Kazakistan Üniversitelerinde açık öğretim iptal ediliyor

Kazakistan Üniversitelerinde açık öğretim yerine alternatif olarak, part time yani uygun zamana göre eğitim verilecek

2019 yıl 1 Ocak tarihinden itibaren, Kazakistan üniversitelerinde açık öğretim iptal ediliyor. Üniversitelere yılda sadece iki kez uğrayarak, sınavları vererek diploma almak çok yakında tarih olacak.

Gazeteci Gulnara Hasan’a göre, bu tür önlemlerle Milli Eğitim Bakanlığı eğitim kalitesini arttırmayı amaçlamaktadır. Dışarıdan eğitim görenler yüksek eğitim programı toplam hacminin yalnızca yüzde 65 ‘ini kapsıyor. Uzmanlar bu tür bir eğitimin ne kadar kaliteli olduğu konusunu her zaman tartışmışlardır. Uzmanlar zayıf bir eğitimin ülkenin ulusal güvenliği için bir tehdit olduğunu öne sürüyor. Avrupa Hukuku ve İnsan Hakları Uzman Enstitüsü müdürü Marat Bashimov’a göre de böyle eğitim topluma zarar verir.

Açık öğretime alternatif olarak, part time yani uygun zamana göre eğitim verilecek. Bu eğitim esnek bir program üzerine kurulur: akşamları ve hafta sonları ders programları düzenlenir ve çalışan insanlar ona katılma imkanı bulurlar.

Kazakistan Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakan Yardımcısı Askhat Aymagambetov konuyu şöyle özetledi:

Biz uygun zamanlı eğitim usulünün gerekli olduğunu görüyoruz. İhtiyacı olan vatandaşlar var, çünkü farklı durumlar var. Yeni eğitim tarzını düzenleyen çerçeve hazırlanmaktadır. Uygun zamanlı eğitim verilecek, ancak bazı ayarlamalar yapılacak. Öncelikle, devletin zorunlu eğitim standardına göre, kesinlikle yüzde 65’i değil, ilgili program kapsamında talebelere yüzde 100 eğitim verilecek. İkincisi, uzaktan yönetilen verimli teknolojileri kullanacağız. Bunun için özel bir proctor sistemi geliştirmemiz gerekiyor. Pazar açıkça ortaya koydu, artık diploma kültü geçiyor. Profesyonel bir eğitim ile aranan bir uzman olabilir ve iyi para kazanabilirsiniz. Üniversiteler de yeni denemeyle karşı karşıya. Onlar artık birbirleri ile değil, profesyonel eğitim merkezlerimiz ve sertifikasyon programlarıyla rekabet etmek zorunda kalacak. Örneğin, muhasebe meslek kursları, denetçi ve dil programları kursları onlarla yarışa girecektir.
Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Türkmenistan’da geniş kapsamlı alkol yasağı uygulamaya başladı

Türkmenistan’da Ocak 2019 itibariyle spor tesislerinde ve toplu taşıma araçlarında alkol yasaklandı

Türkmenistan‘da alkol satışlarını keskin bir şekilde sınırlayacak yeni bir kanun yürürlüğe girdi.

1 Ocak itibariyle, trenlerde, uçaklarda, feribotlarda ve ayrıca spor tesislerinde alkol yasaklandı. Yaklaşık 5,6 milyon insanın yaşadığı ülkede aynı zamanda ulusal bayramlarda alkol satışı da yasaklanacak

Alkollü içkiler 2021’den itibaren bar ve restoranlar dışındaki her yerde cumartesi ve pazar günleri yasaklanacak.

Ülke lideri Gurbanguli Berdimuhammedov sık sık Türkmen vatandaşlarını spor yapmaya teşvik ediyor.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ilişkiler giderek artacak

Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Cengiz Kamil Fırat, 2018’de Kırgızistan-Türkiye ilişkilerini ve 2019’daki hedeflerini AA muhabirine değerlendirdi. Büyükelçi Fırat, ”Anadolu Ajansı (AA) ve TRT AVAZ kanalı aracılığıyla “2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti Oş Kenti” ve bölgenin kültürünü, folklorunu ve turizm potansiyelini dünyaya tanıtacağız.” şeklinde konuştu.

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’teki görev süresinin birinci yılını doldurduğunu söyleyen Fırat, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un nisan ayında Türkiye’de temaslarda bulunduğunu ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da eylülde Kırgızistan’ı ziyaret ettiğini hatırlattı.

