Özbekistan, Çin’deki Uygurların haklarının ihlalini tartışmaya itiraz etti.

BM İnsan Hakları Konseyi’nin 51. oturumunda Özbekistan ve bir dizi Müslüman ülke, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygurların ve diğer Müslüman milletlerin haklarının ağır ihlalini tartışmaya karşı oy kullandı.

BM’nin Cenevre şubesinin resmi internet sitesine göre, bu konu 6 Ekim’de gündeme alındı. 17 ülke kullandı, 19 ülke karşı çıktı ve 11 ülke çekimser kaldı.

Desteklenen ülkeler: Çek Cumhuriyeti, Finlandiya, Fransa, Almanya, Honduras, Japonya, Litvanya, Lüksemburg, Marshall Adaları, Karadağ, Hollanda, Paraguay, Polonya, Güney Kore, Somali, Birleşik Krallık ve ABD.

Rakip ülkeler: Bolivya, Kamerun, Çin, Fildişi Sahili, Küba, Eritre, Gabon, Endonezya, Kazakistan, Moritanya, Namibya, Nepal, Pakistan, Katar, Senegal, Sudan, BAE, Özbekistan ve Venezuela.

Tarafsız ülkeler: Arjantin, Ermenistan, Benin, Brezilya, Gambiya, Hindistan, Libya, Malavi, Malezya, Meksika ve Ukrayna.

Ağustos ayının sonlarında, görevi sona eren BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Çin hükümetini Sincan’daki Uygurları ve diğer Müslüman etnik grupları tutuklayıp onlara zulmettikten sonra “insanlığa karşı suçlar” işlemekle suçladı.

BM yetkilisi, Çin’i yasadışı olarak gözaltına alınan Müslümanları derhal serbest bırakmaya çağırdı. Ona göre, Uygurların Sincan’daki ayrımcılığı ve cezaevlerinde “sistematik işkence” hakkındaki bilgiler güvenilirdir.

1 milyondan fazla Uygur, Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman azınlıklar, Sincan’daki hapishanelere ve kamplara atıldı. Pekin, bu grupların kültürel kimliğini yok etmeye yönelik kapsamlı bir kampanya da dahil olmak üzere orada ciddi insan hakları ihlalleriyle suçlanıyor.

Şu anda Çin, Sincan’da Müslümanların haklarının ihlal edildiğini reddediyor ve bu durumu terörizm, aşırılıkçılık ve ayrılıkçılıkla mücadele olarak açıklıyor.

Özbekistan, tarihte ilk kez 13 Ekim 2020’de yapılan Genel Kurul’da BM İnsan Hakları Konseyi’ne üç yıllık bir süre için seçildi.

BM Genel Kurulu’nun bir organı olan İnsan Hakları Konseyi’nin 47 üyesi bulunmaktadır. Konsey üyeleri gizli oyla üç yıllık bir süre için seçilirler.

https://www.ozodlik.org/a/hitoyda-musulmonlarga-bosim/32072817.html

Devami

Kırgızistan’da TİKA’nın desteğiyle yenilenen cami ibadete açıldı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Kırgızistan’da, yangında zarar gören köy camisinin yenilenmesine destek oldu.

Ahıska Türklerinin yoğun yaşadığı Kırgızistan’ın Çuy Bölgesi’ne bağlı Issık Ata ilçesindeki Keneş köyünde 1,5 yıl önce yangın nedeniyle hasar oluşan camide yürütülen onarım ve yenileme çalışmaları tamamlandı.

Kırgızistan Ahıska Türkleri Derneği Başkanı Atamşa Dursunov, caminin onarılması için Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Ahmet Sadık Doğan’a başvurdu.

TİKA Bişkek Program Koordinatörlüğünün desteğiyle köy camisi, burada yaşayan Türk ve Kırgızlarla birlikte onarılırken, caminin duvarları, çatısı, minaresi, kubbesi, halıları, kapıları, pencereleri, ahşap malzemeleri, avlusu, iç ve dış cephesi yenilendi.

Caminin yeniden ibadete açılması dolayısıyla açılış programı düzenlendi.

İlçe kaymakamı Erkinbek Usupov, burada yaptığı konuşmada, caminin köyde sergilenen birlik ve beraberlik sayesinde yeniden ibadete açıldığını, TİKA’nın burada daha önce kreş, okul ve altyapı projelerine katkı sağladığını belirterek, minnettar olduklarını söyledi.

Türk Büyükelçiliğinin Din Hizmetleri Müşaviri Mürsel Öztürk de “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimseler imar eder” ayetini hatırlatarak, caminin onarılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

TİKA Bişkek Program Koordinatörü Osman Usta, caminin tadilatında çok güzel bir dayanışma sergilendiğini belirterek, katkı sağlamış olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Ahıska Türkleri Derneği Başkanı Atamşa Dursunov da “Bu cami 1991 yılında kuruldu. Geçen yıl çıkan yangında hasar gördü. Herkes çok endişelendi. Caminin yenilenmesine köy halkı ve TİKA destek oldu. Bunun için Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisine ve TİKA’ya çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından dua okundu ve kurdele kesimiyle Tınıstanuulu İsmail Camisi ibadete açılarak burada akşam namazı kılındı.

Camide Mevlit Kandili de birlikte idrak edildi.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/kirgizistanda-tikanin-destegiyle-yenilenen-cami-ibadete-acildi/634060b101a30a38e42e40ca

Devami

Doğu Türkistan’da soykırım var! 73 yıldır Çin zulmü altında

Dünyanın üç maymunu oynadığı Çin’in Doğu Türkistanlılara yönelik soykırımı, 73 yıldır sürüyor. İstanbul ve Ankara’da toplanan Doğu Türkistanlılar, milyonlarca insanı katleden, aileleri parçalayan, onbinlerce camiyi yıkarak hem insani hem de kültürel anlamda soykırım uygulayan Çin zulmünün son bulması ve ülkelerinin özgürlüğüne kavuşması adına uluslararası kuruluşlara çağrıda bulundu.

Komünist Çin rejimi tarafından baskı ve asimilasyon politikalarına maruz kalan Doğu Türkistan’ın işgalinin 73’üncü yıldönümü nedeniyle İstanbul ve Ankara’da ortak basın açıklaması düzenlendi. Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği tarafından düzenlenen basın açıklamasında Çin’in Doğu Türkistanlılara yönelik vahşetlerine dikkat çekilerek, uluslararası kamuoyundan destek talep edildi.

Ankara’da Ulus Meydanında, İstanbul’da ise Çin konsolosluğu önünde basın açıklamaları düzenlendi.

İŞGALCİ ÇİN DOĞU TÜRKİSTAN’DA HER TÜRLÜ SÖMÜRÜ FAALİYETLERİNİ YÜRÜTMEKTE

Sarıyer’de bulunan Çin’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplanan grup adına basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği Başkanı Hidayet Oğuzhan, ülkelerinde uygulanan soykırım, asimilasyon, kültürel varlıklar ve dini motiflerin yok edilmesi, yasaklanması gibi zulümlerin son bulması için uluslararası kuruluşlara destek çağrısında bulundu. 1 Ekim, 1949 yılında İşgalci Çin güçleri tarafından işgal edilen Doğu Türkistan’ın bugüne kadar Çin’in işgal politikalarına maruz kaldığını hatırlatan Oğuzhan, “İşgalci Çin Doğu Türkistan’da her türlü sömürü faaliyetlerini yürütmekte, asıl Müslüman halkı asimile etmek ve onları Çinlileştirebilmek için tüm devlet aygıtını kullanmaktadır. Çin’in bu asimile pilatikası Doğu Türkistanlıların kimliğinin yok edilmesi, Doğu Türkistan’ının demografik yapısının işgal güçleri tarafından değiştirilmesi ve bu kapsamda dil, din yasağı, serbest seyahat yasağı, doğum yasağı gibi yasaklarının yanı sıra, tarihi eserleri, camileri ve Doğu Türkistan’a özgün medeniyet sembolleri tahrip etmektedir. İşgalci Çin bu tür politikaları sonucu 73 yıldır milyonlarca Doğu Türkistanlı hayatını kaybetmiştir.” dedi.

“ÇİN, İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİNİ ÇİĞNEYEREK SOYKIRIM SUÇU İŞLEMEKTEDİR”

Oğuzhan, “İşgal gününden bu yana İşgalci Çin asil toprak sahipleri olan Uygur ve diğer Türk toplulukları doğrudan öldürme, yargısız infaz, müebbet hapis gibi yollarla soykırıma tabi tutmaktadır. Her çeşit fiziki işkenceler, iç organları çalma, tecavüz, hakaret, ırkçılık, hukuksuz tutuklama, dini inanç hürriyetlerinden mahrum bırakma, mal varlıklarına el koyma, âlimler kanaat önderleri ve aydınların öldürülmesi, zorla kürtaj ve kısırlaştırma, cami ve kutsal mekânların tahrip edilmesi, Doğu Türkistanlıların Çin’deki fabrikalarda köle işçi olarak zorla çalıştırılması, aileleri parçalama, çocuk kampları, ebeveynleri kendi çocuklarını eğitme ve dil kültürlerini tanıtma haklarından mahrum bırakma, ebeveynleri öldürülen yahut kamplara kapatılan çocukları Çinlilere zorla evlat olarak verme gibi zulümleri uygulamaktadır. İşgalci Çin Doğu Türkistan’da uygulamakta olduğu tüm bu vahşi cinayetleri işleyerek evrensel insan hakları beyannamesindeki tüm maddelerini ihlal etmektedir. Çin tam anlamıyla Soykırım suçu işlemektedir. Nitekim 2021 yılında Londra’da bağımsız hukukçulardan oluşan bir heyetin kurduğu Uygur mahkemesinde Çin işgalci güçleri Doğu Türkistan’da soykırım yaptığına hüküm verilmiştir.” diye konuştu.

“SON 9 YILDA 16 BİNDEN FAZLA CAMİ YIKILDI”

2013 yılında başlayan Çin’in yeni soykırım politikası yeni bir boyut kazanarak Doğu Türkistan’da toplama kampları inşa edilmeye başlandığını ve bu kampların sayısının da her geçen gün arttığını vurgulayan Oğuzhan, “Bu kamplarda 8 milyona aşkın Doğu Türkistan Türkleri İşgalci Çin tarafından kitlesel bir biçimde sözde ‘eğitim kamplarında tutsak olarak tutmaktadır. Âlimler ve kanaat önderleri, ünlüler, gazeteciler, yazarlar ve zengin iş adamları hapse edilmiş, öldürülmüş ve türlü işkencelere maruz bırakılmıştır. Melek Yuvası adı konulmuş Çocuk kamplarına hapsedilen milyonlarca Doğu Türkistanlı çocuklar Çin Kültürü ve dili ile yetiştirilmektedir Doğu Türkistanlıların kendi kimliğini yaşama, evlatlarına öğretme hakları elinden alınmıştır. Bir de Çin’in son 9 senedir yürütmekte olduğu kültürel yıkım neticesinde 16 binden fazla cami yıkılmış, din adamları ve aydınlar tutuklanmıştır ya da işkence edilerek öldürülmüştür.” şeklinde konuştu.

“SIFIR KOVİD” BAHANESİYLE HALK AÇLIĞA TERK EDİLİYOR”

İşgalci Çin sadece işgal ettiği topraklarda değil ihraç ettiği ucuz mallar ve teknoloji ürünleri ile Dünya’ya emperyalist değerleri de ihraç ettiğini söyleyen Oğuzhan, “Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Dünya Bankası ve diğer uluslararası denge ve ortak değerleri korumak amacıyla kurulan kurumları istila etmiş ve kendi menfaatine hizmet ettirmeye çalışmıştır. Afrika ve Orta Asya devletlilerinde kullandığı burç tuzağı neticesinde bu devletlerin kendi topraklarındaki egemenlik haklarını elinden almış, liman, oto yollar ve diğer strateji öneme sahip yerlere el koymuş ve Çin’in ticari projeleri için kullanmıştır. Son günlerde sözde ‘Sıfır Kovid’ politikası kapsamında karantina adı altında çok sert tedbirleri uygulamaktadır. Bölgeden gelen sosyal medyada paylaşılan görüntülerde bu şehirlerdeki halkın tamamen evlerinden çıkmaların yasaklandığını, halkın temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmadığı, kentte üretim ve günlük yaşamın tamamen durduğu, halkın açlığa terk edildiği ve bundan dolayı insanların evlerinde açlıktan dolayı vefat ettiği bilinmektedir.” ifadelerini kullandı.

ULUSLARARASI KURULUŞLARA VE KAMUOYUNA DOĞU TÜRKİSTAN’A DESTEK VERME ÇAĞRISI

Çin zulmünden kaçarak Endonezya’ya sığınan ve 2015 yılından bu yana tutuklu olan 4 Doğu Türkistanlının 2020 yılı eylül ayında ve 2022 yılını temmuz ayında uluslararası kamuoyunun ve Doğu Türkistan teşkilatlarının çabaları, ısrarlı taleplerine rağmen Çin’e iade edilmesi, ölüme terk edilmesinin kendilerini derinden üzdüğünü vurgulayan Oğuzhan, son olarak şu ifadeleri kullandı: “Endonezya hükümetinin Müslüman ülke ve insan haklarını temel ilkesi olarak kabul eden bir devlet olarak 4 Uygur kardeşimizi ölüme teslim etmesinin İslam kardeşliğine ve İnsan Hakları anlaşmasına aykırı olduğunun altını çizmek istiyoruz. Bu minvalde, Suudi Arabistan, Fas, Tayland ve diğer Devletlerin geri gönderme merkezlerinde tutuklu olan Doğu Türkistanlıları insanlık dışı muamelelere ve ölüme maruz kalacağı Çin’e iade etmemeye ve Türkiye’deki ailelerine kavuşmalarına izin vermelerine İslam kardeşliği ve evrensel insan hakları ilkelerini referans alarak davet ediyoruz. Uluslararası Doğu Türkistan Sivil Toplum Kuruluşları Birliği olarak her türlü meşru yollarla Doğu Türkistan halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadelemizde devam edeceğimiz buradan belirtmekle birlikte tüm Doğu Türkistan halkı adına Adaleti ve İnsan haklarını savunana tüm dünyaya sesleniyoruz! Tüm tarafları Çin’in “terörizm ve dinî aşırılık” bahanesiyle devam ettirdiği bu ırkçı tutumundan, insan hakları ve inanç hürriyeti kısıtlamalarından ve ‘Çağdaş Nazi İşkence Kampı’ uygulamasından bir an önce vaz geçmesi için harekete geçmeye çağırıyoruz. BM genel kurulunu, BM genel sekreteri António Guterres’i ve BM İnsan Hakları Yüksek Komitesini Doğu Türkistan’da gerçekleşmekte olan bu soykırımın durdurulması için acilen harekete geçmesini ve Doğu Türkistan için bir özel temsilci atamasını, bağımsız gözlemleme ekibi göndermesi talep ediyoruz. Ekim ayının ilk haftası BM insan hakları yüksek komitesinde Doğu Türkistan’daki İnsan hakları ihlallerini müzakere etmek üzere açılması planlanan özel oturumda Türkiye, Malezya, Katar ve diğer tüm üye ülkeleri Doğu Türkistan’daki soykırımı durdurmak için Çin’e karşı bizim yanımızda durmaya ve Doğu Türkistanlıları desteklemeye çağırıyoruz. Ayrıca AB, İslam İş birliği Teşkilatı, Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası kurum ve kuruluşları Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirmekte olduğu soykırım suçunu durdurmak için acilen göreve çağırıyoruz.”

(İLKHA) Nizamettin Aşkın- Mehmet Sait Çelik

https://www.yeniakit.com.tr/haber/dogu-turkistanda-soykirim-var-73-yildir-cin-zulmu-altinda-1695756.html?s=08

Devami

Kazakistan’da Cumhurbaşkanı Tokayev’e suikast planlayan sanığa 17 yıl hapis

Kazakistan’da Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e suikast planladığı gerekçesiyle nisan ayında tutuklanan Ayan Adıgayev isimli sanığın, 17 yıl hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi.

Başkent Astana’daki İhtisas Ceza Mahkemesinden yapılan açıklamada, sanığın yabancı bir istihbarat servisine çalıştığı ve Cumhurbaşkanı Tokayev dahil devletin bazı üst düzey isimlerine suikast planladığı gerekçesiyle nisan ayının başında Kazakistan Güvenlik Komitesince yakalandığı hatırlatıldı.

Açıklamada, mahkeme kararıyla sanığa “vatana ihanet”, “Avrasya Ekonomik Birliği sınırları içinde silah taşıma”, “Cumhurbaşkanının hayatına kast etmek için plan yapma”, “terör eylemi hazırlığı” ve “yasa dışı uyuşturucu temin etmek ve bulundurmak” ve diğer suçlardan 17 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi.

Kazakistan Güvenlik Komitesi, daha önce, sanığın Almatı Barosu avukatlarından Kazakistan vatandaşı Ayan Adıgayev olduğunu açıklamış ancak hangi ülkenin istihbarat servisine çalıştığını belirtmemişti.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/kazakistan-da-cumhurbaskani-tokayev-e-suikast-planlayan-saniga-17-yil-hapis/633843bb01a30a212c76b10d

Devami

Tacikistan: Kırgızistan ile müzakerelere hazırız

Dışişleri Bakanı Muhriddin, “Tacik ve Kırgız halklarının uyum, dostluk ve barış atmosferini birlikte inşa etmeye inancımız tam” dedi.

acikistan ile Kırgızistan arasında, sınır anlaşmazlığı nedeniyle çatışma çıktı.

Çatışma sonucu hayatını kaybedenler ve yaralananlar oldu, sınır hattındaki yerleşim yerleri boşaltıldı.

Tacikistan Dışişleri Bakanı Siraceddin Muhriddin, Birleşmiş Milletler (BM) 77. Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara seslendiği konuşmasında, Kırgızistan-Tacikistan sınırında önceki haftalarda yaşanan çatışmalar ve son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tacikistan: Birlikler geri çekilmeli

19 Eylül’de Kırgızistan ve Tacikistan sınırdaki durumun çözümü için protokol imzalandığını hatırlatan Muhriddin, “İki tarafın birlikleri ve askeri ekipmanlarının daimi mevkilerine geri çekilmesi gerekiyor. Sınır bölgesinde ortak bir denetim icra edildi.

Ulaşılan anlaşmaların uygulanmasını izlemek için ortak bir görev gücü tesis edildi. En önemlisi iki taraf özellikle siyasi ve diplomatik araçlarla ikili konuları çözmek konusunda taahhütlerini teyit etti.” dedi.

“Temelsiz şekilde gündeme getirilmesi üzücü”

Kırgız yetkililerin BM’de Tacik-Kırgız sınırında yaşanan çatışmalara yönelik yaptığı açıklamalara işaret eden Muhriddin, sınır meselesinin “BM Genel Kurulu’nda temelsiz şekilde gündeme getirilmesinin üzücü” olduğunu söyledi.

Muhriddin, iki ülke arasında geçen 20 yılda yapılan müzakereler vesilesiyle onlarca protokol imzalandığını, Kırgızistan’da iktidarın değişimiyle yeni gelen liderliğin tutumuna göre bu protokollerin kısmen uygulandığını aktardı.

Tacikistan: Kırgızistan ile müzakerelere hazırız #1

Tacikistan ile Kırgızistan arasında sınır sorunu

Sınır meselelerinin popülist ve kriz çıkaran açıklamalarla çözülemeyeceğini ifade eden Muhriddin, tarafların siyasi iradesi temelinde düşünceli ve ortak çalışmaya ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.

AA’nın haberine göre, Muhriddin, bugün itibarıyla iki ülke sınırının yüzde 61’ini oluşturan 602 kilometrelik kısmına yönelik taslak açıklama geliştirebildiklerini ve bu konuda anlaşabildiklerini anlattı.

“Müzakerelere devam etmeye hazırız”

Tacikistan’ın barışın değerini bildiğini ve bölgesinde istikrarı ve güvenliği temin etmek için elinden geleni yapacağını vurgulayan Muhriddin, “Müzakerelere devam etmeye hazırız. Tacik ve Kırgız halklarının uyum, dostluk ve barış atmosferini birlikte inşa etme ve birlikte yaşama hakkına olan inancımız tamdır.” diye konuştu.

“Gerilimin sorumluluğu özellikle Kırgızistan’ın üzerinde olur”

Muhriddin, çatışmaların sınırın Tacikistan tarafında yol açtığı can kaybı ve maddi hasarlar nedeniyle Kırgızistan tarafını sorumlu tutarak, “Tacik-Kırgız sınırında gelecek sefer herhangi bir gerilimin sorumluluğu özellikle Kırgızistan’ın üzerinde olacaktır.” ifadesini kullandı.

Kırgızistan – Tacikistan sınırı, çatışmalara sahne oldu ViDEO

https://www.ensonhaber.com/dunya/tacikistan-kirgizistan-ile-muzakerelere-haziriz

Devami

Kazakistan’da erken cumhurbaşkanı seçiminin takvimi açıklandı

Kazakistan Merkez Seçim Komisyonu, 20 Kasım’da ülkede yapılacak erken cumhurbaşkanı seçimi için hazırlanan takvimi paylaştı.

Başkent Astana’daki Kazakistan Merkez Seçim Komisyonunun ana binasında gerçekleştirilen oturumda, 20 Kasım’da ülkede yapılacak erken cumhurbaşkanı seçiminin takvimi kararlaştırıldı.

Buna göre, cumhurbaşkanı adaylığı için başvurular 23 Eylül’de başlayacak ve 11 Ekim’de yerel saatle 18.00’da sona erecek.

23 Eylül-21 Ekim’de adayların Anayasa’ya ve Kazakistan’ın seçim kanunundaki maddelere uygunluğunun yanı sıra imzaların toplanması ve doğrulanması teyit edilecek.

Cumhurbaşkanı seçimi propaganda dönemi 21 Ekim’de başlayacak ve 28 gün sürecek, 19 Kasım’da propaganda yapılmayacak, 20 Kasım’da da Kazakistan genelinde oy verme işlemi yerel saatle 07.00’da başlayıp 20.00’da sona erecek.

21-22 Kasım’da seçimin ön sonuçları açıklanacak, 27 Kasım’a kadar seçimin nihai sonuçları yayımlanacak ve seçilen adayın cumhurbaşkanı kaydı yapılacak.

Ülke anayasasına göre, doğduğundan beri Kazakistan vatandaşlığına sahip, yüksek eğitimi olan ve son 15 yıldır ülkede yaşayan 40 yaş üstündeki herkes cumhurbaşkanlığına aday olabilecek.

Bunun yanı sıra adaylar, devlet dili statüsündeki Kazakçayı iyi derecede bilmesi ve kamu hizmetinde veya seçilmiş pozisyonlarda en az 5 yıllık deneyime sahip olması lazım.

Kazakistan’da 1 Temmuz’daki verilere göre, 11 milyon 827 bin 277 kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, cumhurbaşkanı adaylarının her birinin 118 bin 273 kişiden destek imzası toplaması gerekecek.

https://www.dunyabulteni.net/orta-asya

Devami

Kırgızistan ile Tacikistan sınırındaki çatışmalarda ölü sayısı 94’e yükseldi

Kırgızistan-Tacikistan sınırında tansiyon yüksek. Muhafız birlikleri arasındaki çatışmaların ardından varılan ateşkese rağmen gerilim sürüyor. Çatışmalarda, 59 Kırgız vatandaşı ile 35 Tacik askerin hayatını kaybettiği açıklandı.

Cuma günü sağlanan ateşkese rağmen, sınırda çatışmalar zaman zaman devam ediyor.

Kırgızistan, Tacikistan’ın sınırdaki bazı köyleri top atışlarıyla vurduğunu belirtti.
Batken bölgesi için ‘olağanüstü hal’ kararı verildi.

Tacikistan’ın işgal ettiği tüm köylerin geri alındığı vurgulandı. Kırgızistan, çatışmalarda 59 kayıp verdiğini, yaralı sayısının da 144’e yükseldiğini duyurdu. Çatışmada ölenlerin anısına 19 Eylül’de ulusal yas ilan edildi.

136 binden fazla kişi de bölgeden ayrıldı. Tacikistan ise çatışmalarda can kaybının 35 olduğunu açıkladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, taraflara gerilimin tırmandırılmaması çağrısı yaptı.

https://www.dunyabulteni.net/

 

Devami

Semerkant, 2 bin 750 yıllık geçmişi, yüzlerce yıllık yapılarıyla zamana meydan okuyor

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan şehir, Türk-İslam medeniyetinin pek çok önemli eserine ev sahipliği yapıyor.

Başta Timurlular olmak üzere Türk devletlerine başkentlik yapan, İpek Yolu üzerindeki konumu dolayısıyla dönemin önemli ticaret merkezlerinden biri haline gelen Semerkant, bugün de görkemli yapılarıyla ilgi görmeye devam ediyor.

Ünlü matematikçi ve astronomi bilgini Timur Sultanı Mirza Uluğbey tarafından 1417-1420 yıllarında kurulan ve Uluğbey’in kendisinin de dersler verdiği Uluğbey Medresesi, Semerkant Valisi Yalangtuş Bahadır tarafından 1619-1636 yıllarında ilk medresenin tam karşısına yaptırılan Şirdar Medresesi ile 1646-1660 yıllarında iki medresenin ortasında meydana bakacak şekilde inşa ettirilen Tillakari Medresesi, Registan Meydanı’nda yer alıyor.

Semerkant’ın bilim ve eğitim merkezi olan üç medresenin bir arada bulunduğu Registan Külliyesi olarak da adlandırılan meydan, tarihi önemiyle “Semerkant’ın kalbi”, “Orta Asya’nın incisi” gibi sıfatlarla anılıyor. 20’nci yüzyılın başından itibaren tarihi eser olarak korumaya alınan Registan Meydanı, yüzlerce yıllık medreseleriyle kentin sembolü olmayı sürdürüyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütünce 2023 Dünya Turizm Başkenti seçilen Semerkant, Registan Külliyesi’nin yanı sıra Timur İmparatorluğu’nun kurucusu Emir Timur’un kabrinin bulunduğu Guri Emir Türbesi, döneminin önemli astronomi merkezlerinden Uluğbey Gözlemevi ile Bibi Hanım Camisi, Hazreti Hızır Camisi’nin aralarında bulunduğu sayısız eseri barındırıyor.

Emir Timur tarafından kurulan ilk askeri okulun bulunduğu yerleşkede yaptırılan Guri Emir Türbesi’nde, Emir Timur’un yanı sıra bazı aile fertlerinin ve yakınlarının mezarları da yer alıyor.

Emir Timur’un emriyle yaptırılan ve o savaştayken eşi Bibi Hanım’ın nezaretinde inşa edilmesi nedeniyle onun ismiyle anılan Bibi Hanım Camisi, geçmişi 12. yüzyıla dayanan ve bugün hala kullanılan Siyap pazarının yanında bulunuyor.

Hazreti Hızır Camisi ise Orta Asya’da yaptırılan ilk camilerden olma özelliğini taşıyor.

Bugün pek çoğu tarihi eser olarak korumaya alınan yüzlerce yıllık yapılar, tarih meraklılarını zamanda yolculuğa çıkarıyor.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/semerkant-2-bin-750-yillik-gecmisi-yuzlerce-yillik-yapilariyla-zamana-meydan/6326dce601a30a2e2c563d49

Devami

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüştü.

Şanghay İşbirliği Örgütü 22. Devlet Başkanları Zirvesi dolayısıyla bulunduğu Özbekistan’ın Semerkant kentinde resmi temaslarına devam eden Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile bir araya geldi.

Zirvenin düzenlendiği kongre merkezindeki görüşme, basına kapalı gerçekleşti.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/cumhurbaskani-erdogan-ozbekistan-cumhurbaskani-mirziyoyev-ile-bir-araya-geldi/632480f201a30a1ce8eaccc1

Devami

ŞİÖ liderleri Semerkant Deklarasyonu’nu kabul etti

Özbekistan’ın tarihi Semerkant şehrinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları 22. Toplantısı sonuçlarına ilişkin ŞİÖ’nün Semerkant Deklarasyonu imzalandı.

Semerkant’ta yeni inşa edilen “İpek Yolu Semerkant” uluslararası turizm bölgesindeki kongre merkezinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in ev sahipliğinde düzenlenen zirve sona erdi.

Zirveye, örgüte üye Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, gözlemci ülkeler Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaagiin Khurelsukh, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, davetli liderler Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhammedov ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev katıldı.

ŞİÖ üyesi Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Pakistan, Hindistan ve Özbekistan liderleri zirve sonuçlarına ilişkin Semerkant Deklarasyonu’nu imzaladı.

Deklarasyonda liderler, ŞİÖ’nün diğer devletlere ve uluslararası kuruluşlara yönelik olmadığını teyit etti ve karşılıklı çıkarları dikkate alarak iş birliğine açık olduklarını kaydetti.

Liderler, ekonomik gerçekler dikkate alınarak Dünya Ticaret Örgütünün etkinliğinin artırılması ve organizasyonda reform yapılması çağrısında bulundu.

Deklarasyonda savunma ve güvenlik alanında iş birliğini geliştirme, terörist ve aşırılık yanlısı örgütlerin tek bir listesini oluşturma niyetlerini beyan eden liderler, ayrıca terörle mücadeleye yönelik örgütün “Barış Misyonu” ortak askeri tatbikatlarının yapılmasının önemini vurguladı.

Küresel füze savunma sistemlerinin bazı ülkeler tarafından tek taraflı olarak geliştirilmesini kınayan liderler, bunun uluslararası güvenlik ve istikrarı olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Kimyasal Silahların Geliştirilmesi, Üretimi, Stoklanması ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmha Edilmesine İlişkin Sözleşme’ye uyulması çağrısında bulunan liderler, uzayın silahlardan arındırılmasından yana olduklarını ve uzayda bir silahlanma yarışının önlenmesini garanti edebilecek uluslararası, yasal olarak bağlayıcı bir belgenin imzalanması gereğini vurguladı.

İran’ın nükleer programına ilişkin eylem planının uygulanmasının önemine dikkati çeken liderler, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nın hükümlerine sıkı sıkıya uyulması gerektiğinin altını çizdi.

Liderler, Afganistan’da tüm etnik, dini ve siyasi grupların temsilcilerinin katılımıyla kapsayıcı bir hükümete ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Ayrıca “ŞİÖ’nün İyi Niyet Elçisi” unvanını onaylayan liderler, 2023’ü Turizm Yılı ilan etti.

Bu zirvenin ardından ŞİÖ dönem başkanlığı Hindistan’a geçerken, bir sonraki ŞİÖ Zirvesi 2023’te Hindistan’da yapılacak.

Zirvede, üye ülkeler tarafından uzun vadeli iyi komşuluk, dostluk ve iş birliği anlaşmasının uygulanması için kapsamlı bir eylem planı da dahil toplam 40 belge imzalandı.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/sio-liderleri-semerkant-deklarasyonunu-kabul-etti/6324710d01a30a1ce8eaccbf

Devami