Kırgızistan’da 12. Uluslararası Öğrenci Buluşması etkinliği

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu ve Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonunun (UDEF) öncülük ettiği “12. Uluslararası Öğrenci Buluşması” kapsamında, öğrenciler Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bir araya geldi.

Ulusal Kütüphanesi Cengiz Aytmatov Kırgız Türk Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde, Medya ve Kültür Derneğinin desteğiyle “Doğudan Batıya Adil Bir Dünyaya” sloganıyla bu yıl ikincisi gerçekleştirilen etkinliğe, UDEF Eğitim Koordinatörü ve Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu Temsilcisi Mücahit Yücel, Kırgızistan İnsan Yardım Vakfı (İYV) Başkanı Bayzak Mamataliyev, Türkiye Mezunlar Derneği (TUMED) Afrika Koordinatörü Ali Mohamed Farah, Medya ve Kültür Derneği Başkanı Alişer İmanov’un yanı sıra farklı ülkelerden Bişkek’te eğitimlerini sürdüren çok sayıda öğrenci katıldı.

Mücahit Yücel, burada yaptığı konuşmada, UDEF ve uluslararası öğrenci çalışmaları hakkında bilgi verdi. Yücel, UDEF’in çatı kuruluşu altında kendisine bağlı 54 Uluslararası öğrenci derneği ve temsilcilik düzeyindeki çalışmalarıyla on binlerce misafir öğrenciye temas eden büyük bir organizasyon haline geldiklerini ve çalışmalarını gönüllülük esasına dayalı bir anlayışı içinde yürüttüklerini belirtti.

Yücel, 12. Uluslararası Öğrenci Buluşması etkinliklerini 51 ülke, 91 şehirde yaptıklarını ve buluşmaların final programını ise 4 Mayıs’ta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştireceklerini ifade etti.

İYV Başkanı Mamataliyev de Mevlana Değişim Programı Öğrenim Protokolü çerçevesinde, 2013 yılında Türkiye’ye gittiğini hatırlatarak, “Türkiye’de biz sıradan bir öğrenci olarak kabul görmedik. Bizleri büyük bir misafir olarak karşıladılar. Bizleri en iyi konuk evinde yatırdılar. Üniversite rektörünün ve polislerin öğrencilere karşı bir yabancı gözüyle değil, büyük bir misafir gözü ile bakmasını hala unutmadım.” dedi.

TUMED Afrika Koordinatörü Farah ise Türkiye ile bağı koparmamak için kendisini “Türkiye elçisi” olarak tanıttığını anlattı.

Medya ve Kültür Derneği Başkanı İmanov da “Ben de Türkiye’de eğitim gördüm. Ben de Türkiye’de 5 yıl misafir oldum. Bunu için bana eğitim görme imkanını sağlayan Türkiye’ye ve halkına çok teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından öğrenciler, ülkelerini, kültürlerini ve milli değerlerini sunumlarıyla tanıttı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkmen öğrenciler yurt dışı eğitim için Asya’ya mecbur bırakıldı

Türkmenistan’da yeni çıkan eğitim kararnamesi ile ülkede kabul edilecek olan diploma ve eğitim bölümleri açıklandı. Listede Rusya, Hindistan ve Çin başı çekerken Avrupa ve ABD’deki üniversiteler kapsam dışında bırakıldı

Yurtdışında okuyan genç Türkmenler, yalnızca belirli yabancı üniversitelerden alınan diplomaları tanıma konusunda yeni bir hükümet kararına tepki gösterdi.

23 Nisan’da yayınlanan son kısıtlamalar, son yıllarda Türkmen öğrencilerinin yurtdışında çalışmasını veya çalışmalarını bırakmaya zorlayan koşullar içeren bir dizi eylemin parçası.

Yurtdışında okuyan yüzlerce öğrencinin, tatil için aileleri ziyarete gittikten sonra Türkmenistan‘ı terk etmeleri engellendi. Yurtdışındaki üniversitelerde kaç Türkmen öğrencisinin eğitim aldığı tam olarak belli değil, ancak sayının binlerce olduğu düşünülüyor.

Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, diplomaları 1 Eylül’den sonra tanınacak olan üniversitelerin listelendiği yeni düzenlemeler açıklandı.

Yeni listeler hem Belarus hem de Gürcistan’da yalnızca bir üniversiteyi ve Kazakistan’da iki üniversiteyi içeriyor. Şu anda Türkmen öğrencilerinin katıldığı pek çok okul listede bulunmamakla birlikte, Rusya, Hindistan ve Çin’deki düzinelerce okul listelenmiştir.  Listede Batı Avrupa ülkelerinde hiçbir üniversite yok – ABD veya Kanada’da da yok.

Kabul edilen yeni okullar listesinde hiçbir Tacik üniversitesi yok ve bu sayede 4 bin Türkmen öğrencisi, mezun olduktan sonra geri dönmeleri durumunda ne olacakları konusu belirsizlik içinde kaldı.

1 Eylül’den sonra tanınmayacak çalışmalar ve ilgili diplomaların listesi şunları içerir: spor gazeteciliği, uluslararası gazetecilik, bankacılık, finans, işletme muhasebesi, dünya ekonomisi, uluslararası ilişkiler, diplomasi, hukuk, yönetim, sosyoloji, antropoloji ve teoloji.

www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan’da “Türk Filmleri Haftası

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen “Türk Filmleri Haftası”, “Somuncu Baba: Aşkın Sırrı” filminin gösterimiyle başladı.

Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Yunus Emre Enstitüsü ve Özbek Sinema Kurumunun desteğiyle, Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneğince gerçekleştirilen etkinliklerin açılışına Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politika Kurulu üyesi ve Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneği Başkanı İsmail Safi, Özbek Sinema Kurum Başkanı Furkat Zakirov, “Somuncu Baba: Aşkın Sırrı” filminin yönetmeni Kürşat Kızbaz, sinema sanatçıları Emin ve Hayat Olcay ile Türk Film Haftası Koordinatörü Cahit Yıldız katıldı.

Taşkent’teki Alişir Nevai Sanat Sarayı’nda hafta sonuna kadar gösterilecek filmler arasında “Somuncu Baba: Aşkın Sırrı”, “Kurtlar Vadisi Vatan”, “Rafadan Tayfa: Dehliz Macerası”, “Kardeşim Benim” gibi filmler yer alıyor.

Açılış programında konuşan İsmail Safi, daha önce farklı resmi görevlerle geldiği Özbekistan’a bu defa Türk filmlerini tanıtmak amacıyla gelmesinin kendisini çok heyecanlandırdığını söyledi.

Safi, kardeş iki halkın derin ve köklü medeniyete sahip olduğunu ancak bunun yeterince bilinmediğini belirterek, bu tür sanatsal faaliyetlerin kardeş halkların birbirlerini daha iyi tanımasına vesile olacağına inandığını anlattı.

Bu etkinliğin ilerleyen dönemde daha da geliştirilerek devam ettirileceğini kaydeden Safi, Özbek filmlerinin de Türkiye’de tanıtılmasının planlandığını dile getirdi.

Safi, film haftasının iki ülke halklarının kardeşliği ve iş birliğinin daha da gelişmesine katkıda bulunacağına inandığını vurguladı.

Zakirov da Özbekistan’da Türk Filmleri Haftası düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, gösterime sunulacak Türk filmlerinin Özbek sinemaseverlerin beğenisini kazanacağına inandığını belirtti.

Özbek Sinema Kurumunun, Türkiye ile ilişkilerinin geliştiğine dikkati çeken Zakirov, halihazırda bazı ortak projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Açılış kapsamında yönetmen Kızbaz, sinema sanatçıları Emin ve Hayat Olcay ile Zakirov’a plaketler takdim edildi.

