Türkiye ile Özbekistan arasında eğitimde iş birliği

04.06.2018
Türkiye ile Özbekistan arasında eğitimde iş birliği

Özbekistan’ın Buhara şehrindeki Mir Arap Yüksek Medresesi ile Türkiye’nin dört üniversitesi arasında iş birliği memorandumu imzalandı.

Buhara’daki Mir Arap Yüksek Medresesi ile Türkiye’nin İbn Haldun Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi arasında eğitim alanında iş birliği protokolü imzalandı.

Özbekistan Müslümanları Dini İdaresinin daveti üzerine ülkeye gelen Türkiye’deki bazı üniversitelerin rektörleri, rektör yardımcıları ve ilahiyatçı profesörlerinden oluşan heyet Özbekistan’ın tarihi Buhara şehrinde incelemelerde bulundu.

Özbekistan Müslümanları Dini İdaresinden yapılan açıklamaya göre, aralarında İbn Haldun Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Dicle Üniversitesi rektör, rektör yardımcıları, dekan ve öğretim görevlilerinden oluşan heyetin Özbek tarafı ile yaptığı görüşmelerde taraflar arasında eğitim alanlarında iş birliği meseleleri ele alındı.

Görüşmelerin ardından Buhara’daki Mir Arap Yüksek Medresesi ile Türkiye’nin İbn Haldun Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi arasında eğitim alanında iş birliği memorandumu imzalandı.

Söz konusu protokol ile taraflar arasında öğrenci değişimi, bilimsel araştırma projelerini hayata geçirme, öğretim görevlilerinin staj eğitimi, bilgi ve bilimsel materyal değişimi, konferans ve diğer etkinlikleri düzenleme meselelerinde iş birliği öngörülüyor.

Öte yandan Türk heyeti, Semerkant’a da giderek İmam Buhari türbesini ziyaret etti.

Türkistander Haber Merkezi

Devami

Özbekistan’da hatimle teravih namazlarına büyük ilgi

Ramazan ayının başlamasıyla hatimle teravih namazının kılındığı camiler vatandaşlarla doldu

04.06.2018

Özbekistan’da halk, hatimle teravih namazlarına büyük ilgi gösteriyor.

Ülkede, Ramazan ayının başlamasıyla hatimle teravih namazının kılındığı camiler vatandaşlarla dolup taşıyor.

Ramazanın ilk teravih namazıyla başlayan Kur’an-ı Kerim hatimleri başkent Taşkent’teki bazı camilerde sona ererken, bazılarında halen sürüyor.

Teravih namazlarına gelen çocuklar ise büyüklerle aynı safta yer alıyor.

AA muhabirinin Özbekistan Müslümanları Dini İdaresi yetkililerinden aldığı bilgiye göre, ülke genelinde 2 binden fazla cami ve mescit bulunurken, bu camilerin bine yakınında hatimle teravih namazları kılınıyor. Hatimle teravih namazlarının kılındığı camiler için Özbekistan Müslümanlar Dini İdaresince bin 500’e yakın hafız görevlendirildi.

Bu kapsamda, Taşkent’teki 120 camide teravih namazları kılınırken, 112 camide ise Kur’an-ı Kerim hatmediliyor. Bunun için Taşkent genelinde 200’den fazla hafız görev aldı.

Ramazan ayının başlamasıyla 100’den fazla Özbek hafız da yurt dışında gelen talep dolayısıyla teravih namazlarında Kur’an-ı Kerim’in hatmedilmesi amacıyla ABD, Rusya, Ukrayna gibi ülkelere gönderildi.

Türkistander Haber Merkezi

Devami

Özbekistan’da emeklilik yaşı artıyor

Özbekistan’da emeklilik yaşı kadınlar için 58, erkekler için 63 yıl olacak

04.06.2018

Özbekistan Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı bünyesinde bulunan bütçe dışı Emeklilik fonu emeklilik sisteminde reform taslağını tartışmak için bir seminer düzenledi.

Ülkede emeklilik reformu teklifi emeklilik sisteminin iyileştirilmesi, emekli maaşlarının artırılması ve dengeli bir emeklilik sisteminin geliştirilmesi için hazırlanmıştı.

Bu belge, 2018 yıl 28 Nisanda tarihinde tartışılmak üzere kamuoyuna sunulmuştu. Buna göre, emeklilik yaşı kadınlar için 58, erkekler için 63 yıl olması düşünülmektedir.

Emeklilik fonu seminerinde bakanlıklar, başka devlet kurumları, STK ların emeklilik sistemini reform etme konusundaki teklifleri görüşüldü ve analiz edildi.

Türkistander Haber Merkezi

Devami

BM Kırgız makamlarını kız kaçırma olaylarını sonlandırmaya çağırdı

04.06.2018

Kırgızistan’daki BM bürosu, bir polis karakolunda evlilik için kaçırılan kızın öldürülmesiyle ilgili endişelerini dile getirdi.

Ülkenin hükümetine hitap eden Birleşmiş Milletler raporunda, ülke yasaları ve uluslararası anlaşmalar gereğince gelin kaçırma uygulamasına karşı gerekli tedbirlerin alınması çağrısı yapıldı.

“Çocuk evliliği ve zorla evlendirmeler insan hakları ihlalleri sayılır ve bu gelecekte sadece bu şekilde evlenenler için değil, tüm toplumun refahı için de olumsuz sonuçlar doğuracak. Gelin kaçırma ve zorunlu evlilik olaylarının Kırgız kültürü ve gelenekleriyle ilgisi yoktur, bu sadece savunmasız insanların haklarının ihlalidir ”denildi BM çağrısında.

Birleşmiş Milletlere göre, Kırgızistan’a 24 yaşın altındaki kadınların % 13,8’i zorla evlendirildiler. BM Kırgızistan’daki bu yasadışı uygulamanın ortadan kaldırılmasını desteklediğini ve 2022’ye kadar Kırgızistan ile imzalanan anlaşmalara paralel olarak faaliyetlerinde konunun öncelikli olduğunu vurguladı.

27 Mayıs’ta, Chuy ilinde 20 yaşındaki Burulay Turdaali adlı kız İlçe Emniyet Müdürlüğünde öldürülmüştü. Onunla evlenmek isteyerek kaçıran genç önce kızı bıçaklayarak öldürmüş, sonra kendini bıçaklamıştı. Şu anda bu genç yoğun bakım ünitesinde yatıyor.

Türkistander Haber Merkezi

Devami

Çin, Doğu Türkistan’ı “polis devleti”ne dönüştürdü

Çin, Doğu Türkistan'ı

Economist dergisi, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da modern teknolojiyle halkın her hareketini gözetim altında tuttuğunu ve farklı uygulamalarla bölgeyi polis devletine dönüştürdüğünü belirtti.

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Çin’in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi adını verdiği DoğuTürkistan‘da, halkın kişisel bilgi ve hareketlilikleri ile ibadetlerini kontrol altına almak için ciddi bütçe ayırdığı ve yüksek teknoloji sayesinde tam teşekküllü gözetimin sağlandığı uygulamaları nedeniyle bir “polis devletine” dönüştüğü iddia edildi.

İngiliz menşeli The Economist dergisinin “Çin, Sincan’ı eşi benzeri olmayan bir polis devletine dönüştürdü” başlıklı haberinde, “totaliter Çin yönetiminin modern teknoloji araçlarını kullanarak Doğu Türkistan’da (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) yaşayanların insan haklarını ciddi ölçüde ihlal ettiği” öne sürüldü.

Sincan’ın “ülkenin en çok petrol ve gaz üretiminin yapıldığı bölge” ve Çin’in “Bir Kuşak Bir Yol projesinin kilit noktalarından biri” şeklinde nitelendirildiği haberde, merkezi yönetimin insanların hayatlarının her kademesini etkilediğine dikkat çekildi ve bu durum “ırkçı, umursamaz ve totaliter” olarak nitelendirildi.

Doğu Türkistan gerçek anlamda bir polis devletinin kurulduğu ve burada dünyanın en geniş çaplı insan hakları ihlallerinin yaşandığı öne sürülen haberde, “Yüksek teknoloji olmadan bile Sincan’daki polis devleti uygulamaları dehşet verici iken teknoloji sayesinde bu durum korkunç bir hal alıyor.” ifadesi kullanıldı.

“Siyasi eğitim kampları/merkezleri”

Economist’in haberine göre Çin hükümeti, Uygurları, 1930’larda Sovyetler Birliği’nde Stalin zamanında kurulan ve “Gulag” olarak isimlendirilen çalışma kampları ve tutukevlerine benzeyen “siyasi eğitim kamplarına/merkezlerine” sürgün ediyor.

Bu merkezlerin doluluk oranının sınırları zorladığı bilgisinin yer aldığı haberde, Çin yönetiminin, bölgede her geçen gün daha fazla bu kamplardan inşa ettiği öne sürüldü.

10 milyon civarındaki Uygur nüfusunun yüzde 5’inin bu kamplarda alıkonulduğu öne sürülen haberde, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Kıdemli Çin araştırmacısı Maya Vang, kamplarda tutulan kişilerin sayısının 800 bin civarında olabileceğini bildirdi.

“Mobil karakollar”

Economist’in haberinde, Doğu Türkistan’ın Hotan şehrinde her 300 metrede bir polis merkezinin bulunduğu ve “mobil karakollar” adındaki bu merkezlerin şebeke yönetim sistemleri şeklinde çalıştığı iddia edildi.

Uygurların günlük yaşamlarında kullandığı yollarda her 4 ya da 5 kilometrede bir kontrol noktasının bulunduğu belirtildi. Economist dergisinin bu noktalardan geçen her yolcunun kimlik kontrolü yapıldığı ve parmak izlerinin alındığı belirtilen haberinde, “başörtülü kadınların başörtülerini açarak fotoğraflarının çekildiği” savunuldu.

Bunun yanı sıra Hotan’da dükkan ve restoranlarda bir dakika içinde polis tarafından yanıt verilen “panik butonları” ve güvenlik görevlisi bulundurma zorunluluğu bulunduğu ifade edildi. Bu nedenle sivil vatandaşların özel bir üniforma giyerek “yarı zamanlı polis” olarak bu mekanlarda görev alabilmesi, polis devletine dönüşümün bir başka örneği olarak gösterildi.

Modern veri toplama yöntemleri

Diğer yandan haberde, Çin’de “fanghuicu” adı verilen, bilgi toplamak için yerel halkın evlerine düzenli ziyaretler yapan yerel hükümet ve parti kadrolarından oluşan mahalle ve köy ziyaret heyetlerinin bulunduğu bilgisi yer aldı.

Bu ziyaretlerde Uygurların isimleri, kimlik numaraları, meslekleri, aile bağlantıları ile bu kişilerin “güvenilir veya güvenilmez” olup olmadıklarına, daha önce gözaltına alınmış veya “siyasi eğitime” tabi tutulup tutulmadığına dair notlar tutulurken, “güvenilir olmayan” kişilerin söz konusu eğitim kamplarına gönderildiği iddia edildi.

“İslam özel hedef”

The Economist’in haberinde, tutulan kayıtlarda kişilerin kimlik bilgilerinden parmak izleri, kan grupları ve DNA bilgilerine kadar biyometrik tüm veri işlenirken, raporlarda Kur’an-ı Kerim ve dini birçok unsurun kayıt altına alındığı savunuldu.

“İslam ve Müslümanların özellikle hedef alındığına” dikkat çekilen haberde, camilerin kapatıldığı ve ibadet etmek isteyenlerin önceden polise bildirimde bulunmaları gerektiği ifade edildi.

Müslüman ailelerin çocuklarına yönetimin yasakladığı 29 Müslüman ismi veremediği ve halkın okullarda Uygurca eğitim göremediği öne sürülen haberde, düğünler, yerel danslar gibi kültürel uygulamaların da yasaklanmasının mevcut idarenin “ırkçı uygulamalarına” örnek teşkil ettiği belirtildi.

Güvenlik faaliyetleri adı altındaki bu gibi uygulamaların “apartheid” rejimine benzediği vurgulanan haberde, Uygurların bu gibi uygulamalara Çinlilerden çok daha fazla maruz kaldığının altı çizildi.

HRW, daha önce hazırladığı bir raporda da Sincan Kamu Güvenliği Bürosunun 2016’da uygulamaya koyduğu “Bütünleşik Ortak Operasyonlar Platformu (BOOP)” adlı izleme programı aracılığıyla bireylere ait kişisel bilgileri ve gündelik hareketlerine dair kayıtları rızaları dışında topladığını duyurmuştu.

Raporda, son iki yılda program aracılığıyla çok sayıda kişinin “önleyici polisiye tedbiri” adı altında suçsuz yere alıkonulduğu, siyasi açıdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın “siyasi eğitim merkezleri” denilen gözaltı merkezlerine gönderildiği ifade edilmişti.

Daha önce bu kamplarda tutulan Uygur kökenli kişiler uluslararası basına açıklamalarda bulunmuştu. Görgü tanıkları, bu kamplarda yürütülen enterne programıyla gözaltındaki Müslümanların siyasi düşünceleri ve kimliklerinin yeniden şekillendirilmeye, inançlarının ortadan kaldırılmaya çalışıldığını savunuyor.

Çinli yetkililer, gizlilikle yürütüldüğü iddia edilen program hakkında yorumda bulunmaktan kaçınırken, bazılarının, devlet medyasına aşırılık ve ayrılıkçılıkla mücadele için ideolojik değişiklikler gerektiği yönünde açıklama yaptığı biliniyor.

Devami

Özbek kadınlara vize sınırlamaları kaldırıldı

Özbekistan’da yurt dışına çıkmak isteyen kadınlara uygulanan sıkı denetim ve sınırlandırmalar kaldırıldı

01.06.2018

Özbekistan’da kadın vatandaşlara uygulanan yurt dışına çıkma izni konusundaki sınırlamalar kaldırıldı.

Taşkent’te yurt dışına gitmek için vize başvurusunda bulunan kadın vatandaşlarla göçmen idaresinde yapılan özel mülakatlar iptal edildi.

Konu ile ilgili karar 25 Mayıs’ta şehir Emniyet Müdürü Yardımcısı Rustam Juraev tarafından imzalandı.

Gazeta.uz sayfasının 29 Mayıs tarihli haberine göre, karar gereği artık kadın ve kızlar eşleri veya velilerinden yazılı izin almayacak, mahalle komitesinden özel belge istenmeyecek, ayrıca çeşitli tıbbi analiz ibraz etme şartı da iptal edildi.

Önceleri, 18 ve 35 yaşları arasındaki kadın ve kızlar yurtdışına seyahat ederken bu prosedürleri yapmaları gerekirdi. Uygulama insan ticareti ve fuhuşla mücadele etmek amacıyla 2011 yılında başlatılmıştı.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Bişkek’te “Kazak-Kırgız-bir doğmuş” toplantısı yapıldı

Kazakistan ve Kırgızistan arasındaki sosyal ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için “Kazak-Kırgız-bir doğmuş” platformu biraraya geldi

30.05.2018

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te 28 Mayıs tarihinde “Kazak-Kırgız-bir doğmuş” tartışma platformunun toplantısı yapıldı.

Bişkek’teki Kazakistan Büyükelçiliği basın hizmetinden verilen bilgiye göre, toplantıya Profesör J.Jorobekov, sinema yöneticisi B.Karagulov, “Kırgız tili” cemiyeti reisi R.Kurbanov, yazar M.Abakirov, M. Tentimishev, A. Sarmanbetov’un yanı sıra başka davetliler katıldı.

Kazak diplomat Karim Kokrekbaev yaptığı açıklamada, Kazakistan ve Kırgızistan liderleri Nursultan Nazarbayev ve Sooronbay Jeenbekov’un son dönemde dört kez buluştuklarını ve iki ülke ilişkilerini düzenleyen tarihi belgeler imzalıklarını söyledi.

Kazak diplomat, Kazakistan Büyükelçiliği olarak iki ülke arasındaki kardeşlik, iyi komşuluk ve karşılıklı yararlı ilişkilerin daha da gelişmesine katkıda bulunacaklarını, kültürel ve ekonomik alanlarda işbirliğini geliştirmek için çaba harcadıklarını belirtti.

Toplantıda Zh.Zhorobekov dini ve etnik çatışmalar dünyanın gündemini meşgul eden mevcut koşullarda Kazakistan’ın çok etnikli ve çok inançlı bir toplum inşa etme modeli birçok ülke için örnek olacağını söyledi.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

DOĞU TÜRKİSTANLI ALİM ABDULAHAD MAHDUM DA ŞEHİD OLDU!

Doğu Türkistan’lı alim Abdulahad Mahdum’un Çin hapishanesinde şehid olduğu haberi üzerine TÜRKİSTANDER Başkanı Burhan Kavuncu aşağıdaki açıklamayı yaptı:

 

2017 yılından beri zindanda olan Doğu Türkistanlı alimlerden Abdulahad Mahdum’un tahminen geçtiğimiz Kasım ayında hapishanede hayatını kaybettiği açıklandı.Şehid’in naaşını ailesine teslim etmeyen Çinli yetkililer, öldüğünü de uzun zaman gizlediler. Ailenin görüşme talepleri üzerine, Abdulahad Mahdum’un vefat ettiği bildirildi.

Çin zindanlarında bundan önce de Abdulhamid Damolla ve Muhammed Salih Damolla (Damolla hoca, öğretmen demektir) da öldürülmüştü.

Doğu Türkistan’ı 1949 yılından beri işgal altında tutan Çin hükümeti, bir milyondan fazla Uygur ve Kazak asıllı Türkistanlı müslümanı hapishanelerde tutuyor. Herhangi bir eylem- çatışma olmamasına ragmen terörle suçlanan Türkistanlılardan yüzlercesi idam edildi.

Doğu Türkistanlıların oruç, namaz gibi ibadetlerini yerine getirmeleri, müslüman isimlerini kullanmaları yasak olduğu gibi, Çinli erkeklerle evlenmeye, alkol almaya zorlama uygulamaları uzun süreden beri devam ediyor. Son aylarda “eğitim” ve “zorunlu yer değiştirme” adı altında Doğu Türkistan’da etnik temizlik başlatılmıştı. Bütün bunların sonucu olarak Doğu Türkistan’daki Çinli nüfusu %70’lere yaklaştı.

Doğu Türkistan’da “üstadları üstadı, allameler alimi” olarak tanınan Abdulahad Mahdum 86 yaşındaydı. Üstad’ın şehid edildiği haberi ailesi tarafından da doğrulandı. Ailesinin verdiği bilgiye göre merhum tutuklandığında yatalak hasta idi. Buna ragmen, sadece İslam alimi olduğu için hapsedildi. Şehadet haberi ve naaşı gizli tutuldu.

Türkistan halkının ve dünya müslümanlarının başı sağolsun. Allah’tan Doğu Türkistanlı müslümanların acısını dindirmesini ve bir an önce özgürlüğe kavuşturmasını niyaz ediyoruz.

Bir millet düşmanı üzerinden galip gelmeyinceye kadar Şehitleri ile gurur duyacak yüzleri olmayacaktır. (Şehit Abdulahad Han MAHDUM)

Devami

Kazakistan’da ilkokula kayıt 5 yaşında olacak

Kazakistan’da Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan yeni yönetmeliğe göre 5 yaşındaki çocuklar, bu yıldan itibaren birinci sınıfa gidebilirler.

29.05.2018

Kazakistan Eğitim ve Bilim Bakanlığı, çocukların okula kabulüne ilişkin yeni kuralları onayladı.

Bakanlığın basın servisinde yer alan habere göre, cari takvim yılında 7 yaş yaşını dolduran ve 6 yaşını dolduracak olan tüm çocuklar artık ilkokula kaydı yapılacak.

Buna göre, Eylül-Aralık aylarında doğan ve takvim yılının bitiminde 6 yaşını dolduracak olan 5 yaşındaki çocuklar, bu yıldan itibaren birinci sınıfa gidebilirler.

Eğitime kabul edilmesinin reddedilmesi durumunda, veliler veya öğrencinin yasal temsilcileri ikamet yerinde bulunan yerel eğitim otoritelerine müracaat edecekler denildi Eğitim Bakanlığı bildirisinde.
Eğitime başlayacak çocukların dokümanları 1 Haziran’dan 30 Ağustos’a kadar kabul edilecek. Bu belgeler listesinden ikamet yerinden alınan belge çıkartıldı.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Tacik bebek ülke nüfusunu 9 milyon yaptı

Doğumuyla Tacikistan nüfusunu 9 milyona ulaştıran bebeğin ailesine yeni bir ev hediye edildi

29.05.2018

Tacikistan’da 26 Mayıs tarihinde doğan kız çocuğu ile ülke nüfusu tam olarak 9 milyon oldu.

Ulusal haber ajansı Khovar başkentte bir doğumevinde 3.6 kg ağırlığında ve boyu 51 cm olarak doğan kız çocuğun 28 yaşındaki annesi Nazira Mullojonova Tacikistan emek ve istihdam Ajansında uzman olarak çalışıyor. Anne ve çocuğunun sağlık durumu gayet iyi durumda.

Ozodi Radyosuna konuşan Nazira sabah ulusal haber ajansının haberini aldığında ona önce inanmadığını söyledi. Genç anne, “Bana çocuğumun Tacikistan nüfusunu 9 milyona ulaştırdığını söylediler. Benim bundan haberim yoktu. Bu beni iki kat mutlu etmiştir” dedi.

Tacikistan Cumhurbaşkanı bu anneyi yeni doğmuş bebeği ile kutladı ve Duşanbe Belediye Başkanına aileye yeni bir daire verilmesi talimatı verdi.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami