Geçtiğimiz günlerde idrak ettiğimiz Qurban Bayramı’nı İslam Dünyası yine büyük acılar içinde kutladı. Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da camiiler yine kapalıydı. Halkın Camii merkezli kıyamından korkan Çin devleti, Bayram namazının büyük bir gösteriye dönüşmesine engel olamadı. Urumçi’de caddeler Türkistanlı müslümanlarla dolup taştı. Bu Qurban bayramı, önümüzde yıllarda daha güzel günler göreceğimizin müjdesi olur inşaallah. (fotoğraf: TRT Avaz)
Kategori: Uncategorized
Türkistanlı Öğrencilere Eğitim Hakkı
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı, Türkistan-Der’in müracaatları sonucunda, Türkiye’de bulunduğu halde henüz ikamet tezkeresi alamamış olan hemşehrilerimizin çocuklarına da eğitim öğretim hakkı tanıdı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri Ankara, İstanbul, Hatay ve Gaziantep‘teki Milli Eğitim Müdürlükleri’ne talimat verildiğini, Türkistanlı ailelere gerekli kolaylığın gösterileceğini bildirdiler. Buna göre Orta Asya’daki müslüman halkların yaşadığı Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan, Afganistan, Doğu Türkistan ülkelerinin vatandaşları, Türkiye’de henüz ikamet tezkeresi alamamış olsalar dahi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda çocuklarını “Misafir Öğrenci” olarak kaydettirebilecekler. İkamet tezkeresi almaya hak kazandıktan sonra öğrencilerin, verilen TC numaraları ile asli kayıt yaptırmaları gerekmektedir.
İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü, geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2014-2015 öğretim yılında da Türkistanlı öğrencilerin okullara kayıt yaptırabilmeleri için 39 ilçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bir genelge gönderdi.Okullar 15 Eylül Pazartesi itibariyle öğretime başladığı için, bütün Türkistanlı hemşehrilerimizin okul çağına gelmiş çocuklarının kayıt işlemlerini yaptırmaları önemle duyurulur.
TÜRKİSTAN-DER GENEL MERKEZİ
Aşağıda İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 39 ilçeye gönderdiği genelgeyi hemşerilerimizin dikkatine sunuyoruz:
(Dosyayı açmak için buraya tıklayınız)
Devami
Kerimov’u şikayet etti, kendisi tutuklandı
Özbekistan’da ülke lideri Kerimov hakkında suç duyurusunda bulunan bir aktivist, ülkenin anayasal düzenini yıkmaktan 10 yıl hapse mahkum edildi
Özbekistan’da ülkenin cumhurbaşkanı İslam Kerimov hakkında suç duyurusunda bulunan Çuyan Mametkulov, iki senedir cezaevinde tutuluyor.
Orta Asya’daki İnsan Haklarını Savunma Grubu tarafından yapılan açıklamaya göre Nevai şehrinde tutuklu bulunan insan hakları savunucusu Çayan Mamatkulov hapishanede ağır işkencelere maruz kalor. Eşini hapishanede ziyaret eden Mamatkulov’un hanımı işkenceler hakkında insan hakları savunucusu Nadejda Ataeva’vı bilgilendirdi. Buna göre Mamatkulov hapishanede 20 defa başından darbe almış ve klor kokulu odada sürekli tutulmuş.
2005 yılında Çuyan Mametkulov, Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov hakkında 9 Ekim 1996 tarihli Özbekistan Silahlı Kuvvetleri Disiplin Yönetmeliği’ni onaylayarak askerlerin haklarının ihlal ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu. İnsan hakları savunucuları ve bağımsız gazeteciler Mamatkulov’u haklı bularak destek verdi. Ancak Özbekistan adli yetkilileri suç duyurusunu kabul etmedi ve Kerimov hakkında takipsizlik verdi.
Çuyan Mametkulov 29 Ağustos 2012’de tutuklandı. Şubat 2013’te Kaşkadarya Bölge Ceza Mahkemesi ona Özbekistan Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini yıkmaya teşebbüs etmek ve benzer suçlamalarla 10 yıl hapis cezası verdi. Mahkemede Mametkulov suçlamaları kabul etmedi ve delil olmadığını savundu.
Çuyan Mamatkulov Nevai şehrindeki 64/29 infaz kurumunda tutuluyor.
Dünya Bülteni
Türkiye Dışişleri Bakanı’nın Özbekistan Ziyareti (öncesi ve sonrası)
Son yirmi yılın kısa bir değerlendirmesi:
1991‘de bağımsızlığını kazanmaları sonrası 1993 yılına kadar Türkistan’daki 5 cumhuriyetin Türkiye ile ilişkileri çok samimi ve canlıydı. Özal’ın bu süreçteki etkin politikası dönemin başbakanı Demirel tarafından siyasi rekabet sebebi olsa da Özal’ın ölümüne kadar bu sıcak ilişkiler devam etti.
Türkiye’nin bölgede“ağabey” olmaya soyunması, 28 Şubat’ın Özbekistan’a ihraç edilmeye çalışılması ve beraberinde Taliban’ın Afganistan’a hakim olması, bölge rejimlerinin İslami faaliyetlere karşı tutumları daha da sertleştirdi. Türkiye’de 1993’ten sonra başlayan, faili meçhul cinayetlerinde aralarında olduğu karanlık süreç , 28 şubat ile zirveye ulaştı, geriye ekonomik buhranlar yaşayan ve içine kapanan bir Türkiye bıraktı. Bu esnada Türkistan cumhuriyetleri ile ilişkiler de en kötü dönemini yaşamaktaydı. 28 Şubatın iç ve dış mimarları, Türkistan’da da ince oyunlarını tezgahlamaktaydı. Bu oyunların Türkiye aktörlerinin bir kısmının Orta Asya coğrafyasında da etkin olmaları dikkat çekici bir husustur.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla ekonomik kriz içine düşen Rusya’nın, Türkistan bölgesindeki etkisi azalmıştı. Türkiye’nin soğuk savaş refleksi ile Türk Cumhuriyetleri’ndeki milliyetçi muhalefete destek vermesi ve fakat stratejik bir politika oluşturamaması, ikili ilişkilerde küresel güçlerin hakim olmasına neden olmuştur. Netice olarak Türkiye ile Türkistan Cumhuriyetleri arasında ilişkiler minimum düzeye inmiştir.
