SKANDAL: TANINMIŞ ÖZBEK GAZETECİ VE YÖNETMEN İSTANBUL’DA İDARİ GÖZETİM ALTINA ALINDI!

Herhangi bir suç işlediği tespit edilemeyen gazeteci Abdukarim Mirzaev serbest bırakılmadı, Göç İdaresine teslim edildi

Türkiye’de yüksek lisans yapmakta olan tanınmış Özbek gazeteci ve sinema yönetmeni Abdukarim Mirzaev, 10/11 Aralık gecesi İstanbul’daki evine gelen polis ekipleri tarafından Küçükçekmece Polis Merkezi’ne götürüldü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Mirzaev’in evinde ve eşyalarında yaptığı araştırmada herhangi bir suç işlediğine dair bir bulgu tespit edilemediği için savcılığa sevk edilmedi, ifadesi dahi alınmadı. Tanınmış rejisörün serbest bırakılması beklenirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Mirzaev’i şüpheli gördüğü ve evinde arama yapıldığı belirtilerek İstanbul İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. İstanbul İl Göç İdaresi Mirzaev hakkında, kamu güvenliğini tehdit ettiği iddiasıyla sınır dışı etme ve idari gözetim kararı aldı.

İstanbul Göç İdaresi Müdürlüğü, “idari gözetim” kararının icrası için Özbek gazeteci Abdukarim Mirzaev’i Çatalca Geri Gönderme Merkezi (GGM)’ne götürdü. Mirzaev halen Çatalca Binkılıç GGM’de, Özbekistan’a sınırdışı edilmek üzere bekletiliyor.

AVUKATLARDAN “SINIRDIŞI İŞLEMİNİ DURDURMA” GİRİŞİMİ

Özbek gazeteci Abdukarim Mirzaev’in çalıştığı RegistanTV’den yapılan açıklamaya göre Av. Mahmut Sait Arslan, Abdukarim Mirzaev hakkında verilen sınır dışı işlemini durdurmak ve idari gözetimin sonlandırılarak Mirzaev’in serbest bırakılmasını sağlamak için hukuki girişimde bulundu. Av. Mahmut Sait Arslan tarafından İstanbul 1.İdare Mahkemesi’nde açılan dava neticesinde sınır dışı işlemi durdurulmuş oldu. Av.Arslan tarafından yapılan idari gözetimin sonlandırılmasıyla ilgili başvuruların kabul edilmesi durumunda Abdukarim Mirzaev hürriyetine kavuşabilecek.

ÖZBEKİSTAN’DA BÜYÜK İNFİAL

Gazeteci ve yönetmen Abdulkerim Mirzaev’in Türkiye’de gözaltına alındığı haberi Özbekistan basın camiasında ve sosyal medyada geniş tepkilere sebep oldu. Birçok haber kanalı olayı duyururken, Özbekistan’da yaygın olan sosyal medyada binlerce kişi yorum yaptı. Yorumlarda “Türkiye’de bulunan Özbeklerin delilsiz suç iddiaları ileri sürülerek ile baskı altına alındığı”, “GGM’lerde yapılan kötü uygulamalar”, “Türkiye-Özbekistan ilişkileri” gibi bir çok husus yer aldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kamuoyundaki tepkiler üzerine Özbekistan Başsavcılığı tarafından bir açıklama yapılarak “Abdukarim Mirzaev hakkında başlatılmış bir soruşturmanın bulunmadığı, Türkiye’deki, gözaltı olayının Özbekistan’ın bilgisi dışında gerçekleştiği, konunun Dışişleri Bakanlığı tarafından takip edildiği” bildirildi.

GERİ GÖNDERME MERKEZİ (GGM) NEDİR?

Güvenlik birimlerinin herhangi bir nedenle gözaltına aldığı yabancılar suça karışmamış olsa bile serbest bırakılmak yerine Göç İdaresi’ne teslim ediliyor. Türkiye Göç İdaresi de “sınır dışı” işlemi başlatarak,  aslında ‘misafirhane’ statüsünde olan Geri Gönderme Merkezleri’nde “idari gözetim altında” tutuyor. GGM’ler için hukukçular “tutuklama kararı olmaksızın yabancıların konulduğu hapishane” tanımını yapıyor. Yabancı ülke vatandaşları idari tasarrufla, mahkeme kararı olmadığı halde, bir seneye kadar müddetle GGM’de tutulabiliyor. Mahkemeler çoğu kere bu uygulamanın hukuka uygun olmadığını belirterek, gözetim altındaki kişilerin serbest bırakılmasına karar veriyor.

