Tacikistan, Özbekistan’dan alacağı doğal gazı artıracak

Tacikistan, bu yıl Özbekistan’dan ithal edeceği doğal gaz miktarını yaklaşık dört kat artıracak.

“Taciktransgaz” Devlet işletmesi Genel Müdür Yardımcısı Şavkat Şaimzade, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ülkesinin geçen yıl Özbekistan’dan 54 milyon metreküp doğal gaz satın aldığını, bu yıl ise bu miktarın 4 kat artırılacağını belirtti.

Şaimzade, Tacikistan’ın 2019’da Özbekistan’dan yaklaşık 200 milyon metreküp doğal gaz satın almayı planladığını ifade etti.

Bu yıl için Özbek doğal gazının alımına ilişkin taraflar arasında görüşmelerin başladığını dile getiren Şaimzade, yakın zamanda anlaşma imzalanacağını bildirdi.

Tacik makamları daha önce, satın aldıkları Özbek doğal gazının bin metreküpüne 120 dolar ödendiğini açıklamıştı.

İki ülke arasındaki soğuk ilişkilerin ardından normalleşme döneminin başlamasıyla, 9 yıl aradan sonra geçen yıl Tacikistan, Özbekistan’a yeniden elektrik ihraç etmeye, Özbekistan da Tacikistan’a doğal gaz vermeye başlamıştı.

Özbekistan’da yıllık ortalama 60 milyar metreküp doğal gaz üretilirken, bunun önemli bir kısmı ülke içinde tüketiliyor, 10-12 milyar metreküp doğal gaz ise Çin, Rusya ve diğer ülkelere ihraç ediliyor.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Tacikistan ve Afganistan’dan Rusya’nın DEAŞ iddialarına red

Tacikistan ve Afganistan, Rusya Federasyonu İçişleri Bakanlığı’nın DEAŞ militanlarının sınıra geçişiyle ilgili iddialarını reddet

Tacikistan Sınır Muhafızları Dairesi Rusya‘nın Pakistan’dan helikopterle DEAŞmilitanlarının Afganistan-Tacikistan sınırına getirildiği iddialarına açıklama getirdi. Yetkililer, “Tacik-Afgan sınırında militan yok. İki ülkenin sınır ajansları arasında işbirliği yapıldı ve tehdit, sınır birliklerinde belirttiğine göre, öncelikle Tacikistan’da bilinecek.” dedi.

Tacikistan Ulusal Güvenlik Devlet Komitesi sınır birliklerinin şu anki sözcüsü Muhammed Ulu shhodzhaev, “DEAŞ üyeleri ortak sınır boyunca göründüğünde, bilgimiz olacak. Tacik-Afgan sınırı boyunca, Tacikistan’da yasaklanan DEAŞ grubu üyeleri mevcut değil. Sınırda durumun ağırlaşması nedeniyle yeterli güç ve kuvvetler yok. Sınırda ek birlikleri ve teçhizatı artırmak gerek” dedi.

Afgan kaynakları ayrıca militanların ülkenin kuzeyine geçişiyle ilgili bilgileri doğrulamıyor.

Daha önce, Rusya İçişleri Bakan Yardımcısı İgor Zubov, DEAŞ üyelerinin Pakistan’dan Tacikistan sınırına, Rusya’nın güney sınırlarına doğru bilinmeyen helikopterler tarafından aktarıldığını söyledi.

Geçmişte, Afganistan hükümetinin silahlı muhaliflerinin Tacikistan sınırındaki Kunduz’da olduğu konusunda söylentiler vardı. Ayrıca Tacikistan hükümetinin muhaliflerinin de silahlı oldukları iddia edildi. Aynı zamanda, hala Darkad bölgesinde Takhar eyaletinde DEAŞ üyeleri olduğu söylendi. Ama militanların helikopterlerle Pakistan’dan sınıra geçişleri şimdiye kadar hiç duyulmamıştı.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Orta Asya’nın en yüksek binasına yoğun ilgi

Orta Asya’daki en yüksek yapı olarak bilinen Taşkent televizyon kulesi, ilginç mimarisi ve şehri kuş bakışı izlemeye imkan sağlayan seyir terasıyla en çok ziyaret edilen mekanlar arasında öne çıkıyor.

İnşaatına 1978’de başlatılarak 6 yılda tamamlanan 375 metre yüksekliğindeki kule, radyo ve televizyon yayıncılığının yanı sıra gerek seyir terası gerekse 45 dakikada bir tur atarak dönüşünü tamamlayan “Kainat restoranı” ile 33 yıldır vatandaşların uğrak yerlerinden biri konumunda bulunuyor.

