“Kazakistan hazır petrol ürünleri satışında liderlerden biri olmalı”

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin hazır petrol ürünleri satışında dünyada liderlerden biri olması gerektiğini söyledi.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Tokayev, petrol sanayisinin oluşumunun 120. yıl dönümü nedeniyle Atırau kentinde düzenlenen etkinlikte konuştu.

Tokayev, ülkesinin ulusal petrol şirketi Kazmunaygaz’ın dünyanın büyük petrol şirketleriyle başarılı projeler yürüttüğünü söyledi.

Petrol ve doğal gaz sanayisi stratejik gelişme planına uygun olarak 2025 yılına kadar yıllık petrol üretiminin 100 milyon tonu, doğal gaz üretiminin ise 77 milyar metreküpü geçmesi gerektiğini belirten Tokayev, “Bu amaçla 2021-2025 yılları için kapsamlı jeolojik keşif programı geliştirilmektedir.” ifadesini kullandı.

Tokayev, ülkenin petrol ve doğal gaz kaynak potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayarak “Kazakistan, hazır petrol ürünleri satışında dünyada liderlerden biri olmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

trtavaz.com.tr

Devami

Kazakistan’dan Özbekistan’a elektrik ihracatı

Kazakistan’ın, yıl sonuna kadar Özbekistan’a 1 milyar kilovatsaat elektrik ihraç etmeyi planladığı bildirildi.

Kazak resmi haber ajansı Kazinform’da yer alan habere göre, Kazakistan’ın elektrik enerjisi şirketi KEGOC’un Yönetim Kurulu Başkanı Bakıtjan Kajiyev, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu yıl ülke tarihinde ilk kez Özbekistan’a elektrik enerjisi ihracatı yapmak üzere anlaştıklarını bildirdi.

Kajiyev, “An itibarıyla Özbekistan’a 500 milyon kilovatsaat elektrik enerjisi ihraç ettik. Yıl sonuna kadar 1 milyar kilovatsaat civarında vermeyi planlıyoruz.” dedi.

Bakıtjan Kajiyev, ihracat için belirlenen elektrik enerjisi miktarının aşılması durumunda elektrik enerjisi yükü azaltma otomasyonunun devreye alınacağını da söyledi.

www.trtavaz.com.tr

Devami

ХТВ: Ягона мактаб формаси талаби ўз кучида.XTV: Yagona maktab formasi talabi o‘z kuchida

(KRIL VA LATINDA)

Вазирлар Маҳкамаси 2019 йил, 9 июнда қабул қилган қарор билан 2018 йил 15 августдаги 666-сон қарорнинг 3-ва 7-бандларигагина ўзгартириш киритилган.

Бу ҳақда Халқ таълими вазирлиги баёнот берди.

Вазирлар Маҳкамаси 2018 йил 15 августда “Давлат умумий ўрта таълим муассасалари ўқувчиларини замонавий мактаб формаси билан таъминлаш чора-тадбирлари тўғрисида” 666- қарорни қабул қилган эди.

2019 йил 19 июнь куни Вазирлар Маҳкамаси «Давлат умумий ўрта таълим муассасалари ўқувчиларини замонавий ягона мактаб формаси билан таъминлаш чора-тадбирлари тўғрисида»ги қарорни қабул қилди.

Бу қарор билан 2018 йил 15 августдаги 666-сон қарорга ўзгартиришлар киритилди.

Ўзгартишларга биноан ягона мактаб формаси 2019-2020 ўқув йилидан эмас, балки 2024-2025 ўқув йилидан бошлаб жорий этилади.

Бироқ Халқ таълими вазирилигига кўра, 666- қарор билан тасдиқланган “Давлат умумий ўрта таълим муассасалари ўқувчилари учун замонавий ягона мактаб формасини жорий этиш тартиби тўғрисидаги низоми” ҳозирги кунда ҳам амалда.

Шу боис вазирлик ўқувчилардан мазкур низом талабларига риоя этишлари сўраган.