Türk Film Haftası’nın ilk gününde gösterime sunulan “Somuncu Baba: Aşkın Sırrı” filmi, Özbek seyircilerin büyük beğenisini kazandı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Kırgızistan’da Türk öğrencilerin projeleri tanıtıldı

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te faaliyet gösteren Türk devlet okulu öğrencilerinin hazırladıkları farklı projeler bilim fuarında tanıtıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve orta dereceli okullar, Kırgız-Türk Anadolu Lisesi ve Kırgız-Türk Anadolu Kız Lisesi öğrencilerinin hazırladığı fizik, kimya, matematik ve biyoloji alanındaki 45 proje sergilendi.

Bişkek İlkokulu Kapalı Spor Salonu’nda ikincisi düzenlenen Bilim Fuarı’nın açılışını, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Recep Sula, İçişleri Müşaviri Mehmet Tatlı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bişkek Temsilcisi Atınç Keskin ve Okul Müdürü İlknur Yenal tarafından yapıldı.

Biyoloji alanında yaptığı deneyle ilgili çalışmasıyla dikkati çeken Kırgız-Türk Anadolu Kız Lisesi 9. sınıf öğrencilerinden Aiturgan Zamirbekkızı ve Nuriye Abılkasımova, su, ispirto, gazlı ve şekerli içeceklerle sulanan bir bitki türünün ömrünü ölçtü.

Zamirbekkızı, bitkilerin de insan gibi sadece normal suya ihtiyaç duyduğunu, ömrünün uzaması ve sağlık yaşaması için deney sonucu ispirtonun yanı sıra gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durulması gerektiğini gördüklerini söyledi.

Eski bilgisayar parçalarından resim ve çizim yapabilen bilgisayara bağlı bir alet üreten Bişkek Orta Okulu 7. sınıf öğrencisi Arda Benli de “Benim için çok kullanışlı bir alet. Bu alet sayesinde istediğim resmi çıkarabiliyorum ve her türlü resmi yapabiliyorum.” dedi.

Fuarda ayrıca mesafe ve hareket sensörleri, resim çizme, hesaplama, nabız ölçer aletleri, lazerli güvenlik sistemi, ateş dansı, robotik kodlama gibi projeler yer aldı.

Öğrenciler fuarda organik deterjan üretimi, emniyet kemerinin önemi, hızlı çarpma işlemlerinin yanı sıra kalp ve beyin fonksiyonlarına ilişkin çalışmalarını da paylaştı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

TİKA’nın Kırgızistan’da yenilediği okul hizmete açıldı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Kırgızistan’ın Çüy bölgesinde yenilediği Budenovka Ortaokulu düzenlenen törenle hizmete girdi.

Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, TİKA 2017 yılında Çüy Bölgesi Isık-Ata ilçesi Budenovka köyünde 1975 yılında hizmete açılan ortaokulun ana girişindeki bloğun dış cephe tadilatını yaptı.

Geçen yıl da devam edilen proje kapsamında okulun pencereleri, çatı kaplaması ve diğer blokların dış cephesi yenilendi.

Açıklamada, okul binasının 17 farklı milletten yaklaşık 750 öğrencinin eğitim gördüğü 3 ayrı bloğun birleşmesinden oluştuğu belirtildi.

Okulun açılış törenine TİKA Başkan Yardımcısı Rahman Nurdun, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Recep Sula, Isık-Ata İlçesi Kaymakamı Bayış Kurmanov, yerel yöneticiler, köy sakinleri ve okul öğrencileri katıldı.

Törende konuşan Kaymakam Kurmanov, TİKA’ya bu bölgeye yaptığı desteklerden dolayı teşekkür etti.

Projenin ilk destek olmadığını belirten Kurmanov, TİKA’nın daha önce “Nur-Nariste” çocuk kreşinin tadilatı, köy halkına temiz su temini projelerini de gerçekleştirdiğini anımsattı.

TİKA Başkan Yardımcısı Nurdun ise “Türkiye, Kırgızistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ve ilk TİKA ofisini buraya açan ülkedir.” dedi.