Fırat, Kırgızistan’ın ev sahipliğinde “Üçüncü Dünya Göçebe Oyunları”nın yapıldığını belirterek oyunların 2020 yılında Türkiye’de düzenleneceğini vurguladı.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve Kırgızistan Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov’in karşılıklı olarak ziyaretler gerçekleştirdiğini ifade eden Fırat, “Ziyaret kapsamında önemli kararlar alındı. Çok sayıda anlaşma imzalandı. Bu ziyaretler, iki ülke arasındaki ilişkilerin rayına girmesi için önemli etkenleri teşkil etti.” dedi.

Fırat, Türkiye ile Kırgızistan ilişkilerindeki ziyaret trafiğinin, 2019 yılında da devam edeceğini belirterek “İlişkilerimiz giderek artacak. İki devlet, iki halk dost ve kardeştir. Türkiye olarak, önümüzdeki dönemde Kırgızistan’ın kalkınmasına çok faydamız dokunacak. Bunu herkes görüyor ve daha da görecektir.” diye konuştu.

Büyükelçi Fırat, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması doğrultusunda Kırgızistan’da yatırım yapmak isteyen Türk iş adamlarına, yer altı madenleri, yenilenebilir enerji, hidroelektrik santrallerin inşaatı, büyük havalimanları işletmesi ve yenilenmesi, tarım ve hayvancılık alanlarında projeler geliştirdiklerini hatırlattı.

Bu yıl Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un doğumunun 90. yılı dolayısıyla Kırgızistan’da çok sayıda etkinlik düzenlendiğini ifade eden Fırat, Aytmatov için Türkiye’de de birçok etkinlik gerçekleştirildiğini söyledi.

-“Maarif Vakfını 2019’da Kırgızistan’da kuruyoruz”

Fırat, Türkiye Maarif Vakfının (TMV) Kırgızistan’da çalışması konusunda önemli bir aşamaya gelindiğini aktararak Maarif Vakfını 2019’da Kırgızistan’da kuracaklarını bildirdi.

TMV’nin ilk olarak, başkent Bişkek’te sıfırdan okul kuracağını anlatan Fırat, “Geçenlerde TMV yetkilileri ile Kırgızistan Eğitim ve Bilim Bakanı ile bir araya geldik. Çalışma gruplarını oluşturduk. Maarif Vakfını 2019’da Kırgızistan’da kuruyoruz.” diye konuştu.

Fırat, gelecek yıl Kırgızistan’da Yunus Emre Kültür Merkezinin de kurulmasını arzuladıklarını belirtti.

– Kırgız hastalara Türkiye’de ücretsiz tedavi imkanı

Türkiye ve Kırgızistan arasındaki sağlık ilişkilerine de değinen Fırat, “Türkiye’de her yıl ücretsiz tedavi gören 100 Kırgızistan vatandaşı sayısını, 2019’da 150’ye çıkarıyoruz. Ayrıca Kırgızistan Silahlı Kuvvetlerine de 2019’da 30 yeni kontenjan veriyoruz. Böylece gelecek yıl ülkesinde tedavisi yapılamayan toplam 180 hastayı tedavi için Türkiye’ye göndereceğiz. Bu da aslında çok güzel bir katkı olacak.” ifadesini kullandı.

Fırat, gelecek yıl Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından başkent Bişkek’te kurulan Kırgızistan-Türkiye Dostluk Hastanesi’nin hizmete alınmasını planladıklarını belirtti.

– “İki ülkenin prestij projesi-Manas Üniversitesidir”

Türkiye’nin Kırgızistan’da 1995 yılında kurduğu Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinden (KTMÜ) övgüyle söz eden Fırat, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki kardeşliği pekiştiren Manas Üniversitesinin iki ülkenin prestij projesi olduğunu altını çizdi.

Fırat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kırgızistan’a yaptığı ziyaret kapsamında Manas Üniversitesinde tıp ve hukuk fakültelerinin kurulması için ilk adımların atıldığını kaydetti.

Manas Üniversitesinde fakülte sayısını tıp ve hukuk fakülteleri ile artırmak istediklerini belirten Fırat, “İstediğimiz şey, gelecek yıl üniversitenin kampüsünde tıp ve hukuk fakültelerinin kaba inşaatlarına başlamak.” dedi.

– “Türk Dünyası Kültür Başkenti Oş kenti oldu”

Fırat, Kastamonu’da gerçekleşen 36. TÜRKSOY Daimi Konseyi Dönem Toplantısı’nda “2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti”nin Kırgızistan’ın Oş kenti olmasına karar verildiğini hatırlatarak “2019 Türk Dünyası Kültür Başkenti Oş kenti seçildi. Oş kenti gelecek yıl Türk Dünyası için başkentlik yapacak. Biz de sürekli Oş kentinde olacağız. Türkiye olarak Oş kentinin tanıtılmasına katkımız büyük olacak. Anadolu Ajansı (AA) ve TRT AVAZ kanalı aracılığıyla bölgenin kültürünü, folklorunu ve turizm potansiyelini dünyaya tanıtacağız.” şeklinde konuştu.

TRT AVAZ

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ahmet Başar Şen’i görevi sona erecek

Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov, bu ülkedeki görevi sona erecek Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ahmet Başar Şen’i kabul etti.

Şen, kabulde açıklamalarda bulundu.

Özbekistan Dışişleri Bakanlığı Basın Ofisinden yapılan açıklamada, görüşmede, Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler ve güncel meselelerinin ele alındığı belirtildi.

Son iki yılda taraflar arasında yapılan karşılıklı üst düzey ziyaret ve görüşmelerin tüm alanlardaki iş birliğine ivme kazandırdığı ifade edilen açıklamada, Özbekistan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ilk toplantısının 2019 yılında iki ülke cumhurbaşkanları başkanlığında yapılması için hazırlıkların sürdüğü kaydedildi.

Kamilov, Büyükelçi Şen’in iki yıllık verimli faaliyetini takdirle karşıladıklarını vurgulayarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin pekişmesine yaptığı katkıdan dolayı Şen’e teşekkür etti.

Şen de Özbekistan’daki görevini başarılı şekilde gerçekleştirmesi için kendisine sağlanan olumlu koşullardan dolayı Özbek tarafına minnettar olduğunu kaydetti.

Özbekistan’da Aralık 2016’da göreve başlayan Taşkent Büyükelçisi Ahmet Başar Şen’in görevi ocak ayında sona erecek.

TRT AVAZ

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Kazakistan’ın BMGK üyeliği sona erdi

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi olmayan üyeliği sona eren Kazakistan, BM barış misyonlarındaki barış gücü sayısını artırarak, 7 yıl aradan sonra BMGK heyetinin Afganistan’ı ziyaret etmesini sağladı.

Orta Asya ülkeleri arasında 2016’da BMGK’ya daimi olmayan üye seçilen ilk ülke olan Kazakistan, 31 Aralık tarihi itibarıyla 2017-2018 dönemi üyelik süresini doldurdu.

Kazakistan, BMGK’deki çalışmalarında kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi, uluslararası çatışmaların çözülmesi, Orta Asya ve Afganistan’da güvenliğin pekiştirilmesi, uluslararası terörle mücadele, Afrika kıtasında barış ve güvenliğin tesis edilmesi ve diğer konulara öncelik verdi.

Kazakistan, BMGK heyetinin 7 yıl aradan sonra 2018 yılın ocak ayında Afganistan’a bir ziyaret gerçekleştirmesini sağladı.

Geçen yıl ekim ayında 120 askerden oluşan barış gücünü BM Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) misyonuna katılmak için Lübnan’a gönderen Kazakistan, böylece BM barış misyonlarında asker sayısını artırdı.

Kazakistan barış gücü, Lübnan’da bölgeyi izleme, gözlem noktalarının oluşturulması ile ateşkesin uygulanmasını izleme görevlerini yerine getiriyor.

Kazakistan’ın geçen yıl eylül ayında BMGK’ye sunduğu “Terörizme karşı bir dünya için davranış kuralları” belgesi, 70’ten fazla BM üyesi ülke tarafından imzalandı.

Belge, terörle mücadele konusundaki uluslararası yükümlülüklerin pratik uygulamasına bir ivme kazandırmayı ve 2045’e kadar dünya çapında terörizme karşı geniş küresel bir koalisyonun oluşturulmasını hedefliyor.

Kazakistan, ayrıca çalışmaları çerçevesinde BMGK’nin Eritre’ye yönelik silah ambargosu ve seyahat yasağını içeren yaptırımların kaldırılmasının yanı sıra Suriye krizi ve diğer uluslararası krizlerin çözülmesine yönelik öneriler sundu, çağrılarda bulundu.

Kazakistan, 28 Haziran 2016’da 193 ülkeden 138’inin desteğiyle BMGK’ye daimi olmayan üye seçilmişti.

TRT AVAZ

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Kazakistan’da tek girişli elektronik vize uygulaması başladı

Kazakistan’a Astana ve Almatı havalimanlarından giriş-çıkış yapmayı sağlayan elektronik vize uygulaması başlatıldı

Kazakistan‘ın 1 Ocak itibarıyla tek girişli elektronik vize uygulamasını başlattığı bildirildi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, yabancıların elektronik vizeyle sadece Astana ve Almatı şehirlerindeki uluslararası havalimanlarından ülkeye giriş veya çıkış yapabilecekleri, elektronik vizenin turistik amaçlı 117 ülke ve tedavi için 23 ülke vatandaşları için verileceği kaydedildi.

Dünya Bültenı

Devami

2016’da 193 ülkeden 138’inin desteğiyle BMGK’ye daimi olmayan üye seçilen Kazakistan’ın 31 Aralık itibariyle üyeliği sona erdi

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi olmayan üyeliği sona eren Kazakistan, BM barış misyonlarındaki barış gücü sayısını artırarak, 7 yıl aradan sonra BMGK heyetinin Afganistan’ı ziyaret etmesini sağladı.

Orta Asya ülkeleri arasında 2016’da BMGK’ya daimi olmayan üye seçilen ilk ülke olan Kazakistan, 31 Aralık tarihi itibarıyla 2017-2018 dönemi üyelik süresini doldurdu.

Kazakistan, BMGK’deki çalışmalarında kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi, uluslararası çatışmaların çözülmesi, Orta Asya ve Afganistan’da güvenliğin pekiştirilmesi, uluslararası terörle mücadele, Afrika kıtasında barış ve güvenliğin tesis edilmesi ve diğer konulara öncelik verdi.

Kazakistan, BMGK heyetinin 7 yıl aradan sonra 2018 yılın ocak ayında Afganistan’a bir ziyaret gerçekleştirmesini sağladı.

Geçen yıl ekim ayında 120 askerden oluşan barış gücünü BM Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) misyonuna katılmak için Lübnan’a gönderen Kazakistan, böylece BM barış misyonlarında asker sayısını artırdı.

Kazakistan barış gücü, Lübnan’da bölgeyi izleme, gözlem noktalarının oluşturulması ile ateşkesin uygulanmasını izleme görevlerini yerine getiriyor.

Kazakistan’ın geçen yıl eylül ayında BMGK’ye sunduğu “Terörizme karşı bir dünya için davranış kuralları” belgesi, 70’ten fazla BM üyesi ülke tarafından imzalandı.

Belge, terörle mücadele konusundaki uluslararası yükümlülüklerin pratik uygulamasına bir ivme kazandırmayı ve 2045’e kadar dünya çapında terörizme karşı geniş küresel bir koalisyonun oluşturulmasını hedefliyor.

Kazakistan, ayrıca çalışmaları çerçevesinde BMGK’nin Eritre’ye yönelik silah ambargosu ve seyahat yasağını içeren yaptırımların kaldırılmasının yanı sıra Suriye krizi ve diğer uluslararası krizlerin çözülmesine yönelik öneriler sundu, çağrılarda bulundu.

Kazakistan, 28 Haziran 2016’da 193 ülkeden 138’inin desteğiyle BMGK’ye daimi olmayan üye seçilmişti.

Dünya Bülteni

Devami

Doğu Türkistan kıyameti yaşıyor

Doğu Türkistan kıyameti yaşıyor. Orada yaşayan otuz beş milyon Uygur Türk’ü, sadece Müslüman olduğu için inanılmaz işkencelere, akla hayale gelmez zulümlere maruz kalıyor.

Seyit Tümtürk, Türkiye’de doğmuş bir Uygur Türk’ü. Derdi davası, dünyası, her şeyi, Doğu Türkistan… Doğu Türkistan davasını her platformda anlatmaya çalışıyor, mazlum Müslümanların sesi olmak için çabalıyor. Ahmet Serin yazdı.

Zengin ve güçlü olanın haklı olduğu, mazlumların sesinin çıkmadığı bir çağda yaşadığımızı Seyit Tümtürk’ün ağzından Doğu Türkistan’da yaşanan trajik olayları dinlerken bir kez daha yakından anladık Birlik Vakfı Bursa Şubesinin müdavimleri olarak.

İnsanın aklının havsalasının alamayacağı modern işkence yöntemlerini ilk kez duyduk yine Seyit Tümtürk’ün ağzından.

Bunlardan bir tanesini bile dinlemek insanın tüylerini diken diken edip insanlık adına herkesten utanmaya yeterken Doğu Türkistan’da yaşayan Müslümanlar, bunları bizzat yaşamak zorunda kalıyor. Dün yaşadılar, şimdi de yaşıyorlar.

İşin kötüsü, seslerini de duyuramıyorlar. Acıdan çökmüş, büzülmüş, çığlığa dönüşmüş sesleri bir sağır duvara çarpıyor Uygur kardeşlerimizin.

Düşünün ki şu an bile, dünyanın bir köye dönüştüğü şu günlerde bile, dünyanın en uzak noktasındaki insanların birbirleriyle rahatlıkla haberleştiği şu çağda bile, Doğu Türkistan’daki ailesinden yaklaşık iki yıldır haber alamayan kardeşlerimiz var. Seyit Tümtürk’ün sohbetinde bir de onların gözyaşlarına tanık olduk, içimiz acıdı, kendimizden utandık, insanlığımızdan utandık.

“Doğu Türkistan’ı anlatmaya güzel cümlelerle başlamak isterdim ama yazık ki bunu yapamıyorum. Çünkü Doğu Türkistan kıyameti yaşıyor. Doğu Türkistan o halde ki, cenazesinin kaldırılmasını bekleyen bir ölüden farksız. Orada yaşayan otuz beş milyon Uygur Türk’ü, sadece Müslüman olduğu için inanılmaz işkencelere, akla hayale gelmez zulümlere maruz kalıyor. Ve bizler de gıyabi cenaze namazı kılmaktan başka bir şey yapamıyoruz!” cümleleriyle sohbetine başlayan Seyit Tümtürk, Doğu Türkistan Millî Meclis Başkanı sıfatını da taşıyor.

seyit tümtürk kimdir ile ilgili görsel sonucu

Devletlerin beşiği olan bir coğrafya

Sohbeti boyunca Doğu Türkistan’ın ne olduğunu, nerede olduğunu, nelere neden maruz kaldığını anlattı Tümtürk. Sözleri, sadece bilgi vermiyordu; sözleri, bir çığlıktı aslında.

“İla-yı Kelimetullah olarak adlandırdığımız düşüncenin formüle edildiği yer, Doğu Türkistan’dır. Anadolu’ya, Türkiye’ye gönülden bağlı olan Doğu Türkistan, birçok devletin kurulduğu yerdir. Türklerin İslamiyet’le tanışmasını sağlayan da Türklerin kitle halinde Müslüman olmasını sağlayan da yine Kaşgarlı olan biridir, Abdulkerim Satuk Buğra Han’dır. Türk dilinin ilk sözlüğünü yazan da Kutadgu Bilig’i yazan da yine bir Doğu Türkistanlıdır.” sözleriyle bize unuttuğumuz bir tarihi, kaybettiğimiz bir duyarlılığı hatırlatıyordu Seyit Tümtürk.

Doğu Türkistan’ın tarihin her döneminde önemli olduğunu söyleyen Seyit Tümtürk, bunun sebeplerini anlatmaya başladı sonra. Buna dair “Doğu Türkistan, Ulu Türkistan olarak da bilinen ata yurdumuzun bir parçasıdır. Yazık ki şimdi Türkistan’ın doğusu Çin’in, Batı’sı ise Rusya’nın zulmü altında inlemektedir. Zaman zaman birbirlerine öldüresiye düşman olan Rusya ve Çin, Müslüman Uygurlar söz konusu olduğunda anlaşıyor ve zulmü ortaklaşa icra ediyorlar. Doğu Türkistan’ı bu kadar önemli yapan nedir, bunu bilmek gerek. Doğu Türkistan hem yer altı hem de yer üstü zenginlik merkezlerinden biridir. Koskoca Çin’in enerji ihtiyacının üçte birini bu bölgenin karşıladığını söylesek bu zenginliğin boyutları anlaşılır herhalde.” sözlerini söyledi Seyit Tümtürk.

Çin Doğu Türkistan’dan vazgeçmez

Seyit Tümtürk, sık sık tarihi referanslara gönderme yaptığı konuşmasını “Tarih boyunca Çin, bu bölge üzerindeki emperyal iştahını sürdürmüştür. Tarihe baktığımızda, Çin, Doğu Türkistan’a hükmettiği her dönemde zenginleşip güçlenmiş, hükmedemediği zamanlarda güçsüzleşip zayıflamıştır. Çin, bunu bildiği için Doğu Türkistan üzerindeki emellerinden hiçbir zaman vazgeçmez. Günümüzde de vazgeçmedi. Hala çeşitli yıldırma politikalarıyla bunu yapmaya uğraşıyorlar. Müslüman Uygurları asimile etmek için çok uğraştılar ama bunu başaramadılar. Bunu başaramayınca da Doğu Türkistan’ın demografik yapısını değiştirmeye başladılar. Bölgedeki Türkler için şartları zorlaştırdılar. Çinliler için ise cazip hale getirdiler. Böylelikle Uygurlar bölgeden uzaklaşırken Çinliler bölgeye yerleşmeye başladı. Bu şekilde bölgenin demografik yapısını değiştirdiler. Şu an Doğu Türkistan’da Müslüman kardeşlerimiz azınlık durumundalar. İnce ve zalim politikalarla Mümin kardeşlerimizi bölgeden uzaklaştırıp Çinlileri bölgeye getirdikleri için ileride gerçekleşecek bir referandumda bölge Çin bölgesi olarak bilinecek.” sözleriyle sürdürdü.

Çinlilerin işkencelerinin dayanılmaz boyutlarda olduğunu söyleyen Seyit Tümtürk, bu işkencelerin insanın haysiyetine yönelik olmasının da daha fazla can yaktığını sözlerine ekledi. Zaman zaman kendilerinden intihar etme fetvaları istendiğini söyleyen Seyit Tümtürk, sözlerine “Çinliler, mümin kardeşlerimizi taciz etmek için her şeyi yapıyor. Bunlar zalimce şeyler. Mesela bir tanesi “Kardeş Aile Projesi”dir. Bu projeye göre, iki aile bir arada yaşamaya başlıyor. İşin aslı, Çinliler zorla mümin kardeşlerimizin evine girerek orada yaşıyor. Ama bu, öyle basit bir yaşama değil. Uzun süreli ve her şeyi paylaşmaya dayalı bir yaşama. Paylaşılan şeyler arasında yatak odası ve yatak da var. Kardeşlerimizin buna itiraz hakları da yok. Buna itiraz eden kişi anında radikal dinci, terörist, ajan ilan edilip daha beter cezalara çarptırılmaktadır.” diyerek bu modern işkenceyi kayda geçirdi.

Devlet kurma girişimleri hep oldu

Osmanlı’nın en zayıf zamanında bile, başkasını düşünecek hali yokken bile, II Abdulhamid tarafından Doğu Türkistan’ı desteklediğini söyleyen Seyit Tümtürk, günümüzde Çin’in Uygur Türklerini bir açık hava hapishanesine mahkûm ettiğini ekledi sözlerine. İşin en kötü yanının, bu durumu kimsenin bilmemesi olduğunu söyleyen Seyit Tümtürk, sözlerini “Kardeşlerimiz bu hale zaman zaman isyan etmektedir. 1933 yılında kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyeti, 1934 yılında Çinliler tarafından yıkılmıştır. 1944 yılında Doğu Türkistan Cumhuriyeti yine bir devlet olarak kuruldu. Ama bu devlet de beş yıl sonra yıkıldı. Daha bunun gibi birçok devlet kurma, isyan girişimleri oldu. Ama her girişime dünya sessiz kaldı. Bu da yetmezmiş gibi, Çin’i kendisine rakip gören Rusya, Uygurlar söz konusu olduğunda Çin’i destekledi. 1990, 1995 ve 1999 yıllarında haklarını korumak için harekete geçen kardeşlerimiz acımasızca katledildi. Çin, bu katliamları gözlerden gizledi. Biz bile bu katliamları yıllar geçtikten sonra duyabildik. Çin, Müslüman öldürmek için hiçbir bahaneyi ihmal etmiyor. Kaşgar’da bir mescid inşası için harekete geçen kardeşlerimiz, ayaklanma bahanesiyle bir katliama maruz kalabilmiştir.” şeklinde sürdürdü.

Kardeş Aile uygulaması

Nükleer denemeler Doğu Türkistan’da yapılıyor

Müslüman Uygur nüfusunu azaltmak için akla hayale gelmedik yöntemler düşünen Çin’in, başvurduğu yöntemlerden birinin de nükleer denemeler olduğunu söyledi Seyit Tümtürk. Seyit Tümtürk, “Çin, uzun yıllar boyunca nükleer denemelerini Doğu Türkistan’da yaptı. Bu denemeler sonucunda kardeşlerimizde kanser başta olmak üzere birçok hastalık ortaya çıktı. Çinliler, sadece kendi denemelerini burada yapmadı. İsteyen herkese denemelerini burada yapma izni vererek bu zulmü sürdürdü. Son iki yılda yapılanlar ise kimsenin aklına gelecek şeyler değil: Yüz tanıma sistemi ve her yere yerleştirilen kameralar aracılığıyla artık mümin kardeşlerimiz bir mahalleden bir mahalleye bile neredeyse pasaportla gider hale geldiler. Barkodlarla takip edilen Müslüman kardeşlerimiz, kendileri için belirlenen sınırlar içinde hareket etmeye mecburlar. Bunun aksine bir davranış halinde ise neyle karşılaşacakları belli değil. Bu sistem oturtulduğundan beri kardeşlerimizin dış dünyayla bağları tam olarak kesildi. Bizler iki yıldan beri oradan haber alamıyoruz.” sözleriyle Doğu Türkistan’da yaşanan trajediyi aktardı.

Seyit Tümtürk, imkânı ve gücü olan herkesin bu imkân ve gücü Doğu Türkistan’daki kardeşleri için kullanmaları çağrısında bulunarak sohbetine son verdi.

Dünya Bültenı

https://www.dunyabulteni.net/uzak-dogu/dogu-turkistan-kiyameti-yasiyor-h435559.html

 

Devami

Tacikistan ve Özbekistan’dan sonra Kırgızistan’da da turistler için milisler göreve başladı

Kırgızistan’da ülkeye gelen turistlere eşlik etmek ve ilgilenmekle sorumlu yabancı dil bilen milis gücü kuruldu

Kırgızistan‘ın başkenti Bişkek’te, ilk kez, turistlere yönelik bir milis birimi kuruldu.

Kırgız Radyosu Özgürlük haber sitesinde yer alan habere göre İçişleri Bakanlığı, yeni milislerin çalışmalarının, güvenliklerini sağlamaktan ve şehri nasıl gezeceğine dair ipuçlarına kadar yabancılara her türlü şekilde yardımcı olmak olduğunu açıkladı.

Turist polisinin tüm çalışanlarının, yabancı dilleri ve Kırgızistan yasalarını bilmesi gerekmektedir. İngilizce bilgisi öncelikli olarak belirlendi. İçişleri Bakanlığı’na göre, 60 çalışan arasında İtalyanca, Fransızca ve Türkçe konuşan kişiler var. Çalışanların yarısı ise kadın.

2017 yılında, Özbekistan Bakanlar Kurulu kararıyla cumhuriyetin turizm merkezleri olarak kabul edilen Semerkant, Buhara, Hiva ve Shakhrisabz şehirlerinde Güvenli Turizm Müdürlüğü oluşturuldu. Asıl görevin, turistlerin güvenliğini gerçek zamanlı olarak izlemek ve haklarını ve meşru çıkarlarını korumak olarak belirtildi.

Tacikistan‘daki bazı seyahat şirketlerinin temsilcileri bunun turistlerin hoşuna gittiğini söylüyor, ancak tüm bu maliyetler ajansa ek bir yük oluşturuyor. Onlara göre, ilk başta turist polisinin hizmetlerinin ücretsiz olduğu söylendi, ancak son iki haftanın deneyimi, polis için konaklama ve yemek dahil bu hizmetin günde 500 somoni’ye mal olduğunu gösterdi.

Bir turist polis memuru, 10 kişilik turist grubuna eşlik etmekle görevli.

Yılın başında, Tacikistan Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı, yabancı turistlere tavsiyelerde bulunabilmeleri için çalışanları için İngilizce dil kursları düzenlediğini açıkladı. Turist polisinin tüm üyelerinin iyi derecede İngilizce bildiği bildiriliyor.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Kazakistan’da toplu gözaltılar hakkında açıklama

Kazakistan’ın bağımsızlık gününde sosyalist grupların gösterileri sırasında yaşanan toplu gözaltılar hakkında Norveç Helsinki Komitesi açıklama yaptı

Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü Norveç Helsinki KomitesiKazakistan‘da 16-17 Aralık tarihlerinde gerçekleşen toplu tutuklamalar hakkında açıklama yaptı.

Açıklamada, “16-17 Aralık tarihlerinde Kazakistan’da Bağımsızlık Günü kutlamaları sırasında yetkililer Astana, Almatı, Uralsk, Şimkent ve Aktobe’de yaklaşık elli kişiyi gözaltına aldı. Çoğu, evlerini terk ettikten hemen sonra polis karakollarına götürüldü, diğerleri güç kullanarak ve açıklama yapmadan sokaklarda ve şehir meydanlarında gözaltına alındı.” denildi

Kazakistan’daki yetkililer, 2011’den bu yana 1986 ve 2011 yıllarında Zhanaozen’de Kazakistan sosyalist direnişinin önderliğinde 7 ay boyunca grev yapan petrol işçileri ile girişilen çatışmada ölen 40 kişiyi anma gösterisi yapan insanları gözaltına alıyor. Ancak bu yıl gözaltına alma hareketinde kesin bir yükseliş yaşandı. Bu yıl sürgün edilen hükümet eleştirmeni ve yasaklı bir muhalefet grubunun lideri Mukhtyar Ablyazov, destekçilerine anma törenine katılmaları için çağrıda bulundu. Destekçilerine yaptığı çağrı, yetkililerin bu yılki ulusal bayramlara verdikleri özel dikkatin arkasındaki nedeni olarak görünüyor. Bununla birlikte, bütün tutukluların sorgulamadan kısa bir süre sonra serbest bırakılmaları gerçeği de dikkatlerden kaçmadı.

Kazak muhalif Ablyazov, 2005 yılında Kırgızistan’da lale devrimini finansörü olduğunu itiraf etmişti. Fransa’da yaşayan Kazakistan‘ın muhalif lideri Muhtar Ablyazov, 10 Mayıs 2018’de ülkenin çeşitli şehirlerinde yapılan izinsiz protesto gösterisinin organizatörü olduğunu söylemişti.

Kazakistan hükümeti eski banka yöneticisini, Kazakistan’ın yanısıra Ukrayna ve Rusya’da büyük miktarda para kaçırmakla suçluyor. Ablyazov ise bu suçlamaları siyasi amaçlı olarak nitelendirerek reddediyor.

1986 16 Aralık tarihinin Kazakistan için önemi – Jeltoksan ayaklanması

16-18 Aralık 1986 tarihinde Almatı’da Kazak gençleri Komünist Partisi’nin kararını protesto ederek ayaklandı. O güne değin, Sovyetler Birliği’nde Moskova’ya karşı herhangi bir isyan olayı duyulmamıştı. Bu mücadele sadece Kazakistan’ın değil, diğer Sovyet Cumhuriyetlerinin de bağımsızlık sürecini başlatmıştı. Kazakistan ayrı bir devlet olarak bağımsızlığını ilan ettiği gün de 16 Aralık 1991’dir.

Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov’un, Kazakistan Komünist Partisi Birinci Sekreteri, Kazak kökenli Dinmuhammet Kunayev’i azlederek, yerine Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nden Genadi Kolbin’in ataması üzerine, Aralık 1986’da (Jeltoksan, Kazakça “aralık” ayı anlamına gelmektedir) Kazakistan’ın başkenti Almaatada patlak veren olaylar.

16 Aralık tarihinde başlayan olaylar, 19 Aralık tarihinde sona erdi. Protesto amacıyla 17 Aralık’ta toplanan öğrencilere halktan da binlerce kişi katıldı. Kitle, Kazakistan Komünist Partisi’nin de bulunduğu, Brejnev Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Nihayetinde yerel kuvvetlerle birlikte OMON (Özel amaçlı mobil birim) güçleri şehre girdi.  Olaylar sırasında bazı kaynaklar 200 bazı kaynaklar da 1000 kişinin hayatını kaybettiğini yazdı.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami