Özbekistan’da doğal gaz keşfi

 

Özbekistan’ın Karakalpakistan ve Fergana bölgelerinde 3 yeni doğal gaz yatağı keşfedildiği bildirildi.

Ülkenin milli enerji şirketi Özbekneftgaz’ın açıklamasında, Karakalpakistan bölgesindeki Kuşkair ve Aralık ile Fergana’nın Çakar sahalarında yeni doğal gaz yatakları bulunduğu belirtildi.

Karakalpakistan bölgesindeki Kuşkair yatağında 3 bin 550 metre derinliğindeki 1 numaralı kuyunun günlük 200 bin metreküp, Aralık yatağında 3 bin 910 metre derinliğindeki 1 numaralı kuyunun günlük 700-800 bin metreküp, Çakar yatağında bin 710 metre derinliğindeki 2 numaralı kuyunun ise günlük 300 bin metreküp doğal gaz üretme kapasitesine sahip olduğu kaydedildi.

Söz konusu yataklarda üretimin başlatılması için yeterli olan doğal gaz akışının temin edildiği belirtilerek, yeni gaz yataklarında arama-sondaj ve yeni kuyuların tespitine yönelik çalışmaların sürdüğü vurgulandı.

Keşfedilen yatakların toplam rezervleri hakkında ise bilgi verilmedi.

Yıllık ortalama 60 milyar metreküp ile dünyanın önemli doğal gaz üreticileri arasında yer alan Özbekistan’ın, yaklaşık 1,1 trilyon metreküp rezervi bulunuyor.

Özbek hükümeti, 2021’e kadar petrol ve doğal gaz sektöründe gerçekleştirilecek 78 proje için toplam 30,4 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedefliyor.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Özbekistan’dan “Afganistan İçi Diyalog Konferansı”na destek

Özbekistan Dışişleri Bakanlığınca, Özbekistan’ın Afganistan’da barışın tam olarak sağlanmasına yönelik çabaları bundan sonra da sürdürmeye hazır olduğu ifade edildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Afganistan’dan yetkililer ve Taliban temsilcilerinin katılımıyla Doha’da 7-8 Temmuz’da düzenlenen “Afganistan İçi Diyalog Konferansı”nın değerlendirildiği belirtildi.

Özbekistan’ın, konferansın kararlarını ve katılımcılarınca kabul edilen barışa ilişkin ortak bildiriyi desteklediği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Tarafların Afganistan’da geniş kapsamlı müzakere yoluyla istikrarlı barışın sağlanmasına sadık kalmaları, Afganistan sorununu çözüme kavuşturmanın tek yoludur. Özbekistan, her zaman barış sürecinin Afganistan’daki tüm siyasi güçleri ve etnik grupları kapsaması gerektiği konusunda kati fikirde oldu ve bu konuda esas rolü Afganların kendisi oynaması gerekiyor.”

Afganistan’da uzun süre beklenen barışın sağlanmasına yönelik siyasi sürecin, Afganistan halkının öncülüğünde hayata geçirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Özbekistan, Afganistan’da barışın tam olarak sağlanmasına yönelik çabalarını bundan sonra da sürdürmeye hazır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

– Özbekistan’ın Afganistan’da barışın sağlanmasına yönelik girişimleri

Özbekistan, son yıllarda Afganistan’daki barış sürecinde aktif rol almaya başladı.

Orta Asya’daki güvenlik ve istikrarı doğrudan etkileyen bu sorunun çözümü için geçen yıl Taşkent’te 70 ülkenin üst düzey yetkililerinin katıldığı “Uluslararası Afganistan Konferansı” düzenledi.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin ev sahipliğinde düzenlenen konferansın ardından Afganistan hükümeti ve Taliban arasında herhangi bir ön koşul olmaksızın doğrudan müzakerelerin başlatılması, ülkedeki siyasi sürece Taliban’ın dahil edilmesi ve sağlanacak siyasi uzlaşmayla ülkede çatışmalara son verilmesini hedefleyen “Taşkent Deklarasyonu” imzalandı.

Taşkent’te ayrıca Orta Asya ülkeleri ile Afganistan arasındaki iş birliğinin yeni formatı olan “Orta Asya Afganistan” (C5 1) dışişleri bakanlarının ilk toplantısı yapıldı.

Afganistan hükümetiyle doğrudan müzakerelere katılımını organize etmek için Taliban’ın Siyasi Bürosu’ndan Şer Muhammad Abbas Stanikzay’ın başkanlığında bir heyetle Taşkent’te müzakere yapan Özbekistan, Afgan meselesinde önemli aktör olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Avrupa Birliği Türkmenistan’da Ofis açacak

Türkmenistan’da “ Avrupa Birliği Ofisi” açılması hakkında anlaşma Aşkabat’ta imzalandı.

Türkmenistan’ı ziyaret eden, Avrupa Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Federica Mogherini ile Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov, anlaşma öncesi, müzakerelerde bulundu.

Görüşmelerde,  bölgesel işbirliği, sosyo-ekonomik gelişme, enerji güvenliği, uygun yatırım ortamı yaratılması ve çevresel sorunların çözümü ele alındı. Taraflar  ayrıca, Türkmenistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan doğal gaz boru hattının (TAPI) inşası dahil, ulaştırma sistemlerinin geliştirilmesi ve bölgesel enerji altyapısı alanındaki önemli projeleri gözden geçirdi ve ortak stratejik hedeflerin uygulanmasına yönelik taahhütlerde bulundu.

Görüşmelerin ardından, diplomatik temsilciler, yerli ve yabancı basın temsilcileri ve davetlilerin hazır bulunduğu imza törenine geçildi. Burada bir konuşma yapan Federica Mogherini, “Bundan sonra AB’nin Türkmenistan ile ilişkilerinin daha verimli bir şekilde gelişeceğinden eminim” dedi.  Müzakereler sırasında, ikili işbirliğinin tüm alanlarını ele aldıklarını belirten Yüksek Temsilci, bu anlaşmanın, sadece Türkmenistan’da tam diplomatik statüde olma kararı nedeniyle değil, aynı zamanda AB üye ülkeleri tarafından onaylanan Orta Asya’daki yeni AB stratejisinin uygulanması için de özellikle önemli olduğunu vurguladı.

Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşid Meredov da  konuşmasında, bugün imzalanan belgenin, Avrupa Birliği ile Türkmenistan arasında yeni bir düzeyde diplomatik işbirliği için geniş bir alan açtığını belirterek, söz konusu anlaşmayı Türkmenistan ile Avrupa Birliği arasındaki etkili diyalogda çok önemli yeni bir aşamanın başlangıcı olarak gördüğünü ifade etti.

Konuşmaların ardından “Türkmenistan Hükümeti ile Avrupa Birliği arasında Türkmenistan Delegasyonunun kurulması, imtiyazları ve dokunulmazlıklarına dair anlaşma” imzalandı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

‘Özbek Prenses’ gündemden düşmüyor!

Özbekistan Adalet Bakanlığı merhum Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un kızı Gülnara Kerimova’nın yurt dışındaki mal varlığının iadesine ilişkin “Bu mal varlıklarına yabancı ülke makamlarınca el konulduğu için malların iadesi Kerimova’nın veya aile üyelerinin kontrolünde değildir” açıklamasında bulundu.

Özbekistan Adalet Bakanlığı, merhum Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un kızı Gülnara Kerimova‘nın yurt dışındaki mal varlığının iadesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Adalet Bakanlığı, cezaevindeki Kerimova’nın sağlık durumu ve yurt dışındaki mal varlığının ülkeye iadesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Kerimova’nın mal varlığının ülkeye iadesine ilişkin müzakere ve çalışmaların ulusal ve uluslararası hukuk normlarına uygun olarak hükümet düzeyinde sürdürüldüğü belirtilen açıklamada, “Bu mal varlıklarına yabancı ülke makamlarınca el konulduğu için malların iadesi Kerimova’nın veya aile üyelerinin kontrolünde değildir.” ifadesine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, cezaevindeki Kerimova’nın herhangi bir sağlık sorunu bulunmadığı aktarıldı.

Taşkent yakınlarındaki bir cezaevinde tutulan Gülnara Kerimova, geçen hafta kızı İman Kerimova’nın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, 1,2 milyar dolar değerindeki yatırımlarının devletin kontrolüne geçtiğini, 131 milyon dolar değerindeki paranın geri getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü, 555 milyon dolarlık para için de girişimlerinin başladığını belirtmişti.

Özbek mahkemesi tarafından Aralık 2017’de yolsuzluk, rüşvet, dolandırıcılık, ticaret ve gümrük kurallarını ihlal etmek suçlamalarından 10 yıl hapse mahkum edilen Gülnara Kerimova’nın ceza süresi, haksız elde ettiği gelirleri ve devlete verdiği zararı geri ödemeyi kabul etmesiyle Temmuz 2018’de 5 yıla indirilmiş ve cezası ev hapsine çevrilmişti.

Kerimova, martta ev hapsi şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle tekrar cezaevine gönderilmişti.

http://www.haber7.com/guncel/haber/2875972-ozbek-prenses-gundemden-dusmuyor/

Devami

Tacikistan’daki Rus askeri üssünde tatbikat

Rusya’nın yurt dışındaki en büyük üssü olan Tacikistan’daki 201. Rus askeri üssünde eğitim tatbikatı başladı.

Rusya Merkez Askeri Bölge Komutanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, 201. Rus askeri üssünde başlayan tatbikata bin civarında asker 200’den fazla askeri araçla katılıyor.

Rus askeri üssüne bağlı motorlu piyade, tankçı, topçu ve keşif birliklerinin katılımıyla Lyaur ve Sambuli askeri poligonlarında başlayan eğitim tatbikatı kapsamında tank ve zırhlı araçlar, çok namlulu roket sistemi ve diğer askeri araçlar da kullanılıyor.

Eğitim tatbikatı kapsamında ülkedeki Rus silahlı kuvvetlerinin en üst düzeyde hazır hale getirilmesinin amaçlandığı kaydedilen açıklamaya göre, arazi şartlarında askeri komuta noktaları kuracak Rus askerler, güvenli iletişim kanallarını kullanarak askeri birliklerin gizli komutası üzerinde çalışmalar yapacak.

Açıklamaya göre, eğitim tatbikatı kapsamında askeri üs bünyesinde bulunan tesislerin korumasına yönelik motorlu piyade, tankçı, topçu ve keşif birlikleri ile uçak ve insansız hava araçları arasındaki iş birliği ve koordinasyon çalışmaları da gözden geçirilecek.

Askeri eğitim tatbikatı hafta sonu sona erecek.

Rusya’nın 7 binden fazla askerinin görev yaptığı Tacikistan’ın Duşanbe ve Bohtar şehirlerinde konuşlanan askeri üs, iki ülke arasındaki anlaşma uyarınca 2042 yılına kadar faaliyet gösterecek.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

AB’nin yeni Orta Asya Stratejisi Kırgızistan’da tanıtıldı

Kırgızistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Birliği (AB)-Orta Asya Dışişleri Bakanları 15. Toplantısı’nda 17 Haziran’da kabul edilen “AB’nin yeni Orta Asya Stratejisi” tanıtıldı

AB-Orta Asya Dışişleri Bakanları 15. Toplantısı, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’teki Cumhurbaşkanlığı Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Kırgızistan Dışişleri Bakanı Çingiz Aydarbekov, toplantıya katılan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’ni yanı sıra Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov, Kazakistan Dışişleri Bakanı Beybut Atamkulov, Tacikistan Dışişleri Bakanı Sirojiddin Muhriddin ve Türkmenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Vepa Ha?ıyev’i tek tek karşıladı.

Bakan Aydarbekov’un başkanlığında başlayan toplantı, görüntü alınmasının ardından basına kapalı devam etti. Yaklaşık 2,5 saat süren toplantının ardından Aydarbekov ve Mogherini basın mensuplarına açıklama yaptı.

Aydarbekov, toplantıda, AB’nin yeni Orta Asya Stratejisi’nin tanıtıldığını ve stratejinin verimli uygulanmasını artırma konusunun ele alındığını bildirdi.

Toplantıda, AB ile Orta Asya ülkeleri arasında geniş yelpazedeki konuların ve iş birliğine ilişkin güncel meselelerinin değerlendirildiğini belirten Aydarbekov, şunları kaydetti:

“AB’nin Orta Asya stratejisinde yer alan hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasinin geliştirilmesi, güvenlik, çevre, su kaynaklarının kullanımı, iklim değişikliği, özel sektörün geliştirilmesi, yatırımın teşviki, ticaretin geliştirilmesi, dijital teknolojilerin ekonomi sektöründe hayata geçirilmesi, enerji, ulaşım, eğitim ve gençlik konuları hakkında görüş alışverişinde bulunduk.”

Aydarbekov, yeni stratejide Afganistan’a özel önem verilmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesini ve Afganistan’da barışı sağlamayı amaçlayan tüm uluslararası girişimleri desteklediklerini bildirdi.

Toplantıda, Orta Asya ülkeleri ve AB arasındaki faydalı iş birliğini karşılıklı daha da geliştirmeye yönündeki kararlılığın vurgulandığını anlatan Aydarbekov, bu çerçevede AB’nin Orta Asya bölgesinin istikrarlı, güvenli ve sürdürülebilir kalkınmasını desteklemeye devam edeceğinin ifade edildiğini aktardı.

“Orta Asya ülkeleri güçlü olsun istiyoruz”

AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini de “Orta Asya ülkeleri güçlü olsun istiyoruz. Bölgede yoksullukla mücadele ve kadın haklarının daha güçlü olmasını arzuluyoruz.” diye konuştu.

Mogherini, Orta Asya ülkelerinin iş birliği potansiyeline inandıklarını, AB’nin 28 üye ülke tarafından kabul edilen AB’nin Orta Asya Stratejisi’nin Orta Asya ülkeleri ile iş birliğinin gelişmesine destek vereceğini belirtti.

AB’nin Orta Asya ülkelerine desteğini sürdüreceğini söyleyen Mogherini, “Bölgede özel sektöre en çok yatırım yapan AB ülkeleridir. Ortaklığımız ülkelerimize yarar getirecek. İlişkilerimiz derinleşecek. Bundan sonraki aşamada iş birliğimizin yeni bir seviyeye ulaşmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Mogherini, Orta Asya ülkelerinin bölgedeki uyuşturucu, terörizm ve sınır sorunlarının üstesinden birlikte gelebileceğinin altını çizdi.

Orta Asya’da bugün tarihi bir gün yaşandığına dikkati çeken Mogherini, Kırgızistan’da eğitim sektörü için 30 milyon avro, Tacikistan’da ekonominin gelişmesi için 14 milyon avro ve ayrıca Aral Gölü’nün yeniden canlanması için maddi destekte bulunacaklarını sözlerine ekledi.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkmenistan Rus-Türkmen çifte vatandaşlığı olanlara pasaport vermeye başlayacak

2003’te ikili vatandaşlık anlaşmasını tek taraflı olarak sonlandıran Türkmenistan Gazprom ile Türkmengas arasında beş yıllık bir sözleşmenin imzalanması sonrası Rus-Türkmen çifte vatandaşlığı olanlara pasaport vermeye başlayacak

Türkmenistan Göçmen Bürosu, 2003 yılının Haziran ayından sonra Rus vatandaşlığı kazanan çiftçilere pasaport vermek için belgelerin kabul edilmeye başladığını bildirdi .

Ne Türkmenlerin ne de Rus tarafının bu konuda resmi bir açıklama henüz yapılmadı.

Türkmenistan’ın, Rusya’ya 25 yıllık Türkmen gazı temini anlaşmasının imzalanmasının ardından imzalanan 2003’te ikili vatandaşlık anlaşmasını tek taraflı olarak sonlandırdığını hatırlayın.

Şu anda, Türkmen göç hizmeti tarafından çifte vatandaşlığı bulunanlar için pasaport kayıt belgelerinin kabul edilmeye başlanması, Gazprom ile Türkmengas arasında beş yıllık bir sözleşmenin imzalanmasıyla aynı zamana denk geldi.

www.dunyabulteni.net

Devami

Çin Uygurlara kültürel soykırım uyguluyor

Çin, Müslüman çocukları bilinçli olarak ailelerinin yanından uzaklaştırarak yatılı okullarda asimile ediyor

Çin hükümeti baskı ve zulüm uyguladığı Doğu Türkistan‘da yüz binlerce yetişkini yeniden eğitim kampı adı latında gözaltında tutarken Sincan Uygur Özerk Bölgesi diye adlandırdığı bölgeden çok uzaklara inşa ettiği yatılı okullarla küçük çocukları ebeveynlerinden ayırarak dil ve din kültürünü yok etmeye çalışıyor

BBC’den John Sudworth, Çin’de çocuklarının kayıp olduğunu söyleyen Uygur velileriyle buluştu. Halka açık belgelere dayanarak ve yurtdışındaki aile üyeleriyle yapılan onlarca görüşmeden oluşan BBC, bölgedeki çocuklara neler olduğu konusunda bugüne kadarki en kapsamlı kanıtlardan bazılarını topladı.

Kayıtlar, yalnızca bir ilçede, 400’den fazla çocuğun ebeveynlerinin kamplarda veya hapishanelerde olduğu ve kendi isimleri ile hiçbiryerde kayıtlı olmadıklarını ortaya koydu.

Çin hükümeti çocukların “merkezi bakım” ihtiyacı olup olmadıklarını belirlemek için resmi değerlendirme yapıyor. Sincan yetişkinlerinin kimliğini dönüştürme çabalarının yanı sıra, kanıtlar, çocukları sistematik olarak kökünden uzaklaştırmak için paralel bir kampanyaya işaret ediyor.


Hotan Kindness Kindergarten, diğerleri gibi, yüksek güvenlikli bir tesistir.

Çin makamları, şiddetli dini aşırılıkçılıkla mücadele etmek için Uygurların “mesleki eğitim merkezlerinde” eğitildiğini söylüyor. Ancak kanıtlar, birçoğunun namaz kıldığı ya da başörtü taktığı için  ya da denizaşırı ülkelerdeki yakınları ile görüştükleri için tutuklandığını gösteriyor. Uygurlar için geri dönmek neredeyse kesin bir gözaltı anlamına geliyor.

Adrian Zenz, Sincan’daki yetişkin Müslümanların kitlesel gözaltına alınmasının büyük ölçüde açığa çıkarılmasında büyük rolü olan bir Alman araştırmacı. Halka açık resmi belgelere dayanarak hazırladığı rapor, Sincan’daki okullarda eşi benzeri görülmemiş bir genişlemenin olduğunu ortaya çıkardı. Rapora göre, kampüsler genişletildi, yeni yurtlar inşa edildi ve büyük çapta kapasite artırıldı.

Sadece bir yıl içinde 2017’de, Sincan’daki anaokullarına kayıtlı toplam çocuk sayısı yarım milyondan fazla arttı. Hükümet rakamlarına göre Uygur ve diğer Müslüman azınlık çocuklarının, bu artışın yüzde 90’ından fazlasını oluşturduğunu gösteriyor. Sonuç olarak, Sincan’ın okul öncesi kayıt düzeyi ulusal ortalamanın altından Çin’deki en yüksek seviyeye çıktı. Sadece Sincan’ın güneyinde, en yüksek Uygur nüfusu yoğunluğuna sahip olan bölgede yetkililer, anaokullarının inşası ve iyileştirilmesi için 1,2 milyar dolar para harcadılar. Adrian Zenz’in araştırmasında alanı genişletilen okullarda aynı oranda yatakhane ilavesi de yapıldığı belirtildi.


Xinhe İlçesi Youyi Anaokulu,yüzde 80’i Sincan’ın azınlık gruplarından olan 700 çocuk kapasiteli

Bölge yetkilileri geçen yıl nisan ayında, çevre köylerden topladıkları 4 yaşlarında 2 bin çocuğu Yecheng İlçesi’nde bulunan dev bir yatılı ortaokuluna yerleştirdi.

Yecheng İlçe Orta Okulları

Hükümet yaptığı açıklamada, yatılı okulları “ebeveynlerin yerini alan okul” ya da “sosyal istikrar ve barışı korumaya” yardımcı olarak göstermektedir. Araştırmacı Zenz daha derin bir amaç olduğunu öne sürüyor ve “Yatılı okullar, azınlık toplumlarının sürdürülebilir bir kültürel yeniden yapılandırılması için ideal bir bağlam sağlıyor” diyor.

BBC’ye konuşan Xinjiang’ın Propaganda Departmanı’nın kıdemli bir memuru olan Xu Guixiang, devletin sonuçta ebeveynsiz bırakılan çok sayıda çocuğa bakmak zorunda kaldığını söyleyerek, “Tüm aile üyeleri mesleki eğitime gönderildiyse, o ailenin ciddi bir problemi olması gerekir” diyor gülerek. “Hiç böyle bir dava görmedim.” diyor

Zenz, “hem annenin hem de babanın yeniden eğitim kamplarında gözaltında tutularak devletin iddia ettiği gibi -mesleki eğitimde olduğu-” aileler de dahil olmak üzere “muhtaç gruplara” sunulan çeşitli sübvansiyonları ayrıntılandıran bir hükümet belgesi buldu. Kaşgar eğitim bürolarına, bir acil durum olarak kamptaki velileri olan öğrencilerin gereksinimlerine bakmalarını zorunlu kılan bir yönerge.

Google arama motorunda gizleme yolları

İlgili hükümet dökümanlarından bazıları, “mesleki eğitim” terimi yerine belirsiz semboller kullanılarak arama motorlarından bilerek gizlenmiş gibi görünmektedir. Bununla birlikte, bazı durumlarda yetişkin gözaltı kamplarında, yakınlarında inşa edilmiş anaokulları bulunuyor.

“Bu tür durumlarda resmi politika hakkında bilgi edinmek için Sincan’da bir dizi yerel Eğitim Bürosu’na telefon edildi” diyen Zenz, “Çoğu bizimle konuşmayı reddetti, ancak bazıları sisteme kısa bir içgörü kazandırdı. Bir yetkiliye, kamplara götürülen ebeveynlerin çocuklarına ne olacağını sorduk.” dedi.

Zenz’in sorusu “Yatılı okullardalar” diye yanıtlandı. “Konaklama, yemek ve kıyafet sağlıyoruz… ve üst düzey tarafından onlara iyi bakmamız gerektiği söylendi.” açıklama yapılmış.

Doğu Türkistan (Sincan)’da, araştırmalar artık tüm çocukların kendilerini “zor yalıtımlı kapalı yönetim önlemleri” ile güvence altına alınan okullarda bulduğunu gösteriyor. Okulların birçoğu, bazı okul güvenlik harcamaları kamplarınkinden daha fazla olan tam kapsamlı gözetim sistemleri, çevre alarmları ve 10.000 Volt elektrik çitleri ile doludur.

Ebeveynleri ve çocukları sistematik olarak  ayrı ayrı tutmak, hükümetin orijinal köklerden, dini inançlardan ve kendi dillerinden kesilen yeni bir nesil yetiştirmeye çalıştığının açık bir göstergesi.

https://www.dunyabulteni.net

Devami

Astana Finans Günleri

Astana Finans Günleri etkinliğinin ikinci gününde Astana Uluslararası Finans Merkezi (AIFC) mahkeme binası ve Uluslararası Tahkim Merkezi’nın açılışı yapıldı.

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da EXPO 2017 fuar alanındaki açılış törenine Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Başbakan Askar Mamin’in yanı sıra AIFC mahkemesi hakimleri ve davetliler katıldı.

Cumhurbaşkanı Tokayev, törende yaptığı konuşmada, geçen yıl faaliyete başlayan AIFC’ye olan yatırımcı ilgisinin önemine işaret ederek, “Bugün, dünya yatırımcılarının güvendiği haklar temelinde faaliyet gösteren AIFC mahkemesi ve Uluslararası Tahkim Merkezi’ni açtık.” dedi.

Tokayev, AIFC’nin, önde gelen uluslararası finans merkezleri örneğindeki gibi kurulduğunu ve bölgenin amiral gemisi haline gelmesi gerektiğini söyledi.

“Bölgedeki en iyi finans platformu ve eşsiz yatırım ortamını oluşturmak istiyoruz”

AIFC Yöneticisi Kayrat Kelimbetov da esnekliği nedeniyle ortak hukuku seçtiklerini aktararak, “Ortak hukuk; piyasa gereksinimlerine hızlı bir şekilde adapte oluyor ve yatırımcılara, mahkeme kararlarının alınmasında adaletle tarafsızlığı garanti ediyor. Böylece bölgedeki en iyi finans platformu ve eşsiz yatırım ortamını oluşturmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.

AIFC Mahkemesi Başkanı Lord Woolf ise ortak hukuka dayalı yargı sisteminin oluşturulmasının, Kazakistan’ın büyük başarısı olduğunu vurgulayarak, mahkeme ve Uluslararası Tahkim Merkezi’nin ileri teknolojilerle donatılmış modern bir binada yer alacağını bildirdi.

Geçen yıl faaliyete başlayan AIFC, uluslararası düzeyde finansal hizmetler vermeyi, farklı alanlara yabancı yatırımı çekmeyi hedefliyor.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami