Hadis alimi Avvame’den Semerkant’ta Buhari dersi

Semerkant’taki Uluslararası İmam Buhari Merkezi’nde öğrencilere hitap eden Avvame, “Bu memleket, tüm İslam aleminin iftihar ettiği İmam Buhari’yi yetiştirdiği için haklı olarak gurur duyuyor” dedi

Ünlü hadis alimi Muhammed Avvame, temaslarda bulunmak üzere geldiği Özbekistan‘ın tarihi Semerkant şehrinde, İmam Buhari Külliyesi’ni ziyaret etti.

Avvame ve beraberindeki heyet, Özbekistan’daki temaslarına tarihi Semerkant şehrinden başladı.

İlk olarak Semerkant yakınlarındaki İmam Buhari’nin mezarının bulunduğu külliyeyi ziyaret eden Avvame’yi çok sayıda Özbek ilim adamı karşıladı. Özbek din alimi İsmail Muhammed Sadık’ın refakatinde külliyeyi ziyaret eden Avvame’ye Özbek vatandaşlar büyük ilgi gösterdi.

İmam Buhari’nin mezarının başında Buhari dersi

İmam Buhari’nin türbesini ziyaret ederek dua eden Avvame, burada Özbek ilim adamlarının da bulunduğu topluluğa İmam Buhari’nin Sahih-i Buhari kitabında yer alan hadislerden örnekler okudu.

Avvame, daha sonra Uluslararası İmam Buhari Merkezi’ni ziyaret ederek, burada Kuran-ı Kerim ve hadis ilmi tahsil eden öğrencilere hitap etti.

Avvame burada yaptığı konuşmada İmam Buhari’nin bu topraklarda yetiştiğini ve türbesinin de bu topraklarda olduğuna dikkati çekerek, “Bu memleket, tüm İslam aleminin iftihar ettiği İmam Buhari’yi yetiştirmesinden dolayı haklı olarak gurur duyuyor.” dedi.

Avvame, bu coğrafyanın İslami ilimlerin tüm dallarında büyük ilim adamları yetiştirdiğini ifade etti.

İmam Buhari’nin şahsiyeti ve kaleme aldığı eserlerin İslam alemi için önemini vurgulayan Avvame, İmam Buhari’nin eserlerinin tüm İslam mezhepleri ve ekolleri için önemli bir kaynak oluşturduğunu belirtti. Avvame, ülke yönetiminin Uluslararası İmam Buhari Merkezi’ni kurarak çok önemli bir çalışma yaptığını vurguladı.

Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Avvame, daha sonra Uluslararası İmam Buhari Merkezi’nin kütüphanesine kendi yazdığı kitapları hediye etti.

Avvame ve beraberindeki heyet, temasları kapsamında Buhara, Karşı, Termez, Taşkent ve diğer şehirlerinde incelemelerde bulunacak.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in imzaladığı kararnameyle geçen sene kurulan İmam Buhari Uluslararası Merkezi’nde İslami araştırmaların yanı sıra Kuran-ı Kerim, hadis, fıkıh ilimleri ile hattatlık sanatı öğretilirken, merkez bünyesinde ayrıca müze ve kütüphane faaliyet yapıyor.

Muhammed Avvame kimdir

Halep’te 24 Ocak 1940’ta dünyaya gelen Muhammed Avvame, Halep Şabaniye Medresesi’nden mezun olduktan sonra Şam Üniversitesi Şeriat Fakültesi’nde okudu. Üniversiteyi bitirdikten sonra Şabaniye Medresesi Şeri İlimler Enstitüsünde hocalık yapan Avvame, daha sonra Suudi Arabistan’a taşındı. Avvame, Medine İslam Üniversitesi ve Cidde’de Kral Abdülaziz Üniversitesinde dersler verdi.

Ünlü Osmanlı alimi Muhammed Zahid el-Kevseri’nin ilmi çizgisini devam ettiren Avvame’yi, en fazla etkileyen hocaları Şam’ın meşhur muhaddis ve müfessirlerinden Abdullah Siracüddin ve Zahid el-Kevseri’nin en meşhur talebesi Abdülfettah Ebu Gudde oldu.

Avvame, Medine İslam Üniversitesinde İlmi Araştırmalar Merkezi’ni kurduğu gibi Mısır Ezher Üniversitesi Fas’taki Haseniyye Hadis Enstitüsü, Hindistan’daki Hint İslam Fıkıh Birliği gibi akademik kuruluşlarda misafir öğretim üyesi olarak ağırlandı. Ayrıca Malezya, Endonezya, Güney Afrika ve başka ülkelerde Avvame’nin adına kurulmuş akademik araştırma merkezleri bulunuyor.

Dünya Bültenı

20.09.2018

Devami

“KIZIM BAŞINI AÇACAK, OĞLUM CUMA’YA GİTMİYECEK”

Özbekistan’da yeni öğrenim yılı başlarken, öğrenci velilerine imzalatılan “Kefalet Yazısı” tartışmalara sebep oldu. Ülke genelinde istikrarsızlık ve kargaşa bir çok alanda devam ederken, okullardaki benzeri uygulamalar halk arasında tepki doğuruyor. Yaz tatiline giderken “çocuğum yazın camiiye gitmeyecek” diye belge imzalatılırken, aşağıdaki belgede de velisi olunan öğrencinin okul içinde ve dışında “adab-ahlak” kaidelerine riayet edileceğine dair taahhütte bulunuluyor. Adab-ahlak kaideleri arasında kızların giyim ve baş açık olması, erkek çocukların okul sonrasına ve Cuma günleri camiiye gönderilmeyeceği dikkati çekiyor. Belgenin Türkiye Türkçe’sine tercümesi şöyle:

 

KEFALET MEKTUBU

Ben oğlum/ kızım     ……………………………………………………. ‘ın okul yılı süresince sebepsiz ders kaçırmayacağına, öğleden sonra saat 13:30’dan sonra tam olarak kontrol altına alacağıma, her gün mektep formasıyla geleceğine, kızlar başı açık, etekleri dizden 3 cm aşağıda, oğulların saçları 2 cm’den uzun olmayacağı, Cuma günleri Cuma namazı için mescidlere göndermeyeceğime, mektep ve beden eğitimi dersleri formasını muntazaman giyerek gelmeye, mektebe cep telefonu getirmemeye kefil oluyorum. Bunun dışında mektep kütüphanesi tarafından verilen ders kitaplarını öğrenim yılı süresince iyi muhafaza etmeye, eğer herhangi bir kitap yırtılsa veya kaybolsa onu ödemeye kefil oluyorum.

Ben mektebin adab- ahlak kaidelerini tam olarak anladım ve yukarıda söylenen adı geçen bütün kaidelere riayet edeceğim.

— “ —“ sınıf öğrencisi  ……………………………….. nın babası/ anası

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Kazakistan’la 1.7 milyar dolarlık anlaşma

Türkiye – Kazakistan Yatırım Forumu, bugün Ankara’da gerçekleştiriliyor. Bakan Dönmez, iki ülke arasında 18’i ticari olmak üzere 22 anlaşma imzalanacağını bildirdi.

Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye – Kazakistan Yatırım Forumu’nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye ve Kazakistan arasında 1,7 milyar dolarlık, 18’i ticari olmak üzere 22 anlaşmanın imzalanacağını söyledi.

1992 yılında imzalanan yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmasının güncellenmesine büyük önem atfettiklerini kaydeden Bakan Dönmez, “Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev’in ziyareti vesilesiyle anlaşmaların yeni projeler eklenip güncellenerek ve kapsadığı alanları daha da zenginleştirerek ilişkimizi bir sonraki aşamaya taşımak arzusundayız. Eylem planı yatırımcılarımıza Kazakistan’a yönelik planlarında ışık tutmayı amaçlamaktadır” dedi.

Dönmez, söz konusu eylem planında yer alan projelerin hayata geçmesiyle ikili ekonomik ve yatırım ilişkilerinde yeni bir ivme yakalanacağına inancının da tam olduğunu söyledi.

Kazakistan’daki Türk yatırımlarının 3,2 milyar dolar seviyesine ulaştığını aktaran Dönmez, Rusya ve Çin’den sonra Türkiye’nin Kazakistan’da en fazla yabancı hisseli şirkete sahip 3’üncü ülke konumunda olduğunu söyledi. Dönmez, Kazakistan’ın da Türkiye’de yaklaşık 170 milyon dolarlık yatırımı bulunduğunu belirtti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, konuşmasında “Önümüzdeki birkaç yıl içinde ticaret hacmimizi 5 milyar dolara, ardından da 10 milyar dolar seviyelerine çıkartmak amacındayız. Bu seviyelere en fazla 7-8 yıllık bir zaman zarfında ulaşmak için mevcut iş birliğimizi daha ileri safhalara taşımak mecburiyetindeyiz. Gerek bu tip iş forumlarında gerekse ülkelerimizin üye olduğu ekonomik iş birliği teşkilatlarında daha sık bir araya gelerek mevcut fırsatları daha iyi değerlendirmek durumundayız” ifadelerine yer verdi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mithat Yenigün ise Türkiye Müteahhitler Birliği verilerine göre, 2017 sonu itibarıyla Türk inşaat firmaları Kazakistan’da toplam değeri 22,8 milyar dolarlık 480’den fazla proje üstlendiklerini bildirerek, “Türk müteahhitlerin bugüne kadar yurt dışında hayata geçirdikleri projelerin hacmi açısından Kazakistan, yüzde 6,4’lük payla beşinci sırada yer alıyor” dedi.

Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun tam kapasiteyle çalışmaya başlamasının ardından ticarette de en hızlı şekilde 5 milyar dolar seviyesini ve ardından 10 milyar dolarlık ticaret hacminin tekrar yakalanacağına inandığını dile getiren Yenigün, böylece iki ülkenin yeni yatırım ve işbirliği projeleri hayata geçirerek gelecek nesillere istihdam alanları oluşturabileceğini vurguladı.

Dünya Bültenı

13.09.2018

Devami

Nazarbayev’den yeni atamalar

Cumhurbaşkanı kararıyla Kazakistan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Adilbek Jaksıbekov, görevinden alınırken, yerine Astana Valisi Aset İsekeşev getirilirken, Maliye Bakanı Bahıt Sultanov ise Astana Valiliğine atandı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Adilbek Jaksıbekov’u görevden alırken, yerine Astana Valisi Aset İsekeşev’i atadı.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığı sitesinde yer alan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Jaksıbekov’un emeklilik yaşı gelmesi nedeniyle görevinden alınmasına, yerine Astana Valisi İsekeşev’in atanmasına ilişkin kararnameyi imzaladı.

Kararname ile Maliye Bakanı Bahıt Sultanov ise Astana Valiliği görevine getirildi.

Cumhurbaşkanı Nazarbayev, ayrıca, Kazakistan’ın İran Büyükelçisi Bagdat Amreyev’i, başka bir göreve getirilmesi nedeniyle görevinden alınmasına ilişkin kararı onayladı.

Amreyev, Kırgızistan’da düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Devlet Başkanları zirvesinde alınan kararla, Türk Konseyi Genel Sekreterliğine seçilmişti.

Cumhurbaşkanı Nazarbayev, yeni atamalara ilişkin yaptığı açıklamada, Jaksıbekov’un uzun yıllar kendisiyle çalıştığını, tüm görevlerini sorumlu ve dürüst bir şekilde yerinde getirdiğini belirtti.

Astana Valisi İsekeşev’in cumhurbaşkanı asistanı, bakan, başbakan yardımcısı görevlerinde çalıştığını hatırlatan Nazarbayev, onun son iki buçuk yıl içinde Astana sakinleri tarafından olumlu değerlendirildiğine dikkati çekti.

Nazarbayev, “Onun (İsekeşev’in) aktif pozisyonu ve yaratıcı yaklaşımı, başkalarından ayırt ediyor. Şimdi bize böyle bir kişi lazım. O valiyken Astana EXPO 2017 fuarını ve Astana’nın 20.yılını başarıyla gerçekleştirdik.” ifadelsini kullandı.

Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Valilik görevine getirilen Sultanov’un, devlet yönetimi alanında büyük deneyime ve gerekli organizasyon becerilerine sahip olduğunu vurguladı.

Dünya Bülteni

13.09.2018

Devami

Özbekistan’da bir serbest bölge daha kuruluyor

Yeni serbest ekonomik bölgede kurulacak işletmeler 10 yıla kadar vergi ve gümrük ödemelerinden muaf tutulacak

Özbekistan‘da vergi ve gümrük ödemelerinden muaf tutulacak bir serbest ekonomik bölge daha kuruluyor.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, ülkenin Fergana vadisindeki Namangan vilayetinde “Namangan” serbest ekonomik bölgesinin kurulmasına ilişkin kararnameyi imzaladı.

Kararnameye göre, söz konusu serbest bölgede tarım ve meyve ürünlerini işleme ve ihraç etme, tekstil ve dericilik, otomobil, elektroteknik ve inşaat malzemeleri üretmek üzere kurulacak işletmeler 10 yıla kadar vergi ve gümrükten muaf tutulacak.

Serbest bölgede kurulacak işletmeler ithal edecekleri ham madde, malzeme ve yedek parça için de gümrük vergisi ödemeyecek.

Kararnameye göre, 3 milyon dolara kadar yatırım yapacak şirketler 3 yıl, 5 milyon dolara kadar yatırım yapacak şirketler 5 yıl ve 10 milyon dolardan fazla yatırım yapacak şirketler ise 10 yıl boyunca tüm vergi ve gümrük ödemelerinden muaf tutulacak.

Halen ülkenin Nevai, Angren, Cizzah, Harezm, Buhara, Semerkant, Taşkent, Sirderya ve Fergana vilayetlerinde özel vergi ve gümrük rejiminin geçerli olduğu 15 serbest ekonomik bölge faaliyette bulunuyor.

Dünya Bülteni 

13.09.2018

Devami

Başörtüsüne özgürlük çağrısı, görevinden etti

Özbek imam Fazliddin Parpiyev, geçtiğimiz haftaya kadar görevini sürdürüyordu.

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te bir imam, üniversitelerde ve okullarda başörtüsü ve sakal yasağının kaldırılması için Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’e çağrıda bulununca görevinden alındı. Başkentin merkezindeki Omina Camii’nde görev yaparken, sosyal medya hesabından yayınladığı bir videoyla çağrısını duyuran Fazliddin Parpiyev (32), görevden el çektirildiğini de yine kendisi açıkladı. Babasının kendisine verdiği telefonun da geri alındığını söyleyen Parpiyev, “Söylediklerimden dolayı pişman değilim” şeklinde konuştu.

Özbek imam Fazliddin Parpiyev, geçtiğimiz haftaya kadar görevini sürdürüyordu.

Özbek imam Fazliddin Parpiyev, geçtiğimiz haftaya kadar görevini sürdürüyordu.

2016’da, Özbekistan’ı 27 yıl boyunca demir yumrukla yöneten İslam Kerimov’un ölümüyle işbaşına gelen Şevket Mirziyoyev, iktidardaki ilk söylemlerinde özgürlükçü bir hava çizmişti. Kerimov döneminde getirilen bazı yasakları kaldıran Mirziyoyev, özellikle Buhara ve Semerkand’da ezanın yeniden açıktan okunmasına da izin vermişti.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, iki yıldır iktidarda.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, iki yıldır iktidarda.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanan ülkelerden biri olan, 32 milyon nüfuslu Özbekistan’da dinî özgürlükler devlet tarafından sıkı biçimde kontrol altında tutuluyor.

Yeni Şafak

12.09.2018

Devami

Avustralya’da Doğu Türkistan için imza kampanyası başlatıldı

Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri, son 40 yıldır insanlık tarihinin en korkunç zulüm, katliam, soykırım ve asimilasyonuyla karşı karşıya bulunuyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Çin hükümetinin, ülkenin kuzeybatısındaki Doğu Türkistan‘da (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) Müslüman Uygur Türklerine ”sistematik insan hakları ihlallerinde bulunduğunu” bildirdi.

New York merkezli örgütün daha önce Sincan’da yaşamış ve oradan ayrılmış kişiler, gözaltına alınanlar ve onların yakınları ile yaptıkları mülakatlar sonucu hazırladığı 117 sayfalık raporu, Çin hükümetinin, Müslüman Uygur Türklerine karşı toplu keyfi gözaltı, işkence ve kötü muamelesini ortaya koydu.

Raporda, “Bölgede yaşayan 13 milyon Müslüman Uygur Türkü siyasi telkine, kolektif cezalandırmaya, hareket, iletişim ve dini kısıtlamalara maruz kalıyor.” ifadesi yer aldı.

HRW Çin Direktörü Sophie Richardson, ”Çin hükümeti, Sincan’da onlarca yıldır görülmemiş bir boyutta insan hakları ihlalleri işliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İhlallere son verilmesi çağrısı

Richardson, Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerine yönelik baskının Birleşmiş Milletler (BM) ve ilgili devletler için önemli bir sınav olduğunu belirterek, bu ihlallere son verilmesi için Çin’e yaptırım uygulanması çağrısı yaptı.

Çin hükümetinin Uygur Türklerine karşı baskısının 2016 yılından beri ”dramatik şekilde” arttığına dikkat çekilen raporda, Çinli yetkililerin keyfi toplu gözaltıları artırdığı ifade edildi.

Yabancı ülkelerle bağlantılı olduğu ve WhatsApp gibi yabancı iletişim araçlarını kullandıkları gerekçesiyle siyasi eğitim kamplarında tutulduğu tahmin edilen bir milyon Uygur Türkü’nün Mandarin Çincesi öğrenmeye ve Çin Komünist Partisinin propaganda şarkılarını söylemeye zorlandığı ve öğrenemeyenlerin cezalandırıldığı kaydedilen raporda, kamplardaki Uygur Türklerine adil yargılanma hakkı tanınmadığı ve aile ve avukatlarına erişimlerinin olmadığı belirtildi.

Dini uygulamaların emsalsiz şekilde kontrol altında tutulduğu ve yetkililerin bölgede İslam dinini yasakladığına işaret edilen raporda, halkın devamlı gözetim altında tutulduğu ve birbirlerini ”ispiyonlamaya” teşvik edildiği aktarıldı.

Uygur Türklerine yönelik başlatılan kampanyanın aileleri de birbirinden ayırdığına değinilen raporda, sınırdaki sıkı pasaport kontrolleri nedeniyle çocukların ailelerinden ayrı kaldığı ve Çin hükümetinin Türk Müslümanların yurt dışındaki tanıdıkları ile iletişim kurmasını engellediği ifade edildi.

Çin ise suçlamaları kabul etmiyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki insan hakları ihlalleri gerekçesiyle ABD’li yetkililerin Çin’e yönelik yaptırım talep etmelerine tepki göstermişti.

Nüfusu yaklaşık 30 milyon olan Doğu Türkistan’ın 4,5 milyonu kamplarda ve hapishanelerde..

Doğu Türkistan’da yaklaşık 35 milyonun üzerinde Uygur Türkü yaşıyor ve bu bölge Çin Halk Cumhuriyeti için önemli stratejik bir konuma sahip.

Doğu Türkistan uranyum, platin, altın, gümüş, kömür ve petrol gibi yeraltı kaynaklarıyla çok zengin bir ülke olup petrol rezervleri 20 milyar ton, doğalgaz rezervleri 30 milyar metreküp olarak hesaplanmıştır. Halen Doğu Türkistan’da yılda 8-9 milyon ton petrol üretilmektedir. Yani yeraltı ve yerüstü maden kaynakları, 1,5 milyarlık Çin’in yüzde 30 ihtiyacını karşılıyor.

Çin Devleti, bölge üzerindeki hakimiyetini kuvvetlendirmeye karşı en büyük engel olarak halkın Türk ve İslami kimliğini görüyor ve bu doğrultuda işkenceyle Uygur Türklerini kimliksizleştirerek asimilasyon politikası uygulamakta.

Doğu Türkistan’lı Uygur Türkü çocukları ve gençleri Çin Komünist Partisi tarafından Nazi kampları gibi eğitim kamplarında işkence yapılarak Uygur kültürel kimlikleri ve İslam dini yok edilmeye çalışılıyor ve bu işkenceye direnenler hapse atılarak ölüme terkediliyor ya da vahşice katledilerek ibret olsun diye öldürülüyor.

İmza kampanyası

21. yüzyılda dünyanın gözü önünde bir millet yok ediliyor ve başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünya sadece seyrediyor. Bu vahşet ve insanlık suçunu durdurmak, Dünya’nın sessiz kalmaması ve Çin’e hukuki baskı ve yaptırımlar uygulaması amacıyla Avustralya’da imza tkampanyası başlatıldı.

Doğu Türkistan’daki “Nazi Kampları”nın kapatılması için Avustralya’da başlatılan imza toplama kampanyasına binlerce kişi imza verdi.

İşte imza kapanyasına destek verebileceğiniz adres:

https://www.aph.gov.au/Parliamentary_Business/Petitions/House_of_Representatives_Petitions/Petitions_General/Sign_an_e-petition?id=EN0659

Dünya Bülteni

11.09.2018

Devami

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Çin Uygur Türklerine insan hakları ihlalleri işliyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Çin’in ülkenin kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Müslüman Uygur Türklerine sistematik insan hakları ihlallerinde bulunduğunu bildirdi.

New York merkezli İnsan Hakları İzleme örgütü daha önce Sincan’da yaşamış ve oradan ayrılmış kişiler, gözaltına alınanlar ve onların yakınları ile yaptıkları mülakatlar sonucu hazırladığı 117 sayfalık raporu, Çin hükümetinin, Müslüman Uygur Türklerine karşı toplu keyfi gözaltı, işkence ve kötü muamelesini ortaya koydu.

Hakaret ve kısıtlamalara maruz kalıyorlar

Raporda, “Bölgede yaşayan 13 milyon Müslüman Uygur Türkü siyasi telkine, kolektif cezalandırmaya, hareket, iletişim ve dini kısıtlamalara maruz kalıyor.” ifadesi yer aldı.

HRW Çin Direktörü Sophie Richardson, ”Çin hükümeti, Sincan’da onlarca yıldır görülmemiş bir boyutta insan hakları ihlalleri işliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İhlallere son verilmesi çağrısı

Richardson, Sincan’da Müslüman Uygur Türklerine yönelik baskının Birleşmiş Milletler (BM) ve ilgili devletler için önemli bir sınav olduğunu belirterek, bu ihlallere son verilmesi için Çin’e yaptırım uygulanması çağrısı yaptı.

Çin hükümetinin Uygur Türklerine karşı baskısının 2016 yılından beri ”dramatik şekilde” arttığına dikkat çekilen raporda, Çinli yetkililerin keyfi toplu gözaltıları artırdığı ifade edildi.

Yabancı ülkelerle bağlantılı olduğu ve WhatsApp gibi yabancı iletişim araçlarını kullandıkları gerekçesiyle siyasi eğitim kamplarında tutulduğu tahmin edilen bir milyon Uygur Türkü’nün Mandarin Çincesi öğrenmeye ve Çin Komünist Partisinin propaganda şarkılarını söylemeye zorlandığı ve öğrenemeyenlerin cezalandırıldığı kaydedilen raporda, kamplardaki Uygur Türklerine adil yargılanma hakkı tanınmadığı ve aile ve avukatlarına erişimlerinin olmadığı belirtildi.

Dini uygulamaların emsalsiz şekilde kontrol altında tutulduğu ve yetkililerin bölgede İslam dinini yasakladığına işaret edilen raporda, halkın devamlı gözetim altında tutulduğu ve birbirlerini ”ispiyonlamaya” teşvik edildiği aktarıldı.

Uygur Türklerine yönelik başlatılan kampanyanın aileleri de birbirinden ayırdığına değinilen raporda, sınırdaki sıkı pasaport kontrolleri nedeniyle çocukların ailelerinden ayrı kaldığı ve Çin hükümetinin Türk Müslümanların yurt dışındaki tanıdıkları ile iletişim kurmasını engellediği ifade edildi.

Çin suçlamaları reddediyor

Çin ise suçlamaları kabul etmiyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki insan hakları ihlalleri gerekçesiyle ABD’li yetkililerin Çin’e yönelik yaptırım talep etmelerine tepki göstermişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying, ABD’li yetkililerin Pekin yönetimine Sincan’da insan hakları ihlalleri yaptığı gerekçesiyle yaptırım talep etmelerine ilişkin, Çin’in insan hakları kayıtlarının ABD’den daha iyi durumda olduğunu savunarak, Çin’deki etnik azınlıkların dini özgürlüklerinin kanunlarla korunduğunu savunmuştu.

Dünya Bültenı

11.09.2018

Devami

Kırgızistan’daki Dünya Göçebe Oyunları

Özbekistan kökbörü takımı, Kazakistan kökbörü takımını 5-4 mağlup etti.

Kırgızistan’ın ev sahipliğinde üçüncüsü düzenlenen Dünya Göçebe Oyunları kapsamında, Özbekistan’ın kökbörü takımı Kazakistan’ın “kökbörü” takımını yarı finalde 5-4 yendi.

Göçebe kökleri olan halkların etno mirasının korunmasını amaçlayan Dünya Göçebe Oyunları’nın yapıldığı ülkenin kuzeyinde bulunan tatil merkezi Çolpon-Ata’daki Şehir Hipodromu’nda, Özbekistan ve Kazakistan’ın kökbörü takımları yarı finalde karşılaştı. Özbekistanlı takım, Kazakistan’ı 5-4 mağlup ederek, finale yükseldi.

Özbekistan’ın Orta Asya “kökbörü” oyunu tarihinde, ilk kez bu başarıyı gösterdiği belirtildi.

Özbekistan, Kırgızistan takımıyla 8 Eylül’de finalde buluşacak.

Kazakistan kökbörü takımı ise yarın Kırgız asıllı Rusya vatandaşların kurduğu Moskova takımıyla üçüncülük için oynayacak.

Final maçlarının ardından törenle birinciye 3 milyon som (44 bin dolar), ikinciye 1,5 milyon som ve üçüncüye 1 milyon som para ödülü verilecek.

Orta Asya’da oynanan ve “Türklerin en eski savaş oyunu” olarak bilinen “Kökbörü”, atlar üzerinde 6’şar kişiyle iki takım halinde oğlak postu ile oynanıyor.

Dünya Göçebe Oyunları kapsamında düzenlenen kökbörü oyununda, Afganistan, Kırgızistan, Moğolistan, Rusya Federasyonu’ndan Başkurtlar, Altaylar ve Krasnoyarsk, ABD, Özbekistan ve Fransa takımları yer aldı.

Anadolu Ajansı ve TRT’nin medya ortağı olduğu 3’üncü Dünya Göçebe Oyunları’nın ana sponsorluğunu Türk Hava Yolları, Kırgızistan GSM şirketi MEGAKOM ve Kanadalı madencilik şirketi Centerra Gold üstlenirken, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) da bu organizasyona destek veriyor.

TRT AVAZ

07.09.2018

Devami

Kırgızistan’a FETÖ listesi ibraz edildi

Kırgızistan’da üst düzey bir yetkili “Türkiye’nin elinde Kırgızistan’daki FETÖ yapılanmasına ilişkin 130 kişilik genel bir liste bulunuyor. Liste, Kırgızistan yetkililerine verildi. Biz 13 kişiyi özellikle ve öncelikle istiyoruz” dedi.

Kırgızistan Orta Asya’da FETÖ‘nün en çok faaliyet gösterdiği ülkelerden biri olarak biliniyor.

HaberTürk’ün haberine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kırgızistan ziyaretinde Türk heyeti, bu ülkedeki 13 FETÖ’cünün öncelikli iadesini istedi. Üst düzey bir yetkili “Türkiye’nin elinde Kırgızistan’daki FETÖ yapılanmasına ilişkin 130 kişilik genel bir liste bulunuyor. Liste, Kırgızistan yetkililerine verildi. Biz 13 kişiyi özellikle ve öncelikle istiyoruz” dedi.

Güvenlik kaynaklarına göre Kırgızistan’da daha önceki yöneticiler FETÖ yapılanması ile yeterince mücadele etmedi. Terör örgütü yöneticileri de bugüne kadar bu ülkedeki sistem boşluklarından yararlanarak rahat hareket ettiler. Aynı kaynaklara göre, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov, FETÖ’yü tehdit olarak görüyor ve Türk makamlarıyla çalışma ve işbirliği isteği içinde. Ama bunu deklare etmenin içeride sıkıntı yaratabileceği düşünülüyor.

Üst düzey bir yetkili Kırgızistan’daki son durumu ve FETÖ ile mücadelenin ayrıntılarını Hürriyet’ten Hande Fırat’a şöyle anlattı:

“Kırgızistan dahil birçok ülkenin, FETÖ’nün derinliğini bildiğine inanmıyorum. Özellikle mahrem imamlar gibi bir yapıyı. Bu durumu anlatıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz. Türkiye’nin elinde Kırgızistan’daki FETÖ yapılanmasına ilişkin 130 kişilik genel bir liste bulunuyor. Liste, Kırgızistan yetkililerine verildi. Biz 13 kişiyi özellikle ve öncelikle istiyoruz. Üst düzey isimler bu kişiler. Yani organizasyonu yönlendirenler var, Orta Asya imamı var. Adı, soyadı, nerede oturduğu, işi, A’dan Z’ye hakkındaki tüm bilgiler. Yani bir anlamda kaçacak yer bırakmıyoruz.”

Yurtiçinde de terör örgütüyle mücadele hız kesmeden devam ediyor. Kaynaklar, örgütün operasyonel kabiliyetinin yüzde 95 oranında bitirildiğini belirtiyor. Buna karşın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve jandarmada FETÖ ile mücadelede teyakkuz hali sürüyor.

Sayıca kalabalık kuruluşlarla, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere örgüt faaliyetleri için geçmişte önemli olan bakanlıklarda ise derin inceleme yapılıyor. Emniyette, TSK’da hâlâ araştırmalar devam ediyor. 15 Temmuz sürecinde MİT’ten 250 kişi ihraç edildi. Ayrıca kilit kadroları yurtdışına kaçtığı için örgütlenme potansiyellerinin hâlâ bulunduğuna dikkat çekiliyor ve “Meydanı boş bırakmamalıyız” tespiti yapılıyor. Güvenlik ve istihbarat kaynakları, terör örgütünün yapılanmasının istihbarat örgütüne benzediğini belirtiyorlar.

Kaynakların elindeki bilgiye göre Fetullah Gülen’e Pensilvanya’da gelen giden azaldı. Üst düzey yetkili, “Uluslararası açıdan artık pazarlama yapacağı bir şey kalmadı. Çıkar açısından kullanılabilirliğini yitirdi. Türkiye’deki kurumların bilgisini yabancılara iletemiyor, kurumları yönetemiyor” ifadesini kullandı.

Dünya Bülteni

07.09.2018

Devami