Жорий йил май ойининг охирида Ахборот ва оммавий коммуникациялар агентлиги директори ўринбосари, президентнинг қизи Саида Мирзиёева ўзининг Facebook саҳифасида ягона мактаб формасини жорий этишга ҳали эрта экани тўғрисида фикр билдирган эди.
Бу воқеадан бир неча кун ўтгач, Халқ таълими вазири Шерзод Шерматов 2019-2020 ўқув йилидан мактаб формаси мажбурий бўлмаслигини маълум қилди.
Вазирга кўра, 1-синфдан 11-синфгача бўлган ўқувчилар учун мактаб формасини тикиш жуда катта ҳажмдаги ресурсларни талаб қилади. Мамлакат тўқимачилик саноати айни пайтда бу вазифанинг уддасидан чиқа олмаслиги мумкин.

Vazirlar Mahkamasi 2019 yil, 9 iyunda qabul qilgan qaror bilan 2018 yil 15 avgustdagi 666-son qarorning 3-va 7-bandlarigagina o‘zgartirish kiritilgan.

Bu haqda Xalq ta’limi vazirligi bayonot berdi.

Vazirlar Mahkamasi 2018 yil 15 avgustda “Davlat umumiy o‘rta ta’lim muassasalari o‘quvchilarini zamonaviy maktab formasi bilan ta’minlash chora-tadbirlari to‘g‘risida” 666- qarorni qabul qilgan edi.

2019 yil 19 iyun kuni Vazirlar Mahkamasi «Davlat umumiy o‘rta ta’lim muassasalari o‘quvchilarini zamonaviy yagona maktab formasi bilan ta’minlash chora-tadbirlari to‘g‘risida»gi qarorni qabul qildi.

Bu qaror bilan 2018 yil 15 avgustdagi 666-son qarorga o‘zgartirishlar kiritildi.

O‘zgartishlarga binoan yagona maktab formasi 2019-2020 o‘quv yilidan emas, balki 2024-2025 o‘quv yilidan boshlab joriy etiladi.

Biroq Xalq ta’limi vaziriligiga ko‘ra, 666- qaror bilan tasdiqlangan “Davlat umumiy o‘rta ta’lim muassasalari o‘quvchilari uchun zamonaviy yagona maktab formasini joriy etish tartibi to‘g‘risidagi nizomi” hozirgi kunda ham amalda.

Shu bois vazirlik o‘quvchilardan mazkur nizom talablariga rioya etishlari so‘ragan.

Joriy yil may oyining oxirida Axborot va ommaviy kommunikatsiyalar agentligi direktori o‘rinbosari, prezidentning qizi Saida Mirziyoyeva o‘zining Facebook sahifasida yagona maktab formasini joriy etishga hali erta ekani to‘g‘risida fikr bildirgan edi.
Bu voqeadan bir necha kun o‘tgach, Xalq ta’limi vaziri Sherzod Shermatov 2019-2020 o‘quv yilidan maktab formasi majburiy bo‘lmasligini ma’lum qildi.
Vazirga ko‘ra, 1-sinfdan 11-sinfgacha bo‘lgan o‘quvchilar uchun maktab formasini tikish juda katta hajmdagi resurslarni talab qiladi. Mamlakat to‘qimachilik sanoati ayni paytda bu vazifaning uddasidan chiqa olmasligi mumkin.

www.ozodlik.org/a/30147870

Devami

Özbekistan’a yatırım imkanları ele alındı

Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği Danışmanı Abdulmalik Tuyçibayev, “Özbekistan’da Türklere ve Türk yatırımcılara çok ayrı bir ilgi ve saygı var. Özbekistan yönetimi için Türk yatırımcılar daima listenin başında yer almışlar ve alacaklardır.” dedi.

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) ile Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle “Özbekistan’a Yatırım İmkanları” konulu toplantı düzenlendi.

SATSO Meclis Salonu’ndaki toplantıda konuşan Tuyçibayev, Özbekistan’ın ülke profili, coğrafi özellikleri, kültürü, sahip olduğu teknolojiler, ekonomik veriler ve sosyal yaşamı hakkında bilgi verdi.

