Aşkabat havaalanında Kur’an taşıyan yolcuya gözaltı

Yanında Kur’an’ı Kerim bulunan kadın Aşkabat havaalanında gözaltına alındı ​​ve sorguya çekildi.

Türkiye’den Türkmenistan’a giden bir yolcu, bagajında Kur’an Kerim bulunduğu için gözalına alındı.

Olay Aralık ayı sonlarında Aşkabat Uluslararası Havalimanı’nda meydana geldi. Türkiye’de iş vizesiyle çalışan Lebap eyaletinden orta yaşlı bir kadın akrabalarını görmek için Türkmenistan’a uçtu.

Aşkabat havaalanında, yolcu göç kontrolünden geçer geçmez, üniformalı bir polis memuru ve sivil kıyafetli iki adam tarafından sorguya çekildi. Kolluk kuvvetleri kadının akrabalarına hediye etmek üzere yanında getirdiği Kur’an Kerim tespit edildi.

Azatlyk’in Türkiye’deki muhabiri, havaalanında alıkonulan kadınla konuşan Rozybai’nin şunları söylediğini bildirdi:

– Havaalanına varışta, çantası kontrol edildi. Eşyaları arasında akrabalarına getirilen hediyeler ve kutsal kitabın Kur’an kitabının birkaç kopyası vardı. Havaalanına vardıktan hemen sonra, 24 saat gözaltında tutuldu ve sorguya çekildi.

Kadına göre, sorgu sırasında, sivil giysilerde iki, bir de polis vardı. Havaalanında gözaltına alınan kadının eşi, Azatlyk’e şu açıklamada bulundu:

“Polis soru sormadı, ancak sivil insanlar birer birer sorular sordular, gerekirse ahlaki olarak üzerime baskı yapmaya hazırdılar. ”Böyle kitapları getirmekten utanmıyorsun, sen bir kadınsın! Burada dini-politik propaganda yapmak istiyorsun “diye bağırdılar.

Aşkabat havaalanındaki gözaltı ve sorgulama raporları, Azatlyk’ün editoryal personeli tarafından birkaç kez alındı. Olaylardaki tanıklara ve katılımcılara göre, yolcular arasında dini yolcular bulunduğu zaman kabaca ve taraflı davrandılar.

Ayrıca, personel saç rengi ve kıyafetlerin rengi koyu olmasının nedenleri de dahil olmak üzere saç rengi ve kıyafetleriyle ilgileniyordu. Kadına göre, o gün siyah bir süveter giymişti ve başını Türkmenistan sakinleri için geleneksel şekilde bağlamıştı.

Kolluk kuvvetleri, kadınlardan yanlarında getirdikleri Kur’an’ı okumasını istedi. Kadın, Kuran’ı abdestsiz okumayı reddetti. İfade veren kadına göre, ertesi sabah Kur’an okumasını dinledikten sonra Arapça’nın telaffuzunun ve anlayışının doğruluğunu onaylayan bir Aşkabat camisine götürüldü.

Daha sonra, Lebap Bölgesi’ne varışta, kadın yerel kolluk kuvvetleri tarafından sorguya çekildi. Bir süre sonra, Türkiye’ye dönmeye çalışırken, Aşkabat havaalanında kadının ülkeden ayrılması yasaklandığı öğrenildi.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan’da ilk askeri enstitü açıldı

Özbekistan’da ilk askeri enstitünün açılışı Mirziyoyev tarafından gerçekleştirildi.

Özbekistan‘ın ilk askeri koleji Taşkent’te açıldı. Yerel basında çıkan haberlere göre, yeni eğitim kurumu altı alanda yetkilileri taktik seviye için eğitecek.

Enstitü, Muhammed el-Hwarizmi ismini alan Taşkent Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Özel Bölümü temelinde kurulmuştur. Çalışma süresi iki yıldır.

Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev’in kararına göre üniversite açıldı. Enstitünün, bilgi ve iletişim teknolojileri ve iletişim alanında yüksek nitelikli memurların eğitim sistemini geliştirdiği görülmüştür.

Kurum, iletişim ve devlet sırlarının, elektronik istihbaratın, hava savunma radyo uçakları ve uçaksavar füze kuvvetlerinin korunmasında uzmanlar üretecek.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Ünlü Özbek muhafazakar yazar yine Türkiye’de

Ünlü Özbek yazar Nurullah Muhammed Raufhan, Kerimov sonrası döndüğü Özbekistan hakkında değerlendirmesini yaptı

Özbekistan’da adı en çok konuşulan muhafazakâr yazar ve aydın Nurullah Muhammed Raufhan bu günlerde yine Türkiye’de.

Onun İslam Kerimov dönemini eleştiren “Bu Günler” romanı üç yıl önce yayınlanmıştı. Yazar Türkiye’den Özbekistan’a döndüğünde kısa süre tutuklanmış, yeni Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev hükümeti tarafından serbest bırakılmıştı. Son iki seneyi vatanında geçiren Özbek yazar için yurt dışına çıkma yasağı da kaldırılmasının ardından Raufhan şimdi çok sevdiği, “biz bir ülkeyiz” dediği Türkiye’de bulunmaktadır.

1. Kendinizi okuyucularımıza tanıtabilir mısınız?

Ben bir Özbek aydını ve yazarıyım. 1955 yılında Fergane ilinde doğdum. “Dünya Geniştir”, “Bu Yerin Adamı”, “Kuytudaki Kulübe”, “Bu Günler” adlı kitaplarım yanında “Beyaz Bina Akşamları”, “Leyli ve Mecnun” film senaryosu yazarıyım. Dünya edebiyatından Özbekçeye onlarca eser çevirdim. Anadolu Türkçesinden de birçok dini kitapları Özbek diline tercüme ettim.

2. İki yıl önce Türkiye’de yaşıyordunuz. Nedeni?

2011 yılının başlarında, “Bu Günler” adında ülkemizde bağımsızlıktan sonra yaşananları anlatan sosyal ve siyasi roman yazmaya başladım. Kitap 2013 ilkbaharında bitti. Bu romanım Özbekistan eski lideri İslam Kerimov yönetiminin milli ve dini değerlerimize karşı olan politikalarından bahsediyor. Yani kitabimde o dönemin zulüm, rüşvet, hırsızlık, yalan ve baskı politikalarını ifşa etmiştim. Ülkemizin ekonomik, politik ve manevi yönden bir çıkmaza sürüklendiğini delillerle ortaya koymuştum.

İslam Kerimov oluşturduğu otoriter rejimin böylesine keskin bir eleştiriyi kabul etmemesi doğal idi. Bu yüzden iki sene Türkiye’de yaşadım.

2016 yılında İslam Kerimov öldü. Onun yerine eski Başbakan Şevket Mirziyayev devlet başkanı oldu. Özbekistan’da politik ortam yumuşamaya başladı. Çeşitli alanlarda reformlar ilan edildi. Yeni Cumhurbaşkan baskıyı kaldırma ve ekonomiyi geliştirme sözü verdi. Özbeklerde değişim umudu uyandı. 2017 Eylül ayının sonunda ülkemdeki reformlara katkıda bulunmak amacıyla vatanıma geri döndüm.

3. Türkiye’den ayrıldıktan sonra, Özbekistan havalimanında gözaltına alındınız ve beş gün hapishanede kaldınız. Eski cumhurbaşkanı öldükten sonra yeni yönetim baskıları kaldırmaya başladığına göre, sizi niye tutukladılar?

Bu yeni dönemin çelişkileri sonucu diyebiliriz. Politik değişimler toplumun talepleri ile değil, yönetimin girişimiyle başlatıldığında böyle durum ortaya çıkabilir. Yani yeni yönetim hızlı reformlara el atmak ister, ancak toplum tabanı buna halen hazır değildir. Özellikle, Kerimov döneminin eski seçkin kadroları küçük bir değişimi bile istemiyorlar. Çünkü olumlu değişim politikaları onların kirli yönetimini ifşa edebilir. Yanı ben Özbekistan’a geri döndüğümde yeni reformcu yönetim ile buna karşı olan eski rejim kadroları çatışmasının ilk kurbanı olmuştum.

4.Hapis günlerini nasıl geçirdiniz? Size çok ciddi, yani anayasal düzeni yıkma suçlaması yönetilmesine rağmen kısa süre sonra serbest bırakıldınız? Bunu nasıl açıklarsınız?

“Anayasa düzeni” yıkma suçlaması eski rejimin siyasi ve dini muhaliflere onları yok etmek için yönettiği iftira suçlaması idi. Hâlbuki “Bu Günler” romanımda ben o zamanın düzenini yıkmaya değil, onu değiştirmeye davet ediyordum. Yani bu kitabımda yanlış bir şey yok idi. Dolayısıyla Kerimov rejimini ayakta tutmak isteyen ve küçük bir eleştiriye dayanamayan eski kadroların bana yapılan hile dolu suçlaması idi. Kerimov döneminde, böyle sahte suçlamalar ile binlerce Müslümanlar on, hatta yirmi yıl süre ile hapis cezasına mahkum oldu. Bazıları yeterince suçu olmadan öldürüldü ya da izi bırakılmadan kayboldular. Halen kendilerinden haber alınamayan insanlar var…

Bana gelince eğer ben bu suçlama ile İslam Kerimov döneminde hapse atılsa idim, bırakın sağ kalmayı, hapisten cesedimin çıkacağı kesin idi. Ancak Taşkent hava alanında gözaltına alındıktan sonra beş gün içinde serbest bırakılmam, yeni Devlet Başkanı sayın Şevket Mirziyayev’in iş başına geldiğinin olumlu bir sonucu oldu, diye düşünüyorum. Yani benim durumuma yeni Cumhurbaşkanımız Şevket Mirziyoev müdahale etti ve ben serbest kalarak aileme geri döndüm.

5. Kerimov dönemi ile ülkenizdeki mevcut durum arasındaki farklar nelerdir?

Bize milli ve dini yönden kardeş olan, hatta hepimiz beraber bir BİZ’i oluşturan Orta Asya’daki komşu devletler ile yakın ilişkiler yola koyuldu. Kardeş Türkiye ile ilişkiler geliştirildi. Ülkemiz tekrar dünyaya açılmaya başladı. Artık Özbekler dünyanın birçok ülkesine ve onlarca yabancı devletlerin vatandaşları Özbekistan’a vizesiz seyahat edebilirler. Kerimov döneminde bunları düşünmek bile imkansızdı. İç piyasa üzerindeki baskı da azalmaya başladı. Artık serbest döviz pazarına gittikçe yaklaşıyoruz. Bunun yanında yüzlerce siyasi ve dini mahkumlar hapishanelerden serbest bırakıldı. Özgür düşünenler için ceza kanunun bir korku sahnesi olan 159. madde (“Anayasal düzene zorla yıkma”) kaldırılmıştır. Hükümet, eski dönemde bu konuda birçok adaletsizlik yapıldığını kabul etti ve Başsavcılık bu zulümlerin yapıldığı hakkında bir itiraf açıklaması yaptı. Bunların hepsi güzel şeyler.

Ancak bu değişiklikler bana kalsa halen yeterli değildir. Devlet yönetimi içinde “eski” ve “yenilikçi” kadrolar arasında bir mücadele var ve bunun olması doğaldır. “Eskiler” pozisyonlarını kolayca vermek istemiyorlar. “Yenilikçiler” ise ülkede henüz yeterli güç elde edemediler. Bu mücadele sonucunda, bazı alanlarda başlayan reformlar tamamlanamıyor. İfade ve basın özgürlüğü ve siyasi özgürlüklere halen geçemedik bile. Tabii ki, 27 yıllık baskı politikaları hemen silinmeyecek. İnşa Allah, yakın gelecekte toplumumuzun yine de özgürleşmesine, yeniden canlanmasına, siyasi ve kültürel alanlarda ilerleme sağlanmasına inanıyorum.

6. Siz bir yazar ve aydın kişisiniz. Özbekistan’da şu anda Edebiyat ortamı ve aydınların durumu nedir?

Yirmi yedi yıl önce, Rus-Sovyet sömürgeciliğinden kurtulduğumuzu ilan etmemize rağmen ideoloji ve zihinsel olarak hala komünist fikirlerin etkilerinden tam olarak kurtulamadık. Ne yazık ki, bu olumsuz etki aynı zamanda milletimizin manevi durumunun aynası olan aydınlarımız ruh halinde de görülmektedir. Ben halen Özbek edebiyatının milli dönüş yapamadığı görüşündeyim. Stalin’in döneminde maneviyatı tekelleştirmek ve onun baskı politikalarına hizmet etmek için oluşturulan  “Yazarlar Birliği” adındaki devlet kurumu halen edebiyatı alanını kendi kontrolü altında tutmaktadır. Bu yalan icat tekeli kaldırmadıkça, gerçek edebiyat özgürlüğünü elde etmemiz zordur.

7. Türk kültürü ve edebiyatı Özbekistan’da nasıl tanınmaktadır?

Türk kültürü ve edebiyatı denildiğinde Özbeklerin aklına halen Sovyet dönemindeki çeviriler geliyor. O zamanlar, siz de tahmin edersiniz, Sovyet komünist ideolojiyle uyumlu yazarların eserleri Özbek diline tercüme edilirdi. Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Reşat Nuri Güntekin çok popülerdi. Son zamanlarda, Özbekistan Halk Şairi Camal Kemal, orta çağ Türk edebiyatı yazarı Yunus Emre’in şiir kitabını tercüme etti. Özbek TV Türk dizilerini yayınlıyor. Ancak, ne yazık ki, sizlerde yapılan bazı TV şovlar ve filmler bizim milli edep ve örflerimize uygun değildir. Halkımız bundan memnun değil. “Türk kardeşlerimiz ahlaki olarak bu kadar eridiler mi?” diye şaşırıyorlar. Sizin gerçek tarihiniz ve Müslüman Türk halkının günlük yaşamını anlatan filmleri seyretmek isteriz. Şu anda gösterilen Türk dizilerinin çoğu manadan yoksun, Özbek ve Türk halklarının milli ve dini kimliğine maalesef uygun olmayan sahneler ile doludur.

8. İki sene önce Türkiye’de iki yıl yaşadınız. Türkiye hakkında, insanlarımız ve devletimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Allah kısmetime yazmış Türkiye’de iki sene yaşadım. Türkiye’nin havasından nefes aldım ve Türk kardeşlerimin sevinci ve dertlerine ortak oldum. Sanırım bu iki sene bana çok manevi kuvvet verdi. Bir kez daha, Özbek ve Anadolu Türklerinin aslen bir halk olduğunu ikna oldum. Burada benim bir Türkistanlı, yani Türklerin ata yurdundan geldiğimi öğrenen kardeşlerim benimle içtenlikle konuşuyordu. “Allah nesip eder de Özbekistan’a bir gün döneceğim” dediğimde, Türkiyeli dostlar “Niçin döneceksin. Burası da sana vatandır”, diye sıcak karşılık verdiler. Allah razı olsun sizlerden,  ben Türkiye ve Türk halkından razıyım, siz de benden razı olunuz.

Bu arada, burada zamanımı boşa harcamadım. Türkiye’de yaşadığım iki yılda Türkiye’yi Özbek halkına daha iyi tanıtmak için “Türkiye manzaraları” adlı bir seyahatname kitabi yazdım. Bu eserimi bölümler halinde sosyal medyada yayınladım. Şimdilerde bu kitabımı yeniden gözden geçirerek, Özbekistan’da yayınlama gayreti içindeyim.

8. Türkiye-Özbek ilişkilerinde yaşanan gelişmelerden memnun musunuz?

Türk-Özbek ilişkilerine ciddi zarar veren diktatör Kerimov’un ölümünden sonra durum çarpıcı bir şekilde iyilik tarafa değişti. Yeni devlet başkanımız Şevket Mirziyayev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hızlıca o soğuk ilişkiler dönemini kapattılar. Karşılıklı resmi ziyaretler ve onlarda verilen sıcak mesajlar Özbek ve Türk halklarını çok memnun etti, diye düşünüyorum. Şu anda Allah’a şükür Türkiye ile iyi ilişkiler içindeyiz. Her iki halkın aydını olarak bu gelişmelerden gerçekten çok mutluyum!

Ama ben Özbekistan-Türkiye ilişkilerin daha ileriye götürülmesini istiyorum. Türkiye bizim için örnek bir ülkedir. Türkiye’den birçok alanda tecrübe edinirsek, kesinlikle kazanç elde ederiz. Bunu yapmak için, birbirimizle daha yakın ilişkiler içinde olmalıyız. Bunun için kültürel ve edebi ilişkileri daha yüksek bir seviyeye getirmeliyiz. Bu noktada ilişkilerimiz istenen seviyede değil. Bence Türkiye batıya bakıyor, Özbekistan’da batıyı kendisine örnek almak istiyor. Belki bu bazı alanlarda gereklidir. Ancak biz birbirimize daha yakından bakmalıyız, ve birbirimizi daha yakından görmemiz gerekir. Çünkü biz bir milletiz, büyük tarih ve kültürümüz var. Zaten, köklerimiz de aynıdır.

Dr. Namaz Nurmumin Muhammed
https://www.dunyabulteni.net/analiz/unlu-ozbek-muhafazakar-yazar-yine-turkiye-de-h436866.html
Devami

Türkmen öğrencileri tatillerde özel taksiden men edildi

Türkmenistan’da tatil dönemi toplu taşımalarda bilet bulamayan öğrencilerin özel taksi kullanmaları “sakıncalı” gerekçesiyle yasaklandı

Türkmen üniversitelerinin öğrencileri, kış tatilleri sırasında devlet otoparklarının otobüslerinin yanı sıra uçak ve tren kullanmak zorunda kaldılar.

Magtymguly Devlet Türkmenistan Üniversitesi ve Daşoguz Ziraat Enstitüsü’ndeki öğrencilerin velileri, bu konuda Aşkabat’taki Radyo Azatlyk muhabirine bilgi verdi. 25 Ocak’ta Türkmenistan üniversitelerinin sınavları sona erdi ve on iki günlük kış tatilleri başladı.

Magtymguly Turkmen State University’de bir öğrencinin ebeveyni ismini vermeden yaptığı açıklamada, “22 Ocak’ta, üniversite yönetimi öğrencilere 25 Ocak’tan itibaren tatil için evlerine gidebileceklerini açıkladı. Ancak öğrenciler ayrıca devlete ait işletmelerin uçaklarından, trenlerinden veya otobüslerinden faydalandıkları konusunda uyarıldılar. Döndükten sonra biletlerinin kopyalarını dekanlara teslim etmek zorunda kalacakları söylendi. Öğrencilerin özel taksiler ve otobüsler kullanmaları yasaklandı, ”diyor.

Üniversitelerin liderliğindeki öğrencilerin velilerine açıklandığı gibi, bu gereklilik bazen özel taksi ile öğrenci seyahatleri sırasında ortaya çıkan “uygunsuz durumlar” ın önlenmesiyle ilişkilidir. Yetkililere göre “uygunsuz durumlar” kız öğrencilere yönelik taciz vakaları anlamına geliyor.

Azatlyk muhabirinin 23 Ocak’ta bildirdiği gibi, ulaştırma seçiminde öğrencilerin gereksinimi uçaklar, trenler ve otobüsler için bilet sıkıntısına karşı geliyordu.

“Bu nedenle, demiryolu bilet gişeleri ve uçak gişelerindeki çalışanlar, bu fırsatı değerlendirerek zaten fazladan rüşvet için satılan bilet fiyatlarını şişirdiler. Kasiyerler bilet olmadığını söylüyor, ancak arkadaşlarınız aracılığıyla satın almak istiyorsanız, ücretin en az yüzde 50’sini ödemek zorundasınız. Ancak bu herkes için mümkün değil ”dedi.

Öğrencilerin ebeveynleri, tatillerinde çocuklarının hareketindeki kısıtlamaların yanı sıra, zamanında geri dönmelerini sağlamak için yetkililerin hareketsiz kalmasından şikayetçi.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Turkmaniston: VPN ishlatganlarning sim kartasi ishdan chiqmoqda

(latında)

Turkmaniston 17 yanvardan boshlab internetdagi to‘siqlarni aylanib o‘tishga mo‘ljallangan VPN dasturlariga qarshi kurashni faollashtirdi. Facebook va YouTube bloklangan O‘zbekistonda ham bu dasturlardan foydalaniladi.
Turkmanistonda mobil telefoniga VPN dasturini o‘rnatishga harakat qilayotganlarning sim kartalari ishdan chiqib qolayotgani aytilmoqda.
«Xroniki Turkmenistana» sayti Turkmanistondagi muxbirlariga tayanib yozishicha, foydalanuvchilar bu kabi dasturlarni ko‘chirib oladigan Google Play applikatsiya bozori ishdan chiqib qolmoqda.
“Ozodlik” radiosining Turkman xizmati direktori Farrux Yusufiyning Bi-bi-siga aytishicha. VPN dan foydalanuvchilarni Milliy xavfsizlik vazirligiga chaqirib suhbat qilishlari mumkin.
“VPN ishlatayotgan yoki proksi serverlar orqali internetga kiradiganlarning nafaqat sim kartalari bloklanyapti, balki uydagi internetdan ham uzib qo‘yilayotgani haqida ma’lumotlar kelmoqda”.

Suhbatdoshning aytishicha, Turkmanistonda internet foydalanuvchilari VPN dasturlarini o‘rnatish uchun telefon ustalariga murojaat qiladi.
Ulab berish 10 dollar va oyiga xizmat ko‘rsatish 10 dollargacha borishi mumkin.VPN lar bilan Rossiya hukumati kurashishga uringandi. Telegram kanali bu yurtda noqonuniy deb topilgach, Roskomnadzor tashkiloti unga aylanib kirmoqchi bo‘lganlarning VPN dasturlarini bloklashga kirishib ketdi.
Biroq ushbu urinishlar samara bermagani aytiladi.

“Turkmaniston Rossiyaga o‘xshamagan. Rossiyada kuch organlari fuqarolarni chaqirib, nega VPN ishlatding, demaydi. Ammo Turkmanistonda bosim o‘tkazishi mumkin”, deydi Farrux Yusufiy.
O‘zbekistonda 2018 yilning sentyabr oyidan boshlab Facebook va YouTube saytlari ishlamayapti.
Foydalanuvchilar unga proksi serverlar yoki VPN dasturlari orqali kirmoqda.
Hozircha O‘zbekistonda aylanib o‘tuvchi vositalarga qarshi hukumat tomonidan ochiq kurash boshlangani yo‘q.
VPN lar bilan Rossiya hukumati kurashishga uringandi. Telegram kanali bu yurtda noqonuniy deb topilgach, Roskomnadzor tashkiloti unga aylanib kirmoqchi bo‘lganlarning VPN dasturlarini bloklashga kirishib ketdi.
Biroq ushbu urinishlar samara bermagani aytiladi.
“Turkmaniston Rossiyaga o‘xshamagan. Rossiyada kuch organlari fuqarolarni chaqirib, nega VPN ishlatding, demaydi. Ammo Turkmanistonda bosim o‘tkazishi mumkin”, deydi Farrux Yusufiy.
O‘zbekistonda 2018 yilning sentyabr oyidan boshlab Facebook va YouTube saytlari ishlamayapti.
Foydalanuvchilar unga proksi serverlar yoki VPN dasturlari orqali kirmoqda.
Hozircha O‘zbekistonda aylanib o‘tuvchi vositalarga qarshi hukumat tomonidan ochiq kurash boshlangani yo‘q.

https://www.bbc.com/uzbek/central-asia-46966569

 

Devami

Türkiye 2018’de Özbekistan’ın dördüncü en büyük ticari ortağı oldu

Özbekistan’ın dış ticaret hacmi geçen yıl yüzde 27,3 artışla 33 milyar 815,3 milyon dolar oldu -2018’de Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaret hacmi yüzde 39,9 artışla 2 milyar 171,8 milyon dolara ulaştı

TAŞKENT (AA) – Geçen yıl Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaret hacmi yüzde 39,9 artışla ilk defa 2 milyar 171,8 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesinden yapılan açıklamaya göre, 2018’de ülkenin dış ticaret hacmi önceki yıla nazaran yüzde 27,3 artışla 33 milyar 815,3 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

Geçen yıl ülkenin ihracat hacmi yüzde 13,6 artışla 14 milyar 257,9 milyon dolar, ithalat hacmi ise yüzde 39,6 artışla 19 milyar 557,4 milyon dolar oldu. 2018’de Özbekistan’ın dış ticaret açığı 5 milyar 299,5 milyon dolar olarak belirlendi.

Açıklamaya göre, geçen yıl Özbekistan’ın en büyük ticari ortakları arasında 6 milyar 427,8 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 19’luk pay ile Çin ilk sıraya yükseldi. Özbekistan 2018’de Çin ile 2 milyar 869 milyon dolarlık ihracat, 3 milyar 558,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.

Daha önce Özbekistan’ın ticari ortakları arasında geleneksel olarak yer aldığı ilk sırayı Çin’e kaptıran Rusya ise 5 milyar 530,6 milyon dolarlık dış ticaret ve 16,9’luk pay ile ikinci sıraya geriledi. Özbekistan, bu dönemde Rusya ile 2 milyar 193,1 milyon dolarlık ihracat ve 3 milyar 537,6 milyon dolarlık ithalat yaptı.

2018’de Özbekistan’ın en büyük ticari ortakları arasında 3 milyar 22,5 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 8,9’luk pay ile Kazakistan üçüncü, 2 milyar 171,8 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 6,4’lük pay ile Türkiye dördüncü, 2 milyar 137,2 milyon dolarlık dış ticaret ve yüzde 6,3’lük pay ile Güney Kore beşinci oldu. Özbekistan’ın en çok dış ticaret yaptığı 10 ülke arasında ayrıca Almanya, Japonya, Afganistan, Kırgızistan ve Ukrayna da yer aldı.

2018’de Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaret hacmi bir önceki yıla nazaran yüzde 39,9 artışla 2 milyar 171,8 milyon dolara ulaşırken, Özbekistan bu dönemde Türkiye ile 936,2 milyon dolarlık ihracat ve 1 milyar 235,6 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirdi.

2018’de Özbekistan’ın ihracatında ilk sıralarda enerji ve petrol ürünleri, gıda ürünleri, renkli ve demir metaller ile hizmetler sektörü yer alırken, ülke ithalatının başlıca ürünleri arasında da makine ve teçhizat, kimya mamulleri, renkli ve demir metal ürünleri oluşturdu.

https://m.yeniakit.com.tr

Devami

Başörtülü öğrencilerin velilerine 30 dolar para cezası

Kazakistan’da başörtülü öğrencilerin velilerine para cezası verildi

Kazakistan‘ın Aktobe bölgesinde, kızları okulda başörtüsü yasağı nedeniyle derslere katılamayan iki aile ceza aldı.

Aktobe bölgesindeki eğitim kontrolü departmanı başkanı Zhanar Mukhambetalina, 8 ve 60 No’lu Aktobe şehri okullarındaki iki öğrencinin ebeveynlerinin, görevlerin uygunsuz bir şekilde yerine getirilmesinden beş aylık hesaplama göstergesinden (12.625 tenge yaklaşık 30 dolar) idari olarak sorumlu olduğunu söyledi. “eğitim alanındaki mevzuat tarafından öngörüldü.” dedi.

Bölgesel eğitim bölümüne göre, bölgede “okul üniforması gerekliliklerine uymama” nedeniyle eğitim yılı başında derslere katılamayan 10 kız öğrenci var.

Eğitim Kontrol Dairesi’ne göre, geçen yıl Aktobe’de 33 anne ve baba, kızlarını okula başörtüsü ile gönderdiği için cezalandırıldı. 31 yaşında bir fizik öğretmeni olan Saule Baimagambetova, başörtüsü takma konusundaki tartışmalar sonucunda istifaya zorlandığını söyledi.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Suriye-Irak bölgesinden Kazakistan’a dönen çocuklara DNA testi

Suriye ve Irak’tan getirilecek sahipsiz Kazak çocuklarının akrabalarına teslimi için DNA testi uygulanacak

Suriye‘den Kazakistan‘a dönmeye hazırlanan Kazak çocuklara DNA testi yapılacak.

Astana TV Kanalının bildirdiğine göre, Kazakistan Cumhuriyeti Kamu Kalkınma Bakanlığı, Suriye ve Irak‘tan gelecek Kazak çocukları için yeni bir prosedür düzenlendi.

Bakanlık, 30 kadın ve 60 çocuğun Kazakistan’a geri dönmeye hazırlandıklarını açıkladı. Toplamda, Suriye-Irak bölgesinde 500’den fazla küçük çocuk bulunuyor. Birçoğu orada doğdu ve ebeveynlerinin belgeleri, teröristler tarafından imha edildi.

Kazakistan Halkla İlişkiler Bakanlığı CBS’nin dini aşırılık yanlısı önleme ve rehabilitasyon çalışmaları için bölüm başkanı Baurzhan Bakirov, “Birçok çocuğun ebeveynleri öldü, çocuklar ortada kaldı, barınaklarda yaşıyorlar. Onları şimdi getirdik, ama ebeveynleri yok. Kendilerini teslim alacak akrabalarını burada arayacaklar. Doğal olarak, onun bir yeğen, torun veya başka bir şey olduğunu kanıtlamak gerekecektir. Yeni prosedür ile onların DNA örneklerini alacaklar, kan aile bağlarının varlığını belirleyecekler ”dedi.

“Geçen yıl 20 Kazakistanlı, yakınlarının sıcak noktalardan iade alınmaları için Dışişleri Bakanlığı’na başvuruda bulundu. İki yüz insanın kaderi hakkında konuşuyoruz. Sosyal Kalkınma Bakanlığı’nın da belirttiği gibi bu talepler devam ediyor.”

“Suriye makamları bize oldukça iyi davranıyorlar ve sorunlarımızı çözmeye çalışıyorlar. Ne yazık ki, Iraklı yetkililer daha zor. Şimdiye kadar geri dönüş için hükümetlerarası bir anlaşmamız yok. Suriye makamları bölgelerinin kontrolünü ne kadar erken alırlarsa, vatandaşlarımızın geri dönüşleri de o kadar çabuk çözülecektir ”dedi.

Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’e göre, 6 Ocak’ta, kolluk kuvvetleri ve ülkenin Dışişleri Bakanlığı tarafından yürütülen insani bir operasyon sonucunda, ülkenin 30 çocuğunu da içeren 47 vatandaşı Suriye’den tahliye edildi .

KAynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan’dan toprak reformu, özelleştirmeye izin verdi

Özelleştirmeden sonra, arazi sahiplerinin mülkü olacak ve dokunulmazlık statüsü alacak.

Özbekistan başkanı, arazilerin özelleştirilmesine 1 Temmuz 2019’da başlanması talimatı verdi. Yeni düzenlemeye göre bireyler, konut inşaatı için tahsis edilmiş arsaları ve hali hazırda inşa edilmiş evlerin üzerinde bulunduğu arsaları özelleştirebilecekler.

Tüzel kişiler, kuruluşların mülkünün bulunduğu araziyi özelleştirme hakkına sahip olacaktır.

Özelleştirmeden sonra, arazi sahiplerinin mülkü olacak ve dokunulmazlık statüsü alacak. Araziyi ancak kadastro belgeleriniz varsa özelleştirebilirsiniz.

2018 yılında Özbekistan Cumhurbaşkanı, kırsal alanlardaki güncellenmiş model projeler üzerine uygun fiyatlı konutların inşası konusunda bir kararname imzaladı.

Devlet başkanı, 20 yıllık bir süre için genç ailelere, harap olmuş apartman binalarına ve daha iyi konut koşullarına ihtiyaç duyan diğer vatandaş kategorilerine, 1 Temmuz 2018 – 1 Ocak 2020 arasında uygun apartman dairelerinde konut satın alma emri verdi.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Kazakistan ve Çin arasında ‘Kazak’ gerilimi

Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Aybek Smadiyarov, “Çin tarafını, her zaman kanunlara uygun, objektif ve adil hareket etmeye çağırıyoruz” dedi.

Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Aybek Smadiyarov, Çin‘de Kazakların ev hapsine atıldığı iddialarına ilişkin “Çin tarafını, her zaman kanunlara uygun, objektif ve adil hareket etmeye çağırıyoruz.” dedi.

Smadiyarov, Bakanlık’ta düzenlediği basın toplantıda, Çin’in Sincan Uygur Özerk bölgesinde Kazakların ev hapsine atıldığı iddialarına yanıt verdi.

Bu konunun kontrol altında olduğunu belirten Smadiyarov, “Çinli ortaklarımızla yakın iş birliği içindeyiz. Çin tarafını, her zaman kanunlara uygun, objektif ve adil hareket etmeye çağırıyoruz.” ifadesini kullandı.

Smadiyarov, Çin’de 1,5 milyondan fazla Kazak’ın yaşadığını ve onların devlet kurumlarında, emniyet birimlerinde, bilim ve iş dünyasında temsil edildiğini sözlerine ekledi.

Çin’deki Kazak sorunu

Sincan’da yaşayan Kazaklar, yerel yönetim tarafından pasaport ve diğer resmi evrakın verilmemesi nedeniyle yurt dışına çıkamıyor.

Çin hükümetinin, Uygur Özerk Bölgesi’nin bağımsızlığını elde etmek için 1997’de kurulan Doğu Türkistan Bağımsızlık Hareketi ile mücadele kapsamında Kazak kökenlilere yönelik baskılarını artırdığı belirtiliyor.

Dünya Bültenı

Devami