28 şubat sürecinin Türkistan’a ihraç edilmesi sürecinde özellikle Özbekistan, Refah Partisi’ne mesafeli durmuştur. Refah -Yol hükümetinde Devlet Bakanı olan Abdullah Gül, Türk Cumhuriyetleri gezisinde Özbekistan’a uçakla inmesine rağmen kabul edilmemiş, bir süre havaalanında bekledikten sonra geri dönmüştür. Minimum düzeyde olan ilişkiler özellikle Özbekistan’ın “Milli Görüş” ve bundan neşet eden “Ak Parti” ye mesafeli olması sebebiyle değişik bir boyut kazanmıştır.
Bu zaman zarfında Özbekistan’da İslami faaliyetlerin yasaklanması, ekonomik durumun her geçen gün kötüye gitmesi ve her görüşten muhalif politikacının da baskı altına alınması sonucu Özbekistan’dan çok boyutlu bir göç dalgası başlamıştır. Bu durum Türkiye’nin tek parti dönemindeki uygulamaları anımsatmaktadır. Buradan göç edenlerin büyük çoğunluğu Rusya’ya gitmiştir. Bir kısmı Amerika ve Avrupa ülkelerine göç etmiştir. İslami faaliyet yapan kişilerin bir kısmı çeşitli İslam ülkelerine hicret etmiştir. Türkiye’ye ise bu üç gruptan özellikle Türkiye’yi seven ve kendi dünya görüşüne yakın gören Özbekler göç etmiştir.
Türkiye her zaman olduğu gibi hicret eden Türkistanlıları kabul etmiştir. Türkiye açısından bu muhacirler, hangi görüş ve meşrepten olurlarsa olsunlar, kardeş coğrafyadan gelen soydaşlar ve dindaşlardır ve her durumda onlara kucak açmıştır. Türkiye’nin bu muhacirlere kucak açması özellikle Özbekistan hükümeti tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Ne gariptir ki, Rusya, ABD, AB ve diğer ülkeler siyasi muhalifleri himaye etmekle suçlanmamışlar, ikili ilişkiler bu sebeple dondurulmamıştır. Bu hususta Türkiye her zaman suçlanmış ve bu bahane edilerek devletler arası münasebetler neredeyse durma noktasına gelmiştir. Son yıllarda bu tavrın, Türkistan Cumhuriyetleri’ndeki bazı liderlerin “İslamcı” Ak Parti’ye karşı geliştirdikleri refleksleriyle açıklanması da mümkündür.
Gelecek için neler yapılabilir?
2000’li yıllarda 20 dolar civarında olan Petrol fiyatı, Irak’ın işgali süreciyle 2012 yılında 130 dolar seviyesine ulaşmıştır. Petrol ve doğalgaz ihracatçısı olan Rusya 90′ lardaki ekonomik sıkıntılarını bu sebeple atlatmıştır. Yeraltı zenginlikleri ve jeostratejik öneminden dolayı Türkistan bölgesine ilgisini artırmıştır. Güçlenen Rusya, Türkistan’daki etkinliğini artırmıştır. Bunun yanında 11 Eylül olayını bahane ederek Afganistan’ı işgal eden ABD, Türkistan’ın sınır komşusu oluştur. Bir yanda canlanan Rusya bir yanda ABD arasında kalan Türkistan Cumhuriyetleri yeni politikalar geliştirmeye başlamıştır. Yoğun Rus nüfusu barındıran Kazakistan Kırım’ın ilhakı sonrası Rusya’nın hışmından yine Rusya’ya yakınlaşarak emin olmak istemiştir. Kazakistan’ın Belarus ve Rusya ile beraber Avrasya Ekonomik Birliğini kurmuş olması buna bir örnektir. Türkistan’ın diğer önemli parçası olan Özbekistan ise ABD’nin Afganistan’dan çekilme sürecinde üs olmayı kabul etmiştir. Son aylarda ABD ile yakınlaşma artmış, NATO Özbekistan’da bir büro açmıştır.
…
İşte tam bu süreçte Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 13 yıl aradan sonra Özbekistan’a resmi ziyaret gerçekleştirdi.Türkiye geçtiğimiz 13 yıl boyunca Özbekistan ‘a her zaman elini uzatan taraf olmuştur. Özbekistan ise bahsettiğimiz sebeplerden dolayı, her zaman bir bahane bularak bu eli havada bırakmıştır. 13 yıl sonra Dışişleri Bakanı düzeyinde gerçekleşen ziyaretin “adalet, hukuk ve insani değerler” çerçevesinde daha da ileriye götürülmesi gerekmektedir.
Türkistan’ın ABD-Rusya-Çin kıskacından kurtulması ancak köklü medeniyet değerlerine yönelmesi ve bu değerler etrafında birleşmesi ile mümkündür. Türkiye’nin küresel güce sahip devletler karşısındaki en büyük gücü medeniyet değerlerimizdir. Türkiye, Türkistan ile siyasi, ekonomik, sosyal bir ortaklık kurmak istiyorsa başka bir seçeneği bulunmamaktadır.
Alim Oktay ÇATKAL
Alim Oktay Çatkal
Devamiİncitme-Ranjimasin
РАНЖИМАСИН
Соясида ўтир аммо,
Япроқ сендан ранжимасин.
Тоза бўлиб кир мозорга,
Тупроқ сендан ражимасин.
Йўллар узун, йўллар инжа,
Қисқа бўлур ишқ келгунча,
Қурбон бўлгин Исмоилча,
Пичоқ сендан ранжимасин.
Ҳозир тургин излашганда,
Тўғри сўзла сўрашганда,
Тобутингни ўрашганда,
Байроқ сендан ранжимасин.
Вилоят кетсин кетсанг,
Йўллар ҳам ёнсин ўтсанг,
Сувидан қониб ичсанг,
Ирмоқ сендан ранжимасин.
Чанг тегмасин борлиғингга,
Ҳаққи ўтар халқнинг сенга,
Яқин бегона бўлиб сенга,
Узоқ сендан ранжимасин…
Абдурраҳмон Қоракўч
Турк шоири
RANJIMASIN
Soyasida o‘tir ammo,
Yaproq sendan ranjimasin.
Toza bo‘lib kir mozorga,
Tuproq sendan rajimasin.
Yo‘llar uzun, yo‘llar inja,
Qisqa bo‘lur ishq kelguncha,
Qurbon bo‘lgin Ismoilcha,
Pichoq sendan ranjimasin.
Hozir turgin izlashganda,
To‘g‘ri so‘zla so‘rashganda,
Tobutingni o‘rashganda,
Bayroq sendan ranjimasin.
Viloyat ketsin ketsang,
Yo‘llar ham yonsin o‘tsang,
Suvidan qonib ichsang,
Irmoq sendan ranjimasin.
Chang tegmasin borlig’ıngga,
Haqqi o‘tar xalqning senga,
Yaqin begona bo‘lib senga,
Uzoq sendan ranjimasin…
Abdurrahmon Qorako‘ch
Turk shoiri
İNCİTME
Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin.
Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.
İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Irmak senden incinmesin.
Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin …
Abdurrahim KARAKOÇ
DevamiAfganistan’daki Sel Mağdurları İçin yardım Kampanyası
AFGANİSTAN’IN GÜNEY TÜRKİSTAN BÖLGESİNDEKİ SEL MAĞDURLARI İÇİN YARDIM KAMPANYASINA KATILIMLARINIZI BEKLİYORUZ!
Afganistan’daki soydaşlarımızın binlercesinin ölmesine ve onbinlercesinin de evsiz kalmasına sebep olan tabii afetler sebebiyle Türkiye’deki Türkistanlılar ve Türkistan Sevdalısı Anadolu İnsanları tarafından bir yardım kampanyası başlatılmıştır. İHH – İNSANİ YARDIM VAKFI’nın hesaplarında toplanacak olan yardımlar yine İHH tarafından Koordinatör STK’lar adına afetzedelere ulaştırılacaktır.
1- Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği
2- GETÜD – Dünya Genç Türkistanlılar Derneği
3- Hoca Ahmed Yesevi İlim ve İrfan Vakfı
4- Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu
5- Afganistan Türkleri Ulus.Sos. Kült. ve Yard. Derneği
6- Afganistan Türkmenleri Sos. Yard. Derneği
7- Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu
8- Doğu Türkistan Göçmenler Derneği
9- Kırgız Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği
10- Doğu Türkistan Milli Merkezi
11- Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği
12- Terekeme Karapapak Türkleri Kültür Sanat Derneği
13- Gagauz Türkleri Dostluk ve Dayanışma Derneği
14- ÖZ-BİR Şanlıurfalı Özbekler Sos. Yard. Kült. ve Day. Derneği
15- Yesevi Ocağı Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği
16- Türkmeneli İnsan Hakları Derneği
17- Hatay Ovakentli Türkistanlılar
18- HÜBİT – Hür ve Bir Türkistan Platformu
19- TÜBİP – Türkistan Birliği Platformu
20- TÜHA – Türkistan Haber Ajansı
21- TAMER – Türkistan Araştırmaları Merkezi
22- GETA – Genç Türkistanlılar Akademisi
23- TÖB -Türkistanlı Öğrenciler Birliği
24- GETÜB – Genç Türkistanlılar Birliği
25- Türkistan TV
26- Türkistanlı Ulemalar Birliği – Türkiye
AŞAĞIDAKİ HESAPLARA ” AFGANİSTAN SEL-TÜRKİSTAN” AÇIKLAMASIYLA YARDIMLARINIZI YATIRABİLİRSİNİZ.
T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. (FATİH ŞUBESİ: 488)
HESAP NO:
TL 2124994-5007
USD 2124994-5008
EURO 2124994-5012
IBAN NO:
TR660001000488021249945007
TR390001000488021249945008
TR280001000488021249945012
Swift Kodu : TCZBTR2A
Tüm yurt içi Ziraat Bankası şubelerindeki bağış ekranı ile havale masrafı olmadan vakfımıza bağışta bulunabilirsiniz. Bağışınızı yaparken açıklama kısmına ” AFGANİSTAN SEL-TÜRKİSTAN” yazmayı unutmayınız.
ALBARAKA TÜRK (FATİH ŞUBESİ: 15)
HESAP NO:
TL 287839-000009
USD 287839-000002
EURO 287839-000010
IBAN NO:
TR160020300000287839000009
TR110020300000287839000002
TR860020300000287839000010
Tüm yurt içi Albaraka Türk şubelerindeki bağış ekranı ile havale masrafı olmadan vakfımıza bağışta bulunabilirsiniz. Bağışınızı yaparken açıklama kısmına ” AFGANİSTAN SEL-TÜRKİSTAN” yazmayı unutmayınız.
TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI (FATİH ŞUBESİ: 4)
HESAP NO:
TL 327930-1
USD 327930-101
EURO 327930-102
IBAN NO:
TR240020600004003279300001
TR400020600004003279300101
TR130020600004003279300102
Tüm yurt içi Türkiye Finans şubelerindeki bağış ekranı ile havale masrafı olmadan vakfımıza bağışta bulunabilirsiniz. Bağışınızı yaparken açıklama kısmına ” AFGANİSTAN SEL-TÜRKİSTAN” yazmayı unutmayınız.
KUVEYT TÜRK (FATİH ŞUBESİ: 5)
HESAP NO:
TL 999999-1
USD 999999-101
EURO 999999-102
IBAN NO:
TR500020500000099999900001
TR660020500000099999900101
TR390020500000099999900102
Tüm Kuveyttürk şubelerindeki bağış ekranı ile havale masrafı olmadan vakfımıza bağışta bulunabilirsiniz. Bağışınızı yaparken açıklama kısmına ” AFGANİSTAN SEL-TÜRKİSTAN” yazmayı unutmayınız.
VAKIF BANK (FATİH ŞUBESİ: 099)
HESAP NO:
TL 00158007266577589
USD 00158048000181360
EURO 00158048000181361
IBAN NO:
TR290001500158007266577589
TR910001500158048000181360
TR640001500158048000181361
Tüm yurt içi Vakıf Bank şubelerindeki bağış ekranı ile havale masrafı olmadan vakfımıza bağışta bulunabilirsiniz. Bağışınızı yaparken açıklama kısmına ” AFGANİSTAN SEL-TÜRKİSTAN” yazmayı unutmayınız.
PTT
HESAP NO:
TL 1605451
Bağışınızı yaparken açıklama kısmına ” AFGANİSTAN SEL-TÜRKİSTAN” yazmayı unutmayınız.
TÜRKİSTAN KURULTAYI İSTANBUL’DA TOPLANDI
“Orta Asya’daki Cumhuriyetler, Türkistan Cumhuriyetleri olarak zikredilmelidir”
Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği tarafından organize edilen Uluslararası Türkistan Kurultayı, 27 Nisan Pazar günü İstanbul Üsküdar’daki Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde toplandı. Dahilden ve taşqardan büyük katılımın olduğu Kurultay sabah 9.30’da başladı.
Kurultaya katılanlar arasında Türkiyelik Özbeklerden Prof.Orhan Kavuncu, Prof.Salih Aynural, Abid Okuyan, Türkiyelik Kazaklardan Yrd.Doç.İbrahim Kalkan, Türkiyelik Tatarlardan Dr.Ataalp Pınarer, Ürdün Buharalılar Cemaati Başkanı Dr.Abdullah Bukhari, Türkiyelik Türklerden Prof.Coşkun Çakır, Prof.Fethi Gedikli, Doğu Türkistan Maarif Derneği Y.K. Üyesi Abdulahad Abdurrahman, Genç Türkistanlılar Hareketi Başkanı Ferhat Aynural, Doğu Türkistan Vakfı Genel Sekreteri Doç.Ömer Kul, Hoca Ahmet Yesevi Vakfı Başkanı İlyas Saka, Özgürder Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Fransa’dan Özbekistanlı siyasi analist Kemaleddin Rabbim, İsveç’ten Türkistan’ın ziyalı alim kişilerinden Muhammed Salih Abutov, Özbekistan’dan eski milletvekili, yazar Abdulkerim Bahruddin, Kırgızistan’dan gazeteci Mıktıbek Arstanbekov, insan hakları savunucusu Ravshanbek Gapirov, Kırgızistan’ın önemli alimlerinden Reşat Kari Kemalov, Doğu Türkistan Uygur alimlerden Abdulhakim Makhdum da bulunuyordu .
Kur’an-ı Kerîm okuyan Azerbaycanlı kardeşimiz
Önceden duyurulduğu gibi Kur’an-ı Kerim tilaveti ve sinevizyon gösteriminden sonra, UTD-DER başkanı Burhan Kavuncu açış konuşmasını yaptı. Burhan Kavuncu kısaca,
“Türkistan’dan Türkiye ve diğer ülkelere yönelik büyük göç dalgasının devam ettiğini, bunun sebeplerini ve herkesin bir şeyler yapması gerektiğini” söyledi. Türkistan’dan göçün sebeplerini özetlediği konuşmasında Kavuncu üç ana başlık saydı: Türkistan ülkelerindeki despotik yönetimler, eski rejim kalıntılarının yeni İslam düşmanlığıyla birleşmesi ve ekonomik çöküntü. İstiklal için gereken ‘kendi ayakları üzerinde durabilme’ yeterliliğinin müstakilleşme döneminde Türkistan ülkelerinde bulunmadığını belirten Kavuncu, Rus ve Çin zulmüne karşı ABD ve Batı’yı kurtarıcı olarak gören zihniyeti de eleştirdi. BM Güvenlik Konseyi’nin dünyayı zalim bir şekilde yönettiğini, aralarında problemler olsa da Dünya halklarına karşı tek bir emperyalist sistemin yürürlükte olduğunu, müslüman halkların kendi aralarında fitnelere düşüp vuruşmaktan vazgeçmeleri gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda Burhan Kavuncu Türkistan’daki istiklal mücadelelerinde adını tarihe yazdıran kahraman atalarımızdan bazılarını zikrederek “sizlerin torunları olmaktan ve sizin yolunuzu takip etmekten iftihar ediyoruz” dedi.
Öğleden önce yapılan birinci oturumun başlığı “Dünden Bugüne Türkistan”dı. Oturumda Prof.Orhan Kavuncu, Yrd.Doç.İbrahim Kalkan, Dr.Ataalp Pınarer, Prof.Fethi Gedikli, Ürdün Buharalılar Cemaati Başkanı Dr.Abdullah Bukhari konuşmacı olarak, Türkiyeli Türklerden Prof.Coşkun Çakır oturum başkanı olarak yer aldı. Konuşmacıların hepsi de ayrı ayrı “aslında hepimizin Türkistanlı” olduğumuza vurgu yaptılar. Oturum başkanı Prof.Coşkun Çakır, kendisinin aslında Tokatlı olduğunu ama Türkistan muhabbetiyle dolu olduğunu ve atalarımızın Türkistan’dan gelmeleri hasebiyle kendisini Türkistanlı olarak hissettiğini söyledi.
Birinci oturumun ilk konuşmacısı Prof.Orhan Kavuncu “Türkistan kavramının kültürel, coğrafi, tarihi ve demografik çerçevesi” başlıklı tebliğinde Türkistan kavramının yer aldığı tarihi metinlerden örnekler sundu. Orhan Kavuncu Türkistan kavramıyla karşılaştığı durumlara dair hatıralarını anlatarak başladığı konuşmasında “Kiçi Türkistan- Uluğ Türkistan” tartışmasına değindi. Firdevsi’nin Şehmnamesinde, Ebu Bekr Muhammed bin Cafer en-Narşahi’nin Tarih-i Buhara isimli kitabında, Hazreti Türkistani Hoca Ahmet Yesevi’nin hayatı ve tesirlerinde, Ali Emiri Efendi’nin tercüme ettiği Küçükçelebi-zade İsmail Asım Efendi’nin (ölümü 1173 Hicri/ 1759-60) Acaibü’l letâif (Hıtay – Türkistan Seyahatnamesi) kitabında Türkistan kavramının kullanımına dair delilleri zikretti. Türkistan kavramının coğrafi olarak Orta Asya’da 6 milyon km2’lik bir alanı oluşturduğunu, bugün 110 milyonluk müslüman bir nüfusu kapsadığını ifade ettikten sonra “Batı Türkistan’daki kardeş cumhuriyetlere Türkistan Cumhuriyetleri” denilmesini teklif etti.
1.Oturumda konuşan Prof.Fethi Gedikli’nin tebliğinin konusu ise “İslam hukukuna büyük katkısı olan Türkistanlı hukukçular”dı. İslam Hukuku bünyesinde “Buhara Hukuk Okulu” diye bir geleneğin varlığına işaret eden Prof. Gedikli şu hususlara da değindi : “Burada sunulan liste elbette bu bölgede yetişen hukukçuların tamamını ihtiva etmemektedir. Gözden kaçan, burada yetiştiği halde başka yerlere göçüp oralarda eser veren isimler de çoktur. Böyle bir liste yapılırken Ahmet Özel’in Hanefi Hukuk Alimleri kitabı önemli bir kaynak olabilir. Ancak bu kadarı bile bu bölgede ne muazzam bir miras teşekkül ettiğinin göstergesi sayılmaya yeterlidir. Sonraki dönemlerde bu mirasın nasıl tevarüs edildiği, bölgedeki ulemanın özellikleri, ele aldığımız dönemdeki gibi daha sonra neden büyük alimler yetiştirmediği ayrıca tahlil edilmelidir. Son cümle olarak şunu söyleyebilirim ki, geçmişte bölgede gördüğümüz bu muazzam ilmi zenginlik gelecekte de aynı gelişmenin tekrarlanabileceğine olan inancımızı kuvvetlendirmektedir. Bir kez böyle büyük alimler yetiştirmiş bir muhitte bunu tekrarlama kabiliyeti vardır; bunun harekete geçirilmesi gerekmektedir”.
1.Oturumun bir diğer konuşmacısı Yrd.Doç.İbrahim Kalkan tebliğinde, Uluslararası İlişkiler açısından Türkistan kavramını ele aldı. 20. asrın başında sahnelenen ‘Büyük oyun’ ile sonundaki ‘Yeni Büyük oyun’a değinen Kalkan uluslararası ilişkiler açısından Türkistan’la ilgili en büyük meselenin “Türkistan adının uluslararası ilişkilerde resmi olarak yer almaması” olduğunu ifade etti. “Dış politikada ya da resmi uluslararası ilişkiler metinlerinde Türkistan’a yer vermek bir yana insanlar Türkistan adını telaffuz etmekten bile kaçınmaktadır” dedi. Günümüzde Türkistan’ın daha çok kültürel bir kavram haline geldiğini söyleyen Kalkan, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Bu soruyu tek bir sözcükle cevaplamak mümkündür: Sömürgecilik”.
Türkistanlı kıymetli ilim adamının altını çizdiği hususlar gerçekten önemliydi: “Rusya, Çin ve İngiltere’nin 18, 19 ve 20. yüzyıllar boyunca Avrasya’da yürüttükleri sömürge politikaları sonucunda Türkistan bölgesi sömürgeci güçlerin mücadele alanı haline geldi. Bu ‘Büyük Oyun’ denilen tarihi sürece ‘Türkistan’ın Paylaşılması’ da denebilir pek ala”.
İngiliz stratejist Mackinder‘in “Dünya Adasının en önemli bölgesi ise Volga-Doğu Sibirya, Kuzey Buz Denizi-İran-Afganistan arasında kalan merkez bölgedir. Bu bölgeye egemen olan güç Dünya Adasına egemen olur. Dünya Adasına egemen olan ise Dünya’ya hâkim olur” sözlerini nakletti. “Yeni Büyük Oyun”da İngiltere’nin yerini ABD’nin aldığına işaret eden Kalkan,
yapılması gereken en önemli ve en kolay işin Türkistan kelimesini yaymak olduğunu belirtti.
İstanbul Kırım Türkleri adına yaptığı konuşmada Kırım’da yaşanan son gelişmeleri ele alan Dr.Ataalp Kadir Pınarer, özetle : Kırım’ın 1883’ten sonra 2. kez Rusya tarafından ilhak edildiğini, Kırım Tatar Türklerinin mücadelesinin Türkistan’daki mücadeleden ayrılamayacağını, jeostratejik açıdan ne kadar önemli olduğunu, 15 asırdır bir Türk yurdu olan Kırım’da Rusya’nın sistematik politikaları sonucu Kırım Tatar Türklerinin nüfusa oranının % 14’e düştüğünü, en yoğun göçün Anadolu’ya olduğunu, 1917 Vatan Cemiyeti ve Kırım Tatar Cumhuriyeti’nin ortadan kaldırılışını, 18 Mayıs 1944’te yapılan tehcir ve soykırımı anlattıktan sonra günümüzde yaşanan olaylara da değindi:
“Kırım’ı ilhak eden Rusya, Tatarların desteğini alabilmek için görünüşte bazı haklar tanısa da, Kırım Tatarları Ruslara güvenmemektedir. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun geri dönüşünün engellenmesi ve Tatar azınlığa yöneltilen tehditler, bu güvensizliğin ne kadar haklı olduğunu göstermiştir. Rus işgalinin uzun süreceği anlaşılmakla beraber Kırım’daki Tatar Türk nüfusu daha da azalmaya başlamıştır.
Oturum’un son konuşmacısı, Ürdün Buhari Cemaati Başkanı Dr.Abdullah Bukhari idi. dr.Bukhari konuşmasında Ürdün’deki Türkistanlıların durumlarını ve karşı karşıya bulundıkları meseleleri anlattı. Türkistanlıların Ürdün’de, kuruluşundan itibaren asli bir unsuru olduğunu ifade etti. Kültür ve geleneklerini yaşatan Türkistanlıların, Türkistan ismine sahip çıktıklarını ifade etti.
Öğleden sonraki programın yoğunluğu sebebiyle son oturumdaki serbest konuşmaların bir kısmı, 1.oturumun hemen arkasına alındı. Bu bölümde Doğu Türkistan Maarif Derneği adına Yönetim Kurulu Üyesi Abdülahad Abdurrahman, Özgürder Genel Başkanı Rıdvan Kaya ve Belçika’dan gelen eski Türkistanlı muhacirlerden Muhammed Abid Okuyan konuşmalarını yaptılar.
Öğle namazı ve yemek için verilen arada, Türkistanlıların ve Türkiye’li kardeşlerinin kaynaşmaları görülmeğe değer idi. Yenilen nefis Türkistan pilavına çevrede oturan halkın da geniş iştiraki oldu. Dağıtılan kımız ve kazilar yetmedi. Öğle namazından sonra, diğer oturumlara geçildi.
2.Oturumun konusu “Türkistan ülkelerinde İnsan Hakları İhlalleri ve Türkiye-Türkistan İlişkileri” idi. Oturumu yöneten Prof.Salih Aynural, Türkiye ve Türkistan münasebetlerinin tabii olarak tarihte var olduğunu, Anadolu ve Ortaasya arasındaki bağların kuvvetini ve nüfusunun %98’i Türkçe konuşan bu halklar aarasındaki birliğin ne kadar gerekli olduğunu vurguladı.
2.Oturumda ilk olarak konuşan Doç.Ömer Kul, Doğu Türkistan Diasporası‘nın 1949 sonrasında nasıl bir gelişme izlediğini anlattı: 1960’larda İsa Yusuf Alptekin öncülüğünde başlayan çalışmalar, Türkiye’de Uygur ve Kazak Türkleri tarafından birlikte yürütüldü. 1998’de hükümetin gizli bir genelgeyle faaliyetlerinin yasaklamasıyla Türkiye dışına taşınan Doğu Türkistan davası, 2003 yılında gizli tamimin yürürlükten kaldırılmasıyla hızlı bir ivme kazandı ve bir çok dernek ve vakıf kuruldu. 98’den sonra Avrupa’da başlayan teşkilatlanma çabaları, Kanada ve Japonya’ya kadar yayılmış, 2004’te Almanya’da kurulan Dünya Uygur Kurultayı’nın ardından ABD’nin el atmasıyla Washington’da da Doğu Türkistan Sürgün Hükûmeti kurulmuştur. Gelinen nokta itibariyle DUK, Doğu Türkistan meselesini Batı normlarında (insan hakları ve demokrasi bağlamında) savunan ve buna taraftar bulabilen, başta ABD, Kanada, AB ve Japonya tarafından desteklenen bir teşkilat hüviyetini kazanmıştır.
Sonuç olarak denilebilir ki; hariçte Doğu Türkistan davası güden teşkilatlar tam bir diaspora oluşturamamıştır. Meselenin stratejik planı çıkartılmamış ve buna uygun faaliyetlerde bulunulmamıştır.Doğu Türkistan meselesinde raporlar hazırlayacak, yol haritaları çıkarabilecek, yeri geldiğinde devletin ilgili birimlerini bilgilendirebilecek bir “beyin takımı” ve bir araştırma merkezi oluşturulmalıdır.
İkinci oturumda daha sonra söz alan söz alan Ravşanbek Gapirov,Türkistan’da insan hakları ihlalallerinin ortadan kalkması için öncelikle müslümanların güçlü olması gerektiğini söyledi.Gapirov “ Müslüman şahsiyet oluşmadan bu gerçekleşemez. Müslüman şahsiyet oluşturmak için ailede bunun yaşanması ve gerçekleşmesi gerekmektedir. Ailede İslam yaşanmazsa toplumda da yaşanmaz. Bu manada İslamın birey ve ailede yaşanırlığı artırılmalıdır. Bugün kendi ailesinde İslamın sözünü geçiremeyenler, toplumda nasıl başarılı olabilir?” dedi
Bundan sonra Fransa’dan kurultayımıza katılan siyasi analist Kemaleddin Rabbimov, globalleşme sürecinde küresel güçlere karşı müslümanların karşı durabilmesinin, ittifak etmeleriyle mümkün olduğunu söyledi. Rabbimov, ”Müslümanların ihtilafları görünüşte büyük gibi olsa da aslında yüzey üzerindeki çatlaklar gibidir. Çekirdek sağlamdır. Kitabımız, peygamberimiz, Kabe’miz birdir. Bunun için müslümanların birleşmesi muhakkak gerçekleşecektir. Türkistan cumhuriyetlerinde “müsaade edildiği kadar İslam” a izin verilmektedir. Bunun üstündeki İslam anlayışlarına baskı uygulanmaktadır. Bugün Özbekistan’ da bunun sıkı bir şekilde yaşanıyor olması rejimin güçlü olması sebebiyledir. Kazakistan ve Tacikistan da da rejim güçlendikçe bu baskılar artacaktır. Kırgızistan da göreceli olarak müslümanların rahatlığı rejimin zayıf olmasındandır. Rejim güçlendiğinde müslümanlar üzerinde baskı artacaktır. Global anlamda Müslümanların hareket etmesi gereklidir.” dedi
Üçüncü Oturum:
Üçüncü oturumda ilk sözü Özbekistan’dan eski milletvekili ve yazar Abdulkerim Bahriddin aldı. Bahridin,”Şimdilerde Türkistan devletlerinin ve halklarının kendi aralarındaki ilişkileri Sovyet zamanındakiden bile kötüdür. Devletlerimiz arasında siyiasi birlik yok, ekonomiler kendi başlarina mücadele veriyor, kültür birliğimiz bile istenen derecede değil. Örneğin, meşhur yazarımız Çingiz Aytmatov vefat ettiğinde defin merasimine katılan Özbek aydınlar kendi vatanlarında sorgulandılar. “ dedi
Bundan sonraki konuşmacı, İsveç’ten katılan İmam ve Şair Muhammed Salih Abutov, şunları söyledi:
“Tarih’te Türkistan hiç bir zaman gerçek manada İslam dünyasinin bir parçası olamamıştı. Bağımsızlıktan sonra Türkistan Cumhuriyetlerinde İslam dini hızla gelişmeya başladı. Ancak eski Sovyet terbiyesini alan yöneticilerden buna karşı çıkmayı bildiler,özellikle Özbekistan’da Müslümanlara yönelik baskı ve zülum siyaseti devam ettirilmektedir. Bir yandan da Müslümanlar kendi aralarında çeşitli gruplara ayrılarak, birlik ve beraberliği yola koyamamaktadırdar. Bu gruplar arasında “Hizbut-tahrir”, Tebliğçiler, Selefiler ve Sufiler vardır. “
Son olarak Kırgızistan’dan Miktibek Arstanbekoğlu söz aldı.Mıktıbek,” Kırgızistan’da az olsa bile düşünce ve dini özgürlükler vardır. Örneğin, bağımsızlığın ilk yıllarıda Cuma namazında cemaat bir-iki safı geçmezken, bügünlerde cemaat camilere sığmamaktdır. Geçen bayramlardan birinde başkent Bişkek’te 200 000 Müslüman bayram namazı kılmıştır. TV, radio ve gazeteler İslamı topluma tanıtmada önemli görevler üstlenmiştir.” dedi
Serbest Konuşmalar kısmında son olarak Dünya Genç Türkistanlılar Derneği Başkanı Ferhat Aynural söz aldı.
Kurultayın sonunda kapanış bildirgesi okundu ve katılımcılar tarafından oylanarak kabul edildi. Kapanış bildirisi:
Uluslararası Türkistanlılar Yardımlaşma Derneği tarafından 2014 yılının 27 Nisan’da gerçekleştirilen ULUSLARARASI TÜRKİSTAN KURULTAYI sizlere acil bir çağrıda bulunmaktadır. Bu çağrının Türkistan halklarının tarihi gerçeklerine, bugünkü jeopolitik şartlara ve devletlerimizin mevcut durumuna da uygun olduğu kanaatindeyiz.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldıktan sonra maalesef devletlerimiz kendi aralarında işbirliği ve uluslararası dayanışma oluşturamamıştır. Özellikle son gelişmeler, özellikle Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin Rusya tarafından ilhak edilmesi ayrıca Ukrayna’daki olayların hızlıca iç çatışmaya sürüklenmesi bu olayların Orta Asya’ya yani Türkistan hudutlarına taşınabileceğine işaret etmektedir. Bu durum halklarımızın yüz yıllar beklediği gerçek bağımsızlıklarını ve kendi aralarında tarihi köklere dayalı işbirliğini tehlikeye sokmaktadır.
Bundan dolayı ULUSLARARASI TÜRKİSTAN KURULTAYI sizleri tarihi bir göreve davet etmektedir. Bu da hiç vakit kaybetmeden “Orta Asya Devletleri İşbirliği Teşkilatı”nın kurulması ve ilan edilmesidir.
[youtube width=”300px” height=”200px”]dNp-pyWi2ag[/youtube]
DevamiAfganistan Seçimlerinde oyların % 10’u Belli Oldu
Afganistan Bağımsız Seçim Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, 26 vilayetten gelen oyların sayılan kısmi sonuçlarına göre, yarışın favori isimlerinden Dr. Abdullah Abdullah, yüzde 41.9 ile ilk sırada yer alırken Eşref Gani yüzde 37.6 ile ikinci sıraya oturdu.
Bağımsız Seçim Komisyonu Başkanı Yusuf Nuristani, ülkenin doğu, batı, kuzey ve güneyindeki 26 vilayetten gelen oyların yüzde 10’luk saydığımız kısmının sonucunu açıkladı. Mevcut lider Hamid Karzai’nin dolaylı olarak destek verdiği eski Dışişleri Bakanı Zulmey Rasul, sayılan oyların yüzde 9.8’ini, eski mücahit liderlerden Abdur Rab Resul Sayyaf ise yüzde 5.1’ni aldı.
506 bin oyun henüz belirleyici olmayacağını ve tahmin yürütülemeyeceğini belirten uzmanlar ancak yarışın beklendiği gibi Dr. Abdullah Abdullah ile Eşref Gani arasında geçmesinin muhtemel olduğunu dile getiriyor.
2009 seçimlerinde ikinci olarak yarışı tamamlayan Dr. Abdullah Abdullah, açıklanan 506 bin oyun 212 binini alırken en yakın rakibi eski Maliye Bakanı Dr. Eşref Gani 190 binde kaldı. Yaklaşık 12 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede 7 milyon kişi oy kullanmış ve bu seçim Afganistan tarihin en yüksek katılımlı demokratik seçimlerinden biri olarak kayda geçmişti.
Nihai sonuçların nisanın son haftası açıklanması öngörülüyor. Adaylardan birinin İlk turda yüzde 50’yi geçememesi halinde yarış, ilk ikiye kalan aday arasında ikinci tura gidecek.
Dünya Bülteni
DevamiKazakistan’da Yeni İnternet Yasası
Kazakistan’da mevcut iletişim kanununa eklenen hükümler çerçevesinde, ‘toplum ve devlet çıkarlarına aykırı davranmak; seçim yasasını ihlal edecek şekilde bilgi yaymak; kamu düzenini bozacak aşırılıkçı terörist faaliyet; ayaklanma ya da toplanma çağrısı yapmak’ gibi durumlarda Kazakistan Başsavcılığı tarafından yetkili organa talimat verilerek internet ve sosyal ağlar geçici olarak askıya alınabilecek.
Senato tarafından önerilen ve parlamento tarafından kabul edilen kanun değişikliğinin yürürlüğe girebilmesi için cumhurbaşkanının onaylaması gerekiyor.
Yeni değişikliklere göre, internet akışını düzenleyen yetkili organlar, Başsavcılıktan aldığı talimatları, servis sağlayıcılara üç saat içinde uygulatmak zorunda olacak. Kanundaki yeni hükümler mahkeme kararı gerektirmiyor.
WhatsApp, Twitter, VKontakte, M-Agent, Skype gibi sosyal ağlar ile çevrim içi internet sitelerini kapsayan yasa değişikliği, talimat doğrultusunda cep telefonu hattının kesilmesine de imkân tanıyor.
Devalüasyon protestoları
Ülkede iletişim kanununda değişikliğe gidilmesine, Kazakistan Merkez Bankası tarafından 11 Şubat 2014’te yapılan devalüasyon sonrası Almatı’da yapılan protestolar ve yaşanan olaylar neden olarak gösteriliyor.
Almatı’daki protestolar öncesinde vatandaşların ülkedeki üç büyük bankanın iflas ettiği ve herkesin acilen parasını bu bankalardan çekmesi yolunda WhatsApp mesajları aldığı iddia edilirken, bankaların bu durumdan milyonlarca dolar zarar ettiği, yanlış söylenti yaymanın önüne geçilmesi amacıyla söz konusu kanun değişikliklerinin gündeme geldiği ifade ediliyor.
İnternet yoluyla yanlış söylenti yaymak hakkında ceza kanununa eklenen maddeler ise 12 yıla kadar hapis cezalarını içeriyor.
Anadolu Ajansı
DevamiTÜRKİSTAN KURULTAYI YAPILIYOR
Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği (UTD-DER) tarafından şu yıl 27 Nisan Pazar günü “ULUSLARARASI TÜRKİSTAN KURULTAYI” gerçekleştiriliyor. Kurultay Üsküdar’daki Bağlarbaşı Kongre ve Kültür merkezinde yapıldı.
UTD-DER YÖNETİM KURULU
Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Kongre ve Kültür merkezi
Adres: Selami Ali Mh., Gazi Cd No:22, 34000 Üsküdar
Telefon:(0216) 310 7474
KURULTAY PROGRAMI
09.30 AÇILIŞ
Kur’an-ı Kerim tilaveti ve meali, Sinevizyon
10.00 AÇILIŞ KONUŞMASI
Burhan Kavuncu, Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği Başkanı
10.30 – 12.30 BİRİNCİ OTURUM
DÜNDEN BUGÜNE TÜRKİSTAN
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Coşkun Çakır, İstanbul Şehir Üniversitesi
Prof. Dr.Orhan Kavuncu, Ankara Üniversitesi
Türkistan kavramın kültürel, coğrafi, tarihi ve demografik çerçevesi
Yrd. Doç. Dr. İbrahim Kalkan, Kırklareli Üniversitesi
Uluslararası ilişkiler açısından Türkistan kavramı
Abdullah Buhari , Ürdün
Arap Ülkelerindeki Türkistan’lı mültecilerin durumu
Prof. Dr. Fethi Gedikli, İstanbul Üniversitesi
İslam hukukuna büyük katkıları olan Türkistanlı hukukçular
Dr.Ataalp Pınarer, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği
Kırım’daki Son Gelişmeler
12.30-14.00 1.ARA (PİLAV İKRAMI VE NAMAZ)
14.00 -15.30 İKİNCİ OTURUM
DÜNYA GÜÇLERİNİN TÜRKİSTAN’DAKİ
VARLIKLARI VE TÜRKİYE-TÜRKİSTAN
İLİŞKİLERİ
Oturum Başkanı: Prof.Dr.Salih Aynural, Ahmet Yesevi Üniversitesi
Doç Dr. Ömer KUL, Doğu Türkistan Vakfı
1949 sonrası hariçte Doğu Türkistan Diasporası
Ravşanbek Gapirov, Kırgızistan, İnsan Hakları Savunucusu
Türkistan ülkelerinde İnsan Hakları ihlalleri
Kemaleddin Rabbimov, Fransa, Siyasi analist
Halkların kültürel, ekonomik durumları ve birbirlerine bakışları,
Türkiye-Türkistan ilişkileri hk.
15.45 – 17.00 ÜÇÜNCÜ OTURUM
TÜRKİSTAN’DA BULUNAN ÜLKELER VE HALKLAR
Oturum Başkanı: Dr.Namaz Normumin
Abdulkerim Bahri, Özbekistan, Yazar ve eski milletvekili
Türkistan ülkelerinin ekonomik, siyasi ve kültürel durumları, birbirine bakışları ve diğer ülkeler ile ilişkileri
Muhammed Salih Abutov, İsveç
Türkistan’da İslam’ın algılanma ve yaşanma durumları, İslam dünyasının ve dini cemaatlerin Türkistan’daki etkileri
Mıktıbek Arstanbek, Kırgızistan, Gazeteci
Türkistan’da İslam ve Sosyal Hayat
17.00- 17.30 SERBEST KONUŞMALAR
Rıdvan Kaya Özgür-Der. Genel Başkanı
Abdulahad Abdurahman Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği
Muhammed Abid Okuyan Belçika
Ferhat Aynural Genç Türkistanlılar
19.00: KAPANIŞ BİLDİRİSİ
Devami














