Çin’de Müslümanlara “Demir Kafes” işkencesi

Pekin’de sözde Uygur Bölge Hükümetinin , Kaşgar Vilayeti ile Çinli müslümanların yaşadığı Sancı Hui Özerk İlçesi’ne ait İrtıbat Süroları/Temsilcilikleri (İş Beceriş Orni) bulunmakta.

Haklarını aramak için Pekin’e gelen Uygurlar bu İrtıbat Bürolarına başvururarak onlardan Çince Tercümanı, Dilekçe yazımı vebenzeri konularda yardım talep ettikleri biliniyor. Birleşmiş Milletler başta bir çok uluslar arası kuruluşlar ile ABD AB ve diğer ülkelerin Büyükelçiliklerinin de bulunduğu bu şehir’de çoğunluğu olumsuz sonuçlanan hak arama mücadelesinde iç yargı sürecinden sonuç alamayan Davacı Uygurlar BM İnsan Hakları Temsilciliği, ABD Büyükelçiliği başta çeşitli ülkelerin Temsilciliklerine baş vuru’da bulundukları ve bu baş vurulardan Çin yönetiminin son derece rahatsızlık duyduğu belirtilliyor. Bu Uygur Davcılar, Uygur Türklerince Çin’in hapsederek ve işkence ederek davalarından vaz geçirmeyi başaramadığı gerçek mücahitler olarak kabul görmekte. Çin, Pekin’e gelen bu Uygur davacıları korkutmak ve sindirmek için her üç İrtıbat Bürosu’nun yanına Demir Çitlerden yapılmış oda büyüklüğünde birer Kafes inşa ettirek bu kafeslere hapsettiği ve ülkelerine geri götürmeleri için Urumçi’den gelecek Polislerin gelmesine kadar bu kafeslerde tutulduğu bildiriliyor. Hapsedilen Uygurlara açlıktan ölmemeleri için günde bir öğün yemek verdikleri ifade ediliyor.

Kaynak : RFA

Devami

Gülnara Kerimova: Babam bana köpekmişim gibi davranıyor

Özbek lider Kerimov’un ev hapsinde tutulan kızı Gülnara Kerimova, BBC’ye bir ses kaydı göndererek içinde bulunduğu duruma isyan etti

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un ev hapsinde tutulan kızı Gülnara Kerimova, evinin sürekli işgal altında tutulduğunu savunarak köpeklerden daha kötü muameleye tabi tutulduğunu söyledi. Kerimova, kendisine ve kızına psikolojik baskı yapıldığını ifade etti.

Kerimova, BBC Özbek Servisi’ne bir ses kaydı ve video görüntüsü gönderdi. Görüntülerde sivil kıyafetli kişiler Kerimova’nın kızının yolunu kesiyor ve dışarı çıkmasını engelliyor. Kerimova ses kaydında, “Bizi niçin ev hapsinde tutuyorlar anlamış değilim. Neden okula gitmesi, arkadaşlarıyla beraber olması gereken 15 yaşındaki kızım çevreden mahrum bırakıldı? Ben kendim için konuşmuyorum. Bizim doktor yardımına ihtiyacımız var…” diyor.

Temmuz ayında Gülnara’nın yakın iş ortakları Rüstem Madumarov ve Ermeni asıllı Gayane Avakian yolsuzluk suçlamalarıyla uzun süreli hapis cezasına çarptırılmıştı. İsveç ve İsviçre savcılıklarının Gülnara hakkında yolsuzluk ve kara para aklamak suçlarından açtığı soruşturmalar ise halen devam ediyor.

Özbek muhalefetine göre ise İslam Kerimov’un kızına olan hiddeti Gülnara’nın mali konulardaki yolsuzluklarından kaynaklanmıyor. 2015’te yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde özellikle gençler arasında ünlü olan Gülnara babasına karşı en güçlü aday olarak görünüyordu.

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan, Çin’e yaklaşıyor

Özbek lider Kerimov, son 13 yılda 13’üncü defa Çin’e resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Uzmanlar, Özbekistan’ın dış politikasında ibrelerin Çin’e doğru kaydığını belirtiyor

İbrahim Ali/ Bakü – Abdurrahman Ceyhun/ Taşkent

Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in resmi davetlisi olarak bu ülkeye gitti. Dün başlayan resmi ziyaret, Özbek liderin son 13 yılda Çin’e yaptığı 13’üncü ziyaret oldu. Kerimov Mayıs ayında da Pekin’i ziyaret etmiş ve Çin’i “Özbekistan’ın gerçek dostu” nitelemişti.

Özbekistan Devlet Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ziyarette devletlerarası ilişkiler ve özellikle iki ülkenin stratejik ortaklığı güçlendirmek olduğu belirtildi.

Çin ve Özbekistan arasında diplomatik ilişkilerin temeli 20 sene önce atılmıştı. 90’lı yılların sonlarında iki devlet arasında askeri ve güvenlik alanlarında işbirliği ön plana çıkmaya başladı. Çin Özbekistan’a askeri malzeme yardımı yaparken Özbekistan ise Çin tarafından aranmakta olan Uygur Müslümanlarını yakalayarak, onları “yakın dostuna” teslim etmeye başladı.

Uluslararası gözlemciler Çin’in Orta Asya ülkeleri ile ilişkilerini kuvvetlendirmekle beraber bu devletlerle 2 bin 800 kilometre sınıra sahip olan Doğu Türkistan’da baskı siyasetini artırdığını belirtiyor. Bu da Çin’in aynı kökten gelen Doğu ve Batı Türkistan Müslüman halklarının kendi aralarında yardımlaşmalarından korktuğunun delili olarak gösteriliyor.

ÖZBEKİSTAN’IN DIŞ POLİTİKA ÖNCELİĞİ DEĞİŞİYOR

Kerimov’un Çin ziyareti Rus basınında da geniş yer buldu. Nezavisimaya Gazeta yazarı Viktoriya Panfilova Özbekistan’ın dış politika önceliğinin değişmeye devam ettiğini ve Çin’in rolünün büyük bir hızla arttığının altını çizdi.

Çin sadece ekonomi alanında değil siyasi alanda da Özbekistan’ın en önemli müttefiklerinden birisine dönüşüyor. Kerimov, Tayvan ve Tibet konularında Pekin’in pozisyonunu desteklemiş ve ülkesini Çin yatırımına açmıştı. Çin liderinin bir yıl önceki Taşkent ziyareti sırasında taraflar arasında toplam değeri 15 milyar dolar olan 30 anlaşma imzalanmıştı.

Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleri uzmanı Aleksandr Knyazev Taşkent yönetiminin bölgede ABD askeri üssünün konuşlandırılmasına karşı gelmesinden sonra Çin ile yakınlaşmasına dikkat çekerek Pekin önceliğinin giderek daha da önem kazandığının altını çizdi.

“ABD’den farklı olarak Çin reel ekonomiye yatırım yapmayı tercih ediyor. ABD ise ‘insan hakları’ ve ‘demokrasi değerleri’ gibi hayali terimler üzerinden politika yürütüyor. Çin ile Özbekistan arasındaki karşılıklı ticaret hacmi 2013 yılında 5,2 milyar dolar idi” diyen Knyazev Ukrayna sorunu ile uğraşan Rusya’nın da bölgede etkisini azaltmaya başladığını belirtti.

Özbekistan yönetimi ekonomi alanındaki çıkarlarını Rusya ile Çin arasında dengelemeye çalışıyor. Önümüzdeki dönem içerisinde ABD ve Rusya ile ilişkilerin devam etmesine rağmen Çin’in önemi ise daha da artmış olacak.

Bu arada ziyaretin 11 Eylül’de yapılacak Şanghay zirvesinden önce gerçekleşmesi Afganistan tehdidi konusunun da gündeme taşınacağına dair yorumların yapılmasına neden oldu.

İbrahim Ali/ Bakü – Abdurrahman Ceyhun/ Taşkent

http://www.dunyabulteni.net/

Devami

AGİT’ten Tacikistan İslam partisi’ne ziyaret

Tacikistan’da yaklaşan seçimler AGİT’ten bir heyet Tacikistan İslami Diriliş Partisi’ni ziyaret ederek görüş alışverişinde bulundu

Avrupa’da Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Demokratik Yöntemler Bölümü başkanı Marcin Walecki ve Tacikistan İslami Diriliş Partisi (TİDP) Genel Başkan Yardımcısı Mehmed Ali Hait 2015’te yapılacak seçimler öncesi Duşanbe’de bir araya geldi.

Görüşme hakkında TİDP basın merkezi bir resmi açıklama yaptı. Bildiride 2015 yılında Tacikistan’da yapılacak meclis seçimlerinin özgür ortamda gerçekleşmesi, bu seçimlere TİDP, gençlik ve kadın sivil kuruluş vekillerinin katılımı gibi konuların görüşüldüğü bildirildi.

TİDP seçim işlerinden sorumlu başkan yardımcısı Mehmed Ali Hait partisinin seçime hazır olduğunu bildirdi.

Tacikistan’da genel olarak özgürlüklerin kısıtlandığı için hükümetin seçimleri adaletli yarışa dönüştürmesi beklenmiyor. Bu sebeple Hait, AGİT’i 2015 seçimlerinde sadece gözlemci olarak katılmaya değil, memlekette özgür seçimler yapılmasında yardımcı olmaya davet etti.

http://www.dunyabulteni.net/

Devami

Özbekistan’da bir şehir en korkunç mekanlar listesinde

Özbekistan’da kimyasal atıklar ve sulama sebebiyle kuruma noktasına gelen Aral Gölü kıyısındaki Muynak şehri dünyanın en korkunç mekanları arasına girdi

Özbekistan’da yok olmaya doğru giden Aral Gölü kıyısında kurulu bulunan Muynak şehri, dünyanın en korkunç yerleri listesinde ilk 10’a girdi.

ABD’de yayınlanan Fox News’e göre Özbekistan’ın kuzeyinde bulunan ve neredeyse yok olan Aral Gölü kıyısındaki Muynak şehri dünyanın en “korkunç” yerleri listesine yedinci sıradan girdi. Sebep olarak da Sovyetler Birliği’nin pamuk üretim politikası sonucu Aral gölünün yüzde 90 oranında kuruması gösterildi. Ayrıca Sovyetlerin bu bölgeye biyolojik ve kimyevi atıkları bırakması sebebiyle kirlilik tehlike boyutlarına ulaştı. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon da Aral Gölü’nün suyunun çekilmesinin zamanın en kötü çevre felaketlerinden biri olduğunu söylemişti.

Korkunç yerler listesinde 5. sırayı yaklaşık 6-7 milyon insanın cesedinin kalıntıları bulunan Paris mezarlıkları aldı. Mezarlıktaki insan kafatasları ve kemiklerinden yapılan duvarlar görenleri ürkütüyor.

Korkunç mekanlar listesinde Togo, Meksika, Romanya, Çin, İngiltere ve ABD’nin “korkutucu aynı zamanda eğlenceli” turistik mekanlarına da yer verildi.

Listede yer alan diğer mekanları her yıl yüzbinlerce turist ziyaret ederken, Muynak şehrini sadece 300 kişinin ziyaret ettiği bildirildi.

Dünya Bülteni

Devami

Özbekistan’da doktor ve öğretmenlerden ilginç ‘cami’ nöbeti

Özbekistan’da polisler bağımsızlık günü öncesi güvenlik işlerine kaydırılınca öğretmenler ve doktorlar 18 yaşından küçüklerin camiye alınmaması için cuma namazında polisin yerine görev yaptı

Özbekistan’da İslam Kerimov idaresinin Müslümanlara yönelik baskıları ve İslam düşmanlığı trajikomik sahnelere kadar ulaştı.

“Ozodlik” radyosunun bildirdiğine göre 15 Ağustos Cuma günü ülkenin başkenti Taşkent’te okullardaki öğretmenler ve hastane doktorları Cuma namazına gelen küçük yaştaki Müslüman çocukları camilere sokmamak için seferber edildi. Öretmenler ve doktorlar camilerde nöbet tutarak polise küçük yaştaki çocukları yakalamaya yardımcı oldular.

Kamu çalışanlarına böyle “özel” bir görev verilmesinin Özbekistan’da 1 Eylülde düzenlenecek bağımsızlık bayramı törenlerinden dolayı güvenlik güçlerinin olağanüstü hale geçmesi ile ilgili olduğu bildirildi. Bu sebeple Cuma günleri camileri kontrol edecek polis sayısında azalma oldu ve şehir yönetimi bu görevi öğretmenlere ve hastane doktorlarına verdi.

“Ozodlik” radyosuna konuşan Taşkent şehri Mihrabad ilçesi polikliniği doktoru ve Şayhantavur ilçesindeki bir okulun öğretmeni kendileri ve çalışma arkadaşlarının Cuma günü başkentteki Katta Ka’nı, Jurabek ve Novza camilerinde polise küçük yaştaki çocukları yakalamaya yardımcı olduklarını söyledi.

Özbekistan’da 18 yaşından küçük çocuklarla öğrencilerin camilerde ibadet etmesi yasak. Dolayısıyla cami girişlerinde genellikle polis görev yapıyor. Ülkede kamu görevlileri tıpkı Kuzey Kore’de olduğu gibi rejimin istediği şekilde ve yerlerde görevlendirilebiliyor. Bu sebeple şehirlerde temizlik işleri yapmak, kamu inşaatlarının yapımında çalışmak, sonbaharda pamuk toplamaya katılmak Özbek öğretmenler ve hastane çalışanları için “normal” görevler.

Dünya Bülteni

 

Devami

Qo`qon va Xitoy munosabatlari

O`rta Osiyo xonliklaridan Qo`qon xonligining Xitoy bilan munosabatlari ham do`stona emas edi. Bir tomondan, Sin imperiyasi 1755- 1759- yillar mobaynida Sharqiy Turkistonni o`ziga bo`ysundirib, Qo`qon xonligini kuchsizlantirishga urinardi. Ikkinchi tomondan, Qo`qon xonligi Sharqiy Turkistonda o`z hokimiyatini o`rnatishga intilib, Sharqiy Turkiston sari o`z chegarasini tobora kengaytirib borayotgan edi. Ayniqsa, XIX asrning 20- yillarida Qo`qon – Xitoy munosabatlari yanada keskinlashdi. Bunga Qo`qon xoni Muhammad Alixonning sharqiy turkistonliklarning Jahongirxo`ja boshchiligida Sin imperiyasiga qarshi 1825- yilda boshlangan milliy-ozodlik kurashiga aralashuvi sabab bo`ldi.

Xitoy hukumati 1829- yilda Qo`qonning Sharqiy Turkistonda yuritadigan savdo ishlarini taqiqladi, o`rta osiyolik savdogarlarning aksariyat qismini haydab, ularning mulklarini musodara qildi.

Bunga javoban Qo`qon xoni Muhammad Ali sharqiy turkistonliklarning Xitoyga qarshi ozodlik kurashi rahbari Jahongirxo`ja va uning ukasi Yusufxo`ja ixtiyoriga Haqquli boshchiligida qo`shin jo`natadi. Natijada, Yusufxo`ja Qashg`arni egallaydi va Yorkentni egallash uchun harbiy harakatni davom ettiradi. Bu hol Xitoy hukumatini qattiq tashvishga solib qo`yadi va Yusufxo`jaga qarshi katta qo`shin yuboradi.

Qo`zg`olonchilarning safida mustahkam birlik yo`qligi hamda Buxoro – Qo`qon munosabatlari yomonlashuvi oqibatida Qo`qon xonining Sharqiy Turkistonga yuborgan qo`shinini chaqirib olishi tufayli Yusufxo`ja mag`lubiyatga uchraydi.

Oqibatda, Yusufxo`ja Sharqiy Turkistonni tashlab chiqadi. U bilan 70 ming uyg` ur oilasi Farg`ona vodiysiga ko`chib keladi.

Qo`qon xonligi o`z chegaralarini tobora Sharqiy Turkiston tomon kengaytirish siyosatini davom ettirgan. Ayni paytda Sin imperiyasi moliyaviy qiyinchliklar tufayli Qo`qon xonligiga qarshi ochiqdan ochiq urush harakatlari olib borishga qodir emas edi. Natijada, 1832- yilda Pekinda Xitoy-Qo`qon shartnomasi imzolangan. Unga ko`ra, Qo`qon Jahongirxo`ja avlodlarini Sharqiy Turkistonga o`tkazmaslik majburiyatini olgan.

Xitoy esa Sharqiy Turkistonda qo`qonlik savdogarlar faoliyatini taqiqlashni bekor qilgan. Ikkinchidan, Qo`qon savdogarlariga Sharqiy Turkistonda boj to`lamasdan savdo qilish huquqi berilgan. Uchinchidan, Sharqiy Turkistondan Qo`qon savdogarlari chiqarib yuborilganda ulardan tortib olingan mol-mulklari evaziga Qo`qon xoniga tovon to`langan. To`rtinchidan, Sharqiy Turkistonda savdo qiluvchi o`rta osiyolik savdogarlar to`laydigan to`lovlarni yig`ib olish huquqi Qo`qon xonligiga berilgan.

Manba: eduportal.uz

Devami

Sharqiy Turkiston yoxud davrimiz Andalusiyasi

Sharqiy Turkiston Xitoy davlatining gʻarbiy hududlarida joylashgan.

Sharq oʻlkalarini fath qilish asnosida Islom qoʻshinlari Sharqiy Turkiston yerlarigacha yetib borishgan va bu oʻlka mashhur qoʻmondon Qutayba ibn Muslim al-Bohiliy boshchiligida fath qilingan. Oʻsha davrda bu mintaqa Qashgʻar deb nomlangan.

Fathdan soʻng oʻlka ahli musulmonlar bilan jizya toʻlashga kelishishgan. Biroz keyinroq ularning podshosi Islom dinini qabul qiladi va shundan soʻng Islom tezlik bilan yoyila boshlaydi.

Abbosiylar xalifaligi davrida (750-1258 yillar) Xitoy bu oʻlkani bosib oladi. Lekin, abbosiylar musulmonlarga madad qoʻlini choʻzadi va ularga harbiy yordam koʻrsatadi. Natijada ular Xitoy zulmidan xalos boʻlib, qudratli abbosiylar davlati himoyasi ostiga oʻtishadi.

Bu yerlarning tub aholisi turkiy xalqlardir. Turkiston musulmonlari Andalusiya taraqqiyoti bilan bellashgudek ulkan madaniy taraqqiyotni barpo qildilar, mintaqada madaniyat, tijorat va ishlab chiqarishning, ayniqsa qogʻoz sanoatining rivojlanishiga katta hissa qoʻshdilar.

1949- yilda kommunistik Xitoy hukumati Sharqiy Turkistonni bosib oldi va uni “Sinsyan”, ya’ni, yangi yer deb nomladi.

Xitoy hukumati hozirda oʻlkaning musulmon tub aholisini boshqa joylarga koʻchirish va xitoylik xanlarni bu oʻlkaga koʻchirib kelish siyosatini olib bormoqda. Shu bilan birga bosqinchilar islomiy osori atiqalarni yoʻq qilishga urinmoqda va muntazam ravishda oʻlkaning tabiiy boyliklarini tashib ketishmoqda.

Oʻlka tabiiy boyliklarga moʻl boʻlishiga qaramasdan, juda koʻpchilik musulmonlar kambagʻal-qashshoq hayot kechiradilar. Ustiga ustak, Xitoy hukumati musulmonlarning koʻpayishini ham cheklab qoʻygan va natijada 25 millionlik uygʻur xalqi bugunga kelib 15 millionga tushib qolgan. Musulmon millati qattiq jabr-zulm tufayli tobora kamayib borayapti. Undan tashqari, musulmonlarga islomiy ilmlarni oʻrganish, hatto Qur’on oʻqish taqiqlab qoʻyilgan.

Butun dunyo musulmonlari jimjit, vaholanki ularning koʻz oʻngida Andalusiya fojeasi takrorlanmoqda!

Manba: IslamNuri.com

Devami

Özbekistan’da kadın seyahatlerine sınırlama

Özbekistan’da 35 yaş altı kadınların yurrtdışına yalnız çıkabilmesi için yerel yönetimden onay şartı getirildi.

Özbekistan’da 1 Ağustos’ta yürürlüğe giren düzenlemeyle yurtdışına seyahat etmek isteyen 35 yaşın altındaki kadınlar yerel yönetimlerden seyahat izni almak zorunda olacak.

Uznews.net’te yer alan habere göre yürürlüğe giren düzenleme, 35 yaşın altındaki kadınların yurtdışına çıkışı için yerel yönetimin onayını şart koşuyor. Kadınların ikametgahındaki yerel yönetim bu onayı, kadın evli ise kocasının, bekarsa anne babasını veya velisinin izni ile verebilecek.

Yaşı 35’in altında olan, evlenmeyen ve anne babası vefat eden kadınlar ise nüfus idaresinden anne babasının vefatını tasdik eden belge getirmek zorundalar.

Özbekistan vatandaşlarının yurt dışına seyahat edebilmesi için çıkış vizesi uygulayan nadir ülkelerden biri.

Taşkent’te yaşayan L.S isimli kadın kocası ile yurt dışına çıkmak için yetkililere başvurduğunda kocasının her hangi bir sorun yaşamadığını ama yetkililerin kendisinden yerel yönetimin onayını istediğini söyledi.

Dünya Bülteni

Düzenlemenin fuhuş ile mücadele çerçevesinde yapıldığı bildirildi.

 

Devami

Kazakistan – Kırgızistan sınırında çatışma

Kazakistan askerleri ile Kırgızlar arasında sınır bölgesinde çatışma çıktı

Kazakistan – Kırgızistan sınırında silahlı çatışma yaşandı.

Kazakistan Milli Güvenlik Teşkilatı’ndan yapılan açıklamaya göre Kazak askerinin dur ihtarına uymayan Kırgızlara uyarı ateşi açıldı. Kırgızlar, uyarı ateşine av silahları ile ateş ederek karşılık verdi.

Çatışmada ölen ya da yaralanan olmazken olaydan sonra iki Kırgız vatandaşının tutuklandığı bildirildi.

9 Ağustos’ta da Kırgızistan ve Tacikistan sınırında silahlı çatışma çıkmış ve bir Kırgız vatandaşı hayatını kaybetmişti.

Sovyetler Birliği’nden bağımsız olan Orta Asya Cumhuriyetleri arasında sınırların belirsizliği ve korunması en büyük sorunlardan biri. Kırgız-Tacik ve Tacik-Özbek sınırlarında sık sık silahlı çatışmalar yaşanıyor. Halk için ise bu sınırları geçmek neredeyse imkansız hal aldı.

Dünya Bülteni

Devami