Nurdun, 1992 yılından beri birçok alanda projeler gerçekleştirildiğini dile getirerek, “Bunun içinde eğitimin yeri ise çok önemlidir. Buradaki çocuklar da ülkenin geleceğidir. Yapılan bu yatırımlar geleceğe yatırımdır. Bununla birlikte, buradaki insanların yüzündeki mutluluğu görünce biz de çok büyük bir sevinç yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Tören, öğrencilerin geleneksel Kırgız ve Türk danslarını sergilemesiyle son buldu.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkistanlı kahraman Osman Batur

Doğu Türkistan’ın hürriyeti için mücadele edip, bu uğurda canını veren efsane insan Osman Batur’u en yakın silah arkadaşlarından biri olan Nurgocay Batur anlatıyor.

Nurgocay Batur‘un gönderdiği adam mektupları, Osman Batur‘un* eline teslim eder.

Nurgocay Batur ise, Delilhan ve Kapas Batur’un adamları ile birlikte Altay şehri Sarsümbe’ye doğru yola çıkmıştır. Türkistanlıların kışlak yeri olan Buvrıltogay ırmağı kenarındaki Kara Bulgun köyüne gelirler. Keşibay Zalın onları evinde misafir eder. Orada köy ağası olan halk liderlerinden birkaçı; Kasen Zengi, Çağatay Zengi, Müşteri Zengi, Hacıbay Zengi, Begecay Zalın ve Zel Zengi, Nurgocay Batur’la görüşmek için gelirler. Bunlar Çin hükûmeti ile nasıl anlaşıldığını, bu anlaşmanın kendilerine ne gibi haklar tanıdığını, savaşa nasıl son verildiğini, anlaşmanın mahiyetini öğrenmek istiyorlardı. Nurgocay Batur, bunlara komünist Sheng Tu-pan Hükûmeti’nin feshedildiğini, demokratik milliyetçi Çin’in 11 maddelik anlaşma ile Türklere, Türkistan’ın muhtariyetini tanıdığını anlatır. Halkın bu habere karşı gösterdiği büyük sevinç karşısında, Nurgocay Batur “Ezilen milletimiz, az olsa da verilen hakka, çok bir şey verildi gibi razı oluyorlar” diye düşünür.

Orada bulunanlar Nurgocay Batur’a “Seni Sarsümbe’ye göndermeyelim. Sen burada, halk arasında dur. Yahut da Urumçi‘ye geri git. Eğer, Sarsümbe’ye gidecek olursan Delilhan seni hapse atar” dediler. Halkın kendini bu derece sevdiğine ve bu fikri verdiğine çok sevinen Nurgocay Batur; “Ben nasıl olsa Osman Batur’a giderim. Ben, milletim için canımı, mülkümü feda eden bir kimseyim. Eğer Osman Batur’un himayesinden uzak kalır da, hapse atılacak olursam; beni hapisten kurtaracak talebi Sarsümbe hükûmetine siz yapınız” der.

Nurgocay Batur’dan bu cevabı alan liderler, hemen bir mektup yazıp, orada hazır bulunanlara imzalatarak, bu mektubu bir adamla Osman Batur’a gönderirler.

Nurgocay Batur, ikinci ayın yirmiikinci günü Sarsümbe’ye gelir. Sabah saat 9’da şehre girerken Canımhan’ın oğlu Delilhan (Canaltay) yanında dört kişi ile beraber karşılar. Nurgocay Batur, Urumçi’den babasının yanından geldiği için, babasının nasıl olduğunu sormak, Urumçi’de olup bitenleri öğrenmek gayesi ile yol üstünde onu karşılamıştır. Şükürbayoğlu Delilhan bunu bilseydi onun Nurgocay Batur’la görüşmesine mani olurdu.

