Özbekistan’da Türk sermayeli ilk kuyumculuk fabrikası faaliyete geçti

Yıllık 100 ton altın üretimiyle dünyadaki en büyük üretici ülkelerinden olan Özbekistan’da, Türk sermayeli ilk kuyumculuk fabrikası faaliyete başladı.

Türk işadamı Fatih Küçükkılıç’ın Özbek ortaklarıyla kurduğu kuyumculuk fabrikasının açılış töreni Taşkent’te düzenlendi. Açılış kürdelesini Özbekistan Kuyumcular Federasyonu Başkanı Davron Samatov, Özbek-Türk İhracatı Geliştirme Merkezi Başkanı Serdar Keskin, Türk işadamı Fatih Küçükkılıç ile Özbek ortağı Mirzabek Vasikov kesti.

Küçükkılıç, açılışın ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplam proje tutarı 5 milyon dolar olan söz konusu fabrikada yıllık ortalama bir ton takı ve mücevherin üretileceğini kaydederek, söz konusu işletmenin ülkenin kuyumculuk sektöründeki Türk sermayeli ilk tesisi olduğunu belirtti.

Özbekistan’da takı ve mücevher sekörünün yeni gelişmekte olduğuna dikkati çeken Küçükkılıç, “Özbekistan, takı ve mücevher piyasası açısından Orta Asya’nın en büyük pazarıdır” dedi. Küçükkılıç, Özbekistan’da kuyumculuk okulu da açmayı planladıklarını ve bunun da ülkede kuyumculuk eğitimi veren ilk kurum olacağını kaydetti.

Fabrikanın Özbek ortağı Vasikov da Türkiye’nin takı ve mücevher üretiminde dünyada kendini kanıtlayan bir ülke olduğunu, Türkiye’de üretilen takı ve mücevherin diğer ülkelerde olduğu gibi Özbekistan’da da çok büyük bir rağbet gördüğünü belirterek, bundan dolayı Türk ortaklarıyla iş birliğine gittiklerini dile getirdi.

Söz konusu fabrikanın, Özbekistan’ın kuyumculuk sektöründe yabancı sermayeyle kurulan ilk işletme olduğunu da vurgulayan Vasikov, fabrikada çalışan Türk uzmanların da katkılarıyla Özbek halkına Türkiye’nin kalitesinde takı ve mücevher üreteceklerini sözlerine ekledi.

www.trtavaz.com.tr

Devami

SKANDAL: TANINMIŞ ÖZBEK GAZETECİ VE YÖNETMEN İSTANBUL’DA İDARİ GÖZETİM ALTINA ALINDI!

Herhangi bir suç işlediği tespit edilemeyen gazeteci Abdukarim Mirzaev serbest bırakılmadı, Göç İdaresine teslim edildi

Türkiye’de yüksek lisans yapmakta olan tanınmış Özbek gazeteci ve sinema yönetmeni Abdukarim Mirzaev, 10/11 Aralık gecesi İstanbul’daki evine gelen polis ekipleri tarafından Küçükçekmece Polis Merkezi’ne götürüldü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Mirzaev’in evinde ve eşyalarında yaptığı araştırmada herhangi bir suç işlediğine dair bir bulgu tespit edilemediği için savcılığa sevk edilmedi, ifadesi dahi alınmadı. Tanınmış rejisörün serbest bırakılması beklenirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Mirzaev’i şüpheli gördüğü ve evinde arama yapıldığı belirtilerek İstanbul İl Göç İdaresi’ne teslim edildi. İstanbul İl Göç İdaresi Mirzaev hakkında, kamu güvenliğini tehdit ettiği iddiasıyla sınır dışı etme ve idari gözetim kararı aldı.

İstanbul Göç İdaresi Müdürlüğü, “idari gözetim” kararının icrası için Özbek gazeteci Abdukarim Mirzaev’i Çatalca Geri Gönderme Merkezi (GGM)’ne götürdü. Mirzaev halen Çatalca Binkılıç GGM’de, Özbekistan’a sınırdışı edilmek üzere bekletiliyor.

AVUKATLARDAN “SINIRDIŞI İŞLEMİNİ DURDURMA” GİRİŞİMİ

Özbek gazeteci Abdukarim Mirzaev’in çalıştığı RegistanTV’den yapılan açıklamaya göre Av. Mahmut Sait Arslan, Abdukarim Mirzaev hakkında verilen sınır dışı işlemini durdurmak ve idari gözetimin sonlandırılarak Mirzaev’in serbest bırakılmasını sağlamak için hukuki girişimde bulundu. Av. Mahmut Sait Arslan tarafından İstanbul 1.İdare Mahkemesi’nde açılan dava neticesinde sınır dışı işlemi durdurulmuş oldu. Av.Arslan tarafından yapılan idari gözetimin sonlandırılmasıyla ilgili başvuruların kabul edilmesi durumunda Abdukarim Mirzaev hürriyetine kavuşabilecek.

ÖZBEKİSTAN’DA BÜYÜK İNFİAL

Gazeteci ve yönetmen Abdulkerim Mirzaev’in Türkiye’de gözaltına alındığı haberi Özbekistan basın camiasında ve sosyal medyada geniş tepkilere sebep oldu. Birçok haber kanalı olayı duyururken, Özbekistan’da yaygın olan sosyal medyada binlerce kişi yorum yaptı. Yorumlarda “Türkiye’de bulunan Özbeklerin delilsiz suç iddiaları ileri sürülerek ile baskı altına alındığı”, “GGM’lerde yapılan kötü uygulamalar”, “Türkiye-Özbekistan ilişkileri” gibi bir çok husus yer aldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kamuoyundaki tepkiler üzerine Özbekistan Başsavcılığı tarafından bir açıklama yapılarak “Abdukarim Mirzaev hakkında başlatılmış bir soruşturmanın bulunmadığı, Türkiye’deki, gözaltı olayının Özbekistan’ın bilgisi dışında gerçekleştiği, konunun Dışişleri Bakanlığı tarafından takip edildiği” bildirildi.

GERİ GÖNDERME MERKEZİ (GGM) NEDİR?

Güvenlik birimlerinin herhangi bir nedenle gözaltına aldığı yabancılar suça karışmamış olsa bile serbest bırakılmak yerine Göç İdaresi’ne teslim ediliyor. Türkiye Göç İdaresi de “sınır dışı” işlemi başlatarak,  aslında ‘misafirhane’ statüsünde olan Geri Gönderme Merkezleri’nde “idari gözetim altında” tutuyor. GGM’ler için hukukçular “tutuklama kararı olmaksızın yabancıların konulduğu hapishane” tanımını yapıyor. Yabancı ülke vatandaşları idari tasarrufla, mahkeme kararı olmadığı halde, bir seneye kadar müddetle GGM’de tutulabiliyor. Mahkemeler çoğu kere bu uygulamanın hukuka uygun olmadığını belirterek, gözetim altındaki kişilerin serbest bırakılmasına karar veriyor.

Hukukun tersine bir uygulama: Normal olan uygulama suç şüphesi olan kişinin mahkeme kararıyla tutuklanması iken, GGM’lerde tam tersine, savcıların ve mahkemelerin serbest bırakılmasına karar verdiği kişiler hakkında devreye giriyor. Bu durum, suç işlediği tespit edilmeyen yabancı kişilerin GGM’lerde tutulması uygulamasının hukuku tersyüz ettiği şeklinde yorumlanıyor.

Türkiye’de bulunan Türkistanlı göçmenler ve ilgili STK’lar, GGM uygulamasının zulme dönüşmesinden şikayetçiler. GGM’lerdeki yabancılara kötü muamele yapıldığı, korona salgınına karşı korunmasız oldukları, gereksiz yere aylarca gözetim altında tutuldukları gibi iddialarla çok sayıda şikayet olduğu, Van GGM’de bir göçmen kadına tecavüz edildiği  bildirildi.

G-87  (Güvenlik Tahdit Kodu) NEDİR?

Göç İdaresi, “terör şüphelisi” olarak teslim edilen, hakkında bir soruşturma dahi olmayan yabancılar için G-87 ve benzeri tahdit kodu uyguluyor. Hakkında tahdit kodu oluşturulanlar YTS (yabancı terörist savaşçı) olarak isimlendiriliyor. G-87 kodu konulan bir yabancı hiçbir şekilde oturma izni alamıyor, ülkeye giremiyor, eğitim ve çalışma izni verilmiyor. İlkokula giden çocuklardan yaşlı ev hanımlarına kadar bir çok kişi KOD mağduru.

TÜRKİSTANDER ve mülteci haklarını savunan diğer STK’lar G-87 ve benzeri kodların  keyfi bir şekilde konulduğunu, göçmenlerin hukuksuz bir şekilde mağdur edildiğini savunuyorlar.

ABDULKARİM MİRZAEV KİMDİR?

•             1982 yılında Özbekistan’ın Surhanderya ili Denov şehrinde doğan Abdukarim Mirzaev, Taşkent’teki Ulusal Sanat Tarihi Fakültesi’nde Sanat ve Tasarım eğitimi aldı. Özbekistan’daki Poytaxt (Başkent) radyosu, Zamin FM, Yoshlar (Gençler) TV ve radyosu gibi çeşitli radyo ve TV kanallarında gazeteci, sunucu ve programcı olarak çalıştı. Diydor Eğitim ve Tiyatro’da öğretmenlik yaptı.

•             “İnsan Olmak Zor” isimli uzun metrajlı filminin yanısıra çok sayıda belgesel ve kısa film yaptı. Belgeselleri arasında 2010 Kırgızistan’daki etnik çatışmaları anlattığı Dardga Dava İstab (Derdin Devasını İstemek) kültür-sanat ve siyaset çevrelerinde tartışıldı. “Sıradan İnsanlar”, “Yoldaki adam” gibi TV programları Özbekistan gündeminde uzun süre yer aldı.

•             Türkiye’den yayınlanan Registan TV  isimli Özbekçe kanalda haber, program ve sohbetleri devam ediyor. Ayrıca You Tube’daki üç ayrı kanalında 1 milyondan fazla abonesi bulunmakta.

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Çin’in ‘kirli’ pamuğu – Çin, Uygurlar ve Müslümanlar, video, Çin, Uygurlar, Müslümanlar, dünya, haberler

Çin’in ‘Kirlenmiş’ Pamuğu – Çin’in Sincan şehrinde yüz binlerce etnik Uygur pamuk toplamaya zorlandı. Bu, BBC’nin görebildiği bilgilerle kanıtlanıyor.

Çin, dünyadaki pamuk üretiminin beşte birini oluşturmaktadır.

Kanıtlar, Çin’in pamuk hasadının daha önce düşünülenden daha zorla çalıştırmaya bağlı olduğunu gösteriyor.

Geçtiğimiz birkaç yıl içinde Çin’de bir milyondan fazla Uygur gözaltına alındı ​​ve sözde “yeniden eğitim merkezleri” ne atıldı.

Çin işkence, zorla kısırlaştırma ve kürtaj iddialarını yalanladı.

Çin hükümeti de son kanıtlar hakkında yorum yaptı.

BBC’ye, zorunlu çalıştırma iddialarının “tamamen uydurma” olduğunu söyledi.

Çin’deki özel muhabirimiz John Sadvors, Sincan’da özel bir gazetecilik soruşturması yürüttü.

Bölgede yabancı gazeteciler zulüm görüyor ve yakından izleniyor.

https://www.bbc.com/uzbek/uzbekistan-55328753

Devami

Çin zulmü 19 yaşındaki Doğu Türkistanlı genci intihar ettirdi

Doğu Türkistan‘da Çin yönetiminin toplama kampına göndermek istediği 19 yaşındaki Uygur gencin intihar ettiği bildirildi.

Kırım Haber Ajansı QHA’nın haberine göre, Doğu Türkistan’ın Kaşgar bölgesine bağlı Yenisar (Yeni Hisar) ilçesi Setil köyünde ikamet eden 19 yaşındaki Uygur İbrahim Kasım toplama kampına götürülmeye çalışıldı.

“Çin ulusal güvenliği için tehlikeli nesil” kategorisine dahil edildiği için toplama kampına götürülmeye çalışılan 19 yaşındaki Uygur gencin, tutuklanmaktan kaçarak intihar ettiği ifade edildi.

Özgür Asya Radyosu, Eylül 2020’de kendilerine ulaşan bazı ip uçlarına dayanarak bölgede yapılan araştırma sonucu 19 yaşındaki İbrahim Kasım adlı bir gencin Çinli güvenlik güçleri tarafından kampa götürülmek istendiği sırada intihar ettiğini doğruladı.

Çin’in baskı ve asimilasyon politikası

Çin Doğu Türkistan’da başta Müslüman Uygurlar olmak üzere bölge halkını baskı altında tutma politikası izliyor.

Milyonlarca Müslüman Uygur Türkünü ve diğer azınlık mensupları toplama kamplarında tutuluyor.

Çin rejimi toplama kamplarının amacını “aşırıcılığı önleme, mesleki eğitim ve kültürel faaliyet” olarak nitelese de, toplama kamplarında işkence, tecavüz, toplu katliam gibi insan hakları ihlallerinin yaşandığı biliniyor.

Bölgedeki insan hakları ihlallerinin kapsamı son yıllarda endişe verici şekilde artış göstermiş durumda.

https://www.dunyabulteni.net/cin/cin-zulmu-dogu-turkistanli-genci-intihar-ettirdi-h486460.html

Devami

Kırgızistan’da cumhurbaşkanlığı için yarışacak adaylar belli oldu

Kırgızistan’da 10 Ocak’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylık başvurusunda bulunan 63 kişiden 18’ninin adaylığı kabul edildi.

Merkez Seçim Komisyonunun internet sitesinden yapılan açıklamada, Kırgızca bilen, yaklaşık 12 bin dolar (1 milyon som) yatıran, en az 30 bin destek imzası toplayan, başvuru dilekçesiyle bilgi formunu doğru ve zamanında sunan 18 adayın kaydının yapıldığı bildirildi.

Açıklamada, gerekli şartları sağlayan aralarında eski Başbakan Sadır Caparov ve eski Meclis Başkanı Adahan Madumarov’un da bulunduğu adaylar şöyle sıralandı:

“Arstanbek Abdıldayev, Kanatbek İsayev, Raşid Tagayev, Jenişbek Bayguttiyev, Klara Sooronkulova, Aymen Kasenov, Mıktıbek Arstanbek, Baktıbek Kalmamatov, İmamidin Taşov, Kursan Asanov, Kanıbek İmanaliyev, Ravşan Jeenbekov, Eldar Abakirov, Ulukbek Koçkorov, Babırjan Tolbayev, Abdil Segizbayev”

Merkez Seçim Komisyonu, ülkede cumhurbaşkanı erken seçiminin 10 Ocak’ta yapılmasını kararlaştırmıştı.

Cumhurbaşkanlığı seçimin yapılacağı tarihte aynı zamanda ülkenin yönetim şeklini belirlemek için referandum da yapılacak.

Kırgızistan’da 4 Ekim’de yapılan parlamento seçim sonuçlarının iptalini talep eden muhalefet parti taraftarlarının düzenlediği gösterilerin şiddet olaylarına dönüşmesi üzerine cumhurbaşkanlığı ve parlamento işgal ve talan edilmişti.

Böylece, 5-15 Ekim arasında yapılan kitlesel protesto gösterileri sonucunda, parlamento seçim sonuçları iptal edilmiş, ülkeyi 3 yıldır yöneten Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov istifa etmişti.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Moskova’daki Kazakistan Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin çitine “Kuzey Kazakistan – Rusya toprakları” pankartı asıldı

Almatı. 13 Aralık. KazTAG – Rus baskısı “OVD-Info” ‘ya göre, Moskova’daki Kazakistan Büyükelçiliği’nin çitine “Kuzey Kazakistan – Rusya arazisi” pankartı yerleştirildi .

Moskova’da, Kazakistan Büyükelçiliği yakınlarında yapılan eylem nedeniyle Patriot hareketinin Anton adlı bir üyesi gözaltına alındı. Anton’un yoldaşları bunu OVD-Info hukuk botuna bildirdi. Yoldaşlara göre, polis Anton’u elçilik yönüne götürdü. Temasa geçmiyor. Ankete katılanlar, büyükelçiliğin parmaklıklarında görünen “Kuzey Kazakistan – Rusya toprakları” pankartını tutuklama nedeni olarak görüyorlar. “

Olay, 11 Aralık’ta, Rusya Federasyonu Devlet Duması eğitim ve bilim komitesi başkanı ve Büyük Oyun programının sunucusu Vyacheslav Nikonov’un Rusya’nın sözde bölgeyi Kazakistan’a bağışladığını duyurmasının ertesi günü meydana geldi.

Rusça baskısı, Kazak büyükelçiliğinde tutuklu bulunan kişinin daha sonra serbest bırakıldığını açıklıyor.

Not ayrıca, bir gün önce – 10 Aralık’ta – Kazak büyükelçiliğinde başka bir eylemin gerçekleştiğini de belirtiyor – eylemciler kendilerini bir Kazak diplomatik kurumunun çitine kelepçelediler.

MIA KazTAG’ın yayın kurulu, Kazakistan Dışişleri Bakanlığından resmi bir yorum talep etti.

Devlet Duması milletvekili Vyacheslav Nikonov’un Rus televizyon kanalının yayınında daha önce ” Kazakistan yoktu , kuzey Kazakistan’da hiç yerleşim yoktu ” dediğini hatırlatacağız .

“Onlar vardı ama çok daha güneyde. Ve aslında, Kazakistan toprakları Rusya ve Sovyetler Birliği’nden büyük bir armağan, ”dedi Nikonov federal televizyonda.

12 Aralık’ta Kazakistan Dışişleri Bakanlığı,   bir Devlet Duması milletvekilinin açıklamasıyla ilgili olarak Rus diplomata bir not verdi . Daha sonra Nikonov , “Kazak SSC’nin sınırları belirlenirken Kazakistan’ın çıkarlarının tam olarak gözetildiğini ” söyledi ve “Kazakistan’ın kardeş halkına karşı en sıcak duyguları” dile getirdi. Kazakistan Parlamentosu Senatosu Uluslararası İlişkiler, Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Muhtar Kul-Mukhammed, Nikonov’un açıklamasına yorum yaparak, Devlet Duma milletvekilinin sözlerinin ” siyasi sorumsuzluk ve hakaret ” olduğunu kaydetti.

https://kaztag.info/ru/news/banner-severnyy-kazakhstan-russkaya-zemlya-razmestili-na-zabore-posolstva-rk-v-moskve

Devami

AQSh O’zbekistonni diniy erkinliklar bo’yicha maxsus erkinliklar bo’yicha maxsus kuzatuvdan chiqardi – munosabat

(LATINDA)

7 dekabr kuni AQSh Davlat kotibi Mayk Pompeo nomidan e’lon qilingan bayonotda O’zbekiston “qonunlarni jasorat bilan isloh qilgan vaq vaq vaq vaq vaatleri bo’yicha maxsus kuzatuvdan chiqarilgani aytildi.

Kalkış shu yil iyunda e’lon qilgan yillik hisobotida O’zbekiston diniy erkinlik bo’yicha “real progress” ga erishayotgani uchun olqishlangan, cephane qator muammolar mavjudligi qayd etilgan holda, maxsus kuzatuvdagi davlatollar ro’yxatida.

Ayni paytda AQShning Xalqaro diniy erkinliklar bo’yicha komissiyasi ham (USCIRF) O’zbekistonni “yomonlarning yomoni” ro’yxatidan chiqargan, cephane hanuz diniy erkinliklar jiddiy ravishda buzilayotgan maxsus kuzatuvdagiatida davlatol.

Pompeo: O’zbekiston qonunlarni jasorat bilan isloh qildi AQSh
Davlat departamenti 2020 yilning iyunida O’zbekiston diniy erkinlik bo’yicha “real progress” ga erishayotgani, “muhim qadamlar” tashlayotdaganini olqishlagan, ammo qadamlar “tashlayotdaganini olqishlagan, ammo qator muammolar mavjuvan ‘yxatida qoldirgan edi.

Hisobotda mamlakatda hamon diniy erkinlikni cheklash amaliyoti kuzatilayotgani, jumladan, erkaklarning soqolini majburan qirdirish, ayollarning hijobini yechtirish kampaniyasi, ro’molli o’quvchilar hamda hijobli talabiganiandi’lim darglaring kuzatilayotgani.

7 dekabr kuni AQSh Davlat kotibi Mayk Pompeo nomidan e’lon qilingan bayonotda O’zbekiston maxsus kuzatuvdan chiqarilgani e’lon qilindi:

“Men hukumatlar tomonidan so’nggi bir yilda erishilgan sezilarli va aniq ro’nggi bir yilda erishilgan sezilarli va aniq ro’nglar ortidan Sudan va O’zatbek ‘ yxatidan chiqarilganini mamnuniyat bilan e’lon qilaman. Ularning qonunlarni jasorat bilan isloh qilganlari va amaliyotga tadbiq etganlari boshqa davlatlarga o’rnak bo’lib xismat qiladi ”.
Stiv Sverdlou: Qonunchilikda hanuz jiddiy cheklovlar bor
Shu kunlarda O’zbekistonda xizmat safarida bo’lgan inson huquqlari himoyachisi – Janubiy Kaliforniya universitetining inson huquqlari bo’yicha professori va AQShressining Inson huquqinior bo’yichabek ‘minlash bo’yicha jiddiy o’zgarishlar kuzatilmoqda:

“Inson huquqlari himoyachisi sifatida so’nggi yillarda nasroniy jamoalar ro’yxatga olinayotganini olqishlayman. Nasroniy jamoalar ustidan reydlar, Injil yoki boshqa diniy adabiyotlarni musodara qilish holatlari ham kamaygan – bu birinchi cihat. Ikkinchi jihat – diniy jamoalarni ro’yxatga olish jarayoni biroz yengillashtirildi. Lekin bu yengilliklar aslida Karimov davridan beri saqlanib kelgan cheklovlarning tub mohiyatini o’zgartirgani yo’q – missionerlik faoliyati, uyda yoki mesjiddan boshqa joyda diniy mavzuda gaplashish, fikr almashish hanuz jinoiy harakat hisoblanadi. Nazarimda, AQSh Davlat departamenti O’zbekistonni maxsus kuzatuvdan chiqarish bilan rasmiy Toshkentga keyingi oldinga qadamlar uchun motivatsiya berishga qaror qildi ”.

https://www.ozodlik.org/

Devami

“Merhemet-3” operasyonu: 98 kişi yine Suriye’den Özbekistan’a iade edildi

Bugün 8 Aralık sabahı, ülkenin önemli bir bayramını kutladığı sabah, Özbekistan Cumhurbaşkanı tarafından başlatılan ve denetlenen üçüncü “Mehr” operasyonunun uçağı Taşkent havaalanına indi.

Suriye’den dönen 98 Özbek, doktorlar, askerler, halk, çeşitli kurumlar ve medyanın katılımıyla karşılandı. Uçağın merdivenlerinde ağlayan ve Özbekistan toprağını öpen 25 kadının 14’ü yetim 73 çocuğun yanında olması operasyonun insani açıdan önemini açıklıyor gibi görünüyor.

Nitekim 2019 yılında toplam 220 kişinin Mehr Operasyonu kapsamında Özbekistan’a dönüşü farklı yorumlanmış ve kendilerine gösterilen ilgiye şaşırdıkları doğrudur. Ama Orta Doğu’da dolaşıp anlamadıkları fikirlerin peşinde koşan Özbek çocuklarında yanlış bir şey yok. Sorunun devlet düzeyinde ele alınmasına neden olan bu yöndür. Öte yandan, tüm eyaletler vatandaşlarını geri vermek için acele etmiyordu. Pandemi dönemi, çatışmaların devam etmesine rağmen operasyonun yürütüldüğü uzun bir diplomatik sürecin sonucudur.

Mehr-3 Operasyonu kapsamında iade edilenler şimdi özel sanatoryumlarda barındırılacak ve sıcak yemekler ve giysiler sağlanacak. Şimdi doktorlar, psikologlar ve öğretmenler onlarla düzenli olarak çalışıyor.

Kimlik belgelerinin verilmesi konusunda da uygun çalışmalar yapılacaktır. Gelecekte barışçıl bir hayata dönmeleri ve topluma tam uyum sağlamaları için gerekli koşullar yaratılacaktır.

Özbekistan’da manzaraya hayran kalan ve refakatsiz tek başına yürüyen bir çocukla röportaj yaptık. Bizim sahip olmadığımız bir Özbek lehçesiyle konuştu:

  • Babam şehit oldu ve annem kayboldu. Babamın ikinci karısının ellerine bırakıldım. Aslen Kokandlıyız. Küçükken Özbekistan’dan ayrıldım. Sadece biraz hatırlıyorum …

Resepsiyonda yer alan Taşkent İmamı Nuriddin Domla Kholiknazarov’un görüşleri ilgimizi çekti:

  • Bu operasyonlar çerçevesinde Özbekistan’a dönenlerin yaptıklarından pişmanlık duydukları yüzlerinden anlaşılıyor. Vatan topraklarını öperler ve şükranla ibadet ederler. Şimdi tüm toplum, hepimiz, bunların topluma uyarlanmasını sağlamak için çalışmalıyız. Geri dönen 73 çocuktan 14’ünün yetim olması, konunun ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Şimdi eğitimlerine, öğretmenlerine, psikologlarına özel dikkat gösterilmesi gerekiyor.
Devami

Kazakistan’da balkona bayrak asılmasına izin verildi

Kazakistan Başbakanı Askar Mamin, 873 sayılı “Devlet bayrağı, arması ve resimlerinin kullanımına” ilişkin kararnamede yapılan değişiklikleri imzaladı.

Yeni kararnameye göre, Kazakistanlıların ülke bayrağını balkonlara asmalarına izin verildi.

Kararnamede, “Kazakistan Cumhuriyeti devlet bayrağı, bireyler ve tüzel kişiler tarafından vatansever duygularını ifade etmek, ülke kimliğini ve başarılarını desteklemek amacıyla balkonlarda ve konut dışı binalarda kullanılabilir.” ifadeleri yer aldı.

Ekim ayında, Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, halkın talebi üzerine, hükümete Kazakistan’ın devlet sembollerinin kullanımına ilişkin kanunu yeniden düzenleme talimatı vermişti.

www.trtavaz.com.tr

Devami

Tacikistan’dan, Rusya’daki vatandaşları için 150’ye yakın özel sefer

Tacikistan, yıl sonuna kadar Rusya’daki vatandaşları için 150’ye yakın özel sefer düzenleyecek .

Tacikistan hükümeti, Rusya’daki vatandaşları için yıl sonuna kadar Rusya’dan Duşanbe’ye 150’ye yakın özel sefer gerçekleştirecek.

Tacikistan Sivil Havacılık Ajansı Direktörü Ikrom Subhonzoda, gazetecilere yaptığı açıklamada, Tacikistan’ın Somon Air havayolu şirketinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla Rusya’da kalan vatandaşların tahliyesi için yıl sonuna kadar Rusya’dan 150’ye yakın özel sefer düzenleyeceğini bildirdi.

Tacikistan’ın havacılık yetkililerinin Rus yetkililerle bu yıl sonuna kadar Rusya’nın farklı şehirlerinden özel seferlerin düzenlenmesi konusunda anlaştığını belirten Subhonzoda, söz konusu şehirler arasında Moskova, St-Petersburg, Novosibirsk, Krasnoyarsk, Irkutsk, Kazan ve Yekaterinburg’un bulunduğunu ifade etti.

Subhonzoda, ülkeye dönecek Tacik vatandaşların test sonuçlarının pozitif olmadığına dair son 72 saatte yapılan belgeyi bulundurmaları gerektiğini dile getirdi.

Son olarak, uzun bir aradan sonra Dubai ve İstanbul’a düzenli uçuşları yeniden başlatan Tacikistan, Rusya ile düzenli uçak seferlerinin yeniden başlatılması konusunda görüşmeleri sürdürüyor.

Sağlık Bakanlığına göre, ülkede bugüne kadar 12 bin 269 kişide virüs saptandı, 11 bin 677 hasta taburcu edildi ve 87 kişi yaşamını yitirdi.

dunyabulteni.net

Devami