Hukukun tersine bir uygulama: Normal olan uygulama suç şüphesi olan kişinin mahkeme kararıyla tutuklanması iken, GGM’lerde tam tersine, savcıların ve mahkemelerin serbest bırakılmasına karar verdiği kişiler hakkında devreye giriyor. Bu durum, suç işlediği tespit edilmeyen yabancı kişilerin GGM’lerde tutulması uygulamasının hukuku tersyüz ettiği şeklinde yorumlanıyor.

Türkiye’de bulunan Türkistanlı göçmenler ve ilgili STK’lar, GGM uygulamasının zulme dönüşmesinden şikayetçiler. GGM’lerdeki yabancılara kötü muamele yapıldığı, korona salgınına karşı korunmasız oldukları, gereksiz yere aylarca gözetim altında tutuldukları gibi iddialarla çok sayıda şikayet olduğu, Van GGM’de bir göçmen kadına tecavüz edildiği  bildirildi.

G-87  (Güvenlik Tahdit Kodu) NEDİR?

Göç İdaresi, “terör şüphelisi” olarak teslim edilen, hakkında bir soruşturma dahi olmayan yabancılar için G-87 ve benzeri tahdit kodu uyguluyor. Hakkında tahdit kodu oluşturulanlar YTS (yabancı terörist savaşçı) olarak isimlendiriliyor. G-87 kodu konulan bir yabancı hiçbir şekilde oturma izni alamıyor, ülkeye giremiyor, eğitim ve çalışma izni verilmiyor. İlkokula giden çocuklardan yaşlı ev hanımlarına kadar bir çok kişi KOD mağduru.

TÜRKİSTANDER ve mülteci haklarını savunan diğer STK’lar G-87 ve benzeri kodların  keyfi bir şekilde konulduğunu, göçmenlerin hukuksuz bir şekilde mağdur edildiğini savunuyorlar.

ABDULKARİM MİRZAEV KİMDİR?

•             1982 yılında Özbekistan’ın Surhanderya ili Denov şehrinde doğan Abdukarim Mirzaev, Taşkent’teki Ulusal Sanat Tarihi Fakültesi’nde Sanat ve Tasarım eğitimi aldı. Özbekistan’daki Poytaxt (Başkent) radyosu, Zamin FM, Yoshlar (Gençler) TV ve radyosu gibi çeşitli radyo ve TV kanallarında gazeteci, sunucu ve programcı olarak çalıştı. Diydor Eğitim ve Tiyatro’da öğretmenlik yaptı.

•             “İnsan Olmak Zor” isimli uzun metrajlı filminin yanısıra çok sayıda belgesel ve kısa film yaptı. Belgeselleri arasında 2010 Kırgızistan’daki etnik çatışmaları anlattığı Dardga Dava İstab (Derdin Devasını İstemek) kültür-sanat ve siyaset çevrelerinde tartışıldı. “Sıradan İnsanlar”, “Yoldaki adam” gibi TV programları Özbekistan gündeminde uzun süre yer aldı.

•             Türkiye’den yayınlanan Registan TV  isimli Özbekçe kanalda haber, program ve sohbetleri devam ediyor. Ayrıca You Tube’daki üç ayrı kanalında 1 milyondan fazla abonesi bulunmakta.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

DUYURU

TÜRKİSTANDER OLAĞAN GENEL KURUL’UNA DAVET


Derneğimizin 3 yılda bir yapmak zorunda olduğu Olağan Genel Kurul toplantısı, geçtiğimiz Mayıs 2020’de kovit-19 salgını sebebiyle yapılamamıştı. Yasada öngörüldüğü şekilde, TÜRKİSTANDER Olağan Genel Kurul toplantısı, önümüzdeki 17.10.2020 günü saat 16.00’da dernek merkezi adresi olan “Cibali Mah Salihpaşa Cad 2/5 Fatih-İSTANBUL” adresinde seçimli olarak yapılacaktır. Gerekli çoğunluk sağlanamadığı takdirde 24.10.2020 Cumartesi günü saat 16.00’da çoğunluk aranmaksızın, tüzük uyarınca yeterli sayıda katılım sağlanarak yapılacaktır.
Gündem
1-Açılış ve yoklama
2-Faaliyet raporunun okunması, görüşülmesi ve ibraı
3-Denetleme Kurulu raporunun okunması ve ibraı,
4-Yeni yönetim organlarının seçimi,
5-Dilek ve temenniler
Tarih: 17.10.2020 nisaplı
24.10.2020 nisapsız
Adres: Cibali Mah Salihpaşa Cad 2/5
Fatih-İSTANBUL

 

