine mani olurdu.

Bunun siyasi bakımdan bir çok sebepleri vardı. Delilhan’ın babası Türkistan istiklali uğruna çalışan Esim han, Irıs Han zamanında da Sheng Tu-pan hükûmeti ile Türkler arasında aracılık yapan Canımhan Hacı idi. Osman Batur devrinde de milliyetçi Çin ile aracılık yapan Canımhan Hacı olduğundan dolayı, Altay’daki sol eğilimli Şükürbayoğlu Delilhan ve onun taraftarı olan liderler, Canımhan Hacı’nın oğlu olan Delilhan’ın (Canaltay) Nurgocay Batur ile görüşmesini istemezlerdi. Onun için o da bir bahane ile yol üstünde Nurgocay Batur ile görüştü. Birlikte Neşendik Karakoluna geldiler. Karakol başkanı Tesdenbey Balvan, muavini İlelik Özbek Muhambedip idi. Nurgocay Batur ile birlikte Canımhan oğlu Delilhan da (Canaltay) karakola girdi. Komiserin kendisini kabul etmesini beklerken, fırsattan istifade, Urumçi’de gördüklerini teferruatı ile Delilhan’a anlatlı. Çin devleti ile yapılan anlaşmanın çeşitli bölümlerini, babasının milliyetçi Çin tarafından çok sevildiğini, babasına Osman Batur ve arkadaş-larının emeklerinin neticesi olarak yüksek bir mevki verildiğini -ki bu Kazak Türklerine verilen en yüksek mevki idi- Türkistan’ın maliye bakanı – Çince ismi ile Sai chin-tin’in- T’in-chan’ı olduğunu anlattı. Tahminen iki saat sonra polisler, Delilhan’ı Nurgocay Batur’dan ayırdılar. Sonra Neşendik muavini Muhambedip, Nurgocay Batur’u sorguya çekmeye başladı.

“Sen buraya niçin geldin?” diye sordu.

Nurgocay Batur “Ben Altay halkının, Türkistanlıların vekili olarak Urumçi’ye gittim. Esim Han, lrıs Han, Osman Batur istiklal savaşının kahramanlarının ve liderlerinin halk askerinin ben de bir savaşçı kumandanıyım. Bundan dolayı halk için Urumçi’ye elçi olarak gittim, ben yalnız değildim. Osman Batur’un can arkadaşlarından Süleyman Batur, bütün halk için devletinin arasına elçilik yürütüp iş beceren Canımhan Hacı, bir boy Türkistanlıların lideri Sarıbay Zengi var. Nurgocay Batur, Süleyman Batur, Canımhan Hacı, Sarıbay Zengi Altay vilayetinden elçi olarak anlaşma yaptılar. Bundan dolayı Nurgocay Batur bütün Altay halkı için hem Çin tarafından hem de oradaki Türkistan liderleri tarafından elçi olarak geldi. Nurgocay Batur Osman Batur ile Şükürbayoğlu Delilhan ile görüşecek. Altay halkı ve bütün Türkistanlılara bu anlaşmayı ve bize hak tanıdığını birer birer anlatacağım” dedi.

O zaman Muhammedip eliyle masaya vurdu: “Hayır biz seni millet elçisi olarak tanımayız. Altay halkı İli’ye bağlıdır. Altay lideri Osman Batur, Delilhan İli’den ayrı değil. İli, Çaveşek birbirine bağlı Doğu Türkistan‘dır. Sen, milleti Canımhan Hacı’nın aracılığı ile milliyetçi Çin’e kaydırmak istiyorsun. Seni biz elçi diyerek kabul etmiyoruz. Sizin yeriniz hapishane” diyerek Nurgocay Batur’u iki ırmağın arasındaki 1 numaralı hapishaneye götürdü. Elinden her şeyini aldılar. 27 gün sorguya çektiler. Yaptığı her şeyi anlattırdılar.

Osman Batur, Nurgocay Batur’un hapsedildiğine çok sinirlendi. “Onu hapisten çıkarın” dedi. Bu konuda uzun uzun münakaşalar olmuş, Nurgocay Batur’un yeğeni Edil Han Bey de liderlerdendi. Şükürbayoğlu Delilhan onu da kandırmıştı. Osman Batur bunu bilmediği için “kararı Edil Han versin” demişti. O da her iki tarafı da kırmak istemediği için “üç ay hapis yatsın” demiş. Osman Batur buna çok sinirleniyor ama bir şey diyemiyor. Hapiste her gün Nurgocay Batur’a bir kişilik yiyecek, içecek ve yakacak devlet tarafından verildi. Her gün de başını çuvalla örterek alıp götürüp sorguya çekiyorlardı. Hapisliğinin üçüncü günü hapishane kapısı açıldı. Birisi gelerek Nurgocay Batur’un başına bir çuval sardı. “Neşendik’in evine götüreceğim” dedi. Başı kapalı olarak yürümek çok zahmetliydi. Nurgocay Batur kör gibi basarak karanlık bir yere girdi. Yanındaki, Nurgocay Batur’un başından çuvalı aldı. Önündeki bir kapıyı açtı. Açılan kapıdan girdiler. Odada ışık yandı. Kurulu bir masanın dört tarafında dört adam oturuyorlardı. Hepsinin elinde kâğıt kalem hazır, arkadaki bir koltukta Neşendik Tesdenbey Balvan oturuyorlardı. Nurgocay Batur da gelip masanın ortasına oturdu. Karşısına Muhammedip geldi.

“Sen buraya niçin geldin” diyerek önceki sözünü tekrarladı.

Nurgocay Batur o zaman çok sinirli, kızgın, tıkanık durumda idi. Muhammedip’in İli şehrinde memur olarak durduğu zaman Shang she-tsai Hükûmeti’nin en solcu insanı olduğunu o zaman da şikâyet edip tutuklattığı halk liderlerine çok zarar getiren bir insan olduğunu Urumçi’deki Burhan Şehidi, Nurgocay Batur’a anlatmıştı.

* Asıl adı Osman İslâmoğlu idi. Batur, mücadelesine nispetle verilmiş bir ünvan, bir sıfattır. “Kahraman ve cesur” anlamındadır. O, bu ünvan ile anılmış ve 1951’de şehit edilmiştir.

Özgürlük Yolu, Nurgocay Batur’un Anılarıyla Osman Batur, Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, Doğu Türkistan Vakfı Yayınları, İstanbul 2006

Not: Nurgocay Batur 29 Ekim 1986 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Nurgocay Batur, ortada oturan takkeli kişidir.

Kitabın yazarı Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, Nurgocay’ın hanımı Caksıhan Bahadır ile…

18-02-2015

https://www.dunyabulteni.net

Devami