Katar ve Kazakistan arasında yeni kargo uçuşu başlatıldı

Katar’ın Qatar Airways Cargo şirketi Kazakistan ile arasında ilk kargo uçuşunu gerçekleştirdi.

Qatar Airways Cargo’nun ilk kargo uçuşu Almatı Uluslararası Havalimanı’na indi.

Havaalanının basın servisi Boeing 777-200’ün ilaç, yedek parça ve elektronik eşya temin ettiğini söyledi. İlk aşamada, Doha-Almatı uçuşu haftada iki kez gerçekleştirilecek.

Mesajda, “Doha ve Almatı’yı birbirine bağlayan yeni uçuş, Almatı Uluslararası Havaalanı’na en iyi uluslararası kargo taşımacılığı deneyimini benimseme fırsatı verecek ve havaalanının bölgesel bir lojistik merkezi olarak gelişmesinde önemli bir adım olacak” denildi.

Qatar Airways Cargo, Doha’da sadece Kazak mallarını değil aynı zamanda komşu bölgelerden de teslimat yapmayı planlıyor. Ayrıca, yeni uçuş Katar ve Kazakistanarasındaki ticaret ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesine yardımcı olacak.

Havalimanının basın servisi “Dünyanın en büyük GSYİH’sına sahip en ekonomik gelişmiş ülkelerden biri ve en büyük petrol ihracatçısı Katar, Kazakistan’dan gıda ürünleri, özellikle un, tahıl, et vb. İthal etmekle ilgileniyor.” dedi.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Türkiye Dışişleri Bakanlığı: “Hukuksuz Uygulamalardan Kaygıları ve Uygur Hassasiyetimizi İlettik”

Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu TBMM’de Doğu Türkistan’daki toplama kamplarının varlığını ve asimilasyon uygulamalarını Çin Kararnamesine atıfta bulunarak açıkladıktan sonra, “hukuksuz uygulamalardan duyulan kaygıları ve Uygurlar konusundaki hassasiyeti” Çinli yetkililere “kuvvetli bir şekilde” ilettiklerini belirtti 

 

21 Ocak 2019

TBMM’de HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun soru önergesine 18 Ocak 2019 günü yazılı bir cevap veren Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kamuoyunun tartıştığı “Doğu Türkistan’daki toplama kampları ve hak ihlalleri” konusuna net bir açıklama getirdi. Mecliste okunan açıklamaya göre, Çin daha önce mevcudiyetini inkar ettiği  “yeniden eğitim kamplarını”  9 Ekim 2018 tarihinde yürürlüğe giren bir kararname ile resmen kabul etti. “Çin Halk Cumhuriyeti Terörle Mücadele Kanunu’nun Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Uygulama Usulünün Gözden Geçirilmesi Hakkında Karar” ismiyle yasaya eklenen metin, toplama kamplarının varlığını ve buralarda ‘eğitilen’ insanlara asimilasyon uygulandığını teyit ediyor.

Dışişleri Bakanlığı’nın herhangi bir yorum yapmadan aktardığı “Terörle Mücadele Kanunu’na ek Karar” metnine göre “terör örgütlerince kandırılan Çin vatandaşlarına Çin tarihi, Çin kültürü, Çince ve aşırılık karşıtı mevzuat ve en az bir meslek”  öğretildiği ileri sürülmektedir.  “İleri sürülmektedir” ifadesi de Dışişleri Bakanı’na ait. Bakan’ın açıklamasında ayrıca “kamplardaki Uygurların ve diğer müslümanların sayısı hakkında bir açıklama yapılmamıştır” denildi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun HDP’li Gergerlioğlu’nun sorusuna verdiği cevapta,  BM’de Çin’deki durumun görüşüldüğü İnsan Hakları Konseyi’nin EPİM (Evrensel Periyodik İnceleme Mekanizması) Çalışma Grubu toplantısında Türkiye tarafından “bireylerin hiç bir hukuki zemini olmaksızın hapsedilmeleri, aileleri ve toplumla ilişkilerinin kesilmesi gibi temel hak ve hürriyetleri kısıtlayıcı idari uygulamalara ilişkin kaygılara dikkat çekildiği” ve “tüm Çin halkı için evrensel insan haklarını tanımasının teşvik edildiği” ifade edildi. Ayrıca ikili görüşmelerde de “terörle mücadelede hukuka riayet edilmesinin” ve “masum insanların teröristlerden ayırt edilmesi gerektiğinin”  “kuvvetle vurgulandığı” belirtilmiş.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu açıklamasında Uygurlarla tarihi, dini, kültürel ve akrabalık bağlarımız  bulunduğunu, SUÖB (Sincan Uygur Özerk Bölgesi)’teki gelişmelerin takip edildiğini belirttikten sonra, Türkiye’nin Uygurlar konusunda hassas olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Uygurlar hakkındaki görüşlerimiz ve duyarlılığımız, tarafımdan ve diğer üst düzey yetkililerimizce her vesileyle Çin makamlarına aktarılmaktadır”.

Cevabi açıklamanın sonunda “son 10 yıl içerisinde siyasi gerekçelerle Çin makamlarına iade edilen Uygur Türk’ü bulunmadığı” belirtildi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklaması, Türkiye’nin Doğu Türkistan’daki durumdan kaygılarının ve “Uygur hassasiyetinin”  resmi olarak en üst düzeyde ifade edilmesi anlamına geliyor.

Çin Terörle Mücadele Kanunu’nun Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygulamasına Ek Kararname’nin, artık gizlenemeyen toplama kamplarına ve asimilasyona yasal zemin oluşturmak amacıyla çıkarıldığı düşünülüyor. Aslında Doğu Türkistanlılar genelde Çince biliyorlar, ama asimilasyon politikası, onların Uygurca veya Kazakça konuşmalarını engellemeyi ve Türkistan kültürünü yok etmeyi amaçladığı için Çince ve Çin kültürü eğitimi uygulanıyor. Türk lehçelerini konuşmakta ısrar edenler “sakıncalı vatandaş” sayılıyor. Doğu Türkistan’da dinî uygulamaların tamamı “aşırılık” olarak kabul edildiği için “aşırılık karşıtı mevzuat”ın  ‘tam anlamıyla özümsendiği’ anlaşılana kadar, Türkistanlılar zorunlu eğitim kampında tutulmaya devam ediyor.

 

Yeni Metin Belgesi

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ 

 

Devami

Özbeklerin zengin ekmek kültürü

Özbeklerin günlük yaşantılarının yanı sıra düğün ve kız isteme gibi özel günlerde tükettikleri ekmeklerin, yapılış yöntemi ve içeriklerine göre çok farklı çeşidi bulunuyor.

19 Ocak 2019 11:38

Özbeklerin vazgeçilmezleri arasında yer alan ekmekler arasında “navvay”, “patır”, “katlama”, “gıcdalı”, “şırmay”, “abı”, “laçıra”nın yanı sıra soğanlı, etli, kuyruklu, susamlı çeşitler yer alıyor.

Özbekistan’da “nan” denilen ekmek için şarkılar, atasözleri ve deyimler bulunuyor. Ülkede halk, günlük yaşamlarında ayrı bir yere sahip ekmeğe her zaman büyük saygı gösteriyor ve çocuklarına küçük yaşlardan başlayarak ekmeğe saygı duyulması gerektiğini öğretiyor. Özbekler, ekmeği hiçbir zaman çöpe atmıyor ve sofraya da üst tarafını ters şekilde bırakmıyor.

Günlük tüketimin yanı sıra özel günler, misafirler ve askere gidecekler için özel ekmekler hazırlayan Özbekler, misafirlerini ekmekle karşılayıp ekmekle uğurluyor. Özbekler, uzun süre evden ayrılanlara “yolculukta yoldaş olması” dileğiyle ekmek veriyor, ayrıca ekmeği bir parça ısırtarak, yakınları dönene kadar evinde saklıyor ve böylece bıraktığı rızkına tekrar kavuşacağına inanıyor. Odada yalnız uyuyan çocuğunun yastığının altına ekmek koyan Özbekler, böylece çocuğa kötülüklerin gelmeyeceğine inanıyor.

Evlilik öncesi tarafların kararlılığını belirtmek için “nan sındırma” (ekmek kırma) diye adlandırdıkları özel bir tören yapılıyor. Buna göre, damat tarafının getirdiği ekmeklerin kırılarak sofraya konulması gelin tarafının düğüne razı olduğu anlamına gelir. Özbekler için ekmek üzerine yapılan yemini bozmaktan daha kötü bir şey ise yok.

Dükkandan çift sayıda ekmek almaya, günlük yaşantı ve iyi günlerinde sofraya çift sayıda ekmek koymaya özen gösteren Özbekler, sofradaki ekmeğin çift olmaması durumunda bir ekmeği ikiye bölerek, sofradaki ekmek sayısının çift olmasını sağlarlar. Taziye veya ölenleri anma merasimlerinde ise sofraya tek sayıda ekmek bırakılıyor.

Özbek köylerindeki evlerin bahçesinde tandırlar bulunuyor. Köydeki her evin yaptığı ekmeğin üzerindeki desenler de farklı oluyor. Günümüzde de köylerde komşular birbirlerine ekmek verme geleneğini sürdürüyor. Özbekler, ekmeğin hangi evden geldiğini desenden anlayabiliyor.

Ünü sınırları aşan “Semerkant ekmeği”

Sadece Semerkant’ta yapılan bu ekmeğin tadı, ülke sınırlarını aşmış bulunuyor. Tarifi ve yapılışı babadan oğula geçen “Semerkant ekmeği”, ailenin erkekleri tarafından yapılıyor. Çok lezzetli ve dayanıklı olan bu ekmekler bozulmadan bir aydan fazla saklanabiliyor. Özbekler, diğer yörelerde hazırlanan “Semerkant” ekmeğinin Semerkant’taki kadar lezzetli ve dayanıklı olmadığını söylüyor.

Rivayete göre, doğduğu Andican’ı beylikler arasında çıkan savaş yüzünden terk ederek, Hindistan topraklarını fetheden Babür Şah, Semerkant ekmeğini çok özler ve bundan dolayı Semerkant’tan ekmek ustalarını getirtir.

Babür Şah, Semerkantlı en ünlü ekmek ustaları tarafından hazırlanan Semerkant ekmeğinden memnun kalmaz ve ustaya ekmeğin hazırlanmasında hamura neyi katmadığını sorar. Semerkantlı usta da “Sultanım, sizin emriniz üzerine bu ekmeğe katılan tüm malzemeleri Semerkant’tan getirdik. Ancak Semerkant’ın havasını suyunu getiremedik” diye cevap verir.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Kazakistan Rusya ortaklığı helikopterler üretilecek

Kazakistan’da Mi-8AMT ve Mi-171 helikopterleri üretilecek

Kazakistan Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayisi Bakanlığının “Kazakhstan Engineering” şirketi, Kazak ve Rus şirketleriyle ülkede Mi-8AMT ve Mi-171 helikopterlerinin üretilmesine ilişkin anlaşma imzaladı.

Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayisi Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Kazakhstan Engineering”, “Aviaremontnıy Zavod” (uçak onarım fabrikası) ve Rusya‘nın “Rosteh” devlet şirketine bağlı “Rusya helikopterleri” firmaları arasında Mi-8AMT ve Mi-171 tipi helikopterlerin üretimiyle ilgili anlaşma imzalandığı belirtildi.

Helikopter üretimi ve adaptasyonunun “Aviaremontnıy Zavod” şirketinin üretim alanlarında yapılacağı ifade edilen açıklamada, söz konusu şirketin Kazakistan’da bu tip helikopterlerin güvenli çalışmasının sağlanması konularında yetkili olduğu kaydedildi.

Açıklamada, “Aviaremontnıy Zavod” şirketinin Mi-8/17/171 tipi helikopterlerin onarım, modernizasyon ve teknik bakımı için yerel ve uluslararası kurumların sertifikalarına sahip olduğuna işaret edildi.

Kazakistan’da ağır helikopter üretim teknolojisinin ilk kez uygulanacağı vurgulanan açıklamada, helikopter üretiminin başlatılmasının yerel savunma ve sanayi sistemi, sivil helikopter sanayisi ve eğitim üslerinin geliştirilmesine önemli ölçüde katkı sağlayacağı belirtildi.

Ülkede Mi-8AMT ve Mi-171 helikopterlerinin ana müşterileri arasında devlet kurumları ve havacılık şirketleri yer alıyor.

Dünya Bültenı

Devami

Tacikistan’da 2 yıl boyunca iş yeri denetimi yapılmayacak

Tacikistan Cumhurbaşkanı 2021 yılına kadar her türlü iş yeri denetimlerini yasakladı

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, 15 Ocak tarihinde Tacikistan Cumhuriyeti’nin üretim alanlarındaki faaliyetlerinin 1 Ocak 2021’e kadar her türlü denetimine ilişkin bir moratoryum ilan edildiğine dair bir kararname imzaladı.

Cumhurbaşkanlığı basın servisi, denetim yasağı kararnameyle ilgili, “Bu Karar’a göre, 1 Ocak 2021’e kadar, üretim alanlarındaki her türlü işyeri denetimine ilişkin bir moratoryum duyuruldu.” dedi.

Moratoryumun ilan edilmesinin amacı, üretim alanlarındaki girişimci kuruluşların üretim alanlarındaki devlet desteği, yeni işlerin organizasyonu, cumhuriyetin sanayi ve ihracat potansiyelinin güçlendirilmesi, denetimlerin azaltılması ve ülkedeki girişimcilik ve yatırım için uygun bir iklim oluşturulmasıdır.

İmamli Rahman daha önce yaptığı konuşmalarda, iş dünyasında çok sayıda kontrol kuruluşunun müdahalesini sert bir şekilde eleştirdi ve Tacikistan’da en az 28 kontrol yapısına olan ihtiyacı sorguladı.

Tacik iş adamları ayrıca, çeşitli bölümler tarafından sayısız, bazen de temelsiz ve tekrarlanan kontrollerden sürekli olarak şikayet ediyorlardı.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan bir serbest bölgeye daha kavuşuyor

Özbekistan’da vergi ve gümrük ödemelerinden muaf tutulacak bir serbest ekonomik bölge daha kuruluyor.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, ülkenin doğusunda vergi ve gümrük ödemelerinden muaf tutulacak “Andican Farm” serbest bölgesi kurulmasını kararlaştırdı

Mirziyoyev’in, ülkenin doğusundaki Andican vilayetinde ilaç sektörünün geliştirileceği “Andican Farm” serbest ekonomik bölgesinin kurulmasına ilişkin kararnameyi imzaladığı bildirildi.

Cumhurbaşkanının imzaladığı kararnameyle, serbest bölgede katma değeri yüksek olan ilaç, tıbbi malzeme ve cihazlar üretecek çağdaş ilaç fabrikalarının kurulması ve bu sürece aralarında Hindistan’ın önde gelen ilaç şirketlerinin de bulunduğu yabancı şirketlerin doğrudan yatırımları ve ileri teknolojilerinin çekilmesi öngörülüyor.

Kararnameye göre, söz konusu serbest bölgede tıbbi ilaç, malzeme ve cihazları üretmek üzere kurulacak işletmeler 10 yıla kadar vergi ve gümrükten muaf edilecek. Kararnameyle, söz konusu serbest ekonomik bölgelerin faaliyeti ilk etapta 30 yıl olarak belirlenirken, bu süre daha da uzatılabilecek.