Dünyanın en yüksek kuleleri arasında 12. sırada yer alan yapı, Taşkent’in tam merkezinde ve en yüksek noktasında yer alıyor. Her gün yüzlerce insanın ziyaret ettiği kule, özellikle Taşkent’i görüntülemek isteyen fotoğrafçıların tercih ettiği mekanların başında geliyor.

Kulenin girişinde oluşturulan müzede, dünyadaki en yüksek televizyon kulelerinin küçük maketleri ve onlar hakkında bilgiler yer alıyor. Kulenin girişinde yer alan iki büyük seramik panoda ise uzaya ilk çıkan Rus kozmonot Yuri Gagarin ile ünlü Özbek ressamlar tarafından çizilmiş resimlere yer veriliyor.

Taşkent’in simgesi haline gelen ve şehrin her tarafından görünen kule, dönen restoran “Kainat”ı da içinde barındırıyor. Kulenin 98 – 104’üncü metrelerinde bulunan mavi ve kırmızı salonlardan oluşan restoranda aynı anda 120 kişiye hizmet verilebiliyor.

“Evlenme teklifleri de yapılıyor”

Taşkent Televizyon Kulesi görevlisi Muhabbet Mirzayeva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kuleyi Taşkent’in her tarafını izleme imkanı vermesinden dolayı, her gün yüzlerce kişinin ziyaret ettiğini kaydetti.

Mirzayeva, kulenin üst kısmındaki restoranda özel gün ve diğer etkinliklerin düzenlendiğini belirtirken, restoranda çeşitli yemeklerin yanı sıra kuleye özgü “Gökdelen” kokteylinin hazırlanarak konuklara sunulduğu anlattı. Mirzayeva, son dönemde bazı gençlerin evlenme tekliflerini kulenin seyir terasında yaptığını da ifade etti.

En üstteki Özbekistan bayrağı 2 yılda bir değiştiriliyor

Kule görevlilerinden edinilen bilgiye göre, 93 metrelik üç ayaklı demir-çelik yapı üzerine inşa edilen kule, birbirine bağlanan ana gövde, 3 destek ayak ve metal yapılardan oluşuyor.

Toplam ağırlığı 6 bin tonu bulan kulenin 220. metresinde meteoroloji istasyonu yer alıyor. Kuleye iniş ve çıkışlarda saniyede 4,8 metre hızla hareket eden 3 asansör kullanılıyor.

Kulenin en üstünde bulunan Özbekistan bayrağı, dağcılar tarafından 2 yılda bir değiştiriliyor.

https://www.trtavaz.com.tr/haber

Devami

Özbekistan silahlı kuvvetlerinden ABD’de askeri tatbikat

Özbekistan silahlı kuvvetleri ilk kez ABD’deki bir askeri tatbikata katıldı.

Özbekistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ülkenin özel harekat kuvvetleri mensupları ilk defa ABD’deki bir askeri tatbikatta yer aldı. Savunma Bakanı Abdusalom Azizov ve beraberindeki heyet de askeri eğitim tatbikatını izledi.

ABD’nin Mississippi eyaletindeki Shelby üssünde düzenlenen “Güney Saldırısı” tatbikatı ay sonuna kadar devam edecek. Tatbikata ayrıca Kanada, Şili ve Hollanda’dan da askerler katılıyor.

Bu arada, Özbek askeri heyeti ABD’de Merkez Komutanlığı (CENTCOM) üst düzey yöneticileriyle bir araya gelerek, Özbekistan Savunma Bakanlığı ile CENTCOM arasındaki askeri irtibat planının uygulanmasına ilişkin konuları ele alacak.

Özbekistan hükümetinin, 2006’da ülkenin güneyindeki “Hanabad” Amerikan askeri üssünü kapatmasının ardından, iki ülke askeri ilişkilerinde bazı durgunluklar yaşanmıştı.

https://www.trtavaz.com.tr/haber

Devami

Aşkabat havaalanında Kur’an taşıyan yolcuya gözaltı

Yanında Kur’an’ı Kerim bulunan kadın Aşkabat havaalanında gözaltına alındı ​​ve sorguya çekildi.

Türkiye’den Türkmenistan’a giden bir yolcu, bagajında Kur’an Kerim bulunduğu için gözalına alındı.