Bunun siyasi bakımdan bir çok sebepleri vardı. Delilhan’ın babası Türkistan istiklali uğruna çalışan Esim han, Irıs Han zamanında da Sheng Tu-pan hükûmeti ile Türkler arasında aracılık yapan Canımhan Hacı idi. Osman Batur devrinde de milliyetçi Çin ile aracılık yapan Canımhan Hacı olduğundan dolayı, Altay’daki sol eğilimli Şükürbayoğlu Delilhan ve onun taraftarı olan liderler, Canımhan Hacı’nın oğlu olan Delilhan’ın (Canaltay) Nurgocay Batur ile görüşmesini istemezlerdi. Onun için o da bir bahane ile yol üstünde Nurgocay Batur ile görüştü. Birlikte Neşendik Karakoluna geldiler. Karakol başkanı Tesdenbey Balvan, muavini İlelik Özbek Muhambedip idi. Nurgocay Batur ile birlikte Canımhan oğlu Delilhan da (Canaltay) karakola girdi. Komiserin kendisini kabul etmesini beklerken, fırsattan istifade, Urumçi’de gördüklerini teferruatı ile Delilhan’a anlatlı. Çin devleti ile yapılan anlaşmanın çeşitli bölümlerini, babasının milliyetçi Çin tarafından çok sevildiğini, babasına Osman Batur ve arkadaş-larının emeklerinin neticesi olarak yüksek bir mevki verildiğini -ki bu Kazak Türklerine verilen en yüksek mevki idi- Türkistan’ın maliye bakanı – Çince ismi ile Sai chin-tin’in- T’in-chan’ı olduğunu anlattı. Tahminen iki saat sonra polisler, Delilhan’ı Nurgocay Batur’dan ayırdılar. Sonra Neşendik muavini Muhambedip, Nurgocay Batur’u sorguya çekmeye başladı.

“Sen buraya niçin geldin?” diye sordu.

Nurgocay Batur “Ben Altay halkının, Türkistanlıların vekili olarak Urumçi’ye gittim. Esim Han, lrıs Han, Osman Batur istiklal savaşının kahramanlarının ve liderlerinin halk askerinin ben de bir savaşçı kumandanıyım. Bundan dolayı halk için Urumçi’ye elçi olarak gittim, ben yalnız değildim. Osman Batur’un can arkadaşlarından Süleyman Batur, bütün halk için devletinin arasına elçilik yürütüp iş beceren Canımhan Hacı, bir boy Türkistanlıların lideri Sarıbay Zengi var. Nurgocay Batur, Süleyman Batur, Canımhan Hacı, Sarıbay Zengi Altay vilayetinden elçi olarak anlaşma yaptılar. Bundan dolayı Nurgocay Batur bütün Altay halkı için hem Çin tarafından hem de oradaki Türkistan liderleri tarafından elçi olarak geldi. Nurgocay Batur Osman Batur ile Şükürbayoğlu Delilhan ile görüşecek. Altay halkı ve bütün Türkistanlılara bu anlaşmayı ve bize hak tanıdığını birer birer anlatacağım” dedi.

O zaman Muhammedip eliyle masaya vurdu: “Hayır biz seni millet elçisi olarak tanımayız. Altay halkı İli’ye bağlıdır. Altay lideri Osman Batur, Delilhan İli’den ayrı değil. İli, Çaveşek birbirine bağlı Doğu Türkistan‘dır. Sen, milleti Canımhan Hacı’nın aracılığı ile milliyetçi Çin’e kaydırmak istiyorsun. Seni biz elçi diyerek kabul etmiyoruz. Sizin yeriniz hapishane” diyerek Nurgocay Batur’u iki ırmağın arasındaki 1 numaralı hapishaneye götürdü. Elinden her şeyini aldılar. 27 gün sorguya çektiler. Yaptığı her şeyi anlattırdılar.

Osman Batur, Nurgocay Batur’un hapsedildiğine çok sinirlendi. “Onu hapisten çıkarın” dedi. Bu konuda uzun uzun münakaşalar olmuş, Nurgocay Batur’un yeğeni Edil Han Bey de liderlerdendi. Şükürbayoğlu Delilhan onu da kandırmıştı. Osman Batur bunu bilmediği için “kararı Edil Han versin” demişti. O da her iki tarafı da kırmak istemediği için “üç ay hapis yatsın” demiş. Osman Batur buna çok sinirleniyor ama bir şey diyemiyor. Hapiste her gün Nurgocay Batur’a bir kişilik yiyecek, içecek ve yakacak devlet tarafından verildi. Her gün de başını çuvalla örterek alıp götürüp sorguya çekiyorlardı. Hapisliğinin üçüncü günü hapishane kapısı açıldı. Birisi gelerek Nurgocay Batur’un başına bir çuval sardı. “Neşendik’in evine götüreceğim” dedi. Başı kapalı olarak yürümek çok zahmetliydi. Nurgocay Batur kör gibi basarak karanlık bir yere girdi. Yanındaki, Nurgocay Batur’un başından çuvalı aldı. Önündeki bir kapıyı açtı. Açılan kapıdan girdiler. Odada ışık yandı. Kurulu bir masanın dört tarafında dört adam oturuyorlardı. Hepsinin elinde kâğıt kalem hazır, arkadaki bir koltukta Neşendik Tesdenbey Balvan oturuyorlardı. Nurgocay Batur da gelip masanın ortasına oturdu. Karşısına Muhammedip geldi.

“Sen buraya niçin geldin” diyerek önceki sözünü tekrarladı.

Nurgocay Batur o zaman çok sinirli, kızgın, tıkanık durumda idi. Muhammedip’in İli şehrinde memur olarak durduğu zaman Shang she-tsai Hükûmeti’nin en solcu insanı olduğunu o zaman da şikâyet edip tutuklattığı halk liderlerine çok zarar getiren bir insan olduğunu Urumçi’deki Burhan Şehidi, Nurgocay Batur’a anlatmıştı.

* Asıl adı Osman İslâmoğlu idi. Batur, mücadelesine nispetle verilmiş bir ünvan, bir sıfattır. “Kahraman ve cesur” anlamındadır. O, bu ünvan ile anılmış ve 1951’de şehit edilmiştir.

Özgürlük Yolu, Nurgocay Batur’un Anılarıyla Osman Batur, Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, Doğu Türkistan Vakfı Yayınları, İstanbul 2006

Not: Nurgocay Batur 29 Ekim 1986 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Nurgocay Batur, ortada oturan takkeli kişidir.

Kitabın yazarı Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, Nurgocay’ın hanımı Caksıhan Bahadır ile…

18-02-2015

https://www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan’da II. Dünya Savaşı gazilerinin maaşına zam

Özbekistan’da II. Dünya Savaşı gazileri 900 dolar alacak

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev İkinci Dünya Savaşı’na katılanlarının maaşlarına zam kararını imzaladı.

UzA haber ajansının yayınladığı kararnameye göre, Hafıza ve Onur Günü 74. yıldönümü kutlamaları vesilesiyle 23 Nisan tarihinde savaş gazilerine 900 dolar ödenmesi kararı alındı.

Verilere göre, İkinci Dünya Savaşı’nın 878 gazisi şu anda Özbekistan’da ikamet ediyor.

İkinci Dünya Savaşı gazileri için ödenen tutarın yaklaşık 600 dolar idi.

https://www.dunyabulteni.net

Devami

Kırgızistan’da Türk film haftasının açılış galasına yoğun ilgi

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bu yıl üçüncüsü düzenlenen Türk Filmleri Haftasının galasına sinemaseverler yoğun ilgi gösterdi.

Yerli Düşünce Derneği tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesinin (KTMÜ) katkılarıyla düzenlenen etkinliğin Manas Sinema Salonu’ndaki açılışına, Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakan Yardımcısı Nurcigit Kadırbekov, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kırgızistan Sinematografi Bölümü Başkanı Muhtalı Bektenaliyev, Yerli Düşünce Derneği Genel Başkanı AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, TİKA Başkan Yardımcısı Rahman Nurdun, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkan Yardımcısı Sayit Yusuf, TİKA Bişkek Program Koordinatörü Ali Muslu katıldı.

Topçu, birlik ve beraberlik mesajları verdiği konuşmasında, “Ortak medeniyet coğrafyasında hür ve müstakil devletler birbirleriyle ticaret, turizm ve siyaset yaparak mutlaka bir gün gelecek bir olacağız. Bu birliktelikten sadece Aşkabat, Taşkent, Bakü, Bişkek ve Ankara kazanmayacak. Bu birliktelikten Pekin, Londra ve Washington da kazanacak. Dili, canı, dini bir olan milletlerin birlikte ticaret ve siyaset yapması bu dünyaya barışı, güvenliği ve refahı getirecektir.” diye konuştu.

Kültür, Enformasyon ve Turizm Bakan Yardımcısı Kadırbekov da Türk film kahramanlarını Türklerden daha iyi tanıdıklarını belirterek, “Türk filmlerindeki ‘Kemal, Sultan Suleyman ve Kemran’dan’ Kırgız kızlarımızı kıskanıyoruz. Kırgız erkek oyuncularını da Türkiye’de tanıtmalıyız. Türk kızların yüreğini kazanacak erkek oyuncularımız bizde de çoktur.” ifadesiyle salonun gülmesine neden oldu.

Kadırbekov, “Dilimiz, dinimiz, kökümüz ve tarihimiz bir. İki ülke kardeş ülkedir. Bunu biz kendimiz seçmedik. Yaradanımız tarafından seçilmiş bir kardeşliktir. Buna sonsuz şükürler olsun. Türkiye diye bir kardeş devletimiz olduğu için bir gurur duyuyoruz. Türkler üzülse biz de üzülüyoruz. Türkler sevinse biz de seviniyoruz.” diye konuştu.

Fırat da Kırgızistan’ın Oş şehrinin “2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti” olarak seçilmesi dolayısıyla Kırgızistanlı vatandaşları kutlayarak, “Türk dünyası başkenti ilan edilen Oş kentinde düzenlenen etkinlikler için birkaç gün Oş’taydık. Oş şehri çok güzel bir açılış yaptı. Hakikaten Türk dünyası için gurur duyulacak bir seremoni idi. Böylece kentte kültür yılı başladı. Bugün de Türk fimleri haftasını düzenliyoruz. Birbirinden değerli konuklarımız var aramızda. Ana yurdumuzdan ata yurdumuza hoş geldiniz.” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin selamını ileterek, ata yurdu Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bugün 40 yıllık özlemin sonucunda bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren MHP Ordu Milletvekili Enginyurt, şunları kaydetti:

“Buradaki sayın bakanımız bu akşam bana plaket vermesi gerekiyor. Çünkü iki günden bu tarafa Bişkek bütün dünya tarafından duyuldu. Çünkü dün akşam Tanrı Dağı’nda bozkurt gibi uludum. Bunu bütün televizyonlar haber yaptı. Benim zaten çocukluğumdan bu tarafa iki hayalim vardı. Biri Tanrı Dağı’nda bozkurt gibi ulumaktı. Dün onu gerçekleştirdim. Türkiye’de birileri çok rahatsız olmuş. Özellikle bizi sevmeyenler çok rahatsız olmuşlar. Bozkurtla iti karıştıranlar çok rahatsız olmuşlar. Ben bozkurt olmaktan gurur duyuyorum. Hepinize saygı duyuyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene.”

Türk Fimleri Haftası Genel Koordinatörü Ömer Kılıç da Türk filmlerini kardeş ülkelerde göstererek birbirlerini tanımaya başladıklarını, ortak filmler ve senaryolar yapmak için yola çıktıklarını söyledi.

Kılıç, Türk Filmleri Haftası’nda 26 Nisan’a kadar “Bizim İçin Şampiyon”, “Çakallarla Dans 5”, “Organize İşler Sazan Sarmalı”, “Börü” ile “Rafadan Tayfa: Dehliz Macerası” adlı filmlerin ücretsiz olarak gösterileceği bilgisini paylaştı.

Programda, sinema ve tiyatro oyuncusu Hande Katipoğlu’na, senarist Ali Tanrıverdi’ye ve yapımcı İsmail Fidan’a günün anısına plaket takdim edildi.

Açılışa ayrıca, Ebru ve Minyatür Sanatçısı Suna Koçal, Türk dili konuşan ülkelerin diplomatları, Ahıska Türkleri Derneği temsilcileri, Türkiye mezunları, akademisyenler, Kırgız yönetmenler ve çok sayıda davetli de katıldı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Kazakistan’da cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru

Kazakistan’da Nur Otan Partisi, 9 Haziran’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde mevcut Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’i aday gösterdi.

Cumhurbaşkanı Tokayev, kurucu Cumhurbaşkanı ve Nur Otan Partisi Başkanı Nursultan Nazarbayev, Senato Başkanı Dariga Nazarbayeva, Başbakan Askar Mamin, Meclis Başkanı Nurlan Nigmatulin’in yanı sıra kabine ve parti üyelerinin katılımıyla Bağımsızlık Sarayı’nda Nur Otan Partisi 19. Kurultayı yapıldı.

Kurultayda, Nazarbayev’in cumhurbaşkanı seçimlerinde Cumhurbaşkanı Tokayev’i aday gösterme önerisi parti üyeleri tarafından desteklendi.

Nazarbayev, yaptığı konuşmada, Tokayev ile uzun yıllar birlikte çalıştığını belirterek, “Bugün onun ülkedeki en üst göreve layık aday olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa etmeye 3 yıldan fazladır hazırlandığını ifade eden Nazarbayev’in kurultay sonunda gözlerinin dolduğu görüldü.

Tokayev de seçimlerin iktidar ile toplum arasında doğrudan verimli diyaloğun gelişmesine katkı sağlayacağını söyleyerek, “Kurucu Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in stratejik yolunu devam ettirmek için seçimlere katılacağım.” ifadesini kullandı.

Kazakistan’ı 28 yıl yöneten Nazarbayev, 19 Mart’ta cumhurbaşkanlığı görevinden istifasını açıklamış, anayasa gereği cumhurbaşkanı yetkilerini Senato Başkanı Tokayev’e devretmişti.

Tokayev, 20 Mart tarihinde yemin ederek, cumhurbaşkanı olarak görevine başlamış, nisan ayında erken cumhurbaşkanı seçimlerinin 9 Haziran’da yapılmasına ilişkin karar almıştı.

Tokayev’in görev süresi 2020’de bitecekti.

Devami

Özbekistan’ın nüfusu 33 milyon 375 bine ulaştı

Özbekistan’ın nüfusu 1 Nisan itibarıyla 33 milyon 375 bine ulaştı.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesinden yapılan açıklamada, 1 Ocak 2019’da 33 milyon 254 bin 100 olarak açıklanan ülke nüfusunun, 1 Nisan itibarıyla 33 milyon 375 bin 800’e ulaştığı bildirildi.

Açıklamada, yılın ilk 3 ayında yüzde 0,4’lük artışla 33 milyon 375,8 bine çıkan ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 50,5’inin şehirlerde, yüzde 49,5’inin ise kırsal kesimde yaşadığı belirtildi.

Açıklamada, ülkede nüfusun yüzde 30,4’ünü 18 yaşının altındakilerin, yüzde 59,5’ini çalışan kesimin, yüzde 10,1’ini ise yaşlıların oluşturduğu kaydedildi.

Yılın ilk çeyreğinde ülkede 159,5 bin bebeğin doğduğu bilgisi verilen açıklamada, aynı dönemde ülkede 37,1 bin kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, yılın ocak-mart döneminde Özbekistan’a 800 kişinin göç ettiği, buna karşın ülkenin aynı dönemde 2 bin 900 göç verdiği belirtildi.

Özbekistan, Bağımsız Devletler Topluluğu’nda en genç ve hızla artan nüfusa sahip ülke konumunda bulunuyor.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami