Kırgızistan’da sansasyon: Kaçak muhalif lider başbakan olur iddiası

Kırgızistan’ın ana muhalefet partisi lideri Babanov’un başbakan olabileceği iddia edildi.

Kırgızistan’da sansasyon bir haber yayınlandı. Habere göre, şu anda kaçak durumda olan Kırgızistan’ın ana muhalefet partisi “Respublika – Ata Jurt Partiyası” lideri Ömürbek Babanov‘un başbakan olabileceği iddia edildi.

Kırgız milletvekilleri ve siyaset bilimciler şimdiki Başbakan Muhammedkaliy Abylgaziev’in kabineyi elinde tutamayacağına inanmaktadırlar.

Başbakan Muhammedkalyy Abylgaziyev hükümeti muhtemelen yeni yıldan sonra dağılacak. Bu görüşü eski milletvekili Alisher Mamasaliev’ “Maral” radyosuna verdiği bir röportajda dile getirdi. Ona göre, mevcut kabinenin öncekilerden hiç farklı olmadı.

Eski milletvekili Mamasaliev yaptığı açıklamada, “Herkes için hükümetin düşeceği açıktır, ama yeni yıla kadar görevde kalacaktır. Başbakanın sorumluluğu özel komisyon tarafından değerlendirilecek. Hükümet resmi yetlilisi büyük miktarda rüşvet ile yakalanıyor, bu toplum için çok büyük bir sinyaldir” dedi.

Söz konusu olan Ulaştırma ve Karayolları Bakan Yardımcısı Azimkan Zhusubaliyev’in 50 bin dolarlık rüşvet alırken tutuklanmasıdır. O, belli bir ücret karşılığında yabancı şirketin çıkarları için lobi yapmayı kabul etmişti.
Fakat bu bütün hükümetin istifa etmesi için yeterli sebep midir?

Siyaset uzmanı Mars Sariev, Vesti.kg ‘a verdiği demeçte, “Büyük olasılıkla kabinenin önümüzdeki yılın başında istifa olasılığı çok yüksek” dedi. Rüşvete karşı başlatılan yeni savaş dalgasında böyle olayın yaşanması görevlilerin görevlerini yerine getirmesi için ahlaki engel olabilir” dedi.

Mars Sariev ilkbaharda şu anda kaçak olan eski başbakanlardan Ömürbek Babanov’un siyasi arenaya geri dönebileceğini öne sürdü. “Eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’in Babanov’a sıcak mesajlar göndermesi boşuna değil. Bunun yanında Ömürbek Tekebaev ve Duishenkul Chotonov gibi politikacılar da rehabilite edilebilirler.

Kırgızistan’da siyasi çalkantılar devam etmektedir. Özellikle eski ve yeni Cumhurbaşkanlarının kendi aralarındaki mücadeleleri gündemi meşgul etmektedir. Bu da siyaseti yöneten güçlerin yeniden şekillenmesi anlamına gelebilir.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Kırgızistan’da yeni Ceza Kanunu uygulanacak

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni ilk kabul eden Orta Asya ülkesi Kırgızistan’da yeni yıl itibariyle yeni ceza yasası uygulanmaya başlayacak

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov, insan haklarının korunmasını devletin öncelikli görevi olduğunu belirterek ülkesinin bu alanda uluslararası standartlara uyduğunu söyledi.

Bişkek’te İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 70. yıldönümünü kutlandı. Kırgızistan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni Orta Asya ülkelerinden kabul eden ilk ülke. 10 Aralık’ta “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Kırgızistan’da Anayasal düzen ve Parlamenter Demokrasinin esasıdır” adlı toplantıda konuşan devlet başkanı Sooronbay Jeenbekov “insan haklarının korunması devletin birincil sorumluluğudur. Bu bildiride yer alan fikirler, Kırgız toplumunun zihniyetine ve dünya görüşüne tekabül ediyor”, dedi.

Ancak Kırgızistanlı siyasetçiler ve insan hakları savunucuları, ülkede insan haklarının hâlâ ihlal edildiğine ve devletin imajını zedeleyen siyasi tutsakların bulunduğuna inanıyorlar.

Öte yandan Kırgızistan’da 2019 den itibaren yeni Ceza Kanunu uygulanacak.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov, “Yeni Yıldan itibaren yeni yasal normlar çerçevesinde yaşamaya başlayacağız. Yargılama öncesi soruşturma eylemleri, adli yargılama, mahkeme kararlarının icrası yeni kanun ve kuralların normlarına uygun olacak” açıklamasında bulundu.

Kırgız siyasetçisi Ravshan Dzheenbekov, insan haklarına saygı duyduğunu söyleyen devlet başkanının gerçekleri abarttığına inanıyor. “Belki de devlet başkanı diğer alanlara atıfta bulunuyor. Bu konuşma özgürlüğü ve barışçıl toplanma özgürlüğü alanlarında ilerlemelerdir. Ancak insan hakları konusunda, ileriye yönelik ciddi bir adım atmadık. Kırgızistan insan haklarına tecavüz eden bir ülkeydi ve bu alanda hiçbir değişim yaşanmamıştır” iddiasında bulundu.

Sooronbay Jeenbekov’un Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinden sonra halk onun siyasi tutuklular konusuna daha fazla ilgi göstermesini bekledi. Toplamda 13 siyasi tutuklu var, Ata-Meken partisi lideri Ömürbek Tekebaev dışında bunların hepsi “iktidarı zorla ele geçirmek” iddiasıyla suçlanıyor. Ancak, Ravshan Dzheenbekov’a göre, bugüne kadar cumhurbaşkanı, emniyet güçleri ve yargı organları siyasi tutukluların durumlarını gözden geçireceklerine dair hiçbir sinyal vermediler.

Ravshan Dzheenbekova göre, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni Ceza Yasası umut vermiyor. Çünkü sorun yasalarda değil. Sorun şu ki devlet başkanı, başbakan, parlamento, yargı sistemi bir bütün olarak açıklık ve şeffaflık, rekabet, kamusal kontrol ve sorumluluk ilkelerini kabul etmiyor. Bundan dolayı yasalar da çalışmıyor.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Özbekistan rejiminin Anayasal sorunları

Uzun süren baskıcı Kerimov döneminin ardından göreve gelen Özbek lider Mirziyayev döneminde Özbekistan’ın dış dünyaya açılma politikaları da devam etmektedir

Özbekistan’da her sene 8 Aralık Anayasa günü olarak kutlanıyor. Ülke bağımsızlığının ikinci senesi, yani 1992 yılında kabul edilen Özbekistan Anayasasısın 26’ncı yıldönümü Taşkent’te geçen Cuma günü yapıldı.

Gelenek olarak Devlet Başkanı Şevket Mirziyayev bu toplantıda bir konuşma yaptı. Bu konuşmasında Mirziyayev, ülkesindeki anayasal sorunlardan daha fazla gündemle ilgili konular üzerinde durdu. Mirziyayev konuşmasında “Ne yazık ki, bazı yargıçlar tarafından bazı adaletsiz kararlar hala verilmekte ve bu vatandaşların adalet yönetimine olan güvenini baltalamaktadır. Bu yüzden Yargıtay, yani Yüksek Mahkemesi bünyesinde bir Yargı Okulu kurmayı teklif ediyorum”, dedi.

Özbek lider göreve geldiği 2016 senesinde de “devletin tam olarak çalışmadığını ve hükümetin halkın talepleri karşısında etkisiz kaldığını” vurgulamıştı.

Özbekistan’ı 1989-2016 yıllar arasında yöneten İslam Kerimov dönemi sadece Anayasa kurallarının değil, önemli devlet kurumlarının çalışma ilkelerini belirleyen yasaların bile uygulanmadığını ve hatta bazı kurumların yasal zemin olmadan çalıştığını göstermektedir. Örneğin, Özbekistan’ın “derin devleti ” olarak bilinen ve Sovyet KGB’sinin yerel şubesi olan Milli Güvenlik Hizmeti (Özbekçe: Milliy Havfsızlık Hizmatı) hiçbir yasal zemin olmadan 27 yıl boyunca ülkede baskı, fişleme ve işkence yöntemlerini uygulamıştır. Bu istihbarat kurumu ancak yeni yönetimin göreve gelmesi ile yasal zemine kavuşmuş ve adı Devlet Güvenlik (Havfsızlık) Hizmeti olarak değiştirilmiştir.

Özbekistan Anayasasında, Devlet Başkanının Anayasayı uygulama ve insan haklarını koruma garantörü olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen eski Başkan İslam Kerimov’un kendisi Anayasayı sürekli ihlal etmekten geri durmamıştır. Anayasaya göre iki dönem görevde kalması gereken Kerimov bu sayıyı altıya çıkararak 10 sene yerine 27 sene Devlet Başkanlığı yaptı. Hileli ve göstermelik 4 seçim ve 2 halk oylamasıyla Anayasanın ilgili maddelerini değiştirerek ölümüne kadar Devlet Başkanlığı görevini sürdürdü.

8 Aralık Anayasa günü dolayısıyla konuşmasında yeni başkan Mirziyayev, Anayasada belirtilen yönetim erklerinin kendi görevlerini tam olarak yerine getirmediğini tenkit etti. Yani birbirinden bağımsız ve birbirinin denetleyici olarak çalışması gereken Parlamento (Oliy Majlis), Bakanlar Kurulu ve Yargı idareleri Anayasada belirtilen görevlerini başaramamaktadırlar” dedi. Mirziyayev Parlamento’yı tenkit ederken “Oliy Meclisin, ülke kalkınmasının güncel konuları tartışılan merkez olamadığı ve milletvekillerinin bu konularda açık pozisyonlarının olmadığını” söyledi.

Bakanlar Kurulunun çalışmalarına da itirazı olan Mirziyayev Yürütme faaliyetlerinin gerçek bir yürütme gücüne dönüştürmek için “tümüyle gözden geçirilmesi gerektiğini” belirtti.

Doğal zenginlikleri ve yeterli işçi gücüne sahip olan Özbekistan’ın ağır ekonomik ve sosyal sorunlar yaşadığı bilinmektedir. Ülkede yolsuzluk had sayfaya gelmiş, ağır kış şartlarında doğal gaz zengini olan ülkede bazı büyükşehirler, il ve ilçe merkezleri dahil olmak üzere özellikle kırsal yerleşimlerde insanlar evlerine ısıtma sorunu ile karşı karşıyadırlar.

Bu sorunların temelinde katı merkeziyetçi yönetim tarzı, yolsuzlukları bir türlü aşamayan bürokrasi, sivil toplum ve hukuk devleti ilkelerinin tam olarak geçerli olmaması yatmaktadır.

Şevket Mirziyayev yönetimindeki bazı olumlu gelişmeler

İslam Kerimov’un vefatından sonra yönetimin başına geçen şimdiki devlet başkanı  Şevket Mirziyayev işe yönetim kadrolarındaki önemli değişiklerle başladı. Örnegin, Kerimov döneminin “derin devleti” olarak kabul edilen istihbarat servisinin faaliyetleri yasal zemine oturtuldu ve Başkanı dahil olmak üzere önemli sayıdaki yöneticileri değiştirildi.

Mirziyayev Orta Asya’da açılım politikalarını başlattı ve eski dönemde savaş noktasına gelen Özbek-Kırgız, Özbek-Tacik ilişkilerinde şimdilerde kardeşlik ve işbirliği ortamı yaratıldı ve bu ülkeler ile sınırlar karşılıklı olarak açıldı.

Bunun yanında eski dönemde kapalı durumda olan Özbekistan’ın dış dünyaya açılma politikaları da devam etmektedir. Türkiye’de dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesi ile karşılıklı vizesiz seyahat anlaşmaları imzalandı, ülkeye gelen yabancı turistler sayısı da gittikçe artmaktadır.

Geçen sene Anayasa günü dolayısıyla 2 binden fazla, bu sene ise 200’den fazla tutuklu hapishanelerden serbest bırakılmıştır. Bunlar arasında siyasi, dini muhalefet üyeleri ve insan hakları savunucuları da vardır.

Geçen iki yılda 20 bin kişinin ismi Kerimov döneminde Müslümanlara baskı için oluşturulan “kara listelerden” çıkartıldı. Ama ülkede halen kamu alanında başörtüsü yasağı devam etmekte, bazı bölgelerde çocukların mescitlere gitmesi engellenmektedir.

Son 3 ayda internet erişimi, Facebook ve Youtube ağlarına erişimin kısıtlanmasına rağmen devlet kontrolündeki kun.uz, sof.uz, xabar.uz, turon24.uz sayfaları etkinliklerini artırmakta, bu medya organlarında merkezi ve yerel yönetimlere ciddi eleştirileri içeren haber ve analizleri okumak mümkündür.

Namoz Normumin Mohammad

 

https://www.dunyabulteni.net

Devami

Özbek polisi Kur’an’a el basarak yemin etti

Özbekistan’da Kerimov sonrası iktidara gelen Mirziyayev’in başlattığı yolsuzluk operasyonları bir yandan devam ederken başkent yakınındaki ilçede polisler yolsuzluk yapmayacaklarına dair Kur’an’a el basarak yemin etti

Özbekistan‘ın başkenti yakınlarındaki bir bölgede polis, geçen hafta Kur’an-ı Kerim’e el basarak “rüşvet vermeyeceğine” ya da “gasp yapmaya girişmeyeceklerine” dair yemin etti.

Yemin, Başkan Şevket Mirziyayev’in Eylül 2016’da iktidara gelmesinden bu yana kendisini bir yolsuzluk savaşçısı olarak konumlandırma çabasına uyuyor.

Özbekistan İçişleri Bakanlığı’ndaki kaynaklar, yemin töreninin Mirziyayev’in cumhurbaşkanlığı kararnamesi altında başlatılan bir ‘devlet karşıtı yolsuzlukla mücadele programı’nın parçası olduğunu söyledi.

İsminin verilmesini istemeyen bir İçişleri Bakanlığı kaynağı, üç eğitim oturumunda yer aldığını ve yemin töreninin bölge polis teşkilatından bir emirden ziyade ilçe polis teşkilatı için zorunlu olduğunu söyledi.

Başkan verdiği demeçte, bütün polisin Kuran’a elini koyması ve iyi polisler olma sözü vermesi için cumhurbaşkanı veya İçişleri Bakanlığı’ndan doğrudan bir emir olmadığını söyledi. Yine de, yemin törenine katılmak üzere Yukorichirchik ilçesinden baş imam çağrıldı ve tüm memurlar Kur’an’a el basarak yemin etme törenine katıldı.

Sosyal medyada pek çok Özbek, ülkenin polisinin eski cumhurbaşkanı İslam Kerimov döneminde 26 yıl boyunca Kur’an-ı Kerim’den uzak yaşadığını söyledi.

Yolsuzluğun Uzun Tarihi

Özbekistan polisi uzun süredir tutuklulara kötü muamele etmek, gasp etmek, rüşvet almak ve diğer yolsuzluk biçimleri yüzünden yoğun eleştiri aldı.

2017 yılının başında Mirziyayev, 4 bin 500’den fazla polis memurunun Kerimov’un ölümünün ardından Eylül 2016’da iktidara gelmesinden bu yana “rüşvet ve kötüye kullanım” suçundan kovulduğunu söyledi. Bazı üst düzey kolluk görevlileri 2017 ve 2018 yıllarında yolsuzluk suçlamalarıyla ve yetkilerini aşmak suçlamaları sebebiyle tutuklandı. Bunlar arasında 22 Şubat’ta rüşvet alma ve görevi kötüye kullanma suçlamasıyla tutuklanan eski Başsavcı General Rashid Qodirov da var Qodirov’un tutuklanmasından bir ay sonra, düzinelerce başka kolluk görevlisi de dava ile bağlantılı olarak tutuklandı.

Mirziyayev’in iktidara gelmesinden bu yana, Özbekistan’ın Devlet Güvenlik Servisi olarak bilinen, bir zamanların en güçlü güvenlik aygıtındaki üst düzey yetkilileri de görevden alındı ​​ve yolsuzluk suçlamalarından tutuklandı. Hüküm giyenler, 16 yıla kadar hapis cezasına çarptırıldılar.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Taşkent’te 2 bin 300 kişilik caminin açılışı yapıldı

Taşkent’te 2 bin 300 kişiye aynı anda hizmet verebilecek bir cami inşa edildi

Özbekistan‘ın başkenti Taşkent‘in Mirzo-Ulugbek ilçesinde 2 bin 300 kişilik Oltintepa camiinin açılışı gerçekleştirildi.

Açılış törenine bilim adamları, imamlar, medya temsilcileri katıldı.

Caminin inşaatı Ağustos 2016’da başlamıştı. Cami iki yıl ve dört ay içinde tamamlandı ve hashar yöntemi ile inşa edildi. Cami, büyük bir mavi kubbeyle çevrilmiş olup, ibadethaneler için geniş bir alan, geniş bir avlu sunmaktadır.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Диний экстремистик гуруҳларга алоқадор кўрилган 20 мингдан зиёд фуқаро назoратдан чиқарилди.Diniy ekstremistik guruhlarga aloqador ko‘rilgan 20 mingdan ziyod fuqaro nazoratdan chiqarildi

(krıl va lotında)

Президент Шавкат Мирзиёев диний экстремистик гуруҳларга алоқадор кўрилган 20 мингдан зиёд фуқаро назоратдан чиқарилганини маълум қилди.

Конституция қабул қилинганининг 26 йиллигига бағишланган маърузасида президент: “Бир пайтлар диний экстремистик гуруҳларга алоқаси бор, деб назоратга олинган 20 мингдан зиёд фуқаро “махсус ҳисоблар”дан чиқарилди. Ман этилган ташкилотларга адашиб кириб қолган, қилмишига пушаймон бўлиб, тузалиш йўлига ўтган фуқароларнинг мурожаатларини кўриб чиқиш бўйича Республика идоралараро комиссияси тузилди”, деб маълум қилди.

Шу кунги нутқида президент Конституция куни муносабати “қилмишидан пушаймон бўлиб, тузалиш йўлига қатъий ўтган” ва айни пайтда озодликдан маҳрум этиш жазосини ўтаётган 136 шахсни афв этиш бўйича махсус Фармон имзолаганини билдирди.

Президент Мирзиёев ўтган йилнинг 1 сентябрида мамлакатда “диний-экстремист оқим аъзолари рўйхати”да бўлган 17 минг одамдан 16 минг нафари назоратдан чиқарилгани, улардан 9 минг 500 нафари иш билан таъминланганини айтган эди.

Prezident Shavkat Mirziyoyev diniy ekstremistik guruhlarga aloqador ko‘rilgan 20 mingdan ziyod fuqaro nazoratdan chiqarilganini ma’lum qildi.

Konstitutsiya qabul qilinganining 26 yilligiga bag‘ishlangan ma’ruzasida prezident: “Bir paytlar diniy ekstremistik guruhlarga aloqasi bor, deb nazoratga olingan 20 mingdan ziyod fuqaro “maxsus hisoblar”dan chiqarildi. Man etilgan tashkilotlarga adashib kirib qolgan, qilmishiga pushaymon bo‘lib, tuzalish yo‘liga o‘tgan fuqarolarning murojaatlarini ko‘rib chiqish bo‘yicha Respublika idoralararo komissiyasi tuzildi”, deb ma’lum qildi.

Shu kungi nutqida prezident Konstitutsiya kuni munosabati “qilmishidan pushaymon bo‘lib, tuzalish yo‘liga qat’iy o‘tgan” va ayni paytda ozodlikdan mahrum etish jazosini o‘tayotgan 136 shaxsni afv etish bo‘yicha maxsus Farmon imzolaganini bildirdi.

Prezident Mirziyoyev o‘tgan yilning 1 sentyabrida mamlakatda “diniy-ekstremist oqim a’zolari ro‘yxati”da bo‘lgan 17 ming odamdan 16 ming nafari nazoratdan chiqarilgani, ulardan 9 ming 500 nafari ish bilan ta’minlanganini aytgan edi.

Ozodlık
https://www.ozodlik.org/a/29646047.html
Devami

Türkmenistan ekonomisine özelleştirme çözümü

Türkmen lider ülkesinde özelleştirmeyi hızlandırarak, pazar ekonomisine dönüş yapacaklarını açıkladı

Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhamedov 5 Aralık’ta yapılan hükümet  toplantısında ülkesinin 2019’daki önemli konularını; devlet işletmelerinin özelleştirilmesini hızlandırmak, piyasa kurumlarını güçlendirmek ve özel sektörü teşvik etmek olarak açıkladı.

Devlet Başkanı ayrıca, özelleştirme için ana mekanizmaların devlet hisselerinin satılacağı borsanın oluşturulması ve açık rekabetçi ihale organizasyonu olduğunu belirtti.

Rus Interfax ajansı Türkmen liderin konuşmasındaki “serbest rekabetin gelişimi” ve “özel girişim inisiyatifinin desteklenmesi” sözlerine dikkat çekti. Türkmenistan’ın son yıllarda izlediği ekonomik politikalar kamunun ekonomideki payını
arttırmaya ve özel girişimciliğe yeni kısıtlamalar getirmeye yönelik idi. Berdimukhamedov yine “Bu açılımlar yatırımcılarla işbirliğini genişletmek için büyük bir fırsattır” dedi.

Hükümet toplantısında, 2018 yılının 11 ayı ekonomik kalkınma sonuçlarının analizi yapıldı. Toplantıda “kriz” kelimesi hiç söylenmemesine rağmen, 2016’nın sonundan beri Türkmenistan ekonomisi büyük zorluklarla karşılaşıyor. Ülkede uzun zamandır un, şeker ve diğer gıda ürünleri teminatında sıkıntı yaşanıyor, bu da fiyatların zaman zaman yükselmesine neden oluyor. İnsanlar sabahtan akşama kadar kuyruklarda kalabalıklar oluşturuyor. Onlar en azından yiyeceklerden bir şey elde etmeye çalışıyorlar. Durum o kadar kötü ki bazı bölgelerde Türkmenler sığırları beslemek için kullanılan kepek almaya da hazırlar.

Ülkede ATM’lerde para çekmek neredeyse imkansız durumda, gaz, su, elektrik ve tuz için devlet destekleri iptal edildi. İşsizliğin artması nedeniyle başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere işçi göçü her geçen gün artıyor. Son zamanlarda yetkililer dolaylı olarak bu sorunun varlığını kabul ettiler ve 30- 40 yaş arası insanların yurt dışına çıkmalarını neredeyse yasakladılar.

Son alınan kararlarla hangi devlet işletmelerin özelleştirileceği ve yetkililerin ülkeye yatırımcıları hangi koşullarda çekeceği de bilinmemektedir. Türkmenistan, ekonomi alanı da dahil olmak üzere sivil özgürlüklerlerin durumunu değerlendiren tüm derecelendirmelerde son derece düşük pozisyonlardadır.

Freedom House kurumu yıllık raporunda Türkmenistan’ı “özgür olmayan” bir ülke olarak tanıttı ve devlet organlarındaki yolsuzluklara dikkat çekti.

Heritage kurumu ise ekonomik özgürlüklari konu alan değerlendirmesinde Türkmenistan’daki yatırımların güvensizliğine, otokratik hükümete, yüksek düzeyde yolsuzluğa ve düşen petrol fiyatlarının dev bütçe harcamalarını karşılamadığına dikkat çekti.
www.dunyabulteni.net

Devami

Şehid Kerem Qari için Medine’de Gıyabi Cenaze Namazı Kılındı

Doğu Türkistanlı alim Abdulkerim Abdulveli Kerem Qari’nin şehadet haberi, bütün İslam dünyasında üzüntüyle karşılandı. Medine’de bulunan Türkiyeli ve Türkistanlı müslümanlar, bugün Öğle namazından sonra Ravza-i Mutahhara (Peygamber efendimizin kabri) yanında gıyabi cenaze namazı kıldılar.

Cenaze namazına katılanlar Abdulkerim Abdulveli’nin şehadetrinin kabulü için dua ettiler. Ayrıca Doğu Türkistan halkının zulümden kurtularak bir an önce feraha ermesi ve İslam âleminin zilletten kurtuluşu için Allahu zülcelal  hazretlerine niyazda bulunuldu. Bazı kardeşler, Umre yaparak şehidimize hediye edeceklerini bildirdiler.

Medine’den yükselen feryadımızın, ümmetin birliğine ve zulmün ortadan kalkmasına bir başlangıç olur ümidiyle, yapılan dualara biz Türkistanlılar da bulunduğumuz yerlerden “amin” diyoruz.

 

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

 

Devami

Çin, Doğu Türkistan’a Zulme Son Ver!

Türk Ocakları Genel Merkezi, Doğu Türkistan’daki zulümlere karşı imza kampanyası başlattı

DOĞU TÜRKİSTAN’DA İNSAN HAKLARI İHLÂLLERİNE SON VERİLSİN

1949’da Çin tarafından işgal edilen ve 1955’de “Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi” adıyla Çin tarzı özerk bölgeye çevrilen Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan halkı son yıllarda daha önce eşi benzeri görülmemiş baskı ve zulüm politikalarına maruz durumdadır.

Çin Devleti, Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan halkını kitlesel bir biçimde sözde “eğitim kampları”nda tutmaktadır. Araştırmacılar yaklaşık olarak bir milyon kişinin yargılama olmaksızın kamplarda tutuklu bulunduğunu tahmin etmektedir. Bu tutuklular katı bir gözetim altında, psikolojik baskılara tabi tutulmakta, ana dillerini , dinlerini ve kültürlerini terk etmeye zorlanmaktadırlar. Kampların dışındaki Müslüman Türk halk ise çok yoğun izleme sistemleri, kontrol noktaları ve kişilerin birbirlerini gözetlemeleri gibi temel insan haklarını alenen ayaklar altına alan yollarla büyük bir baskı altında yaşamaktadırlar.

Bu şekilde devam etmesi hâlinde, emsali görülmemiş bir soykırıma dönüşecek olan bu uygulama ve baskıların gündeme getirilmesi, asla Çin’in iç işlerine karışmak olarak değerlendirilmemeli; ekonomik ve stratejik işbirliği düşünülerek milyonlarca Müslüman Türk’ün, tüm dünyanın gözü önünde asimilasyona uğramasına izin verilmemelidir.

Aşağıda imzası bulunan bizler;

Çin’in, Doğu Türkistan’da uzun süredir “terörizm ve dinî aşırılık” bahanesiyle devam ettirdiği bu ırkçı tutumundan, insan hakları ve inanç hürriyeti kısıtlamalarından ve “yeniden eğitim kampları” adıyla açık hava hapishanesi şeklinde kurduğu çağdaş Nazi işkence kamplarından bir an önce vazgeçmesi, yasadışı bir şekilde gözaltında tuttuğu bir milyondan fazla Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakması çağrısında bulunuyor; başta Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri olmak üzere uluslararası toplumu bu konuda duyarlı davranmaya ve çözüm üretmeye davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygı ile arz ederiz.

 

“Çin devletinin Doğu Türkistan’da hayatın her alanında uyguladığı baskı ve zulmü şiddetle telin ediyor, bir milyondan fazla Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakması için kampanyaya destek veriyorum.”

 

 

KAMPANYAYA SANAL İMZA İLE KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ 

Devami

Orta Asya’nın en büyük havalimanları

04.12.2018

Orta Asya’nın beş ülkesindeki havalimanları ve kapasiteleri ile ilgili yapılan araştırmada en fazla ve yoğun hava trafiğinin Kazakistan’da olduğu ortaya çıktı.

Orta Asya ülkeleri arasında havalimanı yoğunluğu açısından en büyük ülkenin Kazakistan olduğu ortaya çıktı.

Kazakistan

Kazakistan’ın en büyük havalimanı 1935’ten beri hizmet veren ve 2012’de Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT)’nin en iyisi olarak kabul edilen Almatı havalimanı. Yıl içinde Almatı havaalanı dört milyondan fazla yolcuya hizmet veriyor.
Kazakistan’ın havalimanlarından iç hat uçuş sayısı bakımından ikincisi sırada Astana havalimanı. 2012 yılında bu havaalanı yurt içi ve yurtdışı olmak üzere iki milyondan fazla yolcuya hizmet verdi.
2011 yılında gerçekleştirilen modernizasyon sayesinde Aktau Havalimanı BDT’nin en iyi havalimanı olmuştu. Kazakistan 25 ana havalimanı ve ülkenin 7 bölgesinde 19 bölgesel havalimanlarına sahip.

Tacikistan

Duşanbe’deki havalimanı, Tacikistan’ın en büyük ve en yoğun havalimanı. 2017 yılının sonunda Duşanbe havaalanının yıllık yolcu trafiği 1 milyon 305 bin kişiye ulaştı. Khujand havalimanı Duşanbe Uluslararası Havaalanı’ndan sonra ülkenin ikinci en yoğun havalimanı ve Tacikistan’daki dört uluslararası havalimanından biri.

Özbekistan

Özbekistan’ın en büyük havaalanı Taşkent havaalanı. Bu Orta Asya ülkelerinin en büyük havaalanlarından biri ve yıllık yolcu trafiği 3 milyondan fazla kişi. 2017’nin sonu itibariyle, eski Sovyetler Birliği’ndeki en işlek havaalanları arasında 18’nci sırada.

Taşkent Uluslararası Havaalanı, BDT ülkeleri ve Avrupa’dan Güneydoğu, Güney ve Doğu Asya’ya ve hava ile Avrupa ve Asya arasındaki rotaların kesiştiği noktada olduğu için uygun bir coğrafi konuma sahip. Havaalanı, dünyanın birçok büyük şehri ve neredeyse tüm Özbekistan bölgesel merkezleri ile hava yolları ile bağlantılı. Bu havalimanı birkaç kez yeniden inşa edildi ve genişletildi, şu anda iki yolcu terminali var.

Türkmenistan

Aşkabat Havalimanı Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ın uluslararası havalimanı. 2016 yılında inşa edilen yeni hava terminalinin kapasitesi saatte bin 600 yolcu.

Kırgızistan

Manas Uluslararası Havaalanı, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’in havalimanı. Manas eski Kırgız destanı kahramanının adı ve yazar Chingiz Aitmatov’un inisiyatifi üzerine bu isim verilmiş.
Oş – Oş Uluslararası Havalimanı’nın temel amacı, Kırgızistan’ın güney bölgesinin tamamı için hava taşımacılığı ihtiyaçları sağlamak.

Türkistander Haber Merkezi

Devami