Olay Aralık ayı sonlarında Aşkabat Uluslararası Havalimanı’nda meydana geldi. Türkiye’de iş vizesiyle çalışan Lebap eyaletinden orta yaşlı bir kadın akrabalarını görmek için Türkmenistan’a uçtu.

Aşkabat havaalanında, yolcu göç kontrolünden geçer geçmez, üniformalı bir polis memuru ve sivil kıyafetli iki adam tarafından sorguya çekildi. Kolluk kuvvetleri kadının akrabalarına hediye etmek üzere yanında getirdiği Kur’an Kerim tespit edildi.

Azatlyk’in Türkiye’deki muhabiri, havaalanında alıkonulan kadınla konuşan Rozybai’nin şunları söylediğini bildirdi:

– Havaalanına varışta, çantası kontrol edildi. Eşyaları arasında akrabalarına getirilen hediyeler ve kutsal kitabın Kur’an kitabının birkaç kopyası vardı. Havaalanına vardıktan hemen sonra, 24 saat gözaltında tutuldu ve sorguya çekildi.

Kadına göre, sorgu sırasında, sivil giysilerde iki, bir de polis vardı. Havaalanında gözaltına alınan kadının eşi, Azatlyk’e şu açıklamada bulundu:

“Polis soru sormadı, ancak sivil insanlar birer birer sorular sordular, gerekirse ahlaki olarak üzerime baskı yapmaya hazırdılar. ”Böyle kitapları getirmekten utanmıyorsun, sen bir kadınsın! Burada dini-politik propaganda yapmak istiyorsun “diye bağırdılar.

Aşkabat havaalanındaki gözaltı ve sorgulama raporları, Azatlyk’ün editoryal personeli tarafından birkaç kez alındı. Olaylardaki tanıklara ve katılımcılara göre, yolcular arasında dini yolcular bulunduğu zaman kabaca ve taraflı davrandılar.

Ayrıca, personel saç rengi ve kıyafetlerin rengi koyu olmasının nedenleri de dahil olmak üzere saç rengi ve kıyafetleriyle ilgileniyordu. Kadına göre, o gün siyah bir süveter giymişti ve başını Türkmenistan sakinleri için geleneksel şekilde bağlamıştı.

Kolluk kuvvetleri, kadınlardan yanlarında getirdikleri Kur’an’ı okumasını istedi. Kadın, Kuran’ı abdestsiz okumayı reddetti. İfade veren kadına göre, ertesi sabah Kur’an okumasını dinledikten sonra Arapça’nın telaffuzunun ve anlayışının doğruluğunu onaylayan bir Aşkabat camisine götürüldü.

Daha sonra, Lebap Bölgesi’ne varışta, kadın yerel kolluk kuvvetleri tarafından sorguya çekildi. Bir süre sonra, Türkiye’ye dönmeye çalışırken, Aşkabat havaalanında kadının ülkeden ayrılması yasaklandığı öğrenildi.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan’da ilk askeri enstitü açıldı

Özbekistan’da ilk askeri enstitünün açılışı Mirziyoyev tarafından gerçekleştirildi.

Özbekistan‘ın ilk askeri koleji Taşkent’te açıldı. Yerel basında çıkan haberlere göre, yeni eğitim kurumu altı alanda yetkilileri taktik seviye için eğitecek.

Enstitü, Muhammed el-Hwarizmi ismini alan Taşkent Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Özel Bölümü temelinde kurulmuştur. Çalışma süresi iki yıldır.

Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev’in kararına göre üniversite açıldı. Enstitünün, bilgi ve iletişim teknolojileri ve iletişim alanında yüksek nitelikli memurların eğitim sistemini geliştirdiği görülmüştür.

Kurum, iletişim ve devlet sırlarının, elektronik istihbaratın, hava savunma radyo uçakları ve uçaksavar füze kuvvetlerinin korunmasında uzmanlar üretecek.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Ünlü Özbek muhafazakar yazar yine Türkiye’de

Ünlü Özbek yazar Nurullah Muhammed Raufhan, Kerimov sonrası döndüğü Özbekistan hakkında değerlendirmesini yaptı

Özbekistan’da adı en çok konuşulan muhafazakâr yazar ve aydın Nurullah Muhammed Raufhan bu günlerde yine Türkiye’de.

Onun İslam Kerimov dönemini eleştiren “Bu Günler” romanı üç yıl önce yayınlanmıştı. Yazar Türkiye’den Özbekistan’a döndüğünde kısa süre tutuklanmış, yeni Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev hükümeti tarafından serbest bırakılmıştı. Son iki seneyi vatanında geçiren Özbek yazar için yurt dışına çıkma yasağı da kaldırılmasının ardından Raufhan şimdi çok sevdiği, “biz bir ülkeyiz” dediği Türkiye’de bulunmaktadır.

1. Kendinizi okuyucularımıza tanıtabilir mısınız?

Ben bir Özbek aydını ve yazarıyım. 1955 yılında Fergane ilinde doğdum. “Dünya Geniştir”, “Bu Yerin Adamı”, “Kuytudaki Kulübe”, “Bu Günler” adlı kitaplarım yanında “Beyaz Bina Akşamları”, “Leyli ve Mecnun” film senaryosu yazarıyım. Dünya edebiyatından Özbekçeye onlarca eser çevirdim. Anadolu Türkçesinden de birçok dini kitapları Özbek diline tercüme ettim.

2. İki yıl önce Türkiye’de yaşıyordunuz. Nedeni?

2011 yılının başlarında, “Bu Günler” adında ülkemizde bağımsızlıktan sonra yaşananları anlatan sosyal ve siyasi roman yazmaya başladım. Kitap 2013 ilkbaharında bitti. Bu romanım Özbekistan eski lideri İslam Kerimov yönetiminin milli ve dini değerlerimize karşı olan politikalarından bahsediyor. Yani kitabimde o dönemin zulüm, rüşvet, hırsızlık, yalan ve baskı politikalarını ifşa etmiştim. Ülkemizin ekonomik, politik ve manevi yönden bir çıkmaza sürüklendiğini delillerle ortaya koymuştum.

İslam Kerimov oluşturduğu otoriter rejimin böylesine keskin bir eleştiriyi kabul etmemesi doğal idi. Bu yüzden iki sene Türkiye’de yaşadım.

2016 yılında İslam Kerimov öldü. Onun yerine eski Başbakan Şevket Mirziyayev devlet başkanı oldu. Özbekistan’da politik ortam yumuşamaya başladı. Çeşitli alanlarda reformlar ilan edildi. Yeni Cumhurbaşkan baskıyı kaldırma ve ekonomiyi geliştirme sözü verdi. Özbeklerde değişim umudu uyandı. 2017 Eylül ayının sonunda ülkemdeki reformlara katkıda bulunmak amacıyla vatanıma geri döndüm.

3. Türkiye’den ayrıldıktan sonra, Özbekistan havalimanında gözaltına alındınız ve beş gün hapishanede kaldınız. Eski cumhurbaşkanı öldükten sonra yeni yönetim baskıları kaldırmaya başladığına göre, sizi niye tutukladılar?

Bu yeni dönemin çelişkileri sonucu diyebiliriz. Politik değişimler toplumun talepleri ile değil, yönetimin girişimiyle başlatıldığında böyle durum ortaya çıkabilir. Yani yeni yönetim hızlı reformlara el atmak ister, ancak toplum tabanı buna halen hazır değildir. Özellikle, Kerimov döneminin eski seçkin kadroları küçük bir değişimi bile istemiyorlar. Çünkü olumlu değişim politikaları onların kirli yönetimini ifşa edebilir. Yanı ben Özbekistan’a geri döndüğümde yeni reformcu yönetim ile buna karşı olan eski rejim kadroları çatışmasının ilk kurbanı olmuştum.

4.Hapis günlerini nasıl geçirdiniz? Size çok ciddi, yani anayasal düzeni yıkma suçlaması yönetilmesine rağmen kısa süre sonra serbest bırakıldınız? Bunu nasıl açıklarsınız?

“Anayasa düzeni” yıkma suçlaması eski rejimin siyasi ve dini muhaliflere onları yok etmek için yönettiği iftira suçlaması idi. Hâlbuki “Bu Günler” romanımda ben o zamanın düzenini yıkmaya değil, onu değiştirmeye davet ediyordum. Yani bu kitabımda yanlış bir şey yok idi. Dolayısıyla Kerimov rejimini ayakta tutmak isteyen ve küçük bir eleştiriye dayanamayan eski kadroların bana yapılan hile dolu suçlaması idi. Kerimov döneminde, böyle sahte suçlamalar ile binlerce Müslümanlar on, hatta yirmi yıl süre ile hapis cezasına mahkum oldu. Bazıları yeterince suçu olmadan öldürüldü ya da izi bırakılmadan kayboldular. Halen kendilerinden haber alınamayan insanlar var…

Bana gelince eğer ben bu suçlama ile İslam Kerimov döneminde hapse atılsa idim, bırakın sağ kalmayı, hapisten cesedimin çıkacağı kesin idi. Ancak Taşkent hava alanında gözaltına alındıktan sonra beş gün içinde serbest bırakılmam, yeni Devlet Başkanı sayın Şevket Mirziyayev’in iş başına geldiğinin olumlu bir sonucu oldu, diye düşünüyorum. Yani benim durumuma yeni Cumhurbaşkanımız Şevket Mirziyoev müdahale etti ve ben serbest kalarak aileme geri döndüm.

