Özbekistan’da inanç turizmi

Özbekistan’da Türk-İslâm medeniyetine ait çok sayıda tarihî eser bulunuyor.

İnanç turizmi bakımından ciddi potansiyele sahip olan Özbekistan’ın başkenti Taşkent’in yanı sıra Semerkant ve Buhara’daki İslam eserleri adeta yıllara meydan okuyor. Burada, Tanrı Dağlarından Hira Dağına süren yolculuğun ruhunu hissetmek mümkün. Özbekistan’da İmam Buhari, İmam Tirmizi, İmam Maturidi, M. Bahauddin Şah-ı Nakşibendi, Ubeydullah Ahrar, Abdulhalik Güncdüvanı, Arif-i Rivgeri, Ali Ramitani, Emir Külal, Mahmud Fagnevi’nin manevi atmosferi de hissediliyor.

Türk-İslam uygarlığının önemli merkezlerinden Özbekistan’da son dönemde inanç turizminin geliştirilmesi için önemli adımlar atıldı.

İslam uygarlığı ve ilmine önemli katkı sağlayan büyük ulema ve din alimlerinin bu topraklarda yaşamış olması, Semerkant, Buhara, Hive gibi tarihi şehirler, tarihi medrese ve camiler Müslüman seyyahlar için önemli. Bunlar arasında İmam Maturidi Türbesi ve İmam Buhari Külliyesi Semerkent’taki en önemli inanç turizmi merkezi.

Eskiden  “Kubbetül-İslam” olarak anılan Buhara ise İslam aleminde Yedi Mürşid veya Yedi Büyük olarak adlandırılan önemli isimlerin şehridir. Bu isimler şöyle: Abdulhalik Güncdüvanı, Arif-i Rivgeri, Mahmud Fagnevi, Ali Ramitani, Muhammed Baba  Semmasi, Emir Külal ve Hazret Bahauddin Nakişbend. Bunun dışında, Surhanderya’daki Muhammed Zahid Buhari va Alaüddin Attar türbesi, Kaşkaderya’daki Muhammed Derviş ve Muhammed İmganaki’nin türbesi inanç turizmi bakımından önemli yere sahip.

https://www.trtavaz.com.tr

Devami

Oliy sud sovet davrida qatag‘on qilingan 115 nafar o‘zbekistonlikni oqladi

(latında)

25 avgust kuni Oliy sudda mustabid sovet davrida qatag‘on qilingan 115 nafar shaxsni oqlash yuzasidan 6 jinoyat ishi ko‘rib chiqildi.

Kun.uz muxbirining xabar berishicha, «Qatag‘on qurbonlarining merosini yanada chuqur o‘rganish va ular xotirasini abadiylashtirishga doir qo‘shimcha chora-tadbirlar to‘g‘risida»gi prezident farmoni asosida ilmiy-tadqiqot ishlarini amalga oshirish jarayonida aniqlangan, ayrim sabablarga ko‘ra reabilitatsiya qilinmay qolib ketgan qatag‘on qurbonlari nomlarini oqlash yuzasidan taklif kiritilgan.

Bugungi Oliy sud majlisiga 115 nafar shaxsga nisbatan kelib tushgan 6 ta jinoyat ishchi guruhi tomonidan o‘rganib chiqilganda, ularda sud majlisi bayonnomasi, sud qarori yoki hukm mavjud emasligi, ishlarda faqatgina OGPUning uchlik majlisi bayonnomasidan ko‘chirma borligi aniqlangan.

 

r_3d-OBS4cVkwkzEujg5iv8mEHw3XSFj.jpg (1280×853)

Sud majlisida quyidagi ishlar ko‘rib chiqildi:

1. Nosirxon to‘ra va boshqalarga oid (92 nafar shaxsga nisbatan) jinoyat ishi yuzasidan. Mavjud ish materiallaridan aniqlanishicha, ushbu jinoyat ishida ayblanuvchi tariqasida o‘tgan barcha shaxslar hibsga olingach, dastlab ayblovni inkor qilib kelgan bo‘lsada, so‘ng tazyiqlar ostida ayblariga iqrorlik bildirib ko‘rsatuv berganliklari so‘roq bayonnomasida o‘z ifodasini topgan, ularning o‘rtasida yuzlashtirish o‘tkazilmasdan, faqat bergan ko‘rsatuvlari ishga tikilgan.

