Taşkent’te 2 bin 300 kişilik caminin açılışı yapıldı

Taşkent’te 2 bin 300 kişiye aynı anda hizmet verebilecek bir cami inşa edildi

Özbekistan‘ın başkenti Taşkent‘in Mirzo-Ulugbek ilçesinde 2 bin 300 kişilik Oltintepa camiinin açılışı gerçekleştirildi.

Açılış törenine bilim adamları, imamlar, medya temsilcileri katıldı.

Caminin inşaatı Ağustos 2016’da başlamıştı. Cami iki yıl ve dört ay içinde tamamlandı ve hashar yöntemi ile inşa edildi. Cami, büyük bir mavi kubbeyle çevrilmiş olup, ibadethaneler için geniş bir alan, geniş bir avlu sunmaktadır.

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Devami

Диний экстремистик гуруҳларга алоқадор кўрилган 20 мингдан зиёд фуқаро назoратдан чиқарилди.Diniy ekstremistik guruhlarga aloqador ko‘rilgan 20 mingdan ziyod fuqaro nazoratdan chiqarildi

(krıl va lotında)

Президент Шавкат Мирзиёев диний экстремистик гуруҳларга алоқадор кўрилган 20 мингдан зиёд фуқаро назоратдан чиқарилганини маълум қилди.

Конституция қабул қилинганининг 26 йиллигига бағишланган маърузасида президент: “Бир пайтлар диний экстремистик гуруҳларга алоқаси бор, деб назоратга олинган 20 мингдан зиёд фуқаро “махсус ҳисоблар”дан чиқарилди. Ман этилган ташкилотларга адашиб кириб қолган, қилмишига пушаймон бўлиб, тузалиш йўлига ўтган фуқароларнинг мурожаатларини кўриб чиқиш бўйича Республика идоралараро комиссияси тузилди”, деб маълум қилди.

Шу кунги нутқида президент Конституция куни муносабати “қилмишидан пушаймон бўлиб, тузалиш йўлига қатъий ўтган” ва айни пайтда озодликдан маҳрум этиш жазосини ўтаётган 136 шахсни афв этиш бўйича махсус Фармон имзолаганини билдирди.

Президент Мирзиёев ўтган йилнинг 1 сентябрида мамлакатда “диний-экстремист оқим аъзолари рўйхати”да бўлган 17 минг одамдан 16 минг нафари назоратдан чиқарилгани, улардан 9 минг 500 нафари иш билан таъминланганини айтган эди.

Prezident Shavkat Mirziyoyev diniy ekstremistik guruhlarga aloqador ko‘rilgan 20 mingdan ziyod fuqaro nazoratdan chiqarilganini ma’lum qildi.

Konstitutsiya qabul qilinganining 26 yilligiga bag‘ishlangan ma’ruzasida prezident: “Bir paytlar diniy ekstremistik guruhlarga aloqasi bor, deb nazoratga olingan 20 mingdan ziyod fuqaro “maxsus hisoblar”dan chiqarildi. Man etilgan tashkilotlarga adashib kirib qolgan, qilmishiga pushaymon bo‘lib, tuzalish yo‘liga o‘tgan fuqarolarning murojaatlarini ko‘rib chiqish bo‘yicha Respublika idoralararo komissiyasi tuzildi”, deb ma’lum qildi.

Shu kungi nutqida prezident Konstitutsiya kuni munosabati “qilmishidan pushaymon bo‘lib, tuzalish yo‘liga qat’iy o‘tgan” va ayni paytda ozodlikdan mahrum etish jazosini o‘tayotgan 136 shaxsni afv etish bo‘yicha maxsus Farmon imzolaganini bildirdi.

Prezident Mirziyoyev o‘tgan yilning 1 sentyabrida mamlakatda “diniy-ekstremist oqim a’zolari ro‘yxati”da bo‘lgan 17 ming odamdan 16 ming nafari nazoratdan chiqarilgani, ulardan 9 ming 500 nafari ish bilan ta’minlanganini aytgan edi.

Ozodlık
https://www.ozodlik.org/a/29646047.html
Devami

Türkmenistan ekonomisine özelleştirme çözümü

Türkmen lider ülkesinde özelleştirmeyi hızlandırarak, pazar ekonomisine dönüş yapacaklarını açıkladı

Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhamedov 5 Aralık’ta yapılan hükümet  toplantısında ülkesinin 2019’daki önemli konularını; devlet işletmelerinin özelleştirilmesini hızlandırmak, piyasa kurumlarını güçlendirmek ve özel sektörü teşvik etmek olarak açıkladı.

Devlet Başkanı ayrıca, özelleştirme için ana mekanizmaların devlet hisselerinin satılacağı borsanın oluşturulması ve açık rekabetçi ihale organizasyonu olduğunu belirtti.

Rus Interfax ajansı Türkmen liderin konuşmasındaki “serbest rekabetin gelişimi” ve “özel girişim inisiyatifinin desteklenmesi” sözlerine dikkat çekti. Türkmenistan’ın son yıllarda izlediği ekonomik politikalar kamunun ekonomideki payını
arttırmaya ve özel girişimciliğe yeni kısıtlamalar getirmeye yönelik idi. Berdimukhamedov yine “Bu açılımlar yatırımcılarla işbirliğini genişletmek için büyük bir fırsattır” dedi.

Hükümet toplantısında, 2018 yılının 11 ayı ekonomik kalkınma sonuçlarının analizi yapıldı. Toplantıda “kriz” kelimesi hiç söylenmemesine rağmen, 2016’nın sonundan beri Türkmenistan ekonomisi büyük zorluklarla karşılaşıyor. Ülkede uzun zamandır un, şeker ve diğer gıda ürünleri teminatında sıkıntı yaşanıyor, bu da fiyatların zaman zaman yükselmesine neden oluyor. İnsanlar sabahtan akşama kadar kuyruklarda kalabalıklar oluşturuyor. Onlar en azından yiyeceklerden bir şey elde etmeye çalışıyorlar. Durum o kadar kötü ki bazı bölgelerde Türkmenler sığırları beslemek için kullanılan kepek almaya da hazırlar.

Ülkede ATM’lerde para çekmek neredeyse imkansız durumda, gaz, su, elektrik ve tuz için devlet destekleri iptal edildi. İşsizliğin artması nedeniyle başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelere işçi göçü her geçen gün artıyor. Son zamanlarda yetkililer dolaylı olarak bu sorunun varlığını kabul ettiler ve 30- 40 yaş arası insanların yurt dışına çıkmalarını neredeyse yasakladılar.

Son alınan kararlarla hangi devlet işletmelerin özelleştirileceği ve yetkililerin ülkeye yatırımcıları hangi koşullarda çekeceği de bilinmemektedir. Türkmenistan, ekonomi alanı da dahil olmak üzere sivil özgürlüklerlerin durumunu değerlendiren tüm derecelendirmelerde son derece düşük pozisyonlardadır.

Freedom House kurumu yıllık raporunda Türkmenistan’ı “özgür olmayan” bir ülke olarak tanıttı ve devlet organlarındaki yolsuzluklara dikkat çekti.

Heritage kurumu ise ekonomik özgürlüklari konu alan değerlendirmesinde Türkmenistan’daki yatırımların güvensizliğine, otokratik hükümete, yüksek düzeyde yolsuzluğa ve düşen petrol fiyatlarının dev bütçe harcamalarını karşılamadığına dikkat çekti.
www.dunyabulteni.net

Devami

Şehid Kerem Qari için Medine’de Gıyabi Cenaze Namazı Kılındı

Doğu Türkistanlı alim Abdulkerim Abdulveli Kerem Qari’nin şehadet haberi, bütün İslam dünyasında üzüntüyle karşılandı. Medine’de bulunan Türkiyeli ve Türkistanlı müslümanlar, bugün Öğle namazından sonra Ravza-i Mutahhara (Peygamber efendimizin kabri) yanında gıyabi cenaze namazı kıldılar.

Cenaze namazına katılanlar Abdulkerim Abdulveli’nin şehadetrinin kabulü için dua ettiler. Ayrıca Doğu Türkistan halkının zulümden kurtularak bir an önce feraha ermesi ve İslam âleminin zilletten kurtuluşu için Allahu zülcelal  hazretlerine niyazda bulunuldu. Bazı kardeşler, Umre yaparak şehidimize hediye edeceklerini bildirdiler.

Medine’den yükselen feryadımızın, ümmetin birliğine ve zulmün ortadan kalkmasına bir başlangıç olur ümidiyle, yapılan dualara biz Türkistanlılar da bulunduğumuz yerlerden “amin” diyoruz.

 

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

 

Devami

Çin, Doğu Türkistan’a Zulme Son Ver!

Türk Ocakları Genel Merkezi, Doğu Türkistan’daki zulümlere karşı imza kampanyası başlattı

DOĞU TÜRKİSTAN’DA İNSAN HAKLARI İHLÂLLERİNE SON VERİLSİN

1949’da Çin tarafından işgal edilen ve 1955’de “Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi” adıyla Çin tarzı özerk bölgeye çevrilen Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan halkı son yıllarda daha önce eşi benzeri görülmemiş baskı ve zulüm politikalarına maruz durumdadır.

Çin Devleti, Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan halkını kitlesel bir biçimde sözde “eğitim kampları”nda tutmaktadır. Araştırmacılar yaklaşık olarak bir milyon kişinin yargılama olmaksızın kamplarda tutuklu bulunduğunu tahmin etmektedir. Bu tutuklular katı bir gözetim altında, psikolojik baskılara tabi tutulmakta, ana dillerini , dinlerini ve kültürlerini terk etmeye zorlanmaktadırlar. Kampların dışındaki Müslüman Türk halk ise çok yoğun izleme sistemleri, kontrol noktaları ve kişilerin birbirlerini gözetlemeleri gibi temel insan haklarını alenen ayaklar altına alan yollarla büyük bir baskı altında yaşamaktadırlar.

Bu şekilde devam etmesi hâlinde, emsali görülmemiş bir soykırıma dönüşecek olan bu uygulama ve baskıların gündeme getirilmesi, asla Çin’in iç işlerine karışmak olarak değerlendirilmemeli; ekonomik ve stratejik işbirliği düşünülerek milyonlarca Müslüman Türk’ün, tüm dünyanın gözü önünde asimilasyona uğramasına izin verilmemelidir.

Aşağıda imzası bulunan bizler;

Çin’in, Doğu Türkistan’da uzun süredir “terörizm ve dinî aşırılık” bahanesiyle devam ettirdiği bu ırkçı tutumundan, insan hakları ve inanç hürriyeti kısıtlamalarından ve “yeniden eğitim kampları” adıyla açık hava hapishanesi şeklinde kurduğu çağdaş Nazi işkence kamplarından bir an önce vazgeçmesi, yasadışı bir şekilde gözaltında tuttuğu bir milyondan fazla Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakması çağrısında bulunuyor; başta Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri olmak üzere uluslararası toplumu bu konuda duyarlı davranmaya ve çözüm üretmeye davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygı ile arz ederiz.

 

“Çin devletinin Doğu Türkistan’da hayatın her alanında uyguladığı baskı ve zulmü şiddetle telin ediyor, bir milyondan fazla Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakması için kampanyaya destek veriyorum.”

 

 

KAMPANYAYA SANAL İMZA İLE KATILMAK İÇİN TIKLAYINIZ 

Devami

İşgalci Çin ünlü ilim adamı Alim Ahat’ı tutukladı

 

Doğu Türkistan’da keyfi tutuklamalarına ara vermeden devam eden Çin yönetimi, din adamları ve ünlü sanatçıların yanı sıra bilim adamlarınıda tutukladığı herkesçe biliniyor.

TÜRKÇEYİ BİLGİSAYARA TAŞIMIŞTI

Son gelen bilgilere göre Uygur Soft’ın kurucusu ünlü matematikçi ve Doğu Türkistan (Xinjiang-Sincan) Üniversitesinin oğretim üyesi profesör Alim Ahat’ın Çin polisleri tarafından gözaltına alındığı öğrenildi.
Ünlü profesör master eğitimini Japonya da tamamladıktan sonra vatanı Doğu Türkistan’a donmuş ve 90 lı yılların sonlarından itibaren Uygur , Kazak, Kırgız Türkçelerinin bilgisayar ortamına taşınmasına imza atarak önemli gelişmeler kaydetmişti.
Halı hazırda dünya çapında kullanıla gelen windows sistemindeki Uygur Türkçesi onun eseri. Profesörün neden tutuklandığı bilinmezken nerede ve ne durumda olduğu da bilinmiyor.

MUHAMMED ALİ ATAYURT

turkistanpress

Devami

DOĞU TÜRKİSTAN’DA BİR ALİM DAHA HAPİSHANEDE ÖLDÜRÜLDÜ!

 

3 Aralık 2018

Doğu Türkistan’ın tanınmış alimlerinden Abdülkerim Abdülveli (Kirem Qari) de Çin hapishanesinde şehid düştü. Abdülkerim Abdulveli‘nin ölüm haberinin İsveç’te yaşayan kardeşi tarafından da doğrulandığını, DT Maarif Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan açıkladı. 1990’da işgalci Çin rejimi tarafından tutuklanarak bölücülük suçlamasıyla hapis cezası verilen Abdulkerim Abdulveli, 28 yıldan beri hapishanedeydi.

Bundan önce de Doğu Türkistan İslam alimlerinden Abdulhamid Damolla, Abdulahad Mahdum, Muhammed Salih Damolla ve Abdurreşid Hacim çeşitli Çin hapishanelerinde şehid edilmişti. Abdulkerim Abdulveli, son iki yıl içinde Çin devleti tarafından hapishanede öldürülen beşinci alim oldu.

Doğu Türkistan Maarif Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan’ın konuyla ilgili açıklaması şöyle:

Bir yıldızı daha kaybettik. Abdülkerim ABDULVELİ (Kirem Kari) hapiste Şehit Edildi.

1990 yılı mesnetsiz suçlamalarla tutuklanıp bölücülükten 12 senelik hapis cezasına çarptırılan büyük aydın, dini alim Kerem Kari (Abdulkerim ABDULVELİ) 12 sene sonrası da cezası hukuksuzca uzatılıp tek kişilik karanlık koğuşta tutuluyordu. 28 sene sonra Çin zindanlarında şehit olduğu haberi İsveç’te ikamet eden kardeşi Mehmet Emin ABDULVELİ tarafından teyit edilmiştir. Milletimizin ve ailesinin başı sağ olsun. Alim öldü alem öldü. Camiamız derin üzüntü ve yas içindedir. İnna Lillah ve inna ileyhi Raciun.
Abdulveli, Doğu Türkistan’da büyük din âlimi ve aydın bir kimse olarak sevilip sayılan bir mümtaz şahsiyettir. 1990 yıllarında gençler arasında ve ana vatanımızın genelinde maddi ve manevi değerlerimize sahip çıkma konusunda ciddi bir uyanış hareketi başlatmıştı. Yaptığı eğitim ve terbiye çalışmaları kısa bir zamanda halkın her kesiminden kabul ve takdir toplamıştı. Büyük alim Abdulkerim ABDULVELİ‘nin halk arasında yükselen saygı ve sevgisi, özellikle gençlerde üstada ve fikirlerine karşı artan teveccüh Çin yönetimini rahatsız etti.
Yaptığı çalışmalarının tamamen barışcı ve ilmi yönde olmasına rağmen işgalci Çin yönetimi 16 Mayıs 1990 yılında tutuklanıp bölücülükle suçlayarak kendisine 12 yıl hapis cezası verdi. Ancak bu 12 yıllık ceza bitmesine rağmen hukuksuz bir şekilde sürekli uzatılıp günümüze kadar esir tutulmuştur. Doğu Türkistan diasporası Abdülkerim Abdulveli Hocanın Çin esaretinden kurtulması için BM’de çalışmalar yürüttü. Kerem Abdulveli’nin (Kirem Kari) durumu hakkında İnsan Hakları İzleme Örgütü ve BM İnsan Hakları Komisyonu’nun toplantılarında, İslam işbirliği Teşkilatı gibi platformlarda gündeme getirilmişti. Ayrıca Uluslararası Af Örgütü 2014 yılının Nisan ayını  “Abdülkerim Abdulveli ayı” olarak ilan etmiştir.
Geçen bir sene içerisinde bir çok büyük dini alim, akademisyen, bilim adamlarımız, ünlü iş adamları ve sanatçılarımız Çinliler tarafından zindanlarda şehit edildi. İslam aleminin suskunluğu Çin’in Doğu Türkistan’da sürdürmekte olduğu cinayet ve devlet teröründe daha da cesaret vermektedir. Milletimiz tamamen derdest edilmiş ve beka tehlikesinin kenarına gelmiştir ve bu durumda yüce Allah’tan Türkistan halkını muhafaza eylemesini niyaz ederiz.
Hidayet OĞUZHAN (Doğu Türkistan Maarif Derneği ve Doğu Türkistan STK’lar Birliği Başkanı)

 

TÜRKİSTANDER HABER MERKEZİ

Devami

Kırgızlar Çin’de kaybolan akrabaları için komite kurdu

1916 Rus çarlığına karşı yapılan Ürkün ayaklanması sonrası Çin’e kaçan Kırgız nüfus, şimdilerde Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yeniden eğitim kamplarında kaybolan ailelerini aramak için hükümetten yardım istedi

Kırgızistan‘da, Çin‘deki Kırgızları desteklemek için bir komite kuruldu. Komite Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov’a, yeniden eğitim kamplarında gözaltında tutulan yakınlarının ve akrabalarının serbest bırakılmasına yardımcı olma talebinde bulundu.

Komitede, Çin’in gözaltı merkezlerinden anavatanına geri dönen 70 Kırgız bulunuyor. Ülkelerine dönen Kırgızlar ortak açıklama yaparak Çin’deki akrabalarının ve arkadaşlarının ortadan kaybolduğunu söylediler.

Üniversite üçüncü sınıf öğrencisi çocuğu Aaly Suyunaly uulu, Mart 2017’de Çin polisinin gerekçe göstermeksizin alıkoyduğu günden beri babası Zhusupmemet Suyunaly’ı aramaya devam ediyor. Aaly, “Gözaltı nedenini sormaya bile hakkımız yok, yetkililere soru soramıyoruz. Hatta sormak için gittiğimizde “Bu haklara sahip değilsiniz” diyerek geri gönderiyorlar.” diyor.

Aaly, Sincan Uygur Özerkliği’nin Kyzyl-Tuu Özerk Bölgesi Akçiy İlçesi’nin Yldy-Kush köyünde okulu bitirdi. 2014 yılında Kırgızistan’da okudu, 2016’da vatandaşlık almıştı. Çin’de annesini ve 19 yaşındaki kız kardeşini bıraktı.

Aaly Suyunaly uulu “İlk başta babamızın parti okuluna götürüldüğünü düşündük. Çin’de, son yıllarda bu okullar yetişkinler için ortaya çıkmış, burada Komünist Parti çizgileri 2-3 ay boyunca öğretilmiştir. Babanın böyle bir okulda olduğunu ve yakında eve döneceğini düşündük. Üstelik ilk üç ayda evi aradı. Annem onu ​​birkaç kez ziyaret etti. Sonra ortadan kayboldu. Şimdi nerede olduğunu ve onunla neler olduğunu bilmiyoruz, ”diyor.

Gözaltına alınan bütün aileler

2016 sonunda Kırgızistan vatandaşlığı alan Adilet Turdakun 2017 yılında babasının kampa gönderildiğini öğrenmiş. Adilet’in arkadaşı Müslüman Salimov, “Çin’deki akrabalar ona bir mesaj verdi. Kırgızistan vatandaşı olan oğullarının Kırgızistan’dan Çin’e geri dö8nmesi halinde yetkililerin babaları serbest bırakmaya hazır olduklarını söylüyorlar. Çinli yetkililerin sözüne inanarak arkadaşım oraya gitti. Sınırda gözaltına alındı. Kardeşi bunu söyledi, ”diyor.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan) Akçiy ilçesi Karaçay köyünde ailesinden 20 kişinin yeniden eğitim kamplarında olduğunu gözyaşları içinde anlatan genç çocuk Seyitbek Isa uulu, Kırgızistan’ın yetkililerinden ailesi hakkında bilgi almasını istedi. “Verilerime göre annem hapisteki kız ve erkek kardeş Marzhan Zhaasyn’ın yanında. Kampta amcalarım ve teyzelerim de var. Onlarla temas kuramıyorum ve neler olduğunu anlayamıyorum, ”dedi.

Sadece bir ilçeden 22 bin Kırgız yeniden eğitim kampında

Hiç kimse, yeniden eğitim kamplarında bulunabilecek Kırgız sayısı hakkında kesin bir veriye sahip değil. Bazı haberlere göre, sadece 40 bin nüfuslu Akçiy ilçesinde 22 bin Kırgız gözaltına alındı.

Çin’deki Kırgızlarla iletişim kısa kesildi. 2018’in başından beri, çağrılara cevap vermeyi bıraktılar. Konuşmayı kabul ederlerse, gözaltındakiler ve kamptakiler hakkında konuşmamak şartı ile kısaca ve fazla açıklama yapmadan konuşuyorlar.

Aaly Suyunaly “Wechat (telefon mesajlajma uygulaması) üzerinden iletişim kurduk. Çin’deki akrabalarımız konuşmaktan korkuyor. Bunun için kampa gönderilebilirler. Onların güvenliğinden korkuyoruz ve zarar vermemek için tekrar tekrar aramadık ”diyor.

Diğer komite temsilcileri “Çeşitli bilgilere göre, Urumçi ve Kaşgar’da büyük kamplar bulunuyor, bunların hepsi XUAR (Sincan Uygur Özerk Bölgesi)’ın her alanında var. Çin’e yayılabileceğine dair bilgi var. Kamplarda cezalandırıcı yöntemler ve sıkı şartlar var ” açıklaması yaptı.

Kültürel soykırım mı yoksa parti eğitimi mi?

1916 Orta Asya Ayaklanması veya Ürkün Ayaklanması olarak bilinen Temmuz 1916-Şubat 1917 tarihleri arasında Rus Türkistanı’nda Çarlık yönetimine karşı meydana gelen ayaklanmalar sonrası binlerce Kırgız Çin’e kaçmıştı. Bugün Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak adlandırıldığı Doğu Türkistan bölgesine yerleşti. En son verilere göre, 200 bin etnik Kırgız Çin Halk Cumhuriyeti’nde yaşıyor.

Kırgızistan vatandaşı Almanbet Osmon uulu, “Bu bir kültürel soykırım. Kırgız entelijensiyanını gözaltına almak. Kardeşi gazeteci, şair Nurmanbet Osmon uulu, 2016 yılında gözaltına alındı. Ardından, 13 yıl hapis cezası suçundan mahkum edildiğini öğrenmeyi başardı. Ne tür bir terörist? Bir millet olarak küçük milletlerin yıkımı sadece ”dedi.

Dünya Bülteni

Devami

Kırgızistan, müreffeh ülkeler sıralamasında yükseldi

Kırgızistan refah ülkeleri sıralamasında 78. sırada yer aldı ve bu alanda bir yılda dört sıra yükseldi.

Dünya ülkelerindeki refah durumu ile ilgili rapor bağımsız kuruluş olan Legatum Enstitüsü tarafından yayınlandı. Araştırmada toplam dokuz gösterge üzerinde çalışıldığı belirtildi: ekonominin kalitesi, iş ortamı, yönetim, kişisel özgürlük, sosyal sermaye, güvenlik, sağlık, eğitim, doğal çevre.

Refah göstergesi raporunda Kırgızistan’da en büyük gelişmelerin ekonominin kalitesinde olduğu belirtildi (dünya genelinde 68’nci sırada). İlke olarak mutlak ve göreceli yoksulluk azalmış, banka hesaplarına sahip kişi sayısı arttış göstermiş durumda. Bunun yanında konut sahibi, yaşam standardı ve gelirlerinden memnun olanların sayısında da artış görüldü.

Raporun yazarları, geçtiğimiz 10 yıl içinde bu ülkede bağış oranında az olsa da artış olduğunu kaydetti. Kırgızistan dünyada eğitimin niteliğinde 55’inci sırada, sosyal sermaye üzerinde 62’nci sırada ve sağlık hizmetleri alanında 65’nci sırada yer aldı.

Ülkenin en kötü göstergeleri olarak 112’nci sırada yönetim kalitesi ve 97’nci sırada kişisel özgürlük alanları olarak belirlendi. Sağlık hizmeti göstergesi iyi olmasına rağmen, Kırgızistan nüfusu hüzünlü ülkesi olmaya devam etmektedir ve nüfusun sağlık sorunlarını algılanması bakımından 123’üncü sırada yer aldı.

Kazakistan refah sıralamasında 73’ncü sırada, Gürcistan 80, Ermenistan 88, Belarus 89, Rusya 96, Azerbaycan 99, Tacikistan 101 ve Ukrayna 111’nci sırada yer aldı. Veri eksikliği nedeniyle Özbekistan ve Türkmenistan refah derecelendirmesine dahil edilmedi.

2017 yılında bu alanda Norveç, Yeni Zelanda ve Finlandiya dünyanın en önde gelen üç ülkesi olarak listelenmişti.

Dünya Bültenı

Devami

Tacikistan’daki cezaevi sisteminin revizyona ihtiyacı var

Kasım ayının ilk haftası Tacikistan’da yaşanan cezaevi isyanı sonrası ülkedeki hapishanenin sisteminin revize edilmesi gerektiği belirtildi.

Khujand (Kocand) hapishanesinde yaşanan isyan Tacikistan‘ın cezaevi sisteminde ciddi sorunlar olduğunu ortaya çıkardı. Uzmanlar, Tacikistan’daki yetkililerin, durumları iyileştirmek ve baskıları değil, sorunları çözmeye yönelik daha modern yöntemler bulmaları gerektiğine inanıyorlar.

“Ozodi” radyosunun konu ile ilgili analizinde toplumda radikalleşmeyle yanlış mücadelenin hapishaneleri radikal dinî fikirlere bağlı olanların toplanma yerlerine çevirdiği, kapalı ceza kurumlarının bu durumu daha da kötüleştirdiğini belirtildi. Khujand şehri hapishanesinde 7 Kasım gecesi yaşanan mahkumlar isyanında iki hapishane subayı da dahil olmak üzere 23 kişinin öldürüldüğü bildirilmiş, hükümet bu isyanı radikal grupların ayaklanması olarak açıklanmıştı.

Bu yılın Kasım ayında ülke parlamentosunda konuşan Tacikistan Başsavcı vekili Abdurahim Abdulhakhasanijon son yılda bin 200 kişinin DEAŞ terör örgütü ve aşırılık yanlısı Selefilik hareketine üye olmaktan tutuklandığını açıklamıştı. Tacikistan Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi müdür yardımcısı Saifullo Safarov, yetkililerin bu durumdan ders aldıklarını ve gerekli önlemlerin alınmaya başladığını söyledi. Bu olaydan sonra tüm cezaevleri rejimi uluslararası standartlara uygun olarak değişecek” dedi.

İnsan onurunu küçümseyen işkence

Yetkililer, Khujand cezaevinde meydana gelen isyan olayını detaylı olarak yorumlamak için acele etmese de, bu kurumda bulunanlar isyanın sebebinin kötü muamele ve hükümlülerin haklarının ihlali olduğunu düşünüyorlar.

Bir yıl önce “Ozodi” radyosunun konuşan eski bir mahkum Khujand hapishanesindeki kötü durum hakkında önemli bilgiler vermişti. Bu kişi bazı mahkumların çıplak olarak saatlerce dışarıda tutulduğunu ve bunun insanlık onurunu kıran ceza olarak algılandığını söylemişti. “Cezaevinin yöneticisi duygusuzluğu ile ünlenmişti ve en ufak bir suçta mahkumlara en ağır şekilde hakaret edebilirdi”. Ona göre, bu kolonide dayak ve gasp yaygın bir uygulamadır.

İnsan hakları savunucusu Oynihol Bobonazarova bazı yargıçların bile hapis evlerinde işkence yapıldığını defalarca kabul ettiklerini hatırlattı. “Ülkede olamayan suçlardan dolayı bir kişi aşırılıkçı olarak ilan edilir ve ona uzun bir süre hapis cezası verilir. Sonuçta böyle haksızlık insanda rejime karşı nefret oluşturur. Tacikistan’daki hapishanelerde yeniden terbiye düzeni bulunmuyor, orada atmosfer öyle ki, bir insan radikal olmasa bile, onun böyle olmasına sebep veriliyor”.

Dünya Bültenı

Devami