5. Kerimov dönemi ile ülkenizdeki mevcut durum arasındaki farklar nelerdir?

Bize milli ve dini yönden kardeş olan, hatta hepimiz beraber bir BİZ’i oluşturan Orta Asya’daki komşu devletler ile yakın ilişkiler yola koyuldu. Kardeş Türkiye ile ilişkiler geliştirildi. Ülkemiz tekrar dünyaya açılmaya başladı. Artık Özbekler dünyanın birçok ülkesine ve onlarca yabancı devletlerin vatandaşları Özbekistan’a vizesiz seyahat edebilirler. Kerimov döneminde bunları düşünmek bile imkansızdı. İç piyasa üzerindeki baskı da azalmaya başladı. Artık serbest döviz pazarına gittikçe yaklaşıyoruz. Bunun yanında yüzlerce siyasi ve dini mahkumlar hapishanelerden serbest bırakıldı. Özgür düşünenler için ceza kanunun bir korku sahnesi olan 159. madde (“Anayasal düzene zorla yıkma”) kaldırılmıştır. Hükümet, eski dönemde bu konuda birçok adaletsizlik yapıldığını kabul etti ve Başsavcılık bu zulümlerin yapıldığı hakkında bir itiraf açıklaması yaptı. Bunların hepsi güzel şeyler.

Ancak bu değişiklikler bana kalsa halen yeterli değildir. Devlet yönetimi içinde “eski” ve “yenilikçi” kadrolar arasında bir mücadele var ve bunun olması doğaldır. “Eskiler” pozisyonlarını kolayca vermek istemiyorlar. “Yenilikçiler” ise ülkede henüz yeterli güç elde edemediler. Bu mücadele sonucunda, bazı alanlarda başlayan reformlar tamamlanamıyor. İfade ve basın özgürlüğü ve siyasi özgürlüklere halen geçemedik bile. Tabii ki, 27 yıllık baskı politikaları hemen silinmeyecek. İnşa Allah, yakın gelecekte toplumumuzun yine de özgürleşmesine, yeniden canlanmasına, siyasi ve kültürel alanlarda ilerleme sağlanmasına inanıyorum.

6. Siz bir yazar ve aydın kişisiniz. Özbekistan’da şu anda Edebiyat ortamı ve aydınların durumu nedir?

Yirmi yedi yıl önce, Rus-Sovyet sömürgeciliğinden kurtulduğumuzu ilan etmemize rağmen ideoloji ve zihinsel olarak hala komünist fikirlerin etkilerinden tam olarak kurtulamadık. Ne yazık ki, bu olumsuz etki aynı zamanda milletimizin manevi durumunun aynası olan aydınlarımız ruh halinde de görülmektedir. Ben halen Özbek edebiyatının milli dönüş yapamadığı görüşündeyim. Stalin’in döneminde maneviyatı tekelleştirmek ve onun baskı politikalarına hizmet etmek için oluşturulan  “Yazarlar Birliği” adındaki devlet kurumu halen edebiyatı alanını kendi kontrolü altında tutmaktadır. Bu yalan icat tekeli kaldırmadıkça, gerçek edebiyat özgürlüğünü elde etmemiz zordur.

7. Türk kültürü ve edebiyatı Özbekistan’da nasıl tanınmaktadır?

Türk kültürü ve edebiyatı denildiğinde Özbeklerin aklına halen Sovyet dönemindeki çeviriler geliyor. O zamanlar, siz de tahmin edersiniz, Sovyet komünist ideolojiyle uyumlu yazarların eserleri Özbek diline tercüme edilirdi. Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Reşat Nuri Güntekin çok popülerdi. Son zamanlarda, Özbekistan Halk Şairi Camal Kemal, orta çağ Türk edebiyatı yazarı Yunus Emre’in şiir kitabını tercüme etti. Özbek TV Türk dizilerini yayınlıyor. Ancak, ne yazık ki, sizlerde yapılan bazı TV şovlar ve filmler bizim milli edep ve örflerimize uygun değildir. Halkımız bundan memnun değil. “Türk kardeşlerimiz ahlaki olarak bu kadar eridiler mi?” diye şaşırıyorlar. Sizin gerçek tarihiniz ve Müslüman Türk halkının günlük yaşamını anlatan filmleri seyretmek isteriz. Şu anda gösterilen Türk dizilerinin çoğu manadan yoksun, Özbek ve Türk halklarının milli ve dini kimliğine maalesef uygun olmayan sahneler ile doludur.

8. İki sene önce Türkiye’de iki yıl yaşadınız. Türkiye hakkında, insanlarımız ve devletimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Allah kısmetime yazmış Türkiye’de iki sene yaşadım. Türkiye’nin havasından nefes aldım ve Türk kardeşlerimin sevinci ve dertlerine ortak oldum. Sanırım bu iki sene bana çok manevi kuvvet verdi. Bir kez daha, Özbek ve Anadolu Türklerinin aslen bir halk olduğunu ikna oldum. Burada benim bir Türkistanlı, yani Türklerin ata yurdundan geldiğimi öğrenen kardeşlerim benimle içtenlikle konuşuyordu. “Allah nesip eder de Özbekistan’a bir gün döneceğim” dediğimde, Türkiyeli dostlar “Niçin döneceksin. Burası da sana vatandır”, diye sıcak karşılık verdiler. Allah razı olsun sizlerden,  ben Türkiye ve Türk halkından razıyım, siz de benden razı olunuz.

Bu arada, burada zamanımı boşa harcamadım. Türkiye’de yaşadığım iki yılda Türkiye’yi Özbek halkına daha iyi tanıtmak için “Türkiye manzaraları” adlı bir seyahatname kitabi yazdım. Bu eserimi bölümler halinde sosyal medyada yayınladım. Şimdilerde bu kitabımı yeniden gözden geçirerek, Özbekistan’da yayınlama gayreti içindeyim.

8. Türkiye-Özbek ilişkilerinde yaşanan gelişmelerden memnun musunuz?

Türk-Özbek ilişkilerine ciddi zarar veren diktatör Kerimov’un ölümünden sonra durum çarpıcı bir şekilde iyilik tarafa değişti. Yeni devlet başkanımız Şevket Mirziyayev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hızlıca o soğuk ilişkiler dönemini kapattılar. Karşılıklı resmi ziyaretler ve onlarda verilen sıcak mesajlar Özbek ve Türk halklarını çok memnun etti, diye düşünüyorum. Şu anda Allah’a şükür Türkiye ile iyi ilişkiler içindeyiz. Her iki halkın aydını olarak bu gelişmelerden gerçekten çok mutluyum!

Ama ben Özbekistan-Türkiye ilişkilerin daha ileriye götürülmesini istiyorum. Türkiye bizim için örnek bir ülkedir. Türkiye’den birçok alanda tecrübe edinirsek, kesinlikle kazanç elde ederiz. Bunu yapmak için, birbirimizle daha yakın ilişkiler içinde olmalıyız. Bunun için kültürel ve edebi ilişkileri daha yüksek bir seviyeye getirmeliyiz. Bu noktada ilişkilerimiz istenen seviyede değil. Bence Türkiye batıya bakıyor, Özbekistan’da batıyı kendisine örnek almak istiyor. Belki bu bazı alanlarda gereklidir. Ancak biz birbirimize daha yakından bakmalıyız, ve birbirimizi daha yakından görmemiz gerekir. Çünkü biz bir milletiz, büyük tarih ve kültürümüz var. Zaten, köklerimiz de aynıdır.

Dr. Namaz Nurmumin Muhammed
https://www.dunyabulteni.net/analiz/unlu-ozbek-muhafazakar-yazar-yine-turkiye-de-h436866.html
Devami

Türkmen öğrencileri tatillerde özel taksiden men edildi

Türkmenistan’da tatil dönemi toplu taşımalarda bilet bulamayan öğrencilerin özel taksi kullanmaları “sakıncalı” gerekçesiyle yasaklandı

Türkmen üniversitelerinin öğrencileri, kış tatilleri sırasında devlet otoparklarının otobüslerinin yanı sıra uçak ve tren kullanmak zorunda kaldılar.

Magtymguly Devlet Türkmenistan Üniversitesi ve Daşoguz Ziraat Enstitüsü’ndeki öğrencilerin velileri, bu konuda Aşkabat’taki Radyo Azatlyk muhabirine bilgi verdi. 25 Ocak’ta Türkmenistan üniversitelerinin sınavları sona erdi ve on iki günlük kış tatilleri başladı.

Magtymguly Turkmen State University’de bir öğrencinin ebeveyni ismini vermeden yaptığı açıklamada, “22 Ocak’ta, üniversite yönetimi öğrencilere 25 Ocak’tan itibaren tatil için evlerine gidebileceklerini açıkladı. Ancak öğrenciler ayrıca devlete ait işletmelerin uçaklarından, trenlerinden veya otobüslerinden faydalandıkları konusunda uyarıldılar. Döndükten sonra biletlerinin kopyalarını dekanlara teslim etmek zorunda kalacakları söylendi. Öğrencilerin özel taksiler ve otobüsler kullanmaları yasaklandı, ”diyor.

Üniversitelerin liderliğindeki öğrencilerin velilerine açıklandığı gibi, bu gereklilik bazen özel taksi ile öğrenci seyahatleri sırasında ortaya çıkan “uygunsuz durumlar” ın önlenmesiyle ilişkilidir. Yetkililere göre “uygunsuz durumlar” kız öğrencilere yönelik taciz vakaları anlamına geliyor.

Azatlyk muhabirinin 23 Ocak’ta bildirdiği gibi, ulaştırma seçiminde öğrencilerin gereksinimi uçaklar, trenler ve otobüsler için bilet sıkıntısına karşı geliyordu.

“Bu nedenle, demiryolu bilet gişeleri ve uçak gişelerindeki çalışanlar, bu fırsatı değerlendirerek zaten fazladan rüşvet için satılan bilet fiyatlarını şişirdiler. Kasiyerler bilet olmadığını söylüyor, ancak arkadaşlarınız aracılığıyla satın almak istiyorsanız, ücretin en az yüzde 50’sini ödemek zorundasınız. Ancak bu herkes için mümkün değil ”dedi.

Öğrencilerin ebeveynleri, tatillerinde çocuklarının hareketindeki kısıtlamaların yanı sıra, zamanında geri dönmelerini sağlamak için yetkililerin hareketsiz kalmasından şikayetçi.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Turkmaniston: VPN ishlatganlarning sim kartasi ishdan chiqmoqda

(latında)

Turkmaniston 17 yanvardan boshlab internetdagi to‘siqlarni aylanib o‘tishga mo‘ljallangan VPN dasturlariga qarshi kurashni faollashtirdi. Facebook va YouTube bloklangan O‘zbekistonda ham bu dasturlardan foydalaniladi.
Turkmanistonda mobil telefoniga VPN dasturini o‘rnatishga harakat qilayotganlarning sim kartalari ishdan chiqib qolayotgani aytilmoqda.
«Xroniki Turkmenistana» sayti Turkmanistondagi muxbirlariga tayanib yozishicha, foydalanuvchilar bu kabi dasturlarni ko‘chirib oladigan Google Play applikatsiya bozori ishdan chiqib qolmoqda.
“Ozodlik” radiosining Turkman xizmati direktori Farrux Yusufiyning Bi-bi-siga aytishicha. VPN dan foydalanuvchilarni Milliy xavfsizlik vazirligiga chaqirib suhbat qilishlari mumkin.
“VPN ishlatayotgan yoki proksi serverlar orqali internetga kiradiganlarning nafaqat sim kartalari bloklanyapti, balki uydagi internetdan ham uzib qo‘yilayotgani haqida ma’lumotlar kelmoqda”.

Suhbatdoshning aytishicha, Turkmanistonda internet foydalanuvchilari VPN dasturlarini o‘rnatish uchun telefon ustalariga murojaat qiladi.
Ulab berish 10 dollar va oyiga xizmat ko‘rsatish 10 dollargacha borishi mumkin.VPN lar bilan Rossiya hukumati kurashishga uringandi. Telegram kanali bu yurtda noqonuniy deb topilgach, Roskomnadzor tashkiloti unga aylanib kirmoqchi bo‘lganlarning VPN dasturlarini bloklashga kirishib ketdi.
Biroq ushbu urinishlar samara bermagani aytiladi.

“Turkmaniston Rossiyaga o‘xshamagan. Rossiyada kuch organlari fuqarolarni chaqirib, nega VPN ishlatding, demaydi. Ammo Turkmanistonda bosim o‘tkazishi mumkin”, deydi Farrux Yusufiy.
O‘zbekistonda 2018 yilning sentyabr oyidan boshlab Facebook va YouTube saytlari ishlamayapti.
Foydalanuvchilar unga proksi serverlar yoki VPN dasturlari orqali kirmoqda.
Hozircha O‘zbekistonda aylanib o‘tuvchi vositalarga qarshi hukumat tomonidan ochiq kurash boshlangani yo‘q.
VPN lar bilan Rossiya hukumati kurashishga uringandi. Telegram kanali bu yurtda noqonuniy deb topilgach, Roskomnadzor tashkiloti unga aylanib kirmoqchi bo‘lganlarning VPN dasturlarini bloklashga kirishib ketdi.
Biroq ushbu urinishlar samara bermagani aytiladi.
“Turkmaniston Rossiyaga o‘xshamagan. Rossiyada kuch organlari fuqarolarni chaqirib, nega VPN ishlatding, demaydi. Ammo Turkmanistonda bosim o‘tkazishi mumkin”, deydi Farrux Yusufiy.
O‘zbekistonda 2018 yilning sentyabr oyidan boshlab Facebook va YouTube saytlari ishlamayapti.
Foydalanuvchilar unga proksi serverlar yoki VPN dasturlari orqali kirmoqda.
Hozircha O‘zbekistonda aylanib o‘tuvchi vositalarga qarshi hukumat tomonidan ochiq kurash boshlangani yo‘q.

https://www.bbc.com/uzbek/central-asia-46966569

 

Devami

Türkiye 2018’de Özbekistan’ın dördüncü en büyük ticari ortağı oldu

Özbekistan’ın dış ticaret hacmi geçen yıl yüzde 27,3 artışla 33 milyar 815,3 milyon dolar oldu -2018’de Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaret hacmi yüzde 39,9 artışla 2 milyar 171,8 milyon dolara ulaştı

TAŞKENT (AA) – Geçen yıl Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaret hacmi yüzde 39,9 artışla ilk defa 2 milyar 171,8 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesinden yapılan açıklamaya göre, 2018’de ülkenin dış ticaret hacmi önceki yıla nazaran yüzde 27,3 artışla 33 milyar 815,3 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

Geçen yıl ülkenin ihracat hacmi yüzde 13,6 artışla 14 milyar 257,9 milyon dolar, ithalat hacmi ise yüzde 39,6 artışla 19 milyar 557,4 milyon dolar oldu. 2018’de Özbekistan’ın dış ticaret açığı 5 milyar 299,5 milyon dolar olarak belirlendi.

Açıklamaya göre, geçen yıl Özbekistan’ın en büyük ticari ortakları arasında 6 milyar 427,8 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 19’luk pay ile Çin ilk sıraya yükseldi. Özbekistan 2018’de Çin ile 2 milyar 869 milyon dolarlık ihracat, 3 milyar 558,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.

Daha önce Özbekistan’ın ticari ortakları arasında geleneksel olarak yer aldığı ilk sırayı Çin’e kaptıran Rusya ise 5 milyar 530,6 milyon dolarlık dış ticaret ve 16,9’luk pay ile ikinci sıraya geriledi. Özbekistan, bu dönemde Rusya ile 2 milyar 193,1 milyon dolarlık ihracat ve 3 milyar 537,6 milyon dolarlık ithalat yaptı.

2018’de Özbekistan’ın en büyük ticari ortakları arasında 3 milyar 22,5 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 8,9’luk pay ile Kazakistan üçüncü, 2 milyar 171,8 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 6,4’lük pay ile Türkiye dördüncü, 2 milyar 137,2 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 6,3’lük pay ile Güney Kore beşinci oldu. Özbekistan’ın en çok dış ticaret yaptığı 10 ülke arasında ayrıca Almanya, Japonya, Afganistan, Kırgızistan ve Ukrayna da yer aldı.

2018’de Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaret hacmi bir önceki yıla nazaran yüzde 39,9 artışla 2 milyar 171,8 milyon dolara ulaşırken, Özbekistan bu dönemde Türkiye ile 936,2 milyon dolarlık ihracat ve 1 milyar 235,6 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.

2018’de Özbekistan’ın ihracatında ilk sıralarda enerji ve petrol ürünleri, gıda ürünleri, renkli ve demir metaller ile hizmetler sektörü yer alırken, ülke ithalatının başlıca ürünleri arasında da makine ve teçhizat, kimya mamulleri, renkli ve demir metal ürünleri oluşturdu.

https://m.yeniakit.com.tr

Devami