TÜRKİSTAN KURULTAYI İSTANBUL’DA TOPLANDI

 

Orta Asya’daki Cumhuriyetler, Türkistan Cumhuriyetleri olarak zikredilmelidir”

IMG_1906

Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği tarafından organize edilen Uluslararası Türkistan Kurultayı, 27 Nisan Pazar günü İstanbul Üsküdar’daki Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde toplandı. Dahilden ve taşqardan büyük katılımın olduğu Kurultay sabah 9.30’da başladı.

Kurultaya katılanlar arasında Türkiyelik Özbeklerden Prof.Orhan Kavuncu, Prof.Salih Aynural, Abid Okuyan, Türkiyelik Kazaklardan Yrd.Doç.İbrahim Kalkan, Türkiyelik Tatarlardan Dr.Ataalp Pınarer, Ürdün Buharalılar Cemaati Başkanı Dr.Abdullah Bukhari, Türkiyelik Türklerden Prof.Coşkun Çakır, Prof.Fethi Gedikli, Doğu Türkistan Maarif Derneği Y.K. Üyesi Abdulahad Abdurrahman, Genç Türkistanlılar Hareketi Başkanı Ferhat Aynural, Doğu Türkistan Vakfı Genel Sekreteri Doç.Ömer Kul, Hoca Ahmet Yesevi Vakfı Başkanı İlyas Saka, Özgürder Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Fransa’dan Özbekistanlı siyasi analist Kemaleddin Rabbim, İsveç’ten Türkistan’ın ziyalı alim kişilerinden Muhammed Salih Abutov, Özbekistan’dan eski milletvekili, yazar Abdulkerim Bahruddin, Kırgızistan’dan gazeteci Mıktıbek Arstanbekov, insan hakları savunucusu Ravshanbek Gapirov, Kırgızistan’ın önemli alimlerinden Reşat Kari Kemalov, Doğu Türkistan Uygur alimlerden Abdulhakim Makhdum da bulunuyordu .

 

3.MTS_20140506_155428.919

Kur’an-ı Kerîm okuyan Azerbaycanlı  kardeşimiz

Önceden duyurulduğu gibi Kur’an-ı Kerim tilaveti ve sinevizyon gösteriminden sonra, UTD-DER başkanı Burhan Kavuncu açış konuşmasını yaptı. Burhan Kavuncu kısaca,

“Türkistan’dan Türkiye ve diğer ülkelere yönelik büyük göç dalgasının devam ettiğini, bunun sebeplerini ve herkesin bir şeyler yapması gerektiğini” söyledi. Türkistan’dan göçün sebeplerini özetlediği konuşmasında Kavuncu üç ana başlık saydı: Türkistan ülkelerindeki despotik yönetimler, eski rejim kalıntılarının yeni İslam düşmanlığıyla birleşmesi ve ekonomik çöküntü. İstiklal için gereken ‘kendi ayakları üzerinde durabilme’ yeterliliğinin müstakilleşme döneminde Türkistan ülkelerinde bulunmadığını belirten Kavuncu, Rus ve Çin zulmüne karşı ABD ve Batı’yı kurtarıcı olarak gören zihniyeti de eleştirdi. BM Güvenlik Konseyi’nin dünyayı zalim bir şekilde yönettiğini, aralarında problemler olsa da Dünya halklarına karşı tek bir emperyalist sistemin yürürlükte olduğunu, müslüman halkların kendi aralarında fitnelere düşüp vuruşmaktan vazgeçmeleri gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda Burhan Kavuncu Türkistan’daki istiklal mücadelelerinde adını tarihe yazdıran kahraman atalarımızdan bazılarını zikrederek “sizlerin torunları olmaktan ve sizin yolunuzu takip etmekten iftihar ediyoruz” dedi.

 

1. oturum

Öğleden önce yapılan birinci oturumun başlığı “Dünden Bugüne Türkistan”dı. Oturumda Prof.Orhan Kavuncu, Yrd.Doç.İbrahim Kalkan, Dr.Ataalp Pınarer, Prof.Fethi Gedikli, Ürdün Buharalılar Cemaati Başkanı Dr.Abdullah Bukhari konuşmacı olarak, Türkiyeli Türklerden Prof.Coşkun Çakır oturum başkanı olarak yer aldı. Konuşmacıların hepsi de ayrı ayrı “aslında hepimizin Türkistanlı” olduğumuza vurgu yaptılar. Oturum başkanı Prof.Coşkun Çakır, kendisinin aslında Tokatlı olduğunu ama Türkistan muhabbetiyle dolu olduğunu ve atalarımızın Türkistan’dan gelmeleri hasebiyle kendisini Türkistanlı olarak hissettiğini söyledi.

 

IMG_1897

Birinci oturumun ilk konuşmacısı Prof.Orhan Kavuncu “Türkistan kavramının kültürel, coğrafi, tarihi ve demografik çerçevesi” başlıklı tebliğinde Türkistan kavramının yer aldığı tarihi metinlerden örnekler sundu. Orhan Kavuncu Türkistan kavramıyla karşılaştığı durumlara dair hatıralarını anlatarak başladığı konuşmasında “Kiçi Türkistan- Uluğ Türkistan” tartışmasına değindi. Firdevsi’nin Şehmnamesinde, Ebu Bekr Muhammed bin Cafer en-Narşahi’nin Tarih-i Buhara isimli kitabında, Hazreti Türkistani Hoca Ahmet Yesevi’nin hayatı ve tesirlerinde, Ali Emiri Efendi’nin tercüme ettiği Küçükçelebi-zade İsmail Asım Efendi’nin (ölümü 1173 Hicri/ 1759-60) Acaibü’l letâif (Hıtay – Türkistan Seyahatnamesi) kitabında Türkistan kavramının kullanımına dair delilleri zikretti. Türkistan kavramının coğrafi olarak Orta Asya’da 6 milyon km2’lik bir alanı oluşturduğunu, bugün 110 milyonluk müslüman bir nüfusu kapsadığını ifade ettikten sonra “Batı Türkistan’daki kardeş cumhuriyetlere Türkistan Cumhuriyetleri denilmesini teklif etti.

 

8.MTS_20140506_160041.432 (1)

 

1.Oturumda konuşan Prof.Fethi Gedikli’nin tebliğinin konusu ise İslam hukukuna büyük katkısı olan Türkistanlı hukukçular”dı. İslam Hukuku bünyesinde “Buhara Hukuk Okulu” diye bir geleneğin varlığına işaret eden Prof. Gedikli şu hususlara da değindi : “Burada sunulan liste elbette bu bölgede yetişen hukukçuların tamamını ihtiva etmemektedir. Gözden kaçan, burada yetiştiği halde başka yerlere göçüp oralarda eser veren isimler de çoktur. Böyle bir liste yapılırken Ahmet Özel’in Hanefi Hukuk Alimleri kitabı önemli bir kaynak olabilir. Ancak bu kadarı bile bu bölgede ne muazzam bir miras teşekkül ettiğinin göstergesi sayılmaya yeterlidir. Sonraki dönemlerde bu mirasın nasıl tevarüs edildiği, bölgedeki ulemanın özellikleri, ele aldığımız dönemdeki gibi daha sonra neden büyük alimler yetiştirmediği ayrıca tahlil edilmelidir. Son cümle olarak şunu söyleyebilirim ki, geçmişte bölgede gördüğümüz bu muazzam ilmi zenginlik gelecekte de aynı gelişmenin tekrarlanabileceğine olan inancımızı kuvvetlendirmektedir. Bir kez böyle büyük alimler yetiştirmiş bir muhitte bunu tekrarlama kabiliyeti vardır; bunun harekete geçirilmesi gerekmektedir”.

1.Oturumun bir diğer konuşmacısı Yrd.Doç.İbrahim Kalkan tebliğinde, Uluslararası İlişkiler açısından Türkistan kavramını ele aldı. 20. asrın başında sahnelenen ‘Büyük oyun’ ile sonundaki ‘Yeni Büyük oyun’a değinen Kalkan uluslararası ilişkiler açısından Türkistan’la ilgili en büyük meselenin “Türkistan adının uluslararası ilişkilerde resmi olarak yer almaması” olduğunu ifade etti. “Dış politikada ya da resmi uluslararası ilişkiler metinlerinde Türkistan’a yer vermek bir yana insanlar Türkistan adını telaffuz etmekten bile kaçınmaktadır” dedi. Günümüzde Türkistan’ın daha çok kültürel bir kavram haline geldiğini söyleyen Kalkan, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Bu soruyu tek bir sözcükle cevaplamak mümkündür: Sömürgecilik”.

Türkistanlı kıymetli ilim adamının altını çizdiği hususlar gerçekten önemliydi: “Rusya, Çin ve İngiltere’nin 18, 19 ve 20. yüzyıllar boyunca Avrasya’da yürüttükleri sömürge politikaları sonucunda Türkistan bölgesi sömürgeci güçlerin mücadele alanı haline geldi. Bu ‘Büyük Oyun’ denilen tarihi sürece ‘Türkistan’ın Paylaşılması’ da denebilir pek ala”.

İngiliz stratejist Mackinder‘in “Dünya Adasının en önemli bölgesi ise Volga-Doğu Sibirya, Kuzey Buz Denizi-İran-Afganistan arasında kalan merkez bölgedir. Bu bölgeye egemen olan güç Dünya Adasına egemen olur. Dünya Adasına egemen olan ise Dünya’ya hâkim olur” sözlerini nakletti. “Yeni Büyük Oyun”da İngiltere’nin yerini ABD’nin aldığına işaret eden Kalkan,

yapılması gereken en önemli ve en kolay işin Türkistan kelimesini yaymak olduğunu belirtti.

 

 

8.MTS_20140506_160239.415

İstanbul Kırım Türkleri adına yaptığı konuşmada Kırım’da yaşanan son gelişmeleri ele alan Dr.Ataalp Kadir Pınarer, özetle : Kırım’ın 1883’ten sonra 2. kez Rusya tarafından ilhak edildiğini, Kırım Tatar Türklerinin mücadelesinin Türkistan’daki mücadeleden ayrılamayacağını, jeostratejik açıdan ne kadar önemli olduğunu, 15 asırdır bir Türk yurdu olan Kırım’da Rusya’nın sistematik politikaları sonucu Kırım Tatar Türklerinin nüfusa oranının % 14’e düştüğünü, en yoğun göçün Anadolu’ya olduğunu, 1917 Vatan Cemiyeti ve Kırım Tatar Cumhuriyeti’nin ortadan kaldırılışını, 18 Mayıs 1944’te yapılan tehcir ve soykırımı anlattıktan sonra günümüzde yaşanan olaylara da değindi:

Kırım’ı ilhak eden Rusya, Tatarların desteğini alabilmek için görünüşte bazı haklar tanısa da, Kırım Tatarları Ruslara güvenmemektedir. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun geri dönüşünün engellenmesi ve Tatar azınlığa yöneltilen tehditler, bu güvensizliğin ne kadar haklı olduğunu göstermiştir. Rus işgalinin uzun süreceği anlaşılmakla beraber Kırım’daki Tatar Türk nüfusu daha da azalmaya başlamıştır.

Oturum’un son konuşmacısı, Ürdün Buhari Cemaati Başkanı Dr.Abdullah Bukhari idi. dr.Bukhari konuşmasında Ürdün’deki Türkistanlıların durumlarını ve karşı karşıya bulundıkları meseleleri anlattı. Türkistanlıların Ürdün’de, kuruluşundan itibaren asli bir unsuru olduğunu ifade etti. Kültür ve geleneklerini yaşatan Türkistanlıların, Türkistan ismine sahip çıktıklarını ifade etti.

IMG_1926  Abdulahad Abdurrahman

Öğleden sonraki programın yoğunluğu sebebiyle son oturumdaki serbest konuşmaların bir kısmı, 1.oturumun hemen arkasına alındı. Bu bölümde Doğu Türkistan Maarif Derneği adına Yönetim Kurulu Üyesi Abdülahad Abdurrahman, Özgürder Genel Başkanı Rıdvan Kaya ve Belçika’dan gelen eski Türkistanlı muhacirlerden Muhammed Abid Okuyan konuşmalarını yaptılar.

10.MTS_20140506_160312.238  Rıdvan Kaya

 

10.MTS_20140506_160341.582  Muhammed Abid Okuyan

 

Öğle namazı ve yemek için verilen arada, Türkistanlıların ve Türkiye’li kardeşlerinin kaynaşmaları görülmeğe değer idi. Yenilen nefis Türkistan pilavına çevrede oturan halkın da geniş iştiraki oldu. Dağıtılan kımız ve kazilar yetmedi. Öğle namazından sonra, diğer oturumlara geçildi.

 

14.MTS_20140506_160601.468   Prof.Dr.Salih Aynural

2.Oturumun konusu “Türkistan ülkelerinde İnsan Hakları İhlalleri ve Türkiye-Türkistan İlişkileri” idi. Oturumu yöneten Prof.Salih Aynural, Türkiye ve Türkistan münasebetlerinin tabii olarak tarihte var olduğunu, Anadolu ve Ortaasya arasındaki bağların kuvvetini ve nüfusunun %98’i Türkçe konuşan bu halklar aarasındaki birliğin ne kadar gerekli olduğunu vurguladı.

 

11.MTS_20140506_160444.357

2.Oturumda ilk olarak konuşan Doç.Ömer Kul, Doğu Türkistan Diasporası‘nın 1949 sonrasında nasıl bir gelişme izlediğini anlattı: 1960’larda İsa Yusuf Alptekin öncülüğünde başlayan çalışmalar, Türkiye’de Uygur ve Kazak Türkleri tarafından birlikte yürütüldü. 1998’de hükümetin gizli bir genelgeyle faaliyetlerinin yasaklamasıyla Türkiye dışına taşınan Doğu Türkistan davası, 2003 yılında gizli tamimin yürürlükten kaldırılmasıyla hızlı bir ivme kazandı ve bir çok dernek ve vakıf kuruldu. 98’den sonra Avrupa’da başlayan teşkilatlanma çabaları, Kanada ve Japonya’ya kadar yayılmış, 2004’te Almanya’da kurulan Dünya Uygur Kurultayı’nın ardından ABD’nin el atmasıyla Washington’da da Doğu Türkistan Sürgün Hükûmeti kurulmuştur. Gelinen nokta itibariyle DUK, Doğu Türkistan meselesini Batı normlarında (insan hakları ve demokrasi bağlamında) savunan ve buna taraftar bulabilen, başta ABD, Kanada, AB ve Japonya tarafından desteklenen bir teşkilat hüviyetini kazanmıştır.

Sonuç olarak denilebilir ki; hariçte Doğu Türkistan davası güden teşkilatlar tam bir diaspora oluşturamamıştır. Meselenin stratejik planı çıkartılmamış ve buna uygun faaliyetlerde bulunulmamıştır.Doğu Türkistan meselesinde raporlar hazırlayacak, yol haritaları çıkarabilecek, yeri geldiğinde devletin ilgili birimlerini bilgilendirebilecek bir “beyin takımı” ve bir araştırma merkezi oluşturulmalıdır.

İkinci oturumda daha sonra söz alan söz alan Ravşanbek Gapirov,Türkistan’da insan hakları ihlalallerinin ortadan kalkması için öncelikle müslümanların güçlü olması gerektiğini söyledi.Gapirov “ Müslüman şahsiyet oluşmadan bu gerçekleşemez. Müslüman şahsiyet oluşturmak için ailede bunun yaşanması ve gerçekleşmesi gerekmektedir. Ailede İslam yaşanmazsa toplumda da yaşanmaz. Bu manada İslamın birey ve ailede yaşanırlığı artırılmalıdır. Bugün kendi ailesinde İslamın sözünü geçiremeyenler, toplumda nasıl başarılı olabilir?” dedi

Bundan sonra Fransa’dan kurultayımıza katılan siyasi analist Kemaleddin Rabbimov, globalleşme sürecinde küresel güçlere karşı müslümanların karşı durabilmesinin, ittifak etmeleriyle mümkün olduğunu söyledi. Rabbimov, ”Müslümanların ihtilafları görünüşte büyük gibi olsa da aslında yüzey üzerindeki çatlaklar gibidir. Çekirdek sağlamdır. Kitabımız, peygamberimiz, Kabe’miz birdir. Bunun için müslümanların birleşmesi muhakkak gerçekleşecektir. Türkistan cumhuriyetlerinde “müsaade edildiği kadar İslam” a izin verilmektedir. Bunun üstündeki İslam anlayışlarına baskı uygulanmaktadır. Bugün Özbekistan’ da bunun sıkı bir şekilde yaşanıyor olması rejimin güçlü olması sebebiyledir. Kazakistan ve Tacikistan da da rejim güçlendikçe bu baskılar artacaktır. Kırgızistan da göreceli olarak müslümanların rahatlığı rejimin zayıf olmasındandır. Rejim güçlendiğinde müslümanlar üzerinde baskı artacaktır. Global anlamda Müslümanların hareket etmesi gereklidir.” dedi

Üçüncü Oturum:

Üçüncü oturumda ilk sözü Özbekistan’dan eski milletvekili ve yazar Abdulkerim Bahriddin aldı. Bahridin,”Şimdilerde Türkistan devletlerinin ve halklarının kendi aralarındaki ilişkileri Sovyet zamanındakiden bile kötüdür. Devletlerimiz arasında siyiasi birlik yok, ekonomiler kendi başlarina mücadele veriyor, kültür birliğimiz bile istenen derecede değil. Örneğin, meşhur yazarımız Çingiz Aytmatov vefat ettiğinde defin merasimine katılan Özbek aydınlar kendi vatanlarında sorgulandılar. “ dedi

Bundan sonraki konuşmacı, İsveç’ten katılan İmam ve Şair Muhammed Salih Abutov, şunları söyledi:

“Tarih’te Türkistan hiç bir zaman gerçek manada İslam dünyasinin bir parçası olamamıştı. Bağımsızlıktan sonra Türkistan Cumhuriyetlerinde İslam dini hızla gelişmeya başladı. Ancak eski Sovyet terbiyesini alan yöneticilerden buna karşı çıkmayı bildiler,özellikle Özbekistan’da Müslümanlara yönelik baskı ve zülum siyaseti devam ettirilmektedir. Bir yandan da Müslümanlar kendi aralarında çeşitli gruplara ayrılarak, birlik ve beraberliği yola koyamamaktadırdar. Bu gruplar arasında “Hizbut-tahrir”, Tebliğçiler, Selefiler ve Sufiler vardır. “

Son olarak Kırgızistan’dan Miktibek Arstanbekoğlu söz aldı.Mıktıbek,” Kırgızistan’da az olsa bile düşünce ve dini özgürlükler vardır. Örneğin, bağımsızlığın ilk yıllarıda Cuma namazında cemaat bir-iki safı geçmezken, bügünlerde cemaat camilere sığmamaktdır. Geçen bayramlardan birinde başkent Bişkek’te 200 000 Müslüman bayram namazı kılmıştır. TV, radio ve gazeteler İslamı topluma tanıtmada önemli görevler üstlenmiştir.” dedi

Serbest Konuşmalar kısmında son olarak Dünya Genç Türkistanlılar Derneği Başkanı Ferhat Aynural söz aldı.

Kurultayın sonunda kapanış bildirgesi okundu ve katılımcılar tarafından oylanarak kabul edildi. Kapanış bildirisi:

Uluslararası Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği tarafından 2014 yılının 27 Nisan’da gerçekleştirilen ULUSLARARASI TÜRKİSTAN KURULTAYI sizlere acil bir çağrıda bulunmaktadır. Bu çağrının Türkistan halklarının tarihi gerçeklerine, bugünkü jeopolitik şartlara ve devletlerimizin mevcut durumuna da uygun olduğu kanaatindeyiz.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldıktan sonra maalesef devletlerimiz kendi aralarında işbirliği ve uluslararası dayanışma oluşturamamıştır. Özellikle son gelişmeler, özellikle Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin Rusya tarafından ilhak edilmesi ayrıca Ukrayna’daki olayların hızlıca iç çatışmaya sürüklenmesi bu olayların Orta Asya’ya yani Türkistan hudutlarına taşınabileceğine işaret etmektedir. Bu durum halklarımızın yüz yıllar beklediği gerçek bağımsızlıklarını ve kendi aralarında tarihi köklere dayalı işbirliğini tehlikeye sokmaktadır.

Bundan dolayı ULUSLARARASI TÜRKİSTAN KURULTAYI sizleri tarihi bir göreve davet etmektedir. Bu da hiç vakit kaybetmeden “Orta Asya Devletleri İşbirliği Teşkilatı”nın kurulması ve ilan edilmesidir.

[youtube width=”300px” height=”200px”]dNp-pyWi2ag[/youtube]

Devami

Turkistan (She’r)

Odam Ato Momo Havvo, yaralgandir,
Farzandlari yer yuziga taralgandir.
Demak, odamzotni, ota-onasi bir,
Bir-biriga qarindosh deb, qaralgandir.
O‘zbek, qozoq, qirg‘iz, turkman, Tojikiston,
Bularning nomi aslida bir – Turkiston!

Somoniylar qildi Xilofat xizmatin,
G‘aznaviylar ko‘targandi din izzatin.
Xorazmshoh, Amir Temur zamonida,
Ko‘rsatdi dunyoga turkiylar qudratin.
Moziyni titratgan eding sen begumon,
Bugun ahvolinga qara, ey, Turkiston!

Mo‘g‘ullarga mag‘lub bo‘lib, yo‘qolmading,
Ruslar bosib olganida qocholmading.
Turli millat elatlarga bo‘lingansan,
Hech adovat tugunlarin yecholmading.
Ajdodlarning orzulari bo‘ldi armon,
Maqsadinga yetolmading hech Turkiston.

Loyiq zuryod bo‘lolmadik, bobolarga,
Qarang bizga meros bu mojarolarga.
Tili, dini, tarixi bir, el-elatlar,
Chek qo‘ysinlar endi milliy nizolarga.
Turklar yana birlashmoqqa bormi imkon?,
O‘z aslinga qaytgin endi, ey Turkiston!

Tiling, dining, aslu nasling zamoning bir,
To‘yu-aza, do‘sti-dushman yomoning bir.
Bir tuproqda, bir daryodan oziqlanib,
Istaysanmi yo‘qmi, yo‘ling, karvoning bir.
Asrlardan kelayotgan ulug‘ karvon,
Kelajakka eltguvchi yo‘l bu – Turkiston.

SAHVİY (M. Abutov)

 

Одам Ато Момо Ҳавво, яралгандир,
Фарзандлари ер юзига таралгандир.
Демак, одамзотни, ота-онаси бир,
Бир-бирига қариндош деб, қаралгандир.
Ўзбек, қозоқ, қирғиз, туркман, Тожикистон,
Буларнинг номи аслида бир – Туркистон!

Сомонийлар қилди Хилофат хизматин,
Ғазнавийлар кўтарганди дин иззатин.
Хоразмшоҳ, Амир Темур замонида,
Кўрсатди дунёга туркийлар қудратин.
Мозийни титратган эдинг сен бегумон,
Бугун аҳволинга қара, эй, Туркистон!

Мўғулларга мағлуб бўлиб, йўқолмадинг,
Руслар босиб олганида қочолмадинг.
Турли миллат элатларга бўлингансан,
Ҳеч адоват тугунларин ечолмадинг.
Аждодларнинг орзулари бўлди армон,
Мақсадинга етолмадинг ҳеч Туркистон.

Лойиқ зурёд бўлолмадик, боболарга,
Қаранг бизга мерос бу можароларга.
Тили, дини, тарихи бир, эл-элатлар,
Чек қўйсинлар энди миллий низоларга.
Турклар яна бирлашмоққа борми имкон?,
Ўз аслинга қайтгин энди, эй Туркистон!

Тилинг, дининг, аслу наслинг замонинг бир,
Тўйу-аза, дўсти-душман ёмонинг бир.
Бир тупроқда, бир дарёдан озиқланиб,
Истайсанми йўқми, йўлинг, карвонинг бир.
Асрлардан келаётган улуғ карвон,
Келажакка элтгувчи йўл бу – Туркистон.

САҲВИЙ (М. Абутов)

Devami

Özbekistan cumhurbaşkanlığı seçimi ertelenebilir

 

Özbekistan cumhurbaşkanlığı seçimi ertelenebilir

Özbekistan”da Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci defa ertelenerek, 2016 yılına alınabileceği ileri sürüldü

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Özbekistan’da 2015’te yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir ertelenebileceği iddia ediliyor.

Özbekistan hükümetine yakın olan dunyouzbeklari.com sitesinin haberine göre 2015 yılında gerçekleşmesi beklenen Cumhurbaşkanlığı seçimi 2016 yıla ertelenebilir. Haberde konu ile ilgili Özbekistan hükümetinin bir bildiri yayınlayacağı söylendi.

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov Özbekistan’ı 1989 sonrası önce Komünist Parti Başkanı, 1991 de ise Cumhurbaşkanı olarak yönetiyor. Kerimov 1996 de yapılması gereken seçimleri de 2000 yılına ertelemişti, sonra görev süresini 7 yıla çıkararak 2007 kadar makamında kaldı. 2007 yılında tekrar seçildi. 2014 de yapılması öngörülen seçimler önce 2015 yılına ertelendi, şimdi de 2016 senesine erteleneceği ifade ediliyor.

Ülkedeki muhalefet Kerimov’un seçimleri manipüle ettiğini, ülkede seçimlerin özgür bir biçimde yapılamadığını savunuyor.

http://www.dunyabulteni.net/

Devami

Türkistan Kurultayı Türkiye basınında

'Orta Asya yerine Türkistan denilsin' önerisi

27 Nisan İstanbul’da gerçekleşen Uluslararası Türkistan Kurultayı yerli ve dünya basınında geniş yankı buldu. Türkiye’nin devlet televizyon kanalı TRT TÜRK kurultay hakkında önemli haber yayınladı. “Dünya bülteni” internet sitesinde ise ‘Orta Asya yerine Türkistan denilsin’ isimli makale yayınlandı:

Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği’nce düzenlenen Uluslararası Türkistan Kurultayı’nda, Türkistan isminin unutulmuşluğuna vurgu yapan Dr. İbrahim Kalkan, “Günlük kullanımda özellikle internette bu ismi yaymak gerek” dedi

Tarihi Türkistan topraklarındaki sorunlar İstanbul’da bir kurultayla masaya yatırıldı. Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen kurultayda, Türkistan kavramı, İslam hukukuna katkıları olan Türkistanlı âlimler ve Türkiye-Türkistan ilişkileri ele alındı.  Ayrıca Doğu Türkistan ve Kırım’da yaşanan son gelişmeler de değerlendirildi.

Bölgenin bugün daha çok “Orta Asya” olarak adlandırıldığına dikkat çeken Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doktor İbrahim Kalkan, Türkistan kavramının unutulmuşluğuna vurgu yaptı.

TÜRKİSTAN, ORTA ASYA DİYE ANILMASIN 

İbrahim Kalkan şöyle konuştu:

“Uluslararası ilişkiler söz konusu olduğu zaman en önemli mesele Türkistan’la ilgili kavramın uluslararası ilişkilerde yer almamasıdır. Bunu da nedenleriyle tarihi geçmişiyle kısaca izah etmeye çalıştım konuşmamda. Ama ‘buna bir çare olması lazım, buna bir çözüm bulmak gerekir’ diye bir tezle yola çıktık.

Neticesinde bizim elimizden gelen en kolay bir şekilde Türkistan adını yaymak. Günlük işlerimizde ve çalışmalarımızda özellikle internette bilinçli bir biçimde Türkistan adını kullanarak, bunu uluslararası ilişkilerde ve uluslararası toplumda daha yaygın ve bilinir hale gelmesini sağlamak olmalıdır diye düşünüyorum.”

TÜRKİSTAN TOPRAKLARINDA ŞİMDİ 4 DEVLET VAR 

Yakın bir tarihe kadar Sovyetler Birliği ile Çin arasında paylaşılan Türkistan topraklarında bugün Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan gibi bağımsız cumhuriyetler mevcut. Ancak Doğu Türkistan halen Çin kontrolü altında. Batı Türkistan’ın bir bölümü ise Rusya Federasyonu içerisinde yer alıyor.

Türkiye, geçmişten bu yana baskılara maruz kalarak yurtlarını terk etmek zorunda kalan binlerce Türkistanlıya ev sahipliği yapıyor. Bu isimlerden biri olan Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği Başkanı Burhan Kavuncu, göçlerin bugün de sürdüğüne dikkat çekti.

TÜRKİYE’YE DEĞİŞİK ZAMANLARDA GÖÇTÜLER 

Türkiye’de birçok Türkistanlının bulunduğunu ifade eden Kavuncu, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Eski Türkistanlılar değişik göç dalgalarında gelmiş, farklı zamanlarda yerleşmiş gruplar. Türkiye’nin değişik yerlerine yerleşmiş Türk vatandaşlığını almış Türkistanlılar hayli fazla bir nüfusa sahip.

Bunların kurdukları dernekler de daha çok kendi aralarında bir sosyalleşme aracı olarak kullanılıyor. Fakat özellikle son 10 yıldan beri Türkiye’ye ve diğer ülkelere Türkistan’dan çok yoğun bir göç geliyor. Ağırlıklı olarak Özbekistan’dan ve özellikle Doğu Türkistan’dan, Tacikistan ve Kırgızistan’dan geliyorlar.

Sayılarını tespit etmek mümkün değil. Bu insanlara yardım etmek amacıyla bu derneği kurduk. Eski Türkistanlılar, Yeni Türkistanlılar ve Türkiyeliler hep birlikte bu derneği kurduk. Amacımız Türkistan’a ve Türkistanlılara hizmet etmek. Türkistan davasını yeniden diriltmek”

Kurultayda Kırım’daki gelişmelere değinen araştırmacı yazar Ataalp Pınarer ise, bölgede durumun kaygı verici olduğunu ve Kırım Türklerinin yeni bir sürgün korkusuyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

YENİ BİR SÜRGÜN ENDİŞESİ 

Rusların Kırım Tatarları’nı kendi yanlarına çekmeye yönelik düşünceleri olduğunu ve bu yönde uygulamaları da bulunduğunu ifade eden Ataalp Pınarer, Rusların kabul ettiği bir kararnamenin Putin tarafından imzaladığını söylerken, “Ancak Kırım Tatarları’nın Ruslara güveni yok. Çünkü tarihi olaylar buna cevaz vermiyor maalesef.” diye konuştu.

Kırım Tatarları’nın tekrar bir sürgün yaşamaktan korktuklarını vurgulayan Pınarer, “Kırım Tatar Türklerinin tek yurdu. Buradan başka gidecekleri bir yer yok. O yüzden endişeliyiz. Ümit ediyoruz ki bütün özgür dünya ve Türkiye’deki kamuoyu Kırım Tatarları’nın yanında olmaya devam edecektir.”

http://www.dunyabulteni.net/

Devami

Osman Batur’un Şehadet Yıldönümü

o_batur


Doğu Türkistan’ın yetiştirdiği en büyük kahraman 20.Yüzyılda Çin’e karşı en büyük mücadeleyi vermiş bir efsane. Altay Vilayetindeki Küktogay İlçesinin Öndirqara Köyünde 1899 yılında doğdu. Altay Vilayetindeki Köktogay İlçesinin Öndirqara Köyünde 1889 yılında doğdu. Osman Batur’un 7 erkek 7 kız toplam 14 çocuğu vardır. Osman Batur ve silah arkadaşlarının mücadelesi 1940’da Çin zulmü dayanılmaz bir hal alınca başladı.

Onların mücadelesi 1941 yılı Ekiminden 1943 yılı Temmuzuna kadar gerilla savaşı şeklinde devam etti. 22 Temmuz 1943’te Altaylar Çinlilerden tamamen temizlenmişti. Bulgun’da yapılan bir törende Osman BATUR Altay Kazak Türklerinin Han’ı ilân edildi. Mücâdelesini sürdürdü. Altay Geçici Halk Cumhuriyeti Başkanlığına seçildi. 1944 – 1945 yıllarında, Tanrı Dağları’nın kuzeyindeki Doğu Türkistan Kazak Türkleri’nin yaşadığı bölgeleri de Çin istilâsından kurtardı. 1945 yılının Ekim ayından 1947 yılının Şubatına kadar üç vilâyetten oluşan Doğu Türkistan hükûmeti’nin askerî ve mülkî âmiri olarak Vâli sıfatıyla görev yaptı. O’nu, Şubat 1947’den Eylül 1949’a kadar Doğu Türkistan Cumhuriyeti koalisyon hükûmetinin aslî üyesi olarak görev yaptı.

Çinlilerin on kat fazla asker silah ve cephaneyle saldırması üzerine 1950 Kasımında cephanesi bittiği için Osman Batur Kamambal Dağı’nda esir düştü. Göstermelik bir mahkemede işgalci çinlilerce idama mahkum edildi. 29 Nisan 1951 tarihinde Urumçi’de kurşuna dizilerek şehit edildi. Allah şehadetini kabul etsin.

 

Devami

Manas Üssü için Türkiye ile Kırgızistan anlaştı

Manas Üssü için Türkiye ile Kırgızistan anlaştı

ABD’den alınan Manas Havaalanı için Türkiye ile sivil havacılık ile ilgili anlaşma imzalandığı bildirildi

Kırgızistan’ın Manas Uluslararası Havaalanı yöneticileri Türkiye sivil hava taşımacılığı birimi ile görüşmeler yaptı. Kırgız Havaalanı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İlim Karıpbekov görüşmeler sonucunda karşılıklı işbirliğinin yapılması konusunda anlaşma imzalandını açıkladı.

Yapılan anlaşmaya rağmen bölge uzmanları Manas’ın geleceğinin hala belirsiz olduğuna dair görüş belirtti.

Daha önce Manas’ın “Rosneft” tarafından kiralanacağına dair iddialar gündeme taşınmıştı. Ancak bölgedeki gösteri dalgasının genişlemesi ve hükümet krizinin yaşanması sonucunda Rosneft yetkilileri geri adım attı. ABD’nin Manas’tan çıkarılmasından sonra mali kaynak arama girişimleri devam etmişti.

Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev de Rosneft ile muhtemel işbirliği girişimini desteklediğini açıklamıştı. Atambeyev bu konuda şu ifadeleri kullanmıştı:

“Manas havaalanın bundan sonra da varlığını devam ettirebilmesi ve gelişmesi için düşük fiyata yakıt bulunmalı. Manas havaalanının elde ettiği yakıtın Alma-ata, Astana, Taşkent, Duşanbe’den uçuş olması durumunda büyük bir hızla gelişebilir.”

Kırgız devlet başkanı ucuz yakıtın ise sadece Rosneft şirketi tarafından verilebileceğini öne sürmüştü.

http://www.dunyabulteni.net/

Devami

Turkistonliklar qurultoyi Markaziy Osiyo davlatlarini birlashishga chaqirdi

Istanbulda qurultoyini o`tkazgan “Xalqaro turkistonliklar” hamkorlik jamiyati tarqatgan bayonotga ko`ra, Ukraina voqealarining Markaziy Osiyo mintaqasiga yetib kelishi xavfi mavjud. Shu bois zudlik bilan O`rta Osiyo davlatlari hamkorligi tashkilotini tuzish kerak, deyiladi qurultoy bayonotida.

Jamiyat raisi o`rinbosari Namoz Normo`min Qrimning ishg`ol qilinishi mintaqa uchun xavfli ishorat ekanini aytib, bunga qarshi mintaqada shoshilinch choralar ko’rilishi lozimligini ta’kidlaydi.

“Qurultoy bir bayonot qabul qildi, ya’ni O`zbekiston, Qozog`iston, Qirg`iziston, Turkmaniston va Tojikiston davlatlari rahbarlariga murojaat. Biz buni juda muhim va shoshilinch bayonot deb atadik. Hozir bu davlatlar turli MDH, ShXT va boshqa turli geosiyosiy tashkilotlarda  ham mavjud. Biz buning o`rniga  O`rta Osiyo davlatlari hamkorligi tashkilotini zudlik bilan tuzishga kirishish lozimligi haqidagi murojaat bilan chiqdik”, – deydi Namoz Normo`min.

Ukraina hududi bo`lgan Qrimning rus millati manfaatlarini himoyalash shiori ostida Rossiya tomonidan tortib olinishi ruslar ko`p yashovchi Markaziiy Osiyoda ham jiddiy xavotir uyg`otadi.

Shu bois so’nggi paytlarda ko`plab ekspertlar Rossiya tahdidi qarshisida mintaqa davlatlari birlashishi lozimligini,  bir necha yillar avval faoliyatdan to`xtagan Markaziy Osiyo davlatlari hamkorligi tashkilotini tiklash zaruriyatini ta`kidlay boshladi.

Namoz Normo`minga ko`ra, Tukiston davlatlari o`rtasida hozirgacha o`zaro ishonchga asoslangan hamkorlik muhiti yaratilmagan, lekin shunga qaramay,  geosiyosiy vaziyat mintaqa davlatlarini  birlashishga majbur etmoqda.

“O`rta Osiyo davlatlari istalgan darajadagi yaxshi hamkorlikni yo`lga qo`ya olmadilar. Aksincha, o`zaro ziddiyat, bir-birlariga qarshi siyosat olib borish, hatto janjalga tayyor turish kuzatildi. Mana, Qirg`izistonda o`zbeklar va qir`gizlar o`rtasida qonli voqealar bo`lib o`tdi, bular bizni qattiq ranjitadi”, – deydi tahlilchi.

“Xalqaro turkistonliklar” hamkorlik jamiyati qurultoyida mintaqadagi vaziyat,  Turkiston birligi va o`zaro hamkorlik masalalari muhokama etildi.

“Avvalo, Turkiston atamasining o`zi, uning tarixiy kelib chiqishi va buguni muhokama qilindi. Turkiston jumhuriyatlaridagi hozirgi vaziyat, ulardagi siyosiy ahvol, madaniyat, ma`rifat masalalari, ularning bugungi dunyo siyosatida tutayotgan o`rni haqida muhokamalar bordi”, – deydi Jamiyat raisi muovini Namoz Normo’min.

“Turkistonliklar” jamiyati Turkiyadagi turkistonlik muhojirlarga ijtimoiy ko`mak ko`rsatish maqsadida tuzilgan. Hozir bu yerda o’rta osiyolik muhojirlar soni 100 mingga yaqinlashgani aytiladi.

“So`nggi o`n yilda O`rta Osiyodan kelgan muhojirlar soni ham ortdi. Jamiyat ularga ijtimoiy, huquqiy, tibbiy va boshqa yordamlarni ko`rsatish uchun tuzilgan. Safimizda o`zbeklar, qozoqlar, tojik, turkman va qir`gizlar ham bor, a`zolarimizning rasmiy soni mingdan oshib ketdi”, – deydi Namoz Normo`min.

Uning fikrlashicha, ayni paytda ichki ziddiyatlarga  tortilgan Turkiya mintaqada faol siyosat yuritish qudratida emas. Markaziy Osiyo esa keskin geosiyosiy kurashlarga yuz tutishi ehtimoli mavjud. Agar mintaqa davlatlari bugungidek tarqoq qoladigan bo’lsa, buning regiondagi har bir davlat uchun xavfli oqibatlari juda chuqur bo’ladi, deya ogohlantiradi kuzatuvchilar.

http://www.amerikaovozi.com/content/turkistanian-summit/1903275.html

 

Devami

‘O‘rta Osiyo davlatlari hamkorlik tashkiloti tuzilishi shart’

Turkiyaning Istanbul shahrida o‘tkazilgan Xalqaro Turkiston qurultoyi mintaqa davlatlari rahbarlariga ana shunday murojaat bilan chiqdi.
“Sovet Ittifoqi tarqalib ketgandan keyin, afsuski, davlatlarimiz orasida hamkorlik va xalqaro maydonda bir-birini qo‘llab-quvvatlash istalgan darajada amalga oshmadi. Xalqaro siyosat maydonidagi keyingi voqealar, xususan Qrimning Rusiya tarafidan qayta ishg‘ol qilinishi, Ukrainadagi voqelarning fuqaroviy urush tomon ketayotgani, bu fojeaviy voqealarning tarixiy ismi Turkiston bo‘lgan O‘rta Osiyo hududlariga ham yetib kelishi mumkinligiga ishorat qilmoqda. Bu esa xalqlarimizning asrlar davomida kutgan haqiqiy mustaqilligini va tarixiy haqiqatlarga asoslangan hamkorliklarini yo‘qqa chiqarishi mumkin. Shuning uchun ham Xalqaro Turkistonliklar qurultoyi sizlarni tarixiy bir vazifani ado etishga da’vat qiladi. Bu zudlik bilan O‘rta Osiyo Davlatlari Hamkorlik Tashkilotining tuzilishi va e’lon qilinishidir”, deyiladi Istanbuldagi anjuman yakunida qabul qilingan bayonotda.


Istanbul shahriga Markaziy Osiyo respublikalari vakillari, bu o‘lkalarning yurt tashqarisidagi vatandoshlari, mintaqa siyosatiga ixtisoslashgan ekspertlar to‘planganlar.
Bu Xalqaro Turkistonliklar Hamkorlik Jamiyatining birinchi qurultoyi deb e’lon qilingan.
Tashkilotchilarga ko‘ra, jamiyatdan ko‘zlangan maqsad, turkistonliklarni birlashtirish, mintaqadagi davlatlar o‘rtasidagi munosabatlarda mavjud muammolarni hal etishda ishtirok etish, qadimdagi “Turkiston hamkorligini qayta tiklash”ga hissa qo‘shish.
Ushbu maqsad yo‘lidagi bir qadam sifatida O‘zbek va Qirg‘iz xalqlari o‘rtasidagi munosabatlarni yaxshilash “marosimi” uyushtirildi: O‘zbek va Qirg‘iz bir-biri bilan quchoqlashib ko‘rishdi, ikkovi 2010 yil iyunidagi hodisalar takrorlanmasligiga so‘z berdilar, milliy bosh kiyimlari – do‘ppi va qalpoqlarini almashdilar.
Mintaqa mamlakatlari mustaqillikka erishganlaridan keyin Turkiston g‘oyasini tiklashga urinish bo‘ldi.

Bundan 20 yil oldin “Turkiston – umumiy uyimiz” shiori ostida Toshkentda buyuk yozuvchilar Chingiz Aytmatov, Odil Yoqubov rahbarligida yirik anjuman tashkil qilindi.
Toshkent markazidagi konsert saroyiga “Turkiston” nomi berildi va bu sayroga Qozog‘iston, Qirg‘iziston, Tojikiston va Turkmanistondan yig‘ilgan mehmonlar xalqlar do‘stligini mustahkamlash zarurligi haqida so‘zladilar.
Bu g‘oya asosida tashkiliy tuzilma, uning o‘z banki va ro‘znomasi ta’sis etildi.
Biroq oradan ko‘p o‘tmay mintaqa mamlakatlari o‘rtasidagi chegaralarga sim to‘rlar tortildi, minalar o‘rnatildi, viza tartiblari joriy qilindi va nihoyat mintaqada suv ustida hatto urush kelib chiqishi mumkinligi haqidagi bayonotlar ham yangradi.

http://www.bbc.co.uk/uzbek/

Devami

“ORTA ASYA DEVLETLERİ İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI” KURULMASI ŞARTTIR

ORTA ASYA DEVLETLERİ İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI KURULMASI ŞARTTIR

ULUSLAR ARASI TÜRKİSTANLILAR KURULTAYI’NIN ORTA ASYA HALKLARI VE DEVLET BAŞKANLARINA MÜRACAATI

Uluslararası Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği tarafından 2014 yılının 27 Nisan’da  gerçekleştirdiği KURULTAYIMIZ sizlere acil bir çağrıda bulunmaktadır. Bu çağrının Türkistan halklarının tarihi gerçeklerine,  bugünkü jeopolitik şartlara ve devletlerimizin mevcut durumuna da uygun olduğu kanaatindeyiz.

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra maalesef devletlerimiz kendi aralarında istenen işbirliği ve uluslararası meydanda dayanışmayı orta koyamamıştır. Ancak son gelişmeler, özellikle Kırımın Rusya tarafından yeniden işgal edilmesi, Ukrayna’da olayların hızlıca iç çatışmaya sürüklenmesi bu olayların o ya da bu şekilde tarihi ismi Türkistan olan Orta Asya hudutlarına da taşınabileceğine de işaret etmektedir. Bu da halklarımızın yüz yıllar devamında beklediği gerçek bağımsızlıkları ve kendi aralarında tarihi iplere dayalı işbirliğini yoka çıkarabilir.

Bundan dolayı Uluslararası Türkistanlılar KURULTAYI sizleri tarihi bir göreve davet etmektedir. Bu da hiç vakit kayıp etmeden Orta Asya Devletleri İşbirliği Teşkilatının kurulması ve ilan edilmesidir.

ULUSLARARASI TÜRKİSTANLİLAR KURULTAYI

27 Nisan, 2014 yıl

İstanbul, Türkiye

 

ЎРТА ОСИЁ ДАВЛАТЛАРИ ҲАМКОРЛИК ТАШКИЛОТИ ТУЗИЛИШИ ШАРТ

ХАЛҚАРО ТУРКИСТОН ҚУРУЛТОЙИНИНГ ЎРТА ОСИЁ ХАЛҚЛАРИ ВА ДАВЛАТ РАҲБАРЛАРИГИ МУРОЖААТИ

Халқаро Туркистонликлар Ҳамкорлик Жамияти тарафидан ташкил қилинган ҚУРУЛТОЙИМИЗ сизларга шоошилинч бир мурожаат билан чиқмоқда. Бу мурожаатимиз Туркистон халқларининг тарихий ҳақиқатларига, бугунги геополитик шартларга ва давлатларимизнинг мавжуд аҳволига мос эканлигидан шубҳа қилмаймиз.

Совет Иттифоқи тарқалиб кетгандан кейин афсуски давлатларимиз орасида ҳамкорлик ва халқаро майдонда бир бирини қўллаб қувватлашлари исталган даражада амалга ошмади. Халқаро сиёсат майдонидаги кейинги воқеалар, хусусан Қримнинг Русия тарафидан қайта ишғол қилиниши, Украинадаги воқеларининг фуқаровий уруш томон кетаётгани, бу фожеавий воқеаларнинг тарихий исми Туркистон бўлган Ўрта Осиё ҳудудларига ҳам етиб келиши мумкинлигига ишорат қилмоқда. Бу эса халқларимизнинг асрлар давомида кутган ҳақиқий мустақиллигини ва тарихий ҳақиқатларга асосланган ҳамкорликларини йўққа чиқариши мумкин.

Шунинг учун ҳам Халқаро Туркистонликлар ҚУРУЛТОЙИ сизларни тарихий бир вазифани адо этишга даъват қилади. Бу даъват зудлик билан Ўрта Осиё Давлатлари Ҳамкорлик Ташкилотининг тузилиш ва эълон қилинишидир.

ХАЛҚАРО ТУРКИСТОН ҚУРУЛТОЙИ

Стамбул, Туркия

27 апрель 2014 йил

Devami