Kararnameye göre, 3 milyon dolara kadar yatırım yapacak şirketler 3 yıl, 5 milyon dolara kadar yatırım yapacak şirketler 5 yıl ve 10 milyon dolardan fazla yatırım yapacak şirketler ise 10 yıl boyunca tüm vergi ve gümrük ödemelerinden muaf tutulacak.

Serbest bölgede kurulacak işletmeler ithal edecekleri ham madde, malzeme ve yedek parça için de gümrük vergisi ödemeyecek. Serbest ekonomik bölgelerde faaliyette bulunacak işletmeler, ikinci 5 yıllık sürede ise gelir vergisinin yüzde 50’sini ödeyecek.

Halen ülkenin Nevai, Angren, Cizzah, Harezm, Buhara, Semerkant, Taşkent, Sirderya, Fergana ve Namangan bölgelerinde özel vergi ve gümrük rejiminin geçerli olduğu 20 civarında serbest ekonomik bölge kurulmuş bulunuyor.

Dünya Bültenı

Devami

Amerikancılıkla yaftalanan İHH Başkanından Uygur Türklerine destek

İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “Biz Doğu Türkistan meselesini gündeme getiriyoruz diye özellikle sosyal medyada ‘Siz Amerikancı mısınız?’ diye yaygara koparanlar oluyor. Şu iyi bilinsin ki biz Amerika’yı lanetliyoruz. Kudüs’ü sözde başkent ilan eden Amerika’yı tanımıyoruz. Birileri buna rağmen hala bize ‘Amerikancı’ diyorsa onları da lanetliyoruz çünkü biz ne Çinciyiz ne Amerikancıyız, Doğu Türkistan halkına yapılan zulmü kınıyoruz”

İHH İnsani Yardım Vakfı, Uygur Türklerine yönelik zulme dikkati çekmek ve bölgede kurulan toplama kamplarının kapatılması çağrısında bulunmak için basın toplantısı düzenledi.

İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Fatih’deki İHH Genel Merkez binasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “İHH’nın, Amerika’nın yanında yer aldığı için Uygur Türklerine yönelik Çin zulmünü dile getirdiği” yönünde yapılan haberleri eleştirerek, hiçbir zaman Amerika yanlısı olmadıklarını, her zaman Amerikan emperyalizmini lanetlediklerini söyledi.

Amerika adına hiçbir yerde konuşmadıklarını vurgulayan Yıldırım, “Biz Doğu Türkistanmeselesini gündeme getiriyoruz diye özellikle sosyal medyada ‘Siz Amerikancı mısınız?’ diye yaygara koparanlar oluyor. Şu iyi bilinsin ki biz Amerika’yı lanetliyoruz. Kudüs’ü sözde başkent ilan eden Amerika’yı tanımıyoruz. Birileri buna rağmen hala bize ‘Amerikancı’ diyorsa onları da lanetliyoruz çünkü biz ne Çinciyiz ne Amerikancıyız, Doğu Türkistan halkına yapılan zulmü kınıyoruz.” dedi.

Yıldırım, Çin’in ekonomide dünya birincisi olmak istediğini ve “İpek Yolu”nun İslam topraklarından geçtiği için bu topraklara ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, Uygur Türklerine yönelik zulme karşı siyasi partileri sessiz kalmamaya ve bu konuda birlik olmaya davet etti.

Türkiye-Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin zarar görmesini hiçbir şekilde istemediklerini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti:

“İslam dünyası Çin’e şunu demelidir, ‘Eğer Doğu Türkistan’a zulmetmezsen biz seninle ticari iş birliğine varız, yoksa biz yokuz.’ Türkiye’nin elinde büyük bir güç var çünkü Çin, İslam dünyasına açılmak için Türkiye’ye ihtiyaç duyuyor. Sayın Cumhurbaşkanımız 2012’de başbakanken bölgede Büyük Pazarı ziyaret etti. Ona o gün kuru meyve verenleri bile bugün toplama kamplarına aldılar. Kendisini karşılayanların hepsi artık içeride. O yüzden tüm siyasi partiler bu konuda Mecliste çalışma yapmalıdır. Özellikle AK Parti, MHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve CHP Doğu Türkistan konusunu Mecliste gündeme getirmelidir. Geçmişte Türk halkı nasıl Doğu Türkistan halkını koruduysa bugün de yumruğunu masaya vurmak zorundadır.”

Yıldırım, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve ekibine de seslenerek, “Avrasyacı bir politika ile yanlış yapıyorsunuz. Çok açık konuşuyorum. Doğrudur, en az sizin kadar Amerikan emperyalizmine karşıyız. Ama bir zalime karşı, diğerinin yanında da yer alamayız. Bu zulmü bitirmek için kim ara buluculuk yapmak isterse biz onunla da seve seve çalışırız. Ama ‘Ben bir zalimi yeneyim, diğerine de sırtımı yaslayayım’ derseniz, biz sizin de karşınızda dururuz.” diye konuştu.

Toplantıya Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (iHAK) Başkanı Cihat Gökdemir, Mazlum-Der İstanbul Şube Başkanı Ali Öner ve Uluslararası Mülteci Hakları Derneği Başkanı Uğur Yıldırım da katıldı.

https://www.dunyabulteni.net

Devami

İpek Yolu’nda büyük otoban projesi

Türkmenistan’da başkent Aşkabat ile ülkenin Özbekistan sınırında bulunan Türkmenabat kenti arasında 600 kilometrelik otoban yapılacak. Otobanın bir özelliği de “Bir Kuşak Bir Yol” adlı İpek Yolu güzergahında yer alması ve projenin, Türkmen şirketleri tarafından gerçekleştirilecek olması.

Türkmenistan Devlet Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, sözkonusu otoban projesinin finans tahsisi ve inşaatın başlatılmasına ilişkin kararname, 11 Ocak’ta yapılan hükümet toplantısında Cumhurbaşkanı Gurbanguli Berdimuhamedov tarafından imzalandı. Devlet Başkanı Gurbanguly Berdimuhamedov, kararı imzalarken, ”büyüyen ve sosyal sorumluluk seviyesine ulaşan yerli girişimciliğin gelişiminde tarihi bir an yaşandığını” ifade etti.

Kararname uyarınca, Türkmen şirtek, Ocak 2019 ve 2023 Aralık tarihleri arasında Aşgabat ile Özbekistan arasındaki 600 kilometre uzunluğundaki otobanı inşa edecek.

Bu yol ile birlikte Aşkabat üzerinden Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerine ulaşımın büyük ölçüde kolaylaşması bekleniyor. İpek Yolu transit ve lojistik ağının çok önemli bir etabını oluşturacak olan Aşkabat-Türkmenabat otoyolunun, Türkmenistan’ın uluslararası ekonomik sisteme eklemlenmesi ve rekabet gücünün artmasına katkıda bulunacağı belirtiliyor.

Ocak 2019’da başlayacak olan projenin, karayolu ve ek yapıların işletime tam hazır olması için üç aşamada yapılması planlanıyor. Aralık 2020’de Aşgabat-Tedzhen etabı, 2022’de Tedzhen-Mary bölümü ve 2023’te Mary-Türkmenabat kısmının tamamlanması planlanıyor.

Proje,  Türkmen inşaat teknolojisinin ve Türkmen şirketlerinin, önemli ulaşım ve altyapı tesislerinin inşasında  kazandığı tecrübe ve elde ettiği seviyeyi göstermesi açısından da önem taşıyor.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkiye, Özbekistan’da en çok şirket kuran ikinci ülke

2018 yılında Özbekistan’da 364 şirket kuran Türkiye, yabancı sermayeyle en çok şirket kuran ülkeler arasında Rusya’nın ardından 2’nci oldu.

Türkiye, geçen yıl Özbekistan’da yabancı sermayeli en çok şirket kuran ülkeler arasında yer aldı.

2018’de Özbekistan’da kendi sermayesi ile 364 şirket kuran Türkiye, yabancı sermayeyle en çok şirket kuran ülkeler arasında ikinci oldu.

Özbekistan Devlet İstatistik Komitesi’nden yapılan açıklamada, 2018 yılında ülkede yabancı sermaye ile kurulan işletmeler hakkında bilgi verildi.

Buna göre, 2017 yılında ülke genelinde yabancı sermayeli 863 işletme kurulurken, bu rakam geçen yıl yüzde 37 artışla 2 bin 385’i oluşturdu. Böylece, 1 Ocak itibarıyla ülkedeki yabancı sermayeli şirketlerin toplam sayısı 7 bin 560’a ulaştı.

2018 sonuçlarına göre, Özbekistan’da en çok işletme kuran ülkeler arasında 428 şirket ile Rusya ilk sırada yer alırken, 364 şirket kuran Türkiye ise bu sıralamada ikinci oldu. Bu dönemde Çin sermayesi ile 351, Kazak sermayesi ile 246, Güney Kore sermayesi ile ise 161 şirket kuruldu.

2018’de en çok şirket kuran diğer ülkeler arasında Afganistan, Hindistan, Almanya, Ukrayna ve Azerbaycan da yer aldı.

Yabancı sermayeli şirketler en çok ülkenin Taşkent, Semerkant ve Harezm bölgelerinde kurulurken, ülkede kurulan yabancı sermayeli işletmeler en fazla sanayi, ticaret, inşaat ve inşaat malzemeleri sektörlerine yatırım yaptı.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Kazakistan, gençlik eğitiminde ilk 10’a girdi

İngiltere merkezli Vouchercloud şirketi araştırmacıları tarafından açıklanan gençlerin eğitim seviyelerinde dünya genelinde Kazakistan 9’ncu oldu

Kazakistan, gençlerin eğitim seviyelerinde dünya genelinde 9’ncu sırada yer aldı. Sıralama, İngiltere merkezli Vouchercloud şirketi araştırmacıları tarafından yapıldı.

Raporu hazırlayanlar, “Bu ülkenin tüm beklentileri aştığını” belirtti ve Kazakistan’ın “yeni bir entelektüel süper güç” olabileceği yönünde görüş bildirdiler.

Vouchercloud uzmanları, topladıkları verileri dünyadaki en akıllı 25 ülkenin listesini çıkarmak için kullandı. Gençlerin eğitim seviyelerine ek olarak, Nobel ödüllü sayısı ve nüfusun ortalama IQ değeri dikkate alındı.

Vouchercloud, Doğu Asya ülkelerinin göstergelerine özel önem verdiğini de belirtti. Örneğin, Güney Kore, Tayvan ve Singapur, çok zeki ve eğitimli gençlerin sayısında liderdir, ancak Nobel ödüllü sayısındaki düşük sayılar nedeniyle listede önde değiller.

Amerika Birleşik Devletleri 368 Nobel ödülü alan ülke olmasına rağmen Japonya en akıllı ülkelerin sıralamasında ilk sırayı aldı. Bu ülke yalnızca 26 Nobel Ödülü kazandı, ama Japonya’da nüfusun IQ seviyesi ve gençlerin eğitim seviyesi oldukça yüksektir.

Vouchercloud sıralamasında ikincilik İsviçre’ye gitti. Üçüncü sırada dünyadaki nüfusun IQ’sunda ikinci sırayı alan Çin’dir. ABD derecelendirmenin dördüncü sırasında ilk beşi Hollanda kapattı. Ayrıca ilk 10’da Rusya (6. sıra), Belçika (7.), Birleşik Krallık (8.), Kazakistan (9.) ve Güney Kore (10.) yer alıyor.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami