Kazakistan’da Kovid-19 hasta sayısı düşüyor

Kazakistan Sağlık Bakanı Aleksey Tsoy, ülkede son 1 ayda yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) görülme sıklığının yüzde 20 azaldığını bildirdi.

Kazakistan Bakanlar Kurulu, bu hafta ülkenin epidemiyolojik durumu gündemi ile toplandı.

Sağlık Bakanı Aleksey Tsoy, kurulda verdiği raporda, Kovid-19 ile ilgili durumun istikrara kavuştuğunu belirterek “Geçtiğimiz hafta, ülkede tespit edilen Kovid-19 vaka sayısı 4 bin kişi azaldı. Genel olarak, son 1 ayda Kovid-19’un görülme sıklığı yüzde 20 düştü.” dedi.

Tsoy, hastanelerdeki doluluk oranının geçen aya kıyasla yüzde 8 azaldığını da aktardı.

-Ülkede nüfusun yüzde 20’si aşının ilk dozunu yaptırdı

Kovid-19’a karşı aşılama sürecine ilişkin de güncel bilgileri paylaşan Tsoy, “1 Şubat’tan bu yana Kovid-19’a karşı aşının ilk dozunu yaptıranların sayısı 2 milyonu geçerken, ikinci dozunu alanların sayısı da 950 bine yaklaştı. Böylece ülke nüfusunun yüzde 20’sine aşının ilk dozu uygulandı.” ifadelerini kullandı.

Kazakistan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte Kovid-19 vakası sayısı 1558 artarak toplam 376 bin 572 oldu. Ülkede en yüksek günlük vaka sayısı Almatı ve Nur Sultan şehirlerinde tespit edildi.

https://www.trtavaz.com.tr/

Devami

THY, Türkistan’a ilk uçuşunu yaptı

Türk Hava Yolları (THY), Kazakistan’ın güneyinde, Türk dünyasının manevi başkenti olarak bilinen Türkistan şehrine doğrudan uçuş yapan ilk uluslararası hava yolu şirketi oldu.

22 Mayıs 2021 11:26

Kazakistan Sivil Havacılık Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre, THY’nin ilk İstanbul-Türkistan seferini yapan uçağı Türkistan Uluslararası Havalimanı’nda “su takı” gösterisiyle karşılandı.

Havalimanında düzenlenen törene Türkiye’nin Nur Sultan Büyükelçisi Ufuk Ekici’nin yanı sıra Kazakistanlı yetkililer ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

Büyükelçi Ekici, tören sonrası, bugün tarihi bir olaya şahitlik ettiklerini belirterek, “Ülkemizin medarı iftiharı Türk Hava Yolları’nın Türkistan’a ilk uçuşunu törenle gerçekleştirdik. Bu Kazakistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemi oluşturuyor.” dedi.

Türkistan’a doğrudan uçuş yapan ilk uluslararası hava yolu şirketinin THY olduğuna dikkati çeken Ekici, “İstanbul ile Türkistan arasında bir hava yolu bağlantısı kuruldu. Bu yolun ilerleyerek Türkistan ile ülkemiz arasındaki ilişkilerin daha da artmasını ümit ediyorum.”yorumunda bulundu.

THY, İstanbul-Türkistan-İstanbul seferini B-737 tipi uçakla ilk aşamada haftada 1 daha sonra kademeli olarak haftada 2’ye çıkaracak.

https://www.trtavaz.com.

Devami

Özbekistan, Kovid-19’a karşı Çin’de üretilen “ZF2001” aşısından 500 bin doz daha teslim aldı

Özbekistan, Çin’in Anhui Zhifei Longcom ilaç şirketi ile Çin Bilimleri Akademisince yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı ortak geliştirilen “ZF2001” aşısından 500 bin doz daha teslim aldı.

Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Anhui Zhifei Longcom şirketi ile Çin Bilimleri Akademisinin ortak geliştirdiği “ZF2001” aşısından 500 bin dozunun daha Taşkent’te ulaştığı kaydedildi.

Açıklamada, Özbekistan’a son 3 ayda Çin üretimi “ZF2001” aşısından 3 milyon doz, Oxford Üniversitesinin ilaç firması AstraZeneca iş birliğinde geliştirdiği Vaxzevria aşısından 660 bin doz, Rus üretimi Sputnik V aşısından da 100 bin doz getirilmiş olduğu anımsatıldı.

