Özbekistan’da bakanlık ve kamu kurumlarının sayısı 61’den 28’e düşürülecek

Özbekistan’da 1 Ocak 2023’ten itibaren, bakanlık ve kamu kurumlarının sayısı 61’den 28’e indirilecek.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in imzaladığı, kamu yönetiminde yapısal reformlara ilişkin kararnameyle 1 Ocak 2023’ten itibaren hükümete bağlı bakanlık ve kamu kurumları sayısının 61’den 28’e düşürülmesi kararlaştırıldı.

Buna göre, 25 olan bakanlık sayısı 21’e düşürülecek, bazı kamu kurumları birleştirilecek, 20 kamu kurumu ise lağvedilecek.

Kararnameye göre, yeni yılın ilk gününden itibaren, profesyonel yönetim ilkelerine dayanan ve verimliliğe odaklanan bakanlık ve kamu kurumlarını içeren bir sistem oluşturulacak. Bakanlık ve kamu kurumlarında yöneticiler de dahil, idari personel sayısı yüzde 30 azaltılacak.

Halihazırdaki 8 başbakan yardımcısı ve 3 başbakan danışmanından sadece 4 başbakan yardımcısı kalacak. Bakanlar Kurulunun yürütme idaresindeki 269 personel yarı yarıya azaltılarak 120 personele sahip Başbakanlık Sekreterliği oluşturulacak.

Bakanlık ve kamu kurumları yeniden yapılandırılarak yerine Yatırım, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Ekonomi ve Maliye Bakanlığı, Maden ve Jeoloji Bakanlığı, İnşaat, İskan ve Toplumsal Hizmetler Bakanlığı, İstihdam ve Yoksulluğu Azaltma Bakanlığı, Yüksek Öğrenim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı, Okul Öncesi ve Okul Eğitimi Bakanlığı, Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Gençlik Politikaları ve Spor Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Su İşleri Bakanlığı, Dijital Teknolojiler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Enerji Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Acil Durumlar Bakanlığı oluşturulacak.

Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, 20 Aralık’ta 2022’yi değerlendirmek ve 2023 perspektiflerini açıklamak üzere Parlamentoya hitabında, 2023’te yönetim sisteminde reform yapılacağını ve daha verimli bir sisteme geçileceğini belirterek “Hükümetin çalışma şekli de kökten değişecek. Mevcut 61 olan bakanlık ve kamu kurumları sayısı 28’e düşürülecek.” demişti.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/ozbekistanda-bakanlik-ve-kamu-kurumlarinin-sayisi-61den-28e-dusurulecek/63a6f7b201a30a34240baf09

Devami

Özbekistan-Kazakistan ilişkileri müttefiklik düzeyine çıkarılacak

Özbekistan ile Kazakistan arasındaki stratejik ortaklık ilişkileri, müttefiklik düzeyine çıkarılacak.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, resmi ziyaret için geldiği Özbekistan’da Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi. İki lider baş başa ve heyetlerarası görüşmeler yaptı.

Görüşmede Mirziyoyev, Kazakistan’ın ülkesinin en yakın ve en güvenilir ortağı olduğunu belirterek çok yönlü ve karşılıklı yarar sağlayan Özbekistan-Kazakistan işbirliğinin her alanında önemli sonuçlar elde ettiğini kaydetti.

Mirziyoyev, “Özbek ve Kazak halkları sadece yakın komşular değil, aynı zamanda ortak tarihi miras, kültürel ve manevi değerlerle birbirine bağlı kardeşlerdir. Bu kardeşlik bizim değer verdiğimiz ve vermeye devam edeceğimiz paha biçilmez varlığımızdır. Kaderimiz aynı olduğu kadar ortak bir geleceğimiz de var, ben buna inanıyorum. Halklarımızın tarihi ve kaderi birbirine sıkı sıkıya bağlı, bizler et ve tırnak gibi kenetlenmiş halklarız. Sorunlarımızı da birlikte çözüyoruz.” dedi.

Bugün imzalayacakları müttefiklik anlaşması ve devlet sınırlarının çizilmesine ilişkin anlaşmanın tarihi belgeler olduğunu, Özbekistan-Kazakistan ilişkilerinde yeni bir dönem başlatacağını ve ikili stratejik ortaklık ilişkilerini müttefiklik düzeyine çıkaracağını kaydeden Mirziyoyev, şöyle devam etti:

“Müttefiklik ilişkileri devletlerarası işbirliğinin en üst düzeyi ve karşılıklı güvenin bir göstergesidir. Bu belgede ortak geleceğimizi birlikte inşa etme arzumuzu teyit ediyoruz. Devlet sınırlarının çizilmesine ilişkin anlaşma, ilişkilerimizin gücünün bir kanıtıdır ve bölgede barış ve güvenlik hedeflerine hizmet edecektir. Sınırlarımız her zaman dostluk ve iyi komşuluk bölgesi olmuştur ve olmaya devam edecektir.”

“İkili ilişkilerin yüksek seviyesi memnuniyet verici”

Tokayev ise ikili ilişkilerin yüksek seviyesinin memnuniyet verici olduğunu dile getirerek “Kazakistan ve Özbekistan, halklarımızın ortak tarihi ve kardeşlik bağlarına dayalı güçlü ve uyumlu ilişkiler kurmuş bulunuyor.” diye konuştu.

Tokayev, imzalanacak anlaşmaların ikili ilişkilerde yeni ufuklar açacağını ve iki ülkenin daha fazla yakınlaşmaya yönelik ortak çabalarını tam yansıtacağını belirtti.

Kazakistan-Özbekistan ilişkilerinin güçlenmesine yaptığı büyük katkılardan dolayı Mirziyoyev’e teşekkür eden Tokayev, Özbekistan’da Mirziyoyev’in inisiyatifiyle hayata geçirilmekte olan anayasal reformları desteklediklerini, bu reformların Özbekistan’ın kalkınması için sağlam bir temel oluşturacağını vurguladı.

Görüşmede liderler, bu müzakerelerin Özbekistan-Kazakistan stratejik ortaklığı ve müttefiklik ilişkilerinin gelişmesine yeni ve güçlü bir ivme kazandıracağına olan güvenlerini dile getirdi.

Enerji, otomotiv, kimya, elektronik, inşaat, lojistik ve diğer sektörlerde önemli projelerin birlikte hayata geçirilmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren liderler, ileriki yıllarda yoğun talep gören ürünlerin karşılıklı arzını artırmak amacıyla başbakan yardımcıları düzeyinde ortak çalışma grubunun oluşturulmasını ve ortak bir dış ticaret şirketinin kurulmasını kararlaştırdı.

Liderler, ayrıca enerji tesislerinin modernizasyonu ve inşası, jeolojik keşif ve doğal gazın derin işlenmesine ilişkin enerji alanındaki projeleri birlikte hayata geçirme ve ülkelerin transit ve taşımacılık alanındaki imkanlarını birlikte kullanma konularında mutabık kaldı.

Müttefiklik Anlaşması imzalandı

Görüşmelerin ardından Mirziyoyev ve Tokayev, Özbekistan ile Kazakistan arasında müttefiklik ilişkilerinin kurulmasına ve Özbekistan-Kazakistan devlet sınırının çizilmesine ilişkin anlaşmalara imza attı.

İki ülke arasında ayrıca Orta Asya Uluslararası Endüstriyel İşbirliği Merkezi kurulmasına ilişkin protokol, çevre koruma, eğitim, stratejik reformlar, e-ticaretin geliştirilmesi, ormancılık, enerji, kimya, nakliye, lojistik ve kamu hizmeti alanlarında işbirliği anlaşmaları ile iki ülkenin bölgeleri arasında işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin yol haritalarının da bulunduğu 15 belge imzalandı.

http://trtavaz.com.tr

Devami

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev 2023 hedeflerini açıkladı

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, 2023’te yönetim sisteminde reform yapılacağını ve daha verimli bir sistemine geçileceğini belirterek, “Hükümetin çalışma şekli de kökten değişecek. Mevcut 61 olan bakanlık ve kurum sayısı 28’e düşürülecek.” dedi.

2022’yi değerlendirmek ve 2023 perspektiflerini açıklamak üzere Parlamento’ya hitap eden Mirziyoyev, 2022’nin çok karmaşık ve zorlu bir yıl olduğunu, böyle bir durumda ülkenin kalkınmasının çok ve cesurca çalışmakla mümkün olduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, son yıllarda ülkede hayatın her alanında büyük değişimlerin yaşandığını, 2018’de 52 milyar dolar olan gayrisafi yurt içi hasılanın bu yıl ilk kez 80 milyar doları aştığını, 2018’de 14 milyar dolar olan ihracat hacminin ise yine ilk kez 19 milyar dolara ulaştığına işaret ederek, “Özbekistan, ulusal kalkınmanın yeni bir dönemine adım atıyor.” dedi.

Memur sayısı aşağı çekilecek

Gelecek sene devlet yönetimi sisteminin reforme edileceğini, daha verimli bir yönetim sistemine geçileceğini vurgulayan Mirziyoyev, günümüzde devlet yönetiminde “birbirini tekrar eden ve gereksiz” kurumlar olduğunu, bunun sonucunda sorunlara çözüm bulmak için çok fazla zaman, çaba ve kaynak harcandığını belirtti.

Mirziyoyev, “İlk aşamada bakanlıklar reform edilecek, hükümetin çalışma şekli de kökten değişecek. Mevcut 61 olan bakanlık ve kurum sayısı 28’e düşürülecek. Memur sayısı kademeli olarak yüzde 25-30 azaltılacak. Birçok bakan değişecek. Alanında bilgili, özverili ve yaptığı işten halkın memnun olduğu bakanlar görevlerinde kalacak. Görevini yapamayan bakan istifa edecek.” ifadelerini kullandı.

Gelecek yıl binden fazla devlet işletmesinin satışa çıkarılacağını, yerli ve yabancı yatırımı artırmak için koşulların daha da iyileştirileceğini ve bunun sonucunda gelecek sene toplam 30 milyar dolarlık yatırım yapılarak 300’den fazla yatırım projesinin hayata geçirileceği bilgisini veren Mirziyoyev, ihracat için gelecek yıl 23 milyar dolarlık hedef olduğunu dile getirdi.

2023’te Dünya Ticaret Örgütü’ne üyelikle ilgili esas müzakereleri tamamlayarak, iç mevzuatı uyumlaştırma ve yeni standartların uygulanmasına yönelik çalışmaları hızlandıracaklarını aktaran Şevket Mirziyoyev, dünyadaki karmaşık koşullarda hedeflerine ulaşmanın kolay olmayacağını ancak, çok fazla bilgi ve deneyim biriktirdiklerinin altını çizdi.

Mirziyoyev, “En önemlisi de kendi gücümüze ve yeteneklerimize olan güvenimiz her geçen gün artıyor. Bu nedenle ne kadar zor olursa olsun seçtiğimiz yoldan asla geri dönmeyeceğiz. Hedeflerimize mutlaka ulaşacağız. Bu yolda iyi niyetli, kalbi temiz ve çalışkan insanlarımıza güveniyoruz. El birliği ile çalışırsak, halkımızın ulaşmak istediği Yeni Özbekistan’ı mutlaka kuracağız.” diye konuştu.

“Özbekistan dünya siyasetinin merkezlerinden biri haline geldi”

Açık ve yapıcı, karşılıklı güven ve saygıya dayalı dış politikayı istikrarlı bir şekilde sürdüreceklerini kaydeden Mirziyoyev, “Bundan sonra da Orta Asya’daki tüm komşu ülkeler ve dünyadaki stratejik ortaklarımız olan ülkeler, uluslararası kuruluşlar ile çok yönlü ve karşılıklı yarar sağlayan işbirliğini güçlendirmek ana hedefimiz olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Özbekistan’ın bu yıl Şanghay İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Teşkilatı devlet başkanları zirveleri ile onlarca üst düzey uluslararası konferansa ev sahipliği yaptığını anımsatan Mirziyoyev, günümüzde Özbekistan’ın dünya siyasetinin merkezlerinden biri haline geldiğini ve bunun uluslararası toplum tarafından da kabul edildiğine dikkati çekti.

Karakalpakistan vurgusu

Özbekistan’ın Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti’nde temmuzda meydana gelen olaylara da değinen Mirziyoyev, yaşanan bu “tatsız olayların” halkı çok üzdüğünü, halkın zekası ve bilgeliği ile durumunkısa zamanda normalleştiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizim için ‘Karakalpakistan’ın başarısı tüm Özbekistan’ın başarısıdır, Karakalpakistan’ın kaygısı tüm Özbekistan’ın kaygısıdır’ fikri her zaman ana programımız olmuştur ve öyle kalacaktır. Asıl hedefimiz, ortak çalışmalarımızla yeni Özbekistan’da kalkınan ve müreffeh bir yeni Karakalpakistan yaratmaktır. Yüzyıllardır et ve tırnak gibi kenetlenmiş halklarımızın dostluğunu hiçbir güç bozamaz. Çünkü ortak geçmişimiz kadar bugünümüz ve geleceğimiz de bir olacaktır.”

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/ozbekistan-cumhurbaskani-mirziyoyev-2023-hedeflerini-acikladi/63a1c8cc01a30a38c0bb5c90

Devami

Eski Sovyet yönetiminin sürgün ve idam ettiği 173 Özbek aydın aklandı

Özbekistan’da, eski Sovyetler Birliği döneminde rejim karşıtı olduğu gerekçesiyle 1920-1941 yıllarında hapis, sürgün ve idam edilen 173 Özbek aydın, mahkeme kararıyla aklandı.

Özbekistan Yüksek Mahkemesinden yapılan açıklamada, 1920-1941 yıllarında mahkeme kararı olmadan baskı altında tutulan, toplama kamplarına gönderilen, hapis, sürgün ve idam edilen 173 aydının aklanmasıyla ilgili geçen hafta başlayan davanın sona erdiği duyuruldu.

Bu kişilerin, eski Sovyet yönetimince rejime karşı çıkma, silahlı çete kurma, silahlı isyan, baskın düzenleme ve rejime karşı olan yabancı ülkelerle işbirliği yapmakla suçlandığı belirtilen açıklamada, söz konusu kişilerin, Özbekistan Yüksek Mahkemesince beraatına karar verildiği kaydedildi.

Açıklamada, aklananların arasında İran vatandaşı olan ve işlediği suçtan ötürü 1932’de eski Sovyetler Birliği’nden sınır dışı edilen Hüseyin Aliyev’in de bulunduğu aktarıldı.

Sovyetler Birliği döneminde 13 bin kişi kurşuna dizilmişti

Özbekistan’da hükümet kararıyla eski Sovyet rejimince 1920-1950 yıllarında çeşitli cezalara çarptırılanların aklanmasına yönelik çalışmaları yürütecek bir komisyon kurulmuştu.

Ağustos 2021’de Özbekistan Yüksek Mahkemesi, Sovyet karşıtı olduğu gerekçesiyle 1920-1930 döneminde hapis, sürgün ve idam edilen 115 Özbek aydını, ocak ayında da 120 Özbek aydını mahkeme kararıyla aklamıştı.

Eski Sovyetler Birliği döneminde 1937-1953 yıllarında Özbekistan’da yaklaşık 100 bin kişi rejim karşıtı olarak farklı cezalara çarptırılmış, 13 bin kişi ise kurşuna dizilmişti.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/eski-sovyet-yonetiminin-surgun-ve-idam-ettigi-173-ozbek-aydin-aklandi/63a1c83401a30a38c0bb5c8f

Devami

Özbekistan’da İşkenceye, Türkiye’de İadeye Son Basın Açıklaması

Özbekistan’da, İslam Kerimov’un 2016 yılında ölümünden sonra ağır baskı döneminin sona ereceği, daha insani bir yönetimin ortaya çıkacağı umulmuştu. Ümitleri besleyecek şekilde ezan okunması serbest bırakıldı; kadınların hicaplı olarak sokağa çıkabilmesi için bazı iyileştirmeler yapıldı; gözaltında ve cezaevinde işkence olayları azaldı.

Ne var ki Sovyet döneminden beri süregelen keyfi uygulamaların, baskıların ve yasakların büyük çoğunluğu hala devam etmektedir. Aranan veya gözetim altında tutulanların isimlerini içeren 17 bin kişilik “kara liste”, yeni başkan Şevket Mirziyayev tarafından 1000 kişiye indirilmişti. Sayı indirilmiş de olsa hiçbir yasal gerekçeye dayanmayan böyle bir listenin halâ var olması, Özbekistan’daki hukuk dışı durumu özetlemektedir. Kısmi iyileşmelere rağmen Orta ve Yüksek Öğretimde okuyan kız öğrencilere yönelik hicap yasağı devam etmektedir. Çocukların dini eğitim alması engellenmekte, “aşırılıkçı” olduğu iddia edilen kişilere yönelik keyfi gözaltı ve sorgulamalar sürmektedir. Farklı siyasi partilere ve özel medyaya (gazete, TV, internet) izin verilmemektedir.

Bu genel durum yanında özellikle gündeme getirmek istediğimiz konu ise Kerimov döneminde ceza kanununun “anayasayı ihlal” maddesinden, “extremist, fundamentalist, aşırı dinci” gibi isnatlarla soruşturulan veya hapse atılan Müslümanların durumudur. Herhangi bir eylem isnadı olmaksızın sadece düşüncelerinden/ inançlarından dolayı suçlanan bu kişilerin bazıları halen, uzun süreli hapis mahkumiyetlerini geçirdikleri hapishanelerdedir; bazıları ise Türkiye dahil başka ülkelere kaçmak zorunda kalmıştır. Son zamanlarda Türkiye ile Özbekistan arasında ikili ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Özbekistan istihbaratının Türkiye’deki muhalif Özbeklere dair listeler yolladığı ve iadelerini talep ettiği şeklinde haberler alınmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Göç İdaresi’nin de bu talepleri işleme koyup birçok kişiyi gözetim altına aldığı öğrenilmiştir. Geri gönderme Merkezi’ne konulan muhalif Özbeklerden bazıları, mahkeme kararları beklenmeden, avukat ve ailelerine haber verilmeden Özbekistan’a iade edilmiştir.

Şu anda, haklarındaki “sınır dışı” kararının uygulanmasını bekleyen birçok Özbek, GGM’lerde tutuluyor. Bu insanların hayatlarından, ailelerinin ve kendilerinin can ve mal emniyetinden endişe etmekteyiz.

Özbekistan’daki durumun iyileştiği düşüncesiyle ülkelerine geri dönen bazı “düşünce suçlularının” durumu ise bir başka endişe kaynağıdır. Özbekistan’a geri dönen birçok Özbek, Kerimov döneminde başlatılan soruşturmalara istinaden hapse atılmış, bazıları ağır hapis cezalarına çarptırılmıştır. Kerimov dönemi kadroları, Başkan Mirziyayev’in bütün müspet konuşmalarına rağmen, gözaltı, sorgu, yargı ve hapis yoluyla terör estirmeye devam etmektedir.

Bu konuya duyarlı STK’lar olarak:

– Özbekistan hükümetini Sovyet döneminden kalma baskıcı ve totaliter uygulamalardan vazgeçip insancıl hukuk zemininde hareket etmeye

– Türkiye hükümetini ise Özbekistan’daki insani şartlar düzelinceye kadar insan hakları hukuku gereği gözaltı ve iade işlemlerini durdurmaya davet ederiz.

19.12.2022

 

@Mazlumder

#Türkistander

@OZGURDER

@KokluDegisim

#ÖzbekistanKültürAraştırmaVeDayanışmaDerneği

Özbek Ailelerin Temsilcileri

Devami

TDT: Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan Devlet Başkanları Zirvesi, Türk dünyasını birleştirmek için çok önemli bir adım

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev, Azerbaycan, Türkiye ve Türkmenistan arasındaki ilişkilerin genişletilmesinin TDT devletleri arasındaki mevcut güçlü dayanışmayı pekiştirmeye hizmet edeceğini ve Türk dünyasını birleştirme ve bütünleştirme sürecinde ileriye doğru atılan çok önemli bir adımı oluşturacağını belirtti.

Ömüraliyev, Türkmenistan’da yapılan Azerbaycan, Türkiye ve Türkmenistan Devlet Başkanları 1. Üçlü Zirvesi’nin sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Azerbaycan, Türkiye ve Türkmenistan Devlet Başkanları Birinci Üçlü Zirvesi’nin sonuçlarından büyük memnuniyet duyduklarını anlatan Ömüraliyev, bu zirvenin üç kardeş milletin bir araya gelerek aralarındaki bağları güçlendirmek ve Türk Dünyasının daha parlak bir geleceğe sahip olması yönünde yapılan çalışmaları desteklemek için çok önemli bir fırsat yaratacağını vurguladı.

Ömüraliyev, Azerbaycan, Türkiye ve Türkmenistan liderleri arasında varılan anlaşmalar ve ticaret, kültür, enerji ve ulaştırma gibi alanlarda imzalanan çeşitli belgelerin TDT çatısı altındaki kapsamlı işbirliğinin daha da güçlenmesine ve karşılıklı etkileşimin artmasına katkıda bulunacağına işaret etti.

TDT Genel Sekreteri Ömüraliyev, “Azerbaycan, Türkiye ve Türkmenistan arasındaki münasebetlerin genişletilmesi, kardeş devletlerimiz arasında halihazırda mevcut güçlü dayanışmayı pekiştirmeye hizmet edecek ve şüphesiz ki tüm Türk Dünyasını birleştirme ve bütünleştirme sürecinde ileriye doğru atılmış çok önemli bir adım oluşturacaktır.” ifadelerine yer verdi.

http://www.trtavaz.com.tr

Devami

Fatih’in kelamcı, matematikçi, astronom ve dilbilimci müderrisi: Ali Kuşçu

Bilime verdiği önemle bilinen Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından Ayasofya Medresesi’ne müderris olarak tayin edilen, Türk astronom, matematikçi ve dil bilimci Ali Kuşçu, 548 yıl önce bugün vefat etti.

Bilime verdiği önemle bilinen Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından Ayasofya Medresesi’ne müderris olarak tayin edilen, İstanbul’da astronomi ve matematik alanındaki çalışmalara canlılık getiren Türk astronom, matematikçi ve dil bilimci Ali Kuşçu, 548 yıl önce bugün vefat etti.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, asıl adı “Alaeddin Ali” olan Kuşçu’nun, doğum yeri ve tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 15’inci yüzyılın başlarında Semerkant’ta doğduğu rivayet ediliyor. Dini ve ilmi eğitimini Semerkant’ta alan Kuşçu’nun babası Muhammed’in, Uluğ Bey’in “doğancıbaşısı” olduğu, bu nedenle lakaplarının “Kuşçu” kaldığı düşünülüyor.

Timurlular devrinde Semerkant’ta yetişen Kuşçu, buradaki eğitiminin ardından Bursalı Kadızade-i Rumi, Gıyaseddin Cemşid ve Uluğ Bey’den matematik ve astronomi eğitimi aldı.

Alimlerden aldığı derslerden sonra gizlice Kirman’a giden Kuşçu, buradaki ulemaların derslerinde eğitimine devam etti.

Kirman’da kaldığı dönemde, “Şerh-i Tecrid” adlı eserini kaleme alan Kuşçu, bunu Ebu Said Han’a sundu.

Alimlerden aldığı dersler neticesinde bir tez mahiye­tinde yazdığı ve ayın şekillerini anlatan “Hallü Eşkali’l-Kamer” adlı bir de risale yazan Kuşçu, daha sonra Uluğ Bey’in yanına döndü. Ayın hallerini yazdığı risalesini Uluğ Bey’e sunan Kuşçu, hocasının takdirini kazandı.

Kuşçu, Semerkant Gözlemevi’nin müdürü olan Kadızade-i Rumi’nin ölümü üzerine buranın başına geçti ve “Uluğ Bey Zici”nin tamamlanmasında yardımcı oldu.

Uluğ Bey tarafın­dan Çin’e gönderilen Ali Kuşçu, bu ziyareti sırasında da bir eser kaleme aldı.

Uluğ Bey’in oğlu tarafından öldürülmesinden derin üzüntü duyan Kuşçu, Semerkant’tan ayrılarak, hac sebebiyle Tebriz’e gitti. Kuşçu, burada Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’dan hürmet ve değer görürken, kendisine Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan’ın arasını bulması için elçilik teklifinde bulunuldu.

Uzun Hasan’ın teklifini kabul eden Kuşçu, beraberindeki heyetle İstanbul’a geldi. İlmi bilgisi Fatih’in de ilgisini çeken Kuşçu, İstanbul’da kalması için sultan tarafından ikna edildi. Elçilik görevini tamamlamak için Tebriz’e dönen Kuşçu, Uzun Hasan’ın oluruyla 1472’de İstanbul için yola çıktı.

Kuşçu’nun İstanbul’a geldiği öğrenildiğinde Fatih’in karşılama için kadırga donattırdığı ve alimlerden oluşan bir grubu ona gönderdiği rivayet edilir.

Fatih Sultan Mehmet, 1473’te Uzun Hasan üzerine yaptığı seferde yanında götürdüğü Ali Kuşçu’yu, dönüşte Ayasofya Medresesi’ne müderris tayin etti. İstanbul’da astronomi ve matematik alanındaki çalışmalara canlılık getiren Ali Kuşçu’nun derslerini ilim adamlarının dahi takip ettiği biliniyor.

Kuşçu, medresedeki görevinin yanında medrese nizamnamelerini de hazırlarken, sadece astronomi ve matematik alanında değil kelam ve felsefe alanlarında eserler kaleme aldı.

İstanbul’un boylam ve enlem derecelerini tespiti

Öte yandan Ali Kuşçu’nun Fatih Sultan Mehmet zamanında Molla Hüsrev’le birlikte Semaniye Medreseleri’nin programını düzenlemek için görevlendirildiği rivayet ediliyor.

Ali Kuşçu’nun, İstanbul’un 60 derece olarak belirlenen boylam değerini düzeltip 59 derece, enlemini de 41 derece 14 dakika olarak tespit ettiği bilinmekle birlikte Fatih Camisi’nde güneş saati de bulunuyor.

İstanbul’da 16 Aralık 1474 vefat eden Ali Kuşçu, Eyüp Sultan Türbesi civarına defnedildi. Kuşçu’nun yetiştirdiği talebeler arasında torunu Mirim Çelebi ile Molla Lutfi de yer alıyor.

Eserleri

Ali Kuşçu’nun daha çok şerh haşiye türünden olan eserleri, “Astronomi-Matematik”, “Kelam ve Usul-i Fıkıh” ve “Dil-Gramer” olmak üzere 3 grupta toplanıyor.

Kuşçu’nun “Astronomi-Matematik” alanında “Risale fi’l-heye”, “Risale fi’l-hisab”, “Er-Risaletü’l-fethiyye”, “Er-Risaletü’l-Muhammediyye”, “Şerh-i Zic-i Ulug Beg” ve Şerhu’t-Tuhfeti’ş-şahiyye”; “Kelam ve Usul-i Fıkıh” alanında “Eş-Şerhu’l-cedid ale’t-Tecrid” ve “Haşiye ale’t-Telvih” eserleri bulunuyor.

“Dil-Gramer” alanında ise “Şerhu’r-Risaleti’l-vaziyye”, “Risale fi vazi’l-müfredat”, “Unküdü’z-zevahir”, “Şerhu’ş-Şafiye li’bni’l-Hacib”, “Faide li-tahkiki lami’t-tarif”, “Risale Ma ene kultü” ve “Risale fi’l-hamd” adlı eserleri yer alıyor.

Ayrıca, nüshaları tespit edilemeyen “Tarihu Ayasofya”, “Tefsirü’z-zehraveyn”, “Mahbubü’l-hamail”, “Risale fi halli eşkali’l-kamer”, “Risale fi mevzuati’l-ulum” ve “Meserretü’l-kulub fi defi’l-kürub” adlı eserler de kaynaklarda Kuşçu’ya atfediliyor.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/fatihin-kelamci-matematikci-astronom-ve-dilbilimci-muderrisi-ali-kuscu/639ada3d01a30a3bf42d352c

Devami

Türk Yargı Eğitim Ağı Kuruluş Mutabakat Zaptı İstanbul’da imzalandı

Türk Yargı Eğitim Ağı Kuruluş Mutabakat Zaptı, Türkiye ile Özbekistan, Kırgızistan, Macaristan, Azerbaycan ve Kazakistan’dan gelen yargı mensuplarının katıldığı törenle imzalandı.

Taksim’de bir otelde düzenlenen Türk Yargı Eğitim Ağı Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakan Yardımcısı, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi Hasan Yılmaz, Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeler arasındaki bağın güçlenmesine önem verdiğini söyledi.

Kendilerinin de yargı alanındaki iş birliğini güçlendirmek adına üzerlerine düşeni yapmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Yılmaz, son 20 yılda yürütülen çalışmalarla hakim, savcı ve personel sayısını yüzde 200’ün üzerinde artırdıklarını kaydetti.

Yılmaz, 2019 yılında başlattıkları reform süreci kapsamında kanunlaşan yargı paketleriyle hukuk ve bilhassa hakimlik ile savcılık mesleklerine giriş sistemiyle birçok yenilik getirdiklerini anlattı.

Bu doğrultuda hakim ve savcılık mesleklerine girişteki mülakatın daha geniş bir heyet tarafından yapıldığına dikkati çeken Yılmaz, “Mesleki kalitenin artırılması için hukuk mesleklerine giriş sınavı uygulamasını getirdik. Hakimlik, savcılık, avukatlık, noterlik mesleklerine giriş için hukuk mesleklerine giriş sınavında başarılı olmak gerekiyor artık.” dedi.

“Türk Yargı Ağı kurulması fikrini baştan beri destekliyorduk”

Yılmaz, tüm dünyada yargı mensuplarının eğitimin çok önemli bir konu olduğunu vurgulayarak, “Yargı eğitimi konusundaki reformcu kimliğimizin bir göstergesi olarak Türk Yargı Ağı kurulması fikrini baştan beri destekliyorduk. Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan ve Macaristan ile birlikte Türk Yargı Eğitim Ağı kurma hedefimizi inşallah bugün burada gerçekleştirmiş oluyoruz. İlerleyen zamanlarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkmenistan yargı eğitim kuruluşlarını da aramızda görmeyi umuyoruz.” diye konuştu.

Türk Yargı Eğitim Ağı ile hukuk alanında kalıcı ve etkin bir uluslararası iş birliğinin tesis edileceğine inancının tam olduğunu kaydeden Yılmaz, böylece yargı eğitim kurumları arasında ortak bir yargı kültürü geliştirmede önemli gelişmeler sağlanacağını bildirdi.

Yılmaz, Türk dünyasına dahil ülkeler arasında ortak bir hukuk sözcüğü oluşturmasının hedeflendiğini, ortak hukuk dilinin geliştirilmesinin ülkeleri daha da yakınlaştıracağını sözlerine ekledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise İstanbul’un, şehrin yanı sıra yargı olarak da büyük olduğunu belirtti.

Yılmaz, İstanbul’un yargı olarak daha fazla iş yüküne sahip olduğuna dikkati çekerek, “İstanbul, kozmopolit bir şehir. Yani dünyanın neredeyse her ülkesinden insan barındıran bir yer. Özellikle Türk devletlerinden, Türk cumhuriyetlerinden son zamanlarda çok insan da artık burada. Biz, buradaki o ülkelerin büyükelçilikleriyle, konsolosluklarıyla içli dışlı olmak durumundayız. İkili ilişkilerimiz bakanlığımız bünyesinde devam ediyor.” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti’nin geliştirdiği değerleri kardeş ve dost ülkelerle paylaşacağız”

Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Muhittin Özdemir de Türk Devletleri Konseyi çatısı altında Türk devletlerinin başsavcılık akademileri ile yüksek yargı kurumlarına bağlı hakim eğitim akademileri arasında iş birliği mutabakatına imza attıklarını söyledi.

Mutabakatın, Nahçıvan Anlaşması’nın hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanında çalışma yapılması hedefine yönelik temel çalışmalardan birisi olduğu dile getiren Özdemir, şöyle devam etti:

“Geçen yıl İstanbul’da, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin başkanlığında düzenlenen Devlet Konseyi Zirvesi’nde yayınlanan sonuç bildirgesinde adalet alanında iş birliği yapılması da öngörülmüştü. Bugün bu metnin somut hale geldiğinin ilk günü. İnşallah atılan imzalardan sonra Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde hakim, savcı eğitimlerine yönelik ortak çalışmalar yürüteceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin adalet ve hukuk alanında geliştirdiği değerleri inşallah kardeş ve dost ülkelerle paylaşacağız.”

Özdemir, beş üye devletin yanı sıra gözlemci olarak Macaristan’ın da bulunduğu imzacı ülkeler arasında iş birliği yapma sürecinin artarak devam edeceğini, Cumhuriyet’in 100. yılında, “Türk Devletleri’nde Adalet Anlayışı” konulu, uluslararası Türk Hukuk Tarihi Sempozyumu düzenleme fikirlerinin bulunduğu kaydetti.

Konuşmaların tamamlanmasının ardından katılımcılar, Türk Yargı Eğitim Ağı Kuruluş Mutabakata Zaptı’nı imzaladı.

Daha sonrasında hatıra fotoğrafı çektirilen törene, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürü Kasım Çiçek, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı Sadi Jafarov, Özbekistan, Kırgızistan, Macaristan, Azerbaycan ve Kazakistan’dan bazı yargı mensupları da katıldı.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/turk-yargi-egitim-agi-kurulus-mutabakat-zapti-istanbulda-imzalandi/6397239401a30a2f282adfb4

Devami

Urumçi’de yangın: Çin hükümeti annem ve dört erkek kardeşimin ölümünün hesabını versin!

Urumçi’de yanan binadan insanların çığlıkları duyuluyor. Akıllı telefonlarla çekilen bu videolar tüm Çin’de viral oldu. Yangında hayatını kaybedenlerin ölümlerinden Çin’in katı “Sıfır Covid” politikasının sorumlu olduğu söyleniyor.

Sharofat Mohammad, “Bu ölümlerden Çin komünist hükümeti sorumlu” diyor.

Sharofat’ın annesi Khumanisa, iki kız kardeş ve iki erkek kardeşi yangında öldü. 13 yaşındaki ablası Shahida, 11 yaşındaki erkek kardeşi İmran, 9 yaşındaki diğer erkek kardeşi Abdurahman ve şimdi de 5 yaşındaki Adiya.

Sharofat, “Ciğerlerim öldü. Kimse yardım etmedi” diye ağlıyor.

İstanbul’da sürgünde yaşayan Uygurlardan biridir. Ailesinin ölümünü bir sosyal ağ aracılığıyla öğrendi. Ülke genelindeki yangın ve protestoların üzerinden bir hafta geçti, ancak ailenin yakınları ölümle ilgili hükümetten hâlâ bilgi alamadı. Ölü sayısı konusunda çelişkili rakamlar var. Yurt dışinda olanlar, onlara sevdiklerinin öldüğünü bildirenlerin artık konuşmaktan korktuğunu söylüyor. Kurbanların isimleri henüz açıklanmadı.

“Neredeler, diri ya da ölü, hiçbir şey söylemediler.”
Sharofat ve erkek kardeşi, yurtdışında okumak için Sincan’dan ayrıldı. Babaları özel gözaltı kamplarına götürüldü. ABD, Çin’i Sincan’daki katliamı gerçekleştirmekle suçladı. İnsan hakları aktivistleri, bu kamplarda bir milyondan fazla Uygur’un tutulduğunu söylüyor. Çin bu yerleri yeniden eğitim merkezleri olarak adlandırdı.

Sharofat, ailesini bir daha asla göremeyeceğini kabul etmek zorundadır.

“Babam evde olsaydı belki annem ve kardeşlerim hayatta kalırdı. Akrabalarıma ulaşamıyorum, babam tutuklu, kardeşlerim nerede bilmiyorum. akrabalar onları görmek istiyorum annem öldü kardeşim öldü cenazelerine gidemedim.

Sadece bizim ailemiz değil birçok insan öldü. Binamız 21 katlıydı, her katta üç daire vardı. Kimin öldüğü, kimin hayatta olduğu hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Ölmelerini izlediler. Çin hükümeti yanıt vermeli.

Dünyanın sessizce izlemesini istemiyorum. Bugün bir ailem varsa, yarın bir başkasının ailesi ölecek. Çok fazla insan öldü.

Annem çok iyi bir kadındı. Sadece başkalarına iyilik yapmayı düşündüler. Babam yanımda olmasa da annem çocuklara çok iyi baktı. Kardeşlerim çok gençti, masumdu, masumdu, kimseye bir zararları dokunmadı. Dünyanın ‘Doğu Türkistan’daki zulme son verin’ çağrısı yapmasını istiyorum.”

Hükümet, ülkenin bazı bölgelerinde karantina kurallarını gevşetti. Ölümlerin kurallardan kaynaklandığını reddediyor. Eşi benzeri görülmemiş gösterilerin ardından internette yeni bir sansür dalgası ortaya çıktı.

https://www.bbc.com/uzbek/central-asia-63864620

Devami

Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Semerkant’a geldı

Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, 1 Aralık’ta iş gezisi için Özbekistan’ın Semerkant kentine geldi.

Rus yayınlarına göre Mişustin’in Özbekistan gezisi 2 Aralık’ta başlayacak. Gündeme göre cuma günü Özbek mevkidaşı Abdulla Aripov ile ikili hükümetler arası komisyon toplantısı yapacak.

Görüşmede ikili işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin güncel konuların görüşülmesinin planlandığı belirtildi.

Rus hükümetinin basın servisi, “Ana odak, ticaret-ekonomi, üretim, enerji, yatırım ve kültürel-insani alanlarda işbirliğini güçlendirmek olacak” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 28 Kasım’da Moskova’da Kazakistan Devlet Başkanı Qasim-Jomart Tokayev ile yaptığı görüşmede “üçlü gaz birliği” kurulması önerisi ortaya atılmıştı. Birliğin amacının gaz taşımacılığını koordine etmek olduğu söyleniyor. Tokaev bu öneriyi onayladı, ancak daha sonra Kazak tarafının gerekli sonuçları elde etmek için “meselenin özüne inmesi” gerektiğini kaydetti.

Komisyonun Rusya ve Özbekistan hükümet başkanları düzeyinde bir önceki toplantısı 22 Haziran 2021’de Moskova’da gerçekleştirildi.

2 Aralık’ta Semerkant’ta düzenlenen Başbakanlar toplantısının gündeminde bu kez Özbekistan-Rusya İş Forumu’nun genel kurulunda bir konuşma yer aldı.

Bu foruma Rusya’nın 150 şirket, kuruluş ve derneğinden 360’tan fazla kişi katılacak.

http://www.ozodlik.org

Devami