2. Ibragimbek Chakabayev va boshqalarga oid (16 nafar shaxsga nisbatan) jinoyat ishi yuzasidan. OGPUning 1932 yil 13 apreldagi bayonnomasidan ko‘chirma mavjud. Biroq OGPUning hukmi mavjud emas: 1932 yil 13 aprelda jinoyat ishi OGPU tomonidan ko‘rib chiqilib, otib o‘ldirish to‘g‘risida qaror qabul qilingan.

Mazkur jinoyat ishi sud tomonidan ko‘rib chiqilmagan, jinoyat ishida sud hukmi yoki bayonnomasi mavjud emas.

3. Teregulov Osman Igmatulovich va boshqalarga oid (4 nafar shaxsga nisbatan) jinoyat ishi yuzasidan. Ushbu fuqarolar ma’muriy surgun qilish Komissiyasining 1922 yil 5 martdagi qaroriga ko‘ra konslagerlarga yuborilgan, ayrimlari otishga hukm qilingan.

Ushbu holatlar yuzasidan jinoyat ishlari alohida ish yurituvga ajratilgan.

4. Daminov Latifga oid jinoyat ishi yuzasidan. SSSR Oliy sud harbiy hay’ati sayyor sudining 1938 yil 15 oktyabrdagi hukmiga ko‘ra, L. Daminov — otishga hukm qilinib, mol-mulki musodara qilinishi belgilangan. 1938 yil 15 oktyabrdagi ma’lumotnomaga ko‘ra, Daminov Latifni otish haqidagi hukm ijrosi amalga oshirilganligi ko‘rsatilgan.

5. Sultonov G‘afurga oid jinoyat ishi yuzasidan. 1930 yil 27 oktyabrdagi Markaziy Osiyo Birlashgan davlat siyosiy boshqarmasi (BDSB) Muxtor vakili qoshidagi Uchlik kengashi qarori bilan O‘zbekiston SSR JK 58-modda 2-qismi (qurolli to‘dalar, sovet hududiga qurolli qo‘zg‘olon yoki aksilinqilobiy maqsadlarda bostirib kelishi) va 59-modda 3-qismi (Chet el davlatlari bilan aksilinqilobiy maqsadlarda aloqada bo‘lish) bo‘yicha aybdor deb topilgan va otuvga hukm qilingan.

6. Kiramov Kivamga oid jinoyat ishi yuzasidan.

SSSR Oliy sudi harbiy hay’atining 1938 yil 9 oktyabrdagi hukmiga ko‘ra, JK 58,64 va 67-moddalari bilan K. Kiramov otuvga hukm qilinib, barcha mol-mulki musodara qilingan.

O‘zbekiston Respublikasi Bosh prokurori o‘rinbosari tomonidan yuqorida ko‘rsatilgan jinoyat ishlari yuzasidan tegishli tartibda Oliy sudning Jinoyat ishlari bo‘yicha sudlov hay’atiga protestlar keltirilgan.

2021 yil 25 avgust kuni ushbu jinoyat ishlari Oliy sud raisi o‘rinbosari Ikrom Muslimov raisligida o‘tkazilgan ochiq sud majlislarida ko‘rib chiqilib, keltirilgan protestlar qanoatlantirildi va O‘zbekiston Respublikasi jinoyat protsessual kodeksining 83- moddasiga asosan jami 6 ta jinoyat ishi bo‘yicha 115 nafar shaxs oqlandi.

https://kun.uz/uz/news/2021/08/25/oliy-sud-sovet-davrida-qatagon-qilingan-115-nafar-ozbekistonlikni-oqladi

 

Devami

Türk dünyasında yeni strateji: Alfabe

Türk Cumhuriyetleri, “Kiril’den Latin alfabesine geçme” sürecini tamamlıyor. Alfabe değişikliğine gitmeyen tek ülke ise Kırgızistan. Peki “alfabe” değişikliğinin stratejik olarak önemi ne?

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde, Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri henüz bağımsız birer ülke değildi ve bu dönemde Türk boylarının Kiril alfabesine geçiş süreci başlatıldı.

Ruslar, her bir Türk boyuna farklı Kiril alfabesi oluşturdu. Bu alfabe; dil, edebiyat, ticaret, ekonomi gibi alanlarda Türk dünyasının iletişimini aksattı.

Günümüzde Türk Cumhuriyetleri adım adım alfabe değişikliğine giderek, Kiril’den Latin’e geçiyor.

Alfabede önemli bir değişikliğe giden son Türk Cumhuriyeti ise Özbekistan oldu. Bu kararla birlikte Türk Cumhuriyetleri içinde alfabe değişikliğine gitmeyen tek ülke Kırgızistan kaldı.

Türk Cumhuriyetleri’nde alfabe değişikliği

Azerbaycan bugün, 34 harf içinden seçilmiş 32 harfli Latin alfabesini kullanıyor.1993 yılında Türkmenistan ve Özbekistan, 1994 yılında Karakalpakistan da Latin alfabesine geçti fakat bu ülkelerin alfabelerinde çerçeve alfabeden yani ortaklıktan sapılma görüldü.

Son zamanlarda Özbekistan’da bazı iyileştirmeler yapılmaya başlandığı gibi artık hayatın her safhasında da Latin harflerinin kullanılması kararı alındı.

Kazakistan bir süreden beri alfabe değişikliği için çalışıyordu. 2017’de kademeli olarak Latin alfabesine geçme kararı aldı, ancak düzenlenen alfabe eleştirilere maruz kaldı. Türk bilim insanları “bir ses bir harf” önerisinde bulundu ve 28 Ocak 2021’de, Kazakistan’da yeni alfabe tanıtıldı.

Kırım Türkleriyle Gagavuz Türkleri de Latin alfabesi kullanırken, Irak Türkleri de kısıtlı yayınlarında Arap alfabesi yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin Latin alfabesini kullanıyor.

“Alfabe değişikliği gündemi 1991’den beri var”

Türk Cumhuriyetleri’nin “alfabe” stratejisini, Kırgızistan’ın alfabe değişikliğine gidip gitmeyeceğini, Türk dünyasında “ortak alfabe” gibi konuları Gazi Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun TRT Haber’e anlattı.

1991 yılından itibaren Türk dünyası yeni bir süreç içine girdi. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) 5 bağımsız Türk cumhuriyeti daha eklendi ve bağımsız Türk dünyası yeryüzünde 7 cumhuriyetle temsil edilmeye başlandı. Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, bu sürecin başlangıcında alfabe değişikliğinin de gündeme geldiğini vurguladı.

Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 18-20 Kasım 1991 yılında İstanbul’da “Çağdaş Türk Alfabeleri Sempozyumu” düzenledi. Türk dünyasından birçok bilim adamının da katıldığı bu toplantının sonuç bildirisinde yeni cumhuriyetlere, Latin harflerine dayanan, 34 harfli ortak bir çerçeve alfabe tavsiye edildi.

Prof. Dr. Ercilasun, alfabe konusunun sadece bir tavsiye olduğu halde çok etkili olduğunu ve aşağı yukarı 1 ay sonra, 25 Aralık 1991’de toplanan Azerbaycan Parlamentosunun Latin alfabesine geçme kararı aldığının altını çizdi.

“Siyasi bağımsızlığın yanı sıra kültürel bağımsızlığın da bir simgesi”

Türk dünyasında Latin esaslı ortak bir alfabenin kullanılması Türkler için çok önemli bir adım. Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, “Sovyetlerden ayrılarak bağımsız olan Türk cumhuriyetleri için Kiril’den Latin’e geçmek, siyasi bağımsızlığın yanında kültürel bağımsızlığın da bir simgesi.” dedi.

Prof. Dr. Ercilasun’a göre alfabe değişikliğinin birinci önemi; Stalin döneminde Türklere baskıyla kabul ettirilen Kiril alfabesi “Rusya’ya bağımlılığı” temsil ederken, Latin alfabesi ise “hür ve medeni dünyaya açılışı” temsil ediyor.

İkinci olarak ortak bir alfabe, Türk dünyasındaki yakınlaşma ve iş birliği arzusunu ortaya koyuyor. 7 cumhuriyette ve Kırım, Gagavuz Yeri, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Kosova, Batı Trakya, Irak, Suriye gibi ülkelerdeki Türk topluluklarında ortak bir alfabenin kullanılması; bu ülke ve topluluklar arasında büyük bir kültürel temas imkanı sağlıyor.

“Türkiye kamuoyunun Türk dünyasını izlemesi gerekir”

Kiril alfabesi Türk dünyasındaki iletişimi zorlaştırıyordu. Latin alfabesinin bu iletişimi nasıl etkileyeceği konusunda Ahmet Bican Ercilasun şunları söyledi:

“Alfabe değişikliği iletişimi hiç şüphesiz, olumlu etkileyecek. Balkanlardaki Türk toplulukları öteden beri Türk basın yayın hayatını ve Türk edebiyatını takip etmekteydi. Azerbaycan da bu yola girdi. Türkiye kamuoyunun da onları izlemesi gerekir. Bunun için Türkiye’de çalışmalar yapılmalı. Sürecin Türkistan ülkelerine doğru yayılması zaman alsa da mutlaka oraya da ulaşacak.”

Türk dünyasında ortak alfabe: Birleştirilmiş Türk elifbası

“Türk dünyasında ortak bir alfabe oluşturulabilir mi ve daha önce böyle bir çalışma yapıldı mı?” sorularına ilişkin Prof. Dr. Ercilasun şunları açıkladı:

“Türk dünyasının yüzde 98’ini oluşturan Müslüman Türklerin kullandığı Arap alfabesi ortaktı. Doğu ve Batı Türklüğü metinlerinde yani Çağatayca ile Osmanlı Türkçesi arasında sadece önemsiz bazı imla farkları vardı.

Sovyetler döneminde 1927 yılında başlayan Latin alfabeleri sürecinde de ortak bir alfabe vardı, diyebiliriz; alfabenin adı ise “Birleştirilmiş Türk elifbası”ydı. Ancak bu süreç 1937-38 yıllarında Stalin tarafından durduruldu ve Türkler, her Türk yazı dili için farklılaştırılmış olan, Rusların milli alfabesi Kiril alfabesine geçirildi. 1991’de değişmiş olan işte bu baskılı süreçti.”

“Önümüzdeki yıllarda ortak çerçeve alfabede buluşacağımızı ümit edebiliriz”

34 harfli çerçeve alfabenin aslında ortak bir alfabe ve süreç içinde bu alfabeden sapmalar olduğunu belirten Ercilasun, “Özbekistan ve Kazakistan örneklerinde gördüğümüz gibi sapmalardan uzaklaşma ve ortaklığa doğru yönelme de var. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda ortak çerçeve alfabede buluşacağımızı ümit edebiliriz.” dedi.

Alfabe değiştirmeyen tek Türk Cumhuriyeti: Kırgızistan

Türk cumhuriyetleri içinde alfabe değişikliğine gitmeyen tek ülke Kırgızistan kaldı. Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un bu hakkındaki düşünceleri şöyle:

“Bence, Kazakistan’daki süreç tamamlandıktan sonra Kırgızistan da Latin alfabesine geçmeyi düşünecek. Bu konudaki kararın 10 yılı geçeceğini sanmıyorum.

Alfabe değişiklikleriyle ilgili kararların siyasi otoriteler tarafından alındığını hatırlayalım. Siyasi otoriteler de elbette kendi kamuoylarının etkisinde kalmakta. Kırgızistan kamuoyunda da Türkiye’ye ve Latin alfabesine karşı bir eğilim seziliyor. Bunun sonuçlarını göreceğimizi kuvvetle tahmin ediyorum.”

“Siyasi ve kültürel şartlar elverdikçe ortak çerçeve alfabeye doğru gidiş olacak”

Ahmet Bican Ercilasun Türk dünyası ve alfabe konusundaki görüşlerini şu sözlerle bitirdi:

“Bu arada Güney Azerbaycan başta olmak üzere İran’ın toplamında 30-35 milyonluk, Doğu Türkistan’da 15-20 milyonluk, Afganistan’da 3-4 milyonluk Türk kitleleri var ve bunlar Arap harfleri kullanmaya devam ediyorlar. Siyasi ve kültürel şartlar elverdikçe oralarda da ortak çerçeve alfabeye doğru gidişler olacağını düşünebiliriz.”

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan/turk-dunyasinda-yeni-strateji-alfabe/611cd23c01a30a075ca49f57

Devami

Tacikistan Cumhurbaşkanı’nın yeğenleri Sağlık Bakanı’nı dövdü

  Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman’ın üç yeğeni, annelerinin Covid-19’dan ölmesi üzerine Sağlık Bakanı, bakanlık yetkilileri ve doktorlara saldırdı. Darp edilenlerden bazılarının durumu ağır.

Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman’ın üç yeğeni, annelerinin korona virüsünden vefat etmesi üzerine Sağlık Bakanı ve diğer bakanlık yetkililerini döverek yaraladı.

RFE/RL’nin haberine göre, Cumhurbaşkanı’nın 64 yaşındaki kız kardeşi Gurbanbibi Rahmanova 20 Temmuz’da Covid-19’dan öldü. Bunun üzerine üç oğlu Sağlık Bakanı Cemalettin Abdullahzade, Cumhurbaşkanlığı Tıp Merkezi Başkanı Kulmuhammed Rahimzade ve diğer bakanlık yetkilileri ve doktorlara saldırarak, bazılarını ağır yaraladı.

Olayla ilgili soruşturma açıldığı belirtildi.

Gurbanbibi Rahmanova’nın tedavisi için Almanya, Fransa ve Özbekistan’dan uzman doktorlar getirildiği de belirtildi.

21 Temmuz’da toprağa verilen Gurbanbibi Rahmanova’nın ölüm sebebi resmen açıklanmadı ama tedavi gördüğü hastanedeki doktorlar Covid-19’dan öldüğünü söyledi

Devami

Milli Savunma Bakanı Akar, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Akar, Kırgızistan Savunma Bakanı Tuğgeneral Taalaybek Omuraliev’in resmî davetlisi olarak geldiği başkent Bişkek’teki temaslarını sürdürüyor.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ziyaretleri kapsamında, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov tarafından Cumhurbaşkanlığı’nda kabul edildi.

Görüşmede, Akar’ın, Cumhurbaşkanları başkanlığında gerçekleştirilen Türkiye-Kırgızistan Yüksek Düzeyli Strateji İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını ve ileriye dönük bir yol haritasını ortaya koyduğunu; çizilen bu çerçeve kapsamında savunma, güvenlik ve savunma sanayisi konuları dahil, pek çok alanda iş birliğinin derinleştirilmesine yönelik iradeyi ifade ettiği, FETÖ ile mücadelede iş birliğinin önemine vurgu yaptığı öğrenildi.

“Bozkırın Bilge Kalemi” Aytmatov’un müze evine ziyaret

Milli Savunma Bakanı Akar, ziyaretleri kapsamında, “Bozkırın Bilge Kalemi” olarak adlandırılan dünyaca ünlü Kırgız edebiyatçı ve diplomat Cengiz Aytmatov’un müzesini de ziyaret etti.

Müzede, Aytmatov’un oğlu Eldar Aytmatov’dan, Kırgız edebiyatçının hayatına ve çalışmalarına ilişkin bilgi alan Akar, Eldar’dan, babasıyla olan anılarını dinledi.

Akar, Aytmatov’un ödüllerinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile çekilen fotoğraflarının bulunduğu odayı da gezdi.

Eldar Aytmatov, fotoğraflarla ilgili, “Babam geçirdiği kalp krizinin ardından Ankara’da hemen askeri hastaneye kaldırılmıştı. Orada Türk doktorlar tarafından tedavi altına alınmıştı. Sonrasında babamı hastanede Süleyman Demirel ve Recep Tayyip Erdoğan da ziyaret etmişti.” diyerek hatırasını paylaştı.

Akar, ziyaretin sonunda, müze şeref defterini imzaladı. Eldar Aytmatov’un ricası üzerine, müze şeref defterini, Cengiz Aytmatov’un hayattayken kullandığı çalışma masasına oturarak imzalayan Bakan Akar, deftere şunları yazdı:

“Türk kültür dünyasının büyük mimarı Cengiz Aytmatov’un aziz hatırasına, ata toprağı Kırgızistan’a yaptığım resmî ziyaret vesilesiyle Türk dünyasının ortak değeri olan ve eserleriyle tüm dünyaya Türk kültür zenginliğini tanıtan Sayın Cengiz Aytmatov’un evini ziyaret etmekten, kıymetli ailesi ile tanışmaktan büyük bahtiyarlık duydum.

Yaşadığı dönemin acılarını, kederlerini, sevinçlerini, millî ve manevi değerlerini kendi ruh dünyasında yoğurarak eserlerine yansıtan bozkırın bilge kalemi Cengiz Aytmatov, Türk ve dünya edebiyatına büyük bir zenginlik kazandırmıştır. Eserleri, fikirleri ve kültür dünyamıza katkılarıyla asil milletimizin gurur ve ilham kaynağı olan büyük şahsiyet Cengiz Aytmatov’u, saygı ve şükranla yad ediyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.”

Müze öncesinde Ata-Beyit Anıtı ile Cengiz Aytmatov’un mezarını da ziyaret eden Milli Savunma Bakanı Akar, Kırgızistan’daki temaslarını tamamlamasının ardından Tacikistan’a gitti.

https://www.trtavaz.com

Devami

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay Özbekistan’a geldi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Karma Ekonomik Komisyonu’nun 6’ncı Toplantısı kapsamında Özbekistan’a geldi.

Oktay’ı, Taşkent Uluslararası Havaalanı’nda, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Serdar Umurzakov ile Türkiye’nin Özbekistan Büyükelçisi Olgan Bekar karşıladı.

Fuat Oktay’a ziyaretinde, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Şeref Kalaycı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Selim Dursun, AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Salim Atay ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak eşlik ediyor.

Oktay, ziyaret kapsamında, iki ülke arasındaki ilişkilere ivme kazandırması hedeflenen ticaret, sanayi, akreditasyon enerji ulaştırma, tarım, orman ve turizm sektörleriyle 40’tan fazla eylemden oluşan protokol imza törenine katılacak.

Özbekistan’da faaliyet gösteren Türk firmalarının yetkilileriyle bir araya gelmesi beklenen Oktay, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşecek, onuruna verilecek akşam yemeğine katılacak.

Oktay ve beraberindeki heyet, program kapsamında Buhara ve Semerkant’ı da ziyaret edecek.

https://www.trtavaz.com.tr/

Devami

Özbekistan, Afganistan sınırı yakınındaki Tirmiz poligonunda askeri tatbikata başladı

Özbekistan silahlı kuvvetleri, Afganistan sınırı yakınındaki Tirmiz poligonunda askeri eğitim tatbikatlarına başladı.

Özbekistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ülkenin güneyindeki Tirmiz poligonunda çok sayıda asker ve askeri aracın yer aldığı eğitim tatbikatı düzenlendi.

Bu kapsamda, silahlı kuvvetlerin askeri hazırlığı gözden geçirilecek, askerlerin saha becerilerinin geliştirilmesi ve askeri birliklerin hareketlerinin koordine edilmesi üzerinde çalışılacak.

Tatbikat senaryosuna göre, konumu tespit edilen düşman, karadan ve havadan düzenlenecek saldırılarla etkisiz hale getirilecek.

Öte yandan tatbikatta, çok sayıda askeri aracın yanı sıra askeri helikopter ve uçaklar yer alacak.

Özbek Dışişleri Bakanlığınca dün yapılan açıklamada, Afganistan’daki, özellikle ülkenin kuzeyindeki, askeri siyasi durumun dikkatle izlendiği, komşu ülkede şiddetin tırmanmasının derin endişe yarattığı belirtilmişti.

trtavaz.com.tr

Devami

İçişleri Bakanlığı mahkemede kun.uz ve azon.uz’a para cezası verdi, gazeteciler protesto etti – video, Özbekistan, Mirziyoyev, dünya, haberler

İçişleri Bakanlığı kun.uz ve azon.uz’a dava açıp para cezası verdi.

İki sitedeki yetkililer baskıyı yayıncılıkla suçladı.

Bildirildiğine göre protesto amacıyla sitede makale yayınlamayı bıraktılar.

Sosyal medyada gazetecilere destek kampanyası başladı.

Kun.uz ve azon.uz, ​​dini içerikli makaleleri teolojik inceleme olmadan yayınlamaktan yargılandı.

YouTube Yayını, 1

Video yakalama,Uyarı: Üçüncü kaynak materyal reklam içerebilir

YouTube gönderisinin sonu, 1

İçişleri Bakanlığı Terörle Mücadele ve Aşırıcılıkla Mücadele Şubesi yetkilisi Nuriddin bizi arayıp “Soyadlarını bilmiyorum” dedi ve son olarak bu yazılar ilişkileri olumsuz etkilemekle suçlandı. Özbekistan Cumhuriyeti’nin diğer ülkelerle

Azon.uz’un yazı işleri müdürü Abdulaziz Raimov, dini yazıların da Bakanlar Kurulu’na bağlı Diyanet İşleri Komisyonu’nun uzman bir grubunun görüşü alınmadan yayınlandığını söyledi.

İçişleri Bakanlığı Terör ve Aşırıcılıkla Mücadele Genel Müdürlüğü, Kun.uz internet sitesinde yayınlanan dini içerikli yedi makaleyi, Bakanlar Kurulu’na bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı’na incelenmek üzere gönderdi.

Komite, 6 maddede Özbek hukukuna aykırı bir şey bulmamıştır.

Kun.uz web sitesi

FOTOĞRAF KAYNAĞI,EKRAN GÖRÜNTÜSÜ

Ancak komite uzmanı, Özbekistan’da “Yeni Zelanda polisi tesettür üniforması tanıttı” başlıklı bir raporun yayınlanmasını yasakladı.

Uzmana göre, raporda polisin başörtüsü şeklinde varlığının kasıtlı bir göstergesi olarak alıntılanan ifade, gayrimüslim ülkelerde bile halk arasında bu konularda tartışmalara yol açabilir.

Uzman görüşüne göre kun.uz’un İdari Suçlar Kanunu’nun 184-2. maddesi kapsamında suç (dini malzemelerin yasadışı olarak hazırlanması, depolanması, ithali veya dağıtılması) ve 12 milyon tenge para cezasına çarptırıldığı tespit edildi. 250.000 soum para cezası verildi.

Yayın bu tür makaleleri yayınlarsa, kanuna göre kovuşturulabilir.

İçişleri Bakanlığı ve mahkemenin eylemlerinden memnun olmayan kun.uz ve azon.uz gazetecileri protesto amacıyla sitede haber yapmayı bıraktı.

İsminin açıklanmaması koşuluyla BBC’ye konuşan Kun.uz çalışanları, durumun geçici olduğunu söyledi.

Başka bir Site yetkilisi, güvenlik güçlerinin mevcut davranışının, bunu sansür olarak gören gazetecileri kızdırdığını söyledi.

Özbek Gazeteciler Sendikası, Kun.uz liderliğiyle temasa geçtiği ve açıklamalarına dayanarak greve gittiği yönündeki haberleri yalanladı.

Raporda, “Şu anda topluluk kısa bir molada” dedi.

Birkaç kaynak BBC’ye, Özbekistan’daki diğer yayınlara karşı benzer davaların ve uyarıların yapıldığını söyledi.

İçişleri Bakanlığı bunu teyit edemedi.

BBC bu konuda bakanlığa başvurdu.

İçişleri Bakanlığı sözcüsü Shohruh Ghiyosov, “Yasadan sapma belirtileri varsa dava açılması gerekir” dedi.

Kun.uz için dört azon.uz yetkilisine de aynı maddeden para cezası verildi.

Azon.uz web sitesi

FOTOĞRAF KAYNAĞI,EKRAN GÖRÜNTÜSÜ

Azon.uz genel yayın yönetmeni Abdulaziz Raimov’a (veya Abdulaziz Muborak) göre, iki siteye açılan davalar, Şubat ayında Diyanet Komitesi’ni eleştiren bir makaleden kaynaklanmış olabilir.

Azon.uz’un yazı işleri müdürü, İçişleri Bakanlığı’nın bu talebi yasa dışı bulduğunu söyledi.

“İiV talaʙini noqonunij, deʙ hisoʙlajman. Sebebi, bütçe ƶurnalistning konstituцion huquqiga ʙўlgan qarşilik. For Özbekistan konstituцijasida ƶurnalistikada цenzuraga jўl ayırmak qўjilmasligi ʙelgilaʙ qўjilgan. Ikkincidan, dinij mazmundagi maqolalarni qўmitaning uzmanlar grubu xulosasini olmasdan ciqarilganiligiga keladigan ʙўlsak. Şu uşʙu qўmita Bilan rahʙarimizning oƣzaki kelişuvi “Muhtemelen web sitemizde rahatsız edici yazılar olmadığına ikna olduklarındandır. O yüzden bu şekilde çalışıyorduk” dedi Abdulaziz Raimov.

Sitelerin kovuşturulması sosyal medyada tepkilere neden oluyor.

İki sitenin askıya alınmasının ardından sosyal ağlarda “Yasha, kun.uz” ve “Yasha, azon.uz” pankartları ortaya çıktı.

Bazıları iki sitenin isimlerini yazdı ve # anayasal hakları sınırlama hashtagiyle bir fotoğraf çekti.

Gazeteci ve blog yazarı Muhammed Temur Azam, 21 Haziran’daki iki davanın Özbekistan’da ifade özgürlüğü konusunda ciddi endişeler uyandırdığını söyledi.

“Devlet bir koordinatör olmak zorunda. Devlet her şeyin üstünde ve her şeyi kontrol etmeye çalışmak bir enerji israfıdır. Koordinasyonla pek çok şeyin çözülebileceğini düşünüyorum” dedi.

Blog yazarı Muhammed Shakur, durumu basının sansürü olarak gördüğünü ve bunun güç sisteminden çıkarılması gerektiğini söylüyor.

İfade özgürlüğüne ihtiyacımız var mı yoksa tamamen geri mi dönüyoruz? Bu soruyu sormanın zamanı geldi” dedi.

Aynı zamanda, son beş yılda toplumda birçok konuyu konuşma ve tartışma fırsatı oldu.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev defalarca ifade özgürlüğünden geri adım atmayacağını belirtti.

Ancak Özbekistan’da gazeteci ve blog yazarlarının cezai ve idari olarak yargılandığı ve bazı durumlarda yetkililer ve yetkililer tarafından tehdit edildiği vakalar var. Gazetecilerin sadece zihinsel olarak değil aynı zamanda fiziksel olarak da acı çektikleri bildirildi.

Kun.uz ekibi dün akşam yerel saatle bir açıklama yaptı.

Açıklamasının sonunda, “site, okuyucularının çıkarlarına saygı duyarak her zamanki gibi çalışmaya devam edecek” dedi.

https://www.bbc.com/uzbek/uzbekistan-57577401

Devami

Özbekistan, Kovid-19 nedeniyle Afganistan’la sınırını geçici olarak kapattı

Özbekistan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Afganistan ile sınırını geçici olarak kapattı.

Özbekistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Koronavirüsle Mücadele Komisyonu kararıyla virüsle ilgili Afganistan’daki durumun kötüleşmesi dikkate alınarak Özbek-Afgan sınırı geçici olarak kapatıldı.

Kararla Afganistan vatandaşlarına turist vizesi verilmesinin yanı sıra seyahat şirketlerinden vize başvurularının kabulü de geçici olarak askıya alındı.

Sadece diplomatik misyon ve uluslararası kuruluşların çalışanları ve aileleri, uluslararası taşımacılık yapan sürücüler ile evlerine dönecek iki ülke vatandaşlarının sınırı geçmelerine izin verilecek.

Bakanlık açıklamasına göre, ülkede son 24 saatte 395 yeni vakanın tespit edilmesiyle toplam vaka sayısı 106 bin 847, 383 kişinin taburcu edilmesiyle toplam iyileşenlerin sayısı 102 bin 546 olarak kayıtlara geçti.

Virüs saptanan 2 kişinin hayatını kaybetmesiyle ölü sayısının 720’ye çıktığı ülkede, 3 bin 581 kişinin tedavisi sürüyor.

Toplam 5 milyon 400 bin doz aşının getirildiği ülkede, bugüne kadar 2 milyon 918 bin 909 doz aşı uygulandı.

https://www.trtavaz.com.tr/haber/tur/avrasyadan

Devami

Özbekistan TÜRKPA’ya üye olma kararı aldı

Özbek Senatosu Başkanı Birinci Yardımcısı Sadık Safayev, “Özbekistan, Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesine (TÜRKPA) üye olma konusunda karar almıştır.” dedi.

Özbekistan’da temaslarını sürdüren Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiyeli milletvekillerinden oluşan TÜRKPA heyetine başkanlık eden AK Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma ve beraberindeki heyet, Safayev ile bir araya geldi.

Türkiye-Özbekistan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Osman Mesten başkanlığındaki heyet ile Taşkent Büyükelçisi Olgan Bekar’ın da yer aldığı görüşmede, Türk Konseyine üye ülkelerle Özbekistan arasındaki ilişkilerin durumu ile Özbek parlamentosu ve TÜRKPA arasındaki iş birliğinin geliştirilmesiyle ilgili konular ele alındı.

TÜRKPA heyetine başkanlık eden Uçma, görüşmede Özbekistan’ın geçmişte olduğu gibi bugün de Türk dünyasında ayrı bir yere sahip olduğunu kaydederek, TÜRKPA olarak Özbekistan ile her alandaki ilişkileri geliştirmek istediklerini vurguladı.

Safayev de Özbekistan’ın Türk Konseyi ile ilişkilerin geliştirilmesine ayrıca önem verdiğinin altını çizerek, bu çerçevede Özbek parlamentosunun TÜRKPA ile ilişkilerini daha da geliştirme niyetinde olduğunu dile getirdi.

Ülkesinin gelecek dönemde TÜRKPA’ya üye olmayı öngördüğünü vurgulayan Safayev, “Özbekistan, TÜRKPA’ya üye olma konusunda karar almıştır.” dedi.

– “Özbekistan olmadan TÜRKPA kadük kalırdı”

Uçma, görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşme sırasında Safayev’in Özbekistan’ın TÜRKPA’ya üye olma konusunda müjde verdiğini aktararak, bunun çok sevindirici olduğunu söyledi.

Özbekistan’ın TÜRKPA’da yer almasını uzun zamandır arzuladıklarını belirten Uçma, şunları kaydetti:

“Özbekistan’ın TÜRKPA’da olmaması büyük bir eksiklikti. Özbekistan, İslam medeniyeti bakımından önemli bir ülkedir. Böyle bir ülkenin TÜRKPA bünyesinde olmamasını kabul etmek mümkün değildi. Bu konuda çok yoğun çalışmalar yaptık, yoğun temaslarda bulunduk.

Meclis başkanlarımız karşılıklı görüştüler, toplantılarda bir araya geldiler ve bugün bu müjdeli haberi aldık. Yani siyasi irade tamam. Özbekistan olmadan TÜRKPA kadük kalırdı. Bu çok sevindirici bir gelişme. Göreceksiniz, Özbekistan’la birlikte TÜRKPA’nın eli bir kat daha güçlenmiş olacak.”

https://www.trtavaz.com.tr

Devami