Tuyçibayev, bölgeye yatırım yapmanın birçok avantaj sunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Özbekistan üretim maliyetlerinin düşüklüğü açısından yatırımcılar için dikkati çeken bir ülkedir. Son zamanlarda uygulanan kalkınma reformuyla firmaların vergi yükü 3 kat azalmıştır. Büyük firmaların içinde bulunduğu ve kendi yönetimine sahip olan serbest ekonomi bölgeleri yatırımcılara avantajlı gözükmektedir. Özbekistan’da Türklere ve Türk yatırımcılara çok ayrı bir ilgi ve saygı var. Özbekistan yönetimi için Türk yatırımcılar daima listenin başında yer almışlar ve alacaklardır. Sakaryalı yatırımcılardan da Özbekistan’ı ziyaretlerini bekliyoruz.”

– “İki ülke arasında iş birliği önemli”

Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Azizbek Salahaddinov da iki ülke arasındaki iş birliğinin önemli olduğunu söyledi.

Özbekistan ile Türkiye arasında devam eden dostane ilişkileri sürekli güçlendirmek amacında olduklarını dile getiren Salahaddinov, ” Türkiye, Özbekistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkedir. Bu ticari ilişkiler sürecinde Türkiye, Güney Kore’yi geçerek Özbekistan ile ikili ortaklıklarda dördüncü ülke konumuna yükselmiştir. Türkiye’de 235 Özbekistan merkezli şirket bulunmaktadır. Özbekistan’da ise Türk-Özbek veya sadece Türk sermayeli 1000’e yakın şirket bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Salahaddinov, son 6 ay içerisinde Özbekistan’da 300’e yakın Türk-Özbek ortaklığıyla şirket kurulduğunu ve bunların faaliyetlerine devam ettiğini aktararak, şunları kaydetti:

“İnşaat, enerji, tekstil, tarım konusunda Türk firmalar Özbekistan’a yatırım yapmaya devam etmektedirler. Özbekistan yapısal reform projeleri kapsamında yatırımcılara kapılarını sonuna kadar açıyor ve birçok teşvikle kolaylık sağlıyor. Bu süreçte de Türkiye’nin ekonomide en gelişmiş şehirlerinden biri olan Sakarya’da, Sakaryalı yatırımcıları Özbekistan’a yatırım yapmaya davet ediyoruz.”

– “Serbest ticaret anlaşması iki ülkeye ciddi katkılar sunacaktır”

SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ ise Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliğinin Türkiye’de başlattığı seminer programının ilkinin SATSO’da gerçekleştirdiği bildirdi.

Özbekistan’ı “kardeş ülke” olarak gördüklerini belirten Altuğ, şöyle devam etti:

“Türkiye ile Özbekistan arasında serbest ticaret anlaşması imzalandı ve bu da iki ülkeye ciddi katkılar sunacaktır. Şehrimiz ve ülkemiz gelişen bir konumda. SATSO olarak amacımız, şehrimizin ihracat kapasitesini sürekli artırmaktır. Sakarya Türkiye’nin ihracatçı illeri arasında ihracat rakamlarıyla ilk 7 il arasındadır. Bizler 400 olan ihracatçı firma sayımızı çalışmalarımızla en kısa sürede bine çıkarmak istiyor ve illerin ihracat sıralamasında ilk 5 il arasına girmeyi hedefliyoruz. Özbekistan ile ikili ilişkilerimizi çok daha iyi yerlere getirmek ve ekonomik anlamda iş birliklerinin her iki ülkeye de katkı sağlamasını umuyoruz.”

Toplantıya, Türkiye Özbekistan Gönüllüleri Derneği Başkanı Mustafa Araç ve çok sayıda davetli katıldı.

www.trtavaz.com

Devami

Kırgızistan’da ana muhalefet partisi liderine ev hapsi

Kırgızistan’da Sosyalist Ata-Meken Partisi Başkanı Ömürbek Tekebayev 29 Ekim’e kadar ev hapsinde tutulacak.

Kırgızistan‘da “yolsuzluk” ve “dolandırıcılık” suçlamasıyla 2,5 yıl önce gözaltına alınan meclisteki dönemin ana muhalefet Sosyalist Ata-Meken Partisi Başkanı Ömürbek Tekebayev ile eski Acil Durumlar Bakanı Düyşönkul Çotonov, 29 Ekim’e kadar ev hapsinde tutulacak.

Kırgızistan Yüksek Mahkemesi’nin bozma kararının ardından Pervomay İlçe Mahkemesi Yargıcı Aynura Satarova’nın başkanlığında gerçekleşen ilk duruşmada iki sanıklı yolsuzluk davasında ara karar açıklandı.

