İslam Kerimov’u Eleştiren Aktivist Bir Haftadır Kayıp

Özbekistan’da yaklaşan seçimler öncesi İslam Kerimov yönetimi muhaliflere ve insan hakları kuruluşlarına yönelik baskılarını arttırdı. Son olarak insan hakları aktivistlerinden Alikul Sarimsokov’dan 3 Mart’tan bu yana kayıp olduğu bildirildi.

Sarimsokov’un arkadaşları bir haftadır telefonunun kapalı olduğunu ve hiçbir şekilde ona ulaşamadıklarını ifade ediyor. Ülkenin başkenti Taşkent ve Jizzak ili polis merkezine başvuran Sarimsokov’un akrabaları da kendilerini tatmin edecek cevap alamadı.

Alikul Sarimsokov Özbekistan İnsan Hakları Savunucuları Birliği üyesidir. Bu sivil kurum örgütü cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İslam Kerimov’un aday olmaması gerektiğini ve adaylığının anayasaya aykırı olduğunu savunuyor. Birlik Kerimov’a resmi çağrıda bulunarak 29 Mart’ta yapılması planlanan seçimlere katılmamasını istemişti.

Alikul Sarimsokov’un son zamanlarda Taşkent’te cumhurbaşkanlığı sarayı önünde az sayıda katılımcıyla gerçekleşen protestolara katıldığı da gelen bilgiler arasında.

77 yaşındaki İslam Kerimov, Özbekistan’ı 1980 yılından bu yana yönetiyor. Uluslar arası insan hakları kuruluşlarının raporlarına göre Kerimov yönetimi en çok hak ihlali yapan rejimlerin başında geliyor.

Dünya Bülteni

Devami

Tacikistan’da İslami Diriliş Partisi meclise giremedi

Tacikistan’daki İslami Diriliş Partisi 1 Mart’ta yapılan genel seçimlerde düşük bir oy alarak meclise giremedi. Bu parti tarihinde bir ilk olarak ifade ediliyor

Tacikistan’da 1 Martta gerçekleşen genel seçimlerde mecliste grubu olduğu halde yüzde 1,5 oy alan Tacikistan İslami Diriliş Partisi (TİDP) başarısız oldu. Bunun nedeni olarak ülkenin otoriter rejimi, uluslararası siyasetteki karmaşıklık ve parti yönetimindeki zaafiyet gösteriliyor.

Tacikistan’ın 1991 yılında bağımsızlığını kazanmasından bu yana TİDP ilk kez temsilcilerini Meclise sokamadı. Yerli ve yabancı uzmanlara göre diktatörlükle yönetilen ülkede zaten İslami partinin seçimde büyük başarı göstermesi imkânsız. Uzmanlara göre son zamanlarda eski Sovyetler hududunda yaşanan olayların, özellikle de Ukrayna krizi, batı ve Rusya ekonomik çatışmasının Orta Asya ülkelerini derinden etkilediği konusunda hemfikir durumdalar.

Duşanbeli siyaset uzmanı Raşid Gani’ye göre eski Sovyetler hududundaki krizlere bir de Irak ve Suriye savaşlarına medyada büyük ölçüde yer verilmesi Tacik toplumunda İslami parti hakkında kuşkular uyanmasına neden oldu.
TİDP yöneticilerine göre ise Rahmonov hükümetinin baskısı ve bunun sonucunda parti itibarının halk nezdinde sarsılması da seçim sonuçlarını ciddi etkilemiştir. Onlara göre, hükümetin İslami partiyi sarsmaya yönelik baskılar seçimlerde onun yenilgisine yol açtı.

Seçim öncesi ve sonrası partinin bazı üyeleri tutuklandı ve en az 3 bürosu kapatıldı. TİDP lideri Muhiddin Kabiri, zorluklara rağmen, parti faaliyetlerini canlandırmak istiyor. Kabiri partisinin Tacik toplumuna yararlı olduğunu belirterek Rahmonov hükümetini partisi konusunda acele ve yanlış kararlar almaması konusunda uyardı. Kabiri ayrıca partisinin El-Kaide ve İŞİD gibi gruplara karşı mücadelede yardımcı olacağını de sözlerine ekledi.

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan ve Orta Asya Eski Müftüsü Muhammed Sadık Muhammed Yusuf Vefat Etti – Шайх Муҳаммад Содиқ Муҳаммад Юсуф оламдан ўтди

Özbekistan’ın önemli alimlerinden Hilal isimli bir tefsir kaleme alan Şeyh Muhammed Sadık Muhammed Yusuf vefat etti

Özbekistan’ın önemli İslam alimlerinden, Mekke’deki “İslami Rabta” kurucularından Şeyh Muhammed Sadık Muhammed Yusuf’un vefat ettiği bildirildi.

Şeyh Muhammed Yusuf’un dün bazı talebeleriyle basketbol sahasında antrenman yaparken aniden fenalaştığı bildirildi. Doktorlar ölüm nedeninin kalp krizi olduğunu açıkladı.

Özbek alim, 1952 yılında Andican bölgesinde doğdu. İlk İslami eğitimini imam olan babasından aldı. Sonra Buhara medresesinde ve Libiye’de eğitime devam etti. Sovyetler’in son döneminde Şeyh Muhammed Yusuf o zamanki Orta Asya Müslümanları Dini idaresinin başkanı oldu. Gorbaçov’un reformlarını destekleyen Şeyh Yusuf, SSCB döneminde milletvekilliğine seçilmişti.

Özbekistan’ın bağımsızlığından sonra Şeyh Muhammed Yusuf Kerimov rejiminin baskısı sonucu Türkiye ve Libiye’ye hicret etmek zorunda kaldı. 1998 yılında Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov’un daveti üzerine ülkesine döndü ama kendisine resmi görev verilmedi.

Muhammed Yusuf, “Hilal” ismiyle bir Kur’an-ı Kerim tefsiri yazdı. Onun “Hadis ve Hayat”, “İman” ve diğer kitapları sadece Özbekistan’da değil bütün eski Sovyet ülkelerinde en çok okunan ve satılan eserler arasında yer aldı.

Özbek imam, Kerimov, Kaddafi ve Ramzan Kadirov gibi diktatör olarak bilinen liderlere karşı ılımlı yaklaşımı sebebiyle eleştiriliyordu.

Dünya Bülteni

ЎЗБЕКЧА

Шайх Муҳаммад Содиқ Муҳаммад Юсуф 10 март куни Тошкентда юрак хуружидан вафот этди. Озодликнинг Тошкентдаги манбаларига кўра¸ шайхнинг Ислом университети спорт залида баскетбол ўйнаëтганда юрагига зўр тушиб оламдан ўтгани тахмин қилинмоқда.

Ҳозирча ўлим сабабига оид тиббий хулоса Озодликка маълум эмас.

Шайхнинг ўлимига оид норасмий хабарни унинг яқинлари¸ шунингдек Ўзбекистондаги ярим расмий ахборот сайтлари тасдиқлади.

Марҳумнинг жанозаси 11 март куни Тошкент шаҳридаги Шайх Зайниддин жомеъ масжидида (Кўкча) пешин намозидан сўнг ўқилиши маълум қилинди.

Ozodlik Radiosi

 

Devami

“Umarali Kuvvatov’un katili Rahmanov rejimidir!”

 

20150310_132255                       20150309_144050

 

10 Mart 2015

Bugün Mazlumder İstanbul Şubesi’nde bir araya gelen Türkistan-Der, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği, Doğu Türkistan Maarif Derneği ve Mazlumder temsilcileri ile Tacikistan “Grup 24” üyeleri, dün toprağa verilen Umarali Kuvvatov’un öldürülmesi konusunda ortak bir basın toplantısı düzenlediler. Basın toplantısına merhum Umarali Kuvvatov’un hanımı Kumrunisa Hkafizova ve çocukları da katıldı. Cinayetin işlendiği 5 Mart gecesi Umarali Kuvvatov ve ailesiyle birlikte zehirlenen arkadaşları Hüseyin Aşurov ve Suhrab Turayev de sorulara cevap verdi.

                SARIYAŞAR :  “Türkiye, sığınmacıların diktatörlerin ajanları tarafından öldürüldüğü ülke oldu!”
Basın toplantısında ilk olarak MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar konuştu. Sarıyaşar “Son yıllarda Türkiye toprakları zulüm gören pek çok coğrafyanın insanına sığınma mekanı oldu. Birçok sığınmacı, bölgelerindeki çatışmalardan ve diktatörlerin zulümlerinden kaçarak Türkiye’ye geliyor ve burayı bir eman yeri biliyor.” diyerek başladığı konuşmasında; Türkiye Devletinin, diktatörlerinin zulmünden kaçarak Orta Asya ülkelerinden buraya gelen sığınmacıların ülkelerinin ajanları tarafından öldürülmelerine engel olamadığını belirtti. Özellikle İstanbul sokaklarının onca kameraya ve güvenlik önlemlerine rağmen, katillerin ellerini kollarını sallayarak gezdiği mekanlar olduğunu vurgulayan Cüneyt Sarıyaşar, “Bu toprakları emin belde bilip, bize sığınan insanlara sahip çıkamıyoruz. Kuvatov’un katledilmesiyle de bir üzücü hadise ile karşı karşıyayız. Umarali Kuvatov, suikastlar zincirinin son halkası. Eğer yöneticiler gerekli önlemleri almazsa, bu zincir ne kadar uzayacak bilmiyoruz.” dedi.
                KAVUNCU : “Sadece katillere değil, arkasındaki rejimlere de yaptırım uygulanmalı”
Daha sonra ortak basın açıklaması metnini Türkistan-Der Başkanı Burhan Kavuncu okudu. Açıklamada başta Rusya olmak üzere Özbekistan, Tacikistan gibi ülkelerde siyasi ve ekonomik istikrar sağlanamadığı gibi insan haklarına aykırı uygulamaların yöneticiler tarafından pervasızca sürdürüldüğü, insanlar faili meçhul saldırılarla katledildiği, en ufak muhalif hareket, düşünce ve örgütlenmelerin bastırıldığı, hukuksuz gözaltı ve işkencelerin devam ettiği vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin, kendisine sığınan, tarihi, kültürel ortak değerleri bir olan insanlara daha insani bir uygulama ile kucak açması gerektiğinin belirtildiği açıklamada “Türkiye, Tacikistanlı ve Özbekistanlı kardeşlerimizin, hatta diğer Türkistan ülkelerinden gelen, hicret edenlerin sığınma taleplerine müspet yaklaşmalı, onlarla değil, muhalif avcılığına çıkmış dikta rejimleri ajanlarına karşı mücadele vermelidir. Egemen bir ülkenin hukukunu hiçe sayarak bu topraklarda cinayet işleten diktatör rejimlerine gerekli cevap verilmelidir. Kavuncu açıklamanın sonunda Umarali Kuvvatov olayının takipçisi olacaklarını ifade etti.
                 EKİCİ : “Artık sığınma talepleri reddedilmesin”
Uluslararası Mülteci Hakları Derneği Genel Sekreteri Av. Aybüke Ekici ise Kuvarov’un hayati tehlikesine rağmen gerekli korumanın sağlanmadığını belirterek “Bizim daha önce benzer durumlarla ilgili pek çok başvurumuz reddedildi. Bu sığınmacıların ülkelerinde herhangi bir sıkıntı olmadığı, baskı ve zulüm altında kalmadıkları, bu sebeple de sığınma taleplerinin kabul edilmeyeceği şeklinde pek çok ret kararı ile karşılaştık. Kuvarov’a yapılan suikast bundan sonra örnek bir olay teşkil edecek.” dedi.
Olayın olduğu akşam Umarali Kuvvatov’la birlikte İstanbul Aksaray’daki evde bulunan “Grup 24” üyeleri Hüseyin Aşurov ve Suhrab Turayev  orada yaşananları ve silahlı saldırıyı ayrıntılarıyla anlattılar. Turayev, 6 aydır tanıdıkları ve güvendikleri Tacik Süleyman Kayumov’un kendilerini eve yemeğe davet ettiğini, Kuvvatov ile birlikte eşi ve 2 çocuğunun da oraya gittiğini, Kuvvatov’un eşi Kumrunisa Khafizova’nın yemekleri yaptığını söyledi. Turayev konuşmasına şöyle devam etti: “Kuvatov’un eşi yemek yaparken  Süleyman Kayumov da sık sık mutfağa girip çıkıyordu. Birkaç kez de malzeme almak için dışarı çıktı. Ancak biz, yemekleri yerken kendisinin yemeklere zehir koyduğunu fark ettik. Umarali Kuvatov ‘Buradan çıkalım yoksa öleceğiz’ dedi. Dışarı çıkıp hastaneye gitmek istedik. Ama ben bayılmışım. Kendime geldiğimde Hüseyin Ashurov arkadaşım yanımdaydı ve Kuvatov’un vurulduğunu söyledi” dedi.

Kuvvatov’un arkadaşlarından Hüseyin Ashurov, suikastın olduğu akşam zehirlendiklerini anladıktan sonra taksi tutup getirmek üzere evden ilk olarak kendisinin çıktığını, Süleyman Kayumov’un da kendisiyle birlikte taksi tutmak için ana caddeye kadar geldiğini, taksiyi alıp geri döndüklerinde ise Umarali Kuvatov’un vurulduğunu gördüklerini söyledi. Hüseyin Ashurov sözlerine şöyle devam etti: “Kuvvatov sürekli tehdit ediliyordu ve biz polisten güvenlik, koruma talep etmiştik ancak bu talebimiz karşılanmadı.”

Şehidin hanımı Kumrunisa Khafizova da şehid Umarali Kuvvatov’un hayatı ve mücadelesi hakkında bilgi verdi. Khafizova, eşinin sürekli tehdit edildiğini söyleyerek “Sadece eşimi değil 14 yaşındaki kızımızı da yakalayıp öldüreceğiz diye tehdit ediyorlardı. Eşim hiçbir şeyden korkmadan davasını savunmaya devam ediyordu ama çocuklara bir şey olmasından endişe ediyordu. O akşam Süleyman Kayumov bizi zehirledikten sonra dışarı çıktık ama zehrin etkisiyle kendimizde değildik. Eşimin o sırada vurulduğunu çocuğumun bağırarak ağlamasından anladım. Bir baktım ki eşim başından vurulmuş bir şekilde yatıyor, ambulans gelene kadar da öldü. Benim eşim İslam için ve Tacik Halkı için mücadele ediyordu. Eşim, Türkiye’ye güveniyordu, bizi himayesine almasını istiyordu. Ben 5 senedir Tacikistan’daki ailemle telefonla bile görüşemiyorum. Şuanda ben Türkiye Cumhuriyeti’nden razıyım, çünkü benim ve çocuklarımın burada kalmasına izin verdi.” dedi.

“Grup 24″ün âli maksadının Tacikistan halkının azadlığı ve İslam davasına hizmet olduğu ifade edildi. Tacikistan’daki diğer muhalif  gruplar ve baskı altındaki bütün etnik topluluklarla işbirliği içinde olduklarını anlatan “Grup 24” üyeleri, mücadeleye Umarali Kuvvatov’un bıraktığı yerden devam edceklerini, İslam davasından asla vazgeçmeyeceklerini, zalim diktatörlerin sonunun yaklaştığını ifade ettiler.

TÜRKİSTAN-DER BASIN BÜROSU

 

5 Mart 2015 günü Tacikistanlı muhalif  “Grup 24”ün lideri Umarali Kuvvatov’un İstanbul’da öldürülmesi hakkında basın açıklaması metni :

Bir süredir Türkiye’de bulunan Tacikistanlı siyasi muhalif  “Grup 24” ün lideri Umarali Kuvvatov, geçtiğimiz Perşembe günü (5 Mart 2015) uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti. Bu cinayet, son yıllarda Türkiye’de işlenen “sürgün muhalif cinayetleri” serisinin son halkası olmuştur. Bundan önce de Özbek ve Çeçen asıllı rejim muhaliflerine karşı suikastler icra edilmişti. Ülkemiz, sürgündeki muhalif siyasetçi cinayetlerinin rahatça işlenebildiği bir alan haline gelmiş durumdadır. Burada birkaç hususun altını çizmemiz gerekiyor:

  1. Öldürülen kişilerin tamamı eski SSCB ülkelerinin vatandaşlarıdır. Söz konusu ülkelerde, başta Rusya olmak üzere Özbekistan, Tacikistan ve benzerlerinde siyasi ve ekonomik istikrar sağlanamadığı gibi insan haklarına aykırı uygulamalar yöneticileri tarafından pervasızca sürdürülmektedir. Bu ülkelerdeki gayrıinsani diktatörlük rejimi uygulamaları, Sovyetler’in dağıldığı 1991 yılından beri giderek şiddetini artırmaktadır. İnsanlar faili meçhul saldırılarla katledilmekte, en ufak muhalif hareketler, düşünce ve örgütlenmeler bastırılmakta, hukuksuz gözaltı ve işkence iddialarının ardı arkası kesilmemektedir. Özellikle burada söz konusu ettiğimiz Özbekistan ve Tacikistan gibi eski Sovyet artığı diktatörlerin 30 yıla yaklaşan yönetimleri altında, büyük bir ekonomik çöküntü ve yolsuzluk iddialarına  paralel olarak işkence, göz altında kayıp, faili meçhul cinayetler, onbinlerce insanın hukuksuz olarak cezaevlerine doldurulması benzeri uygulamalar, yurt dışında da ülkelerini terk etmiş muhaliflere  yönelik suikastlerle birlikte devam etmektedir.
  2. Tacikistan ve Özbekistan’dan bizimle aynı inanç ve kültür özelliklerine sahip insanlar, son derece masum ve haklı nedenlerle ülkelerinden ayrılarak, kendilerine yakın buldukları Türkiye gibi ülkelere göç etmek durumunda kalmışlardır. Bu insanlar uluslararası hukuk ve Türkiye yasalarından kaynaklanan haklarını kullanarak, Türkiye’den iltica/ uluslararası koruma talep etmektedirler. Türkiye Cumhuriyeti kendisine sığınan, bizim Türkistanlı dediğimiz ve tarihi, kültürel ortak değerlerimiz bulunan bu insanlara daha insani bir uygulama ile kucak açmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri, “Özbekistan’da veya Tacikistan’da önemli bir problem yok”  düşüncesiyle, bu Türkistanlı kardeşlerimizin uluslararası koruma altına alınma taleplerine olumsuz yaklaşmaktadır. Bunun  son örneği, dün toprağa verdiğimiz Tacikistanlı siyasi muhalif Umarali Kuvvatov’un üç  arkadaşıyla birlikte Aralık 2014’te  yakalanarak 3 Şubat 2015 tarihine kadar gözaltında tutulmasıdır. Bu süre içinde ülkemizdeki Tacikistan resmi temsilcileri,  Kuvvatov ve arkadaşlarının iadesi için girişimde bulunmuşlar ama kişilerin Uluslararası Korunma talepleri henüz sonuçlanmadığı için iade işlemi yapılmamıştır.
  3. Türkiye, Tacikistanlı ve Özbekistanlı kardeşlerimizin, hatta diğer Türkistan ülkelerinden gelen, hicret edenlerin sığınma taleplerine müsbet yaklaşmalı, onlarla değil, muhalif avcılığına çıkmış dikta rejimleri ajanlarına karşı  mücadele vermelidir. Egemen bir ülkenin hukukunu hiçe sayarak bu topraklarda cinayet işleten diktatör rejimlerine gerekli cevap verilmelidir. Şu ana kadar bu cevabın verildiğini henüz işitmedik. Türkiye’nin hukukunu hiçe sayarak rejim muhaliflerini öldürten Rusya, Özbekistan ve Tacikistan’a karşı daha ciddi önlemler alınmalıdır.
  4. Dini inançları sebebiyle mevcut rejimlerin zulmüne uğrayan, Doğu ve Batı Türkistan’ın bütün bölgelerinde ve Kafkasya ülkelerinde özgürlük talebiyle canlarını kurtarmaya çalışan muhacir, mülteci kardeşlerimize “terörist, extremist, fundamantalist” yaftaları yapıştırılmak istenmektedir. Dünya’nın emperyalist devletleri ve işbirlikçi diktatörler, muhaliflerini bu yaftalarla karalamaya çalışıyorlar. Kimseyi, somut bir delil olmaksızın yaftalamadan, mevcut rejimlerin hukuksuzluklarını göz önünde bulundurarak, bütün göçmen, muhacir veya mültecilere insani hakları tam olarak verilmeli,  evrensel hukuk ilkeleri uygulanmalıdır. Ülkemize sığınan bu insanlara yabancı değil misafir muamelesi yapılmalı, onların sağlık, eğitim, barınma ve çalışma ihtiyaçlarında kolaylık sağlanmalıdır.

Son olarak silahlı saldırıda şehit olan Umarali Kuvvatov olayının takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz. Katillerin bulunup cezalandırılması kadar, onların arkasındaki diktatörlere uygulanacak yaptırımların, onlardan hesap sorulmasının ve bu cinayetlerin artık bitmesi için gerekli önlemlerin alınmasının da takipçisi olduğumuzu ilan ediyoruz.

10 Mart 2015

 

DOĞU TÜRKİSTAN MAARİF DERNEĞİ                          MAZLUMDER     

                                                             

 

 

ULUSLARARASI  MÜLTECİ HAKLARI DERNEĞİ              TÜRKİSTAN-DER                                                              

 

        20150309_143725

 

20150310_132228                 

 

IMG-20150309-WA0000                   

 

                                                                                 

Devami

Avrasya Ekonomik Birliği Liderleri Astana’da Biraraya Gelecek

13 Mart 2014 tarihinde Kazakistan, Rusya ve Beyaz Rusya liderleri Astana’da bir araya gelecek.

Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü’nden yapılan açıklamaya göre Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko’yu 13 Mart’ta Astana’da ağırlayacak. Görüşme sırasında  karşılıklı ticaretle ekonomik işbirliğinin denirleştirilmesine ilişkin konuların ele alınacağı belirtildi.

TURKKAZAK

Devami

Kazakistan’da başkan adayı Kazakça sınavını geçemedi!

Kazakistan’da cumhurbaşkanı adaylarından birinin kazak dili sınavını geçemediği, Kazakça konuşması için verilen 15 dakikalık sürenin sadece beş dakikasını kullanabildiği bildirildi

Kazakistan’da cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan Cuman Kanat’ın Kazak dili sınavını geçemediği belirtildi.

Kazakistan Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapılan açıklamada adaylardan Cuman Kanat’ın adaylar için mecburi olan Kazak dili sınavı geçemediği ifade edildi. Açıklamada “7 Mart günü YSK dil komisyonunda dil yeterliliği sınavına katılan Cumhurbaşkanı adayı Cuman Kanat bu sınavı geçememiştir. Komisyonun kararı oy çokluğuyla alınmış ve adayın devlet dilini istenen düzeyde bilemediği tespit edilmiştir.” denildi.

Kazak Dili Sınavı Komisyonu Başkanı Mirzatay Joldasbekov adayın yazılı sınav olan “Benim ülkem, benim toprağım” başlıklı metnin yazılmasında 31 gramer hatası yaptığını, ayrıca sözlü anlatımda konuyu izah edemediğini söyledi.

Bunun yanında Cumhurbaşkanı adayının Kazak dilinde bir tek şiiri ezbere bilmediği de ortaya çıktı. YSK raporunda adayın Kazak dilinde konuşması için verilen 15 dakikanın sadece 5 dakikasını kullanabildiği belirtildi.

Kazakistan’da erken Cumhurbaşkanlığı seçimleri 26 Nisan’da yapılacak.

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan’da başörtüsü yasağından sonra kravat zorunluluğu

Özbekistan’da başörtüsü yasağından sonra erkek öğrencilere de kravat takma zorunluluğu getirildi. Buna uymayan öğrencilere çevre temizliği yaptırılıyor

Özbekistan’da bazı üniversitelerde erkek öğrencilerin derslere kravatlı olarak girmesi zorunlu hale getirildi. Kravat takmayan öğrencilere sokak temizleme, ev boyama veya ağaç budama cezası veriliyor.

Ülkenin Fergana vilayetinde bulunan Kokand Devlet Pedagoji Enstitüsü yönetiminin derslere kravat takmadan gelen erkek öğrencileri derse almadığı, kravatsız giren öğrencilere ise çeşitli cezalar verdiği belirtildi.

Ozodlik radyosuna bu konuda şikayette bulunan Pedagoji Enstitüsü talebeleri “Her gün, fakülte dekanı ve diğer akademisyenler enstitü kapısında talebelerin kıyafetlerini kontrol ediyor. Önceleri siyah takım elbise ve beyaz gömlekle okula gelmemiz kafi idi. Sonra buna kravat takma mecburiyetini de eklediler. Kravat takmayanları topluyorlar ve ders yerine bekçi ve bağcıların yapacağı işleri bizlere yaptırıyorlar. Biz zaten pamuk toplama zamanında iki üç ay tarlada zaman kaybediyoruz. Şimdi ders görme yerine enstitüde ek işleri yapıyoruz”dedi.

Üniversitenin bir hocası ise bugün ülkenin eğitim kurumlarında erkek öğrencilerin kravat takmasının dersleri öğrenmesinden ve eğitim almasından on daha fazla önem kazandığını söyledi.

Özbekistan Eğitim Bakanlığı basın yetkilisi Ozodlik radyosuna konu ile ilgili yaptığı açıklamada “ülkedeki yüksek eğitim kurumlarının talebelerin okula nasıl gelmelerini belirleyen yönetmeliği olduğunu” söylemekle yetindi.

Ülkede birçok üniversitede yönetim öğrencilere tek tip kıyafeti dayatıyor. Bu çerçevede başörtüsü de yasak…

Dünya Bülteni

Devami

Tacikistan’da seçimin ilk sonuçları muhalif partileri şaşırttı

Tacikistan’da pazar günkü seçimlerde iktidar partisi yine birinci olurken barajı aşması beklenen Tacikistan Demokrat Partisi ile Tacikistan İslami Uyanış Partisi’nni meclis dışında kalması dikkat çekti

Tacikistan Pazar günü yapılan meclis seçimlerinin kesin olmayan sonuçları açıklandı. Ülkenin Cumhurbaşkanı İmamali Rahman’ın partisi ve ona yakın iki parti yüzde 5 barajını aşarak meclise girdi, ancak mecliste bulunan muhalefetteki iki parti bu seçimde meclis dışı kaldı.

Kesin olmayan sonuçlara göre iktidardaki Tacikistan Demokratik Halk Partisi yüzde 65.2,   Tacikistan Tarım Partisi yüzde 11.8, Tacikistan Ekonomik Reform Partisi yüzde 7.6, Sosyalist Parti yüzde 5.5 oy alarak meclise milletvekili gönderdi.

Muhalefetteki Tacikistan Demokrat Partisi yüzde 1.7 ve Tacikistan İslami Uyanış Partisi yüzde 1.5 oy aldı. İki parti iktidara gerçekten muhalefet ederken diğer muhalif partiler ‘istikrar’ adına Rahman yönetimini destekliyor.

İlk sonuçların açıklanmasından sonra bir basın toplantısı düzenleyen Tacikistan İslami Uyanış Partisi Genel başkanı Muhiddin Kabiri seçim sonuçlarına inanmadıklarını, ancak ülkedeki siyasi istikrarı koruma adına kitlesel tepkilere başvurmayacaklarını açıkladı.

Tacikistan seçimlerini gözetleyen AGİT vekilleri seçimlerin tamamen devletin kontrolünde gerçekleştiğini bildirdi.

Dünya Bülteni

Devami

Rusya’daki kriz Orta Asya ülkelerini de vurdu

Rusya’da yaptırımlar sonrası rubledeki sert düşüş Orta Asya ülkelerinin para birimlerine de yansıdı

Rusya’nın para birimi rublenin değer kaybetmesi üzerine Orta Asya ülkelerinin para birimleri de ciddi miktarda değer kaybı yaşıyor.

Deutsche Welle radyosuna konuşan Rus siyaset uzmanı Ivan Preobrajenskiy artmakta olan ekonomik ve parasal sıkıntıların Orta Asya ülkelerindeki otoriter rejimleri de sarsıntıya uğratabileceğini söyledi.