Devami

Azerbaycan halkının yanındayız

TÜRKİSTANDER üyesi Özbek, Uygur, Kırgız, Kazak, Tacik ve Türkmenler olarak, Ermenistan’ın haksız saldırı ve işgaline karşı Azerbaycan halkının meşru müdafaasını desteklediğimizi ilân ediyoruz

Otuz yıla yakın bir süreden beri Dağlık Karabağ ve Azerbaycan topraklarını işgal altında tutan Ermenistan, BM’nin bütün kararlarına kulak tıkayarak hukuksuz işgaline devam etmektedir. Bu yetmezmiş gibi Fransa, ABD, Rusya gibi ülkelerin desteğine güvenerek işgal ettiği alanları genişletmek için sık sık saldırılar düzenlemekten de vazgeçmemiştir. Geçen otuz yıl boyunca Ermenistan saldırılarında bir çok Azerbaycanlı müslüman şehit olmuştur.
En son 27 Eylül 2020 günü sabahından itibaren düzenlenen yeni Ermeni saldırısında bir çok sivil yerleşim yeri bombalandı ve bir çok kişi hayatını kaybetti. Azerbaycan devleti haklı olarak halkını korumak ve işgal altındaki topraklarını kurtarmak için karşı bir harekât başlatmak zorunda kaldı.

Biz ilke olarak komşu halklar arasındaki düşmanlıkları yanlış buluyoruz. Kafkasya’da ve Türkistan’da komşu halklar arasındaki bu tür çatışmalar şimdiye kadar sadece ABD, Rusya ve Çin’in işine yaramıştır. Ancak çeşitli Ermeni örgütleri, büyük devletlerin kendilerini kullanmasından menfaat umarak, geçtiğimiz yüzyıl boyunca komşu halklara saldırmaktan kaçınmadılar. 1918’de Hokand Türkistan Muhtar Cumhuriyeti’ni yıkmak için saldıran Rus kuvvetleri Taşnak milislerden oluşuyordu. Taşnak katliamları sonucu şehrin nüfusu 120 binden 70 bine inmişti. Ermeni saldırganlığının son örneği Azerbaycan’da yaşanan işgal ve katliamlardır. Özellikle 1991 yılında Karabağ’ın işgali sırasında meydana gelen Hocalı Katliamı’nın acısı hala yüreğimizdedir.

Biz çeşitli Türkistan ülkelerinin vatandaşı olan Özbek, Uygur, Kazak, Kırgız, Tacik, Türkmenler, açık bir şekilde müslüman Azerbaycan halkının yanında yer aldığımızı, dualarımız ve kalbimizle kardeşlerimizle bir olduğumuzu ilan ediyoruz. Türk Konseyi üyeleri olan Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan‘ı diğer Konsey üyesi Azerbaycan ve Türkiye ile birlikte hareket etmeye, Türkmenistan ve Tacikistan devletlerini de onlara destek olmaya çağırıyoruz. Unutmayın ki vatandaşınız olan halklar, kardeşleri olan Azerbaycan Müslüman Türk halkını desteklemenizi istiyor.

Özbek, Uygur, Kazak, Kırgız, Türkmen, Tacik halkları olarak Azerbaycan’ın işgalcilere karşı başlattığı direnişin zafere ulaşması için dua ediyor, bu uğurda hayatını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.

TÜRKİSTANDER BASIN MERKEZİ

Devami

“Canımızla, kanımızla Bir’iz!”

TÜRKİSTANLILAR KAN BAĞIŞINDA

Türkiye’de yaşayan Türkistanlı muhacirler Kızılay’a kan bağışında bulunmak için sıraya girdiler.

Covid-19 salgını sebebiyle kan bağışlarında ciddi bir azalma görülen Kızılay, halkı daha fazla kan bağışlamaya çağırdı. Kızılay Genel Başkanı Dr.Kerem Kınık, kan bağışlarının asgari kritik seviye olan 30 binlerin altına gerilediğini belirterek, ‘acil kan ihtiyacı’ çağrısında bulundu. Geçtiğimiz 30 Nisan günü yaptığı açıklamada Dr.Kınık ihtiyacın acil olduğunu, hastanelerin, hastaların günlük kan ihtiyacını karşılama noktasında sıkıntıya girdiklerini söyledi. Kınık’ın verdiği bilgiye göre “Türkiye’de 1564 hastane var. Bugün gerek Kovid-19 gerekse Ramazan’ın oluşturduğu ortam nedeniyle vatandaşlarımız kan bağışı noktasında tedirginlik yaşıyorlar. Günlük olarak almamız gereken 5 bin ünite civarındaki kan sayısı, şu anda 2-3 bin civarına düşmüş durumda. Kovid-19 salgınından önce 100 binli stok rakamlarıyla Mart ayına girdiğimiz için Ramazan’a kadar olan süreci stoklarımızdaki kan ile sağladık. Kan bağışlarımız asgari kritik 30 binlerin altına düştü. Her gün 5 bin ünite kan toplamak zorundayız. ‘kanver.org’ web sitesinden hangi noktalarda kan verebileceğinize dair bilgiyi edinebilirsiniz. Bugün sizlerden ricamız sağlıklı bireylerimizin Kızılay kan merkezlerine gelerek kan, plazma, aferez ve trombosit bağışlamaları”.

18-65 yaş arası 50 kilogram’ın üzerinde olan her sağlıklı bireyin kan bağışı yapabileceğini dile getiren Dr.Kınık, erkekler için yılda 4, kadınlar için ise yılda 3 kere kan bağışlamanın sağlık açısından önemini vurguladı.

TÜRKİSTANLILAR GÖREVDE: “KANIMIZLA CANIMIZLA BİR’İZ!”

Kızılay’ın çağrısını TÜRKİSTANDER üyelerine duyurdu. Çağrı üzerine İstanbul’da bulunan muhacir Türkistanlılar sosyal iletişim grupları üzerinden haberleşerek harekete geçtiler. Kadın erkek onlarca Türkistanlı, önce Kadıköy, daha sonra Kayaşehir ve Sultangazi’deki Kızılay merkezlerine giderek kan verdiler. Sağlık durumu uygun bulunmayanlardan kan alınmadı.

Kan bağışı sırasında konuştuğumuz Türkistanlı muhacirler “Biz en zor günlerimizde kucak açan Türkiyeli kardeşlerimizin bu sıkıntılı günlerinde yanlarında olmak istedik. Kanımızla, canımızla ensar kardeşlerimizle Peygamber’imizin (as) tarif ettiği ‘bir vücut’ gibiyiz” dediler.

Kadıköy’deki kan bağışı çalışmasının ardından, Türkistan’der Genel Sekreteri Azad Tekin Ulutaş bir konuşma yaparak kan bağışlarının önümüzdeki günlerde de devam edeceğini bildirdi

.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Teşekkür

TEŞEKKÜR

Geçtiğimiz Ramazan ayında, kovid-19 salgını sebebiyle zor durumda kalan Türkistanlı muhacirler için bir yardım çağrısı yapmıştık.

Bu çağrımıza Türkiye’li ensar kardeşlerimiz oldukça yoğun bir şekilde karşılık verdiler. İstanbul’un çeşitli semtlerinde ve çevre illerde yaşayan 500’den fazla Türkistanlı aileye ve çeşitli illerde yüksek öğrenim gören öğrencilere yardımlar ulaştırıldı. Gerek erzak desteğinde bulunan gerekse zekatlarını nakit olarak veren bir çok kişi yardımlarını, ya ziyaret ettikleri ailelere bizzat teslim etti, ya da TÜRKİSTANDER aracılığıyla ulaştırdı. Dernek Genel Sekreteri Azad Tekin Ulutaş yönetiminde yürütülen çalışmalara, STK temsilcileri ve Türkistanlı muhacirler bizzat katıldılar. Anayurttan uzakta ve ağır şartlar altında da olsa, Türkistanlı göçmen ailelerin evlerinde buruk bir sevinç yaşandı. TÜRKİSTANDER Başkanı Burhan Kavuncu konuyla ilgili bir “Teşekkür mesajı” yayınladı. Kavuncu’nun mesajı şöyle:

“Geçtiğimiz Ramazan ayında, kovid-19 salgını sebebiyle zor durumda kalan Türkistanlı göçmen aileler için yaptığımız yardım çağrısına ülkemizdeki bir çok hayırsever kişi ve kuruluş yoğun bir şekilde cevap verdi. Muhacir kardeşlerine “ensar” olma şuur ve hassasiyeti ile yaklaşarak yardıma koşan bütün müslüman kardeşlerimize şükran borçluyuz. Bireysel veya kurumsal olarak ensar tavrı gösteren bu kardeşlerimize, en başta Kızılay, İHH, Ensar Vakfı, Yeni Dünya Vakfı mensupları ile isminin açıklanmasını istemeyen diğer STK ve ticari kuruluşlara Türkistanlılar olarak teşekkür ediyoruz. Allah, arınmak ve O’na yaklaşmak maksadıyla zekat veren herkesin bu ibadetini kabul etsin. Yardım organizasyonunda hiç bir ücret almaksızın görev alan kardeşlerimize de ayrıca dua ediyoruz.

Ensar- muhacir kardeşliğinin güzel bir örneği olan hayırlı çabaların önümüzdeki zamanlarda da devam etmesini dileriz”.

Burhan Kavuncu

TÜRKİSTANDER (Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği)

Genel Başkanı

 

 

 

Devami

Özbekistan’da baraj duvarı çöktü, yüzlerce ev su altında kaldı

Özbekistan’da, şiddetli yağışların etkisiyle Sirderya vilayetinde baraj duvarı kısmen çökerken yüzlerce ev su altında kaldı, 70 bin kişi bölgeden tahliye edildi.

02 Mayıs 2020 10:21

Acil Durumlar Bakanlığı Sözcüsü Murad Sadıkov, şiddetli yağışlar nedeniyle Sardoba Barajı’nın duvarının kısmen çökmesiyle yüksek miktarda suyun barajdan aktığını bildirdi.

Sadıkov, bölgedeki tarım arazileri ve bazı yerleşim alanlarının su altında kaldığını, yüzlerce evin hasar gördüğünü, 56 kişinin yaralandığını, taşkının meydana geldiği baraj yakınında yaşayan 70 bin kişinin bölgeden tahliye edildiğini aktardı.

Kurtarma ekiplerinin çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Sadıkov, ayrıca baraj suyunun diğer ırmaklara yönlendirilmesi sonucu su akışının durdurulduğunu ifade etti.

Bakanlık, dün şiddetli yağışlar sonucu barajda taşkın meydana geldiğini bildirmişti.

Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamada, felaketin ardından bölgeye giden Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’ın halen felaket bölgesinde bulunduğu bildirildi.

Barajda incelemelerde bulunmasının ardından mağdurlarla bir araya gelen Mirziyoyev, tahliye edilenler için gereken tüm koşulların sağlanacağını kaydederek, “Tüm güç ve araçları seferber edeceğiz. Koşullar iyileşinceye kadar, ben dahil hiçbir yönetici hiçbir yere gitmeyecektir.” dedi.

2017 yılında inşası tamamlanan Sardoba Barajı, 922 milyon metreküp su kapasitesine sahipken Sirderya ve Cizzah vilayetlerindeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılıyor.

/TRT AVAZ

Devami

TÜRKİSTANLI MUHACİR AİLELER ZOR DURUMDA

Türkiye’de muhacir olarak bulunan yüzbinlerce göçmen aile, koronavirüs salgınından dolayı ekonomik sıkıntıya girdi. Hiç bir sosyal güvencesi olmayan Türkistanlı aileler, işyerlerinin kapanması veya çalışma şartlarının zorlaşması nedeniyle kiralarını dahi ödemekte güçlük çekmeye başladılar. Devletin ekonomik destek yardımlarından da yararlanamayan Türkistanlıların durumuyla ilgili Türkistander’den bir yardım çağrısı yapıldı.

Türkistander Genel Sekreteri Azad Tekin Ulutaş, koronavirüs salgınında zor durumda kalan Türkistanlı muhacirlerin Ramazan’da da unutulmamasını istedi. Tekin Ulutaş’ın açıklaması şöyle:

TÜRKİSTANLI KARDEŞLERİMİZ İÇİN HAYRA DAVET !
Müslümanca bir hayat yaşayamadıkları için anavatan Türkistan’dan
(Doğu Türkistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan, Kırgızistan, Afganistan, Kazakistan v.d.)
göç edip, İstanbul’a ve ülkemizin değişik şehirlerine gelen muhacir kardeşlerimiz bulunmaktadır.
Çoğunluğu kimseye el açmadan, alınteri ile, kendi yeteneklerine göre işlerde çalışarak Türkiye toplumu içinde, onlarla içiçe geçerek yaşamaya devam etmektedirler.
Koronavirüs salgınında özellikle bu kardeşlerimiz ilk etkilenenler oldu. İşsiz kalarak ev kiralarını ödemekte zorluk çekerken, resmî sosyal yardımlardan da yararlanamadılar.
Ailelerinin geçimini sağlamakta büyük zorluk çeken kardeşlerimizin acil yardım talepleri giderek yoğunlaştı.
Yapabileceğimiz özelde nakdi kira yardımı, genelde her çeşit yardım çok muteber olacaktır.
Bu şekilde Kastamonu’da yaşayan 20 hane evli/ bekar öğrencimiz de dahil 200 den fazla aile bizden yardım beklemektedirler. Bu kardeşlerimiz yoğunlukta Başakşehir, Zeytinburnu, Fatih, Sultangazi ve Pendikte yaşamaktadırlar.
Siz değerli Türkistan gönüllümüzden Allah için, bu kardeşlerimize yardım elinizi uzatmanızı, dostlarınız ile birlikte gerekli girişimlerde bulunarak çare olmanızı istirham ederiz. Bu sancılı günlerimizde kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağınıza inanıyoruz.

Gününüz hayr, dualarınız kabul, amelleriniz makbul olsun. Hastalarımıza şifa diliyoruz.

TÜRKİSTANDER Genel Sekreteri
Azad Tekin Ulutaş

Yardımlarınızı aşağıdaki hesaplara yapabilirsiniz:

VAKIF KATILIM BANKASI MERKEZ ŞUBE

ALICI:
ULUSLARARASI TÜRKİSTANLILAR DAYANIŞMA DERNEĞİ

İBAN NO (TL):
TR89 0021 0000 0003 5861 0000 01

İBAN NO (USD):
TR08 0021 0000 0003 5861 0001 01

İBAN NO (EUR) :
TR78 0021 0000 0003 5861 0001 02

Devami

TÜRKİSTANDER: GGM’LERDEKİ GÖÇMENLER SERBEST BIRAKILSIN

  • Türkiye’deki 28 Geri Gönderme Merkezi’ndeki 20 bin kişilik kapasiteye karşın, çok daha fazla göçmen buralarda tutuluyor. “Gözetim” altında tutulan Türkistanlı göçmenler, korona virüsü tehdidi altında
  • GGM’lerde bulunan göçmenler hakkında herhangi bir ceza veya suçlama yok. Sadece tedbir amaçlı tutuluyorlar
  • Siyasi görüşleri ve dinî yaşamları sebebiyle ülkeleri tarafından “radikal” olarak nitelenen Türkistanlılar, Türkiye’den “uluslararası korunma” ya da “uzun dönemli oturma izni” istiyor
  • Terör örgütleriyle veya komşu ülkelerdeki savaşlarla hiç bir ilgisi olmayan Türkistanlılar ve aileleri, konulan G-87 gibi güvenlik kodları sebebiyle zor durumda
  • Türkistanlı hemşerilerimizin daha fazla mağdur olmamaları için Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nce “Ulusal Pandemi önlemi olarak re’sen serbest bırakılmalarını” bekliyoruz

Kısa adı TÜRKİSTANDER olan Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği, koronavirüs salgınının ülke genelinde yayılması üzerine, Türkiye’deki 28 GGM (Geri Gönderme Merkezi)’nde tutulmakta olan Türkistanlı göçmenler için harekete geçti. Koronavirüs tedbirleri kapsamında, cezaevlerinden 90 bin kişinin çıkmasını öngören yasa düzenlemesinin TBMM’de görüşülmeye başlanması üzerine, Türkistanlılar da, GGM’de tutulan hemşerilerinin serbest bırakılmasını bekliyor. Türkistanlı (Özbek, Uygur, Kırgız, Tacik, Türkmen, Kazak) muhacir ailelerin taleplerini iletmek üzere, Türkistander Genel Başkanı Burhan Kavuncu Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne yazılı olarak başvuruda bulundu.

“KEYFİ G-87 KODU HAYATIMIZI KARARTTI!”

Haklarında herhangi bir mahkeme kararı, suç unsuru, belge, suçlama olmaksızın “YTS” yani “Yabancı Terörist Savaşçı” tanımı yapılarak G-87 güvenlik tahdit kodu konulan Özbek, Uygur, Tacik, Kırgız ve diğer Türkistanlılar’ın gözetim altında tutulmasının “tedbir amaçlı” olduğu savunuluyor. Terör örgütleriyle veya komşu ülkelerdeki savaşlarla hiç bir ilgileri olmadığı halde, evinden, işinden koparılarak gözetim altına alınan Türkistanlı göçmenler ve aileleri perişan durumda. Açıkça hukuk dışı olan bu uygulama, Türkiye mahkemeleri tarafından çoğu kez durduruluyor. Ancak mahkeme süreci aylarca sürdüğü için, göçmen ailelerin içinde bulunduğu durum katlanılmaz bir hal almakta.

GGM’LERDEKİ TÜRKİSTANLILAR SERBEST BIRAKILSIN!

Geri Gönderme Merkezleri’nin toplam kapasitesi 20 bin kişi olmasına rağmen Türkistanlı muhacirlerin, çok daha fazla sayıda göçmenle bir arada kalması ve virus salgını tehlikesiyle yüz yüze bulunmaları, Türkistanlı aileler arasında endişeye sebep oldu. Esasen kuruluşu sırasında “sınırdışı edilecek yabancıların kalacağı misafirhane” olarak tasarlanan GGM’ler, daha çok hapishane formatında olmaları ve bazı şüpheli dayak vb olaylar nedeniyle kamuoyunda tartışılıyor. Türkistanlıların endişe ve isteklerini dile getiren TÜRKİSTANDER, bir dilekçe ile Göç İdaresi’ne başvurarak Türkistanlı muhacirlerin GGM’lerden serbest bırakılmaları için re’sen karar verilmesini talep etti. Genel Başkan Burhan Kavuncu imzasıyla hazırlanan dilekçede şu hususlar yer alıyor:

“TC İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE- ANKARA

Bilindiği gibi Kovid-19 salgını nedeniyle cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerle ilgili bir yasal düzenleme yapılmaktadır.

Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezleri’nde de çeşitli Türkistan ülkeleri (Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Doğu Türkistan) vatandaşı olan çok sayıda üyemiz bulunmaktadır. Üyemiz olan veya olmayan bu kişiler hakkında çeşitli nedenlerle Sınırdışı İşlemi başlatılmış olsa da, mevcut şartlarda bu kararların uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Çok kolay ve hızlı bir şekilde yayılan salgın, GGM’lerde bulunanların sağlığını da tehdit etmektedir. Gözetim altındakiler ve aileleri endişe içerisindedir.

Esasen üyelerimiz herhangi bir suç işlememiş, haklarındaki kodların çoğu vatandaşı oldukları ülkelerin isteği üzerine konulmuş olup, TC mahkemelerinin “kod koymayı gerektirecek bilgi ve bilge bulunmadığı” gerekçesiyle iptal kararları verdiği malumunuzdur.

6458 sayılı yasanın 57.maddesinde belirtildiği üzere idari gözetimin süreli olması da göz önünde bulundurularak, “sınırdışı kararının durdurulması/ güvenlik kodunun iptali” için dava açmış bulunan Türkistanlı hemşerilerimizin ve ailelerinin daha fazla mağdur olmamaları için makamınızca “Ulusal Pandemi önlemi olarak re’sen serbest bırakılmaları” için gereğini saygılarımla arz ederim.”

Devami

ABD’nin Tacikistan sınırında inşa ettiği tesis açıldı

ABD’nin 900.000 dolar ile finanse ettiği Tacikistan – Afganistan sınırındaki tesis açılışı gerçekleşti

ABD Büyükelçiliği, Tacikistan-Afgan sınırındaki sınır birliklerini ziyaret etti.

Duşanbe’deki ABD Büyükelçiliği’nden yapılan bir basın açıklamasında elçiliğin finanse ettiği okulun açılışının yapıldığı bildirildi.

Duşanbe’deki ABD Büyükelçiliğinde Misyon Şef Yardımcısı olarak görev yapmak üzere Eylül 2019’da Tacikistan’a gelen John Ginkel, sınırdaki okul açılışında yaptığı konuşmada, “900.000 dolarlık inşaat projesi, Tacikistan’daki ABD Büyükelçiliği Askeri İşbirliği Ofisi tarafından finanse edildi ve uygulandı. Sınır görevinde, sınır kuvvetlerine Khatlon bölgesindeki Shahritus bölgesindeki Afganistan sınırının sürekli izlenmesi ve devriyesi için daha fazla potansiyel sunuluyor. Bu tesis, sınır birliklerinin 15-20 kilometrelik mesafedeki yasadışı sınır geçişlerini izleme ve önleme yeteneklerini önemli ölçüde artıracak ve ayrıca uyuşturucu satıcıları, kaçakçılar ve şiddetli aşırılık yanlıları gibi uluslararası tehditleri de önleyecektir ”dedi.

ABD hükümetinin 2005’ten bu yana Tacikistan’a, Afganistan sınırındaki 9 sınır kontrol binası inşaatını destekleyerek sınır güvenliğini güçlendirmek için 100 milyon dolardan fazla bir miktarda yardım sağladığı belirtildi.

Amerika Birleşik Devletleri 27 yıldır Tacikistan’la işbirliği yapıyor ve bu süre zarfında Tacik özel sektörünü, tarım, sağlık, eğitim, demokratik kurumları ve güvenliği destekleyen programlar aracılığıyla 1,8 milyar doların üzerinde kalkınma ve yardım sağladı.

Duşanbe’deki görevinden önce Ginkel, Washington DC’de Dışişleri Bakanlığı Afganistan İşleri Ofisi Direktörü olarak görev yaptı.

www.dunyabulteni.net

Devami

Özbek alim Muhammed Yusuf adına Moskova’da manevi eğitim okumaları yapılacak

Özbekistan’ın önemli alimlerinden Hilal isimli bir tefsir kaleme alan Şeyh Muhammed Sadık Muhammed Yusuf adına Moskova’da manevi eğitim okumaları yapılacak

2015 yılında hayatını kaybeden Özbekistan’ın önemli alimlerinden Hilal isimli bir tefsir kaleme alan Şeyh Muhammed Sadık Muhammed Yusuf adına, 4 Kasım 2019’da Moskova‘da, Ulusal Birlik Günü’nde,  manevi ve eğitimsel okumalar yapılacak.

Etkinliğin amacı: Şeyh Muhammed Sadık Muhammed Yusuf’un manevi mirası aracılığıyla, devlet, dini kurum ve kuruluşların göçmenlerin eğitimi çaışmalarıbir araya getirilecek.

Okumaların ana başlıkları şunlar olacaktır: Şeyh’in edebi mirasını Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan’dan gelen göçmenlerle çalışma ve onun dini motive edici radikalizmin önlenmesinde ve sahte dinsel örgütlenmelerin açığa çıkmasında, yayınlanma raporlarında kullanılması.

Okumaların bir parçası olarak, Özbekistan Cumhuriyeti, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan Müslümanlarına psikolojik, yasal, manevi ve eğitsel yardım sağlama ve destek sağlama projelerinin uygulanması üzerine bir tartışma yapılacaktır.

Okumalara Özbekistan, Özbekistan Cumhuriyeti, Tacikistan Cumhuriyeti, Kırgızistan Cumhuriyeti, Kazakistan Cumhuriyeti, devlet, bakanlık ve kamu kuruluşları elçiliklerinin temsilcileri katılacak.

Etkinlik İslam Kültür, Bilim ve Eğitim Destek Fonu desteğiyle Müslümanlara Psikolojik Yardım Derneği ANO DPSM tarafından düzenleniyor.

Özbek alim, 1952 yılında Andican bölgesinde doğdu. İlk İslami eğitimini imam olan babasından aldı. Sonra Buhara medresesinde ve Libiye’de eğitime devam etti. Sovyetler’in son döneminde Şeyh Muhammed Yusuf o zamanki Orta Asya Müslümanları Dini idaresinin başkanı oldu. Gorbaçov’un reformlarını destekleyen Şeyh Yusuf, SSCB döneminde milletvekilliğine seçilmişti.

Özbekistan’ın bağımsızlığından sonra Şeyh Muhammed Yusuf, İslam Kerimov rejiminin baskısı sonucu Türkiye ve Libiye’ye hicret etmek zorunda kaldı. 1998 yılında Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’un daveti üzerine ülkesine döndü ama kendisine resmi görev verilmedi.

Muhammed Yusuf, “Hilal” ismiyle bir Kur’an-ı Kerim tefsiri yazdı. Onun “Hadis ve Hayat”, “İman” ve diğer kitapları sadece Özbekistan’da değil bütün eski Sovyet ülkelerinde en çok okunan ve satılan eserler arasında yer aldı.

Özbek imam, Kerimov, Kaddafi ve Ramzan Kadirov gibi diktatör olarak bilinen liderlere karşı ılımlı yaklaşımı sebebiyle eleştiriliyordu.

Muhammed Sadık Muhammed Yusuf 10 Mart 2015 tarihinde 62 yaşında öldü. Ölüm sebebi, Taşkent İslami Üniversitesi’nin spor salonunda bazı talebeleriyle basketbol oynarkengeçirdiği kalp krizi idi. Cenazeye sadece Taşkent’ten değil, tüm Özbekistan ve komşu ülkelerden gelen yaklaşık 200 bin kişi katıldı.

Çeçenya Başkanı Ramzan Kadirov, Grozni’nin caddelerinden birine Şeyh Muhammed Yusuf’un adını verme kararını açıkladı.

Güney Kore kenti Kojedo’da, Muhammed Yusuf’un ölümünden birkaç gün sonra açılan bir camiye onun adı verildi. Ayrıca 26 Mayıs 2015 tarihinde Şimkent’te (Kazakistan), Muhammed Yusuf adında ilk cami açılmıştır. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in girişiminde Chilanzar’da yapılan camiye Şeyh Muhammed Sadyk Muhammed Yusuf’un adı verildi.

https://www.dunyabulteni.net/orta-asya/ozbek-alim-muhammed-yusuf-adina-moskova-da-manevi-egitim-okumalari-yapilacak-h452349.html

Devami