Yeniden yargılanması için mahkeme binasına getirilen Tekebayev ile Çotonov’un 29 Ekim’e kadar ev hapsine alınmasına karar verildi.

Duruşmanın yapıldığı mahkeme binası önünde toplanan Tekebayev ile Çotonov’un destekçileri, parti bayrakları ve liderlerinin fotoğraflarıyla 1,5 saat bekledi.

Mahkeme çıkışı alkışlarla karşılanan Tekebayev, destekçilerine teşekkür ederek, ülkede yargının acil reforma ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.

Yüksek Mahkeme, Tekebayev ve Çotonov’un yeniden yargılanma talebini kabul ederek, dosyanın yeniden görülmesi için Pervomay İlçe Mahkemesine 21 Ağustos’ta göndermişti.

Pervomay İlçe Mahkemesi, Tekebayev ve Çotonov’a Rus iş adamı Leonid Mayevskiy’i dolandırdıkları gerekçesiyle 8’er yıl hapis cezası vermişti.

Rus iş adamı Mayevskiy, Kırgızistan’ın telekomünikasyon pazarına girebilmek için 1 milyon dolar rüşvet verdiğini ileri sürdüğü Tekebayev’in vaadini yerine getirmediği ve parasını geri vermediği iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

Ülkenin etkili politikacılardan Tekebayev, 8 Ağustos’ta polisin operasyonuyla gözaltına alınan eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’in iktidarına sert muhalefeti ile tanınıyordu.

Yargılandığı mahkemede suçunu kabul etmeyen Tekebayev, “mahkeme kararının siyasi olduğunu” savunarak af yasasından da yararlanmamıştı.

dunyabulteni.net

Devami

Tokayev Türk Konseyi Genel Sekreteri Amreyev’i kabul etti

Tokayev Türk Konseyi Genel Sekreteri Amreyev'i kabul etti

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev’i kabul etti.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyine (Türk Konseyi) üye devletler arasında ekonomik, kültürel ve insani ilişkilerin gelişmesine önemli katkıda bulunan konsey çerçevesindeki iş birliğine büyük önem verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Tokayev, Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev’i kabul etti.

Amreyev görüşmede Tokayev’e ekimde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak Türk Konseyi devlet başkanları zirvesine hazırlıklar dahil örgütün güncel faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Görüşmede Tokayev de ülkesinin Türk Konseyine üye devletler arasında ekonomik, kültürel ve insani ilişkilerin gelişmesine önemli katkıda bulunan konsey çerçevesindeki iş birliğine büyük önem verdiğini vurguladı.

dunyabulteni.net

Devami

Taşkent’te sakal operasyonu.. Yakalananlar traş edildi

Taşkent’te sakallılara karşı bir baskın düzenlendi. Gözaltına alınanlar polis bölümüne götürüldü ve sakallarını tıraş etmek zorunda kaldılar.

Özbekistan’da 23 Ağustos’ta, kolluk kuvvetleri, başkent Taşkent‘in en büyük elektronik pazarlarından biri olan Malika’da (Flash Drive) sakallı düzinelerce adamı gözaltına aldı ve polis bölümüne götürdü. Orada sakallarını traş ettiler ve serbest bıraktılar.

Sakallı erkeklere karşı baskınlar Taşkent’te 24 Ağustos’ta da devam etti.

Taşkent’teki Malika pazarında ev aletleri ve elektronik eşya satan bir girişimci, 23 Ağustos’ta düzenlenen bir baskın sırasında gözaltına alındığını ve sakalını tıraş etmek için polis departmanına getirdiğini bildirdi.

– Baskın öğleden sonra başladı. Üniformalı ve sivil kıyafetli polis memurları, her sakallı erkeği gözaltınaalmaya başladı ve sonra onları 4. Taşkent Polis Teşkilatına götürdü. Orada bizi hapse atmakla tehdit ettiler. Polis, “Sakallarını tıraş etmiyorsan, buradan gitme,” dedi. Kaynak, sakallarını tıraş etmeyi kabul eden adam ve adamların serbest bırakıldığını ve itiraz edenlerin bölümde kaldığını söyledi.

Jamoliddin Muhammad isimli bir sivil Facebook sayfasında Malika teknoloji pazarında sakallara yapılan baskınları bildirdi .

“Malika pazarını terk ettiğimde, üniformalı tanımlanamayan polis memurları beni alıkoydu ve beni 4. Taşkent Polis Teşkilatına götürdü. Bölüme girdikten sonra, sadece sakallı erkeklerin bulunduğu uzun bir hat gördüm. Tutukluların verilerini kaydettiler ve fotoğrafladılar. Ben de fotoğraflandım. Sonra bir ofiste bizimle konuştular. Orada mecbur olduğumu söylediler ” Sakalını tıraş et” dediler, elbette kabul etmedim. Sonra kendini tanıtmayı reddeden çalışan, sakalımı tıraş etmesem gitmeme izin vermeyeceklerini söyledi. Sonra ona dedim ki: “Sakal uzatmanın yasaklanması hakkında yazan kanunu göster, sonra emirlerinize kesinlikle uyacağım. Ancak bana sakal uzatmayı açıkça yasaklayan herhangi bir yasa veya belge göstermediler. ”

Jamoliddin Muhammed ve sakallarını traş etmeye zorlanan diğer vatandaşlar, sakalları tıraş etmeyi zorlamak amacıyla Taşkent İç İşleri Genel Müdürlüğü(GUVD)’nden resmi açıklama yapılmasını istiyor.

Gözlemciler, vatandaşların inançları gereği uzattıkları sakallarının polis tarafından zorla tıraş edilmesinin insan haklarının açık bir ihlali olduğuna inanmaktadır.

Özbekistanlı Müslümanların Manevi Yönetimi de kolluk kuvvetlerinin eylemlerine itiraz ederek, ” Sakal uzatmak her Müslüman için sünnettir. Vatandaşları sadece sakal uzattıkları için taciz etmek yasaktır. ”açıklamasında bulundu.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Katar, Doğu Türkistan konusunda imzasını geri çekti

Çin’in Doğu Türkistan politikasına destek veren 37 ülkeden biri olan Katar, o mektuptan imzasını çekti.

Batı ülkeleri 8 Temmuz’da yayınladıkları bir bildiriyle Çin’in Sincan bölgesindeki Uygur Müslümanlarına yönelik eylemlerini ve toplu tutuklamaları kınadı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’e seslenen mektup BM’yi Çin’e baskı yapmaya ve bölgeye BM uzmanı göndermeye çağırıyordu.

Bildiri üzerine harekete geçen Michelle Bachelet, Çin’in “eğitim merkezi” dediği “toplama kamplarına” gitmek için izin istediği belirtildi.

Bundan beş gün sonra ise şaşırtıcı bir şekilde aralarında İslam ülkelerinin bulunduğu 37 ülke, BM’ye Çin’in politikalarını desteklediklerini belirten bir mektup gönderdi. Mektupta “Terörizm ve aşırılıkla ağır şekilde yüzleşen Çin, mesleki eğitim ve öğretim merkezleri kurmak da dahil olmak üzere Sincan’da bir dizi terörle mücadele ve önlemi almıştır” ifadeleri yer aldı.

İmzacı ülkeler arasında birçok Afrika ülkesiyle birlikte, Kuzey Kore, Venezuela, Küba, Belarus, Myanmar, Filipinler, Suriye Pakistan, Umman, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer aldı.

Çin’i savunan bu mektupta Pekin yönetiminin aldığı önlemler sonucunda son üç yıldır söz konusu bölgede (Doğu Türkistan-Sincan) terör eylemleri geçekleştirilmediği kaydedildi.

KATAR İMZASINI ÇEKTİ

Bloomberg’den Zainab Fattah’ın haberine göre Katar o mektuptan imzasını çekti.

Ülke, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Başkanı Coly Seck’e 12 Temmuz tarihli mektuptan çekilme kararını bildirdi.

Katar hükümeti iletişim bürosu ve BM, arama ve maillere dönüş yapmadı.

Katar BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ali Khalfan Al Mansouri, 18 Temmuz’da Coly Seck’e şu ifadeleri yazdı:

“Uzlaşma ve arabuluculuk odağımızı dikkate alarak, yukarıda belirtilen mektubun ortak olarak imzalanmasının dış politikadaki kilit önceliklerimizi tehlikeye atacağına inanıyoruz. Bu bağlamda tarafsız bir duruş sürdürmek istiyoruz.”

NEDEN KARAR DEĞİŞTİRDİ?

Katar, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçısı. Çin ile bağlarına zarar vermek istemez.

Bloomberg tarafından derlenen verilere göre Çin, Katar’ın 2018’de üçüncü büyük ticaret ortağıydı ve toplam ticaret 13 milyar dolar civarındaydı.

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad El Sani, Ocak ayında Çİn’i ziyaret etti ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’e “esbi ve iyi bir arkadaş” şeklinde hitap etti.

Ancak Katar, iki yıldır Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın başlattığı bir ambargoya maruz kalıyor. Bu sebeple Katar, Avrupa ve Amerika ile iyi ilişkiler kurmak istiyor.

Ağustos ayının başında Pakistan’dan ayrılmak durumunda kalan Doğu Türkistanlı Ablikim Yusuf’un, Katar’ın Doha Havalimanı’nda Çin’e iade edilme tehlikesi ABD’nin Yusuf’u kabul etmesiyle sonuçlanmış 6 Ağustos’ta Yusuf Çin’e iade yerine Doha’dan ABD’ye uçmuştu.

BM’NİN MEKTUBUNU İMZALAYAN ÜLKELER

8 Temmuz tarihli BM mektubunu imzalayna ülkelerin güncel imzacıları:

Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, İzlanda, İrlanda, Japonya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, İspanya, İsveç, İsviçre, İngiltere.

ÇİN’E DESTEK MEKTUBUNU İMZALAYAN ÜLKELERİN GÜNCEL İMZACILARI

Cezayir, Angola, Bahreyn, Belarus, Bolivya, Burkina Faso, Burundi, Kamboçya, Kamerun, Komorlar, Kongo, Küba, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Mısır, Eritre, Gabon, Kuveyt, Laos, Myanmar, Nijerya, Kuzey Kore, Umman, Pakistan, Filipinler, Katar, Rusya, Suudi Arabistan, Somali, Güney Sudan, Sudan, Suriye, Tacikistan, Togo, Türkmenistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Venezuela, Zimbabve

dunyabulteni.net

Devami

Doğu Türkistan’da Zorla Çalıştırılan Mahkumlar

Çin’in, Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında tuttuğu Uygur Türklerini zorla pamuk tarlalarında çalıştırdığı belirtildi.

Washington merkezli sivil toplum kuruluşu Çin İçin Vatandaş Gücü Girişimleri Kurumu, “Doğu Türkistan‘da Zorla Çalıştırılan Mahkumlar” konulu panel düzenleyerek, Çin’in Doğu Türkistan Bölgesi’nde uyguladığı zorla çalıştırma politikalarını ele alan bir rapor paylaştı.

Kurumun Başkan Yardımcısı Lianchao Han, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı baskıcı politikalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şunları ifade etti:

“Çin, Doğu Türkistan’daki muhalifleri cezalandırmak için çok sayıda çalışma kampları kurdu. Bu sebeple, lokal ve uluslararası tekstil sektöründe büyük rol oynayan Sincan‘da üretilen pamuk, Çin’in toplam pamuk üretiminin yüzde 84’üne tekabül eder hale geldi. Üretimdeki bu yüksek oran, ülke geneline göre en fazla hapishanenin bulunduğu Doğu Türkistan’daki binlerce insanın uzun ve zorlu şartlarda çalıştırılması ile doğrudan ilişkili.”

Ayrıca, Çin Komünist Partisi (CCP) tarafından kendi internet sitesinde yayımlanan ancak kısa bir süre sonra silinen bir veriye atıfta bulunan Han, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı bu politikadan “masrafsız ekonomik kazanç ve Sincan’da politik istikrar sağlamak” hedefi güttüğünü belirtti.

Sincan’daki çalışma kamplarında mahkum olarak bulunan Doğu Türkistanlı Tahir Hamut, panelde söz alarak, kampa ve oradaki yaşam koşullarına ilişkin tecrübelerini paylaştı.

Kendisinin üniversite okumak üzere Türkiye’ye giderken “dışarıya hassas bilgiler çıkarttığı” iddiasıyla ülke içinde tutuklandığını ve Sincan’daki toplama kamplarına götürüldüğünü anlatan Hamut, beraberindeki mahkumlar ile pamuk tarlalarında ve tuğla fabrikalarında karın tokluğuna zorla çalıştırıldıklarını kaydetti.

Hamut, “Benim kaldığım koğuşta çoğu siyasi 250 mahkum vardı. Yaşam koşulları ve çalışma şartları çok ağırdı. 2 metrekarelik odalarda kalıyor ve sadece Pazar günleri dinleniyorduk. Bu şartlarda herkes hastalandı ve kalıcı hasarlar gördü. Üstelik bu çalışmalar karşılığında para almıyorduk.” şeklinde konuştu.

Ayrıca panelde söz alan Uygur İnsan Hakları Projesi Dış İlişkiler Direktörü Louisa Greve ise Disney, Adidas, Ralph Lauren, Tommy Hilfiger, Nike, Gucci, Armani gibi birçok ABD ve Avrupa menşeli tekstil firmalarının Sincan’da üretilen pamukları almaya devam ettiğini vurguladı.

Greve, “Aldıkları pamuğun ne şartlar altında üretildiğini öğrenen bazı markalar, Çinli toptancılar ile yaptıkları ticareti sonlandırdılar ancak toptancılar bu kez isim değiştirmek suretiyle gizlenerek pamuk satmaya devam etti. Üstelik Çin hükümeti de bu toptancılar tarafından işlenen zorla çalıştırma suçunu gizlemeye çalışıyor.” dedi.

Öte yandan, Doğu Türkistan bölgesindeki toplama kamplarına ve Uygur Türklerinin yaşadığı günlük sorunlara da değinen Greve, “Doğu Türkistan’ı laboratuvar ve bedava işçilik olarak gören Çin, Uygur Türklerini deney objesi olarak kullanıyor. Yeni üretilen yüz tarama sistemleri, takip cihazları ve kamera kayıt yöntemleri gibi birçok denenmemiş hassas teknolojiler Doğu Türkistan’da deneniyor.” ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) tarafından konuya ilişkin yayımlanan bir raporda, son 2 yılda Doğu Türkistan’da çok sayıda kişinin “önleyici polisiye tedbir” adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi bakımdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın toplama kamplarına gönderildiği belirtiliyor.

Çin ise uluslararası kamuoyunda “toplama kampları” şeklinde adlandırılan yerlerin “mesleki eğitim merkezi” olduğunu ve buralarda tuttuğu kişileri “aşırıcı fikirlerden arındırarak topluma kazandırmayı” hedeflediğini iddia ediyor.

BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken, Çin şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi. Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini geri çeviriyor.

dunyabulteni.net

Devami

ÖZBEKİSTAN HÜKÛMETİ, ÇİN’İN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ POLİTİKASINI DESTEKLEDİĞİNİ AÇIKLADI

Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdülaziz Kamilov, Çinli mevkidaşı ile yaptığı görüşmede tarihe kara bir leke olarak geçecek açıklamalarda bulundu.

Bakan Abdülaziz Kamilov, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile yaptığı görüşmede, “Doğu Türkistan’daki radikalizme karşı yürütülen Çin politikasını destekliyoruz. Hiçbir ülkenin buna müdahil olma yetkisi yoktur.” ifadelerini kullandı.

ÇİN’İN KUŞAK VE YOL PROJESİNE ÖVGÜ!

Görüşmenin devamında Çin’in “Kuşak ve Yol Projesi” masaya yatırıldı. Taraflar ticari ilişkilerin bu proje kapsamında artmasını beklediklerini ifade ettiler.

Doğu Türkistan’da 3 yıla yakın bir süredir toplama kamplarında 1 milyonu aşkın Uygur, Kazak ve diğer Türk halklarından olan Doğu Türkistanlı esir tutuluyor. Çin bu kampların insanları radikalizmden arındırma amacıyla kurulan eğitim kampları olduğunu iddia ediyor.

Orta Asya ülkeleri, ekonomik bağımlılıklarından ötürü dış ve iç politikada giderek Çin hegemonyası altına giriyor. Çin bu ülkelerde finansman gücünü kullanarak, siyasi etki alanını genişletmeyi hedefliyor.

qha.com.tr

Devami