İşgalci Çin ünlü ilim adamı Alim Ahat’ı tutukladı

 

Doğu Türkistan’da keyfi tutuklamalarına ara vermeden devam eden Çin yönetimi, din adamları ve ünlü sanatçıların yanı sıra bilim adamlarınıda tutukladığı herkesçe biliniyor.

TÜRKÇEYİ BİLGİSAYARA TAŞIMIŞTI

Son gelen bilgilere göre Uygur Soft’ın kurucusu ünlü matematikçi ve Doğu Türkistan (Xinjiang-Sincan) Üniversitesinin oğretim üyesi profesör Alim Ahat’ın Çin polisleri tarafından gözaltına alındığı öğrenildi.
Ünlü profesör master eğitimini Japonya da tamamladıktan sonra vatanı Doğu Türkistan’a donmuş ve 90 lı yılların sonlarından itibaren Uygur , Kazak, Kırgız Türkçelerinin bilgisayar ortamına taşınmasına imza atarak önemli gelişmeler kaydetmişti.
Halı hazırda dünya çapında kullanıla gelen windows sistemindeki Uygur Türkçesi onun eseri. Profesörün neden tutuklandığı bilinmezken nerede ve ne durumda olduğu da bilinmiyor.

MUHAMMED ALİ ATAYURT

turkistanpress

Devami

DOĞU TÜRKİSTAN’DA BİR ALİM DAHA HAPİSHANEDE ÖLDÜRÜLDÜ!

 

3 Aralık 2018

Doğu Türkistan’ın tanınmış alimlerinden Abdülkerim Abdülveli (Kirem Qari) de Çin hapishanesinde şehid düştü. Abdülkerim Abdulveli‘nin ölüm haberinin İsveç’te yaşayan kardeşi tarafından da doğrulandığını, DT Maarif Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan açıkladı. 1990’da işgalci Çin rejimi tarafından tutuklanarak bölücülük suçlamasıyla hapis cezası verilen Abdulkerim Abdulveli, 28 yıldan beri hapishanedeydi.

Bundan önce de Doğu Türkistan İslam alimlerinden Abdulhamid Damolla, Abdulahad Mahdum, Muhammed Salih Damolla ve Abdurreşid Hacim çeşitli Çin hapishanelerinde şehid edilmişti. Abdulkerim Abdulveli, son iki yıl içinde Çin devleti tarafından hapishanede öldürülen beşinci alim oldu.

Doğu Türkistan Maarif Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan’ın konuyla ilgili açıklaması şöyle:

Bir yıldızı daha kaybettik. Abdülkerim ABDULVELİ (Kirem Kari) hapiste Şehit Edildi.

1990 yılı mesnetsiz suçlamalarla tutuklanıp bölücülükten 12 senelik hapis cezasına çarptırılan büyük aydın, dini alim Kerem Kari (Abdulkerim ABDULVELİ) 12 sene sonrası da cezası hukuksuzca uzatılıp tek kişilik karanlık koğuşta tutuluyordu. 28 sene sonra Çin zindanlarında şehit olduğu haberi İsveç’te ikamet eden kardeşi Mehmet Emin ABDULVELİ tarafından teyit edilmiştir. Milletimizin ve ailesinin başı sağ olsun. Alim öldü alem öldü. Camiamız derin üzüntü ve yas içindedir. İnna Lillah ve inna ileyhi Raciun.
Abdulveli, Doğu Türkistan’da büyük din âlimi ve aydın bir kimse olarak sevilip sayılan bir mümtaz şahsiyettir. 1990 yıllarında gençler arasında ve ana vatanımızın genelinde maddi ve manevi değerlerimize sahip çıkma konusunda ciddi bir uyanış hareketi başlatmıştı. Yaptığı eğitim ve terbiye çalışmaları kısa bir zamanda halkın her kesiminden kabul ve takdir toplamıştı. Büyük alim Abdulkerim ABDULVELİ‘nin halk arasında yükselen saygı ve sevgisi, özellikle gençlerde üstada ve fikirlerine karşı artan teveccüh Çin yönetimini rahatsız etti.
Yaptığı çalışmalarının tamamen barışcı ve ilmi yönde olmasına rağmen işgalci Çin yönetimi 16 Mayıs 1990 yılında tutuklanıp bölücülükle suçlayarak kendisine 12 yıl hapis cezası verdi. Ancak bu 12 yıllık ceza bitmesine rağmen hukuksuz bir şekilde sürekli uzatılıp günümüze kadar esir tutulmuştur. Doğu Türkistan diasporası Abdülkerim Abdulveli Hocanın Çin esaretinden kurtulması için BM’de çalışmalar yürüttü. Kerem Abdulveli’nin (Kirem Kari) durumu hakkında İnsan Hakları İzleme Örgütü ve BM İnsan Hakları Komisyonu’nun toplantılarında, İslam işbirliği Teşkilatı gibi platformlarda gündeme getirilmişti. Ayrıca Uluslararası Af Örgütü 2014 yılının Nisan ayını  “Abdülkerim Abdulveli ayı” olarak ilan etmiştir.
Geçen bir sene içerisinde bir çok büyük dini alim, akademisyen, bilim adamlarımız, ünlü iş adamları ve sanatçılarımız Çinliler tarafından zindanlarda şehit edildi. İslam aleminin suskunluğu Çin’in Doğu Türkistan’da sürdürmekte olduğu cinayet ve devlet teröründe daha da cesaret vermektedir. Milletimiz tamamen derdest edilmiş ve beka tehlikesinin kenarına gelmiştir ve bu durumda yüce Allah’tan Türkistan halkını muhafaza eylemesini niyaz ederiz.
Hidayet OĞUZHAN (Doğu Türkistan Maarif Derneği ve Doğu Türkistan STK’lar Birliği Başkanı)

 

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Kırgızlar Çin’de kaybolan akrabaları için komite kurdu

1916 Rus çarlığına karşı yapılan Ürkün ayaklanması sonrası Çin’e kaçan Kırgız nüfus, şimdilerde Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yeniden eğitim kamplarında kaybolan ailelerini aramak için hükümetten yardım istedi

Kırgızistan‘da, Çin‘deki Kırgızları desteklemek için bir komite kuruldu. Komite Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov’a, yeniden eğitim kamplarında gözaltında tutulan yakınlarının ve akrabalarının serbest bırakılmasına yardımcı olma talebinde bulundu.

Komitede, Çin’in gözaltı merkezlerinden anavatanına geri dönen 70 Kırgız bulunuyor. Ülkelerine dönen Kırgızlar ortak açıklama yaparak Çin’deki akrabalarının ve arkadaşlarının ortadan kaybolduğunu söylediler.

Üniversite üçüncü sınıf öğrencisi çocuğu Aaly Suyunaly uulu, Mart 2017’de Çin polisinin gerekçe göstermeksizin alıkoyduğu günden beri babası Zhusupmemet Suyunaly’ı aramaya devam ediyor. Aaly, “Gözaltı nedenini sormaya bile hakkımız yok, yetkililere soru soramıyoruz. Hatta sormak için gittiğimizde “Bu haklara sahip değilsiniz” diyerek geri gönderiyorlar.” diyor.

Aaly, Sincan Uygur Özerkliği’nin Kyzyl-Tuu Özerk Bölgesi Akçiy İlçesi’nin Yldy-Kush köyünde okulu bitirdi. 2014 yılında Kırgızistan’da okudu, 2016’da vatandaşlık almıştı. Çin’de annesini ve 19 yaşındaki kız kardeşini bıraktı.

Aaly Suyunaly uulu “İlk başta babamızın parti okuluna götürüldüğünü düşündük. Çin’de, son yıllarda bu okullar yetişkinler için ortaya çıkmış, burada Komünist Parti çizgileri 2-3 ay boyunca öğretilmiştir. Babanın böyle bir okulda olduğunu ve yakında eve döneceğini düşündük. Üstelik ilk üç ayda evi aradı. Annem onu ​​birkaç kez ziyaret etti. Sonra ortadan kayboldu. Şimdi nerede olduğunu ve onunla neler olduğunu bilmiyoruz, ”diyor.

Gözaltına alınan bütün aileler

2016 sonunda Kırgızistan vatandaşlığı alan Adilet Turdakun 2017 yılında babasının kampa gönderildiğini öğrenmiş. Adilet’in arkadaşı Müslüman Salimov, “Çin’deki akrabalar ona bir mesaj verdi. Kırgızistan vatandaşı olan oğullarının Kırgızistan’dan Çin’e geri dö8nmesi halinde yetkililerin babaları serbest bırakmaya hazır olduklarını söylüyorlar. Çinli yetkililerin sözüne inanarak arkadaşım oraya gitti. Sınırda gözaltına alındı. Kardeşi bunu söyledi, ”diyor.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan) Akçiy ilçesi Karaçay köyünde ailesinden 20 kişinin yeniden eğitim kamplarında olduğunu gözyaşları içinde anlatan genç çocuk Seyitbek Isa uulu, Kırgızistan’ın yetkililerinden ailesi hakkında bilgi almasını istedi. “Verilerime göre annem hapisteki kız ve erkek kardeş Marzhan Zhaasyn’ın yanında. Kampta amcalarım ve teyzelerim de var. Onlarla temas kuramıyorum ve neler olduğunu anlayamıyorum, ”dedi.

Sadece bir ilçeden 22 bin Kırgız yeniden eğitim kampında

Hiç kimse, yeniden eğitim kamplarında bulunabilecek Kırgız sayısı hakkında kesin bir veriye sahip değil. Bazı haberlere göre, sadece 40 bin nüfuslu Akçiy ilçesinde 22 bin Kırgız gözaltına alındı.

Çin’deki Kırgızlarla iletişim kısa kesildi. 2018’in başından beri, çağrılara cevap vermeyi bıraktılar. Konuşmayı kabul ederlerse, gözaltındakiler ve kamptakiler hakkında konuşmamak şartı ile kısaca ve fazla açıklama yapmadan konuşuyorlar.

Aaly Suyunaly “Wechat (telefon mesajlajma uygulaması) üzerinden iletişim kurduk. Çin’deki akrabalarımız konuşmaktan korkuyor. Bunun için kampa gönderilebilirler. Onların güvenliğinden korkuyoruz ve zarar vermemek için tekrar tekrar aramadık ”diyor.

Diğer komite temsilcileri “Çeşitli bilgilere göre, Urumçi ve Kaşgar’da büyük kamplar bulunuyor, bunların hepsi XUAR (Sincan Uygur Özerk Bölgesi)’ın her alanında var. Çin’e yayılabileceğine dair bilgi var. Kamplarda cezalandırıcı yöntemler ve sıkı şartlar var ” açıklaması yaptı.

Kültürel soykırım mı yoksa parti eğitimi mi?

1916 Orta Asya Ayaklanması veya Ürkün Ayaklanması olarak bilinen Temmuz 1916-Şubat 1917 tarihleri arasında Rus Türkistanı’nda Çarlık yönetimine karşı meydana gelen ayaklanmalar sonrası binlerce Kırgız Çin’e kaçmıştı. Bugün Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak adlandırıldığı Doğu Türkistan bölgesine yerleşti. En son verilere göre, 200 bin etnik Kırgız Çin Halk Cumhuriyeti’nde yaşıyor.

Kırgızistan vatandaşı Almanbet Osmon uulu, “Bu bir kültürel soykırım. Kırgız entelijensiyanını gözaltına almak. Kardeşi gazeteci, şair Nurmanbet Osmon uulu, 2016 yılında gözaltına alındı. Ardından, 13 yıl hapis cezası suçundan mahkum edildiğini öğrenmeyi başardı. Ne tür bir terörist? Bir millet olarak küçük milletlerin yıkımı sadece ”dedi.

Dünya Bülteni

Devami

Kırgızistan, müreffeh ülkeler sıralamasında yükseldi

Kırgızistan refah ülkeleri sıralamasında 78. sırada yer aldı ve bu alanda bir yılda dört sıra yükseldi.

Dünya ülkelerindeki refah durumu ile ilgili rapor bağımsız kuruluş olan Legatum Enstitüsü tarafından yayınlandı. Araştırmada toplam dokuz gösterge üzerinde çalışıldığı belirtildi: ekonominin kalitesi, iş ortamı, yönetim, kişisel özgürlük, sosyal sermaye, güvenlik, sağlık, eğitim, doğal çevre.

Refah göstergesi raporunda Kırgızistan’da en büyük gelişmelerin ekonominin kalitesinde olduğu belirtildi (dünya genelinde 68’nci sırada). İlke olarak mutlak ve göreceli yoksulluk azalmış, banka hesaplarına sahip kişi sayısı arttış göstermiş durumda. Bunun yanında konut sahibi, yaşam standardı ve gelirlerinden memnun olanların sayısında da artış görüldü.

Raporun yazarları, geçtiğimiz 10 yıl içinde bu ülkede bağış oranında az olsa da artış olduğunu kaydetti. Kırgızistan dünyada eğitimin niteliğinde 55’inci sırada, sosyal sermaye üzerinde 62’nci sırada ve sağlık hizmetleri alanında 65’nci sırada yer aldı.

Ülkenin en kötü göstergeleri olarak 112’nci sırada yönetim kalitesi ve 97’nci sırada kişisel özgürlük alanları olarak belirlendi. Sağlık hizmeti göstergesi iyi olmasına rağmen, Kırgızistan nüfusu hüzünlü ülkesi olmaya devam etmektedir ve nüfusun sağlık sorunlarını algılanması bakımından 123’üncü sırada yer aldı.

Kazakistan refah sıralamasında 73’ncü sırada, Gürcistan 80, Ermenistan 88, Belarus 89, Rusya 96, Azerbaycan 99, Tacikistan 101 ve Ukrayna 111’nci sırada yer aldı. Veri eksikliği nedeniyle Özbekistan ve Türkmenistan refah derecelendirmesine dahil edilmedi.

2017 yılında bu alanda Norveç, Yeni Zelanda ve Finlandiya dünyanın en önde gelen üç ülkesi olarak listelenmişti.

Dünya Bültenı

Devami

Tacikistan’daki cezaevi sisteminin revizyona ihtiyacı var

Kasım ayının ilk haftası Tacikistan’da yaşanan cezaevi isyanı sonrası ülkedeki hapishanenin sisteminin revize edilmesi gerektiği belirtildi.

Khujand (Kocand) hapishanesinde yaşanan isyan Tacikistan‘ın cezaevi sisteminde ciddi sorunlar olduğunu ortaya çıkardı. Uzmanlar, Tacikistan’daki yetkililerin, durumları iyileştirmek ve baskıları değil, sorunları çözmeye yönelik daha modern yöntemler bulmaları gerektiğine inanıyorlar.

“Ozodi” radyosunun konu ile ilgili analizinde toplumda radikalleşmeyle yanlış mücadelenin hapishaneleri radikal dinî fikirlere bağlı olanların toplanma yerlerine çevirdiği, kapalı ceza kurumlarının bu durumu daha da kötüleştirdiğini belirtildi. Khujand şehri hapishanesinde 7 Kasım gecesi yaşanan mahkumlar isyanında iki hapishane subayı da dahil olmak üzere 23 kişinin öldürüldüğü bildirilmiş, hükümet bu isyanı radikal grupların ayaklanması olarak açıklanmıştı.

Bu yılın Kasım ayında ülke parlamentosunda konuşan Tacikistan Başsavcı vekili Abdurahim Abdulhakhasanijon son yılda bin 200 kişinin DEAŞ terör örgütü ve aşırılık yanlısı Selefilik hareketine üye olmaktan tutuklandığını açıklamıştı. Tacikistan Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi müdür yardımcısı Saifullo Safarov, yetkililerin bu durumdan ders aldıklarını ve gerekli önlemlerin alınmaya başladığını söyledi. Bu olaydan sonra tüm cezaevleri rejimi uluslararası standartlara uygun olarak değişecek” dedi.

İnsan onurunu küçümseyen işkence

Yetkililer, Khujand cezaevinde meydana gelen isyan olayını detaylı olarak yorumlamak için acele etmese de, bu kurumda bulunanlar isyanın sebebinin kötü muamele ve hükümlülerin haklarının ihlali olduğunu düşünüyorlar.

Bir yıl önce “Ozodi” radyosunun konuşan eski bir mahkum Khujand hapishanesindeki kötü durum hakkında önemli bilgiler vermişti. Bu kişi bazı mahkumların çıplak olarak saatlerce dışarıda tutulduğunu ve bunun insanlık onurunu kıran ceza olarak algılandığını söylemişti. “Cezaevinin yöneticisi duygusuzluğu ile ünlenmişti ve en ufak bir suçta mahkumlara en ağır şekilde hakaret edebilirdi”. Ona göre, bu kolonide dayak ve gasp yaygın bir uygulamadır.

İnsan hakları savunucusu Oynihol Bobonazarova bazı yargıçların bile hapis evlerinde işkence yapıldığını defalarca kabul ettiklerini hatırlattı. “Ülkede olamayan suçlardan dolayı bir kişi aşırılıkçı olarak ilan edilir ve ona uzun bir süre hapis cezası verilir. Sonuçta böyle haksızlık insanda rejime karşı nefret oluşturur. Tacikistan’daki hapishanelerde yeniden terbiye düzeni bulunmuyor, orada atmosfer öyle ki, bir insan radikal olmasa bile, onun böyle olmasına sebep veriliyor”.

Dünya Bültenı

Devami

O’zbekiston Respublikasi prezidenti oliy bosh qo’mondon Shavkat Mirziyoyevga murojaat

Bir guruh o’zbek jurnalistlari va o’zbeklar taqdiriga befarq bo’lmagan faollar ushbu murojaatni yozishga jazm etdik. Barchamizga ma’lumki, dunyo bo’ylab o’zbeklarning soni oltmish milliondan ortadi, turli siyosiy voqealar tufayli har tarafga tarqab ketgan bir millatga aylanganmiz bugun. O’zbekistondan tashqaridagi, aynan Xitoylik O’zbeklar bugun bizlarning ko’magimizga va qo’llab quvvatlashimizga muhtojdirlar. Ma’lumki, O’zbekiston bilan ishbirligi olib boruvchi hamkori bo’lmish Xitoy Xalq Respublikasida “tarbiya lagerlari” tashkil qilingan. Aniq manbalarga ko’ra, lagerlarda millionlagan musulmonlar tutib turilibdi. Ma’lumotlarga ko’ra, lagerlarda uy’gur, qozoqlar va qirg’izlar bilan birgalikda xitoylik etnik o’zbeklar ham mavjud.

Mazkur lagerlar faoliyatiga qarata Qozog’iston va Qirg’izston hukumatlari o’z munosabatlarini bildirgani va Xitoy hukumatidan o’z millatdoshlariga qilinayotgan bosimni to’xtatishni so’raganlaridan so’ng lagerlardagi qozoq va qirg’iz qondoshlarimizning axvollari yaxshilangan, ko’plari ozodlikka chiqqan.

Bizga yetib kelgan xabarlarga ko’ra, Shinjon Uyg’ur Avtonom rayonida joylashgan lagerlarda minglagan etnik o’zbeklar tutib turilibdi va axvollari og’ir.

Biz O’zbekiston hukumati mazkur holatga o’z munosabatlarini bildirishlarini, Xitoy hukumatidan etnik o’zbeklarning axvolini yaxshilashni so’rab murojaat qilishni iltimos qilamiz. Hurmat bilan:

Hasiyat Sabirova-O’zbekiston.

Abdulbasir Ilg’or-Afg’oniston.

Muhammad Ashraf Sherzod-Afg’oniston.

Rafael Sattorov-O’zbekiston.

Rashid To’xtarov-O’zbekiston.

Javlon Anvar o’g’li-Qirg’izston.

Jonuzoq Halil-O’zbekiston.

Otabek Umar-O’zbekiston.

Bahrom Rahmon-Qirg’izston.

Qutfiddin Muhiddin-O’zekiston.

Oydinniso Aliyeva-O’zbekiston.

TÜRKISTANDER HABER MERKEZI

Devami

ÖZBEK AYDINLARDAN MİZİYAYEV’E ÇAĞRI:

DOĞU TÜRKİSTAN’DA KAMPLARDA İŞKENCE GÖREN ÖZBEKLERE SAHİP ÇIKIN!

Doğu Türkistan’da Çin hükümeti tarafından kurulan “siyasi eğitim merkezleri”nde 5 milyon Uygur, Kazak, Kırgız ve Özbek işkence altında. Kazakistan’ın bir süreden beri, kamplardaki Kazaklar için temaslarda bulunduğu biliniyor. Bu girişimler sonucunda bazı Kazaklar serbest bırakılmıştı. Özbek aydınların yazdığı açık mektuptan anlaşıldığına göre Kıgızistan hükümeti de Kırgızlar için girişimde bulunmuş. Doğu Türkistan’da 30 milyon Uygur’un yanısıra 5 milyondan fazla da Kazak, Kırgız ve Özbek bulunuyor. Çin dışında ‘devleti’ olan etnik gruplar için devletleri çalışmalar yürütülürken, zulüm görenlerin %90’dan fazlasını teşkil eden Uygurlara Dünya’da sahip çıkan bir ülke yok. Müslüman devletler veya Türkçe konuşan ülkeler Çin vahşeti karşısında Uygur müslümanları tamamen yalnız bırakmış durumda. Özbek aydınların devlet başkanı Mirziyayev’e yazdıkları müracaatname:

Özbekistan Cumhuriyeti Başkanı yüksek başkomutan Şevket Mirziyayev’e müracaat:

Bir grup Özbek gazetecileri ve Özbeklerin kaderine kayıtsız kalmayan activist olarak bu müracaatı yazmaya karar verdik. Hepimizce malumdur ki, dünyadaki Özbeklerin sayısı 60 milyonu geçmektedir, çeşitli siyasi olaylar sebebiyle bugün her tarafa dağılmış bir millet haline geldik. Özbekistan dışındakiler, özellikle Çin’deki Özbekler bugün bizlerin yardım ve desteğimize ihtiyaç duymaktadır.

Bilinmektedir ki, Özbekistan’la işbirliği ve ticari ortaklığı olan Çin Halk Cumhuriyeti’nde “eğitim kampları” kutuldu. Güvenilir kaynaklara göre, kamplarda milyonlarca müslüman tutulmaktadır. Alınan haberlere göre kamplarda Uygur, Kazak ve Kırgızlarla birlikte Çin vatandaşı etnik Özbekler de var.

Zikredilen kamplardaki faaliyetle ilgili olarak Kazakistan ve Kırgızistan hükümetleri tutumlarını bildirdiler ve Çin hükümetinden kendi soydaşlarına yapılmakta olan baskıların durdurulmasını talep etmelerinden sonra kamplardaki Kazak ve Kırgız soydaşlarımızın durumları iyileşti, bir çokları serbest bırakıldı.

Bize ulaşan haberlere göre, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kurulan kamplarda binlerce etnik Özbek de tutulmakta ve durumları çok kötü.

Biz Özbekistan hükümetinin bu konudaki tutumunu açıklamasını, Çin hükümetinden etnik Özbeklerin durumunun iyileştirilmesini talep için başvurmasını rica ediyoruz. Saygılarımızla.

Hasiyat Sabirova-O’zbekiston.

Abdulbasir Ilg’or-Afg’oniston.

Muhammad Ashraf Sherzod-Afg’oniston.

Rafael Sattorov-O’zbekiston.

Rashid To’xtarov-O’zbekiston.

Javlon Anvar o’g’li-Qirg’izston.

Jonuzoq Halil-O’zbekiston.

Otabek Umar-O’zbekiston.

Bahrom Rahmon-Qirg’izston.

Qutfiddin Muhiddin-O’zekiston.

Oydinniso Aliyeva-O’zbekiston.

Vatandaki zulmü ifşa eden birisi çıktı diyen bir söz. Ama bir tek Uygur yalnız, yenilebilir…

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZI

Devami

Kazakistan’dan Kökbörü – Bozkurt parası

Kazakistan Darphanesi, “Kökbörü” adını verdikleri kurt başlı paraları piyasaya sürdü.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in Türk tarihi ve medeniyeti üzerine ülke çapında başlattığı “Başlangıcından Günümüze Türk Medeniyeti” proje çerçevesinde 2019’da Astana’da Dünya Türkoloji Kongresi ve çeşitli ülkelerin müzelerinde eski Türk eserlerinin sergilendiği Türk Halkları Günleri etkinlikleri organize edildi.

Kazakistan Darphanesi,  “Bozkurt (Gökbörü – Kökbörü)” simgeli kurt başlı ulusal paraları piyasaya sürdü.

Dünya Bültenı

Devami

Suriye Astana’da görüşülmeye devam ediyor

Suriye konulu 11. garantörler toplantısı, Kazakistan’ın başkenti Astana’da ikili görüşmelerle başladı.

11. garantörler toplantısı Rusya ve Esed rejimi temsilcilerinin heyetler arası görüşmeleriyle başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandır Lavrentyev, toplantıya girmeden önce yaptığı açıklamada, anayasa komitesi, İdlib’deki durum, mültecilerin sorunları ve terörle mücadele konularının ele alınacağını belirtti.

Ek olarak, alıkonulanların serbest bırakılması için oluşturulan çalışma grubunun da gün içinde 6. toplantısını yapması, geçen hafta sonu gerçekleşen ve 10’ar kişinin karşılıklı olarak salıverildiği “pilot proje”nin de gözden geçirilmesi bekleniyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura da TSİ 09.00’da toplantının yapıldığı otele geldi. BM ofisinden dün yapılan açıklamada, de Mistura’nın Anayasa Komitesi kurulması noktasında somut sonuca ulaşmak için çalışacağı dile getirilmişti.

ÖNCELİKLİ BAŞLIKLAR GERİ DÖNÜŞLER VE ÜLKENİN YENİDEN İMARI

Muhalefet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, eski Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Ahmed Tuma öncülüğündeki muhalifler, Rusya ve Birleşmiş Milletler (BM) ile görüşmelerinde geri dönüşler ve ülkenin yeniden imarı için uygun ortamın oluşmadığı, rejimin tutuklamalarının sürdüğü konusunu özellikle vurgulayacak.

Rusya, önceki toplantıda söz konusu iki konuyu gündeme getirmişti.

ÖĞLEDEN SONRA SIKI GÖRÜŞMELER OLACAK

Görüşmelere katılan kaynaklardan alınan bilgiye göre Türk heyeti, toplantılarına TSİ 11.00’den sonra başlayacak.

Heyet, muhaliflerle bir araya gelecek, Rusya ve İran temsilcileriyle de ikili görüşmeler yapacak.

Yarın yapılacak ana oturum öncesinde garantörler, bugün üçlü olarak da bir araya gelecek.

Kazakistan Dışişleri Bakanlığı, tüm tarafların TSİ 06.30 civarında Astana’ya vardığını duyurmuştu.

Türk heyetini Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sedat Önal, İran’ı Önal’ın mevkidaşı Hüseyin Ensari ve Rusya’yı Lavrentyev temsil ediyor.

Askeri muhalefet heyetine eski Suriye Geçici Hükümeti Başbakanı Ahmet Tuma, rejime ise BM Daimi Temsilcisi Beşşar Caferi başkanlık yapıyor.

Dünya Bültenı

Devami

Kırgızistan Çinli işçilere resmen kapılarını açtı

Kırgızistan’da yaklaşık 10 bin Çinli vatandaşın çalışma izni aldığı duyuruldu.

Kırgızistan Devlet Göç İdaresi’ne göre, 2018 başından bu yana, 12 bin yabancı ülke vatandaşlarına çalışma izni verildiği açıklandı.

Kırgızistan’da şu anda 91 ülkeden işçinin çalıştığı biliniyor. Bu işçilerin % 75’inin (yaklaşık 10 bin kişi) Çin vatandaşı olduğu kayıtlarda yerini alıyor.

Diğer taraftan Kırgızistan’da 722 yabancı uyrukluya da çalışma izni verilmişti. Yabancı uyruklu işçiler çalışma izni almak için 2018’in başından bu yana 43 milyon Somu ücret ödemişlerdi.

İşçilerin neredeyse yarısı başkent Bişkek’te çalışıyor. Çoğunlukla inşaat, madencilik, enerji, ticaret, gıda endüstrilerinde çalışan işçiler, sağlık, bilim, kültür gibi alanlarda da faaliyet gösteriyorlar.

ÇİNLİLER ORTA ASYA’YA AKIN EDİYOR

Genel olarak Çinlilerin son 10 yılda çeşitli nedenler ve yollar ile Orta Asya ülkelerine akın ettiği biliniyor. Son olarak Tacikistan’da yüz bin Çinlinin yasal ve yasa dışı olarak bulunduğu duyurulmuştu.

Diğer yandan 25 bin Kazak ve 15 bin Kırgız kadının Çinli erkeklerle evlendikleri de ifade ediliyor.

Dünya Bültenı

Devami