Ivan Preobrajenskiy açıklamasında “Bu ülkelerin ekonomik olarak Rusya’ya bağımlı kalması pahalıya mal olabilir. Örneğin, Azerbaycan manatı bir gün içinde yaklaşık yüzde 33,5 oranında değer kaybetti. Ancak Azeri parası ayakta tutunabilir. Ama Orta Asya’daki mali sorunlar iktidardaki rejimlere ciddi tehdit oluşturabilir.”

Rus siyaset uzmanına göre yaklaşmakta olan mali ve ekonomik krizler Orta Asya liderlerini acil erken seçimler yapmaya zorlamaktadır.

Tacikistan’da yapılan meclis seçimlerinde muhalefet meclis dışı bırakıldı. Çünkü bu ülke bütçesinin yüzde 42’si Rusya’da çalışan göçmen Tacik işçilerin ülkelerindeki yakınlarına gönderdiği paralardan oluşuyor. Bu para miktarının senede yaklaşık 4 Milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Rus Rublesinin çökmesi en acı şekilde zaten kriz içinde olan Tacik Somoni’sini vurdu. Geçen sene yüzde 14 değer kaybeden Tacik parasının bu senede de değersizleşmeye devam edeceği bildiriliyor.

Aynı nedenleri fırsat bilerek ülkelerini 26 yıldır yönetmekte olan Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbaev’in yeniden aday oldukları ifade ediliyor.

Dünya Bülteni

Devami

Türkistan-Der Heyeti Kastamonu Üniversitesini Ziyaret Etti

Türkistan-Der Genel Sekreteri Alim Oktay Çatkal, Eğitim Komisyonu Başkanı Azad Tekin Ulutaş  ve Türkistanlı genç kardeşlerimizden oluşan bir heyet Kastamonu Üniversitesi’ni ziyaret etti. Ziyarette Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr.Sezgin Ayan ile öğrencilerimizin eğitim durumları hakkında görüşme yapıldı.

IMG-20150302-WA0082

Üniversite kampüsünde Türkistan pilavı ikramı ile başlayan ziyaret programı, üniversite yöneticileri, öğretim görevlileri, öğrenciler ve dernek yetkililerinin katıldığı bir toplantı ile devam etti. Toplantıda konuşma yapan Prof.Dr. Sezgin AYAN, yeni eğitim programlarının öğrencilere sağlayacağı imkanları anlattı ve öğrencilerden gelen soruları cevapladı.

IMG-20150302-WA0038

Toplantıya davet edilen Kırkdirekli Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Faruk ASLAN  konuşmasında dernek olarak Türkistanlı öğrencilerin her zaman destekçisi olacaklarını dile getirdi.

IMG-20150302-WA0029

Türkistan-Der Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Komisyonu Başkanı Azad Tekin Ulutaş ise yaptığı konuşmada öğrencilere eğitimleri konusunda tavsiyelerde bulundu ve yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi.

IMG-20150302-WA0020

Türkistan-Der Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Alim Oktay ÇATKAL konuşmasında, ailelerinden uzakta eğitim gören gençlerimizin maddi ve manevi fedakarlıkta bulunan ailelerine ve özellikle annelerine layık olmak için gayret göstermeleri gerektiğini dile getirdi.

IMG-20150302-WA0004

İstanbul’da yaşayan Türkistanlılardan Av.Mustafa KARABAY konuşmasında 35 yıl önce ailesinin Türkiye’ye göç ettiğini, başlarda sıkıntı çekmelerine rağmen şimdi üniversiteyi bitirdiğini söyleyerek öğrenci kardeşlerimizin de intibak sorunlarını aşacaklarını ifade etti.

IMG-20150302-WA0006

Öğrencileri temsilen söz alan Hamid ŞAHMAHMUT, bugüne kadar kendilerne yardımcı olan Üniversite Yönetimine, Kastamonu’daki Sivil Toplum Kuruluşları’na ve gayret ve azim gösterdikler için öğrenci arkadaşlarına teşekkür etti.

Program sonunda Türkistan-Der’in hediyeleri konuklara takdim edildi.

IMG-20150302-WA0009

 

IMG-20150302-WA0012

 

IMG-20150302-WA0092

 

 

IMG-20150302-WA0057

 

IMG-20150303-WA0005

 

IMG-20150302-WA0035

Devami