TÜRKİSTANLI MUHACİRLER DARBEYE KARŞI ERDOĞAN’IN YANINDA !

 

IMG_0603-Geniş

17 Temmuz 2016

15 Temmuz darbe girişimini halkın desteği ile geri püskürten Ak Parti hükümeti ve Recep Tayyip Erdoğan’a gösterilen kitlesel destek büyüyor.

Türkiye’de yaşayan Türkistanlılar da iktidara sahip çıkan halkın arasında yerini aldı. Özellikle Mısır’da Mursi’nin başına gelenleri unutmayan Tütkistanlılar, R.Tayyip Erdoğan iktidarının da aynı aqıbete uğramaması için seslerini yükselttiler ve bu uğurda canlarını siper edeceklerini gösterdiler.

Türkistanlılar Fatih’te, Pendik’te ve Zeytinburnu’nda düzenlenen gösterilere destek verirken, Başakşehir bölgesinde ise  büyük bir gösteri düzenlediler. Bin’i aşkın Türkistanlının eş ve çocuklarıyla birlikte katıldığı gösteride “DİK DUR EĞİLME ÖZBEKLER SENİNLE”, “ALLAH ŞÜPHESİZ MÜ’MİNLERİ SAVUNUR- ŞÜPHESİZ HAİNLERİ VE NANKÖRLERİ HİÇ SEVMEZ”, ÜZÜLME ALLAH BİZİMLEDİR”, “ÖZBEK MUHACİRLERİ SENİNLE”  yazılı pankartlar dikkati çekti.

Her zaman kendilerine ensar olan Türkiye halkının yanında olduklarını, düşmanlarına karşı halkın yanında durmaya devam edeceklerini söyleyen Türkistanlı muhacirlerin hareketi, yerli halk tarafından takdirle karşılandı.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

(Fotoğraflar)

 

IMG_0598-Dik dur

 

IMG_0631-Özbek muhacirler seninle

 

IMG_0642-Oyallar 2

 

 

IMG_0641-Dik dur-Küçük

 

IMG_0604-Geni

 

IMG_0640-Oyallar

 

IMG_0591-Otaasyader-Arabalı

 

IMG_0593-Türkistander

Devami

YABANCI DÜŞMANI SÖZCÜ GAZETESİ’Nİ PROTESTO EDİYORUZ !

 

YABANCI DÜŞMANI SÖZCÜ  GAZETESİ’Nİ PROTESTO EDİYORUZ !

FullSizeRender (1)

Biz Türkistanlı muhacirler kendimizi asla ‘yabancı’ olarak tanımlamamakla beraber, geçtiğimiz günlerde Sözcü Gazetesi’nin Pendik’te yaşayan Türkistanlılara yönelik “hedef gösteren”, “provokatör” ve “yabancı düşmanı” yayınını protesto ediyoruz. Gazetenin yer verdiği “Pendik dinci terör örgütü İŞİD’in üssü haline geldi- En tehlikeli mahalle Kavakpınar” başlıklı haber tamamen hayal mahsulüdür.

Bir gazete olmaktan ziyade, provokasyon merkezi olarak faaliyet gösteren Sözcü Gazetesi, Suriyeli ve Afrikalılara yönelik daimi kışkırtmalarının yanı sıra, Türkistanlılara karşı da okuyucusunu kin ve düşmanlığa tahrik etmektedir.

Söz konusu haberde “Pendik’te ve özellikle Kavakpınar mahallesinde yerleşen Tacikistan, Özbekistan ve Dağıstan’dan gelen göçmenlerin terörist oldukları, İşid’i destekledikleri, Pendik’ten Rakka’ya otobüs kaldırıldığı”iddia edilmiştir. Habere dayanak sağlayan hiçbir ciddi kaynak, konuşma, olmaksızın, tamamen muhabirin hayal mahsulü olarak, bölgede yaşayan muhacirler (göçmenler) hedef gösterilmiştir. Özbekistan, Tacikistan ve Rusya rejimlerinin zulmünden kaçan ve kendi halinde hayat mücadelesi vermekte olan bu insanlar “terörist” olarak tanımlanarak iftira edilmiştir.

Ayrıca “mahalleli-mahalle sakinleri böyle diyor” diye meçhul kişiler kaynak gösterilerek sivil bir eğitim kurumu olan “Orta Asya Eğitim ve Kültür Derneği Pendik Temsilciliği” de hedef gösterilmiştir. Mahalle halkının çocuklarının da gittiği ve Orta Asya Türkleri ile yerli halkın kaynaştığı derneğimize iftira edilerek, “yerli-Türkistanlı” düşmanlığı oluşturulmaya çalışılmıştır.

Biz Türkistanlı muhacirler olarak, İŞİD ve benzeri örgütlerden beri olduğumuzu, yaptıkları insanlık dışı eylemlerini kınadığımızı bir kere daha tekrar ediyoruz.

Sözcü Gazetesi ve benzeri kurumların Türkistanlı göçmenlere yönelik işledikleri  “nefret suçunu” lanetliyoruz. Halkı kin ve düşmanlığa kışkırtan iftiracılar hakkında yasal işlem başlattığımızı kamuoyuna duyururuz.

 

ORTAASYADER  (Orta Asya Eğitim Ve Kültür Derneği)

TÜRKİSTANDER  (Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği)

 

 

 

Devami

II.TÜRKİSTAN KURULTAYI TOPLANIYOR

79407eec8e1c418f55fdf70564a6ac80

turkestan-1916-02(1916 Kozgalanı’dan sonra 347 Türkistanlı idam edildi)

 

2014 yılında birincisi yapılan Uluslararası Türkistan Kurultayı 2. defa, 17-18 Nisan tarihlerinde İstanbul’da toplanıyor. Bağcılar Belediyesi Gençlik Merkezi’nde yapılacak olan Kurultay iki gün devam edecek. Bağcılar Belediyesi‘nin desteklediği  Türkistan Kurultayı’nı Türkistander bu defa Kastamonu Üniversitesi ile birlikte hazırlıyor.

II.Türkistan Kurultayı‘nın ana teması olarak 100.yıl dönümünü anmakta olduğumuz “1916 Kozgalişi ve Büyük Türkistan Katliamı”  tespit edildi. Kurultay’da Türkiye’den akademisyenlerin yanı sıra Türkistan illerinden de yazar ve ilim adamları tebliğ sunacak. Türkiyeli ve Türkistanlı akademisyen, gazeteci ve yazarlar Türkistan’la ilgili meseleleri enine boyuna tartışacaklar.

1916 Kozgalışı ve Büyük Türkistan Katliamı’nın 100. yıl dönümü için Türkistander bir  “Basın ve STK’ları bilgilendirme toplantısı” düzenledi. 17 Mart 2016 Cumartesi günü yapılan toplantıya İstanbul’daki STK’lar yoğun ilgi gösterdi.

Kurultay’ın akışı aşağıdaki şekilde olacak:

 

II.TÜRKİSTAN KURULTAYI

(1916-2016 : Büyük Türkistan Katliamı’nın 100.Yıldönümü)

BİRİNCİ GÜN (17 Nisan Pazar)

 

Saat 10.30 Açılış ve Kur’an-ı Kerim

Sinevizyon

Konuşmalar:

Burhan Kavuncu (Türkistander Başkanı)

Lokman Çağırıcı (Bağcılar Belediye Başkanı)

Prof.Dr. Seyit Aydın (Kastamonu Üniversitesi Rektörü)

Misafirler

Saat 11.30

I (MANAS) OTURUMU

1916 ÖNCESİ GELİŞMELER: TÜRKİSTAN’IN RUSLAR TARAFINDAN İŞGALİ VE SONRASI

BAŞKAN: PROF.DR.SEYİT AYDIN

1. Cevdet Yakuboğlu (Doç.Dr., Kastamonu Ü. Fen Edb F): “RUSLAR’IN TÜRKİSTAN’I İŞGALİ VE BÖLGEDE İLK FAALİYETLERİ”

2. Alaeddin Yalçınkaya (Prof, Marmara Ü.İletişim F.): “RUSLARIN TÜRKİSTAN’I İŞGALİ ÖNCESİNDE İGNATİYEV RAPORU”

3.Kudret Artıkbaev (Yrd. Doç. Dr. Kastamonu Ü.): “ÜRKÜN OLAYINI ORTAYA ÇIKARTAN FAKTÖRLER VE SOSYO-KÜLTÜREL ETKİLERİ”
Saat 13.00 Öğle arası

Saat 14.00

II (BABÜR) OTURUMU

1916 BÜYÜK AYAKLANMA-BÜYÜK KATLİAM

BAŞKAN: PROF.DR.MÜNİR ATALAR

1. Alim Oktay Çatkal (Türkistander):1916’DA TÜRKİSTAN BÖLGESİ OLAYLARI VE GENEL OLARAK 1916 KOZGALANI”

  1. İbrahim Kalkan (Yrd.Doç.Dr.Kırklareli Ü.Uluslararası İlişkiler Bl.): “1916’DA BOZKIR BÖLGESİNDE YAŞANANLAR VE KAZAKLAR”
  2. Myktybek Arstanbek (Kırgızistan-Gazeteci): ÜRKÜN KATLİAMI VE SONUÇLARI
  3. Şuay Alpay (MSB BakanYard-24.-25.Dönem Mv): “1916 YILINDA AZERBAYCAN’DA DİRENİŞ VE ÖNDERİMEHMET KASIM BEG

Saat 15.30 15 dakika ara

Saat 15.45

III. (HOCAAHMET YESEVİ) OTURUMU

1916 KOZGALIŞI’NIN ETKİLERİ

BAŞKAN: PROF.DR.ORHAN KAVUNCU

1.Seyfettin Erşahin(Prof.Dr., Ankara Ü.): “1916 TÜRKİSTAN DİRENİŞİNE KIRIM ULEMASININ BAKIŞI

2.Kurbanbeg Kutlu (Kırgız Türkleri Kül. ve Yard. Derneği Başkanı): “1916 TÜRKİSTAN KIYAMINDA BEŞ OSMANLI TÜRKÜ”

3.Ruslan Beknazarov(Kırgızistan, Siyasetçi) : “SOVYETLERİN ÜRKÜN KATLİAMI YORUMLARI”

4.KarimBakhriev (Özbekistan, Yazar, Eski mv) : “BÜYÜK TÜRKİSTAN KATLİAMININ DİL VE EDEBİYATA ETKİSİ”

Saat 17.15 Birinci gün Kurultay’ın Kapanışı
İKİNCİ GÜN (18 Nisan Pazartesi)
Saat 10.00 Açılış

Saat 10.10

IV. (ALİ ŞİR NEVAİ) OTURUMU

1916 SONRASI SİYASİ VE ASKERİ ALANDAKİ GELİŞMELER

BAŞKAN: PROF.DR.SEYFETTİN ERŞAHİN

1.Mukhiddine Shirinov (Dr, Ulûm-u Hadis, Malezya İslam Ün.): “1916 KIYAMININ SONUCU OLARAK BASMACILAR HAREKETİ”

2. Batır Norbaev (Doç.Dr., Kastamonu Ün. Fen-Edb.F.): 1916 İSYANLARI HAKKINDA KRONOLOJİK ÇALIŞMA YAPMANIN GEREKLİLİĞİi):

3. Abdulahad Abdurrahman (D.Türkistan Maarif Derneği “DOĞU TÜRKİSTAN’IN ÇİN İŞGALİ ALTINA GİRİŞİ”
Saat 11.20

V. (GASPIRALI İSMAİL BEG) OTURUMU

SOVYETLER VE MÜSTAKİLLİK DÖNEMİNE BAKIŞLAR

BAŞKAN: PROF.İBRAHİM MARAŞ

1.Şahruh Saipov-(Kırgızistan -Gazeteci): “KIRGIZİS’TANDA ETNİK SORUNLAR VE BUNDAN KAYNAKLANAN GÖÇ VE MUHACERET SORUNLARI”

2. Orhan Kavuncu (Prof.Dr.Kastamonu Ü.Genetik Biyomühendislik Bl.): 1986 JELTOKSAN OLAYLARI VE ÇEVRE KİRLİLİĞİNE YOL AÇAN SOVYET UYGULAMALARI”

3.Muhammad Salih Sahwii Abdullah (İsveç-gazeteci): BAĞIMSIZLIK DÖNEMİNDE KURULAN OTORİTER YÖNETİMLERDE SOSYAL VE EKONOMİK PROBLEMLER”
Saat 12.30 Öğle arası
Saat 13.45

VI. (İMAM BUHARİ) OTURUMU

GEÇMİŞTEN GELECEĞE MANEVİ VE İLMİ KÖPRÜ

BAŞKAN: BURHAN KAVUNCU

1.Kamoliddin Rabbimov (Fransa -Gazeteci):ORTA ASYA DEVLETLERİNİN GELECEĞİNDE ÖZLÜK, GEOMEFKURE VE GEOSİYASET’İN UYUMU MESELESİ”

2.Adil Abdülğafur Buhari (Dr., Mekke, Camia Ümmül Qura):ARABİSTAN’A HİCRET EDEN BUHARİLER”

3.Sadık Semerqandi (Domla, Mısır, Camia Ezher): “TÜRKİSTANLI İLİM ADAMLARI VE İSLAM TARİHİNDEKİ ETKİLERİ”

4. İbrahim Maraş (Prof.Dr., Ankara Ü. İlahiyat F.): “TÜRKİSTAN VE ÇAĞDAŞ İSLAM DÜŞÜNCESİ
Saat 15.15 Çay arası
Saat 15.30

VII. 0TURUM: SERBEST KONUŞMALAR

BAŞKAN: NAMAZ NORMUMİN

10-12 kişiye 5-7 dakika söz verilecektir. Konuşmak isteyenler isimlerini önceden yazdırmalıdır

Saat 17.00    KURULTAY SONUÇ BİLDİRİSİ VE KAPANIŞ

 

 

 

II:TÜRKİSTAN KURULTAYI

DÜZENLEME KURULU 

(01 Nisan 2016)

Devami

ÖZGÜRDER GENEL BAŞKANI RIDVAN KAYA : “Türkistanlı muhacirlere IŞİD yaftalaması, Batı’daki mülteci düşmanlığının aynısıdır”

IŞİD Operasyonu Etiketiyle İcra Edilen Hukuksuzluklara Son Verilsin!

19.10.2015 17:15
IŞİD Operasyonu Etiketiyle İcra Edilen Hukuksuzluklara Son Verilsin!
Özgür-Der, dün IŞİD operasyonu adı altında Pendik civarında muhacir kardeşlerimize ait 17 ayrı adrese yapılan baskınlar ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.

Muhacir kardeşlerimizi IŞİD etiketiyle yaftalayıp potansiyel suçlu konumuna oturtmanın Avrupa’da mültecilere karşı sergilenen ırkçı, düşmanca tutumdan özü itibariyle pek bir farkı olmadığı belirtilen açıklamada, adeta arenada kan görmek isteyen çılgın güruhları tatmin etmek için aslanlara kurban sunma mantığını yansıtan bu hukukdışı operasyonlara bir an önce son verilmeli çağrısı yapıldı.

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya imzası ile yayınlanan basın açıklmasının tam metni:

IŞİD Operasyonu Etiketiyle İcra Edilen Hukuksuzluklara Son Verilsin!

19 Ekim 2015

Hükümet uzunca bir süredir, gerek küresel egemenlerin, gerekse de içeride bu güçlerin sözcülüğünü üstlenmiş çevrelerin yoğun baskısı altında ‘IŞİD’e karşı operasyon’ adı altında bazı adımlar atmakta, birtakım icraatlar sergilemekte. Bu bağlamda ‘IŞİD ile irtibatlı’ olabilecekleri iddiasıyla belli dönemlerde hız verilen bu operasyonlarda pek çok kişinin gözaltına alındığına şahitlik etmekteyiz. Bilhassa İslam coğrafyasının farklı beldelerinden bu ülkeye kaçıp gelmiş, sığınmış muhacirleri hedef aldığı görülen bu operasyonlarda her defasında sayısız kardeşimiz mağdur edilmekte; IŞİD şüphesi ile yaftalanarak takibata uğramakta, aile fertleriyle birlikte bitmek tükenmez sıkıntılara maruz kalmaktadırlar.

Dün de yine IŞİD operasyonu adı altında Pendik civarında 17 ayrı adrese baskınlar yapılmış, buralarda çocuklarına İslami bilgi ve birikim aktarma çabasında olan çoğunluğu Türkistan coğrafyasından muhacirler eşleri ve çocukları ile birlikte derdest edilerek götürülmüşlerdir. Kendilerine emniyet kaynaklı aktarılan bilgileri hiç sorgulama alışkanlığı bulunmayan medya organları tarafından tüm bu hukuksuzluk allanıp pullanıp servis edilmiş ve tek suçları zulümden güvenli gördükleri bir ülkeye sığınmak olan kardeşlerimiz ‘terör destekçisi’ ve ‘potansiyel intihar bombacıları’ olarak lanse edilerek karalanmışlardır.

IŞİD ile bir alakaları olmadıkları bizzat Emniyet tarafından da gayet iyi bilinmesine rağmen bu insanların bu şekilde yaftalanmaları zulümdür. Genelde Özbekistan kökenli olan ve pek çoğu Türkiye’de yasal ikamet iznine sahip bulunmayan bu muhacirleri şimdi de sınır dışına çıkartılma ve geldikleri ülkelere geri gönderilme tehdidi beklemektedir. Oysa zalim dikta rejimlerinin baskı ve işkencelerinden kaçarak, Türkiye’ye sığınmış bu insanların zaten had safhada olan sıkıntılarını artırmak değil, bu ülkede adil ve eşit bir muamele görmeleri için çaba sarfetmek adaletin de, vicdanın da gereğidir. Üstelik de gerek Ortadoğu’da, gerek tüm İslam coğrafyasında Müslüman kitlelerin maruz kaldıkları zulme, baskıya karşı son dönemlerde direngen tutumuyla Müslüman kitleler nezdinde saygınlık kazandığı görülen Türkiye’ye de bu yakışır!

Takibata uğrayan insanların ne yaptıklarına baktığımızda bu insanların kendi kıt imkanlarıyla oluşturdukları ortamlarda çocuklarına İslami eğitim sağlamaya çalıştıklarını görüyoruz. Yine bu insanların geldikleri ülkelerdeki gelişmeleri takip ettikleri gibi Suriye’de Esed rejiminin zulümlerine karşı da mücahitlerden yana duyarlılık taşıdıkları için ‘potansiyel tehlikeli’ muamelesine tabi tutulduklarını anlıyoruz.

Oysa bu çabalarından ötürü muhacir kardeşlerimizi IŞİD etiketiyle yaftalayıp potansiyel suçlu konumuna oturtmanın Avrupa’da mültecilere karşı sergilenen ırkçı, düşmanca tutumdan özü itibariyle pek bir farkı yoktur. Müslümanları tehdit kaynağı olarak görüp dışlayan, sınırları mültecilere kapatmaya çalışan Batılı ırkçı kafa yapısı ile İslami kimlik ve hassasiyetlerinden ötürü Türkiye’ye sığınmış muhacir kardeşlerimizi ‘potansiyel IŞİDçi’ görüp takibata uğratan zihniyet arasında büyük bir fark yoktur.

Bu insanlar IŞİD’e sempati duymak şöyle dursun, IŞİD’in gerek fikriyatı, gerekse de eylemleriyle İslami kimliğe ve Ümmete verdiği büyük zararın farkındadırlar. Bu yüzden kendileri hakkında dillendirilen IŞİD ile irtibatlı olma iddiası külliyen yalandır.

Bu şekilde eğer içeride-dışarıda Hükümeti IŞİD’e karşı müsamahakâr davranmakla, göz yummakla suçlayan çevreleri tatmin etmek hedefleniyorsa, bu beyhude bir çabadır. Hükümet ne yaparsa yapsın, hangi adımı atarsa atsın bu çevreleri razı edemez, susturamaz çünkü IŞİD bir bahanedir, onların asıl derdi ise Hükümeti Ortadoğu genelinde Müslüman halklardan yana izlediği siyasetten ötürü sıkıştırmak, cezalandırmaktır. Ve bu hedeflerine ulaşana kadar da sürdürdükleri karalama, şantaj, iftira kampanyasından asla vazgeçmeyeceklerdir.

‘IŞİD operasyonu’ adı altında ülke genelinde sürdürülen operasyonlar bir cadı avına dönüşmüştür! Bu suçlamayla her gün gerek TC vatandaşı, gerek muhacir konumunda bulunan sayısız insan sistematik biçimde mağdur edilmektedir. Kurgulanmış kamuoyu baskısıyla icra edilen operasyonların kahir ekseriyeti hukuki bir temelden yoksundur. Burası bir hukuk devleti ise insanlar soyut isnatlarla potansiyel suçlu konumuna oturtulup haksızlığa, zulme maruz bırakılmamalıdırlar. Adeta arenada kan görmek isteyen çılgın güruhları tatmin etmek için aslanlara kurban sunma mantığını yansıtan bu hukukdışı operasyonlara bir an önce son verilmelidir!

Rıdvan Kaya

Özgür-Der Genel Başkanı

Devami

“TÜRKİSTAN-DER” 2. KÜÇÜK KURULTAYI YAPILDI

 

 “TÜRKİSTAN-DER”  2. KÜÇÜK KURULTAYI YAPILDI

“Türkistan-Der” tarafından yılda iki defa yapılması planlanan Genişletilmiş İstişare Toplantıları’nın (Küçük Kurultay) ikincisi, 20 Eylül Pazar günü İstanbul Fatih’te gerçekleştirildi.

İstanbul’da bulunan “Türkistan-Der” bölge temsilcileri, kadrolar, ehl-i ilimler ve Türkiyeli ensarların katıldığı toplantı yaklaşık altı saat sürdü. Mehmonlar arasından 17 kişi söz alarak konuştu.Gün tertibi (gündem) başlığı olarak; “Türkiye’deki Türkistanlı Müslümanların Birliği” belirlenmişti. Alt başlıklarda ise:

 

Tanışma ve Yardımlaşma :                                               

             -Kardeşlik                                                                

             -Ziyaretleşme

Eğitim konuları:

             -İslam fıkhının öğrenilmesi,

             -Mesleki eğitim, spor eğitimi.

Kadınların meseleleri:

              -Kadınlar komisyonu

             -Kız çocukların eğitimi

Hicret adabı:

             -Hicretin gayesi

             -Muhacirin ahlakı.

Yerli halkla ilişkiler:

              -Yerli alimler, kurumlar ve kuruluşlar

Konuların serbest müzakeresi bulunuyordu.

 

Kur’an-ı Kerim okunmasından sonra açılış konuşmasını, Türkistan-Der Genel Sekreteri Dr.Alim Çatkal yaptı. Çatkal özetle  “Türkistan-Der’in düzenlediği genişletilmiş istişare toplantısının bu seferki  gündem başlığı “Türkistan Müslümanlarının İttifakı” oldu. Kavmiyetçilik, mezhepçilik ve meşrepçilik tohumlarıyla müslümanlar tefrikaya düşürülmeye çalışılmaktadır. Bu durumu hem memleketlerinde hem de hicret ettikleri ülkelerde en yakından şahit olanlarTürkistanlılardır. Müslümanların asırlara dayanan ihtilafların çözümü zor bir husustur ancak biz en yakından başladık ve  yani “Türkistanlı Müslümanların ittifakı” için bir istişare toplantısı yaparak, bu amaç doğrultusunda bir adım atmak istedik” dedi.

 

İkinci konuşmayı Türkistan’ın ehl-i ilimlerinden Shayhx Sodıq Samarqandy yaptı. Sodiq domla özet olarak : “İmandan çıkıp kafir olmanın en mühim sebebi, müşriklere itaat edilmesidir. Dinden çıkmanın hiçbir mazereti olamaz. Bizim rızkımız Allah’a aittir. Bütün mahlukatı rızıklandıran Allah azze ve celle, hiçbirimizi aç bırakacak değildir. Allah mü’minleri zelil kılmazdı, biz Allah’ın dinini muhkem tutsa idik. İnsan hayatının en mühim olayları doğum- ölüm ve diriliştir. Biz hayatımızı hangi şey üzerinde geçiriyor isek o şey üzerinde de ölürüz. Üç hususa dikkat etmemiz gerekiyor: 1-Allah’tan hakkı ile ittiqa qılış. Taqvanın hakikati insanın kalbinde bulunan bir vak’adır. 2-Allah’ın ipine sarılış. Allahning arqolni (ipi) müfessirler arasında racih olan görüşe göre, peygambere vahyedilmiş olan kitap yani Kur’andır. 3-Cemaat üzere olmak. Bizim maksadımız  netice değil, şu dünyadan Müslüman olarak ayrılmaktır. Bu da taqva bilan, Allohning arqoliyni muhkem tutarak mümkün olabilir” dedi.

 

12027717_10205120357315020_8761577043712494507_n[1]

Türkiyeli ilim ehlinden Mahmut Toptaş hoca da, “f’estaqim kema umirte!” hitab-ı ilahî’sini hatırlatarak, “hepimiz bu ayeti ezberlemeli, hiç aklımızdan çıkarmamalıyız” dedi. “Burada doğru olmamız emrediliyor ama doğruyu nereden alacağımız da gösteriliyor: ‘Emr olunduğun gibi’. Doğrular halkın çoğunluğunun oyu ile tespit edilemez. İnsanlık alemi, kendisine doğruları bildiren bir ‘mizan’ arıyor. O mizan, Allah’ın kitabı Kur’andır. İyi bir Müslüman hal ve ahlakıyla dinin en iyi temsilcisi ve davetçisidir. Babalarımızın bize söylediği: “namazı bırakma, yalan söyleme, haram yeme” nasihatine riayet etsek, en güzel örnek, en güzel Müslüman biz olabiliriz” dedi.

Günün üçüncü tebliğini Şuayp Domla sundu. Hicret ibadetinin sevabına nail olmak için gerekli olan hususları anlatan domla, bunlar arasında “kula kulluktan kurtuluş”un altını çizdi. Hicretin aynı zamanda “darlıktan genişliğe, zulümden adalete çıkış” olduğunu anlattı.

 

IMG-20150920-WA0023

Daha sonra kürsüye Türkiyeli ensarlardan Ömer Faruk Boztepe çıktı. Boztepe, muhaceretteki Türkistanlılara daha çok pratik tavsiyelerde bulundu. Yerli halkla kaynaşmak için evlilik yolunun tavsiye etti, ayrıca eğitim ve ekonomik seviyelerin yükseltilmesinin önemine değindi.

Doğu Türkistan Maarif Derneği adına İstişare Toplantısı’na katılan Abdülahad Abdurrahman Türkistanlılar Arasındaki birliğin önemine vurgu yaptı. Doğu Türkistan’da 1863, 1933 ve 1944 yıllarında kurulan Cumhuriyetler’in başkanlarının Özbek olduğunu hatırlatarak “demek ki atalarımız Özbek Uygur ayırımı yapmıyorlardı, bütün Türkistanlıkları aynı görüyorlardı” dedi. “Müslümanlar arasında fikir, grup, akide farklılığına rağmen Birlik meselesinin tartışılması gerektiğini” belirttikten sonra, bugünün en acil ihtiyacı olan “Türkistan Alimler Birliği”nin kurulmasını teklif etti.

Daha sonra söz alan Ebrar da “Birlik” meselesine değindi. İsmetullah Domla  “hakikati aramakta kararlı olanların” Allah’ın hidayetine mazhar olduklarını anlattı. Necmettin Domla ise : “Biz her işimizde ehl-i ilimlerimize itaat ederek hareket etmemiz lazım. Gençlerimiz cahil kaldığından dolayı doğru olmayan farklı grup ve hiziplere dahil olmaya başladı. Bunun sebebi ilim grenmemek ve ehl-i ilme itaat etmemektir” dedi.

Öğleden sonraki oturumda ilk sözü Ahmedullo Damla aldı. Domla hazırlamış olduğu tebliğde İslam Fıkhı’nın önemine işaret etti. “İslam fıkhının hayatın bütün sorularına cevap aradığını, sadece ilmihal bilgileri değil iman, ibadet, iktisat, ticaret konularını da ihtiva ettiğini” söyledi. Ayrıca ’Birlik’” için kardeşlik, ziyaretleşiş, fedakarlığın şart olduğunu anlattı.

Orta Asya’nın önemli alimlerinden olan Kazanlı Abdullah Domla da Birliğin İslam’daki önemini anlattı. İman üzerindeki birliğin kardeşliği mecbur kıldığına dair deliller aytti.

Özbekistan’ın genç alimlerinden olan İbrahim Domla ise Müslümanlar arasındaki vahdet  için gerekli olanşu hususları açıkladı: 1-Hayatın sünnete uyması. Bunun için Rabbani oluş şartı. 2-Bayanların eğitimi, 3-Ruhi terbiye, 4-Biraderine merhamet, 5-Sebeplerini alışlık, 6-Davet.

Türkistan yoshlığının (gençliğinin) boshlovchilarından Seyit Ahmet de ma’ruzasıda (konuşmasında) Hicret’in adabını anlattı.

 

IMG-20150920-WA0026

Tacikistan’ın kıymetli alimlerinden Nurullah Domla “Dünyayı aziz görsek dinimizi zelil kılarız. Birbirimizi zelil görsek düşmanlarımızı aziz kılarız” dedikten sonra oyallarning (kadınların) önemi hakkında konuştu.

 

IMG-20150920-WA0025

Yosh yiğitlerden Abdulvahid ise, hicrette birlikte çalışınca neler başarıldığını anlattı. Bu sebeple Müslümanlar arasında fedakarlık, disiplin ve daha çok gayret göstermenin ehemmiyetini vurguladı.

Güney Türkistanlık Abdunnasır Domla da ayet ve hadislerle birlik ve kardeşliğin önemini anlattı.

Günün son konuşmasını yapan Türkistan-Der Yönetim Kurulu üyesi Abdülhamid Mü’min “Küçük Kurultay”ın genel bir değerlendirmesini yaptı. Bu toplantılarla bir araya gelmenin istifadelerini özetleyen Abdulhamid Mu’min katılımcılara ve tebliğ sunan konuşmacılara teşekkür etti.

 

“Türkistan-Der” Haber merkezi

 

 

 

Devami

Тарихимизнинг аччиқ хақиқатлари!

Бугун минтақамиз тарихига назар солар эканмиз бу ерда яшаб ўтган ва яшаётган уммат бошидан не не зулмли кунлар ўтгани кўз олдимизга келади. Ўтган асрдан то шу кунгача бу уммат устига келган бошқарув эгалари томонидан қилинган адолатсизликлар умматнинг қалбида ўчмас из қолдиргани барчага маълум. Яъни шу давргача умматнинг асл холатига бахо берсак, умматнинг яшаш тарзи асосан қўрқув асосига қурилди. Бу қўрқувнинг асл негизи, жафокаш халқ устида содир бўлган қатлиомлар, сургунлар, нохақ хибс этишлар хамда оммавий қирғинлар бўлди. Ушбу ўтган даврни зулмли бошқарув деб атайдиган бўлсак, зулмли бошқарув даврининг бошидан то бугунги кунгача ўз жигарларидан айрилаверган бу уммат қон йиғлади ва йиғламоқда. Минтақа ерларини унумдорлиги, ер ости бойликлари етарли бўлиши ва бу халқнинг мехнаткаш бўлишига қарамай боши қашшоқликдан чиқмаслигининг асосий сабаби ҳам унинг бошидаги золимларнинг зулми, найранги, хоинлиги бўлди.

Ушбу даврнинг бошидан токи бугунги кунигача назар солсак бу умматнинг ичидан етишиб чиққан, умматнинг аҳволига чин маънода қалби оғриган, уммат манффатларини ўз манффатларидан устун қўя олган ва умматнинг хор аҳволини ўзгартириш йўлини излашни ўз олдига мақсад қилган, чин маънодаги жафокаш, жонкуяр, журъатли ва шижоатли етакчилар кўплаб топилади. Ана шу етакчилар хар хил соҳаларда етишиб чиқиб жамиятдаги инсонларнинг хурматига, ишончига,олқишларига сазовор бўлдилар.

Аммо халқимизнинг асл фарзандларига нисбатан, золим бошқарувчилар томонидан душманларча муносабатда бўлинди ва бўлинмоқда. Ўзбекистон сиёсий саҳнасида ўзига хос ва муносиб ўринга эга бўлган йирик сиёсий шахсларни мураккаб ижтимоий ҳаёт йўллари, аянчли қисматлари ва ўта фожеали тугаган сиёсий фаолиятлари журналистлар ва тадқиқотчилар, сиёсатчилар, давлат ва жамоат арбоблари томонидан кўп гапирилди ва гапирилмоқда. Биз хам ана шундай етакчилар тўғрисида баъзи билганларимизни сизга хавола қилишга жазм қилдик. Шу ўринда алохида қайд қилмоқчи бўлган жихатимиз шулки, бу инсонларни хаётларини баён қилишимизда, бадий жихатидан кўра, сиёсий жихатларига эътиборимизни қаратдик. Бизнинг ушбу бошлаган кичик бир харакатимиз, яқин кунларда бошламоқчи бўлган катта ва хайрли ишнинг дастлабки қадамлари сифатида қабул қиласизлар.

Андижонда қатлиом. 1898 йил.19 май

(Дукчи эшон воқеасининг давоми)

Аскарларининг ўлимидан хабар топган рус армияси раҳбарлари Андижон халқини қиличдан ўтказишга фармон беради. Бу воқеадан хабар топган Фарғонанинг ҳарбий бошлиғи, 250 нафар қуролланган аскар билан Андижонга етиб келадида, янги шаҳарда кўзга кўринган “мусулмонни”, ёки Рус харбий босқинчиларини тилида айтсак, “босмачилар”ни отишга фармон беради. Шу куни минглаб мусулмонлар нохақ қатл этилди. Шунингдек, ҳеч нарсадан хабари йўқ оддий меҳнаткаш халқ, дехқончилик учун далаларига кетаётган жойларида қатл этилдилар. Қанчадан-қанча болалар етим, аёллар бева қолди. Шундан сўнг рус қумондони маҳаллий малай ҳокимларга эшонни тутиб келишга амр берди. Рус ялоқхўрига айланиб улгурган амалпараст мингбошилар ёнларига ўз кўппакларини олиб ишга киришиб кетдилар. Шаҳарда учраган ҳар бир саллалини, оқ дўппилини эшон муриди деб, қўл оёғини боғлаб тутиб келавердилар. Худди бугунги малай ҳокимларимизга, зомби сифат бўлиб қолган зобитларимизга ўхшаб, номики ҳалолу-пок инсонларни тутиб келаётганидек, минглаб инсонларни тутиб келиб, рус ҳарбийлари оёқлари остига тириклайин ташлаб беравердилар. Шундан кейин Андижон уезди бўйлаб жазо отрядларикезиб, қўзғолонга дахлдор кишилар калтакланди ва хибсга олинди.Шахсан унинг ўзи Андижон хибсхонасида ётган қўзғолон қатнашчиларини тепкилаб ураверди, оқибатда икки махбус чидай олмай ўлди ва бир неча киши қаттиқ жарохатланди. Қўзғолоннинг таъсир доираси бутун ўлкани, айниқса Фарғона водийсини қамраб олди. Мингтепа, Асака, Қува, Шахрихон, Новқат, Аравон, хамда Андижон,Наманган ва Ўш ахолиси фаол қатнашган эди. Маълумот ўрнида шуни келтириб ўтамизки, қўзғолон қатнашчиларидан 777 киши хибс этилиб, тергов қилинди. Кўп махбуслар калтак ва қийноқларга чидай олмасдан қамоқхоналарда жон таслим қилди. Терговдан сўнг 415 киши суд қилинди, улардан 32 нафари озод этилди. 380 нафар махбус ўлим жазосига махкум этилди. Императорнинг илтимосига кўра, 18 нафар махкум осиб ўлдирилди. Ўн беш нафари эса Сибирга сургун қилинди. Шунингдек Судқутчи, Тожик ва Қашқар қишлоқларидан туб ахолини кўчириб, уларнинг хонадонлари ер билан яксон қилиниб, ўрнига рус посёлкаларини бунёд этишга хукм чиқарилди.Бундан ташқари Мингтепа ва Андижон оралиғида қўзғолончиларга қўшилган 29 қишлоқни йўқ қилиб ташлаш хақидаги масалани кўтарганлар. Оқибат эса Хуқанд бўлисидаги 700 хонадон батамом йўқ қилинган.
Шу ўринда мухтарам ўқувчи эътиборингизни бугунги воқеликка қаратсак, бугунги кунда хам чин маънодаги мусулмонлар “экстремист”ларга айланди, 1999-йил 16-феврал воқеаси ҳукумат томонилан уюштирилганидан кейин беайб мусулмонлар қамоқларга ташланди, 2005-йил Андижонда мусулмонлар устида қирғин қилинди. Мусулмон махбусларнинг жонсиз таналари зиндонлардан тинмай чиқиб турибди. Аёлларнинг муслималарга хос ўралган рўмолларига ҳукумат идоралари қарши позициясини Ислом динини тушунмаслик ёки тушунишни хоҳламаслик оқибатида, тарбиясизларча очиқдан очиқ намойиш қилмоқда.

Оқ дўппи ва салла фалокати

Ўша давр анъаналарига кўра эркакларда,у ким бўлишидан қатъий назар бош кийимда юрар, яъни салла ёки оқ дўппи кияр эди. Харбийларга фармон берилдики, саллали, оқ дупписи бор эркакни олиб келасан, буйруғингга бўйсунмаса отасан дейилди. Истибдод солдатлари хар бир бош кийими бор кимсани, “Саники эшон” деб тутиб урар, ёки салла ўраган хар бир одамни Дукчи эшон муриди деб гумон қилиб, сўроққа тутарҳамда хибс этар эди. Бунинг натижасида, шаҳар халқи ҳамда расмий фуқоролар саллали бозорларга чиқолмай қолди. Оқ дўппидан асар ҳам қолмади. Кимдаки бўлса куйдириб йўқотди. Порахўрлик амалдорлар ичида ниҳоятда авж олди. Бечора халқни арз этар жойи қолмаган эди. Дунёпарст бўлиб кетган мингбошилар, бу жараёндан унимли фойдаланашиб, кимники шаҳарда дўкони бўлса, кечаси чақириб бориб; “Сени тутиб бераман, эшонни ҳовлисида кўрган эдим” деб, бор-будини суғуриб олишга ҳаракат қилар эди. Бу ҳодисалар бугунги кунда сизу-бизларни замонамизда оддий ҳақиқатга айланиб улгурди. Эшонни тутиш баҳонаси билан шаҳарда умумий тинтувлар, қамоққа олишлар шундай авж олдики, хатто қамоқҳоналар тўлиб кетиб, янги ҳибсхоналар барпо этилди. Бу даврда Тукистондаги барча ҳарбийлар бу тадбирга жалб этилган эди. Эски шаҳарда тўп-тўп солдатларюрар, кўрган кишисини урар, чопиб кетар эди. Бахорнинг охирги ойлари бўлиб, халқдаги “илик узилди” вақти эди, бунинг устига ҳаво иссиқ, халқ эса оч эди.

Эшонни топа олмаганидан ғазабга минган Фарғона губернатори келиб, “Агар халқ етакчиларини тутиб бермасалар, Андижон уездини тамоман отиш(қатлиом) қилишини айтиб дағдаға қилди. Ўзининг шахсий манфаатининг халқ манфаатидан устун кўрувчи хоин, малай, худбин кимсалар бундай фурсатдан унумли фойдаланиб қолишликка ҳаракат қилдилар. Шундай хоинлардан бир нечаси чор тарафга от солдирдилар.Ванихоят, Қодирқул мингбоши Андижон ҳокимига “рапорт” бериб, эшонни тутиб келганин баён қилди. Соат ўн бирлар чамасида Муҳаммадали эшонни янги шаҳарга олиб келинди. Шу ўринда эшон бобони бир фазилатига қойил қолиш керакки, ҳар қанча қийнасалар ҳам, урсалар ҳам, хатто жони узулгунга қадар, бирорта инсонни яъни бирорта ўзига эргашганларнинг исмини айтиб, на рус харбийларига, на ҳокимлик вакилларига номини айтмади(сотмади). Бундан ғазаби жунбушга келган Андижон ҳокими халқни кўчага чиқишини, яъни эшонни тамошо қилишга чақирди. Аммо халқнинг бирор вакили остона ҳатлаб кўчага чиқмади. Бу чиқмасликларининг икки сабаби бор эди; Аввало халқ Муҳаммадали эшондан яхшилик кўрган эди, яъни бир неча йиллар давомида эшон халқни иссиқ-совуғидан хабар олган, уйсизга уй берган, очга нон берган, оғир изғиринли қишдан халқни ҳам чорвасини ҳам эсон-омон чиқиб олишида бор-будини аямаган, хайр-саҳоватли, қўли очиқ, бир сўз билан айтганда халқ билан яшаган мард бошқарувчи эди. Бундай халқпарвар етакчисини юзига оёқ қўйишга жазм қиладиган “нонкўр” йўқ эди. Қолаверса бир неча кунги қатлларданҳокимятга нисбатан нафрати тўлганхалқ, итоатдан юз ўгирган эди.

Эшонни ушлаб келган хоин Қодирқулўша куниёқ эски шаҳар Андижонга оқсоқоллик лавозимига тайин этилди. Унга ёрдам берган Яъқуб қўрбошини эса, Қўқон қишлоққа мингбоши этиб тайинланди. Шахар тинчлигини сақлашлик Қодирқулга топширилган кундан бошлаб халққа зулмни шу даражада кучайтирдики, хар бир фуқоро Қодирқулни олдидан энгашиб, қуллуқ қилган холда ўтиши қонунга айланди. Бу хоинни қилгиликларини кўрган Рус амалдорлари хам, халқни ўзига “рукуъ” қилдиришга ўтиб олди. Бечора заҳматкаш халқ “шапкалик”ни кўрса ўрнидан туриб эгилиб салом бериш одатий холга айланди.

Ноҳақ асир олинган халқни жазоланиши.

Бу фурсатданфойдаланган мунофиқ сифат амалпараст кимсалар, ўзларига ёқмаган кимсаларни “эшонга қарашли” дея тутиб келар эдилар. Тутиб келинганлар албатта хибс этилар, ёки оломонни олдига олиб чиқиб ўлим даражасига қадар калтакланар эдилар. Тўрт солдат босиб турар, қўлидаги новда синибкетгунга қадар урар, чарчаса тўхтатар, чарчамаган бўлса янги новда билан уришни давом эттирар эди. Қирқ-эллик марта ургунга қадар дод деб овоз чиқариб турар, сўнг овози чиқмай хушидан кетар, сўнг иккинчи жабрдийдани олиб келар эди. Шу алфозда калтакланар ўлганларини ажратиб, тирикларини турмага олиб кирилар эди. Кунлардан бирида шундай холат юзбердики, мингбошилар воситасида, халқ турманинг олдига хайдаб келтирилди. Шундан сўнг турмадан беш кишини олиб чиқилиб, атрофига одамларни айлантириб қўйдилар. Ғазабга минган рус харбийлари барчаларини устларидаги кийимларини тортиб ечиб олди. Иккитасини милтиғини қўндоғи билан уриб ётғизиб,оёқ-қўлини боғладилар. Муйсафидхоин губернаторЧайковиский келиб, асирларга қараб; “Сизлар подшохнинг кимлигини билмас экансизлар” дея “Ур!” деб буюрди. Солдатлар тўплаб қўйилган калтаклар билан ура бошлади. Урилганларнинг орқалари ёрилиб, қонлари оқиб тушди. Иккинчисини тур деган эди тура олмагач, солдатлар судраб олиб чиқиб кетаётганида жони узилди. Барча олиб чиқилганларнинг баъзиси ўлди, баъзиси эса чала жон холатида турмага қайтарилди. Авом халқ нима қиларга ҳайрон, гапиришга мажоли йўқ холда уй-уйларига тарқалдилар.
(давоми бор)

Мақолада Фозилбек Отабек ўғлининг “Дукчи Эшон воқеаси” китобидан фойдаланилди

Манба

Devami

Фейсбук ва ёшлар

Бир ҳафта олдин эски бир ўртоғим телефон қилиб, муҳим бир масалада гаплашмоқчи эканини айтди. Кўришганимизда менга катта бир муаммоси борлигини англадим. Унинг айтишича, опасининг ўн икки ёшли қизининг бир куни компьютер орқали Фейсбук ижтимоий тармоқ саҳифасига кириб ўтирганига кўзи тушибди. У Фейсбукда ўзи тенги ёки ўзидан катта йигит-қизлар билан суҳбатлашар экан. Ачинарлиси, бир аёл ҳали онасининг сути оғзидан кетмаган бу қизда эркакларга нисбатан қизиқиш уйғотишга ҳаракат қилаётган экан. Бу воқеани гувоҳи бўлган ўртоғим нима қилишни билмай қолибди. Бу муаммони қандай ҳал қилиш керак? Қизнинг ота-онасига айтиш керакми ёки йўқми?

Бу воқеа менга жуда ҳам қаттиқ таъсир қилди. Биз бундай мавзуларни эътибордан четда қолдириб, уларга кўз юмиб кетишимиз мумкин эмас. Аксинча, бор кучимиз билан унга қарши курашиб, муносиб бир услуб билан бундай муаммоларни бартараф этишимиз керак. Мен ижтимоий тармоқларнинг, хусусан, Фейсбук саҳифасининг ёшларга, йигиту қизларга зарарини назарда тутаяпман. Бу мавзу ҳар бир ўсмир ёшдаги фарзанди бор барча мусулмон оилаларга тегишли. Компьютер  яшликка ҳам, ёмонликка ҳам ишлаши мумкин. Агар биз ундан тўғри фойдалана олсак, албатта яхши. Акс ҳолда, жуда катта зарарларни келтириб чиқариши мумкин.

Фейсбукнинг ёшларга бўлган хатари

Барча ижтимоий тармоқ саҳифалари, хусусан, Фейсбук саҳифасининг ёшларга нисбатан фойдасидан кўра зарари кўпроқ. Чунки саҳифанинг имтиёзлари кўп. Агар ундан тўғри фойдаланилмаса, кишини жуда ҳам танг аҳволлдарга солиб қўйиши мумкин. Чунки ёшлар бу каби интернет саҳифаларининг фақатгина вертуал ҳаёт экани, у ерларда ўзларини танитаётганлар реал ҳаётда мутлақо бошқача эканларини тушунишмайди ва шу боис ҳар хил қароқчи тармоқларнинг қурбони бўлишади. Хусусан, ижтимоий тармоқларда охирги кейинги пайтда интернет  қароқчилари кенг тарқалди. Улар умумий ва шахсий маълумотлар ҳамда суратларни интернет орқали қўлга киритиб, ўзлаштирадилар. Чунки ёшлар ўз компьютерларига манзил ва шахсий маълумотларини ҳам ёзишади. Аксар ҳолларда бу “қароқчилар” қизларнинг маълумот ва суратларига тажовуз қилишади. Шунингдек, бу ифлос ва тубан найрангбозлар тўқима исмларга очилган ноаниқ логинлар орқали қизларнинг бошларини айлантириб, бу ёшда уларнинг ақлига ҳам келмайдиган нарсалар билан уларнинг ҳис-туйғуларини уйғотишга ҳаракат қилишади. Баъзи қизлар секин-аста уларга мойил бўлишиб, инсон кўринишидаги бу “бўри”нинг тузоғига тушади.

Агар ёшларнинг бундай тармоқларга киришлари қаттиқ назорат остига олинмаса, улар бўш вақтларини бир-бирларига турли хил фаҳш сўзлар ва фаҳш суратлар тарқатиш билан кечирадилар ёки бошқа жинсдаги шахс билан танишиб, кечаю кундуз у билан гаплашиб, вақтларини зоя қилишади. Бу эса инсоннинг ақлини ҳам, қалбини ҳам бузади. Гоҳида бу “ўргимчак тармоқлари”даги алоқалар кучайиб, хусусан, тарбия соҳасида аксар оилалар ўз фарзандларини ҳам ахлоқий, ҳам диний тарафдан тўғри йўналтира олмай турган бир замонда реал алоқаларга айланиб кетиши ҳам ҳақиқатдан йироқ эмас. Бу саҳифалар ёшларнинг алоқаларидаги барча чекловларни олиб ташлагани боис қанчадан қанча жиноятлар содир этилмоқда.

Хатони топиб, уни тузатиш

Агар оилада ёшларнинг бири ижтимоий тармоқлардан ёмон йўлда фойдаланётгани маълум бўлса, тезда унга жазо чора-тадбирларини қўллаш ёки бутун оиланинг олдида уни уялтириш нотўғри бўлади. Бугунги кунимизда бундай услублар қўл келмайди. Баъзи акалар укаларини шу ҳолатда кўришса, уни шантаж қилмоқчи бўлишади. Албатта, бу ҳам нотўғри. Бу услубларнинг барчаси ёшларга салбий таъсир қилади ва акс натижа беради. Шунинг учун бу масалада шошмасдан ўйлаб, бу муаммони ҳал қилиш учун имкон қадар яхши натижага олиб борадиган услуб топиш керак.

Бизнингча бу муаммони ҳал қилишнинг йўли қуйидагича. Оилада шу болага энг яқин одам ким экани аниқланади. Бу одам ота, она, ака ёки опалардан бирортаси бўлиши мумкин. Ҳатто бироз кенгроқ доирада, масалан, тоғалар, амакилар ёки уларнинг фарзандлари бўлиши ҳам мумкин. Муҳими шу одам бу болага яқин ва унга ўз таъсирини ўтказа оладиган бўлиши керак. Бу одам болага секин-секин яқинлашиб, унинг “ичи”га киришга ҳаракат қилади. Токи бола бу одам билан дардлашиб, ҳар қандай мавзуда ўзи ёш бўлишига қарамай, бемалол ва қўрқмасдан суҳбатлаша олсин. Кейин эса соддагина қилиб, унга бу интернет саҳифаларидаги одамлар билан суҳбатлашиш қанчалик хатарли экани, шу боисдан пайдо бўлган муаммолар ҳақида айтиб тушунтиради. Бу ишни қилишга қайта-қайта уриниши керак. Илк заҳотиёқ болага ўз фикрини сингдириши ёки унга ғазаб қилиши жуда ҳам нотўғри. Чунки бу нарса болани янада махфий иш олиб борадиган қилади ва ўз-ўзидан муаммо янада катталашади.

Сўнг оилада шу болага нисбатан назоратни кучайтириш керак. Масалан, маълум бир вақтларда компьютер  олдида ёлғиз ўзи ўтиришига ёки узоқ ватқ ўтиришига рухсат бермаслик керак. Бироқ бу ишлар очиқчасига бўлмаслиги керак. Масалан, компьютерни эшиги беркитиладиган хонага эмасу лекин уйда ҳаммага кўриниб турадиган жойга қўйиш керак. Чунки агар бола назорат қилинаётганини ҳис қилиб қолса, бу унга салбий таъсир қилади ва ўзини катта олиб, қайсарлик қилиши мумкин.

Яна бир муҳим масала: ёшларни маданий ёки ижтимоий бир қанча ишлар билан машғул қилиб қўйиш керак. Токи бунақанги интернет саҳифаларига киришга бўш вақтлари бўлмасин ёки Фейсбукда бажариладиган ишларни юклаб қўйиш керак. Шунда унинг бу саҳифалардаги бекорчилар билан гаплашиш, бемаъни ишлар билан шуғулланишга бўш вақти бўлмайди.

Хулоса

Бу жуда ҳам муҳим масала. Уни бир қанча сатрлар билан ифодалаш қийин. Бу масалани чуқур ўрганиб, бу борада барча ҳолат ва вазиятларни инобатга олиб, тарбия, психология, жамиятшунослик ҳамда компьютер  соҳасидаги мутахассислар билан маслаҳатлашган ҳолда илмий баҳс мақсадга мувофиқ бўлади.

Манба: Ixlos.org

Devami

“БОСМАЧИЛАР” – “BOSMAChILAR” – “KORBAŞILAR”

918-1933 йилларда Фарғона водийси, Қашқадарё ва Сурхондарёнинг тоғли минтақалари, Бухоро ва Хоразм воҳаларида совет ҳокимиятига қарши қуролли кураш олиб борган ота-боболаримиз ўша даврда ҳукмрон бўлган босқинчилар томонидан “босмачилар” деб ном олди. 70 йил давомида тарихимиз мана шундай, бузиб ўқитилди…

“BOSMAChILAR”

1918-1933 yillarda Farg‘ona vodiysi, Qashqadaryo va Surxondaryoning tog‘li mintaqalari, Buxoro va Xorazm vohalarida sovet hokimiyatiga qarshi qurolli kurash olib borgan ota-bobolarimiz o‘sha davrda hukmron bo‘lgan bosqinchilar tomonidan “bosmachilar” deb nom oldi. 70 yil davomida tariximiz mana shunday, buzib o‘qitildi…

“BASMACILAR”-“KORBAŞILAR”

1918-1933 yıllarında Fergana vadisi Qaşqaderya ve Sulhanderya’nın dağlık mıntıkaları, Buhara ve Harezm vahalarında Sovyet işgaline karşı silahlı mücadele veren atalarımız, o dönemde hükümran olan işgalciler tarafından “Basmacılar” diye adlandırıldı. 70 yıl boyunca tarihimiz işte böyle yanlış okutuldu. Rus işgalciler “baskıncı”, “eşkiya”, “terörist” gibi anlamları kasdederek direnişçileri halkın gözünde aşağılamak istediler. Ama zamanla bu propaganda taktiği tersine döndü ve direnişin saygınlığı kavrama da hörmet kazandırdı. Bugün Türkistanlılar, “Basmacılar”ın torunları olmakla iftihar ediyorlar. Selam olsun o kahramanlara !

“БОСМАЧИЛАР”

Олмослардан кескир эди шамширингиз,
Тутун бўлиб тўзиб кетди тақдирингиз.
Минг йигитга арзирдингиз ҳар бирингиз,
От ўйнатиб юрмадингиз, босмачилар…

Тупроқ тўшак бўлди, болиш эгар бошда,
Умрингизнинг ярми ўтди тоғу тошда.
Жалолиддин каби мудом жаҳонгашта
Не кунларни кўрмадингиз, босмачилар.

Қўрғошинга қўрғон бўлди қоқ юраклар,
Кафан бўлди қонга ботган оқ яктаклар,
Сўнги макон бўлди гоҳо чакалаклар,
Одамдай ҳам ўлмадингиз, босмачилар.

Тушунмайин кимлар қарғаб, кимлар сотди,
Кўнглингизда алам, кўзда ёшлар қотди,
Билмай баъзан ўз болангиз тошлар отди,
Ёш деб гина килмадингиз, босмачилар.

Уйингизда сизни кутди кел деб, тўрам,
Келинчаклар кокиллари тарам-тарам!..
Кўнгилга ёр сиғарми, деб юртда қарам,
Жанггоҳлардан жилмадингиз, босмачилар.

Кенгашсангиз тор дунёлар кенг бўларди,
Эргаш ёқа бўлса, Шермат енг бўларди.
Бирлашсангиз ким ҳам сизга тенг бўларди,
Нечун аҳил бўлмадингиз, босмачилар?..

Бош эгсангиз – эгдингиз гоҳ дўст қасдида,
Далаларда, жалаларда, қор остида.
Эрк мисоли жилмайдингиз дор остида,
Душманга бош эгмадингиз босмачилар.

Китоб титиб топганларим – бари ёлғон,
Киноларга чопганларим – бари ёлғон.
Тиғ тутганга тиғ тутдингиз, сиз ҳеч он
Нон тутганга тегмадингиз, босмачилар.

Сизни десам кўзимда ёш ларзон-ларзон,
Нечун бунча адолатнинг нархи арзон?
Жаннат агар бўлса сизсиз жаннатмакон,
Беҳуда қон тўкмадингиз, босмачилар!..

Сиз йўқ, бунда кўтарилди дарпардалар,
Майдонларда бўлди қизиқ ҳангомалар,
Отдан тушди сариқ мўйлов саркардалар,
Афсус, афсус кўрмадингиз босмачилар.

Кўргандирсиз балки. Йўқса, жим бизларга
Қабрлардан қўл узатди ким бизларга?..
Бухорони тўпга тутган тўнғизларга
Сиз ҳам қилич сермадингиз, босмачилар.

Босмачимиш… Тутмайдими бир кун қони,
Ай таърифчи, ай тарихчи, ай бемаъни?..
Ҳамма сиздай ўз юртини севса қани!
Нелардин дарс бермадингиз, босмачилар.

Эркли элда сизни эслаш нақадар хуш,
Сизга ҳайкал қўйса арзир майдонлар бўш,
Оқ яктакда оқ арғумоқ миниб оқтўш
Мундоқ кўкрак кермадингиз, босмачилар.

Субҳидамда шеърим битдим кўзим тиниб,
Пойингизга келдим кўнглим бир ўксиниб,
Туринг энди бобо, десам, сиз хўрсиниб,
Жилмайдингиз – турмадингиз, босмачилар.

Олмос мисол кескир эди шамширингиз,
Тутун бўлиб тўзиб кетди тақдирингиз,
Минг йигитга арзирдингиз ҳар бирингиз,
От ўйнатиб юрмадингиз, босмачилар!

Муҳаммад Юсуф
_________________________

basmaci

Суратда: 1924 йил Фарғона атрофида бир гуруҳ “босмачилар” отиб ташланиши олдидан.

Suratda: 1924 yil Farg‘ona atrofida bir guruh “bosmachilar” otib tashlanishi oldidan.

 

“BOSMAChILAR”

Olmoslardan keskir edi shamshiringiz,

Tutun bo‘lib to‘zib ketdi taqdiringiz.

Ming yigitga arzirdingiz har biringiz,

Ot o‘ynatib yurmadingiz, bosmachilar…

 

Tuproq to‘shak bo‘ldi, bolish egar boshda,

Umringizning yarmi o‘tdi tog‘u toshda.

Jaloliddin kabi mudom jahongashta

Ne kunlarni ko‘rmadingiz, bosmachilar.

 

Qo‘rg‘oshinga qo‘rg‘on bo‘ldi qoq yuraklar,

Kafan bo‘ldi qonga botgan oq yaktaklar,

So‘ngi makon bo‘ldi goho chakalaklar,

Odamday ham o‘lmadingiz, bosmachilar.

 

Tushunmayin kimlar qarg‘ab, kimlar sotdi,

Ko‘nglingizda alam, ko‘zda yoshlar qotdi,

Bilmay ba’zan o‘z bolangiz toshlar otdi,

Yosh deb gina kilmadingiz, bosmachilar.

 

Uyingizda sizni kutdi kel deb, to‘ram,

Kelinchaklar kokillari taram-taram!..

Ko‘ngilga yor sig‘armi, deb yurtda qaram,

Janggohlardan jilmadingiz, bosmachilar.

 

Kengashsangiz tor dunyolar keng bo‘lardi,

Ergash yoqa bo‘lsa, Shermat yeng bo‘lardi.

Birlashsangiz kim ham sizga teng bo‘lardi,

Nechun ahil bo‘lmadingiz, bosmachilar?..

 

Bosh egsangiz – egdingiz goh do‘st qasdida,

Dalalarda, jalalarda, qor ostida.

Erk misoli jilmaydingiz dor ostida,

Dushmanga bosh egmadingiz bosmachilar.

 

Kitob titib topganlarim – bari yolg‘on,

Kinolarga chopganlarim – bari yolg‘on.

Tig‘ tutganga tig‘ tutdingiz, siz hech on

Non tutganga tegmadingiz, bosmachilar.

 

Sizni desam ko‘zimda yosh larzon-larzon,

Nechun buncha adolatning narxi arzon?

Jannat agar bo‘lsa sizsiz jannatmakon,

Behuda qon to‘kmadingiz, bosmachilar!..

 

Siz yo‘q, bunda ko‘tarildi darpardalar,

Maydonlarda bo‘ldi qiziq hangomalar,

Otdan tushdi sariq mo‘ylov sarkardalar,

Afsus, afsus ko‘rmadingiz bosmachilar.

 

Ko‘rgandirsiz balki. Yo‘qsa, jim bizlarga

Qabrlardan qo‘l uzatdi kim bizlarga?..

Buxoroni to‘pga tutgan to‘ng‘izlarga

Siz ham qilich sermadingiz, bosmachilar.

 

Bosmachimish… Tutmaydimi bir kun qoni,

Ay ta’rifchi, ay tarixchi, ay bema’ni?..

Hamma sizday o‘z yurtini sevsa qani!

Nelardin dars bermadingiz, bosmachilar.

 

Erkli elda sizni eslash naqadar xush,

Sizga haykal qo‘ysa arzir maydonlar bo‘sh,

Oq yaktakda oq arg‘umoq minib oqto‘sh

Mundoq ko‘krak kermadingiz, bosmachilar.

 

Subhidamda she’rim bitdim ko‘zim tinib,

Poyingizga keldim ko‘nglim bir o‘ksinib,

Turing endi bobo, desam, siz xo‘rsinib,

Jilmaydingiz – turmadingiz, bosmachilar.

 

Olmos misol keskir edi shamshiringiz,

Tutun bo‘lib to‘zib ketdi taqdiringiz,

Ming yigitga arzirdingiz har biringiz,

Ot o‘ynatib yurmadingiz, bosmachilar!

 

Muhammad Yusuf

Basmaci

 

Devami

Ukrayna’da savaşan Kazak vatandaşına üç yıl hapis

09.08.2015

Ukrayna’daki muhaliflere katılan Kazakistan vatandaşına üç yıl hapis cezası verildi

Ukrayna’da Rus ayrılıkçılara safında savaşa katılanın Doğu Kazakistanlı bir kişinin üç yıl hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi.

Doğu Kazakistan mahkemesi basın sekreteri Devlet Kencabaev’in Ozodlik radyosuna yaptığı açıklamada, hapis cezası verilen Kazakistan vatandaşı Ukrayna’da Rus ayrılıkçıları safında savaşa katıldığını söyledi.

İsmi açıklanmayan sanık yabancı devlette askeri çatışmalara katılmaktan suçlu bulundu.

Sanık 2014 yıl yazında Lugansk şehri yakınlarında silahlı çatışmalara katıldığını itiraf ettiği bildirildi. Sanık, kimseye ateş etmediğini ancak çatışmalarda yaralanarak hastaneye kaldırıldığını bildirdi.

Ukraynalı yetkililere göre, ülkenin doğusundaki ayrılıkçılar arasında Özbek vatandaşları da bulunuyor.

Ukrayna’daki bu Orta Asyalı savaşçılar Rusya istihbaratı ve ordusu tarafından kendi saflarında savaşmaya ikna ediliyorlar.

Özbek ceza kanunu yurt dışında savaşa katılanlara 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngörüyor.

Dünya Bülteni

Devami

Rusya vatandaşı olan Özbek imam Andican’da tutuklandı (Türkçe ve Özbekçe)

08.08.2015

Rus vatandaşı olan Özbek asıllı 37 yaşındaki imam Timur Tursunov yakınlarını ziyaret için geldiği vatanında 24 Temmuzda tutuklandığı bildirildi.

“Ozodlik” radyosunun haberine göre, Tursunov Ramazan bayramı dolaysıyla 24 Temmuzda annesini ziyaret ettikten sonra Andican ili hududundan geçen Özbek-Kırgız sınırında Özbek güvenlik yetkilileri tarafından tutuklandı. O Kırgizistan’ın Oş şehrinden Rusya’nın Sverdlovsk şehrine uçakla gitmeye planlıyordu.

Rusya’daki insan hakları aktivistleri “İmam Timur Tursunov’u kurtarma Komitesi” oluşturdular. Komutanın açıklamasına göre Rusya Dışişleri Bakanlığı tutuklama ile ilgili Özbek tarafına bir nota gönderdi.

Özbek imamın vatanında tutuklanması hakkında radyoya konuşan Moskova’daki “Yardım” insan hakları örgütü vekili Behrem Hamraev Timur Tursunov vatanına giriş yaptığında Özbek güvenlik hizmeti görevlilerince havaalanında 4 saatten fazla sorgulandığını söyledi.

Özbek-Kırgız sınırında kaçırılan Özbek imamın annesi ve eşinin Tursunov’un bulunması talebine Özbek güvenlik yetkilileri olumsuz cevap verdiler.

Behrem Hamraev’a göre Timur Tursunov Kirov şehrindeki Caminin imamı ve aynı zamanda bu il Müftüsü yardımcısı görevinde bulunuyordu.  Aslı Namanganlı olan Özbek imam camide “İslam dini esasları” dersini veriyordu. O Özbek ve Rus dillerinin yanında Türkçe, Arapça, Tatar dillerinde de mükemmel konuşuyordu.

 

Россиялик имом Андижонда ҳибс этилди

Темур Турсунов

Темур Турсунов

Жорий йил 24 июлида Россия фуқароси, асли наманганлик 37 ёшли имом Темур Турсунов Ўзбекистонга меҳмонга борганида ҳибсга олинди. Ўзбекистон Ички ишлар вазирлиги ертўласида ушлаб турилгани айтилаётган имом ҳимоясига Россияда “Темур Турсуновни озод этиш қўмитаси” тузилди. Ҳуқуқ фаолларига кўра, имом Турсунов масаласида Россия Ташқи ишлар вазирлиги Ўзбекистонга нота жўнатган.

Киров вилояти муфтийси муовини асли Ўзбекистоннинг Наманган вилояти Норин туманидан бўлган Темур Турсунов Рамазон тугаши билан 22 июль куни кекса онасини зиёрат қилиш мақсадида Москвадан Ўзбекистонга учиб келади.

Онаси билан дийдорлашганидан кейин имом Ўш-Свердловск йўналиши бўйича парвоз қилувчи учоқда ортга қайтишни режалаштиради, аммо чегара назорат пунктидан ўтаётганида номаълум кимсалар томонидан онасининг кўз олдида ҳибс этилиб, олиб кетилади.

Бу тафсилотларни Озодликка сўзлаб берган Москвадаги “Ёрдам” инсон ҳуқуқлари ҳимояси ташкилоти раҳбари Баҳром Ҳамроев, Темур Турсунов Ўзбекистонга кириб келаётганида хавфсизлик хизмати ходимлари томонидан 4 соатдан ортиқ вақт давомида Тошкент аэропортида сўроқ қилинганини маълум қилди:

 У учиб борганда аэропортда 4 соат сўроқ қилишган, лекин кейин қўйиб юборишган. Аммо шундан кейин унинг орқасидан 2 кун ичида интенсив кузатув олиб боришган. Шундан кейин Темур хавфсираб, кетишга мажбур бўлган, ваҳоланки ота-онасининг уйида 2 ҳафта таътилини ўтказишга борган эди. Бу босимлардан кейин 24 июль куни онаси билан биргаликда ўз уйига, Россияга қайтиш мақсадида билет олган.Онаси билан “Дўстлик” чегарасидан ўтаётганида номаълум шахслар уни қўлини қайриб, номаълум томонга олиб кетишган. Онаси милицияга бориб арз қилган, аммо натижа бўлмаган. Ана шундан кейин мен шахсан Киров шаҳрига бориб, бўлган ҳодисани ўрганиб, имомни таниган барча одамлар билан гаплашдим, дейди ҳуқуқ фаоли.

Чегарадан ўғирлаб кетилган имомнинг рафиқаси ва онаси қилган аризага чегара ва Ички ишлар хизматида “биз билмаймиз, Темур Турсунов деган одам бу ердан ўтмаган”, деган жавоб берилган.

Вятка имом-хатиби Р.Романқулов ва Б.Ҳамроев Вятка имом-хатиби Р.Романқулов ва Б.Ҳамроев “Турсуновни ҳимоя қилиш қўмитаси”да

Баҳром Ҳамроевнинг айтишига кўра, Темур Турсунов Киров шаҳридаги жоме масжидда имомлик қилган, вилоят муфтийси ёрдамчиси вазифасини эгаллаб келган. Наманганлик диндор Киров шаҳар Жоме масжидида “Дин асослари” фанидан таълим ҳам бериб келгани, имом рус ва ўзбек тилидан ташқари озарбайжон, турк, араб, татар тилларини мукаммал билади.

Ҳамроевга кўра, Турсуновга босимлар Ўзбекистонга аввалги сафарларида ҳам бўлган, бироқ у бирор маротаба ҳибс этилмаган.

Баҳром Ҳамроев Россия фуқароси бўлган Темур Турсунов иши юзасидан Россия Ташқи ишлар вазирлигига махсус билдиришнома ёзганини айтади:

– Мен Россия консулига ҳам мурожаатнома ёздим ва Россия Ташқи ишлар вазирлиги ходимлари билан бу масалада атрофлича суҳбатлашдим. Билишимча, Россия Ташқи ишлар вазирлиги Ўзбекистонга Турсунов масаласида махсус нота беришган. Онаси шу кунгача ўғлининг қаерда экани тўғрисида бирорта жавоб ололмаган. Кировда эса “Темур Турсуновни озод этиш қўмитаси” тузилди. Бу ҳаракатлар бошлангандан сўнг кеча миллий хавфсизлик хизмати ходимлари Андижон вилоят бошқармасидан онасига телефон қилиб, Темур Ички ишлар вазирлигида, ҳеч қаерга йўқолмагани тўғрисида хабар берилган, дейди Баҳром Ҳамроев.

Ҳимоячи ҳибсда қолаётган имом Турсунов аниқ қаерда ва нима айблов асосида Ўзбекистон ҳибсхонасида сақланаётгани номаълумлигича қолаётганини гапирди. Милиция ходимларидан бири онаси билан бўлган учрашув давомида Россия фуқароси Темур Турсуновнинг “Россия фуқаролигини қандай қилиб олганлиги текширилиши”ни айтган.

“Ёрдам” ташкилоти раҳбари Ўзбекистон ҳуқуқ-тартибот идоралари имом Темур Турсуновга сохта иш тайёрлаб, уни “экстремизм, терроризмда айблаш” мақсадида қўлга олганини тахмин қилди. Баҳром Ҳамроев Россия фуқаролигини олган ўзбекистонликларга нисбатан бундай ноқонуний ҳатти-ҳаракатлар олдин ҳам бўлгани, аммо бундай очиқчасига ўғирлаш биринчи маротаба кузатилаётганини ҳам қўшимча қилди.

Озодлик икки ҳафтадан буён Ўзбекистон ҳибсхоналаридан бирида қолаётган кировлик муфтий Темур Турсунов билан боғлиқ вазиятни кузатиб боради.

Айни пайтда, Ўзбекистон Божхона хизмати хабарига кўра, Россиядан флеш-картасида “диний экстремизмни тарғиб этувчи материалларни олиб киришга уринган” наманганлик Ўзбекистон фуқароси 5,5 йиллик қамоқ жазосига маҳкум этилгани хабар қилинди. Санкт-Петербургдан Андижонга самолётда учиб келган бу шахснинг юки орасида “минглаб аудио-видео файллар аниқлангани” айтилди.

Ўзбек божхонасилари экспертиза хулосасига таяниб, бу аудио-видеоматериалларда “Ўзбекистон Исломий ҳаракати” ташкилоти томонидан тузилган маърузалар, Сурияда ёзилган ва ИДни мадҳ этувчи қўшиқлар топилганини очиқлади.

Ozodlik

Devami