Son 24 saatte ülkede 65 bin 551 doz aşının uygulanmasıyla yapılan toplam aşı dozunun 1 milyon 412 bin 312’ye çıktığı kaydedilen açıklamada, bu çerçevede ülkede 1 milyon 125 bin 995 kişiye ilk doz, 286 bin 317 kişiye de ikinci doz aşıların uygulandığı ifade edildi.

Ülkede son 24 saatte 212 kişide virüsün tespit edilmesiyle toplam vaka sayısının 97 bin 280’a, virüs tespit edilen 258 hastanın taburcu edilmesiyle virüsten iyileşenlerin sayısının 92 bin 840’a çıktığı ifade edildi. Ülkedeki hastanelerde 3 bin 766 hastanın tedavisinin sürdüğü, son 24 saatte 2 kişinin vefat etmesiyle virüs nedeniyle ölenlerin sayısının 674 olduğu aktarıldı.

1 Nisan’dan itibaren aşı uygulamasının başlatıldığı ülkede, ilk etapta yaşlı, sağlık personeli, öğretmen, asker ve emniyet görevlileri olmak üzere yıl sonuna kadar toplam 4,1 milyon kişinin aşılanması öngörülüyor. Ülkedeki aşı uygulaması için Vaxzevria, Çin’in “ZF2001” ve Rus üretimi Sputnik V aşıları kullanılıyor.

https://www.trtavaz.

Devami

Dünya Bankası’ndan Özbekistan’a “demir yolu projesi” desteği

Dünya Bankası, “Mezarı Şerif-Kabil-Peşaver” demir yolu inşaatı projesinin hayata geçirilmesine destek sağlayacak.

Özbekistan Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Başbakan Yardımcısı, Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Sardor Umurzakov, ülkede temaslarını sürdüren Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Bölgesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Anna Bjerde ile bir araya gelerek taraflar arasındaki iş birliği konularını ele aldı.

Bölgesel entegrasyon ve Afganistan’ın yeniden kalkınmasına yönelik görüşmede değerlendirmede bulunan Bjerde, bankanın “Mezarı Şerif-Kabil-Peşaver” demir yolu inşaatı projesinin hayata geçirilmesi için mali destek sağlamaya hazır olduğunu belirtti.

Bjerde, diğer uluslararası finans kuruluşlarının da bu projede yer alması için gayret gösterecek olan bankanın ayrıca projeyle ilgili saha çalışmalarını finanse etmek ve projenin ön fizibilite çalışmalarının geliştirilmesi için teknik yardım sağlamak istediğini kaydetti.

Şubat ayında Taşkent’te, Özbekistan Başbakan Yardımcısı, Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Sardar Umrzakov, Afganistan Dışişleri Bakanı Muhammed Hanif Atmar ve Pakistan Başbakanı’nın ticaret, sanayi ve yatırımlardan sorumlu danışmanı Abdul Rezzak Davud’un katılımıyla gerçekleştirilen Özbekistan-Afganistan-Pakistan Üçlü Çalışma Grubu’nun ilk toplantısında, “Mezarı Şerif-Kabil-Peşaver” demir yolunun inşasını öngören yol haritası kabul edilmişti.

Özbekistan, Afganistan ve Pakistan’ın ilkbaharda demir yoluyla ilgili saha çalışmalarına başlaması, ardından demir yolu inşaatı için projenin ve finansman mekanizmalarının ön fizibilite çalışmalarını yapması kararlaştırılmıştı.

Özbek yetkililer, Orta Asya ülkelerinin limanlara en kısa erişiminin Afganistan ve Pakistan üzerinden olacağına dikkati çekerek, demir yolunun faaliyete geçmesiyle Avrupa ve Güney Asya ülkelerinin Orta Asya üzerinden transit taşımacılığında zaman kaybı ve maliyetinin önemli ölçüde azalacağının altını çizmişlerdi.

Aralık 2018’de Taşkent’te, söz konusu demir yolu inşaatı için taraflar arasında ortak çalışma grubu ve mali konsorsiyum oluşturulmasına ilişkin protokol imzalanmıştı.

trtavaz.com.tr

Devami

Özbekistan’da Ramazan Bayramı dolayısıyla 100 mahkum affedildi

Özbekistan’da Ramazan Bayramı dolayısıyla 100 mahkum affedildi.

Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Ramazan Bayramı dolayısıyla “işledikleri suçtan pişman olan ve düzelme yoluna giren mahkumların” affedilmesine ilişkin kararnameyi imzaladı.

Kararnameye göre, toplam 100 mahkumun yararlanacağı af çerçevesinde 46 mahkum salıverilecek, 54 mahkumun ise ceza süreleri kısaltılacak.

https://www.trtavaz.

Devami

Karabağ’dan Fergana’ya: ‘Büyük Oyun’da 3. cephe. Türkiye ve Türk dünyası, Orta Asya’da ‘yerli’ bir küresel aktör inşa etmeli. Bu, bizim 21. yüzyılımız.

Tacikistan ile Kırgızistan arasında çıkan çatışmada, 50 kişi öldü, 175 kişi yaralandı. 7 bin kişi yerinden oldu. Kırgızistan’da 2 gün yas ilan edildi. Sovyetlerin çöküşünden sonraki en şiddetli çatışmada görünürdeki anlaşmazlık “su meselesi”ydi.

Bazı kaynaklar daha şimdiden buna “yeni bir Türk vekâlet savaşı” dedi. Gerekçeleri şuydu: “Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Neo-Osmanlı özlemi adım adım gerçekleşiyor. Orta Asya’da ise Pan-Türk Yolu Çin sınırına dayandı.”

 

“Orta Asya’da kardeş savaşı olmasın.” Hızlı hareket ettik.

Bunu söyleyenler, Kırgızistan-Tacikistan çatışmasının yeni bir Karabağ senaryosu olduğunu iddia etti. “Karabağ zaferi ile Orta Asya’ya yol açıldı. Şimdi doğu sınırı tahkim ediliyor” mealinde yorumlar yapıldı.

Şükür ki, Türkiye, Özbekistan ve Kazakistan’ın telkin ve girişimleri ile çatışma şimdilik kontrol altına alındı. “Orta Asya’da kardeş savaşı olmasın” refleksi çok önemliydi.

Umarız Orta Asya’nın bu iki kardeş ülkesi, Doğu-Batı, Çin-ABD ekseni arasındaki güç sınırlarındaki çatışmalarının yeni kurbanları olmaz.

Fergana patlarsa Orta Asya yanar. Kaşıyorlar!

5 Temmuz 2000’de, 21 yıl önce, “Çeçenistan’dan Fergana’ya” başlıklı yazıda şunu söylemiştim: “Orta Asya’nın geleceğini Çeçenistan’ın (Kafkasya) ve Fergana’nın geleceği belirleyecek.”

2010’da, “Fergana Vadisi, küresel kırılmanın ve güç mücadelesinin en keskin, en kanlı merkezlerinden biri haline gelecek. Buradaki kriz sadece Özbekistan’ı, Kırgızistan’ı ve Tacikistan’ı değil, Orta Asya’dan Güney Asya’ya kadar bütün bölgede sarsıcı etkiler gösterecek. Fergana patlarsa Orta Asya’yı yakar” demiştim.

‘Büyük Oyun’un çatışma alanı. Yeniden fokur fokur kaynıyor.

Kafkasya ve Fergana Vadisi, Orta Asya’nın iki kapısıdır. Biri Kafkaslar üzerinden Batı’ya açılır, biri Fergana ve Afganistan/Tacikistan üzerinden Güneye açılır. Doğu Türkistan ise Orta Asya’nın Doğu Kapısı’dar.

Sovyetler’in ve ABD’nin Afganistan’ı işgal sebebi Orta Asya’nın güney kapısını tutmaktı. Başarılı olsaydı Pakistan da gidecekti. Sovyetler Hint Okyanusu’na inecek, ABD ise bu işgalle Orta Asya’ya girecekti. İngilizlerle Ruslar arasındaki “Büyük Oyun”un sebebi tam da buydu.

Fergana Vadisi ile Afganistan’ın kaderi bu yüzden birbirine çok benziyor. İkisi de kuzeyden gelenlerle güneyden gelenlerin hesaplaşma alanıdır. Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan arasında paylaştırılan, Rusların çok sıkıntılı sınır çizgileri ile kalıcı anlaşmazlıklar miras bıraktığı bu bölge, Orta Asya’nın fokur fokur kaynayan yarasıdır.

Özbekistan’ın en ağır bunalımı.

2010 yılında yine Fergana Vadisi’nde çatışmalar yaşandı. Kırgızistan’a ait bölgede, Özbek vatandaşlara karşı katliamlar sergilendi. 2 binden fazla Özbek öldürüldü, 200 bine yakın kişi topraklarından sürüldü.

Yine Fergana Vadisi’nde yükselen muhalefet dalgası, Özbekistan lideri İslam Kerimov’a karşı en güçlü tehdit haline geldi. Hatta bazı gruplar, Kerimov’u kaçırdı, rehin aldı, Özbek lider pazarlıkla kurtuldu.

2004 yılında çatışmalar başkent Taşkent’e kadar sıçradı. Kerimov’u devirmeyi amaçlayan ve Fergana’dan yükselen dalga başkenti vuruyor, kuruluşundan sonra Özbekistan’ın en ağır bunalımı haline geliyordu.

Şimdi olayı daha jeopolitik eksene oturtalım.

İngiltere-Rusya ile başladı. ABD-Rusya ile devam etti. Şimdi 3. ülke Çin de katıldı. ‘Büyük Oyun’da 3. cephe.

Afganistan’ın önce Rusya, sonra ABD tarafından işgali. Tacikistan’da Batı yanlısı İslâmî çevrelerin yükselişi, tam o anda Fergana Vadisi’nde muhalefet dalgasının patlaması ve Özbekistan’ın tehdit edilmesi. Yine aynı dönemde Kırgızistan’a ABD güçlerinin yerleştirilmesi. Üç ülkenin de birer parçası olan Fergana’da çatışma ve bunalımların hiç bitmemesi.

Aslında hepsi aynı senaryonun parçası. Önce Ruslar başladı. Sonra ABD ve Avrupa başladı. Şimdi aynı oyuna üçüncü ülke eklendi. Çin de “Büyük Oyun”a girdi. İş, çok daha karmaşık hale geldi. İngilizlerin hayaleti Orta Asya’nın sınırlarında dolaşıyor. 19. yüzyıldan 21. yüzyıla hiçbir şey değişmedi.

Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan, Doğu Türkistan üzerinde Doğu-Batı çatışmalarının en şiddetlisini görebiliriz. ABD, Çin ve Rusya arasındaki güç hesaplaşmasının en çirkin örneklerine tanık olabiliriz.

Türkiye ve Türk dünyası, Orta Asya’da ‘yerli’ bir küresel oyuncu kurmalı. İmparatorluklar çocuklarıyız biz..

Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ve Pakistan’ın bu senaryoyu iyi okuduğuna inanıyorum. Güçleri oranında tedbirler almaya çalıştıklarını biliyorum. Kırgızistan-Tacikistan çatışmasına bu kadar hızlı müdahale, Karabağ’daki işbirliği ve zaferden sonra oluşan özgüven bunun işaretidir.

Türk dünyasının, Pakistan gibi bazı Müslüman ülkelerle birlikte ülkelerin Orta Asya’da yeni bir küresel oyuncu rolü üstlenmesi gerekiyor. Çin, ABD ve Rusya arasındaki güç paylaşımını dengeleyebilecek tek çözüm, formül bu. Eğer Hindistan da dördüncü ülke olarak bölgeye gücünü yerleştirirse yapacakları hiçbir şey kalmayacak.

Orta Asya idrakinin bir güç olarak yeniden tanımlanması, buna bağlı ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel üstyapıların hızla kurulması gerekiyor.

ABD, Çin ya da Rusya’nın hesapları içinde güvenli yer bulma arayışından çıkıp, imparatorluklar coğrafyasını yeniden harekete geçirmesi gerekiyor.

Orta Asya için de “Türkiye Modeli”. Aynı jeopolitik mücadele verilmeli.

Karadeniz’i nasıl Doğu Akdeniz’e dönüştürmek istiyorlarsa, Orta Asya’yı da Ortadoğu’ya dönüştürmek istiyorlar. Üç ülkenin paylaşım hesaplaşmasına sıkışıp kalırsak, Orta Asya’nın 21. yüzyılı olmayacak.

Türkiye’yi nasıl yeniden 20. yüzyıla çekmeye çalışıyorlarsa, bugün ülkemizin içeride ve dışarıda en büyük kavgası buysa, Türk Cumhuriyetleri’nin 21. yüzyılını çalıp onları da yeniden 20. yüzyıla hapsetmek isteyeceklerdir.

“Türkiye Modeli” Orta Asya’ya taşınmalı. Türkiye’nin kendi coğrafyasında verdiği jeopolitik mücadelenin aynısı Orta Asya’da yürütülmeli. Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan, Pakistan, Afganistan ve Türkiye arasında bu yüzyıla yayılacak bir ortaklığın güçlü temelleri atılmalı.

İmparatorluklar coğrafyasında olağanüstü fırsatlar var. Bizim 21. yüzyılımız formatlanmalı.

Dünya yeniden yapılanıyor. Ülkeler, bölgeler, kara ve deniz ticaret yolları, askeri stratejik alanlar, Doğu-Batı fay hatlarının geçtiği bölgeler yeniden paylaşılıyor, tanımlanıyor.

Ama bu yüzyılın en önemli siyasi aklı ve gücü bunlar da değil. Geçmişin imparatorlukları yeni sözlerle, yeni iddialarla geri dönüyor. Bu da, imparatorluklar coğrafyasına olağanüstü fırsatlar ve hareket alanları sunuyor.

Anadolu’dan Doğu Türkistan’a, küresel konjonktür bizi en güçlü aday yapıyor. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye, bu alanda çok güçlü bir akıl inşa edebilir, etmeli. Sanıldığının aksine buna güçleri var.

Bu aklı, bu gücü, bu fırsatı, bu imkânı keşfetmeli. Yol, bunun üzerine kurulmalı. Bizim 21. yüzyılımız formatlanmalı.

yenisafak.com

Devami

Özbek tarihçi Şöhret Barlas: “Ermenilerin 1915 olaylarına ilişkin iddiaları 20. yüzyılın en büyük yalanıdır”

Özbek tarihçi, araştırmacı yazar Şöhret Barlas, “Ermenileri 1915 olaylarına ilişkin iddiaları töhmet ve sahtekarlıktır, 20. yüzyılın en büyük yalanıdır” diyerek, Ermenileri bu iddialarından vazgeçmeye çağırdı.

29 yıldır Ermeni Taşnakların Orta Asya, Kafkaslar, Anadolu ve dünyanın diğer bölgelerindeki faaliyetlerini araştıran ve bunun üzerine 8 kitap, 4 belgesel ve çok sayıda makale yazan Özbek tarihçi, araştırmacı yazar Şöhret Barlas, Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ermeni Taşnak çetelerinin dünyadaki faaliyetlerini araştırmak için başta Rusya, Türkiye, Azerbaycan ve Özbekistan olmak üzere dünyanın bir ülkesindeki kütüphanelerde Ermeni iddialarıyla ilgili arşiv belgelerini incelediğini kaydeden Barlas, çalıştığı hiçbir kütüphane arşivlerinde Ermeni iddialarını doğrulayacak tek bir kanıta rastlamadığını aktardı.

Barlas, “Ermenilerin 1915 olaylarına ilişkin iddiaları töhmet ve sahtekarlıktır, 20. yüzyılın en büyük yalanıdır. Bunun hiçbir dayanağı yoktur. Çalıştığım tüm arşivlerdeki belgeler, 24 Nisan 1915’te Ermenilerin öldürülmediğini göstermektedir. O tarihte sadece, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusuna arkadan vurmakla suçlanan Hınçak ve Taşnak terör örgütü aktivistlerinin tutuklanması için emir çıkarılmıştır.” dedi.

“Asılsız, herhangi kanıtı olmayan ve tarihi belgelerine dayanmayan iddialarınızdan vazgeçiniz”

Barlas, Ermeni iddialarının Çanakkale Savaşı’nın dünya tarihindeki rolünü küçümsemek ve Birinci Dünya Savaşı sırasında 1915 olaylarından Türkiye Cumhuriyeti’ni sorumlu tutmak için ortaya atıldığını kaydederek, bu iddiaların hiçbir zaman tarafsız bilim insanlarınca desteklenmediğini vurguladı.

Ermenilerin, savundukları tezlerinde 1915 olaylarıyla ilgili kendi iddialarını kanıtlayamadığını ifade eden Barlas, bu iddiaları ortaya atan Ermenilere hitaben “Asılsız, herhangi kanıtı olmayan ve tarihi belgelerine dayanmayan iddialarınızdan vazgeçiniz” sözleriyle çağrıda bulundu.

“Aslında, Ermeniler Fergana Vadisi’nde 35 bin kişiyi öldürerek bir katliam yaptı”

Barlas, Rusya’da Çarlık yönetiminin yıkılmasının ardından Orta Asya’daki Türk halklarınca 1917’de Hokand’da kurulan ilk demokratik devletlerden Türkistan Muhtariyeti’ni (Özerk Cumhuriyeti) yok etmek için Rus Bolşevikler tarafından Hazar Denizi üzerinden Fergana Vadisi’ne trenle 10 vagon dolusu Taşnak militanların getirildiğini kaydetti.

Ermeni Taşnak silahlı çetelerini, Türkistan Muhtariyeti’ni büyük bir tehlike olarak gören Rus Bolşeviklerin kullandığını belirten Barlas, “Taşnaklar tarafından Türkistan Muhtariyeti’ni yok etmek için 13 Şubat 1918’de başlayan ve 3 ay süren katliamda, Fergana Vadisi’ndeki 200’den fazla şehir ve yerleşim alanları yerle bir edildi, binlerce ev yakıp yıkıldı, çoğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 35 bini aşkın insan vahşilerce öldürüldü. Aslında, Ermeniler Fergana Vadisi’nde 35 bin kişiyi öldürerek bir katliam yaptı.” diye konuştu.

Taşnakların Fergana Vadisi’nde akıl almaz vahşilikler yaptığını, bir hastane ve camiyi içindekilerle ateşe verdiğini, üç gün boyunca top mermilerinin yağdırılması sonucunda Hokand’ın tamamen yıkıldığını ve alevler içinde kaldığını belirten Barlas, yalnızca üç günde 10 binden fazla insanın öldürüldüğü Hokand’ın adeta “ölüler şehrine” dönüştüğünü dile getirdi. Barlas, tüm bu bilgilerin Özbekistan Ansiklopedisi’nde de yer aldığını aktardı.

Fergana’daki katliamın Anadolu’daki 1915 olaylarından sonra meydana gelmesinin dikkat çekici olduğunu belirten Barlas, Ermeni Taşnakların Şubat 1918’de Hokand’da ve Mart 1918’de Azerbaycan’da yaptıkları katliamların aynı amaçla yapıldığını ve sanki 1915 olaylarıyla ilgili bir intikam alma niteliği taşıdığını vurguladı.

Barlas, ayrıca Ermeni Taşnak çetelerinin Fergana Vadisi’nde yaptıkları katliamla ilgili “Fergana’dan Karabağ’a Taşnaklar” kitabını kaleme aldığını anımsatarak, bir de Taşnakların Fergana’da yaptıkları katliamla ilgili bir belgeselin çekimlerine de başladıklarını söyledi.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/ozbek-tarihci-sohret-barlas-ermenilerin-1915-olaylarina-iliskin-iddialari-20/6083f91e01a30a2078a75d10

Devami

Özbekistan’dan Türk Hava Yollarının Fergana ve Ürgenç seferlerine onay

Özbekistan, Türk Hava Yollarının Ürgenç ve Fergana seferlerine onay verdi.

Özbekistan Ulaştırma Bakanlığından yapılan açıklamada, bakanlık bünyesindeki Sivil Havacılık Kurumunun Türk Hava Yollarına İstanbul bağlantılı Ürgenç ve Fergana uçuşları için izin verdiği bildirildi.

Açıklamada, Türk Hava Yollarının halihazırda Taşkent ve Semerkant seferleri düzenlediği anımsatıldı.

Geçen ay Özbekistan’da temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Özbek tarafıyla iki ülke arasında uçak seferlerinin artırılmasını da görüştüklerini aktarmıştı.

trtavaz.com.tr

Devami

TÜRKİSTANLI KARDEŞLERİMİZ İÇİN HAYRA DAVET !

TÜRKİSTANLI KARDEŞLERİMİZ İÇİN HAYRA DAVET !

Geçen seneki Ramazan ayında Türkiye’de yaşayan Türkistanlı muhacirlere yönelik olarak düzenlediğimiz “Hayra Davet!” yardımlaşmasında 500’den fazla Türkistanlı aileye ve çeşitli illerde yüksek öğrenim gören öğrencilere nakit ve erzak yardımları ulaştırılmıştı. Gerek erzak desteğinde bulunan gerekse zekatlarını nakit olarak veren bir çok kişi yardımlarını, ya ziyaret ettikleri ailelere bizzat teslim etti  ya da TÜRKİSTANDER aracılığıyla ulaştırdı. Dernek Genel Başkan Yardımcısı Azad Tekin Ulutaş yönetiminde yürütülen çalışmalara, STK temsilcileri ve Türkistanlı muhacirler bizzat katıldılar. Anayurttan uzakta ve ağır şartlar altında da olsa, Türkistanlı göçmen ailelerin evlerinde buruk bir sevinç yaşandı.

Anavatan Türkistan’dan (Özbekistan, Doğu Türkistan, Türkmenistan, Tacikistan, Kırgızistan, Afganistan, Kazakistan vd.)  göç edip, İstanbul’a ve ülkemizin değişik şehirlerine gelen muhacir kardeşlerimiz kimseye el açmadan, alın teri ile, kendi yeteneklerine göre işlerde çalışarak Türkiye toplumu içinde, onlarla iç içe geçerek yaşamaya devam etmektedirler.
Koronavirüs salgınından en fazla etkilenen bu kardeşlerimiz işsiz kalarak ev kiralarını ödemekte zorluk çekerken, resmî sosyal yardımlardan da yararlanamıyorlar.
Ailelerinin geçimini sağlamakta büyük zorluk çeken kardeşlerimizin acil yardım ihtiyaçları artarak devam ediyor.
Yapılan her yardım, özelde kira yardımı olmak üzere, nakit/ erzak yardımı, hayatî bir ihtiyacı karşılamaktadır.
Siz değerli Türkistan gönüllümüzden Allah için, bu kardeşlerimize yardım elinizi uzatmanızı, dostlarınız ile birlikte gerekli girişimlerde bulunarak çare olmanızı istirham ederiz. Bu sancılı günlerimizde kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağınıza inanıyoruz.

Tâat, ibadet ve dualarınız Allah katında makbul olsun.

Hastalarımıza şifa, geçmişlerimize rahmet diliyoruz.

TÜRKİSTANDER Genel Başkan Yardımcısı
Azad Tekin Ulutaş

Yardımlarınızı aşağıdaki hesaplara yapabilirsiniz:

VAKIF KATILIM BANKASI MERKEZ ŞUBE

ALICI:
ULUSLARARASI TÜRKİSTANLILAR DAYANIŞMA DERNEĞİ

İBAN NO (TL):
TR89 0021 0000 0003 5861 0000 01

İBAN NO (USD):
TR08 0021 0000 0003 5861 0001 01

İBAN NO (EUR) :
TR78 0021 0000 0003 5861 0001 02

Devami

Türkiye ve Özbekistan gümrük alanındaki iş birliğini geliştirmek istiyor

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye’nin Özbekistan’a gümrük alanında her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu belirterek, “Ticaret Bakanlığı olarak gümrük alanında her türlü iş birliğine ve mevzuat paylaşımına açığız.” dedi.

Pekcan, Özbekistan temasları kapsamında Özbekistan Devlet Gümrük Komitesi Başkanı Murodjon Azimov ile bir araya geldi. Görüşmede, taraflar arasındaki iş birliği konuları ele alındı.

Pekcan, görüşmede yaptığı açıklamada, iki ülke cumhurbaşkanı arasında dostluk ve kardeşlik ilişkilerindeki enerji ve sinerjinin tüm alanlara yansıdığını ifade ederek, Türkiye’de devlet tecrübesi olan danışmanların Özbekistan hükümetinde çeşitli alanlarda görev yaptığını söyledi.

İhtiyaç duyulması halinde diğer alanlarda da bu desteği vermeye devam edeceklerini aktaran Pekcan, Ticaret Bakanlığı olarak gümrük alanında her türlü iş birliğine ve mevzuat paylaşımına açık olduklarını kaydetti.

Pekcan, “Ülkelerimiz arasındaki kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin ekonomik ve ticari ilişkilere de yansıması son derece önemli. Biz bu ticaretin şu anda olduğu gibi, bundan sonra da dengeli bir şekilde devam etmesini, dengeli bir şekilde artırılmasını hedefliyoruz. Çalışmalarımızı bu yönde yönlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Orta koridoru kullanmakla aşağı yukarı 5 günlük bir zaman kazanacağız”

Ruhsar Pekcan, ticaretin en kolay ve en güvenli yapıldığı ülkeler arasında yer alabilmek için gümrük süreçlerini kolaylaştırma, hızlandırma ve gümrük alanında iş birliği yapmayı son derece önemli bulduklarını, bu çerçevede 2019’da Taşkent’te yapılan ortak gümrük komitesi toplantısının ikincisini en kısa zamanda Türkiye’de gerçekleştirmeyi arzu ettiklerini söyledi.

Özellikle Süveyş Kanalı’nın kapanmasıyla beraber orta koridorun öneminin bir kez daha ortaya çıktığını aktaran Pekcan, şunları kaydetti:

“Bölge ülkeleriyle iş birliği halinde orta koridoru lojistik olarak stratejik bir konuma getirmekle tercih edilir duruma getirmek zorundayız. Bunun için tarifelerin düşürülmesi, geçiş kotalarının hazırlanması, ücretlerin kaldırılması ve gümrük süreçlerinin hızlandırılması önemli. Şu anda orta koridor, kuzey koridora göre 5 bin kilometre daha kısa olmasına rağmen bütün bu sıkıntılardan dolayı kuzey koridor tercih ediliyor. Biz orta koridoru kullanmakla aşağı yukarı 5 günlük bir zaman kazanacağız.”

“Gümrük personeli eğitimi ve gümrük işlemlerinde Türkiye çok büyük bir tecrübeye sahip”

Özbekistan Devlet Gümrük Komitesi Başkanı Murodjon Azimov da Türkiye ile gümrük alanındaki iş birliğini daha da geliştirmek istediklerini ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Gümrük işlemleri ve laboratuvarları, gümrüklerin teknik donanımı ve dijitalleştirilmesi, bilişim teknolojilerin uygulanması konularında Türkiye’nin deneyimlerini inceledik ve istifade ediyoruz. Risk yönetimi konusunda birçok ülke bilgi vermiyor. Ancak Türkiye, bu konuda her türlü bilgi ve yardımı sağladı. Bundan dolayı Türkiye yönetimine teşekkür ederiz.

Gümrük personeli eğitimi ve gümrük işlemleri konusunda Türkiye çok büyük bir tecrübeye sahip. Bunu tüm dünya biliyor. Bizim için İstanbul Havalimanı’na gelen-giden yolculara gümrük hizmetleri verilmesi ve havaalanındaki gümrük işlemlerini öğrenmek çok önemli. Bu konuda Türkiye’nin tecrübelerinden istifade etmek istiyoruz.”

İki ülke gümrük kurumlarının ortak gümrük komitesi ilk toplantısının 2019’da Taşkent’te yapıldığını bildiren Azimov, bu toplantının ikincisini en kısa zamanda Türkiye’de gerçekleştirerek iki ülke gümrük kurumları arasındaki ilişkileri daha da geliştirmek istediklerini söyledi.

Görüşmenin ardından Pekcan ile Azimov tarafından Türkiye-Özbekistan dış ticaret istatistiklerinin paylaşılması amacıyla “Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Özbekistan Cumhuriyeti Devlet Gümrük Komitesi arasında dış ticaret istatistik metodoloji ve bilgi iş birliğine ilişkin protokol” imzalandı.

Pekcan’a, Özbekistan ziyaretinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren ve Helal Akreditasyon Kurumu Başkanı Zafer Soylu eşlik ediyor.

https://www.trtavaz.com.

Devami